VERGİ USUL KANUNU

VERGİ USUL KANUNU
Kanun No : 213                                                                                                                  Kabul Tarihi : 4. 1. 1961
Yayın Tarihi : 10. 1. 1961
GİRİŞ
KANUNUN ŞÜMULÜ
MADDE 1 - Bu kanun hükümleri ikinci maddede yazılı olanlar dışında genel bütçeye giren vergi, resim ve harçlar ile il özel idarelerine ve belediyelere ait vergi, resim ve harçlar hakkında uygulanır.
Yukarıda yazılı vergi, resim ve harçlara bağlı olan vergi, resim ve zamlar da bu kanuna tabidir.
Bu kanunun hükümleri kaldırılan vergi, resim ve harçlar hakkında da uygulanır.
Gümrük ve Tekel Vergileri :
MADDE 2 - Gümrük ve tekel idareleri tarafından alınan vergi ve resimler bu kanuna tabi değildir.
Vergi Kanunlarının Uygulanması ve İspat :
MADDE 3 - (2365 sayılı kanunun 1. maddesiyle değişen şekli) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere)
A) Vergi kanunlarının uygulanması : Bu kanunda kullanılan "Vergi Kanununu" tabiri işbu kanun ile bu kanun hükümlerine tabi vergi, resim ve harç kanunlarını ifade eder.
Vergi kanunları lafzı ve ruhu ile hüküm ifade eder. Lafzın açık olmadığı hallerde vergi kanunlarının hükümleri, konuluşundaki maksat, hükümlerin kanunun yapısındaki yeri ve diğer maddelerle olan bağlantısı göz önünde tutularak uygulanır.
B) İspat : Vergilendirmede vergiyi doğran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti esastır.
Vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti yemin hariç her türlü delille ispatlanabilir. Şu kadar ki, vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesi ispatlama vasıtası olarak kullanılamaz.
İktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutat olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfeti bunu iddia eden tarafa aittir. (*)
----------------------------
(*) (236 sayılı Kanunla değişmeden önce 1.1.1981 tarihine kadar uygulanan şekli)
(*) Vergi Kanunu tabiri :
Madde 3 - (2365 sayılı kanunla değişmeden önce 1.1.1981 tarihine kadar uygulanan şekli) Bu kanunda kullanılan "Vergi Kanunu" tabiri, işbu kanun ile bu kanun hükümlerine tabi vergi, resim ve harç kanunlarını ifade eder.
----------------------------
BİRİNCİ KİTAP
VERGİLENDİRME
BİRİNCİ KISIM
GENEL ESASLAR
BİRİNCİ BÖLÜM
VERGİ UYGULAMASINDA YETKİ
Vergi Dairesi :
MADDE 4 - Vergi dairesi mükellefi tespit eden, vergi tarh eden, tahakkuk ettiren ve tahsil eden dairedir.
(3689 sayılı kanunun 1. maddesiyle değişen fıkra) (1.1.1991 tarihinden geçerli olmak üzere) Mükelleflerin, vergi uygulaması bakımından hangi vergi dairesine bağlı oldukları vergi kanunları ile belirlenir. Ancak, Maliye ve Gümrük Bakanlığı, gerekli gördüğü hallerde, mükelleflerin işyeri ve ikametgâh adresleri ile il ve ilçelerin idari sınırlarına bağlı kalmaksızın vergi daireleri ve bölge bilgi işlem merkezleri kurmaya, vergi dairelerine bağlı şubeler açmaya ve vergi dairelerinin yetki alanı ile vergi türleri; meslek ve iş grupları itibariyle mükelleflerin bağlı olacakları vergi dairesini belirlemeye yetkilidir. (*)
----------------------------
(*) (3689 sayılı kanunla değişmeden önceki şekli)
(3505 sayılı kanunun 1. maddesiyle değişen ve 10.12.1988 - 31.12.1990 döneminde uygulanan şekli) Mükelleflerin, vergi uygulaması bakımından hangi vergi dairelerine bağlı oldukları vergi kanunları ile belirlenir. Ancak, Maliye ve Gümrük Bakanlığı, gerekli gördüğü hallerde, mükelleflerin işyeri ve ikametgâh adresleri ile ilçelerin idari sınırlarına bağlı kalmaksızın vergi dairelerini ve vergi dairelerinin yetki alanını belirlemeye yetkilidir.
(3505 sayılı kanunla değişmeden önceki şekli) Mükelleflerin, vergi uygulaması bakımından hangi vergi dairelerine bağlı oldukları vergi kanunlarıyla, bu kanunlarda açıkça yazılı olmayan hallerde, Maliye Bakanlığınca tayin olunur.
----------------------------
Vergi mahremiyeti :
MADDE 5 - Aşağıda yazılı kimseler görevleri dolayısıyla, mükellefin ve mükellefle ilgili kimselerin şahıslarına, muamele ve hesap durumlarına, işlerine, işletmelerine, servetlerine veya mesleklerine müteallik olmak üzere öğrendikleri sırları veya gizli kalması lazım gelen diğer hususları ifşa edemezler ve kendilerinin veya üçüncü şahısların nefine kullanamazlar;
1 - Vergi muameleleri ve incelemeleri ile uğraşan memurlar;
2 - (2686 sayılı kanunun 1. maddesiyle değişen bent) Vergi mahkemeleri, bölge idare mahkemeleri ve Danıştay'da görevli olanlar; (*)
3 - Vergi kanunlarına göre kurulan komisyonlara iştirak edenler ;
4 - Vergi işlerinde kullanılan bilirkişiler.
Bu yasak, yukarıda yazılı kimseler, bu görevlerinden ayrılsalar dahi devam eder.
(2365 sayılı kanunun 2. maddesiyle değişen fıkra) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Ancak, vergi güvenliğini sağlamak amacıyla Gelir Vergisi mükelleflerinin yıllık Gelir Vergisi sermaye şirketlerinin Kurumlar Vergisi beyannamelerinde gösterdikleri matrahları (zarar dahil) ve beyanları üzerinden tarh olunan Gelir ve Kurumlar vergileri ile mükelleflerin ad ve unvanları, bağlı oldukları vergi dairelerince beyannamelerin verildiği yıl içinde dairenin münasip yerlerine asılacak cetvellerle ilan olunur. Mükellefin bağlı bulunduğu teşekkül varsa, bu ilan orada da yapılır. (**)
(2365 sayılı kanunun 2. maddesiyle değişen fıkra) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Gelir Vergisi mükellefleri (4369 sayılı Kanunun 81/A-1 maddesiyle değişen ibare) (1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) (Kazancı basit usulde tespit edilenler dahil) (1) ile sermaye şirketleri her yıl Mayıs ayının son gününe kadar vergi tarhına esas olan kazanç tutarları ile bunlara isabet eden vergi miktarlarını gösteren levhayı merkezlerine, şubelerine, satış mağazalarına iş sahipleri ile mükellefler tarafından kolayca okunup görünecek şekilde asmak zorundadırlar. İlan ve levhalara ilişkin diğer hususlar Maliye Bakanlığınca belli edilir. (***)
(4369 sayılı Kanunun 1'inci maddesiyle eklenen fıkra) (29.7.1998 tarihinden geçerli olmak üzere) Mükelleflerin vergi tarhına esas olan beyanları, kesinleşen vergi ve cezaları ile vadesi geçtiği halde ödenmemiş bulunan vergi ve ceza miktarları Maliye Bakanlığınca açıklanabilir. Maliye Bakanlığı bu yetkisini mahalline devredebilir. Ayrıca, kamu görevlilerince yapılan adli ve idari soruşturmalarla ilgili olarak talep edilen bilgi ve belgeler verilebilir. Sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenledikleri veya kullandıkları vergi inceleme raporuyla tespit olunanların, kanunla kurulmuş mesleki kuruluşlarına ve 3568 sayılı Kanunla kurulan birlik ve meslek odalarına bildirilmesi vergi mahremiyetini ihlal sayılmaz. Bu takdirde kendilerine bilgi verilen kişi ve kurumlar da bu maddede yazılı yasaklara uymak zorundadırlar. Maliye Bakanlığı bilgilerin açıklanmasıyla ilgili usulleri belirlemeye yetkilidir.
(485 sayılı Kanunun 1'nci maddesiyle eklenen fıkra) (8.7.1964 tarihinden geçerli olmak üzere) Açıklanan bu bilgiler ele alınarak mükelleflerin haysiyet, şeref ve haklarına tecavüz edilemez. aksine hareket edenler hakkında T. Ceza Kanunun 480, 481 ve 482 inci maddelerindeki cezalar üç misli olarak hüküm olunur.
(4369 sayılı Kanunla 6, 7 ve 8'inci fıkralar 29.7.1998 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılmıştır.) (***)
----------------------------
(*) (2686 sayılı Kanunla değişmeden önceki bent)
2 - İtiraz ve temyiz komisyonlarınca görevli olanlar.
(**) (2686 sayılı Kanun l değişmeden önceki fıkra)
(485 sayılı kanunun 1. maddesiyle eklenen fıkra) Ancak, vergi güvenliğini sağlamak amacıyla Gelir Vergisi mükelleflerinin yıllık Gelir Vergisi (Mahsuptan evvelki vergisi), sermaye şirketlerinin Kurumlar Vergisi beyannameleri üzerinden tarh olunan Gelir ve Kurumlar Vergileri ile mükelleflerin ad ve unvanları, bağlı oldukları vergi dairelerince beyannamelerin verildiği yıl içinde dairenin münasip yerlerine asılacak cetvellerde açıklanmakla beraber ayrıca kitap halinde veya Resmi Gazete ile yayınlanır. Mükellefin bağlı bulunduğu teşekkül varsa, bu alan orada da yapılır.
----------------------------
(*) (4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki ibare)
(Götürü usulde vergilendirilen mükellefler dahil)
----------------------------
Yasaklar
MADDE 6 - (2686 sayılı Kanunun 2'inci maddesiyle değişen şekli)
Beşinci maddede yazılı olanlar:
1) Kendilerine, nişanlılarına ve boşanmış olsalar bile eşlerine;
2) Kan veya sihri usul ve furuuna, evlatlığına veya kendisini evlat edinene yahut kan hısımlığında üçüncü (Bu derece dahil) sihri hısımlıkta bu hısımlığı meydana getiren evlenme ortadan kalkmış olsa bile üçüncü (Bu derece dahil) dereceye kadar olan civar hısımlarına;
3) Kanuni temsilcisi veya vekili bulundukları kimselere
Ait vergi inceleme ve takdir işleriyle uğraşamazlar.
Vergi muameleleri ve incelemeleri ile vergi mahkemeleri bölge idare mahkemeleri ve Danıştay'da görevli olanlar, mükelleflerin vergi kanunlarının uygulanması ile ilgili hesap, yazı ve sair özel işlerini ücretsiz de olsa yapamazlar. (*)
----------------------------
(*) (2686 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
MADDE 6 - Beşinci maddede yazılı olanlar;
1 - Kendilerine, nişanlılarına ve boşanmış olsalar bile eşlerine;
2 - Kan veya sihri usul ve füru una, evlatlığına veya kendisini evlat edinene yahut kan hısımlığında üçüncü (bu derece dahil), sihri hısımlıkta, bu hısımlığı meydana getiren evlenme ortadan kalkmış olsa bile, üçüncü (bu derece dahil) dereceye kadar olan civar hısımlarına;
3 - Kanuni temsilcisi veya vekili bulundukları kimselere;
Ait vergi inceleme ve takdir işleriyle uğraşamazlar, itiraz ve temyiz komisyonlarına intikal eden olaylar hakkında karar veremezler veya bu kararlara iştirak edemezler.
Vergi muameleleri, incelemeleri ve ihtilafları ile görevli memurlar, mükelleflerin vergi kanunlarının uygulanmasıyla ilgili hesap, yazı ve sair özel işlerini ücretsiz de olsa yapamazlar.
----------------------------
İdarenin Yardımı:
MADDE 7 - Bilumum mülkiye amirleri, emniyet amir ve memurları, belediye başkanları, köy muhtarları ve kamu müesseseleri vergi kanunlarının uygulanmasında uygulama ile ilgili memurlara ve komisyonlara ellerindeki bütün imkanlarla kolaylık göstermeye ve yardımda bulunmaya mecburdurlar.
İKİNCİ BÖLÜM
VERGİ SORUMLULUĞU
Mükellef ve vergi sorumlusu:
MADDE 8 - Mükellef, vergi kanunlarına göre kendisine vergi borcu terettüb eden gerçek veya tüzel kişidir.
Vergi sorumlusu, verginin ödenmesi bakımından, alacaklı vergi dairesine karşı muhatap olan kişidir.
Vergi kanunlarıyla kabul edilen haller müstesna olmak üzere mükellefiyete veya vergi sorumluluğuna müteallik özel mukaveleler vergi dairelerini bağlamaz ve Kanunun maddelerinde geçen "mükellef" tabiri vergi sorumlularına da şamildir.
(4108 sayılı Kanunun 1'inci maddesiyle değişen fıkra) (2.6.1995 tarihinden geçerli olmak üzere) Türkiye Cumhuriyeti tâbiiyetinde bulunan her gerçek kişi ile tüzel kişilere bir vergi numarası verilir. Bu hükmün uygulanmasına ilişkin usul ve esasları tespit etmeye ve vergi numarasının kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişilerce yapılacak işlemlerle ilgili kayıtlarda ve düzenlenecek belgelerde kullanılması mecburiyetini getirmeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
----------------------------
(*) (Değişmeden önceki fıkra)
(4008 sayılı kanunun 1. maddesiyle eklenen fıkra) (6.7.1994 tarihinden geçerli olmak üzere) Türkiye Cumhuriyeti tâbiiyetinde bulunan her gerçek kişiye bir vergi numarası verilir. Bu hükmün uygulanmasına ilişkin usul ve esasları tespit etmeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
----------------------------
Vergi ehliyeti:
MADDE 9 - Mükellefiyet ve vergi sorumluluğu için kanuni ehliyet şart değildir.
Vergiyi doğuran olayın kanunlarla yasak edilmiş bulunması mükellefiyeti ve vergi sorumluluğunu kaldırmaz.
Kanuni temsilcilerin ödevi:
MADDE 10 - Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların Vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevler kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirilir.
(3505 sayılı Kanunun 2'nci maddesiyle değişen fıkra) 1.1.1989 tarihinden geçerli olmak üzere) Yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacaklar, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınır. Bu hüküm Türkiye'de bulunmayan mükelleflerin Türkiye'deki temsilcileri hakkında da uygulanır. (*)
Temsilciler veya teşekkülü idare edenler bu suretle ödedikleri vergiler için asıl mükelleflere rücu edebilirler.
Tüzel kişilerin tasfiye haline girmiş veya tasfiye edilmiş olmaları, kanuni temsilcilerin tasfiyeye giriş tarihinden önceki zamanlara ait sorumluluklarını da kaldırmaz.
----------------------------
Vergi kesenlerin sorumluluğu:
MADDE 11 - Yaptıkları veya yapacakları ödemelerden vergi kesmeye mecbur olanlar, verginin tam olarak kesilip ödenmesinden ve bununla ilgili diğer ödevleri yerine getirmekten sorumludurlar.
Bu sorumluluk bunların ödedikleri vergilerden dolayı asıl mükelleflere rücu etmek hakkını kaldırmaz.
(3239 Sayılı Kanunun 2'nci Maddesiyle Eklenen 1.1.1986 tarihinden geçerli fıkra) Mal alım ve satımı ve hizmet ifası dolayısıyla vergi kesintisi yapmak ve vergi dairesine yatırmak zorunda olanların, bu yükümlülükleri yerine getirmemeleri halinde verginin ödenmesinden, (4369 sayılı Kanunun 81/A-28 maddesiyle değişen ibare) (29.7.1998 tarihinden geçerli olmak üzere) alım satıma taraf olanlar, hizmetten yararlananlar ve aralarında doğrudan veya hısımlık edeniyle ya da sermaye, organizasyon veya yönetimine katılmak veya menfaat sağlamak suretiyle dolaylı olarak ilişkide bulunduğu tespit olunanlar (1) müteselsilin sorumludurlar.
(3418 sayılı Kanunun 2'nci maddesiyle eklenen fıkra) (1.1.1986 tarihinden geçerli olmak üzere) Ancak üçüncü fıkrada belirtilen müteselsilin sorumluluk mal üreten çiftçiler ile nihai tüketiciler için söz konusu değildir.
(3418 Sayılı Kanunun 30 uncu maddesiyle eklenen fıkra) (31.3.1988 tarihinden geçerli olmak üzere) Maliye ve Gümrük Bakanlığı zirai ürünlerin (işlenmiş olanlar dahil) alım ve satımına aracılık eden kuruluşlar ile Ticaret Borsalarını bu mahsullerin satın alınması sırasında yapılacak vergi tevkif atından müteselsilin sorumlu tutmaya, söz konusu ürünlerin satışı dolayısıyla yapılacak vergi tevkif atının hangi safhada yapılacağını her bir ürün için ayrı ayrı belirlemeye yetkilidir. Maliye ve Gümrük Bakanlığı tarafından belirlenen safhadan önceki safhalarda tevkif yoluyla alınan vergiler iade edilmez ve süresinde ilgili vergi dairesine yatırılır.
(3239 sayılı kanunun 2. maddesiyle eklenen 1.1.1986 tarihinden geçerli fıkra) Müteselsil sorumluluğun şartları sınırları ve bu konuya ilişkin usul ve esaslar Maliye ve Gümrük Bakanlığınca belirlenir.
----------------------------
(*) (4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki ibare)
"alım satımına taraf olanlar ile hizmetten yararlananlar, aralarından zammen dahi olsa irtibat olduğu tespit olunanlar "
----------------------------
Mirasçıların Sorumluluğu:
MADDE 12 - Ölüm halinde mükelleflerin ödevleri, miras reddetmemiş kanuni ve mahsup mirasçılarına geçer. ancak, mirasçılardan her biri ölünün vergi borçlarından miras hisseleri nispetinde sorumlu olurlar.
Mücbir sebepler:
MADDE 13 - Mücbir sebepler:
1- Vergi ödevlerinden herhangi birinin yerine getirilmesine engel olacak derecede ağır kaza, ağır hastalık ve tutukluluk;
2- Vergi ödevlerinin yerine getirilmesine engel olacak yangın, yer sarsıntısı ve su basması gibi afetler;
3- Kişinin iradesi dışında vukua gelen mecburi gaybubetler;
4- Sahibinin iradesi sebepler dolayısıyla defter ve vesikalarının elinden çıkmış bulunması, gibi hallerdir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
SÜRELER
Kanuni ve idari süreler :
MADDE 14 - (2686 sayılı kanunun 3. maddesiyle değişen şekli) Vergi muamelelerinde süreler vergi kanunları ile belli edilir.
Kanunda açıkça yazılı olmayan hallerde 15 günden aşağı olmamak şartıyla bu süreyi, tebliği yapacak olan idare belirler ve ilgiliye tebliğ eder. (*)
----------------------------
(*) 2868 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
(*) MADDE 14 - (Vergi mahkemelerinin göreve başladıkları tarihten önce yürürlükte bulunan şekli) Vergi muamelelerinde ve vergi ihtilaflarında süreler Vergi Kanunu ile belli edilir.
Kanunda açıkça yazılı olmayan hallerde 15 günden aşağı olmamak şartıyla bu süreyi, tebliği yapacak olan idare belirler ve ilgiliye tebliğ eder.
----------------------------
Mücbir sebeplerle gecikme :
MADDE 15 - 13. maddede yazılı mücbir sebeplerden herhangi birinin bulunması halinde bu sebep ortadan kalkıncaya kadar süreler işlemez. Bu takdirde tarh zamanaşımı işlemeyen süreler kadar uzar.
Bu hüküm uygulanması için mücbir sebebin malum olması veya ilgililer tarafından ispat veya tevsik edilmesi lazımdır.
Ölüm halinde sürenin uzaması :
MADDE 16 - (2686 sayılı kanunun 4. maddesiyle değişen şekli) Vergi kanunlarında hüküm bulunmayan hallerde ölüm dolayısıyla mirasçılara geçen ödevlerin yerine getirilmesinde bildirme ve beyanname verme sürelerine üç ay eklenir.
----------------------------
(*) (2686 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
(*) MADDE 16 - (Vergi mahkemelerinin göreve başladıkları tarihten önce yürürlükte bulunan şekli) Vergi kanunlarında hüküm bulunmayan hallerde ölüm dolayısıyla mirasçılara geçen ödevlerin yerine getirilmesinde bildirme, beyanname verme ve itiraz ve temyiz sürelerine üç ay eklenir.
----------------------------
Mühlet verme :
MADDE 17 - Zor durumda bulunmaları hesabıyla vergi muamelelerine müteallik ödevleri süresi içinde yerine getiremeyecek olanlara, kanuni sürenin bir katını geçmemek üzere, Maliye Bakanlığınca münasip bir mühlet verilebilir.
Bu mühletin verilebilmesi için;
1 - Mühlet isteyen, sürenin bitmesinden evvel yazı ile istemde bulunmalıdır.
2 - İstemde gösterilen mazeret, mühlet verecek makam tarafından kabule layık görülmelidir.
3 - Mühletin verilmesi halinde verginin alınması tehlikeye girmemelidir.
Maliye Bakanlığı mühlet verme yetkisini tamamen veya kısmen mahalli maliye teşkilatına devredebilir.
Sürelerin hesaplanması :
MADDE 18 - Vergi kanunlarında yazılı süreler aşağıdaki şekilde hesaplanır.
1 - Süre gün olarak belli edilmişse başladığı gün hesaba katılmaz ve son günün tatil saatinde biter.
2 - Süre hafta veya ay olarak belli edilmişse başladığı güne son hafta veya ayda tekabül eden günün tatil saatinde biter. Sürenin bittiği ayda, başladığı güne tekabül eden bir gün yoksa süre o ayın son gününün tatil saatinde biter.
3 - Sonu belli bir gün ile tayin edilen sürelerde, süre o günün tatil saatinde biter.
4 - Resmi tatil günleri süreye dahildir. Şu kadar ki, sürenin son günü resmi tatil rastlarsa tatili takip eden ilk iş gününün tatil saatinde biter.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
VERGİ ALACAĞININ TAYİNİ
Vergi doğuran olay :
MADDE 19 - Vergi alacağı vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın vukuu veya hukuki durumun tekemmülü ile doğar.
Vergi alacağı mükellef bakımından vergi borcunu teşkil eder.
Tarh :
MADDE 20 - Verginin tarhı, vergi alacağının kanunlarında gösterilen matrah ve nispetler üzerinden vergi dairesi tarafından hesaplanarak bu alacağı miktar itibariyle tespit eden idari muameledir.
Tebliğ :
MADDE 21 - Tebliğ, vergilendirmeyi ilgilendiren ve hüküm ifade eden hususların yetkili makamlar tarafından mükellefe veya ceza sorumlusuna yazı ile bildirilmesidir.
Tahakkuk :
MADDE 22 - Verginin tahakkuku, tarh ve tebliğ edilen bir verginin ödenmesi gereken bir safhaya gelmesidir.
Tahsil :
MADDE 23 - Verginin tahsili, kanuna uygun surette ödenmesidir.
Tahakkuku tahsile bağlı vergiler :
MADDE 24 - Mahiyetleri itibariyle tahakkuku tahsile bağlı vergilerde, verginin tahsili tahakkuku da içine alır.
İKİNCİ KISIM
TARH VE TAHAKKUK USULÜ
BİRİNCİ BÖLÜM
BEYANNAMEYE DAYANAN TARH
Tahakkuk fişi esası:
MADDE 25 - Vergi kanunlarına göre beyan üzerinden alınan vergiler "Tahakkuk fişi" ile tarh ve tahakkuk ettirilir.
Bu esasa göre, vergi dairesince beyannamenin alınması üzerine bir tahakkuk fişi tanzim olunur ve bunun bir nüshası mükellefe veyahut beyannameyi mükellef namına vergi dairesine tevdi edene verilir. Bu suretle vergi tahakkuk etmiş olur. Tahakkuk fişinin mükellefe verilen nüshası aynı zamanda beyannamenin makbuzu yerine geçer.
Lüzum görülen hallerde beyana dayanan vergi tahakkuk fişi yerine ihbarname ile tebliğ olunabilir. Kanunen belli hallerde tebliğ tekalif cetvelinin ilanıyla yapılır.
Tahakkuk fişinin muhteviyatı:
MADDE 26 - Tahakkuk fişi aşağıda yazılı malumatı ihtiva eder.
1) Fişin sıra numarası;
2) Tanzim tarihi;
3) Verginin nevi
4) Vergi beyannamesinin tarihi;
5) Beyannamenin ilgili bulunduğu vergilendirme dönemi
6) Mükellefin soyadı ve adı (Tüzel kişilerde unvanı)
7) Mükellefin açık adresi;
8) Verginin matrahı;
9) Verginin hesabı;
10) Verginin miktarı
11) (2686 sayılı kanunun 5. maddesiyle değişen şekli) Vergi mahkemesinde dava açılması ve düzeltme ile ilgili hükümlere ait kısa bilgi. (*)
(*) 11 - (Değişmeden önceki şekli) Vergiye itiraz ve düzeltme ile ilgili hükümlere ait kısa bilgi.
Tahakkuk fişinin kesinliği:
MADDE 27 - Vergi beyannamesini ilgili vergi dairesine tevdi eden kimsenin kendisine verilen tahakkuk fişini almaması, beyannamede yazılı matrah üzerinden tarhı gereken verginin tahakkukuna engel olmaz. Bu takdirde tahakkuk fişinin mükellefe verilecek nüshası 28'inci maddede yazılı olduğu şekilde posta ile mükellefe gönderilir.
Vergi beyannamesinin posta ile gönderilmesi:
MADDE 28 - Beyannamenin posta ile gönderilmesi halinde de tahakkuk fişi kesilir. Bu takdirde, tahakkuk fişinin mükellefe verilecek nüshası, kapalı bir zarf içinde, mükellefin beyannamede gösterdiği adrese gönderilir ve fişin dairede kalan nüshasına posta zimmet defterinin tarih ve numarası işaret olunur.
İKİNCİ BÖLÜM
İKMALİN, RESEN VE İDARECE TARH
İkmalin vergi tarhı:
MADDE 29 - (2365 sayılı kanunun 3'üncü maddesiyle değişen şekli) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) İkmalin vergi tarhı, her ne şekilde olursa olsun bir vergi tarh edildikten sonra bu vergiye müteallik olarak meydana çıkan ve defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak miktarı tespit olunan bir matrah veya matrah farkı üzerinden alınacak verginin tarh edilmesidir.
Özel kanunlarında ikmalin tarhiyata ilişkin olarak yer alan hükümler saklıdır. (*)
----------------------------
(*) (2635 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
İkmalin vergi tarhı :
Madde 29 - İkmalin vergi tarhı, her ne şekilde olursa olsun, bir vergi tarh edildikten sonra bu vergiye müteallik olarak meydana çıkan ve maddi delillere veya kanuni ölçülere dayanılarak miktarı tespit olunan bir matrah veya farkı üzerinden alınacak verginin tarh edilmesidir.
----------------------------
Resen vergi tarhı:
MADDE 30 - (2791 sayılı kanunun 1. maddesiyle değişen fıkra) (1.1.1983 tarihinden geçerli olmak üzere) Resen vergi tarhı vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunmasıdır. İnceleme raporunda bu maddeye göre belirlenen matrah veya matrah farkı resen takdir olunmuş sayılır.
(2365 sayılı kanunun 4. maddesiyle değişen fıkra) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Aşağıdaki hallerden herhangi birinin bulunması durumunda, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitinin mümkün olmadığı kabul edilir.
1) Vergi beyannamesi kanuni sürenin sonundan başlayarak 15 gün geçtiği halde verilmemiş olursa;
(4008 sayılı kanunun 2 inci maddesiyle değişen bent) (1.1.1995 tarihinden geçerli olmak üzere) Vergi beyannamesi kanuni süresi geçtiği halde verilmemişse. (*)
2) Vergi beyannamesi kanuni veya ek süreler içinde verilmekle beraber beyannamede vergi matrahına ilişkin bilgiler gösterilmemiş bulunursa,
3) Bu kanuna göre tutulması mecburi olan defterlerin hepsi veya bir kısmı tutulmamış veya tasdik ettirilmemiş olursa veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlara herhangi bir sebeple ibraz edilmezse;
4) Defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikalar, vergi matrahına doğru ve kesin olarak tespitine imkan vermeyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olması dolayısıyla ihtiyaca sahih bulunmazsa.
5) (4369 sayılı Kanunun 82/1-a maddesiyle 29.7.1998 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılmıştır)
6 - (4369 sayılı Kanunun 4'üncü maddesiyle eklenen bent) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunursa.
7) (4008 sayılı kanunun 2 inci maddesiyle eklenen bent) (1.1.1995 tarihinden geçerli olmak üzere) Maliyet müfettişleri, hesap uzmanları ve gelirler kontrolörlerince yapılan incelemeler sırasında, mükellefler, her türlü harcama ve tasarruflarını vergisi ödenmiş veya vergiye tabi olmayan kazançlardan sağladıklarını kanıtlayamazlarsa.
Harcama ve tasarrufların vergiye tabi tutulmuş veya vergiye tabi olmayan kazançlardan sağlandığı kanıtlanamayan kısmı, harcama ve tasarrufun (4369 sayılı Kanunun 81/A-2 maddesiyle değişen ibare) (1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) mevcudiyetinin tespit edildiği dönemden her bir önceki dönemde elde edilmiş ve vergisi ödenmemiş kazanç olarak ilgili dönem (1) matrahın takdirinde dikkate alınır.
8) (4008 sayılı kanunun 2 inci maddesiyle eklenen bent) (1.1.1995 tarihinden geçerli olmak üzere) Bu Kanunun mükerrer 227 inci maddesi uyarınca 3568 sayılı Kanuna göre yetki almış meslek mensuplarına imzalattırma mecburiyeti getirilen beyanname ve ekleri imzalattırılmazsa veya tasdik kapsamına alınan konularda yeminli mali müşavir tasdik raporu zamanında ibraz edilmezse.
9) (4369 sayılı Kanunun 82/1-a maddesiyle 29.7.1998 tarihinden geçerli ol üzere bent yürürlükten kaldırılmıştır) (****)
Yukarıdaki 2'nci bentte yazılı halin vukuunda mükellefe Takdir Komisyonu tarafından 15 günden az olmamak üzere bir mühlet verilerek vergi matrahına ilişkin bilgileri vermeye ve kanuni defterlerini ibraz etmeye davet olunur. Bu davet üzerine mükellef istenilen bilgileri verir ve kanuni defterlerini ibraz ederse, defter ve vesikalar ihtiyaca sahih bulunmak şartıyla, mükellefe takdir olunacak matrah defter ve vesikaları kayıtlarına göre tespit olunacak miktardan fazla olamaz.
(4008 sayılı kanunun 2 inci maddesiyle eklenen bent) (1.1.1995 tarihinden geçerli olmak üzere) Vergi beyannamesini kanuni süresi geçtikten sonra vermiş olanlara bu beyannamede gösterdikleri matrah üzerinden resen gerekli tarhiyat yapılır ve bu beyannameler resen takdir için takdir komisyonuna sevk edilmez. Ancak vergi incelemesine başlanılmasından veya takdir komisyonuna sevk edilmesinden sonra kendiliğinden verilen beyannameler için bu hüküm uygulanmaz. (*****)
(485 sayılı kanunun 2. maddesiyle eklenen fıkra) (8.7.1964 tarihinden geçerli olmak üzere) Yukarıdaki bentlerin hükümlerine göre resen vergi tarhını gerektiren bir sebep yanında ikmalin vergi tarhını da lüzumlu kılan bir durum mevcut ise resen takdir sonucu beklenmeksizin gerekli ikmal tarhiyatı yapılır. Resen takdir sırasında ikmal tarhiyatına mesnet olan farkı nazara alınmışsa vergi tarhı sırasında evvelce tarh edilmiş olan vergi indirilir.
----------------------------
(*) (2791 sayılı Kanunun değişmeden önceki şekli)
(2365 sayılı Kanunun 4. maddesiyle değişen ve 31.12.1982 tarihine kadar uygulanan şekli) Resen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkân bulunamayan hallerde takdir komisyonlarınca tespit edilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh edilmesidir.
(*) (2365 sayılı Kanunun değişmeden önceki şekli)
Resen vergi tarhı, vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen maddi delillere dayanılarak tespitine imkân bulunmayan hallerde, takdir komisyonları tarafından takdir edilecek matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunmasıdır.
----------------------------
(**) (2365 sayılı Kanunun değişmeden önceki şekli)
Aşağıdaki hallerin herhangi birinin bulunması halinde, maddi delillerin mevcut olmadığı kabul edilir.
----------------------------
(***) (4008 sayılı Kanunun değişmeden önceki şekli)
1 - Vergi beyannamesi kanuni sürenin sonunda başlayarak 15 gün geçtiği halde verilmemiş olursa,
----------------------------
(1) (4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki ibare)
"yapıldığı dönemde elde edilmiş ve vergisi ödenmemiş kazanç olarak dönem"
----------------------------
(****) (4369 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki bent)
9) (4108 sayılı kanunun 2. maddesiyle eklenen bent) (2.6.1995 tarihinden geçerli olmak üzere) Bu Kanunun mükerrer 175. maddesi ile getirilen mecburiyetlere uyulmamışsa,
----------------------------
(*****) (4008 sayılı Kanunla değişmeden önceki fıkra)
(2791 sayılı kanunun 1. maddesiyle değişen fıkra) Vergi beyannamelerini ek süre geçtikten sonra vermiş olanlara bu beyannamelerinde gösterdikleri matrah üzerinden gerekli tarhiyat yapılır ve mükellefin beyanından fazla bir matrah hesaplandığı taktirde bu matrah farkı için resen vergi tarh olunur.
----------------------------
(******) (2791 sayılı Kanunla değişmeden önceki fıkra)
(485 sayılı kanunun 2. maddesiyle eklenen ve 31.12.1982 tarihine kadar uygulanan fıkra) Vergi beyannamelerini kanuni sürenin sonunda itibaren 15 gün geçtikten sonra vermiş olanlara bu beyannamelerinde gösterdikleri gelir üzerinden gerekli tarhiyat yapılır ve Takdir Komisyonunca mükelleflerin beyanında fazla bir matrah takdir olunduğu ahvalde bu fark nazara alınmak suretiyle resen vergi tarh olunur.
----------------------------
Verginin idarece tarhı :
MÜKERRER MADDE 30 - (205 sayılı kanunun 2'nci maddesiyle eklenmiştir.) Verginin idarece tarhı; 29'uncu ve 30'uncu maddeler dışında kalan hallerde, mükelleflerin verginin tarh için vergi kanunları ile muayyen zamanlarda müracaat etmemeleri veya aynı kanunlarla kendilerine tahmil edilen mecburiyetleri yerine getirmemeleri sebebiyle zamanında tarh edilemeyen verginin kanunen belli matrahlar üzerinden idarece tarh edilmesidir.
Bu takdirde vergi, 113'üncü madde mucibince tanzim edilen yoklama fişine müsteniden tarh olunur.
Bu şekilde tarh olunan vergilerle cezalarına ilişkin ihbarnameler bir taraftan mükellefin bilinen adresine posta ile yollanır, diğer taraftan mükellefin adını, soyadını, hesap numarasını, işini, adresini tarh edilen verginin ve kesilen cezanın miktar ve cinsini gösterir bir ilan vergi dairesinin ilan koymaya mahsus mahalline asılır.
İlanın asılması keyfiyeti ve tarihi tutanakla tespit olunur.
(2686 sayılı kanunla değişen fıkra) Verginin tahakkuku ve cezanın kesinleşmesi için geçmesi gereken vergi mahkemesinde dava açma süresi; mükellefin bilinen adresinde tebligat yapıldığı hallerde tebliği tarihinden, aksi halde tutanakla tespit olunan ilan tarihinden başlar. (*)
(*) (Değişmeden önceki şekli) Verginin tahakkuku ve cezanın kesinleşmesi için geçmesi gereken itiraz müddeti mükellefin bilinen adresinde tebligat yapıldığı ahvalde tebliğ tarihinden, aksi halde işbu tutanakla tespit olunan ilan tarihinden başlar.
Takdir kararı:
MADDE 31- Takdir Komisyonunca belli edilen matrah veya matrah kısmı takdir kararına bağlanır.
Takdir kararları komisyonun başkan ve üyeleri tarafından imzalanır.
Takdir kararlarında aşağıda yazılı malumat bulunur.
1) Kararın sıra numarası;
2) Kararın tarihi;
3) Mükellefin soyadı ve adı (Tüzel kişilerde unvanı)
4) Mükellefin açık adresi
5) Takdirin ilgili bulunduğu vergi;
6) Takdirin ilgili bulunduğu vergilendirme dönemi;
7) Takdir edilen matrah;
8) Takdirin müstenidatı ve takdir hakkında izahat.
Takdir kararlarının tevdii:
MADDE 32 - Takdir kararları komisyonca imza karşılığında vergi dairesine tevdi olunur.
Resen tarhta mahsup:
MADDE 33 - Resen takdir olunan matrah, mükellef tarafından bildirilen matrahtan fazla değilse, resen vergi tarh edilmez; fazla ise sadece aradaki fark üzerinden vergi tarh olunur.
İhbarname esası:
MADDE 34 - İkmalin ve resen tarh edilen vergiler "ihbarname" ile ilgililere tebliğ i olunan Nevi ve doğuşu ayrı olan vergiler için ayrı ihbarname kullanılır.
İhbarnamenin muhteviyatı:
MADDE 35 - İhbarname aşağıda yazılı malumatı ihtiva eder.
1) İhbarnamenin sıra numarası
2) İhbarnamenin tanzim tarihi
3) Verginin nevi
4) Mükellefin soyadı adı (Tüzel kişilerde unvanı)
5) Mükellefin açık adresi
6) Vergilendirme dönemi
7) Verginin matrahı
8) Verginin hesabı
9) Verginin miktarı
10) Kısa ve açık bir ifade ile İkmalin veya resen vergi tarhını icap ettiren sebepler,
11) (2686 sayılı kanunun 7. maddesiyle değişen fıkra) Vergi mahkemesinde dava açma süresi
12) (2686 sayılı kanunun 7. maddesiyle değişen fıkra) Vergi mahkemesinde dava açma şekli.
Takdir komisyonunun kararı üzerine tarh edilen vergilerde kararın ve resen takdiri gerektiren inceleme raporunun birer sureti ihbarnameye eklenir.
(*) 11 - (Değişmeden önceki şekli) İtiraz süresi ;
(**) 12 - (Değişmeden önceki şekli) İtiraz şekli ;
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
TAHRİRE DAYANAN TARH
Tahrire göre vergi tarhı:
MADDE 36 - Tahrire göre vergi tarhı, verginin tarhı, usulü ile tespit edilen matrahlar üzerinden hesaplanmasıdır.
Tahrir ihbarnamesi
MADDE 37 - Tahrir usulü ile tespit edilen matrahlar, vergi dairesi tarafından "Tahrir ihbarnamesi" ile mükelleflere tebliğ olunur.
İhbarnamenin muhteviyatı :
MADDE 38 - Tahrir ihbarnamesi aşağıda yazılı malumat ihtiva eder:
1 - İhbarnamenin sıra numarası ;
2 - İhbarnamenin tanzim tarihi ;
3 - Verginin nevi ;
4 - Mükellefin soyadı ve adı (Tüzelkişilerde unvanı) ;
5 - Mükellefin açık adresi ;
6 - Bina ve arazinin mevkii (Mahalle veya köy, sokak ve kapı numarası) ;
7 - Bina veya arazinin nevi, büyüklüğü, genişliği ;
8 - Bina veya arazinin tahrir numarası;
9 - Tahmin olunan gayri safi irat veya kıymet ;
10 – Gayri safi irada göre bulunan safi irat ;
11 - Verginin nispeti ;
12 - Verginin miktarı ;
13 - İtiraz süresi ;
14 - İtiraz şekli .
Tekalif cetveli :
MADDE 39 - Tahrire dayanan tarhda yıllık vergiler, vergi dairesince mahalle ve köy itibariyle doldurulan tekalif cetvellerinde gösterilir.
Tekalif cetvellerinde aşağıdaki malumat bulunur :
1 - Mükellefin soyadı ve adı (Tüzelkişilerde unvanı) ;
2 - Mükelleflerin adresleri ;
3 - Binaların kesinleşen gayri safi iradı; arazinin kesinleşen kıymeti (Aynı mükellefe ait binaların iradı ve arazinin kıymeti toplam olarak gösterilir.) ;
4 - Binaların safi iradı ;
5 - Tahakkuk eden vergi.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
GÖTÜRÜ MATRAHLARIN TESPİTİ
Götürü matrahların tespiti :
MADDE 40 - (3946 sayılı kanunun 38. maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır.) (1.1.1994 tarihinden geçerli olmak üzere) (*)
----------------------------
(Yürürlükten kaldırılmadan önceki şekli)
(*) MADDE 40 - (205 sayılı kanunun 3. maddesiyle değişen şekli) Götürü ücretler, götürü ticaret ve serbest meslek kazançları her ilçe merkezindeki takdir komisyonu tarafından ilçe hududu dahilindeki belediyeler ile ilçe merkezindeki ticaret ve sanayi odası, özel kanunlara göre kurulmuş meslek teşekkülleri, varsa İş ve İşçi Bulma Kurumu şubelerinden ve takdir komisyonunca lüzum görülen hallerde diğer daire, kurum ve teşekküllerden mütalaa alındıktan sonra aşağıdaki usul dairesinde ilçe için yıllık tespit olunur :
1 - Götürü ücretler, götürü ticaret ve serbest meslek kazançları iş ve hizmet nevi ve grubu için beş derece üzerinden tespit olunur.
2 - Takdir komisyonunun bu kararları, uygulanacağı ilk mali yıldan en az iki ay önce takdirin ilgili bulunduğu il veya ilçe merkezindeki belediyelere, ticaret ve sanayi odalarına ve varsa takdir olunan götürü matrahların iş ve hizmet nevi itibariyle taalluk ettiği meslek teşekkülüne ve ilin en büyük maliye memuruna imza karşılığında verilir.
3 - Aynı il belediyesi sınırları içinde mevcut ilçeler için (Bu ilçelerin belediye sınırları dışında kalan kısımları dahil) bu takdirler; il takdir komisyonunca ve bu ilçelerin hepsine şamil olmak üzere yapılır.
4 - (3689 sayılı Kanunun 12. maddesiyle kaldırılmıştır.)
(*) (2791 sayılı kanunun 2. maddesiyle eklenen ve 1.1.1991 tarihine kadar yürürlükten kalkan bent) Götürü ticari kazançların Gelir Vergisi Kanununun Mükerrer 123. maddesi uyarınca artırılması halinde, yeni takdirler yapılıncaya kadar, takdir komisyonlarınca tespit edilen her bir dereceye ait götürü ticaret ve serbest meslek kazançlarına artış oranında ilave yapılır.
----------------------------
Götürü matrahlara karşı dava açma :
MADDE 41 - (3946 sayılı Kanunun 38. maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır.) (1.1.1994 tarihinden geçerli olmak üzere) (*)
----------------------------
(Yürürlükten Kaldırılmadan önceki şekli)
(*) MADDE 41 - (2686 sayılı kanunun 8. maddesiyle değişen şekli) 40. madde gereğince kendilerine takdir komisyonu kararı verilen daire, kurum ve teşekküller, bu kararı inceleyerek aykırı gördükleri takdirlere karşı kararın kendilerine verildiği tarihten itibaren on beş gün içinde vergi mahkemesinde dava açabilirler.
Vergi mahkemesince verilecek kararlar aleyhine daire, kurum ve teşekküllerce on beş gün içinde Danıştay'a başvurulabilir.
Danıştay bu müracaat üzerine işi dosya üzerinde öncelikle inceleyerek karara bağlar.(*)
----------------------------
Götürü matrahlara itiraz :
(*) MADDE 41 - (Değişmeden önceki şekli) 40. madde gereğince kendilerine takdir komisyonu kararı verilen daire, kurum ve teşekküller, bu kararı inceleyerek aykırı gördükleri takdirlere karşı kararın kendilerine verildiği tarihten itibaren on beş gün içinde itiraz edebilirler.
İtiraz komisyonunca verilecek kararlar aleyhine daire, kurum ve teşekküllerce on beş gün içinde Danıştay'a başvurulabilir.
Danıştay bu müracaat üzerine işi dosya üzerinde tercihen inceleyerek karara bağlar.
----------------------------
Ortalama kâr hadlerinin tespiti :
MADDE 42 - (2365 sayılı kanunun 5. maddesiyle değişen şekli) Ortalama kâr hadleri Maliye Bakanlığınca emtia ve iş nevilerine göre hazırlanacak cetveller üzerine il merkezlerinde o il defterdarının veya mazereti halinde tevkil edeceği maliye memurunun başkanlığı altında gelir müdürü ve vergi dairesi müdürü olmak üzere üç memur üye ile tüccarlar için il merkezindeki ticaret odalarınca, esnaf ve sanatkârlar için kanunla kurulan esnaf dernekleri birliğince, birlikleri yoksa esnaf ve sanatkârlar teşekküllerince, odaların, birlik ve teşekküllerin bulunmadığı yerlerde il merkezindeki belediyelerce seçilecek iki kişiden kurulan özel bir komisyon tarafından ilçeler itibariyle gayri safi kazanca göre ayrı ayrı tayin olunur. Bu teşekküllerce belli edilecek üyeler bir asıl bir yedek olmak üzere seçilir. Üyelerin Komisyon Başkanının talebi üzerine bir ay içinde seçilmemesi halinde, üyeler komisyon başkanının teklifi üzerine vali tarafından seçilir. Şu kadar ki merkez ilçesi dışındaki mükelleflere ait ortalama kâr hadlerinin tespitinde, il merkezinden seçilmiş olan üyelerden birinin yerine o ilçelerden aynı mahiyetteki teşekküller tarafından seçilmiş olan bir üye toplantılara katılır.
Ortalama kâr hadlerinin tayininde, nazara alınacak esaslar Maliye Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikle belirtilir.
Komisyon, defterdarın yazılı isteği tarihinden başlayarak üç ay içinde takdir işini tamamlar, lüzum görülen yerlerde ve hallerde bu süre Maliye Bakanlığınca bir yıla kadar uzatılabilir. (*)
(*) MADDE 42 - (Değişmeden önceki şekli) (485 sayılı kanunun 3. maddesiyle değiştirilen ve 1.1.1991 tarihine kadar uygulanan 1. fıkra) Ortalama kâr hadleri Maliye Bakanlığınca emtia ve iş nevilerine göre hazırlanacak cetveller üzerine, tüccarlar için il merkezindeki ticaret odalarınca, esnaf ve sanatkârlar için kanunla kurulan esnaf dernekleri birliğince, birlikleri yoksa esnaf ve sanatkâr teşekküllerince; odaların, birlik ve teşekküllerin bulunmadığı yerlerde il merkezlerindeki belediyelerce seçilecek dört kişi ile o il defterdarının ve mazereti halinde tevkil edeceği bir maliye memurunun başkanlığında kurulan özel bir komisyon tarafından ilçeler gayri safi kazanca göre ayrı ayrı tayin olunur. Şu kadar ki, merkez ilçesi dışındaki mükelleflere ait ortalama kâr hadlerinin tespitinde, il merkezinden seçilmiş olan üyelerden ikisinin yerine o ilçelerde aynı mahiyetteki teşekküller tarafından seçilmiş olan iki üye toplantılara katılır.
Ortalama kâr hadlerinin tayininde nazara alınacak esaslar Maliye Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikle belirtilir.
Komisyon, defterdarın yazılı isteği tarihinden başlayarak üç ay içinde takdir işini tamamlar, lüzum görülen yerlerde ve hallerde bu süre Maliye Bakanlığınca bir yıla kadar uzatılabilir.
Ortalama kâr hadlerinin kesinleşmesi ve ilanı :
MADDE 43 - (485 sayılı kanunun 4. maddesiyle değişen şekli) 42. madde gereğince düzenlenen ortalama kâr hadlerine ait cetveller, düzenlenmelerini takip eden ay içinde Maliye Bakanlığına gönderilir.
Maliye Bakanlığına gelmiş olan bu cetveller, Ortalama Kâr Hadleri Merkez Komisyonunca incelenerek hatalı ve noksan bulunanlar ile bölgeleri itibariyle uygunluk göstermeyenler gerekçeli olarak ilgili özel komisyonlara geri gönderilir.
Özel komisyonlara geri gelen cetveller, yeniden incelenerek gerekli düzeltmeler yapıldıktan, düzeltme sebebi görülmeyenler hakkında ise gerekçeleri belirtildikten sonra Merkez Komisyonuna gönderilir.
Merkez Komisyonu cetveller üzerine son incelemesini yaparak ortalama kâr hadlerinin kesin miktarını tayin eder.
Kesinleşmiş ortalama kâr hadlerine ait cetveller Maliye Bakanlığınca mahallerine tebliğ olunur.
Vergi daireleri, Bakanlıktan gelen bu cetvelleri, bir ay süre ile dairelerinin uygun bir yerine asmak suretiyle ilan ederler. Bu cetveller ayrıca Resmi Gazete ile ilan olunur.
(2365 sayılı kanunun 6. maddesiyle değişen fıkra) Ortalama Kâr Hadleri Merkez Komisyonu, Maliye Bakanlığı Müsteşarlığında, Gelirler Genel Müdürü, ilgili Genel Müdür Başyardımcısı veya bunların tevkil edeceği kimselerle Türkiye Ticaret Odaları, Sanayi Odaları ve Ticaret Borsaları Birliğinin iki temsilcisinden kurulur. (*)
89. maddedeki nisap hükmü, Ortalama Kâr Hadleri Merkez Komisyonu hakkında da uygulanır.
----------------------------
(*) (Değişmeden önceki 1.1.1981 tarihine kadar uygulanan şekli) Ortalama Kâr Hadleri Merkez Komisyonu, Maliye Bakanlığı Müsteşarının başkanlığında Gelirler Genel Müdürü veya bunların tevkil edeceği kimseler ile Türkiye Ticaret Odaları, Sanayi Odaları ve Ticaret Borsaları Birliğinin üç temsilcisinden kurulur.
----------------------------
Uygulama süresi :
MADDE 44 - Götürü ücretler, götürü ticaret ve serbest meslek kazançları ve ortalama kâr hadleri üç yıl uygulanır. Şu kadar ki, bunlarda önemli değişiklikler vuku bulduğu takdirde Maliye Bakanlığı bu süreyi bir yıldan aşağı olmamak şartıyla kısaltabilir.
BEŞİNCİ BÖLÜM
(2686 sayılı Kanunun 9. maddesiyle değişen başlık)
ZİRAİ KAZANÇ ÖLÇÜLERİ İLE EMLAK VERGİSİNE AİT
BEDEL VE DEĞERLERİN TESPİTİ (*)
Ölçüler ve tarifleri :
MADDE 45 - Zirai kazanç ölçüleri, yıllık istihsal değeri, götürü gider emsali, ortalama randıman miktarı, ortalama işçilik tutarı, ortalama maliyet bedeli ile ortalama satış fiyatından terekküp eder.
1 - Yıllık istihsal değeri : Ortalama randıman ve ortalama satış fiyatı ölçülerine göre her ziraat biriminden bir yılda elde edileceği hesaplanan mahsul değerinin işletmede veya işletmelerde mevcut ziraat birimi sayıları ile çarpılması suretiyle bulunacak değerlerin toplamıdır.
2 - (2686 sayılı kanunun 10. maddesiyle değişen bent) Götürü gider emsali : Büyük ve küçükbaş hayvanlar (kümes hayvanları dahil) ve bunların mahsulleri ile kara ve su avcılığı için % 80; diğer zirai mahsuller ile ziraat makine ve aletleriyle başka zirai istihsal işlerinin yapılması karşılığında alınan ücretler için % 70'dir . (**)
3 - Ortalama randıman miktarı : Ziraat birimlerinin her bir çeşidinden elde edileceği tahmin olunan ortalama mahsul miktarıdır.
4 - Ortalama işçilik tutarı : Ziraat birimlerinin her bir çeşidine isabet eden ortalama işçilik gideri tutarıdır.
5 - Ortalama maliyet bedeli : Ziraat birimi başına elde edilecek mahsul için yapılması gereken ortalama giderlerin toplamıdır.
6 - Ortalama satış fiyatı : Zirai mahsullerin ticari teamüle göre beher satış biriminin 46. maddenin (d) bendi esasları dairesinde tespit olunan satış fiyatıdır.
(*) (2686 sayılı kanunun 9. maddesiyle değiştirilmeden önceki bölüm başlığı) "Zirai kazanç ölçüleri ve tespiti."
(**) 2 - (Değişmeden önceki 1.1.1981 tarihine kadar uygulanan şekli) Götürü gider emsali : Ziraat birimi başına elde edileceği tahmin olunan mahsulün (ortalama randıman miktarının) ortalama maliyet bedelinin ortalama satış bedeline nispetidir.
Ziraat makine ve aletleriyle başka çiftçilerin zirai istihsal işlerinin yapılması karşılığında alınan ücretler için götürü gider emsali, bu işlerin temin ettiği ortalama hasılatla gerektiğinde takribi giderler arasındaki yüzde nispetidir.
Zirai kazanç ölçülerinin tespiti :
MADDE 46 - (205 sayılı kanunun 4. maddesiyle değişen şekli) Zirai kazanç ölçüleri (45. maddenin 1 numaralı bendinde yazılı ölçüler ile kara ve su avcılığına müteallik olanlar hariç), Zirai Kazançlar Merkez Komisyonu tarafından hazırlanacak yönetmelik esasları dairesinde zirai kazançlar il komisyonlarınca takdir ve tespit olunur.
Zirai kazançlar il komisyonları, zirai kazanç ölçülerinin takdir ve tespitinde aşağıdaki esaslara uyar.
a) Zirai faaliyetlere tesir eden tabii ve iktisadi şartlar bakımından önemli farklar gösteren ayrılır ;
b) Çeşitli ziraat nevileri ile çeşitli ziraat makine ve aletleri ayrı ayrı, vasıf ve şartlar bakımından birbirine uygunluk ve yakınlık gösterenler belli gruplar içinde birleştirilmek suretiyle nazarı itibara alınır;
c) Zirai işletmelerin bölgeler itibariyle özellikleri ve ortalama verim kabiliyetleri göz önünde tutulur;
d) Ortalama satış fiyatının tespitinde Hükümetçe tayin olunan ve takdir sırasında yürürlükte bulunan fiyatlar, Hükümetçe fiyat tayin olunmayan mahsuller için takdirin yapıldığı yıldan önce gelen son takvim yılı içindeki mahalli toptan piyasa fiyatı esas tutulur. Fiyatın temevvüç ettiği hallerde ortalamasına itibar olunur;
e) Özellik gösteren ziraat nevilerinde Zirai Kazançlar Merkez komisyonunca bu ziraat çeşitlerinin mahiyetlerine uygun olarak tayin olunacak esaslar nazarı itibara alınır.
Zirai kazançlar il komisyonları, zirai kazanç ölçülerinin uygulanmaya başlanılacağı ilk takvim yılı içinde mezkûr ölçüleri tespit ederek bu yılın Nisan ayı sonuna kadar zirai kazançlar merkez komisyonuna gönderirler.
Zirai kazançlar merkez komisyonu, illerden gelen zirai kazanç ölçülerinden hatalı ve noksan bulduklarını gerekçesiyle birlikte alakalı komisyonlara iade eder.
Zirai kazançlar il komisyonları merkez komisyonunca iade olunan ölçülerdeki maddi hataları düzeltirler; takdire taalluk eden hususlarda ise ya ölçüleri yeniden takdir ederler veya ilk kararlarında ısrar edebilirler. İl komisyonları ısrar kararlarında ısrar karalarında ısrar sebeplerini açıklamaya mecburdurlar.
(2365 sayılı kanunun 7. maddesiyle değişen fıkra) Ancak , zirai kazançlar il komisyonlarınca verilen ısrar kararları uygun görülmediği takdirde uygun görülmeyen ölçüler yerine merkez komisyonunca resen ve nihai olarak yeni ölçüler tayin ve tespit olunur. (*)
----------------------------
(2455 sayılı kanunun 2. maddesiyle iki fıkra kaldırılmıştır.) (**)
MADDE 46 -
(*) (Değişmeden önceki 1.1.1981 tarihine kadar uygulanan şekli) Ancak zirai kazançlar il komisyonlarınca verilen ısrar kararları uygun görülmediği takdirde, uygun görülmeyen ölçüler yerine merkez komisyonunca toplantıda mevcut üyelerin ittifakıyla resen ve nihai olarak yeni ölçüler tayin ve tespit olunur.
(**) (Kaldırılmadan önceki 1.1.1981 tarihine kadar uygulanan şekli) Kara ve su avcılığında 45. maddede yazılı ölçülerden 2 numaralı bentteki ölçünün tespiti ile iktifa olunur. Bu ölçü % 70 (Dahil) nispetinden az olmamak üzere, zirai kazançlar merkez komisyonu tarafından resen tespit olunur.
----------------------------
Ziraat birimleri :
MADDE 47 - Ziraat birimleri ;
a) Tarla, bağ ve sebze ziraatı ile ormancılıkta dönüm ;
b) Ölçü olarak ağaç kabul edilenlerde ürün verecek hale gelmiş ağaç sayısı;
c) Hayvancılıkta hayvan sayısı ; dır.
Özellik gösteren ziraat nevilerinde Maliye ve Tarım Bakanlıklarınca bu ziraat çeşitlerinin mahiyetlerine uygun olarak müştereken belli edilecek diğer birimler kullanılır.
Bu kanunun uygulanmasında dönüm bin metre karelik toprak parçasıdır.
Tasdik ve ilan :
MADDE 48 - Zirai kazanç ölçüleri Bakanlar Kurulunun onayı ile yürürlüğe girer.
Onaylanan ölçüler Resmi Gazete ile yayınlanır.
Her bölgeye ait ölçüler, ilgili valiliklere gönderilir. Valilikler bunları en kısa zamanda köy ve mahalle ihtiyar kurullarına ve maliye teşkilatına tebliğ eder.
Uygulama süresi :
MADDE 49 - (3239 sayılı kanunun 3. maddesiyle değişen madde) Zirai kazanç ölçüleri üç yıl için tespit olunur. Ancak satış fiyatı resmi kuruluşlar veya birliklerce tespit ve ilan olunan (destekleme alımları) ürünler için her yıl açıklanan en son fiyatlar esas alınır. Diğer taraftan ölçüleri tespitine esas olan unsurlarda önemli değişiklikler vuku bulduğunun anlaşılması halinde, Zirai Kazançlar Merkez Komisyonu, bu ölçülerin uygulama süresini lüzumlu gördüğü zirai faaliyet ve mahsul nevileri için bir yıldan aşağı olmamak üzere kısaltmaya yetkilidir. (*)
----------------------------
(*) MADDE 49 - (Değişmeden önceki şekli) (205 sayılı kanunun 5. maddesiyle değişen şekli) Zirai kazanç ölçüleri üç yıl tespit olunur. Şu kadar ki ölçülerin tespitine esas olan unsurlarda önemli değişiklikler vuku bulduğunun anlaşılması halinde, Zirai Kazançlar Merkez Komisyonu, bu ölçülerin uygulama süresini lüzumlu gördüğü zirai faaliyet ve mahsul nevileri için bir yıldan aşağı olmamak üzere kısaltmaya yetkilidir.
----------------------------
Emlak vergisine ait bedel ve değerlerin tespiti, ilanı ve kesinleşmesi :
MÜKERRER MADDE 49 - (2686 sayılı kanunun 11. maddesiyle eklenen madde) a) Maliye ve Bayındırlık Bakanlıkları Emlak Vergisi Kanununun 10. maddesi hükmü ile aynı kanunun 31. maddesi uyarınca hazırlanan tüzük hükümlerine göre bina metrekare normal inşaat maliyet bedellerini (Söz konusu tüzük hükümlerine göre yapılan yıllık tespitler hariç olmak üzere) genel beyanın yapılacağı sürenin başlangıcından dört ay önce müştereken tespit ve Resmi Gazete ile ilan ederler.
Türkiye Ticaret, Sanayi, Deniz Ticaret Odaları ve Ticaret Borsaları Birliği bu bedellere karşı Resmi Gazete ile ilanını izleyen 15 gün içinde Danıştay'da dava açabilirler.
b) (3239 sayılı kanunun 4. maddesiyle değişen bent) Takdir komisyonlarının arsalara ve araziye ait asgari ölçüde birim değer tespitine ilişkin takdirleri genel beyanın yapılacağı sürenin başlangıcından en az altı ay önce karara bağlanarak, arsalar ait olanlar takdirin ilgili bulunduğu il ve ilçe merkezlerindeki ticaret odalarına, ziraat odalarına ve ilgili mahalle ve köy muhtarlıkları ile vergi dairelerine (1.3.1986 tarihinden itibaren belediyelere), araziye ait olanlar il merkezlerindeki ticaret ve ziraat odalarına ve vergi dairelerine (1.3.1986 tarihinden itibaren belediyelere) imza karşılığında verilir.
Takdir komisyonlarının bu kararlarına karşı kendilerine karar tebliğ edilen daire, kurum, teşekküller ve ilgili mahalle ve köy muhtarlıkları 15 gün içinde ilgili vergi mahkemece nezrinde dava açabilirler. Vergi mahkemelerince ilgili vergi mahkemesi nezrinde dava açabilirler. Vergi mahkemelerince verilecek kararlar aleyhine 15 gün içinde Danıştay'a başvurulabilir.
Kesinleşen asgari ölçüde arsa ve arazi birim değerleri, ilgili vergi dairelerinde, belediyelerde ve muhtarlıklarda uygun bir yerlere asılmak suretiyle genel beyan süresince ilan edilir. (*)
c) Yukarıdaki fıkralara göre, Danıştay ve vergi mahkemelerinde dava açılması halinde, davalının 15 gün içinde vereceği tek savunma ile dosya tekemmül etmiş sayılır. Danıştay ve vergi mahkemelerince bu davalar dosyanın tekemmül ettiği tarihten itibaren en geç 1 ay içinde karara bağlanır.
d) (3239 sayılı kanunun 4. maddesiyle değişen bent) (a) ve (b) fıkralarındaki bina metrekare normal inşaat maliyet bedelleri ile arsalara ve araziye ait asgari ölçüde birim değer tespitlerine ilişkin süreleri Emlak Vergisi genel beyan dönemleri ile ilgili olmak üzere gerektiği ölçüde kısaltmaya maliye ve Gümrük Bakanlığı yetkilidir. (**)
----------------------------
MÜKERRER MADDE 49 -
(*) b) (Değişmeden önceki şekli) (3210 sayılı kanunun 1. maddesiyle değişen ve 4.6.1985 tarihinde yürürlüğe giren bent) Takdir Komisyonlarının arsalara ait ölçüde birim değer tespitine ilişkin takdirleri genel beyanın yapılacağı sürenin başlangıcından en az altı ay önce karara bağlanarak takdirin ilgili bulunduğu il ve ilçe merkezlerindeki ticaret odalarına. ziraat odalarına ve ilgili mahalle ve köy muhtarlıkları ile vergi dairelerine imza karşılığında verilir.
Takdir komisyonlarının bu kararlarına karşı kendilerine karar tebliğ edilen daire, kurum, teşekkül ve muhtarlıklar 15 gün içinde ilgili vergi mahkemesi nezrinde dava açabilirler. Vergi mahkemelerince verilecek kararlar aleyhine 15 gün içinde Danıştay'a başvurulabilir.
Kesinleşen asgari ölçüde arsa birim değerleri, ilgili vergi dairelerinde ve muhtarlıklarda uygun bir yerer asılmak suretiyle genel beyan süresince ilan edilir.
b) (Değişmeden önceki 4.6.1985 tarihine kadar uygulanan şekli) Takdir komisyonlarının arsalara ait asgari ölçüde birim değer tespitine ilişkin takdirleri genel beyanın yapılacağı sürenin başlangıcından en az altı ay önce karara bağlanarak takdirin ilgili bulunduğu il ve ilçe merkezlerindeki ticaret odalarına, ticaret odası bulunmayan yerlerde belediyelere ve ilgili vergi dairelerine imza karşılığında verilir.
Takdir komisyonlarının bu kararlarına karşı kendilerine karar tebliğ edilen daire, kurum ve teşekküller 15 gün içinde ilgili vergi mahkemesi nezrinde dava açabilirler. Vergi mahkemelerince verilecek kararlar aleyhine 15 gün içinde Danıştay'a başvurulabilir.
Kesinleşen asgari ölçüde arsa birim değerleri, ilgili vergi dairelerinde ve muhtasarlıklarda uygun bir yere asılmak suretiyle genel beyan süresince ilan edilir.
(**) d) (Değişmeden önceki şekli) (3210 sayılı kanunun 1. maddesiyle eklenen ve 4.6.1985 tarihinde yürürlüğe giren bent) (a) ve (b) fıkralarındaki bina metrekare normal inşaat maliyet bedelleri ile arsalara ait asgari birim değer tespitlerine ilişkin süreleri Emlak Vergisi genel beyan dönemleri ile ilgili olmak üzere gerektiği ölçüde kısaltmaya Maliye ve Gümrük Bakanlığı yetkilidir.
----------------------------
ÜÇÜNCÜ KISIM
TAHRİR USULÜ
BİRİNCİ BÖLÜM
GENEL ESASLAR
MADE 50 - (1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 41 / 3 . maddesiyle kaldırılmıştır.) (*)
----------------------------
Tarif :
(*) MADDE 50 - Tahrir usulü, gayri menkullerden alınan vergilere ait matrahların bu kanuna göre kurulan komisyonlarca tahmin ve tespit edilmesidir
Tahrir usulü, birlik itibariyle yapılan "genel tahrir" ile "tadilat" ihtiva eder.
Bu tahrirlere dayanılarak tasarruf iddia olunamaz.
----------------------------
MADDE 51 - (1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 41/3. maddesiyle kaldırılmıştır.) (*)
----------------------------
Genel Tahrir :
(*) MADDE 51 - Genel tahrir, bir ilçe dahilindeki bütün binaların veya bütün arazinin yazılarak binalarda gayri safi iratların, arazide kıymetlerin yeniden tahmin edilmesidir.
----------------------------
Tadilat :
MADDE 52 - Tadilat, iki genel tahrir arasında bu kanunda yazılı sebeplerden dolayı binaların gayri safi iratlarında ve arazinin kıymetlerinde vukua genel devamlı ve tabii değişiklikler tespit edilerek, yeni irat veya kıymetin tahmin edilmesidir.
MADDE 53 - (1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 41/3 . maddesiyle kaldırılmıştır.) (*)
----------------------------
Tahrir varakası :
(*) MADDE 53 - Tahrir muameleleri 'tahrir varakası" üzerine tespit edilir.
Tahrir varakası, bina ve arazi için tahmin olunan irat ve kıymetlerin zaptına mahsus vesikadır.
Tahrir varakası genel tahrir veya tadilatı yapan komisyon tarafından tanzim edilerek imzalanır.
----------------------------
MADDE 54 - (1319 sayılı kanunun 41/3. maddesiyle kaldırılmıştır.) (*)
----------------------------
Tahrir varakasının muhteviyatı :
(*) MADDE 54 - (Kaldırılmadan önceki şekli) Tahrir varakasına ne gibi bilgiler yazılacağı Maliye Bakanlığınca tayin olunur.
Maliye Bakanlığı arazi tahrir ve tadilat işlemlerinde tahrir varakası kullanılmasına veya tahrir varakasının tahrir cetveliyle, birleştirilerek birleşik tahrir varaka ve cetveli kullanılmasına karar verebilir. Bu cetvellere yazılacak bilgiler de Maliye Bakanlığınca tayin olunur.
----------------------------
MADDE 55 - (1319 sayılı kanunun 41/3. maddesiyle kaldırılmıştır.) (*)
----------------------------
Vergi dairesine verilmesi :
(*) MADDE 55 - (Kaldırılmadan önceki şekli) Tahrir varakaları tahrir veya tadilat komisyonları tarafından aşağıdaki süreler içinde ve imza karşılığında vergi dairesine verilir.
1 - Genel tahrirlerde ve mevzii tadilatta bir mahalle veya köye ait tahrir varakaları, bunların tahrir veya tadilat işlemlerinin bittiği tarihi takip eden beş gün içinde,
2 - Diğer tadilatta, her gayrimenkula ait tahrir varakası tadilat işleminin bittiği günü takip ede beş gün içinde,
Genel tahrirler ile mevzii tadilatta tahrir veya tadilat komisyonları tarafından mahalle veya köy itibariyle düzenlenen tahriri cetvelleri de tahrir varakalarına bağlanır.
----------------------------
İKİNCİ BÖLÜM
GENEL TAHRİR
MADDE 56 - (1319 sayılı kanunun 41/3. maddesiyle kaldırılmıştır.) (*)
----------------------------
Genel tahrir zamanı ve ilanı :
(*) MADDE 56 - (Kaldırılmadan önceki şekli) Bu kanuna göre yapılacak tahrirler, her on yılda bir tekrar edilebilir. Ancak iki genel tahrir ararsındaki süre on beş yıldan fazla uzatılamaz. Herhangi bir ilçede genel tahriri yapılmasına Maliye Bakanlığı karar verir.
Tahrir kararı, ilçe merkezinde çıkan gazetelerle, gazete çıkmayan yerlerde mutat vasıtalarla ilan edilir.
Tahrir muamelelerine kararın ilanından en az on beş gün geçtikten sonra başlanır.
----------------------------
MADDE 57 - (1319 sayılı kanunun 41 / 3 . maddesiyle kaldırılmıştır.) (*)
----------------------------
Çalışma planı :
(*) MADDE 57 - (Kaldırılmadan önceki şekli) Tahrir komisyonları kurulur, mahallin en büyük mülkiye memuru ile en büyük mal memuru müştereken bir çalışma planı tanzim ederler bu planda "Tahrir mıntıkalarını" ve "Tahrir sırasını" gösterirler.
Her tahrir mıntıkasına bir komisyon tarafından bir  yıl içinde tahriri mümkün olacak mahalle ve köy ayrılır.
----------------------------
MADDE 58 - (1319 sayılı kanunun 41 / 3. maddesiyle kaldırılmıştır.) (*)
----------------------------
Tahrire başlama :
(*) MADDE 58 - (Kaldırılmadan önceki şekli) Her tahrir mıntıkasında tahrire başlanmazdan en az beş gün evvel, tahrir komisyonu başkanı tahririn hangi gün başlayacağını şehir ve kasabalarda belediye başkanına, köylerde ihtiyar meclisine yazı ile bildirilir.
Bu ihbar belediye başkanı veya ihtiyar meclisi tarafından gazete çıkan yerlerde gazetelerde neşredilmek lazım gelen yerlere ilanlar asılmak suretiyle ve ayrıca mutat vasıtalarla, duyurulacak şekilde köy, çarşı ve mahallelerde halka derhal ilan edilir.
----------------------------
MADDE 59 - (1319 sayılı kanunun 41 / 3 . maddesiyle kaldırılmıştır.) (*)
----------------------------
Birlik :
(*) MADDE 59 - (Kaldırılmadan önceki şekli) Genel tahrirde her ilçe bir birliktir.
----------------------------
MADDE 60 - (1319 sayılı kanunun 41 / 3 . maddesiyle kaldırılmıştır.) (*)
----------------------------
Tahrir cetveli :
(*) MADDE 60 - (Kaldırılmadan önceki şekli) Genel tahrir veya mevzii tadilat işlemi bittikten sonra tahrir varakaları esas tutularak mahalle veya köyün tahrir cetveli tanzim ve komisyonu teşkil edenler tarafından imza olunur.
Tahrir cetveline ne gibi bilgilerin yazılacağı Maliye Bakanlığınca tayin edilir.
----------------------------
MADDE 61 - (1319 sayılı kanunun 41 / 3 . maddesiyle kaldırılmıştır.) (*)
----------------------------
Genel Tahrir neticelerinin uygulanması :
(*) MADDE 61 - (Kaldırılmadan önceki şekli) Bir birliğin genel tahrir neticeleri, itiraz incelemelerinin bitmesini takip eden mali yıldan başlayarak uygulanır.
62. madde gereğince yapılan genel tahrir neticeleri, tahrir kayıtlarının yandığı veya sair sebeplerle mahvolduğu tarihin rastladığı mali yıla ait ödenmemiş taksitlere ve itiraz incelemelerinin bittiği mali yıl sonuna kadar geçen yılların vergilerine de şamil olmak üzere itiraz incelemelerinin bittiği yılı takip eden mali yıldan başlayarak uygulanır.
----------------------------
MADDE 62 - (1319 sayılı kanunun 41 / 3. maddesiyle kaldırılmıştır.) (*)
----------------------------
Tahririn yenilenmesi :
(*) MADDE 62 - (Kaldırılmadan önceki şekli) Tahrir kayıtları yanan veya sair sebeplerle mahvolan yerlerde on yıl beklenmeksizin yeniden tahrir olunur.
----------------------------
Tadilat sebepleri :
MADDE 63 - Aşağıdaki hallerde binaların gayri safi iratları ve arazinin kıymetleri tadilat yoluyla tahmin ve yeniden takdir olunur:
1 - Herhangi bir sebep yüzünden devamlı olarak bina gayri safi iratları ile arazi kıymetlerinin en az % 20 nispetinde artması veya eksilmesi ;
2 - Bina veya arazinin genel tahrirde unutularak mektup kalmış olması;
3 - Yeni bina inşaa edilmesi (Mevcut binalara ilaveler yapılması veya sabit istihsal, asansör veya kalorifer tesisleri konulması yeni inşaat hükmündedir.) ;
(Bu hallerde yalnız ilave inşaat veya sabit istihsal, asansör ve kalorifer tesislerinin gayri safi iratları takdir olunarak binanın mevcut gayri safi iradına ilave edilir. Sabit istihsal, asansör ve kalorifer tesislerinin gayri safi iratları 307. maddedeki esasa göre takdir olunur.);
4 - Bir binanın yanması, yıkılması suretiyle veya sair sebeplerle tamamen veya kısmen harap olması veya binada mevcut sabit istihsal, asansör veya kalorifer tesislerinin kısmen veya tamamen kaldırılması ;
5 - Bir binanın kullanış tarzının tamamen değiştirilmesi veya bir binanın ikamete mahsus mahallerinden bir kısmının dükkân, mağaza, depo gibi ticaret ve sanat icrasına mahsus mahaller haline veya bu hallerde bulunan yerlerin ikamete mahsus mahaller haline kalıp edilmesi (Bu hükmün uygulanmasında bir apartmanın her dairesi ayrı bir bina sayılır ve yalnız kullanış tarzı tamamen veya kısmen değiştirilen dairenin iradı yeniden takdir olunur.) ;
6 - Arazinin hal ve heyetinde değişiklik olması ;
7 - Daimi müstesnalıktan faydalanan ve irat veya kıymeti bulunmayan bir bina veya arazinin müstesnalıktan çıkması ;
8 - Bir binanın mütemmimi durumunda olan arazinin mütemmimlik durumundan çıkması veya bir arazi ve arsanın bina mütemmimi durumuna girmesi ;
9 - Bir bina veya arazinin taksim ve ifraz edilmesi (Araziden bir kısmının istimlak edilmesi de ifraz hükmündedir.) ;
10 - Müteaddit arazi ve arsaların tek bir arazi ve arsa haline getirilmesi veya müteaddit hisselere ayrılmış olan bir binanın bütün hisselerinin birleştirilmesi.
Arazinin hal ve heyetinde değişiklik :
MADDE 64 - Aşağıdaki haller arazinin hal ve heyetinde değişiklik olduğunu ifade eder :
1 - Arazinin fidanlandırılması veya ağaçlandırılması, bağ haline getirilmesi;
2 - Fidanlı, ağaçlı veya kütüklü bir arazinin tarla haline getirilmesi veya gelmesi ;
3 - Tarım yapılan bir arazinin tabii bir afet veya arıza sebebiyle veya sair sebepler yüzünden tarıma elverişsiz hale gelmesi;
4 - Tarım yapılmayan bir arazinin tarıma elverişli hale getirilmesi ;
5 - Arazinin üzerine veya altına inşaat yapılması ;
6 - Arazinin parsellenmek suretiyle arsalar haline getirilmesi.
Mevzi ve ferdi tadilat :
MADDE 65 - Binaların gayri safi iratlarında ve arazi ve arsaların kıymetlerinde 63. maddenin 1. bendinde yazılı nispette vuku bulan artma veya eksilme sebebiyle yapılacak tadilat mevzi veya ferdi olur.
Bir şehir, kasaba veya köyün tamamında mevcut bina ve arazi için yapılacak tadilat mevzidir. Münferit mükelleflerin arazisi veya binaları için yapılan tadilat ferdidir.
Mevzii tadilat kararı :
MADDE 66 - Mevzii tadilat yapılabilmesi için :
1 - İlgili bir veya birkaç mükellefin veya vergi dairesinin mevzii tadilat isteğinde bulunması ;
2 - Şehir ve kasabalardaki tadilat için belediye encümeninin, köylerdeki tadilat için köy ihtiyar meclisinin, mevzii tadilatı gerektiren sebepleri muhtevi olarak tanzim edeceği mazbata üzerine il idare kurulunca tadilatın lüzumuna karar verilmesi ;
3 - Maliye Bakanlığınca mevzii tadilatın yapılmasına izin verilmesi şarttır.
Ferdi tadilat isteği :
MADDE 67 - Ferdi tadilat yapılabilmesi için ilgili mükellefin binası veya arazisi için tadilat isteğinde bulunması gerekli ve kâfidir.
Vergi daireleri ferdi tadilat isteğinde bulunamazlar.
Diğer tadilat yapılması :
MADDE 68 - 63. maddenin 2 - 10 . bentlerinde yazılı hallerde tadilat herhangi bir isteğe lüzum olmaksızın ya ilgili mükelleflerin bu halleri bildirmeleri veya vergi dairesinin yoklama ile tespit etmesi neticesinde yapılır.
İfraz ve birleştirme :
MADDE 69 - Bir bina veya arazinin taksim veya ifraz edilmesi (Arazinin parsellenmek suretiyle arsalar haline getirilmesi hariç) dolayısıyla yapılacak tadilatta binanın gayri safi iradı ve arazinin kıymeti yeniden takdir edilmeyip vergide kayıtlı gayri safi irat veya kıymet müfret parçalar veya hisseler arasında her parça veya hissenin yüz ölçümüne ve mevki ve şerefine göre taksim olunur.
63. maddenin 10. bendinde yazılı halde yapılacak tadilatta birleştirilen bina ve araziye yeniden gayri safi irat veya kıymet takdir edilmeyip her birinin vergide kayıtlı gayri safi irat veya kıymetleri toplanır ve bu toplam birleştirilen bina ve arazinin gayri safi irat veya kıymeti olur
Birleştirilen parçalardan bir kısmının vergide kayıtlı gayri safi irat veya kıymeti bulunmadığı hallerde yalnız bu parça veya hisselere gayri safi irat veya kıymet takdir olunarak yukarıdaki fıkra gereğince işlem yapılır.
Yüzölçümü fazla veya noksan tespit edilen arazi :
MADDE 70 - Genel tahrir veya mevzii tadilatta arazinin yüzölçümü noksan veya fazla tahrir edilmiş olduğu sonradan meydana çıkarsa noksan yazıldığı anlaşılan miktar kayıtlı yüzölçümüne ilave, fazla yazıldığı anlaşılan miktar kayıtlı yüzölçümünden tenzil edilir ve arazinin kayıtlı kıymetinden beher metre kareye isabet eden kıymet esas tutularak noksan veya fazlaya ait kıymetler tespit ve kayıtlı kıymete ilave veya mezkûr kıymetten tenzil olunur.
Bu ilave ve tenziller dolayısıyla noksan veya fazla alındığı anlaşılan vergiler mükelleften tahsil veya kendisine iade edilir.
Tadilat neticelerinin uygulanması :
MADDE 71 - Ferdi tadilat neticeleri tadilat taleplerinin yapıldığı mevzi tadilat neticeleri de, itiraz incelemelerinin bittiği yılı takip eden mali yıldan başlayarak uygulanır.
Ferdi tadilat talebin yapıldığı mali yıl içinde bitirilemezse, ilerde belli olacak matrahlara göre düzeltmeler yapılmak üzere, bina ve arazinin mevcut irat ve kıymetleri tarha esas tutulur.
Bunlar dışındaki tadilatta tadil neticeleri :
1 - Genel tahrirlerde mektup kalan bina ve arazi için genel tahririn yürürlüğe girdiği mali yıldan ;
Ve aşağıdaki hallerde :
2 - Yeni inşaat için inşaatın hitam bulduğu veya inşaatın hitamından evvel kısmen kullanılmaya başlanılmışsa her kısmın kullanılmasına başlandığı, binaya sonradan sabit istihsal, asansör ve kalorifer tesisleri konulmuşsa bu tesislerin konulmasının tamamlandığı ;
3 - 63. maddenin 5. bendinde yazılı şekilde kullanış tarzı değişen binalar için bu değişikliğin vuku bulduğu ;
4 - Muafiyet sükut eden bina ve arazide muafiyetin sükut ettiği ;
5 - Yanan, yıkılan ve sair sebeplerle tamamen veya kısmen harap olan binalarda ve ifraz ve taksim edilen veya birleştirilen bina ve arazide bu olayların vuku bulduğu ;
6 - Hal ve heyeti değişen arazide değişikliğin rastladığı ;
7 - Binanın mütemmimi durumunda olan arazinin mütemmimlik durumundan çıkması, bir arazi ve arsanın bina mütemmimi durumuna girmesi hallerinde bu değişikliğin vuku bulduğu;
Tarih takip eden mali yıldan başlayarak yürürlüğe konulur.
DÖRDÜNCÜ KISIM
(2365 sayılı kanunun 8. maddesiyle değişen başlık)
TAKDİR, ZİRAİ KAZANÇLAR VE ÖZEL KOMİSYONLARI (*)
BİRİNCİ BÖLÜM
TAKDİR KOMİSYONU
Kuruluş :
MADDE 72 - (3239 sayılı kanunun 5. maddesiyle değişen şekli) Takdir Komisyonu, illerde defterdarın, ilçelerde malmüdürünün (müstakil vergi dairesi olan ilçelerde ilgili vergi dairesi müdürünün) veya bunların tevkil edecekleri memurların başkanlığı altında ilgili vergi dairesinin yetkili iki memuru ile seçilmiş iki üyeden kurulur.
Arsalara ait asgari ölçüde birim değer tespitinde takdir komisyonu; belediye başkanı veya tevkil edeceği memurun başkanlığı altında belediyenin yetkili bir memuru ile tapu sicil müdürü veya tevkil edeceği bir memur ve ticaret odasınca seçilmiş bir üye ile ilgili mahalle ve köyün muhtarından kurulur.
Araziye ait asgari ölçüde birim değer tespitinde takdir komisyonu; valinin başkanlığı altında defterdar, Tarım Orman ve Köy işleri Bakanlığı il müdürü ve il merkezlerindeki ticaret ve ziraat odalarından seçilmiş birer üyeden kurulur.
Takdir komisyonları daimi veya geçici olurlar. Daimi komisyonların nerelerde kurulacağını Maliye ve Gümrük Bakanlığı belli eder.
Daimi komisyon bulunmayan yerlerde takdir işleri geçici komisyonlar tarafından görülür . (**)
----------------------------
(*) (2365 sayılı kanunla değişmeden önceki şekli) "Takdir, Tahrir ve Zirai Kazançlar Komisyonları"
(**) MADDE 72 - (Değişmeden önceki şekli) (2686 sayılı kanunun 12. maddesiyle değişen ve 1.1.1986 tarihine kadar uygulanan şekli) Takdir komisyonu, illerde defterdarın, ilçelerde malmüdürünün (müstakil vergi dairesi olan ilçelerde ilgili vergi dairesi müdürünün) veya bunların tevkil edecekleri memurların başkanlığı altında ilgili vergi dairesinin yetkili memuru (arsalar ait asgari ölçüde birim değerlerin tespiti sırasında ise vergi dairesi memurlarından biri yerine tapu sicil muhafızı veya tevkil edeceği bir memur) ile seçilmiş iki üyeden kurulur.
Takdir komisyonları daimi veya geçici olurlar. Daimi komisyonların nerelerde kurulacağını Maliye Bakanlığı belli eder.
Daimi komisyon bulunmayan yerlerde takdir işleri geçici komisyonlar tarafından görülür.
MADDE 72 - (Değişmeden önceki şekli) (2365 sayılı kanunun 8. maddesiyle değişen ve 1.1.1981 - 29.6.1982 döneminde uygulanan şekli) Takdir Komisyona ; illerde def darın, ilçelerde malmüdürünün (müstakil vergi dairesi olan ilçelerde ilgili vergi dairesi müdürünün) veya bunların tevkil edecekleri memurların başkanlığı altında ilgili vergi dairesinin yetkili iki memurundan ve seçilmiş iki üyeden kurulur.
Takdir, tahrir ve zirai kazançlar komisyonları :
MADDE 72 - (Değişmeden önceki şekli) (205 sayılı kanunun 6. maddesiyle değişen 1. fıkra) Takdir Komisyonu, mahallin en büyük mal memurunun veyahut tevkil edeceği memurun başkanlığı altında ilgili vergi dairesinin yetkili bir memurundan ve seçilmiş üç üyeden kurulur.
----------------------------
Üyelerin seçilmesi :
MADDE 73 - (2365 sayılı kanunun 9. maddesiyle değişen şekli) Üyeler, tüccarlar için ticaret odasınca, diğer sanat ve meslek erbabı için bunların mensup oldukları mesleki teşekküllerce kendi üyeleri arasından veya hariçten seçilir. Bu teşekküller, Takdir Komisyonu Başkanının yazılı talebi üzerine en geç bir ay içinde iki asıl ve iki yedek üye seçmeye mecburdurlar. Bu mecburiyet zamanında yerine getirilmezse üyeler mahallin en büyük mülkiye amiri tarafından seçilir. (*)
(2686 sayılı kanunun 13. maddesiyle değişen fıkra) Komisyon toplantılarına mükellefin sanat veya meslek bakımından bağlı veya ilgili olduğu teşekkülden, servet takdiri işlerinde ise yalnız Ticaret Odasından seçilen üyeler (3210 sayılı kanunun 2. maddesiyle değişen hüküm) (Arsalara ait asgari ölçüde birim değerlerinin tespiti sırasında ticaret odasından seçilen üyelerden biri yerine ilgili mahalle veya köyün muhtarı) (**) iştirak eder. Ticaret Odası ve mesleki teşekkül bulunmayan yerlerde bunlar tarafından seçilecek üyeler, yukarıdaki esaslara göre belediyeler tarafından seçilir. (***)
Komisyonlar kendilerine tahsis edilen dairede, yoksa vergi dairesinde toplanır ve keyfiyet bir tutanakla tespit olunur.
----------------------------
(*) MADDE 73 - (Değişmeden önceki şekli) (205 sayılı kanunun 7. maddesiyle değişen 1. fıkra) Üyeler tüccarlar için odasınca diğer sanat ve meslek erbabı için bunların mensup oldukları mesleki teşekküllerce kendi üyeleri arasında veya hariçten seçilir. Bu teşekküller, Takdir Komisyonu Başkanının yazılı talebi üzerine en geç ay içinde üç asıl ve üç yedek üye seçmeye mecburdurlar. Bu mecburiyet zamanında yerine getirilmezse üyeler mahallin en büyük amiri tarafından seçilir.
(**) (Değişmeden önceki şekli) (Arsalara ait asgari ölçüde birim değerlerin tespiti sırasında Ticaret Odasından seçilen üyelerden biri yerine tespitin yapılacağı vergi dairesi faaliyet bölgesinin mahalle muhtarlarından, mahallin en büyük mülki idare amirince seçilmiş birisi.)
(***) (Değişmeden önceki şekli) Komisyon toplantılarına mükellefin sanat veya meslek bakımından bağlı veya ilgili olduğu teşekkülden, servet takdiri işlerinde ise yalnız ticaret odasından seçilen üyeler iştirak eder. Ticaret odası ve mesleki teşekkül bulunmayan yerlerde bunlar tarafından seçilecek üyeler, yukarı ki esaslara göre belediyeler tarafından seçilir.
----------------------------
Komisyonların görevleri :
MADDE 74 - (3239 sayılı kanunun 6. maddesiyle değişen şekli) a) 72. maddenin birinci fıkrasına göre kurulan takdir komisyonunun görevleri şunlardır.
1 - Yetkili makamlar tarafından istenilen matrah ve servet takdirlerini yapmak;
2 - Vergi kanunlarında yazılı fiyat, ücret veya sair matrah ve kıymetleri takdir etmek (Bu gibi takdirler de takdir kararına bağlanır.) ;
Takdir komisyonu bu görevlerini yaparken takdir sebepleri bulunup bulunmadığı incelemez. Yalnız hatalı gördüğü muamelelerde, ilgili vergi dairesini yazı ile ikaz etmeye mecburdur.
b) 72. maddenin ikinci fıkrasına göre kurulan takdir komisyonu : 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 20. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca arsalar için her mahalle ve arsa sayılacak parsellenmemiş arazide her köyün cadde, sokak veya değer bakımından farklı bölgeleri (Turistik bölgelerde değer bakımından farklı olanlar ilgili valilerce tespit edilecek pafta, ada veya parsel) itibariyle asgari ölçüde birim değer tespit etmekle görevlidir.
c) 72. maddenin üçüncü fıkrasına göre kurulan takdir komisyonu : 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 20. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca her il veya ilçe için arazinin cinsi (kıraç, taban ve sulak) itibariyle asgari ölçüde birim değer tespit etmekle görevlidir.
(b) ve (c) fıkralarına göre yapılacak değer tespitinde, Emlak Vergisi Kanununun 31. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan normlardan ve bu maddeye göre hazırlanmış bulunan tüzük hükümleri ile gerektiğinde bilirkişiden yararlanılır. (*)
----------------------------
(*) MADDE 74 - (Değişmeden önceki şekli) Takdir komisyonunun görevleri şunlardır :
a) Yetkili makamlardan istenilen matrah ve servet takdirlerini yapmak ;
b) Vergi kanunlarında yazılı fiyat, ücret veya sair matrah ve kıymetleri takdir etmek (Bu gibi takdirler de takdir kararına bağlanır.)
c) (Değişmeden önceki şekli) (3210 sayılı kanunun 3. maddesiyle değişen ve 4.6.1985 - 1.1.1986 döneminde uygulanan bent) 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 20. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca arsalar için her mahalle ve arsa sayılacak parsellenmemiş arazide her köyün cadde, sokak veya değer bakımından farklı bölgeleri (turistik bölgelerde değer bakımından farklı olanlar Maliye ve Gümrük Bakanlığınca tespit edilecek pafta, ada veya parsel) itibariyle asgari ölçüde birim değer tespit etmek (Bu değerlerin tespitinde, Emlak Vergisi Kanununun 31. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan normlardan ve bu maddeye göre hazırlanmış bulunan tüzük hükümleri ile gerektiğinde bilirkişiden yararlanılır.)
c) (Değişmeden önceki şekli) (2686 sayılı kanunun 14. maddesiyle eklenen ve 4.6.1985 tarihine kadar uygulanan bent) 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 20. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca arsalar için mahalle muhtarlıkları itibariyle asgari ölçüde birim değer tespit etmek (Bu değerlerin tespitinde, Emlak Vergisi Kanununun 31. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan normlardan ve bu maddeye göre hazırlanmış bulunan tüzük hükümleri ile gerektiğinde bilirkişiden yararlanılır.)
Takdir komisyonu bu görevlerini yaparken takdir sebepleri bulunup bulunmadığını incelemez. Yalnız hatalı gördüğü muamelelerde ilgili vergi dairesini yazı ile ikaz etmeye mecburdur.
----------------------------
Komisyonun yetkileri :
MADDE 75 - (3239 sayılı kanunun 7. maddesiyle değişen fıkra) 72. maddenin birinci fıkrasına göre kurulan takdir komisyonu 74. maddedeki görevleri dolayısıyla bu Kanunda yazılı inceleme yetkisine haizdir. (*)
(2365 sayılı kanunun 10. maddesiyle değişen fıkra) Komisyon, servetleri, sınai hakları ve teklif haklarını, imtiyazları, madenleri, mücevheratı,eski ve sanat eserlerini değerlemede bilir kişiye müracaat edebilir. (**)
----------------------------
(3239 sayılı kanunun 7. maddesiyle eklenen fıkra) 72. maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarına göre kurulan takdir komisyonları 79. maddede yazılı yetkileri haizdir.
(*) MADDE 75 - (Değişmeden önceki 1.1.1986 tarihine kadar uygulanan şekli) Takdir komisyonu 74. maddedeki görevleri dolayısıyla bu kanunda yazılı yetkisini haizdir.
(**) (Değişmeden önceki şekli) Servet takdiri ile görevli komisyonlar bilirkişiye müracaat edebilirler. Sınai ve edebi mülkiyet haklarını, imtiyazları, madenleri, mücevheratı, eski eserleri ve sanat eserlerini değerlemede bilirkişiye müracaat etmek mecburidir.
----------------------------
Beyana bağlılık :
MADDE 76 - Mükellefin evvelce beyan ettiği bir matraha ait olan takdir işlerinde, takdir olunan matrah mükellefin beyanından düşük olamaz.
İKİNCİ BÖLÜM
TAHRİR KOMİSYONU
MADDE 77 - (1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 41 / 3 . maddesiyle kaldırılmıştır.) (*)
----------------------------
Görev ve kuruluş :
(*) MADDE 77 - (Kaldırılmadan önceki şekli) Binaların ve arazinin genel tahriri üçer kişilik "Tahrir komisyonları" tarafından yapılır. Bu komisyonlar valilerce tayin olunan bir zatın başkanlığı altında iki seçilmiş üyeden kurulur.
Her ilçede ilçenin büyüklüğüne göre, lüzumu kadar "Tahrir komisyonu" kurulur.
Valiler, tahrir komisyonlarına sıfat ve yetkilerini gösteren birer vesika verirler. Komisyonlar gittikleri yerde bu vesikayı gezilip görülecek bina veya arazinin mutasarrıflarına veya bunları işgal edenlere göstermeye mecburdurlar.
----------------------------
MADDE 78 - (1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 41 / 3 . maddesiyle kaldırılmıştır.) (*)
----------------------------
Üyelerin seçilmesi :
(*) MADDE 78 - Tahrir komisyonlarının üyeleri aşağıdaki şekilde seçilir :
1 - Üyelerden biri tahriri yapılacak ilçenin bağlı bulunduğu il genel meclisince genel meclis üyeleri dışından ve ilçe halkından seçilir.
62. maddede yazılı sebeplerle yapılacak tahrirlerde, il genel meclisi toplantı halinde değilse, bu üyenin aynı suretle il daimi encümenince seçilmesi caizdir.
2 - Belediye sınırları içindeki yerlerin tahriri için ikinci üyeyi belediye meclisleri kendi üyeleri veya diğer hemşehriler arasından seçer.
3 - Köylerde yapılan tahrirlerde köy ihtiyar meclisi tarafından kendi üyesi arasından veya köy halkından seçilecek bir zat ikinci iye olarak tahrir komisyonuna girer.
Tahrir komisyonlarına girecek üyeler sayısınca ayrıca ve aynı usul dairesinde yedek üye de seçilir
İl genel meclisleri ile belediye meclisleri asıl ve yedek üyeleri genel tahrir kararının ilanından başlayarak en geç bir ay içinde seçmeye ve bunların adlarını en büyük mülkiye memuruna mecburdurlar.
----------------------------
Yetki :
MADDE 79 - Tahrir komisyonları :
1 - İradı veya kıymeti tahmin edilecek binaları ve araziyi gezebilirler;
2 - Mükelleflerden ve kiracılardan gayrimenkulun genel durumu, kullanış tarzı, kira veya hasılat miktarı ve tahmine yarayacak sair lüzumlu malûmatı isteyebilirler;
3 - Lüzumlu gördükleri malumatı, muhtar ve ihtiyar meclisleri, ticaret ve tarım odaları, belediyeler ve noterler gibi resmi veya yarı resmi teşekküllerle özel teşekküller ve şahıslardan isteyebilirler.
4 - Fabrika, değirmen ve imalathanelerin iratların takdirinde içlerinde bulunan sabit istihsal tesislerinin kıymetlerini tespit için lüzum gördükleri taktirde bilirkişiye müracaat edebilirler.
Çalışma saatleri dışında veya tatil günlerinde, bina ve arazi, bunları işgal edenlerin muvafakati olmaksızın gezilemez. Binaların gezilmesi sırasında, komisyon başkan ve üyeleri, ev halkının rahatsız edilmemesine dikkat etmeye mecburlardır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
TADİLAT KOMİSYONLARI
Görev ve kuruluş :
MADDE 80 - Gerek binalarda, gerek arazide tadilat üçer kişilik "Tadilat komisyonları" tarafından yapılır.
Bu komisyonlar, mahallin en büyük mülkiye memurunun vergi dairesi müdür olmayan gelir memurları arasında seçeceği bir başkan ile iki üyeden kurulur.
Lüzum görülen yerlerde birden fazla tadilat komisyonu kurulması caizdir.
Üyelerin seçilmesi :
MADDE 81- Tadilat komisyonlarına girecek üyeler :
1 - Belediye sınır içinde bulunan yerler için, belediye meclislerince biri kendi üyeleri arasında veya dışarıdan, diğeri tadilat yapılacak bina ve arazinin bulunduğu şehir ve kasaba halkı arasından;
2 - Belediye teşkilatı olmayan yerlerde köy ihtiyar meclisince biri kendi üyeleri, diğer köy halkı arasında ;
Seçilir.
Belediyeler ve belediye teşkilatı bulunmayan köy ihtiyar meclisleri mahallin en büyük mülkiye memurunun yapacağı tebliğden başlayarak en geç bir ay içinde tadilat komisyonuna girecek üyeleri ve onların bir misli yedek üyeleri seçmeye ve adlarını en büyük mülkiye memuruna bildirmeye mecburdurlar.
Yetki :
MADDE 82 - Tahrir komisyonlarının haiz olduğu yetkileri tadilat komisyonları da haizdirler.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
(2365 sayılı Kanunun 11. maddesiyle değişen başlık)
ZİRAİ KAZANÇLAR İL VE MERKEZ KOMİSYONLARI İLE
ÖZEL KOMİSYONLAR (*)
Zirai kazançlar il komisyonu :
MADDE 83 - (2365 sayılı kanunun 11. maddesiyle değişen şekli) Zirai Kazançlar İl Komisyonu valinin başkanlığında defterdar, gelir müdürü, ziraat müdürü, veteriner müdürü, il merkezindeki ziraat bankası şube müdürü ve seçilmiş üç üyeden kurulur. Ormancılığa ilişkin konuların görüşülmesinde komisyona veteriner müdürü yerine orman işletme müdürü veya tevkil edeceği bir edeceği temsilci katılır. (**)
----------------------------
(*) (2365 sayılı Kanunun 11. maddesiyle değişmeden önceki bölüm başlığı) "Zirai kazançlar il ve merkez komisyonları"
(**) Zirai kazançlar il ve merkez komisyonları :
MADDE 83 (Değişmeden önceki şekli) (205 sayılı kanunun 8. maddesiyle değişen şekli) Zirai kazançlar il komisyonu valinin başkanlığında defterdar, gelir müdürü, ziraat müdürü, veteriner müdürü, il merkezindeki Ziraat Bankası şube müdürü ve seçilmiş dört üyeden kurulur. Ormancılığa ilişkin konuların görüşülmesinde komisyona veteriner müdürü yerine orman işletme müdürü veya tevkil edeceği bir temsilci katılır.
----------------------------
Üyelerin seçilmesi :
MADDE 84 - (2686 sayılı kanunun 15. maddesiyle değişen şekli) Zirai Kazançlar İl Komisyonunun seçilmiş üyelerinden ikisi il ziraat odasından, biri de bu ile bağlı ziraat odalarından il ziraat odasınca seçilir.
Ziraat odası, valinin yazılı tebliği üzerine en geç bir ay içinde komisyon üyelerini ve aynı sayıda yedek üyeyi seçerek adlarını valiye bildirir.
Üyeler bu süre içinde seçilip bildirilmedikleri takdirde vali tarafından seçilir.
Ziraat odası bulunmayan yerlerde bunların seçeceği üyeler, aynı esaslar dairesinde belediyelerce seçilir. (*)
----------------------------
(*) MADDE 84 - (Değişmeden önceki şekli) (2365 sayılı kanunun 12. maddesiyle değişen ve 1.1.1981 - 29.6.1982 döneminde uygulanan şekli) Zirai Kazançlar İl Komisyonunun seçilmiş üyelerinden biri mahalli çiftçi birlikleri, biri il ziraat odası ve biri de il ticaret odası tarafından mıntıka çiftçileri arasında seçilir.
Bu odalar ve birlikler valinin yazılı tebliği üzerine en geç bir ay içinde komisyon üyelerini ve onların bir misli yedek üyeyi seçerek adlarını valiye bildirmeye mecburdurlar.
Üyeler bu süre içinde seçilip bildirilmedikleri takdirde vali tarafından seçilir.
Ziraat ve ticaret odaları ve çiftçi birlikleri bulunmayan yerlerde bunların seçeceği üyeler, aynı esaslar dairesinde belediyelerce seçilir.
MADDE 84 - (Değişmeden önceki şekli) (205 sayılı kanunun 9. maddesiyle değişen şekli) Zirai kazançlar il komisyonunun seçilmiş üyelerinden ikisi mahalli çiftçi birlikleri biri il ziraat odası ve biri de il ticaret odası tarafından mıntıka çiftçileri arasında seçilir.
----------------------------
Zirai kazançlar merkez komisyonu :
MADDE 85 - (2686 sayılı kanunun 16. maddesiyle değişen şekli) Zirai Kazançlar Merkez Komisyonu, Maliye ve Gümrük Bakanlığı Müsteşarının Başkanlığında ; Gelirler Genel Müdürü ile Gelirler Genel Müdürlüğünün iki, Tarım ve Orman Bakanlığının üç, Ziraat Odaları Birliğinin üç ve Devlet Üretme Çiftlikleri Genel Müdürlüğünün bir temsilcisinden kurulur.
Başkanın mazereti halinde komisyona, başkanın üyelerden veya hariçten tevkil edeceği kimse başkanlık eder. (*)
----------------------------
(*) MADDE 85 - (Değişmeden önceki şekli) (205 sayılı kanunun 10. maddesiyle değişen 29.6.1982 tarihine kadar uygulanan şekli) Zirai Kazançlar Merkez Komisyonu, Maliye Bakanlığı Müsteşarının Başkanlığında Gelirler Genel Müdürü, Gelirler Genel Müdürlüğünün iki, Tarım ve Orman Bakanlığının üç, Çiftçi Birlikleri Federasyonunun bir, Ziraat odaları Birliğinin iki ve Devlet Üretme Çiftlikleri Genel Müdürlüğünün bir temsilcisinden kurulur.
Başkanın mazereti halinde Komisyona komisyon üyelerinden veya hariçten tevkil edeceği kimse başkanlık eder.
----------------------------
Komisyonların yetkileri :
MADDE 86 - Zirai kazançlar il ve merkez komisyonları kamu idare ve müesseseleri ile Devlet Ekonomi kurumlarından ve görevlerinin gerektirdiği sair gerçek ve tüzel kişilerden her türlü bilgileri isteyebilirler. Gerekli gördükleri hallerde bilirkişilere inceleme de yaptırabilirler.
Bilgi istemede 148. maddenin ikinci fıkrası hükümleri uygulanır.
Komisyonlarca bu hükümlere göre istenilen bilgileri vermeyenler ve bilirkişiliği kabul ettikleri halde gerekli incelemeleri yapmayanlar hakkında (4444 sayılı Kanunun 13'üncü maddesinin C-1 bendi ile değişen ibare) (14.8.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) mükerrer 355'inci madde (1) hükmü uygulanır.
----------------------------
(1) (4444 sayılı Kanunla değişmeden önceki ibare)
"361'inci madde"
----------------------------
Özel komisyonlar :
MÜKERRER MADDE 86 - (2686 sayılı kanunun 53. maddesiyle kaldırılmıştır.) (*)
----------------------------
(*) Özel komisyonları :
MÜKERRER MADDE 86 - (Kaldırılmadan önceki şekli) (2365 sayılı kanunla eklenen ve 29.6.1982 tarihine kadar yürürlükte kalan madde) Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 117. maddesinde belirtilen mükelleflerin girecekleri dereceleri tayin etmek üzere aşağıdaki komisyonlar kurulur. Bu komisyonlar 86. maddede belirtilen yetkileri haizdir.
A) Merkez Özel Komisyonu kuruluş, görev ve yetkileri :
Merkez Özel Komisyonu, Maliye Bakanlığı Müsteşarının başkanlığında, Gelirler Genel Müdürü, Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürü ile Türkiye Ticaret Odaları, Sanayi Odaları ve Ticaret Borsaları Birliğinin ve esnaf teşekküllerinin bağlı olduğu birliklerin gösterecekleri en az dört aday arasında Maliye Bakanınca seçilecek iki üyeden kurulur.
Merkez özel komisyonu, il ve ilçe özel komisyonlarının kararlarıyla tespit edilen derecelere yapılacak itirazları inceler ve nihai olarak karara bağlar. Merkez Özel Komisyonu Kararları Resmi Gazete ile ilan olunur.
B) İl Özel Komisyonu kuruluş görev ve yetkileri :
İl Özel Komisyonu, valinin veya mazereti halinde tevkil edeceği vali yardımcısının başkanlığında, defterdar, gelir müdürü ve ilgili mesleki teşekküllerin gösterecekleri en az dört aday arasında vali tarafından seçilecek iki üyeden kurulur. Mesleki teşekkül bulunmayan yerlerde üyeler belediye meclisi üyeleri arasından seçilir.
İl Özel Komisyonu, merkez ilçedeki mükelleflerin girecekleri dereceleri tespit ederek karara bağlar.
----------------------------
C) İlçe Özel Komisyonu kuruluş, görev ve yetkileri :
İlçe Özel Komisyonu, kaymakamın başkanlığında mal müdürü (Müstakil vergi dairesi olan ilçelerde vergi dairesi müdürü), gelir vergi dairesinin bir memuru ve ilgili meslek teşekküllerin gösterecekleri en az dört aday arasından seçilir.
İlçe Özel Komisyonu, ilçedeki mükelleflerin girecekleri dereceleri tespit ederek karara bağlar.
Merkez, il ve ilçe komisyonlarının seçilen üyeleri için aynı esaslara göre iki yedek üye belirlenir.
İl ve ilçe özel komisyonlarınca tespit edilen dereceler; mükelleflerin bağlı oldukları vergi dairelerinin ilan koymaya mahsus yerlerine listeler halinde asılmak suretiyle ilan olunur.
İlanın asılması keyfiyeti ve tarihi tutanakla tespit olunur.
Mükellefler tespit derecelerine, ilan tarihinden itibaren bir ay içinde itiraz edebilirler . Ancak, itiraz peşin ödemenin tahakkuk ve tahsilini durdurmaz.
----------------------------
BEŞİNCİ BÖLÜM
MÜŞTEREK HÜKÜMLER
Komisyonlara seçilecek üyelerde aranılacak vasıflar :
MADDE 87 - (2365 sayılı kanunun 14. maddesiyle değişen fıkra) Takdir, tadilat ve zirai kazançlar il komisyonları ile özel komisyonlara, memurların dışında, seçilecek kimselerde aşağıdaki vasıflar aranır : (*)
1 - İyi ahlak sahibi olmak ve ikamet ettiği veya iş gördüğü muhitin emniyet ve itimadını kazanmış bulunmak;
2 - Kamu hizmetlerinden memnu olmamak ve medeni haklardan ıskat edilmiş bulunmamak ;
3 - Ağır hapis veya şeref ve haysiyet muhil bir suçtan dolayı hapis cezasıyla hükümlü olmamak;
4 - Vergi kaçakçılığından dolayı cezalandırılmış olmamak;
5 - (2365 sayılı kanunun 14. maddesiyle değişen bent) Takdir ve özel komisyonlara seçileceklerde, ayrıca 30 yaşını bitirmiş olmak ; (**)
6 - (2365 sayılı kanunun 14. maddesiyle değişen bent) Tadilat ve zirai kazançlar il komisyonlarına seçileceklerde ayrıca mensup olduğu şehir veya kasabanın iktisadi şartlarına ve emlak ve ziraat işlerine vukufu olmak ve yirmi beş yaşını bitirmiş bulunmak ; (***)
7 - (2365 sayılı kanunun 14. maddesiyle kaldırılmıştır.) (****)
(*) MADDE 87 - (Değişmeden önceki 1.1.1981 tarihine kadar uygulanan şekli) Takdir, tahrir, tadilat ve zirai kazançlar il komisyonlarına, memurların dışında, seçilecek kimselerde aşağıdaki vasıflar aranır.
(**) 5 - Takdir komisyonlarına seçileceklerde, ayrıca 30 yaşını bitirmiş olmak;
(***) 6 - Tahrir, tadilat ve zirai kazançlar il komisyonlarına seçileceklerde ayrıca mensup olduğu şehir veya kasabanın iktisadi şartlarına ve emlak ve ziraat işlerine vukufu olmak ve yirmi beş yaşını bitirmiş bulunmak ;
(****) 7 - (Kaldırılmadan önceki şekli) Arazi tahrirlerinde ayrıca çiftçi olma.
Yemin :
MADDE 88 - Bu kısımda yazılı komisyonlara seçilen üyeler ve tahrir komisyonu başkanları şehir ve kasabalarda idare heyeti, köylerde ihtiyar meclisi huzurunda aşağıda yazılı şekilde yemin ederler.
"Komisyonda çalışacağım süre zarfında tam manasıyla vicdan ve kanaatim icaplarına tabi kalacağıma; hiçbir sebep ve tesir altında adaletten ve doğruluktan ayrılmayacağıma, gerek Devlet gerek mükellef haklarını bir tutacağıma, takdir ve tahminlerde herhangi bir tarafa temayül suretiyle görevimi kötüye kullanmayacağıma namusum üzerine yemin ederim."
Nisap :
MADDE 89 - (2365 sayılı kanunun 15. maddesiyle değişen şekli)Bu kısımda yazılı komisyonlar üye tam sayısının çoğunluğu ile toplanır ve çoğunlukla karar verirler. Oyların eşitliği halinde başkanın bulunduğu taraf çoğunlukta sayılır. (*)
----------------------------
(*) Nisap :
MADDE 89 - (Değişmeden önceki şekli) (205 sayılı kanunun 11. maddesiyle değişen şekli) Bu kısımda yazılı takdir, tahrir ve tadilat komisyonları tam mürettipleriyle toplanır ve mutlak ekseriyetle karar verirler.
Zirai kazançlar il ve merkez komisyonları mürettiplerinin beşte üçü ile toplanabilir ve mürettip üye sayısının ekseriyetiyle karar verirler.
Bu kısımda yazılı komisyonlarda reylerin müsavatı halinde başkanın bulunduğu taraf ekseriyet sayılır.
----------------------------
Devam
MADDE 90 - Komisyon toplantılarında herhangi bir sebeple olursa olsun bulunamayacağı anlaşılan üyenin yerine yedek üye davet olunur.
Seçilmiş üyelerden, mücbir bir sebebe dayanmaksızın, üç müteakip toplantıya gelmeyenler istifa etmiş sayılarak yerlerine yedek üye asil üye olarak getirilir.
Mücbir sebep veya mezuniyetle devam edemeyecek olan asil üyeye yedek üye vekâlet eder.
(2365 sayılı kanunun 16. maddesiyle kaldırılmıştır.) (*)
(*) (Kaldırılmadan önceki 1.1.1981 tarihine kadar yürürlükte kalan şekli) Tahrir komisyonun başkanı hastalık gibi mücbir bir sebeple veya mezuniyetle görevine devam edemeyecek olursa yerine valiler tarafından bir başkan vekili tayin olunur.
Görev süresi :
MADDE 91 - Tahrir komisyonları başkan ve üyelerinin görevleri genel tahrir bitinceye kadar devam eder.
Takdir, tadilat ve zirai kazançlar il komisyonlarına seçilen üyelerin görev süresi üç yıldır. Bunları seçen daire, meclis ve mesleki teşekküllerin seçimlerinin yenilenmesi bu üyelerin görev sürelerini kısaltmaz.
Süreleri dolanların yeniden seçilmesi caizdir.
Ücretler
MADDE 92 - (2686 sayılı kanunun 17. maddesiyle değişen şekli) Bu kısımda yazılı komisyonlarla ortalama kâr hadlerini tespit eden özel komisyonlar ve uzlaşma komisyonlarının (Zirai Kazançlar Merkez Komisyonu, Ortalama Kâr Hadleri Merkez Komisyonu, Merkez Uzlaşma Komisyonları ile Gelir Vergisi Kanununun 31. maddesinde zikredilen yönetmelik hükümlerine göre kurulan komisyon hariç) Başkan ve üyelerine bu komisyonlardaki görevleri dolayısıyla mahalli defterdarlığın teklifi üzerine Maliye Bakanlığınca tayin olunacak miktarda ücret verilir.
Zirai Kazançlar Merkez Komisyonu, Ortalama Kâr Hadleri Merkez Komisyonu, Merkez Uzlaşma Komisyonları ile Gelir Vergisi Kanununun 31. maddesinde zikredilen yönetmelik hükümlerine göre kurulan Komisyonun Başkan ve üyelerine bu komisyonlardaki çalışmaları dolayısıyla verilecek ücret Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulu kararlarıyla tayin olunur. (*)
----------------------------
(*) MADDE 92 - (Değişmeden önceki şekli) (2365 sayılı kanunun 17. maddesiyle değişen ve 1.1.1981 - 29.6.1982 döneminde uygulanan şekli) Bu kısımda yazılı Komisyonlarla ortalama kâr hadlerini tespit eden özel komisyonların (Zirai Kazançlar Merkez Komisyonu, Ortalama Kâr Hadleri Merkez Komisyonu ile Mükerrer 86. maddede yazılı Merkez Özel Komisyonu hariç) Başkan ve üyeleri ile Gelir Vergisi Kanununun 111. maddesinde yazılı komisyonun üyelerine bu komisyonlardaki görevleri dolayısıyla, mahalli defterdarlığın teklifi üzerine Maliye Bakanlığınca tayin olunacak miktarda ücret verilir.
Ödenecek ücretin aylık miktarı, 5.000 lirayı geçemez.
Zirai Kazançlar Merkez Komisyonu, Ortalama Kâr Hadleri Merkez Komisyonu ile Merkez Özel Komisyonu Başkan ve üyelerine bu komisyonlardaki çalışmaları dolayısıyla verilecek ücret Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulu kararıyla tayin olunur.
----------------------------
MADDE 93 - (Değişmeden önceki şekli) (485 sayılı kanunun 5. maddesiyle değişen şekli) Bu kısımda yazılı komisyonlarla ortalama kâr hadlerini tespit eden özel komisyonların (Zirai Kazançlar Merkez Komisyonu ile Ortalama Kâr Hadleri Merkez Komisyonu hariç) Başkan ve üyeleri ile Gelir Vergisi Kanununun 111. maddesinde yazılı komisyonun seçilmiş üyesine bu komisyonlardaki görevleri dolayısıyla, mahalli defterdarlığın teklifi üzerine Maliye Bakanlığınca tayin olunacak miktarda ücret verilir.
Şu kadar ki, bu komisyonların seçim yoluyla gelmeyen üyelerine verilecek ücret miktarı, her toplantı günü için seçilmiş üyelere verilen miktarı aşmamak kaydıyla aylık tutarı 200 lirayı geçmez.
Zirai Kazançlar Komisyonu ile Ortalama Kâr Hadleri Merkez Komisyonu Başkan ve üyelerine, bu komisyonlardaki çalışmaları dolayısıyla verilecek ücreti Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulu kararıyla tayin olunur.
----------------------------
BEŞİNCİ KISIM
TEBLİĞLER
BİRİNCİ BÖLÜM
TEBLİĞ ESASLARI VE MUHATAPLAR
Tebliğ esasları :
MADDE 93 - Tahakkuk fişinden gayri, vergilendirme ile ilgili olup, hüküm ifade eden bilumum vesikalar ve yazılar adresleri bilinen gerçek ve tüzelkişilere posta vasıtasıyla ilmühaberli taahhütlü olarak, adresleri bilinmeyenlere ilan yolu ile tebliğ edilir.
Şu kadar ki, ilgilinin kabul etmesi şartıyla, tebliğin daire veya komisyonda yapılması caizdir.
Tebliğ yapılacak kimseler :
MADDE 94 - Tebliğ mükelleflere, bunların kanuni temsilcilerine, umumi vekillerine veya vergi cezası kesinlenlere yapılır.
Tüzelkişilere yapılacak tebliğ, bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerine, vakıflar ve cemaatler gibi tüzelkişiliği olmayan teşekküllerde bunları idare edenlere veya temsilcilerine yapılır. Tüzelkişilerin müteaddit müdür veya temsilcisi varsa tebliğin bunlarda birine yapılması kâfidir.
(2365 sayılı kanunun 18. maddesiyle eklenen fıkra) Tebliğ, kendisine tebligat yapılacak kimsenin bulunmaması halinde ikametgâh adresinde bulunanlardan veya işyerlerinde memur ya da müstahdemlerinden birine yapılır. (Muhatap yerine bu şekilde kendisine tebliğ yapılacak kimsenin görünüşüne nazaran 18 yaşından aşağı olmaması ve bariz bir surette ehliyetsiz bulunmaması gerekir.)
Veli, vasi ve kayyımlara tebliğ :
MADDE 95 - Mükellef yerine geçen veli, vasi veya kayyım gibi vergi sorumlusu birden fazla olursa, tebliğ bunlardan yalnız birine yapılabilir.
Şayet tebliğin mevzuu olan işe ayrı bir vasi veya kayyım bakmakta ise, tebliğ bunlara yapılır.
Vasıtalı tebliğ :
MADDE 96 - Kara, deniz, hava ve jandarma eratına yapılacak tebliğler kıta komutanı veya müessese amiri gibi en yakın üst vasıtasıyla yapılır. Bu evrakı derhal tebliğ kimseye vermediği takdirde üst tazminle mahkûm olur. Bu cihetin tebliğ evrakında yazılı olması şarttır.
Yabancı memlekette bulunanlara tebliğ :
MADDE 97 - Yabancı memlekette bulunanlara tebliğ o memleketin yetkili makamı vasıtasıyla yapılır. Bunun için anlaşma varsa veya o memleketin kanunları müsait ise o yerlerdeki Türk siyasi memuru veya konsolosu tebliğin yapılmasını yetkili makamdan ister.
Kendisine tebliğ yapılacak kişi Türk vatandaşı ise tebliğ siyasi memuru veya konsolosu vasıtasıyla da yapılabilir.
Yabancı memleketlerde bulunan kimselere tebliğ olunacak evrak, tebligatı çıkaran merciin bağlı bulunduğu Bakanlık vasıtasıyla Dışişleri Bakanlığına, oradan da Türkiye elçilik veya konsolosluğuna gönderilir.
Yabancı memlekette resmi görevle bulunan Türk memurlarına tebliğ Dışişleri Bakanlığı vasıtasıyla yapılır.
Yabancı memlekette bulunan askeri şahıslara yapılacak tebliğ, bağlı bulundukları kara, deniz, hava kuvvetleri komutanlarıyla Jandarma Genel Komutanlığı vasıtasıyla yapılır.
Kamu idare ve müesseselerine tebliğ :
MADDE 98 - Kamu idare ve müesseselerine yapılacak tebliğ bu idare ve müesseselerin en büyük amirin yetkili kılacağı memurlara yapılır.
İKİNCİ BÖLÜM
POSTA İLE TEBLİĞ USULÜ
Kapalı zarf esası :
MADDE 99 - Posta ile tebliğde edilecek vesikalı kapalı bir zarf içinde postaya verilir. Bunun için, şekilleri Maliye Bakanlığınca tespit edilen özel zarflar kullanılır.
Bilinen Adreslere Tebliğ:
MADDE 100 - Bilinen adrese gönderilen mektuplar posta idaresince muhatabına teslim edildiği tarihte tebliğ edilmiş sayılır.
Bilinen Adresler:
MADDE 101 - Bu Kanuna göre bilinen adresler şunlardır:
1) Mükellef tarafından işe başlamada bildirilen adresler;
2) Adres değişikliğinde bildirilen adresler;
3) İşi bırakmada bildirilen adresler;
4) Vergi beyannamelerinde bildirilen adresler;
5) Yoklama fişinde tespit edilen adresler.
6) (2986 sayılı Kanunun 18. maddesi ile değişen bent) Vergi Mahkemesinde dava açma dilekçelerinde ve cevaplarında gösterilen adresler. (*)
7) Yetkili memurlar tarafından bir tutanakla tespit edilen adresler (İlgilinin tutanakta imzası bulunmak şartıyla);
8) Bina ve arazi vergilerinde komisyonlarca tahrir varakalarında tespit edilen adresler.
Mektupların gönderilmesinde bu adreslerden tarih itibariyle tebligat yapacak makama en son olarak bildirilmiş veya bu makamca tespit edilmiş olanı nazara alınır.
----------------------------
(*) (2686 sayılı Kanunla değişmeden önceki bent)
6 - İtiraz ve temyiz dilekçelerinde ve cevaplarında gösterilen adresler.
----------------------------
Tebliğ Evrakının Teslimi:
MADDE 102 - Tebliğ olunacak evrakı muhtevi zarf posta idaresince muhatabına verilir ve keyfiyet muhatap ile posta memuru tarafından taahhüt ilmühaberine tarih ve imza konulmak suretiyle tespit olunur.
Muhatabın zarf üzerinde yazılı adresini değiştirmesinden dolayı bulunamamış olması halinde posta memuru durumu zarf üzerine yazar ve mektup posta idaresince derhal tebliğ yaptıran daireye geri gönderilir.
Muhatabın geçici olarak başka bir yere gittiği, bilinen adresinde bulunanlar veya komşuları tarafından bildirildiği takdirde keyfiyet ve beyanda bulunan kimliği tebliğ alındısına yazılarak altı beyanı yapana imzalattırılır. İmzadan   imtina ederse, tebliği yapan bu cihetle şerh ve imza eder ve tebliğ edilemeyen evrak, çıkaran mercie iade olunur.
Bunun üzerine tebliğ çıkaran merci tarafından tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğ çıkarılır. İkinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeple tebliğ edilemeyerek iade olunursa tebliğ ilan yolu ile yapılır.
Muhatap imza edecek kadar yazı bilmez veya herhangi bir sebeple imza edemeyecek durumda bulunursa sol elinin baş parmağı bastırılmak suretiyle tebliğ olunur.
Muhatap tebelluğdan imtina ederse tebliğ edilecek evrak önüne bırakılmak suretiyle tebliğ edilir.
Yukarı ki fıkralarda yazılı işlemler komşularından bir kişi veya muhtar veya ihtiyar heyeti üyelerinden biri veyahut bir zabıta memuru huzurunda icra ve keyfiyet taahhüt ilmühaberine yazılarak tarih ve imza vaaz edilmek ve hazır bulunanlara da imzalattırılmak suretiyle tespit olunur.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
İLAN YOLUYLA TEBLİĞ USULÜ
Tebliğin İlanla Yapılacağı Haller:
MADDE 103 - Aşağıda yazılı hallerde tebliğ ilan yolu ile yapılır.
1) Muhatabın adresi hiç bilinmezse
2) Muhatabın bilinen adresi yanlış veya değişmiş olur ve bu yüzden gönderilmiş olan mektup geri gelirse,
3) Başkaca sebeplerden   dolayı posta ile tebliğ yapılmasına imkan bulunmazsa,
4) Yabancı memleketlerde bulunanlara tebliğ yapılmasına imkan bulunmazsa.
İlanın Şekli:
MADDE 104 - İlan aşağıda yazılı şekilde yapılır.
1) İlan ilgili vergi dairesinin bulunduğu yerin belediye sınırları içinde çıkan bir veya daha fazla gazetede yayınlanır. Gazete çıkmayan yerlerde mutat vasıtalarla yapılır.
2) İlan yazısı tebliğ yapan dairenin ilan koymaya mahsus mahallinde asılır ve bir sureti mükellefin bilinen son adresinin bağlı olduğu muhtarlığa gönderilir.
3) (2365 sayılı Kanunun 19'uncu maddesiyle değişen bent) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) İstanbul Belediye sınırları dışındaki yerlerde ilan yolu ile yapılan tebliğin konusu (Yeniden Değerleme Oranının % 52.1 olması ile 1.1.2000 tarihinden geçerli olmak üzere değişen miktar) 3.000.000.000 (*) lirayı aşan vergi veya vergi cezasına taalluk ettiği takdirde ilan ayrıca Ankara ve İstanbul'da çıkan birer gazete ile yayınlanır. (**)
Tebliğ olunacak   evrakın   örnekleri yabancı memlekette bulunan mükellefin bilinen adresine ayrıca posta ile gönderilir.
----------------------------
(*) Değişmeden önceki miktar)
(98/12044 sayılı Kararla değiştirilen 1.1.2000 tarihine kadar ki miktar) 2.000.000.000.- lira.
(95/7595 sayılı Kararla 1.1.1996 tarihinden geçerli olmak üzere değiştirilen ve 4369 sayılı Kanunun 19'uncu maddesiyle değişik mükerrer 414'üncü maddesine göre 29.7.1998 tarihinden itibaren geçerli hale getirilen had) 1.000.000.000 lira.
(94 / 6296 sayılı kararla değiştirilen 1.1.1996 tarihine kadar ki miktar) 500 milyon.- lira
(93 / 5144 sayılı kararla değiştirilen 1.1.1995 tarihine kadar ki miktar) 250 milyon.- lira
(92 / 3894 sayılı kararla değiştirilen 1.1.1994 tarihine kadar ki miktar) 100.000.000.- lira
(91 / 2567 sayılı kararla değiştirilen 1.1.1993 tarihine kadar ki miktar) 50.000.000.- lira
(3239 sayılı kanunla değiştirilen 1.1.1986 - 1.1.1992 için uygulanan miktar) 10.000.000.- lira
(**) (2365 sayılı Kanunla değişmeden önceki bent)
3 - İstanbul belediye sınırları dışındaki yerlerde ilan yoluyla yapılan tebliğin konusu on bin lirayı aşan bir vergiye veya vergi cezasına taalluk ettiği takdirde ilan ayrıca Ankara ve İstanbul'da çıkan birer gazete ile yayınlanır.
----------------------------
İlanın Muhteviyatı:
MADDE 105 - İlanlarda, tebliğin ilgili bulunduğu vergiler gösterilmek suretiyle adları (Tüzel kişilerde unvanları yazılı muhataplara aşağıdaki hususlar ihtar olunur:
1) İlan tarihinden başlayarak bir ay içinde ilanı yapan makama bizzat veya bilvekale müracaat etmeleri veyahut taahhütlü mektup veya telgrafla açık adreslerini bildirmeleri;
2) Kendilerine süre ile kayıtlı resmi tebliğ yapılacağı.
İlanın Neticeleri:
MADDE 106 - İlan üzerine bizzat veya bilvekale müracaat edenlere yerinde, adres bildirenlere ise posta ile tebliğ yapılır.
Posta ile tebliğ hakkında da 100'üncü madde hükmü cari olur.
İlan tarihinden başlayarak bir ay içinde ne vergi dairesine müracaat yapmış ne de adresini bildirmiş olanlara bir ayın sonunda tebliğ yapılmış sayılır.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
TEBLİĞLERE AİT TÜRLÜ HÜKÜMLER
Memur vasıtasıyla tebliğ :
MADDE 107 - (2365 sayılı kanunun 20. maddesiyle değişen fıkra) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Maliye Bakanlığı tebliğleri posta yerine memur vasıtasıyla da yaptırtmaya yetkilidir. (*)
Bu madde hükmünün uygulanmasında da bu kısımdaki tebliğ esaslarına uyulur.
----------------------------
(*) (2365 sayılı Kanunla değişmeden önceki fıkra)
Posta ile tebliğ yapılması müşkül veya faydasız görülen hal ve yerlerde veyahut özel veya acele hallerde, Maliye Bakanlığı tebliğleri posta yerine memur vasıtasıyla yaptırmaya yetkilidir.
----------------------------
Hatalı tebliğler :
MADDE 108 - (2686 sayılı kanunun 19. maddesiyle değişen şekli) Tebliğ olunan vesikalar, esasa müessir olmayan şekil hatalarından dolayı hukuki kıymetlerini kaybetmezler; yalnız vergi ihbarı ile ilgili vesikalarda mükellefin adının, verginin nevi veya miktarının, vergi mahkemesinde dava açma süresinin hiç yazılmamış olması veyahut bu vesikaların görevli bir makam tarafından tanzim edilmemiş bulunması vesikayı hükümsüz kılar. (*)
----------------------------
(*) (2686 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
MADDE 108 - Tebliğ olunan vesikalar, esasa müessir olmayan şekil hatalarından dolayı hukuki kıymetlerini kaybetmezler; yalnız vergi ihbarı ile ilgili vesikalarda mükellefin adının, verginin nevi veya miktarının, itiraz veya temyiz sürelerinin hiç yazılmamış olması veyahut bu vesikaların görevli bir makam tarafından tanzim edilmemiş bulunması vesikayı hükümsüz kılar.
----------------------------
Tebliğ yerine geçen muameleler :
MADDE 109 - Verginin tarh ve tahakkukunda tebliğ yerine muameleler hakkındaki hükümler mahfuzdur.
(4369 sayılı Kanunun 81/A-3 maddesiyle değişen ibare) (1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) Diğer ücret elde eden hizmet erbabının 1) vergileri, tarh zamanında bu mükelleflerin bağlı oldukları vergi dairesine müracaatla ibraz edecekleri vergi karnelerine yazılmak suretiyle tarh ve tebliğ olunur.
Vergi karneye yazıldığı tarihte tebliğ edilmiş sayılır.
Yukarıdaki hükme riayet etmeyenlerin vergileri (251. madde hükmüne giren mükellefler hariç) bu kanunun umumi hükümleri dairesinde yoklama fişine dayanılarak tarh ve tebliğ olunur.
----------------------------
(*) (4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki ibare)
"Ücret ve kazançları götürü usulde tespit edilen tüccar, hizmet ve serbest meslek erbabının"
----------------------------
ALTINCI KISIM
VERGİ ALACAĞININ KALKMASI
BİRİNCİ BÖLÜM
ÖDEME
Verginin ödeneceği daire :
MADDE 110 - Vergi borcu, mükellefin bu bakımdan bağlı olduğu vergi dairesine ödenir.
Mükellef vergi borcunu vergi dairesinin bulunduğu belediye sınırlarının dışındaki vergi dairelerine de yatırılabilir. Bu takdirde ödemenin hangi vergi dairesi hesabına yatırıldığının bildirilmesi şarttır.
Ödeme zamanı :
MADDE 111 - Vergi, kanunlarında gösterilen süreler içinde ödenir.
Ödeme süresinin son günü verginin vadesi tarihidir.
Bu kanunun 15, 17 ve 342. maddelerinin uygulanması dolayısıyla sürenin uzaması halinde vade uzayan sürenin bittiği gündür.
Beyannamenin posta ile gönderilmesi halinde, beyan edilen vergi tahakkuk işleminin bitmesi beklenmeksizin vadesinde ödenir.
500'den fazla mükellefi olan vergi dairelerine para yatırmak bakımından mükelleflere, vadenin bitmesini takip eden tarihten başlayarak 15 gün içinde belli etmeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
Bu suretle belli edilen günler verginin vadesi yerine geçer.
Özel ödeme zamanları :
MADDE 112 - (3239 sayılı kanunun 8. maddesiyle değişen şekli) (1.1.1986 tarihinden geçerli olmak üzere)
1 - İkmalin, resen veya idarece tarh olunan vergiler taksit zamanlarından evvel tahakkuk etmişse taksit süreleri içinde; taksit süreleri kısmen veya tamamen geçtikten sonra tahakkuk etmişse; geçmiş taksitler, tahakkuk tarihinden başlayarak bir ay içinde ödenir.
2 - Memleketi terk ve ölüm gibi mükellefiyetin kalkmasını mucip haller dolayısıyla beyan üzerinden tarh olunan vergiler, beyanname verme süreleri içinde ödenir.
Mükellefin, vadeleri mezkûr süreden sonra gelen vergileri de aynı süre içinde alınır.
Memleketi terk edenlerin, ölenlerin veya benzeri haller dolayısıyla mükellefiyetleri kalkanların İkmalin, resen veya idarece tarh olunan vergileri tahakkuk tarihinden başlayarak bir ay içinde ödenir.
Bu fıkrada yazılı tahsil süreleri Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun mucibince teminat gösterildiği takdirde, Vergi Kanunu ile belli taksit zamanına kadar ve taksit zamanını geçmiş ise üç ay uzatılır.
3 - Vergi mahkemesinde dava açma dolayısıyla (4444 sayılı Kanunun 13' üncü maddesinin C-2 bendi ile değişen ibare) (14.8.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 27. maddesinin 3 numaralı fıkrası (1) gereğince tahsili durdurulan vergilerden taksit süreleri geçmiş olanlar, vergi mahkemesi kararına göre hesaplanan vergiye ait ihbarnamenin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde ödenir. Ayrıca İkmalin, resen veya idarece yapılan tarhiyatlarda :
a) Dava konusu yapılmaksızın kesinleşen vergilere, kendi vergi kanunlarında belirtilen ve tarhiyatın ilgili bulunduğu döneme ilişkin normal vade tarihinden itibaren, son yapılan tarhiyatın tahakkuk tarihine kadar;
b) Dava konusu yapılan vergilerin ödeme yapılmamış kısmına, kendi vergi kanunlarında belirtilen ve tarhiyatın ilgili bulunduğu döneme ilişkin normal vade tarihinden itibaren, yargı organı kararının tebliğ tarihine kadar;
Geçen süreler için 6183 sayılı Kanuna göre tespit edilen gecikme zammı oranında gecikme faizi uygulanır. Gecikme faizi de aynı süre içinde ödenir. Gecikme faizinin hesaplanmasında ay kesirleri nazara alınmaz.                                Uzlaşılan vergilerde gecikme faizi; uzlaşılan vergi miktarına, (a) fıkrasında belirtilen tarihten itibaren uzlaşma tutanağının imzalandığı tarihe kadar geçen süre için uygulanır.
4 - (4369 sayılı Kanunun 2'nci maddesiyle eklenen bent) (1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) Fazla veya yersiz olarak tahsil edilen veya vergi kanunları uyarınca iadesi gereken vergilerin, ilgili mevzuatı gereğince mükellef tarafından tamamlanması gereken bilgi ve belgelerin tamamlandığı tarihi takip eden üç ay içinde iade edilmemesi halinde, bu tutarlara üç aylık sürenin sonundan itibaren düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için aynı dönemde 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faiz, 120 inci madde hükümlerine göre ret ve iadesi gereken vergi ile birlikte mükelleflere ödenir.
Dava açılması nedeniyle tahsili duran vergi ve cezalar mükellefler tarafından istenildiği takdirde davanın devamı sırasında da kısmen veya tamamen ödenebilir.(**)
----------------------------
(1) (4444 sayılı Kanunla değişmeden önceki ibare)
"2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 27'nci maddesinin 8 numaralı bendi"
----------------------------
(**) (3239 sayılı Kanunla değişmeden önceki
(*) MADDE 112 - 1 - İkmalin veya resen tarh olunan vergiler taksit zamanlarından evvel tahakkuk etmişse, taksit süreleri içinde; taksit süreleri kısmen veya tamamen veya tamamen geçtikten sonra tahakkuk etmişse, geçmiş taksitler, tahakkuk tarihinden başlayarak bir ay içinde ödenir.
2 - Memleketi terk ve ölüm gibi mükellefiyetin kalmasını mucip haller dolayısıyla beyan üzerinden tarh olunan vergiler, beyanname verme süreleri içinde ödenir.
Mükellefin, vadeleri mezkûr süreden sonra gelen vergileri de aynı süre içinde alınır.
Memleketi terk edenlerin, ölenlerin veya benzeri haller dolayısıyla mükellefiyetleri kalkanların İkmalin veya resen tarh olunan vergileri tahakkuk tarihinden başlayarak bir ay içinde ödenir.
Bu fıkrada yazılı tahsil süreleri Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun mucibince teminat gösterildiği takdirde, Vergi Kanunlarıyla belli taksit zamanına kadar ve taksit zamanı geçmiş ise üç ay uzatılır.
3 - (2791 sayılı kanunun 3. maddesiyle değişen şekli) Vergi mahkemesinde dava açma dolayısıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Kanununun 27. maddesinin 8 numaralı bendi gereğince tahsili durdurulan vergilerden taksit süreleri gelmiş olanlar, vergi mahkemesi kararına göre hesaplanan vergiye ait ihbarnamenin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde ödenir.(**)
4 - (488 sayılı kanunun 31 / 7 maddesiyle fıkra kaldırılmıştır.)
----------------------------
Şu kadar ki, açtıkları dava sonucunda haksız çıkan mükellefler, ihtilaflı kısmının kesinleşen ve ödenmemiş olan miktarı üzerinden, vergi mahkemelerinde dava açma süresinin son gününü takip eden aybaşından itibaren, 6183 sayılı Kanuna göre tespit edilen tecil faizi oranında bir faizi de aynı süre içinde ödemek mecburiyetindedirler.                    Dava açılması nedeniyle tahsili duran vergiler mükellefler tarafından istenildiği takdirde davanın devamı sırasında da kısmen veya tamamen ödenebilir.
----------------------------
(**) (2791 sayılı Kanunla değişmeden önceki fıkra)
3 - (2686 sayılı kanunun 20. maddesiyle değişen şekli) Vergi mahkemesinde dava açma dolayısıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 27. maddesinin 8 numaralı bendi gereğince tahsili durdurulan vergilerden taksit süreleri gelmiş olanlar, Vergi mahkemesi kararına göre hesaplanan vergiye ait ihbarnamenin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde ödenir.
(**) (2886 sayılı Kanunla değişmeden önceki fıkra)
3 - İtiraz dolayısıyla 389. madde mucibince tahsili durdurulan vergilerden taksit süreleri geçmiş olanlar, itiraz komisyonu kararına göre hesaplanan vergiye ait ihbarnamenin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde ödenir.
----------------------------
İKİNCİ BÖLÜM
ZAMANAŞIMI VE TERKİN
Zamanaşımının mahiyeti :
MADDE 113 - Zamanaşımı, süre geçmesi suretiyle vergi alacağının kalkmasıdır.
Zamanaşımı, mükellefin bu hususta bir müracaatı olup olmadığına bakılmaksızın hüküm ifade eder.
Zamanaşımı süreleri :
MADDE 114 - Vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergiler zamanaşımına uğrar.
Şu kadar ki, vergi dairesince matrah takdiri için takdir komisyonuna başvurulması zamanaşımını durdurur. Duran zamanaşımı mezkûr komisyon kararının vergi dairesine tevdiini takip eden günden itibaren işlemeye devam eder.
(3239 sayılı kanunun 9. maddesiyle eklenen ve 1.1.1986 tarihinden geçerli fıkra) Yatırım indirimi uygulamasında yatırımcının yatırım veya işletme döneminde öngörülen özel şartları ihlal etmesi halinde, zamanaşımı bu şartların ihlal edildiği yılı takip eden yıl başından itibaren başlar.
(3239 sayılı kanunun 9. maddesiyle değişen fıkra) (1.1.1986 tarihinden geçerli olmak üzere) Damga vergisine tabi olup vergi ve cezası zamanaşımına uğrayan evrakın hükmünden tarh zamanaşımı süresi dolduktan sonra faydalanıldığı takdirde mezkûr evraka ait vergi alacağı yeniden doğar. (*)
----------------------------
(*) (3239 sayılı Kanunla değişmeden önceki 1.1.1986 tarihine kadar uygulanan şekli)
Damga Resmine tabu olup resim ve cezası zamanaşımına uğrayan evrakın hükmünden tarh zamanaşımı süresi dolduktan sonra faydalanıldığı takdirde mezkûr evraka ait vergi alacağı yeniden doğar.
----------------------------
Verginin terkini :
MADDE 115 - Yangın, yer sarsıntısı, yer kayması, su basması, kuraklık, don, muzir hayvan ve haşarat istilası ve bunlara benzer afetler yüzünden :
1 - Varlıklarının en az üçte birini kaybeden mükelleflerin bu afetlerin zarar verdiği gelir kaynakları ile ilgili bulunan vergi borçları ve vergi cezaları;
2 - Mahsullerinin en az üçte birinin kaybeden mükelleflerin, afete maruz arazi için zararın tahakkuk ettiği hasat ve devşirme zamanına tesadüf eden yıla ait olarak tahakkuk ettiği hasat ve devşirme zamanına tesadüf eden yıla ait olarak tahakkuk ettirilen Arazi Vergisi borçları ve vergi cezaları;
Maliye Bakanlığınca zararla mütenasip olmak üzere, kısmen veya tamamen terkin olunur.
Zarar derecesini ve ilgili bulunduğu gelir kaynağını mahalli idare heyetleri yaptıracağı tahkikat üzerine tespit eder.
Tahakkuktan Vazgeçme :
MÜKÜRRER MADDE 115 - (3239 sayılı Kanunun 10. maddesiyle eklenen madde) 1.1.1986 tarihinden geçerli olmak üzere) İkmalin, resen veya idarece tarh edilen vergi ve bunlara ilişkin cezaların toplam miktarı (Yeniden Değerleme Oranının % 52.1 olması ile 1.1.200 tarihinden geçerli olmak üzere değişen miktar) 1.500.000 (*) lirayı (1.500.000 (*) lira dahil) aşmaması ve tahakkukları için yapılacak giderlerin bu miktardan fazla olacağının tespiti halinde, Maliye ve Gümrük Bakanlığınca belirlenecek usul ve esaslar dahilinde tahakkuklarından vazgeçilebilir.
----------------------------
(*) (4444 sayılı Kanunla değişmeden önceki miktar)
(4444 sayılı Kanunla değiştirilen ve 14.8.1999 - 31.12.1999 tarihleri arası uygulanan miktar) 1.000.000 lira.
(98/12044 sayılı Kararla değişen miktar) (1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) 5000.000 lirayı (500.000 lira dahil)
----------------------------
(*) Değişmeden önceki miktar)
(97/10345 sayılı Kararla 1.1.1998 tarihinden geçerli olmak üzere değiştirilen ve 4369 sayılı Kanunun 19'uncu maddesiyle değişik mükerrer 414'üncü maddesiyle 29.7.1998 tarihinden itibaren geçerli hale getirilen miktar) 250.000 lira.
(Yeniden Değerleme Oranının 72,8 olması ile değiştirilen 1.1.1998 tarihine kadarki miktar 170.000 Lira
(95 / 7595 sayılı kararla değiştirilen 1.1.1997 tarihine kadarki miktar) 100.000 lira.
(94 / 6296 sayılı kararla değiştirilen 1.1.1996 tarihine kadarki miktar) 50.000 lira.
(89 / 14921 sayılı kararla değiştirilen 1.1.1995 tarihine kadarki miktar) 25.000 lira.
(Değişmeden önceki 1.1.1990 tarihine kadarki miktar) 2.500 lira.
----------------------------
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
VERGİ HATALARINI DÜZELTME
Vergi Hatası:
MADDE 116 - Vergi hatası, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınmasıdır.
Hesap Hataları:
MADDE 117 - Hesap hataları şunlardır :
1 - Matrah hataları: Vergilendirme ile ilgili beyanname, tahakkuk fişi, ihbarname, tekalif cetveli ve kararlarda matraha ait rakamların veya indirimlerin eksik veya fazla gösterilmiş veya hesaplanmış olmasıdır.
2 - Vergi miktarında hatalar: Vergi nispet ve tarifelerinin yanlış uygulanması, mahsupların yapılmamış veya yanlış yapılmış olması, birinci bentte yazılı vesikalarda verginin eksik veya fazla hesaplanmış veya gösterilmiş olmasıdır.
3 - Verginin mükerrer olması: Aynı vergi kanununun uygulanmasında belli bir vergilendirme dönemi için aynı matrah üzerinden bir defadan fazla vergi istenmesi veya alınmasıdır.
Vergilendirme Hataları:
MADDE 118 - Vergilendirme hataları şunlardır :
1 - Mükellefin şahsında hata : Bir verginin asıl borçlusu yerine başka bir kişiden istenmesi veya alınmasıdır;
2 - Mükellefiyette hata : Açık olarak vergiye tabi olmayan veya vergiden muaf bulunan kimselerden vergi istenmesi veya alınmasıdır;
3 - Mevzuda hata : Açık olarak vergi mevzuuna girmeyen veya vergiden müstesna bulunan gelir, servet, madde, kıymet, evrak ve işlemler üzerinden vergi istenmesi veya alınmasıdır;
4 - Vergilendirme veya muafiyet döneminde hata : Aranan verginin ilgili bulunduğu vergilendirme döneminin yanlış gösterilmiş veya süre itibariyle eksik veya fazla hesaplanmış olmasıdır.
Hataların Meydana Çıkarılması :
MADDE 119 - Vergi hataları şu yollarla meydana çıkarılabilir :
1 - İlgili memurun hatayı bulması veya görmesi ile ;
2 - Üst memurların yaptıkları incelemeler neticesinde hatanın görülmesi ile ;
3 - Hatanın teftiş sırasında meydana çıkarılması ile;
4 - Hatanın vergi incelemesi sırasında meydana çıkarılması ile;
5 - Mükellefin müracaatı ile.
Düzeltme Yetkisi ve Reddiyat :
MADDE 120 - Vergi hatalarının düzeltilmesine, ilgili vergi dairesi müdürü karar verir.
Bu hatalar düzeltme fişine dayanılarak düzeltilir. Hatanın mükellef aleyhine yapılmış olması halinde, fazla vergi dayanılarak terkin ve tahsil olunmuş ise mükellefe ret olunur. Düzeltme fişinin bir nüshası, reddedilecek miktarla müracaat edeceği muhasebe ve müracaat süresi zikredilmek suretiyle mükellefe tebliğ edilir. Mükellef tebliğ tarihinden başlayarak bir yıl içinde parasını geri almak üzere müracaat etmediği takdirde hakkı sakıt olur.
Resen Düzeltme :
MADDE 121 - (2686 sayılı Kanunun 21. maddesiyle değişen şekli) İdarece tereddüt edilmeyen açık ve mutlak vergi hataları resen düzeltilir. Kendi aleyhlerine düzeltme yapılan kimselerin düzeltmeye karşı vergi mahkemesinde dava açma hakları mahfuzdur. (*)
----------------------------
(*) (2686 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
(*) MADDE 121 - (Vergi mahkemelerinin göreve başladıkları tarihten önce yürürlükten bulunan şekli) İdarece tereddüt edilmeyen açık ve mutlak vergi hataları resen düzeltilir. Kendi aleyhlerine düzeltme yapılan kimselerin düzeltmeye itiraz etek hakları mahfuzdur.
----------------------------
Düzeltme Talebi :
MADDE 122 - (2686 sayılı Kanunun 22. maddesiyle değişen şekli) Mükellefler, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden yazı ile isteyebilirler.
Bunların posta ile taahhütlü olarak gönderilmesi caizdir. (*)
----------------------------
(*) MADDE 122 - (Vergi mahkemelerinin göreve başladıkları tarihten önce yürürlükten bulunan şekli) Vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini mükellefler yazı ile isteyebilirler.
Düzeltme talepleri 381. maddede yazılı itiraz dilekçeleri şeklinde tanzim olunur ve vergi dairesine verilir.
Bunların posta ile taahhütlü olarak gönderilmesi caizdir.
----------------------------
Düzeltme Talebinin İncelenmesi :
MADDE 123 - (2686 sayılı Kanunun 23. maddesiyle değişen şekli) Vergi dairesinin ilgili servisi düzeltme talebini kendi mütalaasını da ilave ederek, düzeltme merciine gönderir.
Düzeltme mercii talebi yerinde gördüğü takdirde, düzeltmenin yapılmasını emreder; yerinde görmediği takdirde, keyfiyet düzeltmeyi isteyene yazı ile tebliğ olunur. (*)
----------------------------
(*) MADDE 123 - (Vergi mahkemelerinin göreve başladıkları tarihten önce yürürlükte bulunan şekli) Vergi dairesinin ilgili servisi düzeltme talebini, kendi mütalaasını da ilave ederek, düzeltme merciine gönderir. Düzeltme mercii talebi yerinde gördüğü takdirde, düzeltmenin yapılmasını emreder; yerinde görmediği takdirde, keyfiyet düzeltmeyi isteyene yazı ile tebliğ olunur.
Düzeltme taleplerinin müracaattan başlayarak bir ay içinde incelenip karara bağlanması ve neticenin talepte bulunana bu süre içinde tebliğ olunması lazımdır.
İtiraz süresi içinde düzeltme talebinde bulunanların bu talepleri ret olunduğu takdirde düzeltme talebi itiraz dilekçesi yerine geçer.
Bu takdirde itiraz hükümleri uygulanır.
----------------------------
Şikayet yolu ile müracaat :
MADDE 124 - (2686 sayılı kanunun 24. maddesiyle değişen şekli) Vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri ret olunanlar şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına müracaat edebilirler.
Bu madde gereğince il özel idare vergileri hakkında valiliğe ve belediye vergileri hakkında belediye başkanlığına müracaat edilir. (*)
----------------------------
(*) MADDE 124 - (Vergi mahkemelerinin göreve başladıkları tarihten önce yürürlükte bulunan şekli) İtiraz süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme istekleri ret olunanlar şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına müracaat edebilirler.
Bu madde gereğince il özel idare vergileri hakkında valiliğe ve belediye vergileri hakkında belediye başkanlığına müracaat olunur.
----------------------------
Düzeltmenin şümulü :
MADDE 125 - (2686 sayılı kanunun 25. maddesiyle değişen şekli) Vergi mahkemesi, bölge idare mahkemesi ve Danıştay'dan geçmiş olan muamelelerde vergi hataları bulunduğu takdirde, bu hatalar, yargı kararları kesinleşmiş olsa bile, evvelki maddelerde yazılı usul dairesinde düzeltilebilir. Şu kadar ki; düzeltmenin yapılabilmesi için hatalar hakkında anılan yargı mercileri tarafından bir karar verilmemiş olması şarttır. (*)
----------------------------
(*) MADDE 125 - (Vergi mahkemelerinin göreve başladıkları tarihten önce yürürlükte bulunan şekli) İtiraz veya temyiz komisyonlarından geçmiş olan muamelelerde vergi hataları bulunduğu takdirde, bu hatalar, komisyon kararları kesinleşmiş olsa bile evvelki maddelerde yazılı usul dairesinde düzeltilebilir. Şu kadar ki; düzeltmenin yapılabilmesi için hatalar hakkında sözü geçen komisyonlar tarafından bir karar verilmemiş olması şarttır.
----------------------------
Düzeltme de zamanaşımı :
MADDE 126 - 114 üncü maddede yazılı zamanaşımı süresi, dolduktan sonra meydana çıkarılan vergi hataları düzeltilemez. Şu kadar ki; düzeltme zamanaşımı süresi;
a) Zamanaşımı süresinin son yılı içinde tarh ve tebliğ edilen vergilerde hatanın yapıldığı ;
b) (2686 sayılı kanunun 26. maddesiyle değişen bent) İlan yolu ile tebliğ edilip vergi mahkemesinde dava konusu yapılmaksızın tahakkuk eden vergilerde mükellefe ödeme emrinin tebliğ edildiği; (*)
c) (3239 sayılı kanunun 11. maddesiyle eklenen bent) İhbarname ve ödeme emri ilan yoluyla tebliğ edilen vergilerde 6183 sayılı Kanuna göre haczin yapıldığı ;
Tarihten başlayarak bir yıldan aşağı olamaz.
----------------------------
MADDE 126 -
(*) b) (Vergi mahkemelerinin göreve başladıkları tarihten önce yürürlükte bulunan şekli) İlan yolu ile tebliğ edilip itirazsız tahakkuk eden vergilerde mükellefe ödeme emrinin tebliğ edildiği;
----------------------------
YEDİNCİ KISIM
YOKLAMA VE İNCELEME
BİRİNCİ BÖLÜM
YOKLAMA
Maksat ve yetki :
MADDE 127 - (3239 sayılı kanunun 12. maddesiyle değişen şekli) Yoklamadan maksat, mükellefleri ve mükellefiyetle ilgili maddi olayları, kayıtları ve mevzuları araştırmak ve tespit etmektir. Yoklamaya yetkili memurlar, ayrıca vergi kanunlarının uygulanması ile ilgili olarak;
a) Maliye ve Gümrük Bakanlığınca belirlenmiş usuller dahilinde özel yetki verilmiş olmak kaydıyla günlük tespit etmek,
b) 3100 Sayılı kanunun kapsamına girip ödeme kaydedici cihaz kullanmak mecburiyetinde olanların bu mecburiyete uyup uymadıklarını, bu cihazları belli edilmiş esaslara göre kullanıp kullanmadıklarını ve günlük hasılatı tespit etmek,
c) Günü gününe kayıt yapılması zorunlu defterlerin iş yerlerinde bulundurulup bulundurulmadığını, tasdikli olup olmadığını usulüne göre kayıt yapılıp yapılmadığını, vergi kanunları uyarınca düzenlenmesi icap eden belgelerin usulüne göre düzenlenip düzenlenmediği ile kullanılıp kullanılmadığını, faturasız mal bulunup bulunmadığını levha asma veya kullanma mecburiyetine uyulup uyulmadığını tespit etmek, kanuni defter ve belgeler dışında kalan ve vergi kaybının bulunduğuna emare teşkil eden defter, belge ve delillerin tespit edilmesi halinde bunları almak,
d) Nakil vasıtalarını, Maliye ve Gümrük Bakanlığının belirleyeceği özel işaretle durdurmak ve taşıtta bulundurulması icap eden taşıt pulu, yolcu listesi, fatura veya sevk irsaliyesi, yolcu bileti ile taşıma irsaliyelerinin muhtevası ile taşınan yolcu ve malların miktar ve mahiyetlerini ölçmek, tartmak, saymak suretiyle tespit etmek,
e) Taşıma irsaliyesi, sevk irsaliyesi ve faturanın taşıtta bulunmaması halinde bu belgelerin ibrazına kadar nakil vasıtalarını trafikten alıkoymak, taşınan malın sahibi belli değilse tespitine kadar malı bekletmek ve muhafaza altına almak, (Beklemeye ve muhafazaya alınan malların
a) Zamanaşımı süresinin son yılı içinde tarh ve tebliğ edilen vergilerde hatanın yapıldığı ;
b) (2686 sayılı kanunun 26. maddesiyle değişen bent) İlan yolu ile tebliğ edilip vergi mahkemesinde dava konusu yapılmaksızın tahakkuk eden vergilerde mükellefe ödeme emrinin tebliğ edildiği; (*)
c) (3239 sayılı kanunun 11. maddesiyle eklenen bent) İhbarname ve ödeme emri ilan yoluyla tebliğ edilen vergilerde 6183 sayılı Kanuna göre haczin yapıldığı ;
Tarihten başlayarak bir yıldan aşağı olamaz.
----------------------------
MADDE 127 -
(*) b) (Vergi mahkemelerinin göreve başladıkları tarihten önce yürürlükte bulunan şekli) İlan yolu ile tebliğ edilip itirazsız tahakkuk eden vergilerde mükellefe ödeme emrinin tebliğ edildiği;
----------------------------
YEDİNCİ KISIM
YOKLAMA VE İNCELEME
BİRİNCİ BÖLÜM
YOKLAMA
Maksat ve yetki :
MADDE 127 - (3239 sayılı kanunun 12. maddesiyle değişen şekli) Yoklamadan maksat, mükellefleri ve mükellefiyetle ilgili maddi olayları, kayıtları ve mevzuları araştırmak ve tespit etmektir. Yoklamaya yetkili memurlar, ayrıca vergi kanunlarının uygulanması ile ilgili olarak;
a) Maliye ve Gümrük Bakanlığınca belirlenmiş usuller dahilinde özel yetki verilmiş olmak kaydıyla günlük tespit etmek,
b) 3100 Sayılı kanunun kapsamına girip ödeme kaydedici cihaz kullanmak mecburiyetinde olanların bu mecburiyete uyup uymadıklarını, bu cihazları belli edilmiş esaslara göre kullanıp kullanmadıklarını ve günlük hasılatı tespit etmek,
c) Günü gününe kayıt yapılması zorunlu defterlerin iş yerlerinde bulundurulup bulundurulmadığını, tasdikli olup olmadığını usulüne göre kayıt yapılıp yapılmadığını, vergi kanunları uyarınca düzenlenmesi icap eden belgelerin usulüne göre düzenlenip düzenlenmediği ile kullanılıp kullanılmadığını, faturasız mal bulunup bulunmadığını levha asma veya kullanma mecburiyetine uyulup uyulmadığını tespit etmek, kanuni defter ve belgeler dışında kalan ve vergi kaybının bulunduğuna emare teşkil eden defter, belge ve delillerin tespit edilmesi halinde bunları almak,
d) Nakil vasıtalarını, Maliye ve Gümrük Bakanlığının belirleyeceği özel işaretle durdurmak ve taşıtta bulundurulması icap eden taşıt pulu, yolcu listesi, fatura veya sevk irsaliyesi, yolcu bileti ile taşıma irsaliyelerinin muhtevası ile taşınan yolcu ve malların miktar ve mahiyetlerini ölçmek, tartmak, saymak suretiyle tespit etmek,
e) Taşıma irsaliyesi, sevk irsaliyesi ve faturanın taşıtta bulunmaması halinde bu belgelerin ibrazına kadar nakil vasıtalarını trafikten alıkoymak, taşınan malın sahibi belli değilse tespitine kadar malı bekletmek ve muhafaza altına almak, (Beklemeye ve muhafazaya alınan malların bozulmaya ve çürümeye maruz mallar olması halinde derhal, diğer mallar ise üç ay sonra Maliye ve Gümrük Bakanlığının belli edeceği esaslar dahilinde tasfiye olunur.)
Yetkisine haizdirler.
Yukarıda sayılan yetkilerin hangilerinin ne şekilde ve hangi hallerde kullanılacağını belirlemeye, yoklamaya yetkili olanların bu husustaki görev ve yetkilerini sınırlamaya Maliye ve Gümrük Bakanlığı yetkilidir.
Yoklama ve denetimde görevli memurların görevlerini ifa sırasında güvenliklerinin sağlanmasına ilişkin esaslar Bakanlar Kurulunca belirlenir. (*)
----------------------------
(*) (3239 sayılı kanunla değişmeden önce 11.12.1985 tarihine kadar uygulanan şekli)
MADDE 127 - (2365 sayılı kanunun 21. maddesiyle değişen şekli) Yoklamadan maksat; mükelleflerin ve mükellefiyetle ilgili maddi olayları, kayıtları ve mevzuları araştırmak ve tespit etmektir. Yoklamaya yetkili memurlar, vergi kanunlarının uygulanmasıyla ilgili olarak nakil vasıtalarında yolcu listeleri ve nakliye irsaliyelerinin muhtevası ile taşınan yolcu ve malların miktar ve mahiyetini tespit etmeye de yetkilidir.
Maksat
MADDE 127 - (Değişmeden önceki şekli) Yoklamadan maksat; mükellefleri ve mükellefiyetle ilgili maddi olayları, kayıtları ve mevzuları araştırmak ve tespit etmektir.
----------------------------
Yoklamaya yetkililer:
MADDE 128 - Yoklama:
1) Vergi dairesi müdürleri;
2) Yoklama memurları
3) Yetkili makamlar tarafından yoklama işi ile görevlendirilenler;
4) Vergi incelemesine yetkili olanlar;
Hüviyet ibrazı mecburiyeti:
MADDE 129 - Yoklama yapanların elinde yoklama yetkilerini gösteren fotoğraflı resmi bir vesika bulunur.
Yoklama yapanlar bu vesikayı, kendilerinden sorulmasa bile nezrinde yoklama yapılan kimseye gösterirler.
Toplu yoklamalarda kolbaşının vesikayı ibraz etmesi kafidir.
Yoklama zamanı:
MADDE 130 - Yoklama her zaman yapılabilir.
Yoklama fişi:
MADDE 131 - Yoklama neticeleri tutanak mahiyetinde olan "Yoklama fişine" geçirilir.
Bu fişler yoklama yerinde iki nüsha tanzim olunarak tarihlenir, bulunursa nezrinde yoklama yapılan veya yetkili adamına imza ettirilir; bunlar bulunmaz veya imzadan çekinirlerse keyfiyet fişe yazılır ve yoklama fişi polis, jandarma, muhtar ve ihtiyar meclisi üyelerinden birine imzalattırılır.
Yoklama neticelerinin bildirilmesi:
MADDE 132 - Yoklama fişlerinin birinci nüshası yoklaması yapılan şahıs veya yetkili adamına bırakılır. Bunlar bulunmazsa bilinen adresine 7 gün içinde posta ile gönderilir.
Vergi karnesi alanlar hakkında yapılan yoklamalar ayrıca bu karneye işaret olunur.
Yoklama fişlerinin ikinci nüshaları vergi dairesine tevdi olunur.
Toplu yoklama:
MADDE 133 - Vergi uygulamalarının gerektirdiği hallerde münferit fiş yerine yoklama cetvellerinin kullanılması ve neticelerin toplu olarak bu cetvellerde gösterilmesi caizdir.
Yoklama cetvellerinin kullanılacağı halleri Maliye Bakanlığı belli eder.
Yoklama cetveli kullanılan hallerde ihtilaflı olaylar yoklama fişi mahiyetinde ayrı bir tutanakla tespit olunur.                                              İKİNCİ BÖLÜM
VERGİ İNCELEMELERİ
Maksat:
MADDE 134 - (2365 sayılı Kanunun 22. maddesiyle değişen şekli) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Vergi incelemesinden maksat ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamaktır. (*)
İncelemeye yetkili olanlar tarafından lüzum görüldüğü takdirde inceleme, işletmeye dahil iktisadi kıymetlerin fiili envanterinin yapılmasına ve beyannamelerde gösterilmesi gereken unsurların tetkikine de teşmil edilebilir. Fiili envanterin yapılmasının gerektirdiği ve incelemeyi yapan tarafından tasdik edilen giderler Hazinece mükellefe ödenir.
----------------------------
(*)   (2365 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
MADDE 134 - Vergi incelemesinden maksat; defter, hesap ve kayıtlara dayanılarak ödenmesi lazım gelen vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamaktır.
----------------------------
İncelemeye yetkililer:
MADDE 135 - (4008 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle değişen fıkra) (6.7.1994 tarihinden geçerli olmak üzere) Vergi incelemesi; hesap uzmanları, hesap uzman yardımcıları, ilin en büyük mal memuru, vergi denetmenleri, vergi denetmen yardımcıları veya vergi dairesi müdürleri tarafından yapılır. (*)
(3418 sayılı Kanunun 31'inci maddesiyle değişen fıkra) (31.3.1988 tarihinden geçerli olmak üzere) Maliye Müfettişleri, Maliye Müfettiş Muavinleri, Gelirler Kontrolörleri ve 4369 sayılı Kanunun 81/A-2 maddesiyle değişen ibare) (29.7.1998 tarihinden geçerli olmak üzere) Stajyer Gelirler Kontrolörleri, Gelirler Genel Müdürlüğünün merkez ve taşra teşkilatında müdür kadrolarında görev yapanlar (1) her hal ve takdirde vergi inceleme yetkisini haizdir. (**)
----------------------------
(*) (4008 sayılı Kanunla değişmeden önceki fıkra)
Vergi incelemesi; hesap uzmanları, hesap uzman muavinleri, ilin en büyük mal memuru, kontrol mal memuru, kontrol memurları veya vergi dairesi müdürleri tarafından yapılır.
----------------------------
(1) (4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki ibare)
"Stajyer Gelirler Kontrolörleri"
----------------------------
(**) (3418 sayılı Kanunla değişmeden önceki fıkra)
Maliye Müfettişleri, Maliye Müfettiş Muavinleri, Gelirler Kontrolörleri ve Stajyer Gelirler Kontrolörleri her hal ve takdirde vergi inceleme yetkisini haizdir.
----------------------------
Hüviyet ibrazı:
MADDE 136 - Vergi incelemesi yapanlar yanlarında memuriyet sıfatlarını ve inceleme yetkisini gösteren fotoğraflı resmi bir vesika bulundururlar ve gittikleri yerde işe başlamadan evvel bu vesikayı ilgililere gösterirler.
İncelemeye tabi olanlar:
MADDE 137 - Bu Kanuna veya diğer kanunlara göre defter ve hesap tutmak evrak ve vesikaları muhafaza ve ibraz etmek mecburiyetinde olan gerçek ve tüzel kişiler vergi incelemelerine tabidirler.
İnceleme zamanı:
MADDE 138 - Vergi incelemesinin ne zaman yapılacağının evvelden haber verilmesi mecburi değildir.
İnceleme, neticesi alınmamış hesap dönemi de dahil olmak üzere, tarh zamanaşımı süresi sonuna kadar her zaman yapılabilir.
Evvelce inceleme yapılmış veya matrahın resen takdir edilmiş olması yeniden inceleme yapılmasına ve gerekirse tarhiyatın ikmaline mani değildir.
İncelemenin yapılacağı yer :
MADDE 139 - Vergi incelemeleri, esas itibariyle incelemeye tabi olanın iş yerinde yapılır.
İş yerinin müsait olmaması, ölüm, işin terk edilmesi gibi zaruri sebeplerle incelemenin yerinde yapılması imkânsız olur veya mükellef ve vergi sorumluları isterlerse inceleme dairede yapılabilir.
Bu takdirde incelemeye tabi olanın lüzumlu defter ve vesikalarını daireye getirmesi kendisinden yazılı olarak istenilir.
İncelemenin dairede yapılması halinde, istenilen defter veya vesikaları belli edilen zamanda mazeretsiz olarak getirmeyenler, bunları ibraz etmemiş sayılırlar. Haklı bir mazeret gösterenlere, defter ve vesikalarını daireye getirmesi için münasip bir mühlet verilir.
İncelemede uyulacak esaslar :
MADDE 140 - Vergi incelemesi yapanlar, yaptıkları inceleme sırasında aşağıdaki esaslara uymaya mecburdurlar :
1 - İncelemeye tabi olana, bunun mevzuunu işe başlamadan evvel açık olarak izah ederler.
2 - Nezrinde inceleme yapılanın muvafakati olmadıkça resmi çalışma saatleri dışında inceleme yapamazlar veya buna devam edemezler. (Tutanak düzenlenmesi ve inceleme ile ilgili emniyet tedbirlerinin alınması bu hükmün dışındadır. Ancak bu gibi tedbirler, incelemelerin yapıldığı yerdeki faaliyeti uğratmayacak şekilde yapılır.)
3 - İnceleme bitince, bunun yapıldığını gösteren bir vesika nezrinde inceleme yapılana verilir.
İnceleme tutanakları :
MADDE 141 - İnceleme esnasında lüzum görülen hallerde, vergilendirme ile ilgili olaylar ve hesap durumları ayrıca tutanaklar ile tespit ve tevsik olunabilir. İlgililerin itiraz ve mülahazaları varsa bunlar da tutanağa geçilir. Bu suretle düzenlenen tutanakların birer nüshasının mükellefe veya nezrinde inceleme yapılan kimseye bırakılması mecburidir.
İlgililer tutanakları imzalamaktan çekindikleri takdirde tutanakta bahis konusu edilen olaylar ve hesap durumlarını ihtiva eden defter veya vesikalar, nezrinde inceleme yapılandan rızasına bakılmaksızın alınır ve inceleme neticesinde tarh edilen vergiler ve kesilen cezalar kesinleşinceye kadar geri verilmez. İlgililer her zaman bu tutakları imzalayarak defter ve vesikaları geri alabilirler Ancak bu defterlerin suç delili olmaması şarttır.
143. madde hükmü, yukarıdaki şekilde alınan defter ve vesikalar hakkında da uygulanır.
144. maddenin dördüncü ve son fıkraları hükümleri yukarı ki şekilde defter ve vesikalar alınan mükellefler hakkında da caridir.
Yeminli mali müşavirlik:
EK MADDE - (Anayasa Mahkemesinin 19.3.1987 tarih ve E. No : 1986/5 K. No : 1987/7 sayılı kararı ile iptal edilmiştir.) (*)
----------------------------
Yeminli mali müşavirlik :
(*) EK MADDE - (3239 sayılı kanunun 13. maddesiyle eklenen madde) Yeminli Mali Müşavirlik mesleğinin konusu; gerçek ve tüzelkişilerin, muhasebe sistemlerini kurmak, geliştirmek, işletmecilik, finans, mali mevzuat ve bunların uygulamaları ile ilgili işlerini düzenlemek, bu konularda müşavirlik yapmak, mükelleflerin mali tablolarını ve beyannamelerini ilgili mali mevzuat hükümleri, muhasebe prensipleri ve denetim standartları açısından tasdik etmektedir.
Yeminli Mali Müşavirlerce gerçek ve tüzel kişilerin mali tabloları ve vergi beyannamelerinin mevzuat hükümlerine uygunluğunun tasdik edilmiş olası halinde, bu belgeler kamu idaresinin yetkili elemanlarınca tasdik işleminin kapsamı ölçüsünde incelenmiş belgeler olarak kabul edilir.
Ancak, bu Kanunla ve diğer kanunlarla kamu idaresine tanınan, teftiş ve inceleme yetkilerinin kullanılması ve gerektiğinde tekrarına ait hususlar saklıdır.
Yeminli Mali Müşavirler yaptıkları tasdikle ilgili işlemlerden sorumludurlar.
Yeminli Mali Müşavirlik unvanının kazanılması, bunların yapacağı işler, sorumluluk sınırları, yönetim çalışma ve disipline ilişkin esaslar ve diğer hususlar Bakanlar Kurulunca çıkarılacak Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenir.
Yeminli Mali Müşavirler Odalarının kuruluşuna ilişkin esaslar kanunla düzenlenir.
Yeminli Mali Müşavirler Kurulu biri başkan, biri başkan vekili olmak üzere 20 kişiden oluşur.
Yeminli Mali Müşavirler Kurulunun kuruluş, görev, çalışma ve denetim esasları seçilme usulü ile diğer konular Bakanlar Kurulunca belirlenir.
Kurul üyeleri ve personeli özlük hakları bakımından Sermaye Piyasası Kurulu üyelerinin ve personelinin tabi olduğu özlük hakları rejimine tabidir.
----------------------------
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
ARAMA
Arama yapılabilecek haller :
MADDE 142 - İhbar veya yapılan incelemeler dolayısıyla bir mükellefin vergi kaçırdığına delalet eden emareler bulunursa, bu mükellef veya kaçakçılıkla ilgili görülen diğer şahıslar nezrinde ve bunların üzerinde arama yapılabilir.
Aramanın yapılabilmesi için :
1 - Vergi incelemesi yapmaya yetkili olanların buna lüzum göstermesi ve gerekçeli bir yazı ile arama kararı vermeye yetkili sulh yargıcından bunu istemesi;
2 - Sulh yargıcının istenilen yerlerde arama yapılmasına karar vermesi;
Şarttır.
İrtibatları sebebiyle muhtelif şahıslar nezrinde ve mahallerde yapılmasına lüzum gösterilen aramalardan birine karar vermeye yetkili olan sulh yargıcı bunlardan diğer sulh yargıçlarının salahiyetine dahil bulunanlar hakkında da karar vermeye yetkilidir.
İhbar üzerine yapılan aramada ihbar sabit olmazsa nezrinde arama yapılan kimse muhbirin adının bildirilmesini isteyebilir, bu takdirde, vergi dairesi muhbirin ismini bildirmeye mecburdur.
Aramada bulunan defter ve vesikalar :
MADDE 143 - Aramada bulunan ve incelenmesine lüzum görülen defter ve vesikalar müfredatlı olarak bur tutanakla tespit olunur.
Vesikaların dosya ve dosya içinde sayı itibariyle tespit olunması müfredatlı tespit demektir.
Arama yapıldığı sırada zaman müsaadesizliği ve sair sebeplerle bu tutanağın tanzimi mümkün olmazsa, bulunan ve incelenmesine lüzum görülen defter ve vesikalar, mükellef nezrinde emin bir yere konur veya kaplar içinde daireye nakledilir. Bu defter ve vesikaların konulduğu yerlerin veya kapların aramayı yapan tarafından mühürlenmesi ve mümkün olan ahvalde mükellefin mührünün de vazı şarttır. Bilahare, mükellefin huzuruyla kaplar ve yerler açılarak müfredatlı tutanaklar tanzim olunur. Mühürleme ve mührün fekki halleri de birer tutanakla tespit edilir ve müfredatlı tutanağın bir nüshası da defter ve vesikaların sahibine veya adamına verilir.
Bu işler :
a) Mükellefin, aramada hazır bulunmakta veya mühür vazından imtinaı hallerinde aramada hazır bulunanlar marifetiyle;
b) Mükellefin, mührün fekki veya tutanağın tanzimi sırasında hazır bulunmaktan imtinaı hallerde de aramayı yapan tarafından iki memurla birlikte;
tamamlanır.
Aramada bulunup mükellef nezrinde emin bir yere konulmuş veya kaplar içinde daireye nakledilmiş olan ve incelenmesine lüzum görülen defter ve vesikalar, arama kararında açıkça yazılmamış olsa bile, inceleme yapanın çalıştığı yere sevk veya celp edilebilir.
Yukarıdaki hükümlere göre alınan defter ve vesikaların iyi saklanması şarttır.
Bunların iyi saklanmamasından doğacak zararı idare tazmine mecburdur.
İncelemede usul :
MADDE 144 - Arama yapılan hallerde inceleme çabukça ve her işten önce yapılır.
İnceleme sırasında vergi ile ilgili olmayan şahsi ve özel mektup ve diğer makbuz karşılığında sahiplerine geri verilir.
Mükellef, ilgili memurun huzuruyla, bu defterler ve vesikalar üzerinde incelemeler yapmaya ve bunlardan suret ve kayıtlar çıkarmaya yetkilidir.
Defter ve vesikaların muhafaza altına alınmış olması, süresi gelen vergi beyannamelerinin verilmesi ödevini kaldırmaz. Mükellef beyannamesini tanzim için gerekli bilgileri defter ve vesikalardan yukarıdaki fıkra hükmü dairesinde çıkarabilir. Mükellefin bu husustaki yazılı isteği yetkililerce derhal yerine getirilir.
Şu kadar ki , defter ve vesikaların muhafaza altına alındığı tarihten vergi beyannamesinin verileceği tarihe kadar olan süre bir aydan az ise beyanname verme süresi kendiliğinden bir ay uzar ve ek süre bu müddetin sonunda başlar. (13. maddenin 1 - 3. fıkralarıyla 17. madde hükümleri saklıdır).
İncelemenin bitmesi :
MADDE 145 - Arama neticesinde alınan defter ve vesikalar üzerindeki incelemeler en geç üç ay içinde bitirilecek sahibine bir tutanakla geri verilir.
İncelemelerin haklı sebeplere binaen üç ay içinde bitirilmesine imkân olmayan hallerde sulh yargıcının vereceği karar üzerine bu süre uzatılabilir.
Defter ve vesikaların incelenmesi sırasında kanuna aykırı görülen olaylar ve hesap durumları tutanakla tespit olunur. Mükellef bu tutanakları imzadan çekindiği takdirde, bahis mevzu olayları ve hesap durumlarını ihtiva eden defter veya vesikalar aramanın mevzuu ile ilgili vergi ve cezaları kesinleşinceye kadar kendisine geri verilmez.
İlgililer tutanaklara diledikleri itiraz ve mülahazaları kaydedebilirler.
İlgililer bu tutanakları her zaman imzalayarak defter ve vesikalarını geri alabilirler. Ancak, bu defter ve vesikaların suç delili teşkil etmemesi şarttır.
Kayıtların yeniden işlenmesi :
MADDE 146 - Arama neticesinde bulunan defter ve vesikaların muhafaza altına alınması sebebiyle 219. madde gereğince yapılamayan kayıtlar defterlerin geri verilmesinden sonra idare ile mükellef arasında kararlaştırılan münasip bir süre içinde ikmal edilir. Bu süre bir aydan az olamaz.
Mükellef dilerse defterlerin muhafaza altına alındığında işlemlerini yeniden tasdik ettireceği defterlere kayıt ve iadesi halinde iade edilen defterlere intikal ettirebilir.
Genel hükümlerin uygulanması :
MADDE 147 - Bu bölümde açıkça yazılı olmayan hallerde Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun arama ile ilgili bulunan hükümleri uygulanır.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
BİLGİ TOPLAMA
Bilgi verme :
MADDE 148 - Kamu idare ve müesseseleri, mükellefler veya mükelleflerle muamelede bulunan diğer gerçek ve tüzelkişiler, Maliye Bakanlığının veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanların isteyecekleri bilgileri vermeye mecburdurlar.
Bilgiler yazı veya sözle istenilir. Sözle istenen bilgileri vermeyenlere keyfiyet yazı ile tekit ve cevap vermeleri için kendilerine münasip bir mühlet tayin olunur. Bilgi istenmek üzere ilgililer vergi dairesine zorla getirilemez.
Memleket dışı imtiyazlarından faydalanan yabancı Devlet memurları bilgi verme mecburiyetine tabi olamazlar.
Devamlı bilgi verme :
MADDE 149 - (3239 sayılı Kanunun 14'üncü maddesiyle değişen şekli) (1.1.1986 tarihinden geçerli olmak üzere) Kamu idare ve müesseseleri (Kamu hizmeti ifa eden kurum ve kuruluşlar dahil) ile gerçek ve tüzelkişiler vergilendirmeye ilişkin olaylarla ilgili olarak Maliye ve Gümrük Bakanlığı ve vergi dairesince kendilerinden yazı ile istenecek bilgileri belli fasılalarla ve devamlı olarak yazı ile vermeye mecburdurlar. (*)
----------------------------
(*) (3239 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
MADDE 149 - Kamu idare ve müesseseleri vergi dairesince kendilerinden yazı ile istenecek bilgileri belli fasılalarla ve devamlı olarak yazı ile vermeye mecburdurlar.
----------------------------
Ölüm vakalarını ve intikalleri bildirme :
MADDE 150 - Aşağıda yazılı resmi makamlarla gerçek ve tüzelkişiler, her ay muttali oldukları ölüm vakaları ile intikalleri ertesi ayın 15. günü akşamına kadar vergi dairesine yazı ile bildirmeye mecburdurlar.
1 - Sulh yargıçları, icra, nüfus ve tapu memurları ;
2 - Yabancı memleketlerdeki Türk konsolosları veya konsolosluk görevini yapanlar (Memur oldukları yerde ölen Türk tebaasının soyadı, adı ve sıfatları ile Türkiye'deki ikametgahlarını Maliye Bakanlığına bildiriler) ;
3 - Mahalle ve köy muhtarları (Kendi mahalle veya köylerinde ölenleri bildirirler) ;
4 - Banka, bankerler ve şirketler ile emanet kabul eden gerçek ve tüzelkişiler (Mevdua, şirket hissesi, emanet para ve eşya veya suretle alacak sahiplerinin birinin ölümü halinde, ölenin soyadını, adını alacağının nevini ve miktarını bildirirler).
Bilgi vermekten imtina edememek :
MADDE 151 - Kendilerinden bilgi istenilen gerçek ve tüzelkişiler, özel kanunlarda yazılı mahremiyet hükümlerini ileri sürerek, bilgi vermekten imtina edemezler. Ancak :
1 - Posta, Telgraf ve Telefon İdaresinin muhabereler hakkında tutmaya mecbur olduğu mahremiyet saklıdır ;
2 - Hekimlerden, diş hekimlerinden, dişçilerden ebelerden ve sağlık memurlarından hastaların hastalıklarının nevine müteallik bilgiler istenemez.
3 - Avukatlardan ve dava vekillerinden kendilerine tevdi olunan işler veya görevleri dolayısıyla muttali oldukları ahval ve hususların bildirilmesi istenemez; şu kadar ki, bu yasak müvekkil adlarıyla vekâlet ücretlerine ve giderlerine şamil değildir.
4 - Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 88. maddesi gereğince gösterilmesi veya teslimi caiz olmayan evrakın muhteviyatı hakkında bilgi istenemez. Şu kadar ki, doğrudan doğruya vergi ile ilgili olmak üzere, bu gibi evraka müsteniden doğan borçların miktarlarına ve alacaklıların adlarına ait bilgiler istenebilir.
İstihbarat arşivi :
MADDE 152 - 150. maddedekiler hariç olmak üzere bu bölümde yazılı kaynaklardan toplanacak bilgiler istihbarat arşivlerinde gizli olarak saklanır.
Bu arşivlerden kimlerin ve ne suretle faydalanabileceği Maliye Bakanlığınca tespit olunur.
İKİNCİ KİTAP
MÜKELLEFİN ÖDEVLERİ
BİRİNCİ KISIM
BİLDİRMELER
BİRİNCİ BÖLÜM
İŞE BAŞLAMA
İşe başlamayı bildirme :
MADDE 153 - Aşağıda yazılı mükelleflerden işe başlayanlar keyfiyeti vergi dairesine bildirmeye mecburdurlar :
1 - Vergiye tabi ticaret ve sanat erbabı;
2 - Serbest meslek erbabı;
3 - Kurumlar vergisi mükellefleri;
4 - Kolektif ve adi şirket ortaklarıyla komandit şirketlerin komandite ortakları.
4369 sayılı Kanunun 82/1-b maddesiyle 1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere fıkra yürürlükten kaldırılmıştır) (*)
----------------------------
(*) 4369 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki fıkra)
Kazançları götürü usulde tespit edilenlerin vergi karnesi almak için vergi dairesine müracaatları işe başlamayı bildirime yerine geçer.
----------------------------
Tüccarlarda işe başlamanın belirtileri :
MADDE 154 - Tüccarlar için aşağıdaki hallerden herhangi biri "işe başlama"yı gösterir :
1 - Bir işyeri açmak (iş yeri açmaktan maksat, belli bir yerde bir fiil ticari veya sınai faaliyete geçmek demektir. Bir yerin ne maksatla olursa olsun sadece tutulmuş olması veya içinde tertibat ve tesisat yapılmakta bulunması işyerinin açıldığını göstermez);
2 - İşyeri açılmamış olsa bile ticaret siciline veya mesleki bir teşekküle kaydolunmak ;
3 - Kazançları (4369 sayılı Kanunun 81/A-4 maddesiyle değişen ibare) 1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) basit usulde (1) tespit edilen tüccarlar için işle bilfiil uğraşmaya başlamak.
----------------------------
(1) (4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki ibare)
"götürü usulde"
----------------------------
Serbest meslek erbabında işe başlamanın belirtileri :
MADDE 155 - Serbest meslek erbabı için aşağıdaki hallerde herhangi biri "işe başlama"yı gösterir.
1 - Muayenehane, yazıhane, atölye gibi özel iş yerleri açmak;
2 - Çalışılan yere tabela, levha gibi mesleki faaliyette bulunulduğunu ifade eden alametleri asmak;
3 - Her ne şekilde olursa olsun devamlı olarak mesleki faaliyette bulunduğunu gösteren ilanlar yapmak;
4 - Serbest olarak mesleki faaliyette bulunmak üzere mesleki teşekküllere kaydolunmak;
Mesleki teşekküllere kaydolunanlardan görevleri veya durumları icabı bilfiil mesleki faaliyette bulunmayacak olanlar bildirmelerinde bu ciheti de açıklarlar.
İşyeri :
MADDE 156 - Ticari, sınai, zırai ve mesleki faaliyette işyeri; mağaza, yazıhane, idarehane, muayenehane, imalathane, şube, depo, otel, kahvehane, eğlence ve spor yerleri, tarla, bağ, bahçe, çiftlik, hayvancılık tesisleri, dalyan ve voli mahalleri, madenler, taş ocakları, inşaat şantiyeleri, vapur büfeleri gibi ticari, sınai, zirai veya mesleki bir faaliyetin icrasına tahsis edilen veya bu faaliyetlerde kullanılan yerlerdir.
İKİNCİ BÖLÜM
DEĞİŞİKLİKLER
Adres değişikliklerinin bildirilmesi :
MADDE 157 - 101. maddede yazılı bilinen iş veya ikamet yeri adreslerini değiştiren mükellefler, yeni adreslerini vergi dairesine bildirmeye mecburdurlar.
(4369 sayılı Kanunun 82/1-b maddesiyle 1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere fıkra yürürlükten kaldırılmıştır) (*)
----------------------------
(*) (4369 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki fıkra)
Kazançları götürü usulde tespit edilenlerin adres değişikliğini vergi karnesine işaret ettirmeleri bildirme yerine geçer.
----------------------------
İş değişikliklerinin bildirilmesi :
MADDE 158 - İşe başladıklarını bildiren mükelleflerden :
a) Yeni bir vergiye tabi olmayı;
b) Mükellefiyet şeklinde değişikliği;
c) Mükellefiyetten muaflığa geçmeyi;
Gerektirecek surette işlerinde değişiklik olanlar, bu değişiklikleri vergi dairesine bildirmeye mecburdurlar.
İşletmede değişiklik bildirilmesi :
MADDE 159 - Aynı teşebbüs veya işletmeye dahil bulunan iş yerlerinin sayısında vukua gelen artış veya azalışları mükellefler vergi dairesine bildirmeye mecburdurlar.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
İŞİ BIRAKMA
İşi bırakmanın bildirilmesi :
MADDE 160 - 153. maddede yazılı mükelleflerden işi bırakanlar, keyfiyeti vergi dairesine bildirmeye mecburdurlar.
4369 sayılı Kanunun 82/1-b maddesiyle 1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere fıkra yürürlükten kaldırılmıştır) *)
----------------------------
(*) (4369 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki fıkra)
Kazançları götürü usulde tespit edilenlerin işi bırakmayı vergi karnesine işaret ettirmeleri bildirme yerine geçer.
----------------------------
(4369 sayılı Kanunun 3'üncü maddesiyle eklenen fıkra) (29.7.1998 tarihinden geçerli olmak üzere) İşi bırakma bildiriminde bulunmayan bir mükellefin işi bıraktığının tespit edilmesi veya yapılan araştırma ve yoklamalar sonucunda bilinen adreslerinde bulunamaması ve başka bir adreste faaliyetine devam ettiğine dair bilgi edinilememesi halinde mükellef işi bırakmış addolunur ve mükellefiyet kaydı vergi dairesince terkin edilebilir. Ancak, mükellefiyet kaydının terkin edilmesi, mükellefin işi bırakmasından önceki döneme ilişkin yükümlülüklerini ortadan kaldırmayacağı gibi bu tarihten sonra faaliyette bulunduğunun tespiti halinde bu dönemlere ilişkin vergilendirmeye de engel teşkil etmez. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usulleri belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
İşi bırakmanın tarifi :
MADDE 161 - Vergiye tabi olmayı gerektiren muamelelerin tamamen durdurulması ve sona ermesi işi bırakmayı ifade eder
İşlerin herhangi bir sebep yüzünden geçici bir süre için durdurulması işi bırakma sayılmaz.
Tasfiye ve iflas :
MADDE 162 - Tasfiye ve iflas hallerinde, mükellefiyet vergi ile ilgili muamelelerin tamamen sona ermesine kadar devam eder.
Bu hallerde tasfiye memurları veya iflas idaresi :
1 - Tasfiye veya iflas kararlarını;
2 - Tasfiyenin veya iflasın kapandığını;
Vergi dairesine ayrı ayrı bildirmeye mecburdurlar.
Nakil :
MADDE 163 - (4108 sayılı Kanunun 3'üncü maddesiyle değişen şekli) (2.6.1995 tarihinden geçerli olmak üzere) İş ve teşebbüsün bir yerden diğer bir yere nakledilmesi adres değişikliği sayılır. (*)
----------------------------
(*) (4108 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
Nakil
MADDE 163 - İş ve teşebbüsün :
a) Aynı vergi dairesi mıntıkasında bir yerden diğer bir yere nakledilmesi adres değişikliği;
b) Vergi dairesi mıntıkası dışına çıkarılması, işi bırakma ve gidilen yerde işe başlama;
Sayılır.
----------------------------
Ölüm :
MADDE 164 - Ölüm işi bırakma hükmündedir. Ölüm mükellefin mirası reddetmemiş mirasçıları tarafından vergi dairesine bildirilir.
Mirasçılardan herhangi birinin ölümü bildirmesi diğer mirasçıları bu ödevden kurtarır.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
BİNA VE ARAZİ DEĞİŞİKLİKLERİ
Tahrirde unutulan bina ve arazi :
MADDE 165 - Mükellefler, genel tahrirde unutularak yazılmamış olan bina ve araziyi tahrir neticelerine göre verginin alınmaya başlandığı mali yılın sonuna kadar vergi dairesine bildirmeye mecburdurlar.
Yeni inşaat :
MADDE 166 - Mükellefler, şehir ve kasabalarda yeni inşa ettirdikleri binaları ve inşaat bitmeden kullanılmaya başlanan kısımlarını vergi dairesine bildirmeye mecburdurlar.
Mevcut binalara yapılan ilaveler ve konulan sabit istihsal, asansör ve kalorifer tesisleri yeni inşaat hükmündedir.
Bina ve arazideki değişikliklerin bildirilmesi :
MADDE 167 - Mükellefler, bina ve arazide vuku bulan 63. maddenin 4 - 10. bentlerinde yazılı değişiklikleri ve iratsız arsanın iratlı arsa veya iratlı arsanın iratsız arsa haline geldiğini vergi dairesine bildirmeye mecburdurlar.
BEŞİNCİ BÖLÜM
BİLDİRMELERDE SÜRE VE ŞEKİL
Süre :
MADDE 168 - Bildirmeler aşağıda yazılı süre içinde yapılır :
1 - (3239 sayılı kanunun 15. maddesiyle değişen bent) (1.1.1986 tarihinden geçerli olmak üzere) İşe başlama bildirmeleri, işe başlama tarihinden önce; işi bırakma ve değişiklik   bildirmeleri, bildirilecek olayın vukuu tarihinden başlayarak bir ay; (*)
2 - Bina ve arazi değişikliklerinde bildirme;
Yeni inşaatın bittiği ve kısmen kullanılmaya başlanılmışsa her kısmın kullanılmaya başlandığı ve diğer değişikliklerde (Müstesnalığın sükutu dahil) tadili gerektiren halin vukuu tarihinden başlayarak iki ay.
----------------------------
(*) (3239 sayılı kanunla değişmeden önce 1.1.1986 tarihine kadar uygulanan şekli)
1 - İşe başlama, değişiklik ve işi bırakma bildirmeleri;
Bildirilecek olayın vukuu tarihinden başlayarak bir ay;
----------------------------
Yazılı bildirme esası :
MADDE 169 - Bildirmeler yazılı olur; yalnız defter tutmaya mecbur olmayan mükelleflerden okuma ve yazması olmayanlar bildirmeleri sözle yapabilirler. Sözlü bildirmeler tutanakla tespit olunur.
Posta ile gönderme :
MADDE 170 - Yazılı bildirmelerin posta ile taahhütlü olarak gönderilmesi caizdir. Bu takdirde bildirmenin postaya verildiği tarih vergi dairesine verilme tarihi yerine geçer.
Bu maddenin hükümleri vergi beyannameleri hakkında da cari olur.
İKİNCİ KISIM
DEFTER TUTMA
BİRİNCİ BÖLÜM
GENEL ESASLAR
Maksat :
MADDE 171 - Mükellefler bu kanuna göre tutacakları defterleri vergi uygulaması bakımından aşağıdaki maksatları sağlayacak şekilde tutarlar :
1 - Mükellefin vergi ile ilgili servet sermaye ve hesap durumunu tespit etmek;
2 - Vergi ile ilgili faaliyet ve hesap neticelerini tespit etmek;
3 - Vergi ile ilgili muameleleri belli etmek;
4 - Mükellefin vergi karşısındaki durumunu hesap üzerinden kontrol etmek ve incelemek;
5 - (2365 sayılı Kanunun 23'üncü maddesiyle değişen bent) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Mükellefin hesap ve kayıtlarının yardımıyla üçüncü şahısların vergi karşısındaki durumlarını (Emanet mahiyetindeki değerler dahil) kontrol etmek ve incelemek. (*)
----------------------------
(*) (2365 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
5 - Mükellefin hesap ve kayıtlarının yardımıyla üçüncü şahısların vergi karşısındaki durumlarını kontrol etmek ve incelemek.
----------------------------
Defter tutacaklar :
MADDE 172 - Aşağıda yazılı gerçek ve tüzelkişiler bu kanunun esaslarına göre defter tutmaya mecburdurlar :     1 - Ticaret ve sanat erbabı;
2 - Ticaret şirketleri;
3 - İktisadi kamu müesseseleri;
4 - (2365 sayılı kanunun 24. maddesiyle değişen bent) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmeler; (*)
5 - Serbest meslek erbabı;
6 - Çiftçiler.
(2365 sayılı kanunun 24. maddesiyle değişen fıkra) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) İktisadi kamu müesseseleriyle dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmeler defter tutma bakımından tüccarların tabi oldukları hükümlere tabidirler. (**)
----------------------------
(*) (2365 sayılı kanunla değişmeden önce 1.1.1981 tarihine kadar uygulanan şekli)
4 - Dernek ve tesislere ve vakıflara ait iktisadi işletmeler;
(**) (2365 sayılı kanunla değişmeden önce 1.1.1981 tarihine kadar uygulanan şekli)
İktisadi kamu müesseseleriyle dernek ve tesislere, vakıflara ait iktisadi işletmeler defter tutma bakımından tüccarların tabi oldukları hükümlere tabidirler.
----------------------------
İstisnalar :
MADDE 173 - Defter tutma mecburiyeti aşağıda yazılı gerçek ve tüzelkişiler hakkında uygulanmaz:
1- Gelir vergisinden (4369 sayılı Kanunun 81/A-6 maddesiyle değişen ibare) (29.7.1998 tarihinden geçerli olmak üzere) muaf olan esnaf ve gerçek usulde vergiye tabi olmayan çiftçiler; 1)
2- (4369 sayılı Kanunun 81/A-5 maddesiyle değişen ibare) (29.7.1998 tarihinden geçerli olmak üzere) Gelir ergisi Kanununa göre kazançları basit usulde tespit edilenler; (2)
3- Kurumlar vergisinden muaf olan:
a) İktisadi kamu müesseseleri;
b) (2365 sayılı kanunun 25 inci maddesiyle değişen bent) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmeler.(*)
Yukarıdaki istisna hükümlerinin gelir veya kurumlar vergilerinden muaf olmak la beraber diğer vergilerden birine tabi olan ve bu vergileri götürü usulde tespit edilmeyen mükelleflerin muaf olmadıkları vergiler için tutacakları defterlere şümulü yoktur.
----------------------------
(1) (4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki ibare)
"muaf olan esnaf ve çiftçiler"
----------------------------
(2) (4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki ibare)
"Gelir Vergisi Kanununa göre kazançları götürü olarak tespit edilenler ile götürü gider usulüne tabi olan çiftçiler"
----------------------------
(*) b)(2365 sayılı kanunla değişmeden önce 1.1.1981 tarihine kadar şekli )
Dernek, tesis ve vakıflara ait iktisadi işletmeler.
----------------------------
Hesap Dönemi:
MADDE 174 - Defterler hesap dönemi itibariyle tutulur. Kayıtlar her hesap dönemi sonunda kapatılır ve ertesi dönem başında yeniden açılır.
Hesap dönemi normal olarak takvim yılıdır.
Şu kadar ki, takvim yılı dönemi faaliyet ve muamelelerin mahiyetine uygun bulunmayanlar için, bunların müracaatı üzerine Maliye Bakanlığı 12 şer aylık özel hesap dönemleri belli edebilir.
Yeniden işe başlama veya işi bırakma hallerinde, hesap dönemi içinde bir yıldan eksik olan faaliyet süresi, hesap dönemi sayılır.
Bu maddeye göre özel hesap dönemi tayin edilenlerin ticari ve zirai kazançları, hesap dönemlerinin kapandığı takvim yılının kazancı sayılır.
Muhasebe Usulünü seçmekte serbestlik:
MADDE 175 - Mükellefler bu kısımda yazılı maksat ve esaslara uymak şartıyla, defterlerini ve muhasebelerini işlerinin bünyesine uygun olarak diledikleri usul ve tarzda tanzim etmekle serbesttirler.(3762 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle eklenen ve 7.9.1991 tarihinden geçerli hüküm) (7.9.1991 tarihinden geçerli olmak üzere) Ancak Maliye ve Gümrük Bakanlığı; muhasebe standartları; tek düzen hesap planı ve mali tabloların çıkarılmasına ilişkin usul ve esasları tespit etmeye, bunları mükellef, şirket ve işletme türleri itibariyle uygulatmaya ve buna ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.
Ticaret Kanununun ticari defterler hakkındaki hükümleri mahfuzdur.
(4108 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle eklenen fıkra)(2.6.1995 tarihinden geçerli olmak üzere) Maliye Bakanlığı, muhasebe kayıtlarını bilgisayar programları aracılığıyla izleyen mükellefler ile bu bilgisayar programlarını üreten gerçek ve tüzel kişilerce uyulması gereken kuralları ve bilgisayar programlarının içermesi gereken asgari hususlar ile standartları ve uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye
İKİNCİ BÖLÜM
DEFTER TUTMA BAKIMINDAN TÜCCARLAR
Tüccar sınıfları:
MADDE 176 - Tüccarlar, defter tutma bakımından iki sınıfa ayrılır:
1'inci sınıf tüccarlar, bilanço esasına göre;
II'inci sınıf tüccarlar, işletme hesabı esasına göre,
Birinci sınıf Tüccarlar:
MADDE 177 - (2365 sayılı kanunun 26. maddesiyle değişen şekli) 1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Aşağıda yazılı tüccarlar I'inci sınıfa dahildirler.
(3946 sayılı Kanunun 1'inci maddesi ve Yeniden Değerleme Oranının % 52.1 olması ile 1.1.2000 tarihinden geçerli olmak üzere değişen miktarlar)
1) Satın aldıkları malları olduğu gibi veya işlendikten sonra satan ve yıllık alımlarının tutarı 22.000.000.000- lirayı veya satışlarının tutarı 27.000.000.000 lirayı aşanlar;(*)
2) Birinci bentte yazılı olanların dışındaki işlerle uğraşıp da bir yıl içinde elde ettikleri gayri safi iş hasılatı 11.000.000.000 lirayı aşanlar; (**)
3) 1 ve 2 numaralı bentlerde yazılı işlerin birlikte yapılması halinde 2 numaralı bentte yazılı iş hasılatının beş katı ile yıllık satış tutarının toplamı 22.000.000.000 lirayı aşanlar.(***)
4) Her türlü ticaret şirketleri (Adi şirketler iştigal nevileri yukarıdaki bentlerden hangisine giriyorsa o bent hükmüne tabidir.);
5) Kurumlar vergisine tabi olan diğer tüzel kişiler (Bunlardan işlerinin icabı bilanço esasına göre defter tutmalarına imkan veya lüzum görülmeyenlerin, işletme hesabına göre defter tutmalarına Maliye bakanlığınca müsaade edilir.);
6) İhtiyari olarak bilanço esasına göre defter tutmayı tercih edenler.
(3239 sayılı Kanunun 136 ıncı maddesiyle 1.1.1986 tarihinden geçerli olmak üzere fıkra yürürlükten kaldırılmıştır ) (****) (*****)
----------------------------
(*) Değişmeden önceki miktarlar:)
1 - (98/12044 sayılı Kararla 1.1.1999 tarihinden itibaren uygulanmak üzere getirilen ve 1.1.2000 tarihine kadar uygulanan hadler sırasıyla) 15.000.000.000 - 18.000.000.000
1 - 97/10346 sayılı Kararla 1.1.1998 tarihinden itibaren uygulanmak üzere getirilen ve 4369 sayılı Kanunun 19'uncu maddesiyle değişik mükerrer 141 üncü maddesine göre geçerli olan ve 1.1.1999 tarihine kadar uygulanan hadler sırasıyla) 7.200.000.000 - 8.640.000.000
1- (96/8954 sayılı Kararla) 1.1.1997-1.1.1998 arası hadler 5.200.000.000-6.300.000.000
1- (95/7588 sayılı kararla)1.1.1996-1.1.1997 arası hadler 3.000.000.000-3.600.000.000
1- (94/6295 sayılı kararla) 1.1.1995-1.1.1996 arası hadler 1.500.000.000-1.800.000.000
1- (93/5107 sayılı kararla ) 1.1.1994-1.1.1995 arası hadler 1.000.000.000-1.200.000.000
1- (92/3898 sayılı kararla) 1.1.1993-1.1.1994 arası hadler 720.000.000-864.000.000
1- (91/2567 sayılı kararla) 1.1.1992-1.1.1993 arası hadler 450.000.000-540.000.000
1- (90/1281 sayılı kararla) 1.1.1991-1.1.1992 arası hadler 300.000.000-360.000.000
1- (89/14921 sayılı kararla) 1.1.1990-1.1.1991 arası hadler 200.000.000-240.000.000
1- (88/13603 sayılı kararla) 1.1.1989-1.1.1990 arası hadler 150.000.000-180.000.000
1- (3239 say kan. 37. md ) 1.1.1986-1.1.1989 arası hadler 100.000.000-120.000.000
1- (Sırasıyla değişmeden önceki miktarlar) 6.000.000-6.600.000
----------------------------
(**)(Yukarıdaki uygulama tarihleri itibariyle ve değişik sırasına göre;)
2- (96/8954 sayılı Kararla 1997 yılında)2.600.000.000
2- (95/7588 sayılı Kararla 1996 yılında ) 1.500.000.000
2- (94/6295 sayılı kararla 1995 yılında) 750.000.000
2- (93/5107 sayılı kararla 1994 yılında) 500.000.000
2- (92/3898 sayılı kararla 1993 yılında) 360.000.000
2- (91/2567 sayılı kararla 1992 yılında) 225.000.000
2- (90/1281 sayılı kararla 1991 yılında) 150.000.000
2- (89/14921 sayılı kararla 1990 yılında) 100.000.000
2- ( 88/13603 sayılı kararla 1989 yılında) 75.000.000
(3239 sayılı Kanunun 37 inci maddesiyle 1986-1988 yıllarında) 50.000.000
2- (Değişmeden önceki miktar) 1.120.000
----------------------------
(***) (Yukarıdaki uygulama tarihleri itibariyle ve değişiklik sırasına göre)
3- (96/8954 sayılı Kararla 1997 yılında) 5.200.000.000
3- (95/7588 sayılı Kararla 1996 yılında) 3.000.000.000
3- (94/6295 sayılı Kararla 1995 yılında) 1.500.000.000
3- (93/5107 sayılı Kararla 1994 yılında) 1.000.000.000
3- (92/3898 sayılı Kararla 1993 yılında)    720.000.000
3- (91/2567 sayılı Kararla 1992 yılında)    450.000.000
3- (90/1281 sayılı Kararla 1991 yılında)    300.000.000
3- (89/14921 sayılı Kararla 1990 yılında    200.000.000
3- (88/13603 sayılı Kararla 1989 yılında)   150.000.000
3- (3239 sayılı Kan. 37. Maddesiyle 1986-1988 yıllarında) 100.000.000
3- (Değişmeden önceki miktar) 6.000.000
----------------------------
(****)(3239 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki fıkra)
(2791 Sayılı Kanunun 4'üncü maddesiyle eklenen fıkra) Yukarıdaki bentlerde belirtilen maktu hadlerin herbirini ayrı ayrı üç katına kadar artırmaya Bakanlar kurulu yetkilidir.
----------------------------
(*****)(2365 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
MADDE 177- Aşağıda yazılı tüccarlar. 1. sınıfa dahildir.
1- (205 sayılı Kanunun 12 inci maddesiyle değişen 1.2,3 Nolu bentler) Satın aldıkları malları olduğu gibi veya işledikten sonra satan ve yıllık alımlarının tutarı 400.000 lirayı veya satışların tutarı 440.000 lirayı aşanlar;
2- Birinci bentte yazılı olanların dışındaki işlerle uğraşıp da bir yıl içinde elde ettikleri gayri safi iş hasılatı 80.000 lirayı aşanlar;
3- 1 ve 2 numaralı bentlerde yazılı işlerin memzucen yapılması halinde 2 numaralı bentte yazılı iş hasılatının beş katı ile yıllık satış tutarının toplamı 400.000 lirayı aşanlar;
4- Her türlü ticaret şirketleri (Adi şirketler iştigal nevileri yukarıdaki bentlerden hangisine giriyorsa o bent hükmüne tabidir.)
5- Kurumlar vergisine tabi olan diğer tüzel kişiler (Bunlardan işlerinin icabı bilanço esaslarına göre defter tutmalarına imkan veya lüzum görülmeyenler, işletme hesabına göre defter tutmalarına Maliye Bakanlığınca müsaade edilebilir)
6-İhtiyari olarak bilanço esasına göre defter tutmayı tercih edenler.
----------------------------
İkinci Sınıf Tüccarlar:
MADDE 178 - Aşağıda yazılı tüccarlar II'inci sınıfa dahildirler:
1) 177'inci maddede yazılı olanların dışında kalanlar;
2) Kurumlar vergisi Mükelleflerinin işletme hesabı esasına göre defter tutmalarına Maliye Bakanlığınca müsaade edilenler.
Yeniden işe başlayan tüccarlar yıllık iş hacimlerine göre sınıflandırılıncaya kadar II'inci sınıf tüccarlar gibi hareket edebilirler.
Sınıf Değiştirme:
MADDE 179 - a) (I)'inciden II'ye geçiş: İş hacmi bakımından I'inci sınıfa dahil olan tüccarların durumları aşağıdaki şartlara uyduğu takdirde, bunlar, bu şartların tahakkukunu takip eden hesap döneminden başlayarak, II'inci sınıfa geçebilirler:
1) Bir hesap döneminin iş hacmi 177'nci maddede yazılı hadlerden % 20'yi aşan bir nispette düşük olursa, veya;
Sınıf Değiştirme:
MADDE 180 - b) (II)'inciden I inciye geçiş: İş hacmi bakımından II' inci sınıfa dahil tüccarların durumları aşağıdaki yazılı şartlara uyduğu takdirde bunlar bu şartların tahakkukunu takip eden hesap döneminden başlayarak I'inci sınıfa geçerler.
1) Bir hesap döneminin iş hacmi 177'nci maddede yazılı hadlere nazaran % 20'ye kadar bir fazlalık gösterirse.
2) Arka sayfaya 2 dönemin iş hacmi 177'nci maddede yazılı hadlere nazaran % 20'ye kadar bir fazlalık gösterirse.
İhtiyari Sınıf Değiştirme:
MADDE 181 - II'inci sınıf tüccarlar diledikleri takdirde bilanço esasına göre defter tutabilirler.
Bu suretle I'inci sınıfa dahil olanlar hakkında da evvelki maddenin hükümleri cari olur.                                                            ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
BİLANÇO ESASINA GÖRE DEFTER TUTMA
Bilanço Esasında Tutulacak Defterler:
MADDE 182 - Bilanço esasında aşağıdaki defterler tutulur:
1) Yevmiye defteri
2) Defteri kebir,
3) Envanter defteri (Mevduat ve muvazene defteri).
4) (4369 sayılı Kanunun 82/1-b maddesiyle 1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere bent yürürlükten kaldırılmıştır) (*)
----------------------------
(*) (4369 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki bent)
4) (2365 sayılı yasanın 27' inci maddesiyle eklenmiştir.) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Günlük kasa defteri.
----------------------------
Yevmiye Defteri:
MADDE 183 - Yevmiye defteri, kayda geçirilmesi icap eden muamelelerin tarih sırasıyla ve madde halinde tertipli olarak yazıldığı defterdir.
(3239 Sayılı Kanunun 16'ıncı maddesiyle değişen fıkra) Yevmiye defteri ciltli ve sahifeleri müteselsil sıra numaralı olur. Mükellefler diledikleri takdirde yevmiye defteri ve tutulması zorunlu diğer defterlerini müteharrik yapraklı olarak kullanılabilirler.(*)
(3239 sayılı kanunun 16 ıncı maddesiyle 1.1.1986 tarihinden geçerli olmak üzere fıkra yürürlükten kaldırılmıştır) (**)
----------------------------
(*) (3239 sayılı Kanunla değişmeden önceki fıkra)
(*)(3239 sayılı kanunla değişmeden önce 1.1.1986 tarihine kadar uygulanan şekli) Yevmiye defteri ciltli ve sahifeleri müteselsil sıra numaralı olur. İşleri ciltli defteri tutulmasına imkan vermeyecek derecede geniş olan büyük mali, sınai ve ticari müesseselerin, müteharrik yapraklı yevmiye defteri kullanmalarına Maliye Bakanlığınca müsaade olunabilir.
(**) (3239 sayılı kanunla değişmeden önce 1.1.1986 tarihine kadar uygulanan şekli) Bu müesseselere, istedikleri takdirde tutulması mecburi diğer defterler için de aynı müsaade verilebilir
----------------------------
Defteri kebir:
MADDE 184- Defteri kebir, yevmiye defterine geçirilmiş olan muameleleri buradan alarak usulüne göre hesaplara dağıtan ve tasnifli olarak bu hesaplarda toplayan defterdir.
Envanter defteri ve bilanço günü:
MADDE 185- Envanter defterine işe başlama tarihinde ve müteakiben her hesap döneminin sonunda çıkarılan envanterler ve bilançolar kaydolunur ve bu tarihe "bilanço günü" denir. Envanter defteri ciltli ve sayfaları müteselsil sıra numaralı olur.
Günlük kasa defteri:
MÜKERRER MADDE 185- (4369 sayılı Kanunun 82/1-b maddesiyle 1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılmıştır.) (*)
----------------------------
*) (4369 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki şekli)
Günlük kasa defteri:
MÜKERRER MADDE 185- (2365 sayılı kanunun 28 inci maddesiyle eklenen madde) Günlük kasa defteri,işletmenin kasa ile ilgili muamelelerinin günü gününe yazıldığı defterdir.
Defterin bir tarafına: Bir önceki günden devredilen kasa mevcudu, o gün içinde tahsil edilen paralar ve günlük peşin satış tutarları;
Diğer tarafına: O gün içinde yapılan ödemeler;
Müfredatlı olarak kaydedilir.
----------------------------
(*) (2686 sayılı Kanunla değişmeden önce 29.6.1982 tarihine kadar uygulanan fıkra
Perakende satışlarla sair hasılat ve ödemeler, belgelerine dayanılarak deftere topluca yazılabilir.
----------------------------
Envanter çıkarmak :
MADDE 186- Envanter çıkarmak, bilanço günündeki mevcutları, alacakları ve borçları saymak, ölçmek, tartmak ve değerlemek suretiyle kesin bir şekilde ve müfredatlı olarak tespit etmektir.
Şu kadar ki, ticari teamüle göre tartılması, sayılması ve ölçülmesi mutat olmayan malların değerleri tahminen tespit olunur.
Mevcutlar, alacaklar ve borçlar işletmeye dahil iktisadi kıymetleri ifade eder.
Bina ve arazinin envantere alınması:
MADDE 187- Ferdi teşebbüslerde, mükellefin sahip olduğu bina ve arazi hakkında aşağıda yazılı esasla cari olur :
1- Fabrika, ambar,atölye,dükkan,mağaza ve arazi (İşletmelerde ister kısmen,ister tamamen kullanılsınlar) değerlerinin tamamı üzerinden envantere alınır.
2- Ticaret hanları gibi oda oda veya kısım kısım kullanılabilen binalarla evlerin ve apartmanların yarısından fazlası işletmede kullanıldığı takdirde envantere ithal edilir.
3- Envantere alınan gayri menkullerin kullanış tarzlarına da sonradan vaki olacak değişiklikler, hesap yılı içinde nazara alınmaz.
Bilançonun tanziminde envanter listeleri:
MADDE 188 - Envanter esas itibariyle defter üzerine çıkarılır.
Şu kadarki, işlerinde geniş ölçüde ve çeşitli mal kullanan büyük müesseseler envanterlerini listeler halinde tanzim edebilir.
Bu takdirde envanter listelerinin:
1- Sayfa üzerinden numaralanarak sıralanması;
2- Envanterin tanzim tarihine göre tarihlenmesi;
3- Envanter çıkaran memur ile teşebbüs sahibi veya vekili tarafında imzalanması;
4- Aynen envanter defteri gibi saklanması;
Şarttır.
Yukarıdaki esaslara göre envanter listeleri tanzim edenler envanter defterine listeler muhteviyatını icmalin kaydederler.
Envanterde amortisman kayıtları:
MADDE 189- Üzerinden amortisman yapılan kıymetler ve bunların amortismanları aşağıda yazılı şekillerden herhangi biri ile gösterilir.
1- Envanter defterinin ayrı bir yerinde;
2- Özel bir amortismanın defterinde;
3- Amortisman listelerinde.
Amortisman kayıtları, amortismana başlandığı tarihten itibaren her yılın amortismanı ayrı ayrı gösterilmek şartıyla birbirine bağlanır. İşletmeye yeniden giren iktisadi kıymetlerle bunların amortismanlarının evvelki yıllara ait kayıtlarda devam ettirilmesi caizdir.
Amortisman defteri veya listelerinin kayıtları envanter kaydı hükmündedir. Yukarıdaki esaslara göre kayıtlarda gösterilen iktisadi kıymetlere ait değerler envanter defterine toplu olarak geçirilebilir.
Büyük mağazalarda envanter:
MADDE 190- Büyük mağazalar ve eczaneler emtia mevcutlarının envanterlerini üç yılda bir çıkarabilirler. Bu takdirde envanter çıkarılmayan yıllarda hesabin mevcut iktisadi kıymetleri envanter defterine kaydederler.
Büyük mağazalardan maksat, çeşitli mal üzerine geniş ölçüde ve perakende iş yapan ticarethanelerdir.
Maliye Bakanlığı büyük sınai işletmelerin, icabına göre, iki veya üç yılda bir envanter çıkarmalarına müsaade edebilir. Bu takdirde yukarı ki hüküm uygulanır.
Envanter alınan kıymetleri değerleme:
MADDE 191- Envantere alınan iktisadi kıymetler bu kanunun "değerleme" ye ait üçüncü kitabında yazılı esaslara göre değerlenir.
Bilanço :
MADDE 192- Bilanço, envanterde gösterilen kıymetlerin tasnifli ve karşılıklı olarak değerleri itibariyle tertiplenmiş hülâsasıdır.
Bilanço aktif ve pasif olmak üzere iki tabloyu ihtiva eder.
Aktif toplamı ile borçlar arasındaki fark, müteşebbisin işletmeye mevzu varlığını (Öz sermayeyi) teşkil eder.
Öz sermaye pasif tablosuna kaydolunur ve bu suretle aktif ve pasif tablolarının toplamları denkleşir. İhtiyatlar ve kâr ayrı gösterilseler dahi öz sermayenin cüzîleri sayılırlar.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
İŞLETME HESABI ESASINA GÖRE DEFTER TUTMA
İşletme hesabı esasında tutulacak defterler:
MADDE 193 - (2365 sayılı Kanunun 29'uncu maddesiyle değişen şekli) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) İşletme hesabı esasında aşağıdaki defterler tutulur.
1) İşletme hesabı defteri (işletme hesabını ihtiva eden);
2) (4369 sayılı Kanunun 82/1-b maddesiyle 1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere bent yürürlükten kaldırılmıştır.) (*)
----------------------------
(*) (4369 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki bent)
2) Günlük perakende satış ve hasılat defteri,
----------------------------
(*) (236 sayılı Kanunla değişmeden önce 1.1.1981 tarihine kadar uygulanan şekli)
İşletme hesabı esasında tutulacak defter:
MADDE 193 - İşletme hesabı esasında, işletme hesabını ihtiva eden tek ve basit bir defter tutulur.
----------------------------
İşletme Hesabı:
MADDE 194 - İşletme hesabının sol tarafı gider, sağ tarafını hasılat kısmı teşkil eder.
1) Gider kısmına: Satın alınan mallar veya yaptırılan hizmetler karşılığında ödenen veya borçlanılan paralar ve işletme ile ilgili diğer bütün giderler;
2) Hasılat kısmına: Satılan mal bedeli veya yapılan hizmet karşılığı olarak tahsil edilen paralarla tahakkuk eden alacaklar ve işletme faaliyetinden elde edilen diğer bütün hasılat;
kaydolunur.
Gayrimenkullar ve tesisat gibi amortismana tabi olan kıymetler işletme hesabına intikal ettirilemez. Şu kadar ki, 189 uncu maddeye göre amortisman kaydı tutulmak şartıyla bu kıymetler üzerinden her yıl ayrılan amortismanlar gider kaydolunabilir. Gider ve hasılat kayıtlarının en az aşağıdaki malumatı ihtiva etmesi şarttır:
1) Sıra numarası;
2) Kayıt tarihi;
3) Muamelenin nevi;
4) Meblağ.
Günlük perakende satış ve hasılat defteri:
MÜKERRER MADDE 194 - (4369 sayılı Kanunun 82/1-b maddesiyle 1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılmıştır) (*)
----------------------------
(*) 4369 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki şekli)
Günlük perakende satış ve hasılat defteri:
MÜKERRER MADDE 194 - (2365 sayılı yasanın 30. maddesiyle eklenmiştir) İkinci sınıf tüccarlar, günlük perakende satışları ile hizmet karşılığı ve sair suretle alınan paraları kaydetmek üzere günlük    perakende satış ve hasılat defteri tutmak zorundadırlar. Bu deftere, günlük perakende satışlar ile sair işletme hasılatı günü gününe yazılır.
Perakende satışların günlük tutarı ile sair işletme hasılatı bu deftere perakende satış fişleri, makineli kasaların kayıt ruloları, giriş ve yolcu taşıma biletleri ve diğer belgelere dayanılarak topluca yazılabilir.
----------------------------
İşletme hesabı esasında envanter:
MADDE 195 - İşletme hesabı esasına göre defter tutanlardan emtia üzerine iş yapanlar, emtia envanteri çıkarmaya mecburdurlar.
Emtiaya satmak maksadıyla alınan veya imal edilen mallarla iptidai ve ham maddeler ve yardımcı malzeme dahildir. Emtia envanteri muamelelere ait kayıtlarla karıştırılmamak şartıyla yeniden işe başlama halinde işletme defterinin baş tarafına, müteakiben de her hesap dönemi kapandıktan sonra muamele kayıtlarını takip eden sayfalara yazılır. İsteyenler ayrı bir envanter defteri tutarak emtia envanterlerini bu deftere kaydedebilirler.
İşletme hesabı hülasası:
MADDE 196 - İşletme hesabı esasına göre defter tutanlar her hesap döneminin sonunda (İşletme hesabı hülasası) çıkarırlar. İşletme hesabı hülasasına aşağıdaki maddeler birer kalemde ayrı ayrı yazılır.
A) Gider tablosuna:
1) Çıkarılan envantere göre hesap dönemi başındaki emtia mevcudunun değeri;
2) Hesap dönemi zarfında satın alınan emtianın değeri ile yapılan bilumum giderler.
B) Hasılat tablosuna:
1) Hesap dönemi zarfında satılan emtianın değeri ile hizmet karşılığı ve sair suretle alınan paralar;
2) Çıkarılan envantere göre hesap dönemi sonundaki emtia mevcudunun değeri,
Kambiyo Senetleri Defteri:
MÜKERRER MADDE 196 - (4369 sayılı Kanunun 82/1-b maddesiyle 1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılmıştır) (*)
----------------------------
(*) (4369 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki şekli)
Kambiyo Senetleri Defteri:
MÜKERRER MADDE 196 - (4008 sayılı kanunun 4 üncü maddesiyle eklenen madde) (1.1.1995 tarihinden geçerli olmak üzere) I inci ve II nci sınıf tacirler ile serbest meslek erbabı, bu faaliyetleriyle ilgili borçları ve alacakları için düzenlenen bono, poliçe, çek ve benzeri kambiyo senetlerine ilişkin belgeleri kaydetmek üzere kambiyo senetleri defteri tutmak zorundadırlar. Birden çok işyeri veya şubenin bulunması halinde her işyeri veya şube için ayrı ayrı kambiyo senetleri defteri tutulur.
Defterin bir tarafına işletmenin alacakları için aldığı veya işletmeye ciro edilen bono, poliçe, çek ve benzeri kambiyo senetleri; diğer tarafına işletmenin borçları için düzenleyip verdiği veya ciro ettiği bono, poliçe, çek ve benzeri kambiyo senetleri düzenlenme veya ciro tarihlerinden itibaren on gün içerisinde kaydedilir.
Bu defterde yer alacak bilgiler ile bu deftere ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
----------------------------
BEŞİNCİ BÖLÜM
SINAİ MÜESSESELERİN TUTACAKLARI
ÖZEL KAYITLAR
İmalat defteri:
MADDE 197 - 1 inci sınıf tüccarlardan devamlı olarak imalat ile uğraşanlar yukarıda yazılı defterlerden gayri bir (İmalat defteri) tutarlar.
İmalat defterine, aşağıda yazılı emtianın giriş ve çıkış hareketleri, emtianın cinsi ve miktarı itibariyle ve tarih sırasıyla yazılır:
1) Satın alınan ve müşteri tarafından imalat yapılmak üzere tevdi olunan her nevi iptidai ve ham maddeler, başlıca yardımcı malzeme (Doğrudan doğruya imal ile ilgili yakıtlar gibi);
2) Yukarıda yazılı maddelerden imalata sarf olunan veya aynen satılanlar;
3) İmal edilen mamul maddeler;
4) Teslim edilen mamul maddeler;
Teslimden maksat, Gider Vergileri Kanununa göre bu mahiyette olan muamelelerdir. Yarı mamuller teslim edildiği takdirde, bunlar tam mamul hükmüne girer.
İmalat artıkları ve tali maddeler de imalat defterine geçirilir. Ancak bunlardan imal esnasında miktarlarının tespitine imkan ve lüzum olmayanlar yalnız teslim sırasında kayıtlarda gösterilir.
Kombine İmalat:
MADDE 198 - Ham maddeden tam mamul vücuda getirilinceye kadar geçen müstakil imal safhalarında ayrı ayrı emtia mahiyetini arz eden maddeler elde edildiği (iplik - dokuma, yağ - sabun, kereste - mobilya, un - makarna münasebetlerin de olduğu gibi) ve bu imal işleri birbirine bağlanarak aynı teşebbüs dahilinde yapıldığı taktirde, kombine imalat yapılmış olur.
Boyama, kasarlama, apre cilalama gibi bitim işleri kombine imalatı tazammum etmez.
Kombine imalatta imalat defteri:
MADDE 199 - Kombine imalat yapanlar her müstakil imalat işini imalat defterinin ayrı ayrı kısımlarında gösterirler. Bu takdirde bir safhanın mamulü müteakip safhaya teslim gösterilmek suretiyle bu safhanın iptidai maddesini teşkil eder.
Kombine imalatta istenildiği takdirde her müstakil imal safhası için ayrı bir imalat defteri kullanılması caizdir.
Bitim İşleri Defteri:
MADDE 200 - Birinci ve ikinci sınıf tüccarlardan boyama, basma, yazma, kasarlama, apre, cilalama gibi ücretle yapılan bitim işleriyle uğraşanlar, imalat defteri yerine, bir "bitim işleri defteri" tutarlar.
Bu deftere müşterilerden alınan ve işlendikten sonra geri verilen emtianın cinsi ve miktarı tarih sırasıyla yazılır.
İstihsal vergisi defteri:
MADDE 201 - (3239 sayılı kanunun 136'ncı maddesiyle 1.1.1986 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılmıştır.) (*)
----------------------------
(*) (3239 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önce 1.1.1986 tarihine kadar uygulanan şekli)
İstihsal vergisi defteri:
MADDE 201 -(3239 sayılı kanunla kaldırılmadan önce 1.1.1986 tarihine kadar uygulanan şekli) Dahilde alınan istihsal vergisine tabi olan birinci sınıf tüccarlar Gider Vergileri Kanununa göre teslim sayılan muamelelerini kaydetmek üzere bir (İstihsal vergisi defteri) tutarlar.
Bu defter en az aşağıdaki bilgileri ihtiva eder:
1 - Teslim tarihini;
2 - Malın kime teslim edildiği;
3 - Faturanın tarih ve numarası;
4 - Malın cinsi;
5 - Malın bedeli (Satış halinde satış bedeli, diğer hallerde emsal bedeli) veya yapılan işin ücreti.
----------------------------
Basit istihsal vergisi defteri:
MADDE 202 - (3239 sayılı kanunun 136'ncı maddesiyle 1.1.1986 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılmıştır.) (*)
----------------------------
(*)   (3239 sayılı kanunla kaldırılmadan önce 1.1.1986 tarihine kadar uygulanan şekli)
Basit istihsal vergisi defteri:
MADDE 202 - 1 inci sınıf tüccarlar dışında kalıp da istihsal vergisine tabi bulunan mükellefler, giriş ve çıkış tablolarını ihtiva eden basit istihsal vergisi defteri tutarlar.
Bu defterin giriş tablosuna satın alınan, imal edilmek veya bitim işleri yapılmak üzere müşteri tarafından tevdi olunan iptidai maddelerle diğer mallar tarih sırasıyla ve cins ve miktar itibariyle yazılır.
Defterin çıkış tablosuna 201 inci maddede gösterilen malûmat kaydolunur.
----------------------------
Sınai müesseselerde kayıt serbestliği:
MADDE 203 - Sınai müesseseler, bu bölümde yazılı defterleri işlerinin icaplarına ve hususiyetlerine göre diledikleri şekilde tutabilirler; iptidai ve mamul maddeler için ayrı defter kullanabilirler, bunları cins ve nevi itibariyle ayrı sayfalarda gösterebilirler.
Bitim işleri defteri tutmayarak buraya yazılması gereken malumatı, imalat defterine kaydedebilirler. İstihsal Vergisi defteri tutmayarak bunlara ait kayıtları defteri kebire açacakları özel bir hesapta veya satışlarını kaydettikleri hesabın ayrı bir sütununda gösterebilirler.
(3239 sayılı kanunun 136 ncı maddesiyle fıkra kaldırılmıştır.) (*)
İmalat defterine kaydolunan malumatı ihtiva edecek şekilde sınai muhasebe tutanlar, Maliye Bakanlığından müsaade almak şartıyla ayrıca imalat defteri tutmazlar.
(3239 sayılı kanunun 136 ncı maddesiyle fıkra kaldırılmıştır.) (**)
(*) (3239 sayılı kanunla kaldırılmadan önce 1.1.1986 tarihine kadar uygulanan şekli) İşletme defteri tutanlar, basit istihsal vergisi defterindeki kayıtları mezkûr defterde ayrı sütunlar açmak suretiyle gösterebilirler.
(**) (3239 sayılı kanunla kaldırılmadan önce 1.1.1986 tarihine kadar uygulanan şekli) İstihsal vergisine tabi müesseseler, imalat defteriyle istihsal vergisi defteri yerine istihlak vergisine maddelerin miktarlarını bu husus için tutacakları kayıtlarda gösterirler.
----------------------------
ALTINCI BÖLÜM
DİĞER MÜESSESELERİN TUTACAKLARI ÖZEL KAYITLARI
Banka, banker ve sigorta şirketlerinin Gider Vergisine ait kayıtları:
MADDE 204 - Banka, banker ve sigorta şirketleri Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisinin mevzuuna giren işlemleri müfredatlı veya bordrolar üzerinden toplu olarak kendi muhasebe defterlerinde veyahut isterlerse ayrı bir banka ve sigorta muameleleri vergisi defterinde, diğer işlemlerinden ayırmak suretiyle gösterilir.
(2365 sayılı kanunun 31 inci maddesiyle 1.1.1981 tarihinden geçerli olarak eklenen fıkra) Bankalar ile mevduat faizi ödeyen bankerler yukarıda belirtilen defter kayıtlarında bu hususlara ilişkin bilgileri müfredatlı olarak göstermeye mecburdurlar.
Damga resmi kayıtları:
MADDE 205 - Damga Resmi Kanununa göre yolcu bileti ücretleri, sigorta primleri ve ilan ücretleri gibi mevzular üzerinden resim istifa etmeye mecbur olan gerçek ve tüzel kişiler bu ücret ve primlerle istifa ettikleri damga resimleri için tarih sırasıyla bir kayıt tutmaya mecburdurlar.
Tüccarlar bu kayıtları muhasebe defterlerinde tuttukları hesaplarda gösterebilirler. Kayıtların muhasebe defterinde gösterilmemesi halinde ayrı bir "Damga Resmi defteri" tutulur. Devlet müesseselerinin resmi defter ve kayıtları Damga Resmi defteri yerine geçer.(*)
(*) Yolcu bilet ücretleri ve sigorta primleri üzerinden alınacak damga resmi kayıtları ile ilgili hükümleri Damga Vergisi Kanunu ile kalktı.
Nakliyat vergisi defteri:
MADDE 206 - (3239 sayılı kanunun 136 ncı maddesiyle kaldırılmıştır.)
----------------------------
(*) Nakliyat vergisi defteri:
MADDE 206 - (3239 sayılı kanunla kaldırılmadan önce 1.1.1986 tarihine kadar uygulanan şekli) Nakliyat işleriyle uğraşan ve Gider Vergileri Kanununa göre Nakliyat Vergisi tahsil eden müesseseler bir "Nakliyat Vergisi defteri" tutarlar ve bu defterde en az aşağıdaki malümatı gösterirler.
A) Eşya nakliyatında;
1 - Yükletme tarihi;
2 - Yükleyenin adı ve unvanı ve açık adresi (Bagaj eşyası ve posta kolileri için bu malumat aranmaz.);
3 - Yüklenen eşyanın cinsi (Ticari teamüle göre)
4 - Yüklenen eşyanın miktarı (Ticari teamüle göre, sayı veya parça ve sıklet itibariyle);
5 - Navlun veya nakliye ücreti;
6 - Taşıma ve navlun mukavelesi mucibince alınan diğer bedeller (Bagaj eşyası ve posta kolileri hakkındaki malumat günlük olarak toptan yazılabilir.);
7 - Tahsil olunan nakliyat vergisi.
B) Yolcu nakliyatında:
1 - Taşınan yolcu sayısı: Mevki itibariyle;
2 - Alınan yol ücretleri: Mevki itibariyle;
(Bu malumatın bordrolara dayanılarak toptan kaydolunması caizdir.)
3 - Vergiye tabi taşımalarda tahsil olunan Nakliyat Vergisi.
Ayrı bir (Nakliyat Vergisi defteri) tutmak istemeyenler yukarıdaki malumatı ticari defterlerinde açacakları özel hesaplarda veya hesabın ayrı bir sütununda gösterirler.
Nakliyat işiyle uğraşan iktisadi kamu müesseselerinin tuttukları defter ve kayıtlar nakliyat defteri yerine geçer.
----------------------------
Yabancı nakliyat kurumlarının hasılat defteri:
MADDE 207 - Yabancı nakliyat kurumları veya bunları Türkiye'de temsil eden şube veya acenteleri bir "Hasılat defteri" tutmaya ve bu deftere Türkiye'de elde ettikleri hasılatı tarih sırasıyla ve müfredatlı olarak kaydetmeye mecburdurlar. Bu madde gereğince hasılat defteri tutan yabancı nakliyat kurumları bu işleri için ayrıca muhasebe defteri tutmaya mecbur değildirler.
Menkul ve gayrimenkul sermaye iratlarına ait kayıtlar:
MADDE 208 - Bu kanuna göre defter tutmaya mecbur olan gerçek kişiler Gelir Vergisine tabi menkul ve gayrimenkul sermayelerle bunlardan elde edilen iratları ve bunlara müteallik giderleri defteri kebir veya işletme hesabının veya serbest meslek erbabı kazanç defterinin ayrı bir sayfasına veya ayrı bir deftere veyahut bir cetvele ayrı ayrı kaydetmeye mecburdurlar.
Şu kadar ki, bu hesap mükellefin diğer kazançlarını tespit için tuttuğu hesaplara karıştırılmaz ve onlar ile birleştirilmez.
Ambar defteri:
MADDE 209 - Depo (Ardiyeler dahil) işletenlere nakliye ambarları ayrıca bir ambar defteri tutarlar. Bu deftere en az aşağıda yazılı malumat kaydolunur:
1 - Malın ambara giriş tarihi;
2 - Malın cinsi (Malın cinsi belli değilse sadece balya, kasa, sandık gibi ambalaj nevinin kaydedilmesi iktifa edilir.);
3 - Malın miktarı (Ticari teamüle göre parça, sandık veya sıklet);
4 - Malın kimin tarafından tevdi edildiği;
5 - Malın nereye ve kime gönderildiği;
6 - Alınan nakliye ücreti tutarı.
Kendi işlerinin icabı olarak yukarıdaki malumatı ihtiva edecek şekilde defter tutanlar ayrıca ambar defteri tutmazlar.
YEDİNCİ BÖLÜM
SERBEST MESLEKLERDE DEFTER TUTMA
Serbest meslek kazanç defteri:
MADDE 210 - Serbest meslek erbabı bir (Kazanç defteri) tutarlar. Bu defterin bir tarafına giderler, diğer tarafına da hasılat kaydolunur.
Defterin gider tarafına, yapılan giderlerin nevi ile yapıldığı tarih ve hasılat tarafına ise ücretin alındığı tarih ve miktarı ile kimden alındığı yazılır.
Hekimler diledikleri taktirde, yukarıda yazılı malumatı protokol defterinde göstermek şartıyla ayrı kazanç defteri tutmayabilirler.
Amortisman kayıtları:
MADDE 211 - Serbest meslek erbabı, işlerinde bir yıldan fazla kullandıkları ve amortismana tabi tuttukları tesisat ve demirbaş eşyanın kıymetleri ile amortismanlarını 189 uncu maddede yazılı şekilde tutulan "Amortisman kayıtlarında" gösterirler.
Özel defterler:
MADDE 212 - Noterlerin ve noterlik görevini ifa ile mükellef olanların ve borsa acentelerinin resmi defteri "Kazanç defteri" yerine geçer.
SEKİZİNCİ BÖLÜM
ZİRAİ KAZANÇLARDA DEFTER TUTMA
Çiftçi işletme defteri:
MADDE 213 - (205 sayılı kanunun 13 üncü maddesiyle değişen şekli) Zirai işletme hesabını ihtiva eden çiftçi işletme defterinin sol tarafına Gelir Vergisi Kanunun ilgili maddelerinde gösterilen giderler, sağ tarafına da aynı kanunda gösterilen hasılat kaydolunur.
Gider ve hasılat kayıtlarının en az aşağıdaki bilgileri ihtiva etmesi lazımdır:
1 - Sıra numarası;
2 - Kayıt tarihi;
3 - Muamelenin nevi;
4 - Meblağ.
Amortisman kayıtları:
MADDE 214 - Çiftçi işletme defteri tutanlar, amortismana tabi kıymetleri ve bunların amortismanlarını 189 uncu maddede yazılı şekilde tutulan amortisman kayıtlarında gösterebilecekleri gibi bu kayıtları çiftçi işletme defterinin ayrı bir yerinde de geçirebilirler.
DOKUZUNCU BÖLÜM
KAYIT NİZAMI
Türkçe tutma mecburiyeti:
MADDE 215 - Bu kanuna göre tutulacak defter ve kayıtların Türkçe tutulması mecburidir.
Defterlerin mürekkeple yazılacağı:
MADDE 216 - Bu kanuna göre tutulması mecburi defterler mürekkeple veya makine ile yazılır. Kopya kağıdı kullanılması ve ıstampa ve sair damga aletleriyle kopya konulması da caizdir.
Bilumum defterlerde hesaplar kapatılıncaya kadar toplamlar geçici olarak kurşun kalemi ile yapılabilir.
Yanlış kayıtların düzeltilmesi:
MADDE 217 - Yevmiye defteri maddelerinde yapılan yanlışlar ancak muhasebe kaidelerine göre düzeltilebilir. Diğer bilumum defter ve kayıtlara rakam ve yazılar yanlış yazıldığı takdirde düzeltmeler ancak yanlış rakam ve yazı okunacak şekilde çizilmek, üst veya yan tarafına veyahut ilgili bulunduğu hesaba doğrusu yazılmak suretiyle yapılabilir.
Defterlere geçirilen bir kaydı kazımak, çizmek veya silmek suretiyle okunamaz bir hale getirmek yasaktır.
Boş satır bırakılamayacağı, sayfaların yok edilemeyeceği:
MADDE 218 - Defterlerde kayıtlar arasında usulen yazılmaya mahsus olan satırlar, çizilmeksizin boş bırakılamaz ve atlanamaz.
Ciltli defterlerde, defter sayfaları ciltten koparılamaz. Tasdikli müteharrik yapraklarda bu yaprakların sırası bozulamaz ve bunlar yırtılamaz.
Kayıt Zamanı:
MADDE 219 - (2365 sayılı Kanunun 32. maddesiyle değişen şekli) Muameleler Defterlere zamanında kaydedilir. Şöyle ki:
a) Muamelelerin işin hacmine ve icabına uygun olarak muhasebenin intizam ve vuzuhunu bozmayacak bir zaman zarfında kaybedilmesi şarttır. Bu gibi kayıtların on günden fazla geciktirilmesi caiz değildir.
b) Kayıtlarını devamlı olarak muhasebe fişleri, primanato ve bordro gibi yetkili amirlerin imza ve parafını taşıyan mazbut vesikalara dayanarak yürüten müesselerde, muamelelerin bunlara işlenmesi, deftere işlenmesi hükmündedir. Ancak bu kayıtlar, muamelelerin esas defterlere 45 günden daha geç intikal ettirilmesine cevaz vermez.
c) Günlük kasa, günlük perakende satış ve hasılat defterleri ile serbest meslek kazanç defterine muameleler günü gününe kaydedilir.
----------------------------
(*) Kayıt zamanı:
MADDE 219 - (2365 sayılı kanunun değişmeden önce 1.1.1981 tarihine kadar uygulanan şekli) Muameleler defterlere zamanında kaydedilir. Şöyle ki;
a) Muamelelerin işin hacmine ve icabına uygun olarak muhasebenin intizam ve vuzuhunu bozmayacak bir zaman zarfında kaydedilmesi şarttır. Bu gibi kayıtların mazeretsiz ve sebepsiz olarak 10 günden fazla geciktirilmesi caiz değildir.
b) Kayıtlarını devamlı olarak muhasebe fişleri, primanota ve bordro gibi yetkili amirlerin imza ve parafını taşıyan mazbut vesikalara dayanarak yürüten müesseselerde, muamelelerin bunlara işlenmesi, deftere işlenmesi hükmündedir. Ancak bu kayıtlar, muamelenin esas defterlere üç aydan daha geç intikal ettirilmesine cevaz vermez.
----------------------------
ONUNCU BÖLÜM
DEFTERLERİN TASDİKİ
Tasdike tabi defterler:
MADDE 220 - Aşağıda yazılı defterlerin bu bölümdeki esaslara göre tasdik ettirilmesi mecburidir.
1) Yevmiye ve envanter defteri;
2) İşletme defteri;
3) Çiftçi işletme defteri;
4) İmalat ve istihsal vergisi defteri; (Basit İstihsal Vergisi defteri dahil)
5) (Damga Vergisi Kanununun 31/7 inci maddesi ile kaldırılmıştır)
6) Nakliyat Vergisi defteri;
7) Yabancı nakliyat kurumlarının hasılat defteri;
8) Serbest meslek kazanç defteri;
9) 4369 sayılı Kanunun 82/1-b maddesiyle 1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere bent yürürlükten kaldırılmıştır.) (*)
10) 4369 sayılı Kanunun 82/1-b maddesiyle 1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere bent yürürlükten kaldırılmıştır.) (**)
11) 4369 sayılı Kanunun 82/1-b maddesiyle 1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere bent yürürlükten kaldırılmıştır.) (**)
Bu Kanunla cevaz verilen hallerde yukarıda yazılı olanların yerine kullanılacak olan defterler de tasdike tabi tutulur.
----------------------------
(**) (4369 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki bent)
9) (2365 Sayılı Kanunun 33'üncü maddesiyle eklenen bent) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Günlük Kasa defteri;
(**) (4369 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki bent)
10) (2365 sayılı kanunun 33'üncü maddesiyle eklenen bent) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Günlük perakende satış hasılat defteri.
(***) (4369 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki bent)
11) (4008 sayılı kanunun 5 inci maddesiyle eklenen bent) (6.7.1994 tarihinden geçerli olmak üzere) Kambiyo senetleri defteri.
----------------------------
Tasdit zamanı:
MADDE 221 - Bu kanunda yazılı defterleri kullanacak olanlar, bunları aşağıda yazılı zamanlarda tasdik ettirmeye mecburdurlar.
1) Öteden beri işe devam etmekte olanlar defterin kullanılacağı yıldan önce gelen son ayda;
2) Hesap dönemleri Maliye Bakanlığı tarafından tespit edilenler, defterin kullanılacağı hesap döneminden önce gelen son ayda;
3) (3239 Sayılı Kanunun 17'inci Maddesiyle değişen bent) (1.1986 tarihinden geçerli olmak üzere) Yeniden işe başlayanlar, sınıf değiştirenler ve yeni mükellefiyete girme tarihinden önce; vergi muafiyeti kalkanlar, muaflıktan çıkma tarihinden başlayarak on gün içinde; (*)
4) Tasdike tabi defterlerin dolması dolayısıyla veya sair sebeplerle yıl içinde yeni defter kullanmaya mecbur olanlar bunları kullanmaya başlamadan önce.
----------------------------
(*) (3239 sayılı kanunla değişmeden önce 1.1.1986 tarihine kadar uygulanan şekli)
3 - Yeniden işe başlayanlar, sınıf değiştirenler, vergi muaflıkları kalkanlar veya yeni mükellefiyete girenler, işe başlama, sınıf değiştirme, muaflıktan çıkma veya yeni mükellefiyete girme tarihinden başlayarak bir ay içinde;
----------------------------
Tasdiki yenileme:
MADDE 222 - Defterlerini ertesi yılda da kullanmak isteyenler Ocak ayı hesap dönemleri Maliye Bakanlığınca tespit edilenler bu dönemin ilk ayı içinde tasdiki yeniletmeye mecburdurlar.
Tasdik makamı:
MADDE 223 - Defterler, iş yerinin iş yeri olmayanlar için ikametgahın bulunduğu yerdeki noter veya noterlik görevini ifa ile mükellef olanlar, menkul kıymet ve kambiyo borsasındaki acenteler için borsa komiserliği tarafından tasdik olunur.
(3239 Sayılı Kanunun 18'inci maddesiyle eklenen fıkra) (1.1.1986 tarihinden geçerli olmak üzere) Tasdik makamı bu Kanuna göre tasdike getirilen defterleri sosyal güvenlik ile ilgili kuruluşların mevzuat hükümlerine bağlı kalmaksızın tasdik eder.
Tasdik şerhi:
MADDE 224 - Noterlerin yapacağı tasdik şerhleri defterin ilk sahifesine yazılır ve aşağıdaki malumatı ihtiva eder.
1) Defter sahibinin;
a) Gerçek kişilerde başta soyadı sonra öz adı (Müessesenin varsa maruf unvanı da ayrıca ilave olunur);
b) Tüzel kişilerde unvanı;
2) İş adresi;
3) İş veya meslekin nevi;
4) Defterin nevi;
5) Defterin kaç sayfadan ibaret olduğu;
6) Defterin kullanılacağı hesap dönemi
7) Defter sahibinin bağlı olduğu vergi dairesi;
8) Tasdik tarihi;
9) Tasdik numarası;
10) Tasdiki yapan makamın resmi mühür ve imzası.
Tasdik şekli:
MADDE 225 - Defterler aşağıdaki şekilde tasdik olunur.
a) Ciltli defterlerin tasdik esnasında sayfalarının sıra numarasıyla teselsül ettiğine bakılarak bu sayfalar teker teker tasdik makamının resmi mührü ile mühürlenir.
b) Müteharrik yapraklı yevmiye defteri kullanmalarına Maliye Bakanlığınca müsaade edilen müesseseler bir yıl içinde kullanacaklarını tahmin ettikleri sayıda yaprağı yukarıdaki esaslara göre tasdik ettirirler. Tasdikli yapraklar bittiği takdirde, yeni yapraklar kullanılmadan evvel tasdike arz olunur.
Bunların sayfa numaraları tasdikli yaprakların sayfa numaralarını takiben teselsül ettirilir. Tasdik makamı, ilave yaprakların sayısını ilk tasdik şerhinin altına kaydeder ve bu kaydı usulüne göre tasdik eder.
Defter tasdikine ait bordrolar:
MADDE 226 - Tasdik makamları tasdik ettikleri defterlere ait aşağıda yazılı malumatı tarih sırasıyla, üçer aylık bordrolara derç ve bunları en geç bir ay içinde bulundukları yerin en büyük mal memuruna tevdi ederler:
1 - Tasdik numarası ve tarihi;
2 - Defter sahibinin soyadı, adı (veya unvanı);
3 - İşi veya mesleki;
4 - Defterin nevi;
5 - Defterin hangi yıl için tasdik edildiği;
6 - Defter sahibinin bağlı olduğu vergi dairesi.
Tasdik makamları yukarıdaki bilgileri münferit fişlerle de bildirebilirler.
ÜÇÜNCÜ KISIM
VESİKALAR
BİRİNCİ BÖLÜM
KAYITLARIN TEVSİKİ
İspat edici kağıtlar:
MADDE 227 - Bu kanunda aksine hüküm bulunmadıkça bu kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsike mecburdurlar.
(205 sayılı kanunun 14 üncü maddesiyle eklenen fıkra) Defter tutmak mecburiyetinde olmayan mükellefler vergi matrahlarının tespiti ile ilgili giderlerini tevsike mecburdurlar. (Götürü usulde tespit edilen giderler hariç).
(3505 sayılı kanunun 3 üncü maddesiyle eklenen ve 10.12.1988 tarihindin geçerli fıkra) Bu Kanuna göre kullanılan veya bu Kanunun Maliye ve Gümrük Bakanlığında verdiği yetkiye dayanılarak, kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu bilgileri taşımaması halinde bu belgeler vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılır.
(3505 sayılı kanunun 3 üncü maddesiyle eklenen ve 10.12.1988 tarihindin geçerli fıkra) Maliye ve Gümrük Bakanlığı düzenlenmesi mecburi olan belgelerde bulunması gereken zorunlu bilgileri belirlemeye ve bu belgelerden uygun gördüklerine, düzenleme saatinin yazılması mecburiyetini getirmeye yetkilidir.
Vergi Beyannamelerinin İmzalanması ve Yeminli Mali Müşavir Tasdik Raporları
MÜKERRER MADDE 227- (4008 sayılı kanunun 6 acı maddesiyle eklenen madde) ( 6.7.1994 tarihinden geçerli olmak üzere) Maliye Bakanlığı:
1- Vergi beyannamelerinin 3568 sayılı Kanuna göre yetki almış serbest muhasebeci, serbest muhasebeci mali müşavir veya yeminli mali müşavirler tarafından da imzalanması mecburiyetini getirmeye, bu mecburiyeti beyanname çeşitleri, mükellef gurupları ve faaliyet konuları itibariyle ayrı ayrı uygulatmaya,
2- Vergi kanunlarında yer alan muafiyet, istisna, yeniden değerleme, zarar mahsubu ve benzeri hükümlerden yararlanılmasını Maliye Bakanlığı'nca belirlenen şartlara uygun olarak yeminli mali müşavirlerce düzenlenmiş tasdik raporu ibraz edilmesi şartına bağlamaya,
Bu uygulamalara ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.
Yukarıdaki fıkra hükümlerine göre beyannameyi imzalayan veya tasdik raporunu düzenleyen meslek mensupları, imzaladıkları beyannamelerde veya düzenledikleri tasdik raporlarında yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmasından dolayı ortaya çıkan vergi ziyanına bağlı olarak alınacak vergi, ceza, gecikme faizlerinden mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilin sorumlu tutulurlar.
2 numaralı bent hükmüne göre yararlanılması yeminli mali müşavirlerce düzenlenmiş tasdik raporu ibrazı şartına bağlanan konularda, tasdik raporunu zamanında ibraz etmeyen mükellefler tasdike konu haktan yararlanamazlar. Ancak Maliye Bakanlığı tasdik raporlarının ibraz süresini iki aya kadar uzatmaya yetkilidir.
(4108 sayılı kanunun 5 inci maddesiyle eklenen fıkra) (1.1.1995 tarihinden geçerli olmak üzere) 233 sayılı Kanunun Hükmünde Kararname hükümlerine tabi olan Kamu iktisadi Teşebbüsleri ile bunlara ait müesseseler hakkında bu madde hükümleri uygulanmaz.
Tevsiki zaruri olmayan kayıtlar:
MADDE 228- Aşağıdaki giderler için ispat edici kâğıt aranmaz:
1- Örf ve teamüle göre bir vesikaya istinat ettirilmesi mutat olmayan müteferrik giderler;
2- Vesikanın teminine imkân olmayan giderler;
3- Vergi kanunlarına göre götürü olarak tespit edilen giderler.
1 ve 2 numaralı fıkralarda yazılı giderlerin gerçek miktarları üzerinden kayıtlara geçirilmesi ve miktarlarının işin genişliğine ve mahiyetine uygun bulunması şarttır.
İKİNCİ BÖLÜM
FATURA VE FATURA YERİNE GEÇEN VESİKALAR
MADDE 229- Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır.
Faturanın şekli:
MADDE 230- (2365 sayılı kanunun 34 üncü maddesiyle değişen şekli)
Faturada en az aşağıdaki bilgiler bulunur:
1- Faturanın düzenleme tarihi, seri ve sıra numarası;
2- Faturayı düzenleyenin adı, varsa ticaret unvanı, iş adresi, bağlı olduğu vergi dairesi ve hesap numarası;
3- Müşterinin adı, ticaret unvanı, adresi, varsa vergi dairesi ve hesap numarası;
4- Malın veya işin nevi miktarı, fiyatı ve tutarı;
5- (3239 sayılı kanunun 19 uncu maddesiyle değişen bent) Satılan malların teslim tarihi ve irsaliye numarası, (Malın alıcıya teslim edilmek üzere satıcı tarafından taşındığı veya taşıttırıldığı hallerde satıcının, teslim edilen alıcı tarafından taşınması veya taşıttırılması halinde alıcını, taşınan veya taşıttırılan mallar için sevk irsaliyesi düzenlenmesi ve taşıtta bulundurulması şarttır.)
Malın, bir mükellefin birden çok işyerleri ile şubeleri arasında taşındığı veya satılmak üzere bir komisyoncu veya diğer bir aracıya gönderildiği hallerde de, malın gönderen tarafından sevk irsaliyesine bağlanması gereklidir. Bu bentte yazılı irsaliyeler hakkında fiyat ve bedel ile ilgili bilgiler hariç olmak üzere, bu madde hükmü ile 231 inci madde hükmü uygulanır. İrsaliyelerde malın nereye ve kime gönderildiği ayrıca belirtilir.
Şu kadar ki nihai tüketicilerin tüketim amacıyla perakende olarak satın aldıkları malları kendilerinin taşıması ve taşıttırması halinde bu mallara ait fatura veya perakende satış fişinin bulunması şartıyla sevk irsaliyesi aranmaz.(*) (**)
----------------------------
Madde 230-
(*) 5-(3239 sayılı kanunla değişmeden önce 1.1.1986 tarihine kadar uygulanan şekli) Satılan mallar, faturanın düzenlenmesinden önce teslim edilmişse malın teslim tarihi ve irsaliye numarası, (Malın faturanın düzenlenmesinden önce teslim veya bir mükellefin birden çok işyerleri ile şubeleri arasında taşındığı veya satılmak üzere bir komisyoncuya veya diğer bir aracıya emtia gönderildiği hallerde, teslim edilen malların satıcı tarafından bir sevk irsaliyesine bağlanması şarttır. Bu bentte yazılı irsaliyeler hakkında, fiyat ve bedel ile ilgili bilgiler hariç olmak üzere, bu madde hükmü ile 231 inci madde hükmü uygulanır. İrsaliyelerde malın nereye ve kime gönderildiği ayrıca belirtilir. Ancak satılan malın satıcı veya müşteri tarafından taşınması halinde de faturanın veya sevk irsaliyesinin taşıtta bulundurulması zorunludur. Faturanın bulunduğu hallerde ayrıca sevk irsaliyesi aranmaz.)
(**) Faturanın şekli:
MADDE 230- (2365 sayılı kanunla değişmeden önce 1.1.1981 tarihine kadar uygulanan şekli ) Faturada en az aşağıdaki malumat bulunur:
1- Faturanın sıra numarası:
2- Faturayı çıkaranın ticaret unvanı ve iş adresi;
3- Müşterinin ticaret unvanı ve adresi;
4- Emtianın veya işin nevi, miktarı, fiyatı ve tutarı;
5- Satılan mallar faturanın tanziminden evvel teslim edilmişse teslim tarihi.
Gerçek kişilerde ticaret unvanı olarak tüccarın soyadı ve adı yazılır. Büyük ve tanınmış müesseseler için adres konulmayabilir. Müstehliklere perakende satış yapan tüccarlar, fatura verdikleri takdirde, bu faturalarda numara teselsülü mecburiyeti yoktur.
----------------------------
Faturanın nizamı:
MADDE 231- (2365 sayılı kanunun 35 inci maddesiyle değişen şekli) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Faturanın düzenlenmesinde aşağıdaki kaidelere uyulur.
1- Faturalar sıra numarası dahilinde teselsül ettirilir. Alnı müessesenin muhtelif şube ve kısımlarında her biri aynı numara ile başlamak üzere ayrı ayrı fatura kullanıldığı takdirde bu faturalara şube ve kısımlarına göre şube veya kısmın isimlerinin yazılması veya özel işaretle seri tefriki yapılması mecburidir.
2- Faturalar mürekkeple, makine ile veya kopya kurşun kalemi ile doldurulur.
3- Faturalar en az bir asıl ve bir örnek olarak düzenlenir. Birden fazla örnek düzenlendiği takdirde her birine kaçıncı örnek olduğu işaret edilir.
4) Faturaların baş tarafında iş sahibinin veya namına imzaya mezun olanların imzası bulunur.
5) (3239 sayılı kanunun 20'nci Maddesiyle eklenen bent) (1.1.1986 tarihinden geçerli olmak üzere) Fatura, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami on gün içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır. (*) (**)
6) (3239 sayılı kanunun 20'nci Maddesiyle eklenen bent) (1.1.1986 tarihinden geçerli olmak üzere) Bu kanunun 232'nci maddesinin birinci fıkrasına göre fatura düzenlemek zorunda olanlar, müşterinin adı ve soyadı ile bağlı olduğu vergi dairesi ve hesap numarasının doğruluğundan sorumludur. (Ancak bu sorumluluk, aynı maddenin 2'nci fıkrasının uygulandığı halleri kapsamaz.) Fatura düzenleyenin istemesi halinde müşteri kimliğini ve vergi dairesi hesap numarasını gösterir belgeyi ibraz etmek zorundadır.
----------------------------
(*) (3239 sayılı kanunla değişmeden önce 1.1.1986 tarihine kadar uygulanan bent)
5- Fatura, malın teslim tarihinden itibaren azami on gün içinde düzenlenir.
(**) (2365 sayılı kanunla değişmeden önce 1.1.1981 tarihine kadar uygulanan şekli)
----------------------------
Fatura nizamı :
MADDE 231- Faturanın çıkarılmasında aşağıdaki kaidelere uyulur.
1-Faturalar sıra numarası dahilinde teselsül ettirilir. Aynı müessesenin muhtelif şube ve kısımlarında her biri aynı numara ile başlamak üzere ayrı ayrı fatura
2- Faturalar mürekkeple, makine ile veya kopya kurşun kalemi ile doldurulur.
3- Faturalar en az bir asıl ve bir örnek olarak düzenlenir. Birden fazla örnek düzenlendiği takdirde her birine kaçıncı örnek olduğu işaret edilir.
4) Faturaların baş tarafında iş sahibinin veya namına imzaya mezun olanların imzası bulunur.
----------------------------
Fatura kullanma mecburiyeti:
MADDE 232 - Birinci ve (4369 saylı Kanunun 81/A-7 maddesiyle değişen ibare) (1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle (1) defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler.
1) Birinci ve ikinci sınıf tüccarlara;
2) Serbest meslek erbabına;
3) (4369 sayılı Kanunun 81/A-7 maddesiyle değişen ibare) (1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) Kazançları basit usulde tespit olunan tüccarlara (2)
4) Defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere;
5) Vergiden muaf esnafa.
Sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve bunlar da fatura istemek ve almak mecburiyetindedirler.
4444 sayılı Kanunun 13'üncü maddesinin C-4 bendi ile değişen ibare) (14.8.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) Yukarıdakiler dışında kalanların, birinci ikinci sınıf tüccarlar ile kazancı basit usulde tespit edilenlerden ve defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerden (*_ satın aldıkları emtia veya onlara yaptırdıkları iş bedelinin (Yeniden Değerleme Oranının % 52.1 olması ile 1.1.2000 tarihinden geçerli olmak üzere değişen miktar) 76.000.000 lirayı (**) geçmesi veya bedeli 76.000.000 liradan (**) az olsa dahi istemeleri halinde emtiayı satanın veya işi yapanın fatura vermesi mecburidir. (***)
(3239 sayılı kanunun 136'ncı maddesiyle fıkra 1.1.1986 tarihinden geçerli olmak üzere fıkra yürürlükten kaldırılmıştır.) (***)
----------------------------
(1) 4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki ibare)
"ikinci sınıf tüccarlara"
(2) 4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki ibare)
"Kazançları götürü usulde tespit olunan tüccarlara"
----------------------------
(*) (4444 sayılı Kanunla değişmeden önceki ibare)
"Yukarıdakiler dışında kalanların, birinci ve ikinci sınıf tüccarlardan ve defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerden"
----------------------------
(**) (Değişmeden önceki miktarlar)
(4444 sayılı Kanunla artırılan ve 14.8.1999 - 31.12.1999 tarihleri arasında uygulanan miktar) 50.000.000.- lira.
(98/12044 sayılı Kararla artırılan ve 1.1.1999 - 14.8.1999 tarihleri arasında uygulanan miktar) 30.000.000.- lira.
(*) (4369 sayılı Kanunun 19'uncu maddesiyle değişik mükerrer 414 üncü maddesine göre geçerli olan ve 29.7.1988 - 1.1.19999 tarihleri arasında uygulanan miktar) 15.000.000 lira
(*) (95/759 sayılı Kararla artırılan ve 1.1.1996-29.7.1998 tarihleri arasında uygulanan miktar) 10.000.000 lira
(94 / 6296 sayılı kararla artırılan ve 1.1.1995 - 31.12.1995 tarihleri arasında uygulanan miktar) 5.000.000.-lira
(93 / 5144 sayılı kararla artırılan ve 1.1.1994 - 31.12.1994 tarihleri arasında uygulanan miktar) 2.500.000.-lira
(92 / 3894 sayılı kararla artırılan ve 1.1.1993 - 31.12.1993 tarihleri arasında uygulanan miktar) 1.000.000.-lira
(92 / 2924 sayılı kararla artırılan ve 24.4.1992 - 1.1.1993 tarihleri arasında uygulanan miktar) 800.000.-lira
(91 / 1856 sayılı kararla artırılan ve 8.6.1991 - 24.4.1992 tarihleri arasında uygulanan miktar) 500.000.-lira
(89 / 14155 sayılı kararla artırılan ve 1.8.1989 - 8.6.1991 tarihleri arasında uygulanan miktar)300.000.-lira
(3239 sayılı kanunun 37'nci maddesiyle artırılan ve 1.1.1986 - 1.8.1989 tarihleri arasında uygulanan miktar)
100.000.-lira
----------------------------
(Değişmeden önceki miktar) 10.000.-lira
(***) (2686 sayılı kanunla değişmeden önceki şekli)
Yukarıdakiler dışında kalanların, birinci ve ikinci sınıf tüccarlardan ve defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerden satın aldıkları emtia veya onlara yaptırdıkları iş bedellerinin bin lirayı geçmesi veya bedeli bin liradan az olsa dahi istemeleri halinde emtiayı satanın veya işi yapanın fatura vermesi mecburidir.
----------------------------
(****) (3239 sayılı kanunla kaldırılmadan önce 1.1.1986 tarihine kadar uygulanan şekli)
(2686 sayılı kanunun 28 inci maddesiyle eklenen fıkra) işletme vergisi ayrıca gösterilmek kaydıyla işletme vergisi mükellefleri tarafından hizmetin ifası anında veya perakende satış sırasında düzenlenerek müşteriye verilen faturalar perakende satış vesikası yerine geçer.
----------------------------
Perakende satış vesikaları:
MADDE 233 - (2686 sayılı kanunla değişik şekli) Birinci ve (4369 sayılı Kanunun 81/A-7 maddesiyle değişen ibare) 1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle (1) defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerin fatura vermek mecburiyetinde olmadıkları satışları ve yaptıkları işlerin bedelleri aşağıdaki vesikalardan herhangi biri ile tevsik olunur.
1) Perakende satış fişleri;
2) Makineli kasaların kayıt ruloları;
3) Giriş ve yolcu taşıma biletleri,
Perakende satış fişi, makineli kasaların kayıt ruloları ve biletlerde, işletme veya mükellefin adı, düzenleme tarihi ve alınan paranın miktarı gösterilir.
Perakende satış fişi ile giriş ve yolcu taşıma biletleri seri ve sıra numarası dahilinde teselsül ettirilir. Bu fiş ve biletler kopyalı iki nüsha olarak tanzim   edilir ve bir nüshası müşteriye verilir. makineli kasa kullanıp da müşteriye fiş /makineli kasanın önceki fıkrada belirtilen malumatı ihtiva eden fişi) verilmemesi halinde, perakende satış fişi tanzimi ve müşteriye verilmesi mecburidir.
(3239 sayılı kanunun 136'ncı maddesiyle 1.1.1986 tarihinden geçerli olmak üzere fıkra yürürlükten kaldırılmıştır.) (*) (**)
----------------------------
(1) 4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki ibare) "ikinci sınıf tüccarlarla"
----------------------------
(*) (3239 sayılı kanunla kaldırılmadan önce 1.1.1986 tarihine kadar uygulanan şekli)
İşletme vergisi mükellefleri tarafından tanzim edilen perakende satış vesikaları, perakende satış fişi yerine geçer.
(**) (2686 sayılı kanunla değişmeden önce 29.6.1982 tarihine kadar uygulanan şekli)
MADDE 233- Birinci ve ikinci sınıf tüccarlarla defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerin fatura vermek mecburiyetinde olmadıkları satışları aşağıdaki kayıtlardan herhangi biri ile tevsik olunur.
----------------------------
1 - Kasa veya satış fişleri;
2 - Kasa veya satış fişlerinin dökümlerini ihtiva eden günlük bordrolar;
3 - Makineli kasaların kayıt ruloları ve rulosuzlarda günlük satış toplamının yazıldığı fişler;
4 - (2365 sayılı kanunun 36'ncı maddesiyle değişen şekli) Giriş ve yolcu taşıma biletleri;
4 - (Değişmeden önceki şekli) 2'nci sınıf tüccarlarda satış bedellerini gösteren el defteri kayıtları (Bu defterin tasdiki ihtiyaridir.)
(2365 sayılı kanunun 36'ncı maddesiyle eklenen fıkra) Perakende satış fişi ile giriş ve yolcu taşıma biletleri seri ve sıra numarası dahilinde teselsül ettirilir. Bu fiş ve biletler kopyalı iki nüsha olarak tanzim edilir ve bir nüshası müşteriye verilir.
----------------------------
(2365 sayılı kanunun 36'ncı maddesiyle eklenen fıkra) İşletme vergisi mükellefleri tarafından tanzim edilen perakende satış belgeleri, perakende satış fişi yerine geçer.
----------------------------
Gider pusulası:
MADDE 234 - Birinci ve 4369 sayılı Kanunun 81/A-7 maddesiyle değişen ibare) (1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle 1) defter tutmak mecburiyetinde olan serbest meslek erbabının ve çiftçilerin;
1) (4369 sayılı Kanunun 82/1-b maddesiyle 1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere bent yürürlükten kaldırılmıştır) (*)
2) (4369 sayılı Kanunun 82/1-b maddesiyle 1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere bent yürürlükten kaldırılmıştır) (**)
3) Vergiden muaf esnafa;
Yaptırdıkları işler veya onlardan satın   aldıkları emtia için tanzim edip işi yapana veya emtiayı satana imza ettirecekleri gider pusulası 4369 sayılı Kanunun 81/A-7 maddesiyle değişen ibare) (1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) vergiden muaf esnaf (2) tarafından verilmiş fatura hükmündedir. Bu belge birinci ve ikinci sınıf tüccarların, zati eşyalarını satan kimselerden satın aldıkları altın, mücevher gibi kıymetli eşya için de tanzim edilir.
Gider pusulası, işin mahiyeti, emtianın cins ve nevi ile miktar ve bedelini ve iş ücretini ve işi yaptıran ile yapanın veya emtiayı satın alan ile satanın adlarıyla soyadlarını (Tüzel kişilerde unvanlarını) ve adreslerini ve tarihi ihtiva eder. Ve iki nüsha olarak tanzim ve bir nüshası işi yapana veya malı satana tevdi olunur.
(2365 sayılı kanunun 37'nci maddesiyle eklenen fıkra) (1.1.1981 tarihinden geçerli fıkra) Gider pusulaları seri ve sıra numarası dahilinde teselsül ettirilir.
----------------------------
(*) (4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki ibare) "ikinci sınıf tüccarlarla"
(**) (4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki ibare)
2) Kazançları götürü usulde tespit olunan serbest meslek erbabına;
(1) (4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki ibare)
"götürü usulde vergiye tabi tüccar ve serbest meslek erbabı ile vergiden muaf esnaf"
----------------------------
Müstahsil makbuzu:
MADDE 235 - (4444 sayılı Kanunun 13'üncü maddesinin C-5 bendi ile değişen ibare) (14.8.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile kazancı basit usulde tespit edilenler ve (1) defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler (4369 sayılı Kanunun 81/A-9 maddesiyle değişen ibare) (29.7.1998 tarihinden geçerli olmak üzere) gerçek usulde vergiye tabi olmayan çiftçilerden (2) satın aldıkları malların bedelini ödedikleri sırada iki nüsha makbuz tanzim etmeye ve bunlardan birini imzalayarak satıcı çiftçiye vermeye ve diğerini ona imzalatarak almaya mecburdurlar. Mal tüccar veya çiftçi adına bir adamı veya mutavassıt tarafından alındığı takdirde, makbuz bunlar tarafından tanzim ve imza olunur.
Çiftçiden avans üzerine yapılan mü bayalar da, makbuz, malın teslimi sırasında verilir.
Müstahsil makbuzunun tüccar veya alıcı çiftçi nezrinde kalan nüshası fatura yerine geçer.
Müstahsil   makbuzunda en az aşağıdaki yazılı bilgiler bulunur.
1) Makbuzun tarihi
2) (2365 sayılı kanunun 38'inci maddesiyle değişen bent) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Malı satın alan tüccar veya çiftçinin soyadı, adı, unvanı ve adresi; (**)
3) Malı satan çiftçinin soyadı, adı ve ikametgah adresi;
4) Satın alınan malın cinsi, miktarı ve bedeli,
Bu maddede yazılı makbuzlar hiçbir resim ve harca tabi değildir.(**)
(2365 sayılı kanunun 38'inci maddesiyle eklenen fıkra) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Müstahsil makbuzları seri ve sıra numarası dahilinde teselsül ettirilir.
----------------------------
(1) (4444 sayılı Kanunla değişmeden önceki ibare) "Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile"
(2) (4444 sayılı Kanunla değişmeden önceki ibare) "götürü usule veya vergiden muaf çiftçilerden"
----------------------------
(**) (2365 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
2 - Malı satın alan tüccar veya çiftçinin soyadı, adı ve unvanı.
(***) (Bakınız: 488 sayılı Kanun 31 - 6 maddesine)
----------------------------
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
SERBEST MESLEK MAKBUZLARI
Makbuz mecburiyeti:
MADDE 236 - (2365 Sayılı Kanunun 40'ıncı maddesiyle değişen madde) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Serbest meslek erbabı, mesleki faaliyetlerine ilişkin her türlü tahsilatı için iki nüsha serbest meslek makbuzu tanzim etmek ve bir nüshasını müşteriye vermek, müşteri de bu makbuzu istemek ve almak mecburiyetindedir.(*)
----------------------------
(*) (2365 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
MADDE 236 - Özel kanunlardaki hükümler saklı kalmak kaydıyla serbest meslek erbabı aşağıdaki hallerde makbuz vermeye ve bunların bir örneğini muhafaza etmeye mecburdurlar:
1 - Müşteri makbuz isterse;
2 - Ücret ticari, zirai veya sınai bir işletme tarafından ödenmişse;
3 - Alınan para 100 liradan fazla ise;
----------------------------
Makbuz muhteviyatı:
MADDE 237- (2365 sayılı Kanunun 40'ıncı maddesiyle değişen şekli) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Serbest meslek makbuzlarına :
1- Makbuzu verenin soyadı, adı veya unvanı, adresi, vergi dairesi ve hesap numarası;
2- Müşterinin soyadı, adı veya unvanı ve adresi;
3- Alınan paranın miktarı;
4- Paranın alındığı tarih;
Yazılır ve bu makbuzlar serbest meslek erbabı tarafından imzalanır. Serbest meslek makbuzları seri ve sıra numarası dahilinde teselsül ettirilir. (*)
----------------------------
(*) (2365 sayılı Kanunla değişmen önceki şekli)
MADDE 237- Serbest meslek makbuzlarına:
1-Makbuzu verenin soyadı, adı veya unvanı;
2- Müşterinin soyadı, veya unvanı;
3-Alınan paranın miktarı;
4- Paranın alındığı tarih; yazılır.
Bu makbuzlar hiçbir resim ve harca tabi değildir. (488 sayılı Damga Vergisi Kanunuyla kaldırıldı)
----------------------------
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
ÜCRETLERE AİT KAYIT VE VESİKALAR
ÜCRET BORDROSU :
MADDE 238- İşverenler her ay ödedikleri ücretler için (Ücret bordrosu) tutmaya mecburdurlar. Gelir Vergisi Kanununa göre vergiden muaf olan ücretlerle (4369 sayılı Kanunun 81/A-8 maddesiyle değişen ibare) diğer ücret (1) üzerinden vergiye tabi hizmet erbabına yapılan ücret ödemeleri için bordro tutulmaz.
Ücret bordrolarına en az aşağıdaki malumat yazılır:
1- Hizmet erbabının soyadı, adı; ücretin alındığına dair imzası veya mührü (ücretin ödenmesinde ayrıca makbuz alan iş verenlerin tutacakları ücret bordrosuna imza veya mühür konulması mecburi değildir.);
2- Varsa vergi karnesinin tarih ve numarası;
3- Birim ücreti (Aylık, haftalık, gündelik, saat veya parça başı ücreti);
4- Çalışma süresi veya ücretin ilgili olduğu süre;
5- Ücret üzerinden hesaplanan vergilerin tutarı.
Bordronun hangi aya ait olduğu baş tarafında gösterilir. Bir aya ait bordro ertesi ayın yirminci gününe kadar hazırlanıp tarihlenerek, müessese sahibi veya müdürü ile bordroyu tanzim eden memur tarafından imzalanır.
İş verenler ücret bordrolarını, yukarı ki esaslara uymak şartıyla diledikleri şekilde tanzim edebilirler.
----------------------------
(1) (4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki ibare)
"götürü ücret"
----------------------------
Bordro yerine geçen vesikalar :
MADEE 239- Genel, katma, özel bütçeli daire ve müesseselerle belediyelerin ve 3659 sayılı kanuna tabi müesseselerin ücret ödemelerinde kullandıkları vesikalar ücret bordrosu yerine geçer.
BEŞİNCİ BÖLÜM
DİĞER EVRAK VE VESİKALAR
Taşıma ve otel işletmelerine ait belgeler :
MADDE 240- (2365 sayılı kanunun 41 inci maddesiyle değişen şekli) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Taşıma işletmeleri ile otel, motel ve pansiyon gibi konaklama yerleri 4369 sayılı Kanunun 81/A-10 maddesiyle değişen ibare) 1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) Kazancıbasit usulde tespit edilenler dahil (1) aşağıda yazılı belgeleridüzenlemek zorundadırlar.
A) Taşıma irsaliyeleri: Ücret karşılığında eşya nakleden bütün gerçek ve tüzelkişiler naklettikleri eşya için, 209 uncu madde yazılı bilgilerle, sürücünün ad ve soyadı ve aracın plaka numarasını ihtiva eden ve seri ve sıra numarası dahilinde teselsül eden irsaliye kullanmak zorundadırlar. Bu irsaliyenin bir nüshası eşyayı taşıttırana, bir nüshası eşyayı taşıyan aracın sürücüsüne veya kaptanına verilir ve bir nüshası da taşımayı yapan nezrinde saklanır. Bu bent hükmü nakliye komisyoncuları ile acenteleri de kapsar.
B) Yolcu listeleri : Şehirler arasında yapılan yolcu taşımalarında 233 üncü madde gereğince yolcu taşıma bileti kesmeye mecbur olan mükellefler (T.C. Devlet Demiryolları hariç), taşıtların her seferi için müteselsil seri ve sıra numaralı ve oturma yerlerini planlı şekilde gösteren iki nüsha yolcu listesi düzenlerler ve bu listenin bir nüshasını sefer sonuna kadar taşıtta ve diğer nüshasını işyerinde bulundururlar. Yolcu taşıma biletlerinin komisyoncu veya acenteler tarafından kesilmesi halinde yolcu listeleri 3 nüsha olarak düzenlenir ve bir nüshası bu kimseler tarafından saklanır.
Yolcu listelerinde aşağıdaki bilgiler bulunur:
1- Yolcu listesini düzenleyen işletmenin adı veya unvanı ile adresi,
2- Taşıtı işleten mükellefin adı, soyadı varsa unvanı, vergi dairesi ve hesap numarası,
3- Taşıtın plaka numarası, sefer tarihi ve hareket saati,
4 - Bilet numaraları işaretlenmek suretiyle yolcu sayısı ve toplam hasılat tutarı.
C) Günlük müşteri listeleri: Otel, motel ve pansiyon gibi konaklama yerleri, odaları, bölmeler ve yatak planlarına uygun olarak müteselsil seri ve sıra numaralı günlük müşteri listeleri düzenlerler ve işletmelerde bulundururlar.
Bu listelerde aşağıdaki bilgiler bulunur:
1- Mükellefin adı, soyadı, varsa unvanı ve adresi,
2- Oda numaraları yazılmak suretiyle müşterinin adı soyadı ve oda ücreti,
3- Düzenleme tarihi. (*)
----------------------------
(1) 4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki ibare)
(Götürü usulde vergiye tabi olanlar dahil)
(*) (2365 sayılı kanunla değişmeden önce 1.1.1981 tarihine kadar uygulanan şekli)
----------------------------
Nakliye irsaliyeleri:
MADDE 240- Ücret karşılığında eşya nakleden bütün gerçek ve tüzel kişiler (Götürü usule tabi olanlar dahil, gelir ve kurumlar vergilerinden muaf olanlar hariç) naklettikleri eşya için 209 uncu maddede yazılı bilgileri ihtiva eden dipkoçanlı bir irsaliye kullanmaya mecburdurlar. Bu irsaliyenin birinci nüshası eşyayı naklettirene verilir ve kopya kâğıdı ile doldurularak dipkoçanı nakleden nezrinde saklanır.
209 uncu maddede yazılı ambar defterini tutanlar ayrıca irsaliye kullanmaya mecbur değildirler.
Bu madde hükmü nakliye komisyoncuları ile acentelerine da şamildir.
----------------------------
Muhabere evrakı:
MADDE 241- Tüccarların her nevi ticari muameleleri dolayısıyla yazdıkları ve aldıkları mektuplar (Telgraflar ve hesap hülasaları dahil) muhabere evrakını teşkil eder. Gönderilen ve gelen muhabere evrakının, işlerinin icabına göre dosyada muhafaza edilmesi mecburidir.
MÜKERRER MADDE 241- (3762 sayılı kanunun 2 inci maddesiyle eklenen 7.9.1991 tarihinden geçerli madde) Mükelleflerin sattıkları emtia veya yaptıkları işler nedeniyle ortaya çıkan alacak ve borçları için bono veya poliçe düzenlemeleri halinde, bu poliçe ve bonoların Türk Ticaret Kanunu uyarınca bulunması gereken bilgilerin yanı sıra aşağıdaki hususları da ihtiva etmesi zorunludur.
1- Müteselsil seri ve sıra numarası.
2- Alacaklı ve borçlunun adı, adresi, bağlı olduğu vergi dairesi ve hesap numarası.
Bono, poliçe, çek, senet, tahvil, hisse senedi, finansman bonosu, kâr ortaklığı belgesi ve benzeri kıymetli evrakın vergi belge düzenini sağlamak açısından ihtiva edeceği bilgileri belirlemeye Maliye ve Gümrük Bakanlığı yetkilidir.
Diğer vesikalar:
MADDE 242- Tüccarlar evvelki maddelerin dışında kalan ve bir hüküm ifade eden veya icabında bir hakkın ispatına delil olarak kullanılabilen mukavelename, taahhütname, kefaletname, mahkeme ilamları gibi hukuki vesikalarla ihbarname, karar örnekleri, vergi makbuzları gibi vergi evrakını dosyada muhafaza etmeye mecburdurlar.
Damga resmi mükellefleri, gazete ve sair neşriyatın pul yapıştırılan koleksiyon nüshalarını ve Türkiye'de tanzim edilip doğrudan doğruya ecnebi memleketlere gönderilen evrak ve çekilen telgrafların Türkiye'de kalan kopyalarını aynı suretle muhafaza etmek mecburiyetindedirler.
(205 sayılı kanunun 15 inci maddesiyle eklenen fıkra) Gelir Vergisi Kanunun 54 üncü maddesinin 2 numaralı bendine göre vergi matrahlarının tespitinde gerçek giderleri nazara alına mükellefler, bu giderlerini tevsik edecek vesikaları saklamaya mecburdurlar.
(205 sayılı kanunun 15 inci maddesiyle eklenen fıkra) (4444 sayılı Kanunun 13'üncü maddesinin C-6 bendi ile değişen ibare) (14.8.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) Gelir Vergisi Kanununa göre diğer kazanç ve iratları üzerinden (1) vergilendirilecek mükellefler, vergi matrahının tespitinde nazara alınacak giderlerini ispat edecek vesikaları muhafaza etmek mecburiyetindedirler.
----------------------------
(1) (4444 sayılı kanunla değişmeden önceki ibare)
"Gelir Vergisi Kanununa göre sair kazanç ve iratlara üzerinden"
----------------------------
Elektronik cihazla veya tayin olunacak usulle belge düzenleme:
MÜKERRER MADDE 242- (3762 sayılı kanunun 3 üncü maddesiyle eklenen madde) (7.9.1991 tarihinden geçerli madde) Maliye ve Gümrük Bakanlığı; mükelleflere, niteliklerini belirlediği elektronik cihazları kullandırmak suretiyle belge düzenlettirmeye ve kullanılacak özel cihazlardan çıkarılan pulları belgelere ekletmeye yetkilidir. Elektronik cihazlarla düzenlenen belgeler ile özel cihazlardan çıkarılan pulları ihtiva eden belgeler bu Kanun hükümlerine uygun olarak düzenlenmiş belge hükmündedir.
Elektronik cihazların belirlenen niteliklere uygunluğu 6.12.1984 gün ve 3100 sayılı kanunun 5 inci maddesine göre kurulan komisyonun görüşü alınarak Maliye ve Gümrük Bakanlığınca onaylanır.
Maliye ve Gümrük Bakanlığı, elektronik cihazlarla veya kullanılacak özel cihazlardan çıkarılan pulları ekletmek suretiyle belge düzenletme yetkisini ; iş gurupları, sektörler, bölgeler, yerleşim birimleri, yıllık hasılat, tutarları itibariyle veya sabit bir işyerinde faaliyet gösterilip gösterilmediğine göre ayrı ayrı veya topluca kullanabilir.
Mükellef, 3100 sayılı Kanuna göre nitelikleri belirlenen ödeme kaydedici cihazlar ile birinci fıkrada belirtilen cihazları piyasadan temin edebilecekleri gibi, Maliye ve Gümrük Bakanlığından da temin edebilirler. Maliye ve Gümrük Bakanlığı bu cihazları temin etmeye, zimmet karşılığı vermeye bu konularla ilgili bütçe işlemlerini yapmaya ve diğer usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.
Bakanlıkça zimmet karşılığı verilen cihazların bozulması, çalınması gibi nedenlerle kullanılamaz hale gelmesi halinde cihaz bedelinin 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre mükelleften tahsil yoluna gidilir.
DÖRDÜNCÜ KISIM
EKİM VE SAYIM BEYANI
Ekim sayım beyanı:
MADDE 243- (205 sayılı kanunun 16'ncı maddesiyle değişen madde) (4444 sayılı Kanunun 13'üncü maddesinin C-7 bendi ile değişen ibare) (14.8.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) Ziraat işletmeleri, Gelir Vergisi Kanununun 54'üncü maddesinde yazılı işletme büyüklüklerinin üstünde bulunan çiftçiler (1) zirai işletmelerinin (Gezici hayvancılıkta kışlaklarının) bulundukları köy ve mahallenin muhtarlıklarına müracaatla ekim sayım beyanında bulunurlar.
1- Çiftçinin soyadı ve adı;
2- Çitçinin ikametgâh adresi;
3- Zirai işletmenin (Gezici hayvancılıkta kışlaklarının) bulunduğu yer;
4- Ekimde: Geçen yılın Ekim ayı sonundan beyanın yapıldığı yılın Kasım ayı başına kadar ekilen arazinin genişliği ve ekimin nevi;
5- Hayvancılıkta: Beslenen hayvanların cins ve miktarları;
6- Meyvecilikte: İcabına göre, meyve verebilecek hale gelmiş ağaç sayısı veya bunların dikili bulunduğu arazinin genişliği;
Adi ortaklıklarda beyanın ortaklardan biri, aile reisi beyanında aile reisi beyanında aile reisi tarafından yapılması kâfidir. Bu takdirde diğer ortaklara eş ve çocukların ad ve soyadları, ikametgâh adresleri ve hisseleri beyanda bulunan tarafından deftere yazdırılır.
Ekim ve sayım beyanı her yılın Kasım ayında yapılır.
Maliye Bakanlığı iklim şartları bakımından özellik gösteren illerde beyan süresini değiştirebilir.
Ekim ve sayım beyanları sözlü veya yazılı olabilir. Beyanlar, beyanı yapanlar tarafından imza veya mühürle tasdik edilir.
Beyan varakaları iki nüsha olarak tanzim ve bir nüshası beyan süresinin sonundan itibaren 15 gün içinde ilgili vergi dairesine makbuz karşılığında teslim edilir.
Kayıt işlerini kendi imkânları ile tekemmül ettiremeyecek durumda olan muhtarlıklara valililiklerce gerekli yardımda bulunur.
----------------------------
(1) (4444 sayılı Kanunla değişmeden önceki ibare)
"Ziraat işletmeleri Gelir Vergisi Kanununun 12'nci maddesine göre hasılat bildirimine esas alınan ölçülerin üstünde bulunan çiftçiler"
----------------------------
Ekim ve sayım ilmühaberi:
MADDE 244- İhtiyar heyetleri, ekim ve sayım defterlerine kaydedilen bilgilere dayanarak, beyanda bulunan çiftçilere tasdikli bir ekim ve sayım ilmühaberi verirler.
Muhtar ve ihtiyar heyetlerince verilen ilmühaberler için ücret alınmaz. Ekim ve sayım beyanları ile ilmühaberler hiçbir resim ve harca tabi değildir.
Tahkik ve ihbar ödevi:
MADDE 245- (205 sayılı kanunun 17 inci maddesiyle değişen fıkra) Muhtar ve ihtiyar heyetleri 243 üncü madde hükümlerine göre yapılan beyanların doğruluğunu tahkik ederler.
Muhtar ve ihtiyar heyetleri, hiç beyanda bulunmamış olanları beyanda bulunmağa, yanlış ve hakikate aykırı beyanda bulunmuş olanları beyanlarını düzeltmeğe davet ederler. Buna rağmen beyanda bulunmayanları veya beyanlarını düzeltmeyenleri verilen sürenin sonundan başlayarak 15 gün içinde, mütalaaları ile birlikte ve yazılı olarak vergi dairesine bildirirler. Bu ihbar üzerine vergi dairesince yapılacak tahkikat neticesine göre işlem yapılır.
Ücret ve sorumluluk:
MADDE 246- Muhtar ve ihtiyar heyetlerine Maliye Bakanlığınca takdir ve tayin edilecek miktarda ücret verilir. Görevlerini kısmen veya tamamen yerine getirmeyen muhtar ve ihtiyar heyetleri ücrete müstahak olmazlar.
Görevini ihmal veya suiistimal eden muhtar ve ihtiyar heyeti üyeleri hakkında Türk Ceza Kanunun 230 ve 240'ncı maddelerine göre takibat yapılır.
BEŞİNCİ KISIM
VERGİ KARNESİ
Karne mecburiyeti :
MADDE 247- (2365 sayılı kanunun 42'nci maddesiyle değişen şekli) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Aşağıda yazılı olanlar vergi karnesi almaya mecburdurlar:
1- (4369 sayılı Kanunun 81/A-26 maddesiyle değişen ibare) (1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) Gelir Vergisi Kanununa göre diğer ücret kapsamında vergilendirilenler; 1)
2- Gelir Vergisi Kanununa göre indirimden faydalanmak isteyenler;
3- Gelir Vergisi Kanununun 35 inci maddesinin (B) bendi uyarınca karne almak zorunda olanlar.
Durumu yukarıdaki şartların birden fazlasına girse bile, bir mükellef tek vergi alır. (*)
----------------------------
(1) 4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki ibare)
"Vergi matrahları tamamen veya kısmen götürü usulde tespit olunanlar;"
----------------------------
(*) (2365 sayılı kanunla değişmeden önce 1.1.1981 tarihine kadar uygulanan şekli)
Vergi karnesi
Karne mecburiyeti:
MADDE 247- Aşağıda yazılı mükellefler vergi karnesi almaya mecburdurlar:
1- Vergi matrahları tamamen veya kısmen götürü usulde tespit olunanlar;
2- Gelir vergisinden en az geçim indiriminden faydalanmak isteyenler.
Durumu yukarıda yazılı şartların ikisine birden temas etse bile, bir mükellef tek vergi karnesi alır.
Genel, katma, özel bütçeli daire ve müesseselerde belediyelerden ve 3659 sayılı kanuna tabi diğer müesseselerden ücret alanların en az geçim indiriminden faydalanmaları Maliye Bakanlığınca tespit olunacak usule tabi tutulur.
Gelir Vergisi Kanunu gereğince verdikleri (yılık beyanname) lerde aile durumunu gösterenler karne mecburiyetine tabi değildirler.
----------------------------
Karne alınması
MADDE 248- Mükellefler vergi karnelerinin kendileri tarafından yazılması gereken kısımlarını doldurduktan sonra, vergi bakımından durumlarını kayıt ve tescil ve karneye işaret ettirmek üzere, bunları bağlı oldukları vergi dairesine ibraz ederler.
Mükellefiyete müessir olacak değişiklikler de yukarı ki esaslara göre karneye işaret ettirilir.
247 inci maddenin 1 inci bendinde yazılı mükelleflerin doldurdukları karneyi vergi dairesine ibraz etmeleri veya değişikliği karneye işaret ettirmeleri süresi, işe başladıkları veya değişikliğin vuku bulduğu tarihten başlayarak bir aydır.
(2686 sayılı kanunun 30 uncu maddesiyle değişen fıkra) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Gelir Vergisi Kanununa göre indirimlerin uygulanmasında, karnedeki kayıtlar bunların vergi dairesine tescil ettirdiği tarihten evvelki zamanlar için nazara alınmaz. (*)
----------------------------
(*) ( 2686 sayılı kanunla değişmeden önce 1.1.1981 tarihine kadar uygulanan şekli)
En az geçim indiriminin uygulanmasında, karnedeki kayıtlar, bunların vergi dairesine tescil ettirildiği tarihten evvelki zamanlar için nazara alınmaz.
----------------------------
Hüviyet tasdiki:
MADDE 249- (2686 sayılı kanunun 31 inci maddesiyle değişen şekli ) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Gelir Vergisinde indirimlerden faydalanabilmek için karne almak mecburiyetinde olanlar, medeni hal ve aile durumu hakkında vergi karnesine yazılmış olan bilgiler ve bunlara vaki olan değişiklikler mükellefin ikamet ettiği veya çalıştığı mahallenin muhtarına tasdik ettirilir.
Buna imkân olmayan hallerde mükellefin karneye yazdığı bilgilerin doğruluğu idari tahkikatla tespit olunur ve karnenin tescili tahkikat neticesinde yapılır.(*)
----------------------------
(*) (2686 sayılı kanunla değişmeden önce 1.1.1981 tarihine kadar uygulanan şekli)
MADDE 249- Gelir Vergisinde en az geçim indiriminden faydalanabilmek için karne almak mecburiyetinde olanlar, medeni hal ve aile durumu hakkında vergi karnesine yazılmış olan bilgiler ve bunlara vaki olan değişiklikler mükellefin ikamet ettiği veya çalıştığı mahallenin muhtarına tasdik ettirilir. Buna imkân olmayan hallerde mükellefin karneye yazdığı bilgilerin doğruluğu idari tahkikatla tespit olunur ve karnenin tescili tahkikat neticesinde yapılır.
----------------------------
Doğruluk sorumluluğu:
MADDE 250- Vergi karnelerine yazdıkları bilgilerin doğruluğundan mükellefler; işverenler tarafından bu karnelere ilave olunan kayıtlardan da işverenler sorumludur.
Karnesiz hizmet erbabı çalıştıranların sorumluluğu:
MADDE 251 - (4369 sayılı Kanunun 81/A-11 maddesiyle değişen ibare) (1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) Kazançları basit usulde tespit edilen ticaret erbabı ile götürü gider usulünü (1) kabul eden gayrimenkul sermaye iradı sahipleri, yanlarında çalışan hizmet erbabının, kanunun tayin ettiği süre içinde karne almalarını ve karnelerinde yazılı vergilerini ödemelerini temin etmeye mecburdurlar. Bu mecburiyete riayet edilmediği taktirde;
a) Zamanında karne almamış veya vergisini tarh ettirmemiş olan hizmet erbabının vergisi işveren kimse adına tarh edilir ve vergi cezası da aynı kimse adına kesilerek ondan tahsil olunur. Bu fıkra hükmüne göre tarh edilen vergi ve kesilen ceza, işverene birer ihbarname ile tebliğ edilir. Kullanılacak ihbarnamelerin şeklini ve muhteviyatını Maliye Bakanlığı tayin eder.
Karnesiz tespit edilen şahsa karnesi verilir ve vergisinin ödendiği karneye yazılır.
b) Karnesini zamanında almış ve vergisini tarh ettirmiş olan hizmet erbabının zamanında ödenmemiş olan vergisi ve gecikme zammı, yanında çalıştığı tespit edilen işverenden tahsil olunur.
İşverenler yukarıdaki hükümlere göre ödedikleri vergiler için asıl mükelleflere rücu edebilirler.
----------------------------
(1) 4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki ibare)
Kazançları götürü usulde tespit edilen ticaret, sanat ve serbest meslek erbabı ile götürü gider usulünü
----------------------------
Karnelerin şekli, resim ve harçlardan muaf olduğu:
Madde 252 - Vergi karnesinin şekli ve ihtiva edeceği bilgiler Maliye Bakanlığınca tespit olunur.
Gerek karneler, gerek bunların ihtiva ettiği kayıtlar hiçbir resme ve harca tabi değildir. Tasdik dolayısıyla muhtarların (Yeniden Değerleme Oranının % 52.1 olması ile 1.1.2000 tarihinden geçerli olmak üzere değişen miktar) (300.000 *) lirayı geçmemek şartıyla harç almaları caizdir.
----------------------------
(98/12044 sayılı Kararla değişmeden önceki miktar)
4369 sayılı Kanunun 19 uncu maddesiyle değişik mükerrer 414 üncü maddeye göre değişen ve 29.7.1998 - 1.1.1999 tarihleri arasında uygulanan miktar) 100.000 lirayı
(*) (4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki miktar) "Yüz kuruşu"
----------------------------
ALTINCI KISIM
MUHAFAZA VE İBRAZ ÖDEVLERİ
Defter ve vesikaları muhafaza:
MADDE 253 - Bu kanuna göre defter tutmak mecburiyetinde olanlar, tuttukları defterlerle üçüncü kısımda yazılı vesikaları, ilgili bulundukları yılı takibeden takvim yılından başlayarak beş yıl süre ile muhafaza etmeye mecburdurlar.
Defter tutma mecburiyetinde olmayanların muhafaza ödevi:
MADDE 254 - Bu kanuna göre defter tutmak mecburiyetinde olmayanlar, 232, 234 ve 235 inci maddeler mucibince almaya mecbur oldukları fatura ve gider pusulası ve mühtahsil makbuzlarını tarih sırası ile tanzim tarihlerini takip eden takvim yılından başlayarak beş yıl süre ile muhafaza etmeye mecburdurlar.
Karnelerin muhafazası:
MADDE 255 - (2686 sayılı kanunun 32 inci maddesiyle değişen fıkra) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Mükellefler bu kanuna göre aldıkları vergi karnelerini, işin devam ettiği, Gelir Vergisi Kanununa göre indirimlerle ilgili olanlar bu indirimlerden faydalandıkları sürece muhafaza ederler.(*)
(2365 sayılı kanunun 43 üncü maddesiyle 2 inci ve 3 üncü fıkralar 1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılmıştır.) (**)
----------------------------
(*) (2686 sayılı kanunla değişmeden önce 1.1.1981 tarihine kadar uygulanan şekli)
Mükellefler bu kanuna göre aldıkları vergi karnelerini, işin devam ettiği, en az geçim indirimi ile ilgili olanlar bu indirimden faydalandıkları sürece muhafaza ederler.
(**) (2365 sayılı kanunla kaldırılmadan önce 1.1.1981 tarihine kadar uygulanan şekli) Hizmet erbabına ait vergi karneleri işverenler nezrinde, hizmet erbabı aynı zamanda birkaç yerde çalışmakta ise bunlardan yalnız biri nezrinde muhafaza edilir. (Vergi matrahları götürü olarak tespit edilenler hariç)
(2365 sayılı kanunla kaldırılmadan önce 1.1.1981 tarihine kadar uygulanan şekli) İşverenler her ne suretle olursa olsun işten çıkan hizmet erbabına vergi karnelerini derhal geri vermeye mecburdular.
----------------------------
Defter ve belgelerin ibrazı mecburiyeti:
MADDE 256 - (4369 sayılı Kanunun 4'üncü maddesiyle değişen şekli) (29.7.1998 tarihinden geçerli olmak üzere) Geçen maddelerde yazılı gerçek ve tüzel kişiler ile mükerrer 257 inci madde ile getirilen zorunluluklara tabi olanlar, muhafaza etmek zorunda oldukları her türlü defter, belge ve karneler ile vermek zorunda bulundukları bilgilere ilişkin mikro fiş, mikro film, manyetik teyp, disket ve benzeri ortamlardaki kayıtlarını ve bu kayıtlara erişim veya kayıtları okunabilir hale getirmek için gerekli tüm bilgi ve şifreleri muhafaza süresi içerisinde yetkili makam ve memurların talebi üzerine ibraz ve inceleme için arz etmek zorundadırlar. Bu zorunluluk Maliye Bakanlığınca belirlenecek usule uygun olarak, tasdike konu hesap ve işlemlerin doğrulanması için gerekli kayıt ve belgelerle sınırlı olmak üzere, bu hesap ve işlemlere doğrudan ya da silsile yoluyla taraf olanlara, defter ve belgelerinin tetkiki amacıyla yeminli mali müşavirler tarafından yapılan talepler için de geçerlidir. (*)
----------------------------
(*) (4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
Defter ve belgelerin ibrazı mecburiyeti:
MADDE 256 - Geçen maddelerde yazılı gerçek ve tüzel kişiler bu kısım gereğince muhafaza ettikleri her türlü defter, vesika ve karnelerini muhafaza süresi içinde yetkili makam ve memurların talebi üzerine ibraz ve inceleme için arz etmeye mecburdurlar.
----------------------------
Diğer ödevler:
MADDE 257 - (2365 sayılı kanunun 44 üncü maddesiyle değişen fıkra) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Vergi inceleme ve kontrolleri ile gayrimenkullerin rayiç bedelinin tespiti sırasında mükellefler aşağıda yazılı ödevleri yerine getirmeye mecburdurlar. (*)
1 - İncelemeye yetkili memura müessesenin durumuna göre, çalışma yeri göstermek ve resmi çalışma saatlerinde memurun müessesede çalışmasını sağlamak;
2 - İnceleme ile ilgili her türlü izahatı vermek (Bu mecburiyet hem iş sahibine, hem de işletmede çalışan memurlara şamildir.);
3- İncelemeye yetkili memurun, lüzumunda iş yerinin her tarafını gezip görmesini sağlamak;
4- (2686 sayılı kanunun 33 üncü maddesiyle değişen bent) (1.1.1983 tarihinden geçerli olmak üzere) Bina ve arazinin rayiç bedelinin tespitinde değeri tespit edilecek bina ve araziyi, Emlak Vergisi Kanununun 31 inci maddesine göre Maliye Bakanlığınca yetkili kılınan memurlara gösterip gezdirmek, bu gibi gayri menkullerin genel ahvaline, kullanış tarzına ve kirada ise kiranın miktarına müteallik her türlü bilgileri vermek( Bu fıkrada yazılı mecburiyetler kiracılara da şamildir.);(**)
5- (2365 sayılı kanunun 44 üncü maddesiyle eklenen bent) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) İşletmede 134 üncü madde gereğince envanter yapılması halinde araç, gereç ve personeliyle bu işlemlerin intacına gerekli yardım ve kolaylığı göstermek.
----------------------------
(*) (2365 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
Vergi inceleme ve kontrolleri ve tahrir sırasında, mükellefler aşağıda yazılı ödevleri yerine getirmeye mecburdurlar:
(**) 2686 sayılı kanunla değişmeden önce 29.6.1982 tarihine kadar uygulanan şekli)
4- (2365 sayılı kanunun 44 üncü maddesiyle değişen şekli) Bina ve arazinin rayiç bedelin tespitinde değeri tespit edilecek bina ve araziyi, takdir komisyonuna gösterip gezdirmek, bu gibi gayrimenkullerin genel ahvaline, kullanış tarzına ve kirada ise kiranın miktarına müteallik her türlü bilgileri vermek (Bu fıkrada yazılı mecburiyetler kiracılara da şamildir.);
(**) (2365 sayılı Kanunla değişmeden önceki bent)
4- (Değişmeden önceki şekli) Bina ve arazi tahrirlerinde iradı tahmin edilecek binayı ve kıymeti tahmin edilecek araziyi tahrir ve tadilat komisyonlarına gösterip gezdirmek, bu gibi gayri menkullerin genel ahvaline, kullanılış tarzına ve kirada ise miktarına müteallik her türlü bilgileri komisyonlara vermek (Bu fıkrada yazılı mecburiyetler kiracılara da şamildir.);
----------------------------
Yetki:
MÜKERRERMADDE 257 - (4369 sayılı Kanunun 5'inci maddesiyle değişen fıkra) 29.7.1998 tarihinden geçerli olmak üzere) Maliye Bakanlığı;
1. Mükellef ve meslek grupları itibariyle muhasebe usul ve esaslarını tespit etmeye, bu Kanuna göre tutulmakta olan defter ve belgeler ile bunlara ilaveten tutulmasını veya düzenlenmesini uygun gördüğü defter ve belgelerin mahiyet, şekil ve ihtiva etmesi zorunlu bilgileri belirlemeye, bunlarda değişiklik yapmaya; bedeli karşılığında basıp dağıtmaya veya üçüncü kişilere bastırıp dağıtmaya veya dağıttırmaya, bunların kayıtlarını tutturmaya, bu defter ve belgelere tasdik, muhafaza ve ibraz zorunluluğu getirmeye veya kaldırmaya, bu Kanuna göre tutulacak defter ve düzenlenecek belgelerin tutulması ve düzenlenmesi zorunluluğunu kaldırmaya,
2. Mükelleflere muameleleri ile ilgili tahsilat ve ödemelerini banka veya benzeri finans kurumlarınca düzenlenen belgelerle tevsik etmeleri zorunluluğunu getirmeye ve bu zorunluluğun kapsamını ve uygulamaya ilişkin usul ve esaslarını belirlemeye,
3. Tutulması ve düzenlenmesi zorunlu defter, kayıt ve belgelerin mikro film, mikro fiş veya elektronik bilgi ve kayıt araçlarıyla yapılması veya bu kayıt ortamlarında saklanması hususunda izin vermeye veya zorunluluk getirmeye, bu şekilde tutulacak defter ve kayıtların kopyalarının Maliye Bakanlığında veya muhafaza etmekle görevlendireceği kurumlarda saklanması zorunluluğu getirmeye, bu konuda uygulama usul ve esaslarını belirlemeye,
4. Vergi beyannameleri ile bu Kanunun 149 uncu maddesine göre devamlı bilgi vermek zorunda olanlardan; istenilen bilgilerin yazı yerine mikro fiş, mikro film, manyetik kayıt ortam ve araçları ve benzeri vasıtalarla verilmesine izin vermeye veya zorunluluk getirmeye,
5. Vergi kanunlarının uygulanmasıyla ilgili olarak levha kullandırma ve asma zorunluluğu getirmeye ve kaldırmaya,
Yetkilidir. (*)
Bu Kanuna göre düzenlenecek belgelerle bunlara ek olarak düzenlenecek belgelerin, üçüncü şahıslara basım ve dağıtım işlerinin yaptırılması ile ilgili şekil, şart, usul ve esaslar ve bunlara uyulmaması halinde uygulanacak cezai şartlar Maliye Bakanlığınca hazırlanacak ve Resmi Gazetede yayınlanacak yönetmelikle belirlenir.
(4008 sayılı kanunun 7 inci maddesiyle eklenen fıkra) ( 6.7.1994 tarihinden geçerli olmak üzere) Maliye Bakanlığı, birinci fıkrada yazılı belge tasdik işlemini; noterlere, kanunla kurulmuş mesleki kuruluşlara veya uygun göreceği diğer mercilere yaptırmaya, ticari kazançları (4369 sayılı Kanunun 5'inci maddesiyle değişen ibare) (29.7.1998 tarihinden geçerli olmak üzere) basit usulde (1) tespit edilen gelir vergisi mükelleflerine özel bir defter tutturmaya ve bu konulara ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.
----------------------------
(*) (4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki fıkra)
(3239 sayılı kanunun 21 inci maddesiyle değişen fıkra) Maliye ve Gümrük Bakanlığı, mükellef ve meslek grupları itibariyle muhasebe usul ve esaslarını tespit etmeye, bu Kanuna göre tutulacak defter ve düzenlenecek belgelerin tutulması ve düzenlenmesi mecburiyetini, kaldırmaya, vergi kayıp ve kaçağını önlemek amacıyla tutulmakta olan defter ve belgelere ilaveten tutulmasını veya düzenlenmesini uygun gördüğü defter ve belgelerin mahiyet, şekil ve ihtiva edeceği hususları belirlemeye, bunlarda değişiklik yapmaya; bunlar için tasdik, muhafaza ve ibraz mecburiyeti koymaya ve kaldırmaya, bedeli mukabilinde basıp dağıtmaya veya üçüncü şahıslara bastırıp dağıtmaya, bunların kayıtlarını tutturmaya ve makinelı kasa kullandırmaya ve vergi ziyanının önlenmesi, vergi ödemeyi teşvik bakımından, vergi kanunlarının uygulanmasıyla ilgili olarak levhva kullandırma ve asma mecburiyeti getirmeye ve kaldırmaya yetkilidir.(*)
----------------------------
(1) 4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
"götürü usulde"
----------------------------
(*) (3239 sayılı kanunla değişmeden önce 1.1.1983-1.1.1986 döneminde uygulanan şekli)
MÜKERRER MADDE 257- (2791 sayılı kanunun 5 inci maddesiyle değişen şekli) Maliye Bakanlığı bu kanuna göre tutulacak defter ve düzenlenecek belgeler ile bunlara ek olarak tutulması veya düzenlenmesini uygun gördüğü defter ve belgelerin mahiyet, şekil ve ihtiva edeceği hususları belirlemeye ve bunlarda değişiklik yapmaya; bunlar için tasdik, muhafaza ve ibraz mecburiyeti koymaya ve kaldırmaya, bedeli mukabilinde basıp dağıtmaya veya üçüncü şahıslara bastırıp dağıtmaya, bunların kayıtlarını tutturmaya ve makineli kasa kullandırmaya yetkilidir.
(*) (2791 sayılı kanunla değişmeden önce 31.12.1982 tarihine kadar uygulanan şekli)
MÜKERRER MADDE 257- ( 2686 sayılı kanunun 34 üncü maddesiyle değişen şekli) Maliye Bakanlığı, bu kanuna göre tutulacak defter ve düzenlenecek belgeler ile bunlara ek olarak tutulması veya düzenlenmesini uygun gördüğü defter ve belgelerin mahiyeti, şekli ve ihtiva edeceği hususları belirlemeye ve bunlara değişiklik yapmaya; bunlar için tasdik, muhafaza ve ibraz mecburiyeti koymaya ve kaldırmaya, gerektiğinde makineli kasa kullandırmaya yetkilidir
(*) (2686 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
MÜKERRER MADDE 257- ( 2365 sayılı kanunun 45 inci maddesiyle eklenen madde) Maliye Bakanlığı, bu kanuna göre tutulacak defter ve düzenlenecek belgeler ile bunlara ek olarak tutulması veya düzenlenmesini uygun gördüğü defter ve belgelerin mahiyeti, şekli ile ihtiva edeceği hususları belirlemeye ve bunlarda değişiklik yapmaya; bunlar için tasdik muhafaza ve ibraz mecburiyeti koymaya ve kaldırmaya, gerektirdiğinde mühürlü otomatik kasa kullandırmaya yetkilidir.
----------------------------
ÜÇÜNCÜ KİTAP
DEĞERLEME
BİRİNCİ KISIM
İKTİSADİ KIYMET DEĞERLERİ
BİRİNCİ BÖLÜM
DEĞERLEME ESASLARI
Değerlemenin tarifi:
MADDE 258- Değerleme, vergi matrahlarının hesaplanmasıyla ilgili iktisadi kıymetlerin takdir ve tespitidir.
Değerleme günü:
MADDE 259- Değerlemede, iktisadi kıymetlerin vergi kanunlarında gösterilen gün ve zamanlarda haiz oldukları kıymetler esas tutulur.
Değerlemede esas:
MADDE 260- Değerlemede, iktisadi kıymetlerden her biri tek başına nazara alınır. Teamülün aynı cinsten sayılan malları ve düşük kıymetli müteferrik eşyayı toplu olarak değerlemek caizdir.
Değerleme ölçüleri:
MADDE 261- Değerleme, iktisadi kıymetin nevi ve mahiyetine göre, aşağıdaki ölçülerden biri ile yapılır;
1- Maliyet bedeli;
2- Borsa rayici;
3- Tasarruf değeri;
4- Mukayyet değer;
5- İtibari değer;
6- Vergi değeri;
7- (2365 sayılı kanunun 46'ncı maddesiyle eklenen bent) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) rayiç bedel;
8- (2365 sayılı kanunun 46'ncı maddesiyle 8 numaralı bent olmuştur.) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere Emsal bedeli ve ücreti. (*)
----------------------------
(*) 7-( Değişmeden önceki şekli) Emsal bedeli ve ücreti.
----------------------------
Maliyet Bedeli:
MADDE 262- Maliyet bedeli, iktisadi bir kıymetin iktisap edilmesi veyahut değerinin artırılması münasebetiyle yapılan ödemelerle bunlara müteferrik bilimum giderlerin toplamını ifade eder.
Borsa rayici:
MADDE 263- Borsa rayici, gerek menkul kıymetler ve kambiyo borsasına, gerekse ticaret borsalarına kayıtlı olan iktisadi kıymetlerin değerlemeden evvelki son muamele gününde borsadaki muamelelerin ortalama değerini ifade eder.
Normal temevvüçler dışında fiyatlarda bariz kararsızlıklar görülen hallerde, son muamele günü yerine değerlemeye tekaddüm eden 30 gün içindeki ortalama rayici esas olarak aldırmaya Maliye Bakanlığı yetkilidir.
Tasarruf değeri:
MADDE 264- Tasarruf değeri, bir iktisadi kıymetin değerleme gününde sahibi için arz ettiği gerçek değerdir.
Mukayyet değer:
MADDE 265- Mukayyet değer, bir iktisadi kıymetin muhasebe kayıtlarında gösterilen hesap değeridir.
İtibari değer:
MADDE 266- İtibari değer, her nevi senetlerle esham ve tahvillerin üzerinde yazılı olan değerlerdir.
Rayiç bedel:
MÜKERRER MADDE 266- (2365 sayılı kanunun 47 inci maddesiyle eklenen madde) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Rayiç bedel, bir iktisadi kıymetin değerleme günündeki normal alım satım değeridir.
Emsal bedeli ve emsal ücreti:
MADDE 267- Emsal bedeli, gerçek bedeli belli olmayan veya bilinmeyen veyahut doğru olarak tespit edilemeyen bir malın, değerleme gününde satılması halinde emsaline nazaran haiz olacağı değerdir.
Emsal bedeli sıra ile, aşağıdaki esaslara göre tayin olunur.
Birinci sıra: (Ortalama fiyat esası) aynı cins ve nevideki mallardan sıra ile değerlemenin yapılacağı ayda veya bir evvelki veya bir daha evvelki aylarda satış yapılmışsa, emsal bedeli bu satışların miktar ve tutarına göre mükellef tarafından çıkarılacak olan "Ortalama satış fiyatı" ile hesaplanır. Bu esasın uygulanması için, aylık satış miktarının, emsal bedeli tayin olunacak her bir malın miktarına nazaran % 25'ten az olmaması şarttır.
İkinci sıra: (Maliyet bedeli esası) Emsal bedeli belli edilecek malın, maliyet bedeli bilinir veya çıkarılması mümkün olursa, bu takdirde mükellef bu maliyet bedeline, toptan satışlar için % 5, perakende satışlar için % 10 ilave etmek suretiyle emsal bedelini bizzat belli eder.
(2686 sayılı kanunun 35 inci maddesiyle değişen fıkra) Üçüncü sıra: (Takdir esası) Yukarıda yazılı esaslara göre belli edilmeyen emsal bedelleri ilgililerin müracaatı üzerine takdir komisyonunca takdir yolu ile belli edilir. Takdirler, maliyet bedeli ve piyasa kıymetleri araştırılmak ve kullanılmış eşya için ayrıca yıpranma dereceleri nazara alınmak suretiyle yapılır. Takdir edilen bedellere mükelleflerin vergi mahkemesinde dava açma hakkı mahfuzdur. Ancak, dava açılması verginin tahakkuk ve tahsilini durdurmaz.(*)
Emsal bedelinin mükellef tarafından bizzat hesaplandığı hallerde, bu hesaplara ait kayıt ve cetveller ispat edici kâğıtlar olarak muhafaza edilir.
Yukarıda esaslara mukayyet olmaksızın kaza mercilerin resen biçtikleri değerler ile zirai kazanç ölçülerini tespit eden kararnamelerde yer alan unsurlar emsal bedeli yerine geçer.
Ücretle yapılan imalatta ücretin gerçek miktarının veya doğru olarak tayin edilememesi hallerinde tespit edilecek emsal ücret de aynı esaslara göre tayin olunur.
----------------------------
(*) (2686 sayılı Kanunla değişmeden önceki fıkra)
(Vergi mahkemelerinin göreve başladıkları tarihten önce yürürlükte bulunan şekli) Üçüncü sıra: (Takdir esası) Yukarıda yazılı esaslara göre belli edilemeyen emsal bedelleri ilgililerin müracaatı üzerine takdir komisyonunca takdir yolu ile belli edilir. Takdirler, maliyet bedeli ve piyasa kıymetleri araştırılarak ve kullanılmış eşya için ayrıca yıpranma dereceleri nazara alınmak suretiyle yapılır. Takdir edilen bedellere mükelleflerin itiraz hakkı mahfuzdur. Ancak, bu itiraz verginin tahakkuk ve tahsilini durdurmaz.
----------------------------
Vergi değeri:
MADDE 268- (2365 sayılı kanunun 48 inci maddesiyle değişen şekli) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Vergi değeri, bina ve arazinin rayiç bedelidir. (4369 sayılı Kanunun 82/1-a maddesiyle 29.7.1998 tarihinden geçerli olmak üzere son cümle yürürlükten kaldırılmıştır.) (*) (**)
----------------------------
(*) (4369 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki cümle)
Bu bedel Emlak Vergisi Kanununun 29 uncu maddesi ile aynı maddede belirtilen tüzük hükümlerine uygun olarak tespit edilir.
----------------------------
(*)   (2365 sayılı kanunla değişmeden önce 1.1.1981 tarihine kadar uygulanan şekli)
MADDE 268-Vergi değeri, arazide tahrir usuluyle tespit edilen kıymet, binalarda Bina Vergisi Kanununa göre tespit edilen safi iradın 10 mislidir.
----------------------------
İKİNCİ BÖLÜM
İKTİSADİ İŞLETMELERE DAHİL KIYMETLERİ DEĞERLEME
Gayrimenkullar:
MADDE 269- İktisadi işletmelere dahil bilumum gayrimenkuller maliyet bedelleri ile değerlenir.
Bu kanuna göre, aşağıda yazılı kıymetler gayrimenkuller gibi değerlenir:
1- Gayrimenkullerin mütemmim cüzileri ve teferruatı;
2- Tesisat ve makineler;
3- Gemiler ve diğer taşıtlar;
4- Gayri maddi haklar.
Gayri menkullerde maliyet bedeline giren giderler:
MADDE 270- Gayri menkullerde, maliyet bedeline, satın alma bedelinden başka, aşağıda yazılı giderler girer:
1-Makine ve tesisatta gümrük vergileri, nakliye ve montaj giderleri;
2-Mevcut bir binanın satın alınarak yıkılmasından ve arsanın tesviyesinden mütevellit giderler.
(2365 sayılı kanunun 49 uncu maddesiyle değişen fıkra) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Noter, mahkeme, kıymet takdiri, komisyon ve tellaliye giderleri ile Emlak Alım ve Taşıt Alım Vergilerini maliyet bedeline ithal etmekte veya genel giderler arasında göstermekte mükellefler serbesttirler.(*)
----------------------------
(*) (2365 sayılı kanunla değişmeden önce 1.1.1981 tarihine kadar uygulanan şekli)
Noter, tapu, mahkeme, kıymet takdiri, komisyon ve tellaliye gider ve harçlarını maliyet bedeline ithal etmekte veya genel giderler arasında göstermekte mükellefler serbesttirler.
----------------------------
İnşa ve imal giderleri:
MADDE 271- İnşa edilen binalarda ve gemilerde, imal edilen makine ve tesisatta, bunların inşa ve imal giderleri, satın alma bedeli yerine geçer.
Gayri menkullerde maliyet bedelinin artması:
MADDE 272 - Normal bakım, tamir ve temizleme giderleri dışında, gayrimenkulü genişletmek veya iktisadi kıymetini devamlı olarak artırmak maksadıyla yapılan giderler, gayrimenkulün maliyet bedeline eklenir.
(2365 sayılı kanunun 50 inci maddesiyle değişen fıkra) (Bir geminin iktisap tarihindeki süratini fazlalaştırmak, yolcu ve eşya yükleme ve barındırma tertibatını genişletmek veya değiştirmek suretiyle iktisadi kıymetini devamlı olarak artıran giderlerle bir motorlu kara nakil vasıtasının kasa veya motorunun yenisi ile değiştirilmesi veya alımında mevcut olmayan yeni bir tertibatın eklenmesi için yapılan giderler maliyet bedeline eklenmesi gereken giderlerdendir.) (*)
Gayrimenkuller kira ile tutulmuş ise, kiracı tarafından yapılan bir ve ikinci fıkralardaki giderler bunların özel maliyet bedeli olarak ayrıca değerlenir. Kiracının faaliyetini icra için vücuda getirdiği tesisata ait giderler de bu hükümdedir.
Gayrimenkullar için yapılan giderler hem tamir, hem de kıymet artırma giderlerinden terekküp ettiği takdirde, mükellef bu giderlerden maliyet bedeline eklenecek kısmı ayrı göstermek mecburiyetindedir.
----------------------------
(*) (2365 sayılı kanunla değişmeden önce 1.1.1981 tarihine kadar uygulanan şekli)
(Bir geminin, iktisap tarihindeki süratini fazlalaştırmak, yolcu ve eşya yükleme ve barındırma tertibatını genişletmek veya değiştirmek suretiyle iktisadi kıymetini devamlı olarak artıran giderler, maliyet bedeline eklenmesi gereken giderlerdir.)
----------------------------
Demirbaş eşya:
MADDE 273 - Alet, edevat, mefruşat ve demirbaş eşya maliyet bedeli ile değerlenir. Bunların maliyet bedeline giren giderler, satın alma bedelinden gayrı komisyon ve nakliye giderleri gibi özel giderlerdir.
İmal edilen alet, edevat, mefruşat ve demirbaşlarda imal giderleri satın alma bedeli yerine geçer.
Emtia:
MADDE 274 - (4008 sayılı kanunun 8 inci maddesiyle değişen şekli) (1.1.1996 tarihinden geçerli olmak üzere) Satın alınan veya imal edilen emtia maliyet bedeliyle değerlenir. Mükellefler, satın aldıkları veya imal ettikleri emtianın maliyet bedelini, son giren ilk çıkar yöntemini uygulamak suretiyle de tespit edebilirler. Bu yöntemi seçenler, en az 5 yıl süre ile bu yöntemden vazgeçemezler. Bu yöntemin uygulama usul ve esaslarını tespit etmeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
Emtianın maliyet bedeline nazaran değerleme günündeki satış bedelleri % 10 ve daha fazla bir düşüklük gösterdiği hallerde mükellef, maliyet bedeli yerine 267 inci maddenin ikinci sırasındaki usul hariç olmak üzere, emsal bedeli ölçüsünü tatbik edebilir. Bu hüküm 275 inci maddede yazılı mamuller içinde uygulanabilir.(*)
----------------------------
(*) (4008 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
Satın alınan emtiada maliyet bedeli:
MADDE 274 - Emtia maliyet bedeliyle değerlenir. Emtianın maliyet bedeline nazaran değerleme günündeki satış bedelleri % 10 ve daha fazla bir düşüklük gösterdiği hallerde mükellef maliyet bedeli yerine 267 inci maddenin 2 inci sırasındaki usul hariç olmak üzere, emsal bedeli ölçüsünü tatbik edebilir. Bu hüküm 275 inci maddede yazılı mamuller için de uygulanabilir.
----------------------------
İmal edilen emtia:
MADDE 275 - İmal edilen emtianın (Tam ve yarı mamul mallar) maliyet bedeli aşağıda yazılı unsurları ihtiva eder:
1 - Mamulün vücuda getirilmesinde sarf olunan iptidai ve ham maddelerin bedeli;
2 - Mamule isabet eden işçilik;
3 - Genel imal giderlerinden mamule düşen hisse,
4 - Genel idare giderlerinden mamule düşen hisse (Bu hissenin mamulün maliyetine katılması ihtiyaridir.);
5 - Ambalajlı olarak piyasaya arz edilmesi zaruri olan mamullerde ambalaj malzemesinin bedeli;
Mükellefler, imal ettikleri emtianın maliyet bedellerini yukarıdaki unsurları ihtiva etmek şartıyla diledikleri usulde tayin edebilirler.
(2365 sayılı kanunun 51 inci maddesiyle kaldırılmıştır.) (*)
----------------------------
(*) (2365 sayılı kanunla kaldırılmadan önce 1.1.1981 tarihine kadar uygulanan şekli)
Yeni kurulan veya itibari sermayesi 200.000 liradan noksan bulunan sınai müesseseler mamullerin maliyetini, normal satış fiyatlarıyla kâr hadlerini göz önünde tutmak şartıyla daha basit usullerle tespit edebilirler.
----------------------------
Zirai mahsuller:
MADDE 276 - Zirai mahsuller maliyet bedeli ile değerlenir. Maliyet bedeli, zirai mahsullerin hususiyetlerine göre 275 inci maddede yazılı unsurlara mütenazir olarak Maliye Bakanlığınca tespit edilecek esaslar dairesinde hesaplanır.
Hayvanlar:
MADDE 277 - (205 sayılı kanunun 18 inci maddesiyle değişen şekli) (1.1.1962 tarihinden geçerli olmak üzere) Zirai işletmelere dahil hayvanlar maliyet bedeli ile değerlenir. Maliyet bedelinin tespiti mümkün olmayan ahvalde maliyet bedeli yerine emsal bedeli alınır. Bu hükmün tatbikinde emsal bedeli, işletmenin bulunduğu mahal (Gezici hayvancılıkta kışlak) için zirai kazanç komisyonlarınca tespit edilmiş olan ortalama maliyet bedelidir.
Kıymeti düşen mallar:
MADDE 278 - Yangın, deprem ve su basması gibi afetler yüzünden veyahut bozulmak, çürümek, kırılmak, çatlamak, paslanmak gibi haller neticesinde iktisadi kıymetlerinde önemli bir azalış vaki olan emtia ile maliyetlerin hesaplanması mutat olmayan hurdalar ve döküntüler, üstüpü, deşe ve ıskartalar emsal bedeli ile değerlenir.
Menkul kıymetler:
MADDE 279 - (4369 sayılı Kanunun 6'ncı maddesiyle değişen şekli) (31.12.1998 tarihinden geçerli olmak üzere) Hisse senetleri ile fon portföyünün en az % 51'i Türkiye'de kurulmuş bulunan şirketlerin hisse senetlerinden oluşan yatırım fonu katılma belgeleri alış bedeliyle, bunlar dışında kalan her türlü menkul kıymet borsa rayici ile değerlenir. Borsa rayici yoksa veya borsa rayicinin muvazaalı bir şekilde oluştuğu anlaşılırsa değerlemeye esas bedel, menkul kıymetin alış bedeline vadesinde elde edilecek gelirin (kur farkları dahil) iktisap tarihinden değerleme gününe kadar geçen süreye isabet eden kısmının eklenmesi suretiyle hesaplanır. Ancak, borsa rayici bulunmayan, getirisi ihraç edenin kâr ve zararına bağlı olarak doğan ve değerleme günü itibariyle hesaplanması mümkün olmayan menkul kıymetler, alış bedeli ile değerlenir. (*)
----------------------------
(*) (4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
Menkul kıymetler:
MADDE 279 - (485 sayılı kanunun 6'ncı maddesiyle değişen şekli) (8.7.1964 tarihinden geçerli olmak üzere) Türk ve yabancı esham ve tahvilatı alış bedeli ile değerlenir.
----------------------------
Yabancı paralar:
MADDE 280 - (485 sayılı Kanunun 7'nci maddesiyle değişen fıkra) (8.7.1964 tarihinden geçerli olmak üzere) Yabancı paralar borsa rayici ile değerlenir. Borsa rayicinin takarrüründe muvazaa olduğu anlaşılırsa bu rayiç yerine alış bedeli esas alınır.
Yabancı paranın borsada rayici yoksa, değerlemeye uygulanacak kur Maliye Bakanlığınca tespit olunur.
Bu maddenin hükmü yabancı para ile olan senetli veya senetsiz alacaklar ve borçlar hakkında da caridir.
(4369 sayılı Kanunun 7'nci maddesiyle değişen fıkra) (29.7.1998 tarihinden geçerli olmak üzere) Bu madde hükmü yabancı para ile olan senetli veya senetsiz alacaklar ve borçlar hakkında da caridir. Bunlardan vadesi gelmemiş senede bağlı alacak ve borçlar, bu Kanunun 281 ve 285 inci maddeleri uyarınca değerleme günü kıymetine irca edilebilir. Ancak senette faiz oranının yazılı olmadığı durumlarda değerleme gününde geçerli olan Londra Bankalar Arası Faiz Oranı (LİBOR) esas alınır. (*)
(4369 sayılı Kanunun 7'nci maddesiyle değişen fıkra) (29.7.1998 tarihinden geçerli olmak üzere) 3096 sayılı Türkiye Elektrik Kurumu Dışındaki Kuruluşların Elektrik Üretimi, İletimi, Dağıtımı ve Ticareti İle Görevlendirilmesi Hakkında Kanun ve 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanunda tanımlanan şirketlerin sermaye olarak koydukları yabancı paraların sarf edildikleri veya Türk Lirasına çevrildikleri tarihe kadar lehlerine oluşan kur farkları pasifte özel bir karşılık hesabında gösterilerek dönem kazancına dahil edilmez. Bu karşılıklar sermayeye eklendikleri takdirde işletmeden çekiş ve kâr dağıtımı sayılmaz. Aleyhlerine oluşan kur farkları ise aktifte özel bir karşılık hesabında tutulur ve gelecek yıllarda lehlerine oluşan kur farkları pasifte özel bir karşılık hesabında gösterilerek dönem kazancına dahil edilmez. Lehte kur farkı ile kapatılamayan tutarlar işi bırakma halinde zarar addolunur.
----------------------------
(*) (4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki fıkra)
Bu maddenin hükmü yabancı para ile olan senetli veya senetsiz alacaklar ve borçlar hakkında da caridir.
----------------------------
Alacaklar:
MADDE 281 - Alacaklar mukayyet değerleriyle değerlenir.
Vadesi henüz gelmemiş olan senede bağlı alacaklar değerleme gününün kıymetine irca olunabilir. Bu taktirde, senette faiz nispeti açıklanmış ise bu nispet, açıklanmamışsa Cumhuriyet Merkez Bankasının resmi ıskonto haddi uygulanır.
Bankalar ve bankerler ile sigorta şirketleri alacaklarının ya Cumhuriyet Merkez Bankasının resmi ıskonto haddi veya muamelelerinde uyguladıkları faiz haddi ile değerleme günü kıymetine irca ederler.
İlk tesis ve taazzuv giderleri ve peştemallıklar:
MADDE 282 - Kurumlarda aktifleştirilen ilk tesis ve taazzuv giderleri mukayyet değeri ile değerlenir.
Bu değer, ilk tesis ve taazzuv için yapılan giderlerden fazla olamaz.
Kurumun tesis olunması veya yeni bir şubenin açılması veyahut da işlerin devamlı bir surette genişletilmesi için yapılan ve karşılığında maddi bir kıymet iktisap olunmayan giderler bu cümledendir.
İlk tesis ve taazzuv giderlerinin aktifleştirilmesi ihtiyaridir.
Gerçek veya tüzel kişilerde peştamallıklar da mukayyet değerleriyle değerlenir.
Aktif geçici hesap kıymetleri:
MADDE 283 - Gelecek bir hesap dönemine ait olarak peşin ödenen giderler ile cari hesap dönemine ait olup da henüz tahsil edilmemiş olan hasılat, mukayyet değerleri üzerinden aktifleştirilmek suretiyle değerlenir.
Zirai işletmelerde henüz idrak edilmemiş olan mahsuller için yapılan giderler (Hazırlık işleri giderleri gibi) de bu madde hükmüne göre aktifleştirilerek değerlenir.
Kasa mevcudu:
MADDE 284 - Kasa mevcutları itibari kıymetleriyle değerlenir, yabancı paralar hakkında 280 inci madde hükmü uygulanır.
Borçlar:
MADDE 285 - Borçlar mukayyet değerleriyle değerlenir.
Vadesi gelmemiş olan senede bağlı borçlar değerleme günü kıymetine irca olunabilir. Bu takdirde senette faiz nispeti açıklanmışsa bu nispet, açıklanmamışsa Cumhuriyet Merkez Bankasının resmi ıskonto haddinde bir faiz uygulanır.
Banka ve bankerler ile sigorta şirketleri borçlarını, Cumhuriyet Merkez Bankasının resmi ıskonto haddi veya muamelelerinde uyguladıkları faiz haddiyle, değerleme günü kıymetine irca ederler.
(3239 sayılı kanunun 22 inci maddesiyle eklenen fıkra) (1.1.1986 tarihinden geçerli olmak üzere) Alacak senetlerini değerleme gününün kıymetine irca eden mükellefler, borç senetlerini de aynı şekilde işleme tabi tutmak zorundadırlar.
Tahviller:
MADDE 286 - Eshamlı şirketlerle iktisadi kamu müesseseleri çıkardıkları tahvilleri itibari değerleriyle değerlemeye mecburdurlar.
Pasif geçici hesap kıymetleri:
MADDE 287 - Gelecek hesap dönemlerine ait olarak peşin tahsil olunan hasılat ile cari hesap dönemine ait olup henüz ödenmemiş olan giderler mukayyet değerleri üzerinden pasifleştirilmek suretiyle değerlenir.
Karşılıklar:
MADDE 288 - Hasıl olan veya husulü beklenen fakat miktarı katiyetle kestirilmeyen ve teşebbüs için bir borç mahiyetini arz eden belli bazı zararları karşılamak maksadıyla hesabın ayrılan meblağlara karşılık denir.
Karşılıklar mukayyet değerleriyle pasifleştirilmek suretiyle değerlenir.
Amortisman kayıtları hakkındaki özel hükümler mahfuzdur.
Özel haller:
MADDE 289 - Bu bölümde yazılı olmayan veyahut yazılı olup da kendi ölçüleriyle değerlemesine imkân bulunmayan iktisadi kıymetlerden bina ve arazi vergi değerleriyle, diğerleri varsa borsa rayici, yoksa mukayyet değerleri, o da yoksa emsal bedeliyle değerlenir.
Serbest meslek erbabının tesisleri:
MADDE 290 - Serbest meslek erbabının amortismana tabi tuttukları tesisat, mefruşat, demirbaş eşyalarını değerleme de bu bölüm hükümleri uygulanır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
SERVETLERİ DEĞERLEME
Esaslar:
MADDE 291 - Bir vergiye matrah olan servetin veya servet unsurlarının değerlemesinde bu bölümde yazılı esaslar cari olur.
Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun tatbikinde yabancı memleketlerde bulunan malların o memlekette cari usul ve esaslara göre tayin ve tespit olunacak değerleri aynen nazara alınır.
Ticari sermaye:
MADDE 292 - Vergilendirilecek bir servete dahil ticari sermayenin unsurlarından bulunan emtia, gemiler ve taşıtlar, tesisat ve makineler, demirbaş eşya ve diğer menkul mallar, emsal bedelleri ile değerlenir.
Menkul mallar ve gemiler:
MADDE 293 - Ticari sermayeye dahil olmayan ev eşyası, mücevherat, sanat eserleri gibi menkul mallar ve gemiler emsal bedelleri ile değerlenir.
Esham, tahvilat ve yabancı paralar:
MADDE 294 - ( 485 sayılı kanunun 8 inci maddesiyle değişen şekli ) Ticari sermayeye dahil olsun olmasın bütün esham ve tahvilat borsa rayici ile borsada kayıtlı olmayan esham ve tahvilat emsal bedelleri ile değerlenir. Borsa rayicinin takarrürüründe muvazaa olduğu anlaşılırsa bu rayiç yerine emsal bedeli esas olur.
Ticari sermayeye dahil olsun olmasın yabancı paraların ve yabancı paralar üzerinden tanzim edilmiş alacak ve borç senetlerinin değerlemesinde ikinci bölümün hükümleri uygulanır.
Alacak ve borçlar:
MADDE 295 - Ticari sermayeye dahil olsun veya olmasın senetli ve senetsiz bütün alacak ve borçlar ikinci bölümdeki hükümlere göre değerlenir.
Haklar:
MADDE 296 - Tescile tabi bilumum hakların değeri, tesisleri sırasında tapu siciline kaydedilen bedeldir.
Tapu sicilinde bedeli gösterilmeyen haklarla birinci fıkranın dışında kalan bilumum haklar (Sınai ve edebi mülkiyet hakları ile imtiyazlar dahil) emsal bedelleriyle değerlenir.
Veraset yoluyla veya sair suretle ivazsız ve bedelsiz bir tarzda intikal eden intifa hakları aşağıdaki şekilde değerlenir.
1 - İntifa hakkı sahibinin yaşı intikal tarihinde yirmiyi doldurmamış olduğu takdirde gayrimenkulun emsal bedelinin onda yedisi intifa hakkının ve onda üçü çıplak mülkiyet hakkının değeri sayılır.
2 - İntifa hakkı sahibinin yaşı intikal tarihinde yirmiyi aşkın olduğu takdirde yukarıdaki bentte yazılı nispet, her tam on yıllık devre için çıplak mülkiyet hakkı onda bir artırılmak ve intifa hakkı onda bir indirilmek suretiyle değer tayin olunur.
3 - İntifa hakkı sahibinin yaşı intikal tarihinde yetmişi aşkın ise gayrimenkulun emsal bedelinin onda biri intifa hakkının onda dokuzu çıplak mülkiyet hakkının değeri sayılır.
4 - Sabit bir süre için tayin edilmiş olan intifa hakkının değeri yaş kaydı nazara alınmaksızın sürenin her tam on yılı için gayrimenkul emsal bedelinin onda ikisi olarak hesaplanır.
5 - Ömür boyunca aylık gelir şeklinde vaki ivazsız intikallerde bu gelirin ödeneceği azami süreye göre baliğ olacağı miktar bulunarak intifa hakkı sahibinin ödemenin başladığı tarihteki yaşı elliyi aşmış ise elliden yukarıdaki her yaş yılı için yirmide biri indirilmek suretiyle değeri tayin olunur. Ancak ömür boyunca aylık gelir, muayyen bir sermaye ödenerek tasfiye edilmiş ise bu sermaye aynen değer olarak kabul edilir.
6 - Hayat kaydıyla ödenen rant şeklinde vaki ivazsız intikallerde intifa hakkı sahibinin yaşı ödemenin başladığı tarihte kırkı aşmamış ise rantın bir yıllık tutarının yirmi katı değeri sayılır. İntifa hakkı sahibinin yaşı ödemenin başladığı tarihte kırkı aşmış ise kırktan yukarı her tam on yıllık bir devre için yirmi katın dörtte biri indirilmek suretiyle rantın değeri takdir olunur. İntifa hakkı sahibinin yaşı, ödemenin başladığı tarihte yetmişi aşmış ise rantın değeri bir yıllık tutarıdır.
Bina ve arazi:
MADDE 297 - (1318 sayılı kanunun 92 inci maddesiyle değişen şekli) Ticari sermayeye dahil olsun olmasın bilumum binalarda arazi vergi değeri ile değerlenir.
( 2365 sayılı kanunun 52 inci maddesiyle ikinci ve son fıkraları kaldırılmıştır.) (*)
----------------------------
(*) MADDE 297 - (Kaldırılmadan önceki şekli) Veraset ve İntikal Vergisi tatbikatında işbu gayrimenkuller rayiç bedelle değerlenir.
(Kaldırılmadan önceki şekli) Rayiç bedel; intikal eden gayrimenkulun değerleme günündeki alım - satım değeridir.
----------------------------
Yetki:
MADDE 298 - (2686 sayılı kanunun 36 ncı maddesiyle değişen şekli) Bu bölümde yazılı emsal bedelleri ile alacak ve borçların değerleri 72 inci maddede yazılı Takdir Komisyonu tarafından tespit edilir. (*)
--------------------------------------
(*) (2686 sayılı kanunla değişmeden önce 1.1.1981 - 31. 12. 1982 döneminde uygulanan şekli)
MADDE 298 - ( 2365 sayılı kanunun 53 üncü maddesiyle değişen şekli) Bu bölümde yazılı emsal bedelleri ile alacak ve borçlar ve rayiç bedeller 72 inci maddede yazılı takdir komisyonları tarafından tespit olunur.
(*)   (2365 sayılı kanunla değişmeden önce 1.1.1981 tarihine kadar uygulanan şekli)
MADDE 298 -Bu bölümde yazılı emsal bedelleri ile alacak ve borçların değerleri 72 inci maddede yazılı Takdir Komisyonu tarafından tespit edilir.
----------------------------
Yeniden değerleme :
MÜKERRER MADDE 298 - (3332 sayılı kanunun 16 ncı maddesiyle Geçici 11'inci madde Mükerrer 298'inci madde olarak değiştirilmiştir.) (3094 sayılı kanunun 1'inci maddesiyle değişen şekli) (12.12.1984 tarihinden geçerli olmak üzere) Bilanço esasına göre defter tutan Gelir ve Kurumlar Vergisi mükellefleri (imtiyazlı şirketler (*) hariç; kolektif, adi komandit ve adi şirketler dahil) bilançolarına dahil amortismana tabi iktisadi kıymetleri ve bu kıymetler üzerinden ayrılmış olup bilançolarının pasifinde gösterilen amortismanları, her hesap dönemi sonu itibariyle aşağıdaki şartlarla yeniden değerleyebilirler. Şu kadar ki, İktisadi Devlet Teşekküllerinin yeniden değerleme yapmaları zorunludur.
1 - (4369 sayılı Kanunun 81/A-12 maddesiyle değişen ibare) (29.7.1998 tarihinden geçerli olmak üzere) İktisadi kıymetlerin maliyet bedelleriyle eklenmiş bulunan kur farkları ve kredi faizleri, sinema filmleri, alameti farika hakları. peştamallıklar, (1) ilk tesis ve taazzuv giderleri, organizasyon, etüt ve arama giderleri ile sair aktif kıymetler yeniden değerleme kapsamına girmezler.
2 - Bilançonun aktifine dahil iktisadi kıymetler ve bu kıymetler için geçmiş yıllarda ayrılmış olan amortismanlar, yeniden değerlemenin yapılacağı yıla ait oran ile çarpılmak suretiyle yeniden değerlenir.
Kendilerine özel hesap dönemi tayin olunan mükellefler için, özel hesap döneminin başladığı takvim yılına ait oran esas alınır.
3 - Yeniden değerleme neticesinde doğacak değer artışı, bilançonun pasifinde özel bir fon hesabında gösterilir.
Değer artışı, amortismana tabi iktisadi kıymetlerin yeniden değerlemesinden önceki net bilanço aktif değerlerinin, bu kıymetlere yeniden değerleme oranının tatbikinden sonra bulunacak net bilanço aktif değerlerinden indirilmesi suretiyle bulunur.
Net bilanço aktif değeri, iktisadi kıymetlerin bilançonun aktifinde yazılı değerlerinden, pasifte yazılı amortismanın tenzili suretiyle bulunan miktarı ifade eder.
Bu değerin tespitinde, 320 inci maddenin son fıkrasına göre ayrılmış sayılan amortismanlar da fiilen ayrılmış kabul edilir.
4 - (4008 sayılı kanunun 9 uncu maddesiyle değişen bent) ( 1.1.1995 tarihinden geçerli olmak üzere) Amortismana tabi sabit kıymetlerini yeniden değerlemeye tabi tutan kurumlar vergisi mükellefleri ile kolektif, adi komandit ve adi şirketler dahil olmak üzere bilanço esasına göre defter tutan gelir vergisi mükellefleri, yeniden değerlemenin yapıldığı hesap döneminden itibaren sabit kıymetlerini yeni değerleri üzerinden itfa ederler. Şu kadar ki, bina, arsa ve araziler yeniden değerlemeden önceki kıymetleri üzerinden amortismana tabi tutulur.
Mükellefler değer artışını, pasifte özel bir fon hesabında gösterirler. Kurumlar vergisi mükellefleri, değer artışının tamamını sermayelerine ilave edebilirler. Bu suretle sermayeye eklenen değer artışları, ortaklar tarafından işletmeye ilave edilmiş kıymetler olarak kabul edilir. Değerleme yapılan kuruma iştirak eden işletmelerin aktifinde bu nedenle meydana gelen artışlar ise pasifte özel bir karşılık hesabında gösterilir. Ve bu karşılık sermayenin cüzü addolunur. Karşılık hesabında gösterilen değer artışı kurumlar tarafından sermayeye eklenebilir. Bu işlemler kâr dağıtımı sayılmaz.(**)
5 - Bankalar yeniden değerleme neticesinde doğacak değer artışlarını, nakit karşılığı hisse senedi ihracı suretiyle sermaye artırımına gidilmesi ve taahhüt edilen pay bedellerinin ödenmesi şartıyla sermayelerine ekleyebilirler. Ancak, her yıl sermayeye eklenecek değer artışı, taahhüt edilen pay bedellerinin ödenen kısmına isabet eden miktarı aşamaz.
5.11.1981 tarihinden bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar sermayelerini artıran bankaların, söz konusu sermaye artırımları ile ödenen pay bedelleri, bu bent uyarınca nakit karşılığı yapılmış sermaye artırımı olarak kabul ve ödenen pay bedellerine tekabül eden değer artışları sermayeye ilave edilir.
6 - Bilançonun pasifinde özel bir fon hesabında tutulan değer artışları, Türk Ticaret Kanununun 422 inci maddesinin uygulamasında ödenmiş sermaye, Bankalar Kanununun uygulanmasında ise ihtiyat addolunur.
7 - (4008 sayılı kanunun 9 uncu maddesiyle değişen bent) ( 1.1.1995 tarihinden geçerli olmak üzere) Değer artış fonu, sermayeye ilave dışında herhangi bir suretle başka bir hesaba nakledildiği veya işletmeden çekildiği taktirde, bu işlemin yapıldığı dönem kazancı ile ilişkilendirilmeksizin bu dönemde vergiye tabi tutulur. Gelir Vergisi mükelleflerince ayrılan değer artış fonu başka bir hesaba aktarılamaz; aktarılması veya sermayeye ilave edilmesi halinde işletmeden çekilen değer olarak kabul edilir. (***)
8 - Yeniden değerlemeye tabi tutulan iktisadi kıymetlerin her birine isabet eden değer artışları ile bunların hesap şekilleri amortisman kayıtlarında müfredatlı olarak gösterilir.
9 - Yeniden değerlemeye tabi tutulan iktisadi kıymetlerin satışı halinde, bunlara isabet eden değer artışları aynen amortismanlar gibi muameleye tabi tutulur.
10 - (3332 sayılı kanunun 16 ncı maddesiyle değişen bent) ( 1.1.1987 tarihinden geçerli olmak üzere) Bir hesap dönemi sonu itibariyle yapılacak değerlemede esas alınacak yeniden değerleme oranı, yeniden değerleme yapılacak yılın Ekim ayında (Ekim ayı dahil) bir önceki yılın aynı dönemine göre Devlet İstatistik Enstitüsünün Toptan Eşya Fiyatları Genel İndeksinde meydana gelen ortalama fiyat artış oranıdır.
Bu oran Maliye ve Gümrük Bakanlığınca her yıl Aralık ayı içinde Resmi Gazete ile ilan edilir.(****) (*****)
11 - Her yılın yeniden değerleme oranı ancak o yıla ait değerlemede nazara alınabilir. Yeniden değerlemenin herhangi bir yıl yapılmamasından veya değerleme oranının düşük uygulanmasından dolayı daha sonraki yıllar geçmiş dönemlere ilişkin yeniden değerleme yapılamaz.
12 - Hesap dönemi içinde aktife giren amortismana tabi iktisadi kıymetler için aktife girdiği dönem, yeniden değerleme yapılmaz.
Yeniden değerlemeye ilişkin diğer hususları tespit etmeye, gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri için yukarıdaki esaslar dışına çıkan uygulamalar ile devir ve nevi değiştirmeleri önleyici düzenlemeler getirmeye Maliye ve Gümrük Bakanlığı yetkilidir. (******)
----------------------------
(1) (4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki ibare)
"Değeri 5.000 lirayı geçmeyen iktisadi kıymetler, iktisadi kıymetlerin maliyet bedellerine eklenmiş bulunan kur farkları, sinema filmleri, alameti farika hakları, peştamallıklar, özel maliyet bedelleri,"
----------------------------
(*) (3824 sayılı kanunun 1 inci maddesiyle fıkradan çıkarılan ibare) ( 1 Ocak 1992 tarihinden önceki şekli) "ve dar mükellefler"
----------------------------
(**) (4008 sayılı kanunla değişmeden önceki bent)
4 - a) Bilanço esasına göre defter tutan gelir vergisi mükellefleri (Kolektif, adi komandit ve adi şirketler dahil) bilançolarını yeniden değerlemeleri halinde, değer artışını pasifte özel bir fon hesabında tutarlar ve iktisadi kıymetlerin değerlemeden önceki değerleri üzerinden amortisman ayırmaya devam ederler.
b) Kurumlar vergisi mükellefleri, pasifte özel bir fon hesabında gösterilen değer artışının tamamını sermayelerine ilave edebilirler. Bu suretle sermayeye eklenen değer artışları, ortaklar tarafından işletmeye ilave edilmiş kıymetler olarak kabul edilir. Değerleme yapılan kuruma iştirak eden işletmelerin aktifinde bu nedenle meydana gelen artışlar ise pasifte özel bir karşılık hesabında gösterilir ve bu karşılık sermayenin cüzü addolunur. Karşılık hesabında gösterilen değer artışı kurumlar tarafından sermayeye eklenebilir. Bu işlemler kâr dağıtımı sayılmaz.
Amortismana tabi sabit kıymetlerini yeniden değerlemeye tabi tutan kurumlar, yeniden değerlemenin yapıldığı hesap döneminden itibaren sabit kıymetlerini yeni değerleri üzerinden itfa ederler. Şu kadar ki, bina, arsa ve araziler yeniden değerlemeden önceki kıymetleri üzerinden amortismana tabi tutulur.
----------------------------
(***) (4008 sayılı kanunla değişmeden önceki bent)
7 - Değer artış fonu, sermayeye ilave dışında herhangi bir suretle başka bir hesaba nakledildiği veya işletmeden çekildiği taktirde, bu işlemin yapıldığı dönemin kazancı sayılarak vergiye tabi tutulur.
----------------------------
(****) (3332 sayılı kanunla değişmeden önce 1.1.1987 tarihine kadar uygulanan şekli)
10 - Her hesap dönemi sonu itibariyle yapılacak değerlemede esas alınacak yeniden değerleme oranı yeniden değerleme yapılacak yılın Ekim ayında (Ekim ayı dahil) bir önceki yılın aynı dönemine göre Devlet İstatistik Enstitüsünün Toptan Eşya Fiyatları Genel Endeksinde meydana gelen ortalama fiyat artışından yüzde on (% 10) indirildikten sonra kalan kısımdır.
Bu oran Maliye ve Gümrük Bakanlığınca her yıl Aralık ayının 15 inci gününe kadar Resmi Gazete ile ilan edilir. Devlet İstatistik Enstitüsünce belirlenen oranın yüzde on (% 10 dahil) ve daha aşağı olması halinde o yıl için yeniden değerleme yapılmaz.
----------------------------
(*****) İlgili hesap dönemlerinde uygulanacak yeniden değerleme oranları ve tespit ve ilan edildiği genel tebliğ numaraları:
Uygulanacağı Hesap Dönemi                                         Yeniden Değerleme Oranı %            İlgili Genel Tebliğ No:
1999                                                                     52.1                                                       V.U.K. 279
1998                                                                     77.8                                                       V.U.K. 267
1997                                                                     80.4                                                       V.U.K. 259
1996                                                                     72.8                                                       V.U.K. 252
1995                                                                     99.5                                                       V.U.K. 245
1994                                                                     107.6                                                    V.U.K. 233
1993                                                                     58.4                                                       V.U.K. 223
1992                                                                     61.5                                                       V.U.K. 219
1991                                                                     54.1                                                       V.U.K. 214
1990                                                                     55.5                                                       V.U.K. 207
1989                                                                     70.4                                                       V.U.K. 187
1988                                                                     63.2                                                       V.U.K. 178
1987                                                                     29.1                                                       V.U.K. 174
1986                                                                     21.7                                                       V.U.K. 174
(******) ( 3094 Sayılı kanunla değişmeden önceki şekli)
Yeniden Değerleme:
GEÇİCİ MADDE 11- ( 2791 sayılı Kanunun 14 üncü maddesiyle değişen şekli) Bilanço esasına göre defter tutan Gelir ve Kurumlar Vergisi mükellefleri (İmtiyazlı şirketler ve dar mükellefler hariç; kolektif, adi komandit ve adi şirketler dahil) bilançolarına dahil amortismana tabi iktisadi kıymetleri ve bu kıymetler üzerinden ayrılmış olup bilançolarının pasifinde gösterilen amortismanlarını, 1982 hesap dönemi sonu itibariyle aşağıdaki şartlarla yeniden değerleyebilirler. Şu kadar ki, İktisadi Devlet Teşekküllerinin yeniden değerleme yapmaları zorunludur.
1- Değeri 5.000 lirayı geçmeyen İktisadi kıymetler, iktisadi kıymetlerin maliyet bedellerine eklenmiş bulunan kur farkları, sinema filmleri, alameti farika haklar, peştamallıklar, özel maliyet bedelleri, ilk tesis ve taazzuv giderleri, organizasyon, etüt ve arama giderleri ile mahiyetleri ve amortisman süre ve tarzları itibariyle bunlara benzeyen sair aktif kıymetler yeniden değerleme kapsamına girmezler.
2- İktisadi kıymetler ve bu kıymetler ve bu kıymetler için geçmiş yıllarda ayrılmış olan amortismanlar. iktisadi kıymetlerin bilançonun aktifine dahil edildikler yıla ait katsayı ile çarpılmak suretiyle yeniden değerlenirler.
Kendilerine özel hesap dönemi tayin olunan mükelleflerin bilançolarına bu dönemler içinde dahil ettikleri iktisadi kıymetlerin ve bu kıymetler için geçmiş yıllarda ayrılmış olan amortismanların değerlenmesinde, özel hesap dönemlerinin kapandığı takvim yıllarına ait katsayılar esas alınır.
3- Yeniden değerleme neticesinde doğacak değer artışı, bilançonun pasifinde özel bir fon hesabında gösterilir.
Değer artışı, amortismana tabi iktisadi kıymetlerin yeniden değerlemesinden önceki net bilanço aktif değerlerinin, bu kıymetlere katsayı tatbikinden sonra bulunacak net bilanço aktif değerlerinden indirilmesi suretiyle bulunur.
Net bilanço aktif değeri, iktisadi kıymetlerin bilançonun aktifinde yazılı değerlerinden, pasifte yazılı amortismanın tenzili suretiyle bulunan miktarı ifade eder. Bu değerin tespitinde, 320 inci maddenin son fıkrasında göre ayrılmış sayılan amortismanlar da fiilen ayrılmış kabul edilir.
4- a) Bilanço esasına göre defter tutan gelir vergisi mükellefleri (Kolektif, adi komandit ve adi şirketler dahil) bilançolarını yeniden değerlemeleri halinde, değer artışını pasifte özel bir fon hesabında tutarlar ve iktisadi kıymetlerin değerlemeden önceki değerleri üzerinden amortisman ayırmaya devam ederler.
b) Kurumlar Vergisi mükellefleri, pasifte özel bir fon hesabında gösterilen değer artışının tamamını sermayelerine ilave edebilirler. Bu suretle sermayeye eklenen değer artışları, ortaklar tarafından işletmeye ilave edilmiş kıymetler olarak kabul edilir. Değerleme yapan kuruma iştirak eden işletmelerin aktifinde bu nedenle meydana gelen artışlar ise pasifte özel bir karşılık hesabında gösterilir ve bu karşılık sermayenin cüzü addolunur. Karşılık hesabında gösterilen değer artışı kurumlar tarafından sermayeye eklenebilir. Bu işlemler kâr dağıtımı sayılmaz.
Amortismana tabi sabit kıymetlerini yeniden değerlemeye tabi tutan kurumlar, yeniden değerlemenin yapıldığı sabit hesap dönemini takip eden hesap döneminden itibaren sabit kıymetlerini yeni değerleri üzerinden itfa ederler. Şu kadar ki gayrimenkullar yeniden değerlemeden önceki kıymetleri üzerinden amortismana tabi tutulur
5- Bankalar yeniden değerleme neticesinde doğacak değer artışlarını, nakit karşılığı hisse senedi ihracı suretiyle sermaye artırımına gidilmesi ve taahhüt edilen pay bedellerinin ödenmesi şartıyla sermayelerine ekleyebilirler. Ancak her yıl sermayeye eklenecek değer artışı, taahhüt edilen pay bedellerinin ödenen kısmına isabet eden miktarı aşamaz.
5.11.1981 tarihinden bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar sermayelerini artıran bankaların söz konusu sermaye artırımları ile ödenen pay bedelleri, bu bent uyarınca nakit karşılığı yapılmış sermaye artırımı olarak kabul ve ödenen pay bedellerine tekabül eden değer artışları sermayeye ilave edilir.
6- Bilançonun pasifinde özel bir fon hesabında tutulan değer artışları, Türk Ticaret Kanununun 422 inci maddesinin uygulanmasında ödenmiş sermaye, Bankalar Kanununun uygulanmasında ise ihtiyat addolunur.
7- Değer artış fonu, sermayeye ilave dışında herhangi bir suretle başka bir hesaba nakledildiği veya işletmeden çekildiği takdirde, bu işlemin yapıldığı dönemin kazancı sayılarak vergiye tabi tutulur.
8- Yeniden değerlemeye tabi tutulan iktisadi kıymetlerin her birine isabet eden değer artışları ile bunların hesap şekilleri amortisman kayıtlarında müfredatlı olarak gösterilir.
9- Yeniden değerlemeye tabi tutulan iktisadi kıymetlerin satışı halinde, bunlara isabet eden artışları aynen amortismanlar gibi muameleye tabi tutulur.
10- 31.12.1982 tarihi itibariyle yapılacak değerlemede esas alınacak katsayılar şunlardır:
1982 yılında aktifleştirilen amortismana tabi sabit kıymetler için                                              1
1981 yılında aktifleştirilen amortismana tabi sabit kıymetler için                                              2
1980 yılında aktifleştirilen amortismana tabi sabit kıymetler için                                              3
1979 yılında aktifleştirilen amortismana tabi sabit kıymetler için                                              4
1978 yılında aktifleştirilen amortismana tabi sabit kıymetler için                                              5
1977 yılında aktifleştirilen amortismana tabi sabit kıymetler için                                              6
1976 yılında aktifleştirilen amortismana tabi sabit kıymetler için                                              7
1975 yılında aktifleştirilen amortismana tabi sabit kıymetler için                                              8
1974 yılında aktifleştirilen amortismana tabi sabit kıymetler için                                              9
1973 yılında aktifleştirilen amortismana tabi sabit kıymetler için                                            10
1972 ve önceki yıllarda aktifleştirilen amortismana tabi sabit kıymetler için                            11
Yeniden değerlemeye ilişkin diğer hususları tespit etmeye, gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri için yukarıdaki esaslar dışına çıkan uygulamalar ile devir ve nevi değiştirmeleri önleyici düzenlemeler getirmeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
----------------------------
Yeniden Değerleme:
GEÇİCİ MADDE 11 - (Değişmeden önceki şekli) (3332 sayılı kanunun 16'ncı maddesiyle Mükerrer 298 inci madde olmuştur.) (Değişmeden önceki şekli) (205 sayılı kanunun 26'ncı maddesiyle eklenmiştir.) Bilanço esasına göre defter tutan Gelir ve Kurumlar Vergisi mükellefleri (Kolektif, adi komandit ve adi şirketler dahil) bilançolarına dahil amortismana tabi iktisadi kıymetleri ve bu kıymetler üzerinden ayrılmış olup bilançolarının pasifinde gösterilen amortismanları, Maliye Bakanlığınca tespit olunacak emsallerle çarpmak suretiyle aşağıdaki şartlarla yeniden değerlerler;
1 - Yeniden değerleme neticesinde doğacak değer artışı, bilançonun pasifinde özel bir fon hesabında gösterilir.
Değer artışı, amortismana tabi iktisadi kıymetlerin yeniden değerlemesinden önceki net bilanço aktif değerlerinin, bu kıymetlere emsal tatbikinden sonra bulunacak net bilanço aktif değerlerinden indirilmesi suretiyle bulunur.
Net bilanço aktif değeri, iktisadi kıymetlerin bilançonun aktifinde yazılı değerinden pasifte yazılı amortismanın tenzili suretiyle bulunan miktarı ifade eder.
2 - Pasifte gösterilen değer artışı sermayeye ilave edildiği, teşebbüs sahibi veya ortaklar tarafından işletmeden çekildiği veya herhangi bir suretle başka bir hesaba nakledildiği taktirde; bu ameliyenin yapıldığı dönemin kazancı sayılarak vergiye tabi tutulur.
3 - Yeniden değerlemeye tabi tutulan iktisadi kıymetlerin amortismanları, değerlemenin yapıldığı hesap döneminden itibaren yeni değerleri üzerinden ayrılır.
4 - Pasifte gösterilen değer artışları yukarıdaki 2 numaralı bent gereğince vergiye tabi tutulmuş ise yeni değerler üzerinden her yıl ayrılan amortismanların tamamı giderler arasına dahil edilir.
Değer artışlarının tamamı fon hesabında aynen muhafaza edildiği taktirde yeni değer üzerinden ayrılan amortismanın tamamı yine gider kaydedilmekle beraber bunun değerlemeden mütevellit kıymet artışına tekabül eden kısmı ayın yılın kâr ve zarar hesabına alacak yazılır.
Bu suretle işletmenin o yıla ait ticari kazançlarından indirilmemiş ve dolayısıyla vergiye tabi tutulmuş bulunan amortisman farkları tutarı kadar bir meblağ ayrıca vergileme bahis konusu olmaksızın, fon hesabına borç yazılmak suretiyle sermayeye ilave olunabileceği gibi işletmeden de çekilebilir veya başka bir hesaba naklolunabilir.
5 - Bilançonun pasifinde özel bir fon hesabında topluca gösterilen değer artışları yekünunda yeniden değerlemeye tabi tutulan iktisadi kıymetlerin her birine isabet eden miktarlar ile bunların hesap şekilleri envanter defterinin ayrı bir sayfasında müfredatlı olarak gösterilir.
6 - Yeniden değerlemeye tabi tutulan iktisadi kıymetlerin satışı halinde bunların fon hesabına dahil bulunan hisseleri aynen amortismanlar gibi muameleye tabi tutularak mezkûr fon hesabından çıkarılır. Ancak, yukarıdaki 2 ve 4 numaralı bentler gereğince bu hisselerin tamamı veya bir kısmı fon hesabından daha evvel çıkarılmış ise satış kâr ve zararının sadece bakiye fonda kalmış bulunan değer artışı hisseleri nazara alınır.
Bu maddeye göre yeniden değerlemenin yapılacağı zaman ve değerlemede nazara alınacak emsaller Maliye Bakanlığınca tespit ve Resmi Gazete ile ilan olunur.
----------------------------
İKİNCİ KISIM
VERGİ DEĞERLERİ
BİRİNCİ BÖLÜM
GAYRİ SAFİ İRATLARIN TESPİTİ
Tahmin esası:
MADDE 299 - Binaların vergi değerine esas tutulan gayri safi iratları tahrir ve tadilat komisyonlarınca bu bölümde yazılı esaslara göre tahmin olunur.
Gayri safi irat:
MADDE 300 - Bir binanın gayri safi iradı, o binanın bulunduğu mahalde cari olan normal kiralara nispetle sahibinin kiraya verdiği takdirde alabileceği kira bedelinden ibarettir.
Gayri safi iradın takdirinde; bina kiraya verilmiş ve kira bedeli yukarıdaki fıkra dairesinde emsalinin cari olan normal kiralarına uygun bulunmuş ise bu bedel esas tutulur. Aksi halde aşağıda yazılı esaslar gözetilmek suretiyle gayri safi iradın takdiri yapılır.
1 - Normal şartlar dahilinde ve genel surette binanın bulunduğu mahalde cari olan kiraların seviyesi;
2 - Aynı neviden bulunan binaların getirdiği irat;
3 - Binanın mevkii;
4 - Binanın büyüklüğü, kat sayısı ve her kattaki oda ve daire adedi;
5 - Dahili taksimatı itibariyle kullanış durumu ve mamurluk derecesi;
6 - Asansör, kalorifer tesisatı bulunup bulunmadığı;
7 - Kullanış tarzı.
Fabrika, değirmen ve imalathanelerin iratlarının takdirinde içerlerinde bulunan sabit istihsal tesisatı dahi nazara alınır.
Yıllık irat:
MADDE 301 - Gayri safi iratlar yıllık tahmin olunur. Şu kadar ki, mevsimlik olarak kiraya verilmesi veya ikamet edilmesi mutat olan binaların bu süreye ait iratları yıllık sayılır.
Yılın belli zamanlarında işleyebilen değirmenler ile belli mevsimlerde çalışan fabrika ve imalathanelerin ve mevsimlik işleyen otel, banyo, plaj gibi gayri menkullerin işletme süresine ait iratları da keza yıllık sayılır.
Rayiç:
MADDE 302 - Gayri safi iratların tahmininde, binanın bulunduğu birlikte genel tahrir veya mevzii tadilata başlandığı, ferdi tadilatta, tadilatın yapıldığı yılda cari rayiçler esas tutulur.
Giderler:
MADDE 303 - Gayri safi iratların tahmininde, vergi, resim ve harçlar için indirme yapılamaz.
Ancak komisyonlarca kira mukavelelerinin incelenmesi sırasında su ve elektrik sarfiyatı, ısıtma giderleri ve buna benzer giderlerin kiraya veren tarafından deruhte edildiği görülürse, kira bedeli bu gibi giderler çıktıktan sonra nazara alınır.
Döşemesiz tahmin:
MADDE 304 - Değirmen, fabrika ve imalathane tesisatı hariç olmak üzere gayri safi irat döşemesiz binaya göre belli edilir.
Mütemmim at:
MADDE 305 - A) Belediye teşkilatı bulunan yerlerde belediye sınırları içindeki binaların ve belediye teşkilatı bulunmayan yerlerde köyü teşkil eden binaların işgal eylediği saha dahilindeki binaların mütemmim atından olan arazi;
B) Her nerede olursa olsun, ticaret ve sanata tahsis edilmiş olan ve bunlarla birlikte aynı işte kullanılan arazi;
İrat takdirinde binaya tabidir.
Bina ile sınırlanmış olup kullanış tarzı itibariyle de bina ile birlikte teşkil eden avlu, bahçe ve sair arazi binanın mütemmim atındandır.
İfraz ve şüyu:
MADDE 306 - Aşağıda yazılı bina kısımları için ayrı ayrı irat tahmin olunur.
1) Bir çatı altında bulunup da kullanış tarzı ve kapıları ayrı olan bina kısımları;
2) Sahipleri arasında ifraz ve taksim edilmiş olan binaların müfret kısımları (İfraz olunmayıp da şayian tasarruf olunan binaların   iradı binanın genel heyeti itibariyle tahmin olunur.)
İrat ve kıymet münasebeti:
MADDE 307 - Tahrir (Genel tahrir ve tadilat) esnasında, bir binanın gayri safi iradını tahmin için   kafi vasıta ve karine bulunmadığı takdirde, binanın   satılması halinde elde edilecek kıymet tahmin olunur ve bu kıymetin % 10'u safi irat olarak kabul edilir.
Safi iradı bu suretle tespit edilen binalar yılın belli zamanlarında kiraya verilen veya çalıştırılan binalardan olsa dahi safi irattan herhangi bir indirme yapılmaz.
İKİNCİ BÖLÜM
ARAZİ KIYMETLERİNİN TESPİTİ
Tahmin esası:
MADDE 308 - Arazinin vergi değerine esas tutulan kıymetleri, tahrir ve tadilat komisyonlarınca bu bölümde yazılı esaslara göre tahmin olunur.
Arazi kıymeti:
MADDE 309 - Arazinin tahmin olunacak kıymeti alelade alım-satım kıymetidir.
Arazi kıymetinin tahmininde aşağıdaki esaslar nazara alınır:
1) Normal şartlar dahilinde ve genel surette arazinin bulunduğu birlikte arazi satış kıymetlerinin seviyesi:
2) Aynı neviden arazinin satış kıymetleri;
3) Arazinin mevkii;
4) Tarımda kullanılan arazinin yetiştirme kuvveti, sulaklık derecesi, tarımın nevi;
5) Arazinin büyüklüğü ve küçüklüğü;
6) Meskun yerlere, iskele ve istasyonlara yakınlığı.
Kıymet rayiçleri:
MADDE 310 - Arazi kıymetinin tahmininde genel tahririn veya mevzii tadilatın başladığı ferdi tadilat halinde yapıldığı yıl da cari satış kıymetleri esas tutulur.
Kıymet - kira münasebeti:
MADDE 311 - Tahrir (Genel tahrir ve tadilat) esnasında arazinin alım, satım kıymetlerinin tayini mümkün olmazsa, o yerin kiraya verilmesi halinde getireceği kira tahmin ve bunun 10 misli arazinin kıymeti olarak kabul edilir.
Arazide kira:
MADDE 312 - Bir arazinin getireceği kiranın bilinmesi icap eden hallerde arazi kıymetinin onda biri emsal kirası sayılır.
ÜÇÜNCÜ KISIM
AMORTİSMANLAR
BİRİNCİ BÖLÜM
MEVCUTLARDA AMORTİSMAN
Amortismanın mevzuu:
MADDE 313 - (2719 sayılı kanunun 6'ncı maddesiyle değişen şekli.) (1.1.1983 tarihinden geçerli olmak üzere) İşletmede bir yıldan fazla kullanılan ve yıpranmaya, aşınmaya veya kıymetten düşmeye maruz bulunan gayri menkullerle 269'uncu madde gereğince gayrimenkul gibi değerlenen iktisadi kıymetlerin, alet, edevat, mefruşat, demirbaş ve sinema filmlerinin birinci kısımdaki esaslara göre tespit edilen değerinin bu kanun hükümlerine göre yok edilmesi amortisman mevzuunu teşkil eder.(*)
----------------------------
4369 sayılı Kanunun 8'inci maddesiyle eklenen fıkra) (29.7.1998 tarihinden geçerli olmak üzere) İlgili mevzuat gereğince sözleşme süresinden sonra bedelsiz olarak Devlete veya Devletçe tensip olunan bir teşekküle veya belediyeye intikali öngörülen amortismana tabi iktisadi kıymetlerden (sözleşme süresinde yenilenmesi gerekenler hariç), sermayenin veya özel maliyet bedellerinin itfası hükümlerine göre amortismana tabi tutulanlar, genel hükümler uyarınca ayrıca amortismana tabi tutulamazlar.
(2365 sayılı kanunun 54 üncü maddesiyle eklenen fıkra) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) değeri (Y Değerleme Oranının % 52.1 olması ile 1.1.2000 tarihinden geçerli olmak üzere değişen miktar) (76.000.000 (**) lirayı aşmayan peştamallıklar ile işletmede kullanılan ve değeri 76.000.000 lirayı (**) aşmayan alet, edevat, mefruşat ve demirbaşlar, amortismana tabi tutulmayarak doğrudan doğruya gider yazılabilir. İktisadi ve teknik bakımdan bütünlük arz edenlerde bu had topluca dikkate alınır.
----------------------------
(*) (2791 sayılı kanunla değişmeden önce 31.12.1982 tarihine kadar uygulanan şekli)
İşletmede bir yıldan fazla kullanılan ve yıpranmaya, aşınmaya veya kıymetten düşmeye maruz bulunan gayri menkullerle 269 uncu madde gereğince gayrimenkul gibi değerlenen iktisadi kıymetlerin, alet, edevat, mefruşat ve demirbaşların ve sinema filmlerinin birinci kısımdaki esaslara göre tespit edilen değerinin bunların kullanılabilecekleri süre zarfında yok edilmesi amortisman mevzuunu teşkil eder.
(**) (Değişmeden önceki miktar)
(98/12044 sayılı Kararla artırılan ve 1.1.1999 - 31.12.1999 tarihleri arasında uygulanan miktar) 50.000.000 lira.
4369 sayılı Kanunun 19 uncu maddesiyle değişik mükerrer 414 üncü maddeye göre artırılan ve 29.7.1988 - 1.1.1999 tarihleri arası uygulanan miktar) 50.000.000 lira
(94/6296 sayılı Kararla artırılan ve 1.1.1995-29.7.1998 tarihleri arasında uygulanan miktar) 5.000.000 lira
(93 / 5144 sayılı kararla artırılan ve 1.1.1994 - 31.12.1994 tarihleri arasında uygulanan miktar) 1.000.000 lira.
(92 / 3894 sayılı kararla artırılan ve 1.1.1993 - 31.12.1993 tarihleri arasında uygulanan miktar) 500.000 lira
(1991 / 1856 sayılı kararla artırılan ve 8.6.1991 - 1.1.1993 tarihleri arasında uygulanan miktar) 200.000 lira
(3239 sayılı kanunun 37 inci maddesiyle artırılan ve 1.1.1986 - 8.6.1991 tarihleri arasında uygulanan miktar) 100.000 lira
(3239 sayılı Kanunla Değişmeden önceki miktar) 5.000 lira.
----------------------------
Arazide amortisman:
MADDE 314 - Boş arazi ve boş arsalar amortismana tabi değildir.
Ancak:
1) Tarım işletmelerinde vücuda getirilen meyvelik, dutluk, fındıklık, zeytinlik ve güllüklerle incir bahçeleri ve bağlar gibi tarım tesisleri,
2) İşletmede inşa edilmiş olan her nevi yollar ve harklar;
Amortismana tabi tutulur.
Normal amortisman:
MADDE 315 - (4008 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle değişen şekli.) (1.1.1995 tarihinden geçerli olmak üzere) Mükellefler amortismana tabi iktisadi kıymetlerin değerini, % 20 nispetinden fazla olmamak üzere, serbestçe tespit ettikleri nispetler üzerinden yok ederler.
Ancak, arazi ve binalar ile % 20 nispetinden daha yüksek bir nispette amortismana tabi tutulacak iktisadi kıymetlerin değeri, Maliye Bakanlığı'nca tespit ve ilan olunan nispetler üzerinden yok edilir.(*)
----------------------------
(*) (Değişmeden önceki şekli)
MADDE 315 - (2791 sayılı Kanunun 7 inci maddesiyle değişen madde) Mükellefler amortismana tabi iktisadi kıymetlerinin değerini % 25 nispetinden fazla olmamak üzere, serbestçe tespit ettikleri nispetler üzerinden yok ederler.
Ancak, arazi ve binalar ile % 25 nispetinden daha yüksek bir nispette amortismana tabi tutulacak iktisadi kıymetlerin değeri, Maliye Bakanlığınca tespit ve ilan olunan nispetler üzerinden yok edilir.
(*) (2791 Sayılı kanunla değişmeden önce 21.12.1982 tarihine kadar uygulanan şekli)
MADDE 315 - Amortismana tabi iktisadi kıymetlerin değeri ilgili Bakanlıklarla Ticaret ve Sanayi Odaları, Ticaret Odaları, Sanayi Odaları ve Ticaret Borsaları Birliğinin mütalaası alınarak Maliye Bakanlığı'nca tespit ve ilan olunan nispetler üzerinden yok edilir.
Amortisman nispetlerinin tespitinde;
1 - Belli iş ve sanat kolları ayrı ayrı nazara alınır;
2 - Amortismana tabi kıymetlerin tecrübeye dayanan ortalama ömürleri hesaba katılır.
----------------------------
Azalan bakiyeler usulüyle amortisman:
MÜKERRER MADDE 315 -(205 sayılı kanunun 19 uncu maddesiyle eklenen madde.) Bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerden dileyenler, amortismana tabi iktisadi değerlerini, azalan bakiyeler üzerinden amortisman usulü ile yok edebilirler.
Bu usulün tatbikinde;
1 - Her yıl, üzerinden amortisman hesaplanacak değer evvelce ayrılmış olan amortismanlar toplamının tenzili suretiyle tespit olunur.
2 - (4008 sayılı kanunun 11 inci maddesiyle değişen bent) (1.1.1995 tarihinden geçerli olmak üzere) Bu usulde uygulanacak amortisman nispeti % 40'ı geçmemek üzere normal amortisman nispetinin iki katıdır.(*)
3 - Bu usulde amortisman süresi normal amortisman nispetlerine göre hesaplanır.
Bu sürenin son yılına devreden bakiye değer, o yıl tamamen yok edilir.
----------------------------
(*) 2 - (2791 sayılı kanunun 8 inci maddesiyle değişen bent) Bu usulde uygulanacak amortisman nispeti % 50'yi geçmemek üzere normal amortisman nispetinin iki katıdır.
2 - (2791 sayılı kanunla değişmeden önce 31.12.1982 tarihine kadar uygulanan şekli) Bu usulde uygulanacak amortisman nispeti % 25'i geçmemek üzere normal amortisman nispetinin iki katıdır.
----------------------------
Madenlerde amortisman:
MADDE 316 - İşletme sebebiyle içindeki cevherin azalmasından dolayı maddi değerini kaybeden madenlerin ve taş ocaklarının imtiyaz veya maliyet bedelleri, ilgililerin müracaatları üzerine bunların büyüklük ve mahiyetleri göz önünde tutulmak ve her maden veya taş ocağı için ayrı ayrı olmak üzere Maliye ve Sanayi Bakanlıklarınca belli edilecek nispetler üzerinden yok edilir.
Fevkalade amortisman:
MADDE 317 - Amortismana tabi olup;
1 - Yangın, deprem, su basması gibi afetler neticesinde değerini tamamen veya kısmen kaybeden;
2 - Yeni icatlar dolayısıyla teknik verim ve kıymetleri düşerek tamamen veya kısmen kullanılmaz bir hale gelen;
3 - Cebri çalışmaya tabi tutuldukları için normalden fazla aşınma ve yıpranmaya maruz kalan;
Menkul ve gayri menkullerle haklara, mükelleflerin müracaatları üzerine ve ilgili bakanlıkların mütalaası alınmak suretiyle, Maliye Bakanlığınca her işletme için işin mahiyetine göre ayrı ayrı belli edilen "Fevkalade ekonomik ve teknik amortisman nispetleri" uygulanır.
Amortisman nispetlerinin itibar tarihi:
MADDE 318 - Maliye Bakanlığınca tespit ve ilan olunan amortisman nispetleri ilanlarının yapıldığı, ayrı ayrı tespit edilen nispetlerin ilgililerin müracaatta bulunduğu hesap döneminden muteberdir.
(2791 sayılı kanunun 9 uncu maddesiyle değişen fıkra) Maliye Bakanlığı tespit ve ilan ettiği amortisman nispetlerini gerektiğinde değiştirmeye ve amortismanlarla ilgili diğer hususları tespite yetkilidir. (*)
----------------------------
(*) (2791 sayılı kanunla değişmeden önce 31.12.1982 tarihine kadar uygulanan şekli) İcabında, normal amortisman nispetleri 315 inci maddede yazılı usule göre değiştirilebilir. Şu kadar ki, bir kere tespit edilen nispetlerin yürürlük süresi üç yıldan az olamaz.
Amortisman uygulama süresi:
----------------------------
a) Nispet bakımından:
MADDE 319 - Mükellefler, usulüne göre tespit edilen nispetleri aşmamak şartıyla, amortismanlarını diledikleri nispetler üzerinden hesaplayabilirler; şu kadar ki, uygulamaya başladıkları amortisman nispetlerini müteakip faaliyet yıllarında değiştiremezler.
318 inci maddenin ikinci fıkrası hükmüne göre amortisman nispetlerinin değiştirilmiş olması hali bundan müstesnadır.
b) Süre bakımından:
MADDE 320 - Amortisman süresi, kıymetlerin aktife girdiğe yıldan başlar. Bu sürenin yıl olarak hesaplanması için (1) rakamı mükellefçe uygulanan nispete bölünür.
(4108 sayılı kanunun 6'ncı maddesiyle değişen fıkra) (1.1.1994 tarihinden geçerli olmak üzere) Faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları binek otomobilleri hariç olmak üzere, işletmelere ait binek otomobillerinin aktife girdiği hesap dönemi için ay kesri tam ay sayılmak suretiyle kalan ay süresi kadar amortisman ayrılır. Amortisman ayrılmayan süreye isabet eden bakiye değer, itfa süresinin son yılında tamamen yok edilir.(*)
Her yılın amortismanı ancak o yıla ait değerlemede nazara alınabilir. Amortismanın herhangi bir yıl yapılmamasından veya ilk uygulanan nispetten düşük bir hadle yapılmasından dolayı amortisman süresi uzatılamaz.
(*) (Değişmeden önceki fıkra)
(4008 sayılı kanunun 12 inci maddesiyle eklenen fıkra) (6.7.1994 tarihinden geçerli olmak üzere) Ancak, kıymetlerin aktife girdiği ilk hesap döneminde, dönemin bitimine kaç ay kalmış ise bu hesap dönemi için ay kesri tam ay sayılmak suretiyle kalan ay süresi kadar amortisman ayrılır. Amortisman ayrılmayan süreye isabet eden bakiye değer, itfa süresinin son yılında tamamen yok edilir.
c) Amortisman usulünü seçme bakımından:
MÜKERRER MADDE 320 - (205 sayılı kanunun 20 inci maddesiyle eklenen madde) 1 - İktisadi ve teknik bakımdan bir bütünlük teşkil eden değerler için normal veya azalan bakiyeler usulü ile amortisman usullerinden birisi uygulanabilir.
2 - Bir iktisadi değer üzerinden normal amortisman usulüne göre amortisman ayrılmasına başlandıktan sonra bu usulden dönülemez.
3 - Bir iktisadi değer üzerinden azalan bakiyeler usulüne göre amortisman ayrılmaya başlandıktan sonra normal amortisman usulüne geçilebilir. Bu suretle usul değiştirenler keyfiyeti beyannamelerinde veya eski bilançolarda belirtmeye mecburdurlar. Kabul edilen yeni usul bu bildirimin yapıldığı beyannamenin taalluk ettiği dönemden itibaren nazara alınır. Bu taktirde henüz yok edilmemiş olan değer kısmı, bakiye amortisman süresine bölünmek suretiyle eşit miktarlarla yok edilir.
Amortisman hesapları:
MADDE 321 - Bu bölüm gereğince hesaplanan amortismanların, hesaplarda ayrıca gösterilmek şartıyla ilgili bulundukları değerlerden doğrudan doğruya indirilmesi veya pasifte ayrı bir karşılık hesabında toplanması caizdir.
İKİNCİ BÖLÜM
ALACAKLARDA VE SERMAYEDE AMORTİSMAN
Değersiz alacaklar:
MADDE 322 - Kazai bir hükme veya kanaat verici bir vesikaya göre tahsiline artık imkân kalmayan alacaklar değersiz alacaktır.
Değersiz alacaklar, bu mahiyette girdikleri tarihte tasarruf değerlerini kaybederler ve mukayyet kıymetleriyle zarara geçirilerek yok edilirler.
İşletme hesabı esasına göre defter tutan mükelleflerin bu madde hükmüne giren değersiz alacakları, gider kaydedilmek suretiyle yok edilirler.
Şüpheli alacaklar:
MADDE 323 - (2365 sayılı kanunun 55 inci maddesiyle değişen şekli) Ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olmak şartıyla;
1 - (2455 sayılı kanunun 3 üncü maddesiyle değişen bent) Dava veya icra safhasında bulunan alacaklar;(*)
2 - Yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlu tarafından ödenmemiş bulunan dava ve icra takibine değmeyecek derecede küçük alacaklar;
Şüpheli alacak sayılır.
Yukarıda yazılı şüpheli alacaklar için değerleme gününün tasarruf değerine göre pasifte karşılık ayrılabilir.
Bu karşılığın hangi alacaklara ait olduğu karşılık hesabında gösterilir. Teminatlı alacaklarda bu karşılık teminattan geri kalan miktara inhisar eder.
Şüpheli alacakların sonradan tahsil edilen miktarları tahsil edildikleri dönemde kâr - zarar hesabına intikal ettirilir. (**)
----------------------------
MADDE 323 -
(*) (2455 sayılı kanunla değişmeden önce 1.1.1981 tarihine kadar uygulanan şekli) Dava ve icra safhasında bulunan ihtilaflı alacaklar;
(**) MADDE 323 - (2365 sayılı kanunla değişmeden önce 1.1.1981 tarihine kadar uygulanan şekli) Şüpheli alacaklar şunlardır:
1 - Dava ve icra safhasında bulunan ihtilaflı alacaklar;
2 - Vadesi 3 defa uzatıldığı halde tahsil edilmemiş olan senede bağlı alacaklar;
3 - Yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlu tarafından ödenmeyen senetsiz alacaklar;
4 - Veresiye üzerine geniş müşteri kitlesiyle muamelede bulunan tüccarların şüpheli alacak ortalamasını, son hesap döneminde aynı mahiyetteki alacaklara uygulamak suretiyle ayıracakları miktarlar (Bu fıkradaki şüpheli alacak ortalaması, geçmiş son iki yıl içinde tahsil edilememiş bulunan, veresiye muamelelere müteallik alacakların aynı süreye ait ve aynı mahiyetteki muameleler toplamına nispet edilmesi suretiyle bulunur.)
Yukarıda yazılı şüpheli alacaklar için, değerleme gününün (Tasarruf değeri)ne göre pasifte karşılık ayrılabilir. Bu karşılığın hangi alacaklara ait olduğu ve 4 üncü fıkraya göre ayrılmış ise hangi yıla ait olduğu karşılık hesabında gösterilir.
Teminatlı alacaklarda bu karşılık teminattan geri kalan miktara inhisar eder.
Şüpheli alacakların sonradan tahsil edilen miktarları tahsil edildikleri zaman, karşılık hesabından indirilir.
----------------------------
Vazgeçilen alacaklar:
MADDE 324 - Konkordato veya sulh yoluyla alınmasından vazgeçilen alacaklar, borçlunun defterlerinde özel bir karşılık hesabına alınır. Bu hesabın muhteviyatı alacaktan vazgeçildiği yılın sonundan başlayarak üç yıl içinde zararla itfa edilmediği taktirde kâr hesabına naklolunur.
Sermayenin itfası:
MADDE 325 - İmtiyazlı işletmelerde, tesisatın imtiyaz süresinden sonra, bedelsiz olarak Devlete ve Devletçe tensip olunan bir teşekküle veya belediyeye intikal etmesi imtiyaz name gereğinden bulunduğu, imtiyaz mukavelenamesinde de sermayenin itfası için yıllık belli bir nispet veya miktar ayrılması gösterilmiş olduğu taktirde, bu nispet veya miktar üzerinden sermaye itfa olunur.
İlk tesis ve taazzuv giderlerinin ve peştamallıkların itfası:
MADDE 326 - Kurumların aktifleştirdikleri ilk tesis ve taazzuv giderleri ve peştamallıklar mukayyet değerleri üzerinden eşit miktarlarda ve beş yıl içinde itfa olunur.
Özel maliyet bedellerinin itfası:
MADDE 327 - Gayri menkullerin ve gemilerin iktisadi kıymetlerini artıran ve 272 inci maddede yazılı özel maliyet bedelleri, kira süresine göre eşit yüzdelerle itfa edilir. Kira süresi dolmadan, kiralanan şeyin boşaltılması halinde henüz itfa edilmemiş olan giderler, boşaltma yılında bir defada gider yazılır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
ÖZEL HALLER
Amortismana tabi malların satılması:
MADDE 328 - (2365 sayılı kanunun 56'ncı maddesiyle değişen fıkra) Amortismana tabi iktisadi kıymetlerin satılması halinde alınan bedel ile bunların envanter defterinde kayıtlı değerleri arasındaki fark kâr ve zarar hesabına geçirilir. İşletme hesabı esasında defter tutan mükelleflerle serbest meslek kazanç defteri tutan mükellefler bu farkı defterlerinde hasılat veya gider kaydederler. (*)
Amortisman ayrılmış olanların değeri ayrılmış amortismanlar düşüldükten sonra kalan meblağdır.
Devir ve trampa satış hükmündedir.
(2365 sayılı kanunun 56 ncı maddesiyle değişen fıkra) Şu kadar ki, satılan iktisadi kıymetlerin yenilenmesi, işin mahiyetine göre zaruri bulunur veya bu hususta işletmeyi idare edenlerce karar verilmiş ve teşebbüse geçilmiş olursa bu taktirde, satıştan tahassür eden kâr, yenileme giderlerini karşılamak üzere, pasifte geçici bir hesapta azami üç yıl süre ile tutulabilir. Her ne sebeple olursa olsun bu süre içinde kullanılmamış olan kârlar üçüncü yılın vergi matrahına eklenir. Üç yıldan önce işin terki, devri veya işletmenin tasfiyesi halinde bu kârlar o yılın matrahına eklenir. (**)
Yukarıdaki esaslar dahilinde yeni değerlerin iktisabında kullanılan kâr, yeni değerler üzerinden bu kanun hükümlerine göre ayrılacak amortismanlara mahsup edilir. Bu mahsup tamamlandıktan sonra itfa edilmemiş olarak kalan değerlerin amortismanına devam olunur.
----------------------------
(*) (2365 sayılı kanunla değişmeden önce 1.1.1981 tarihine kadar uygulanan şekli)
Amortismana tabi iktisadi kıymetlerin satılması halinde alınan bedel ile bunların envanter defterinde kayıtlı değerleri arasındaki fark kâr ve zarar hesabına geçirilir. İşletme hesabı esasında defter tutan mükellefler bu farkı defterlerinde hasılat veya gider kaydederler.
Amortisman ayrılmış olanların değeri ayrılmış amortismanlar düşüldükten sonra kalan meblağdır.
Devir ve trampa satış hükmündedir.
(205 sayılı kanunun 21 inci maddesiyle eklenen hüküm) Şu kadar ki, satılan iktisadi kıymetlerin yenilenmesi, işin mahiyetine göre zaruri bulunur veya bu hususta işletmeyi idare edenlerce karar verilmiş ve teşebbüse geçilmiş olursa bu taktirde, satıştan tahassür eden kâr, yenileme giderlerini karşılamak üzere, pasifte geçici bir hesapta azami üç yıl süre ile tutulabilir. Her ne sebeple olursa olsun bu süre içinde kullanılmamış olan kârlar, üçüncü yılın vergi matrahına eklenir.
Yukarıdaki esaslar dahilinde yeni değerlerin iktisabında kullanılan kâr, yeni değerler üzerinden bu kanun hükümlerine göre ayrılacak amortismanlara mahsup edilir. Bu mahsup tamamlandıktan sonra itfa edilmemiş olarak kalan değerlerin amortismanına devam olunur.
----------------------------
Amortismana tabi malların sigorta tazminatı:
MADDE 329 - Yangın, deprem, sel, su basması gibi afetler yüzünden tamamen veya kısmen ziyana uğrayan amortismana tabi iktisadi kıymetler için alınan sigorta tazminatı bunların değerinden (Amortismanlı olanlarda ayrılmış olan amortisman çıktıktan sonra kalan değerden) fazla veya eksik olduğu taktirde farkı kâr veya zarar hesabına geçirilir.
Şu kadar ki, alınan sigorta tazminatı ile ziyana uğrayan malların yenilenmesi işin mahiyetine göre zaruri bulunur veya bu hususta işletmeyi idare edenlerce karar verilmiş ve teşebbüse geçilmiş olursa bu taktirde tazminat fazlası, yenileme giderlerini karşılamak üzere, pasifte geçici bir hesapta azami üç yıl süre ile tutulabilir. Bu süre içinde kullanılmamış olan tazminat farkları kâra ilave olunur.
(2365 sayılı kanunun 57 inci maddesiyle eklenen 1.1.1981 tarihinden geçerli fıkra) Üç yıldan önce işin terki, devri veya işletmenin tasfiyesi halinde bu tazminat fazlası, o yılın matrahına eklenir.
(2365 sayılı kanunun 57 inci maddesiyle eklenen 1.1.1981 tarihinden geçerli fıkra) Yukarıdaki esaslar dahilinde yeni değerlerin iktisabında kullanılan tazminat fazlası, yeni değerler üzerinden bu kanun hükümlerine göre ayrılacak amortismanlara mahsup edilir. Bu mahsup tamamlandıktan sonra itfa edilmemiş olarak kalan değerlerin amortismanına devam olunur.
Emtia sigorta tazminatı:
MADDE 330 - Emtia ve zirai mahsul ve hayvan kıymetlerinde vukua gelen zayiat dolayısıyla ayının sigorta tazminatları bunların değerlerinden fazla olursa bu fazlalık kâra alınır.
İşletme hesabı esasında tutulan defterde bu tazminat hasılat kaydedilir.
DÖRDÜNCÜ KİTAP
CEZA HÜKÜMLERİ
BİRİNCİ KISIM
GENEL ESASLAR
Cezalar:
MADDE 331 - (2365 sayılı kanunun 58 inci maddesiyle değişen şekli) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Vergi kanunları hükümlerine aykırı hareket edenler, bu kitapta yazılı vergi cezaları 4369 sayılı Kanunun 81/A-13 maddesiyle değişen ibare) (1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) (vergi ziyaı cezası) (1) ve diğer cezalar ile cezalandırılırlar. (*)
----------------------------
(1) (4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
(Kaçakçılık, ağır kusur, kusur ve usulsüzlük cezaları)
----------------------------
(*) (2365 sayılı kanunla değişmeden önce 1.1.1981 tarihine kadar uygulanan şekli)
Cezalar:
MADDE 331 - Vergi Kanunları hükümlerine aykırı hareket edenler, bu kitapta yazılı vergi cezaları (Kaçakçılık, kusur ve usulsüzlük cezaları) ve diğer cezalar ile cezalandırılırlar.
----------------------------
Küçüklerin ve kısıtlıların ceza muhatabı olmadığı haller:
MADDE 332 - Velayet ve vesayet altında bulunanlar veya işlerinin idaresi bir kayyıma tevdi edilmiş olanlar, kendilerine izafeten veli, vasi veya kayyımın vergi kanunlarına aykırı hareketlerinden dolayı cezaya muhatap tutulmazlar. Bu hallerde cezanın muhatabı, veli, vasi veya kayyımdır.
Tüzel kişilerin sorumluluğu:
MADDE 333 - Tüzel kişilerin idare ve tasfiyesinde Vergi Kanununa aykırı hareketlerden tevellüt edecek vergi cezaları tüzel kişiler adına kesilir.
Tüzel kişilerin kanuni temsilcilerinin vergi sorumluluğu hakkında bu kanunun 10 uncu maddesi hükmü vergi cezaları hakkında da uygulanır.
(4369 sayılı Kanunun 81/A-14 maddesiyle değişen fıkra) (1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) Bu Kanunun 359 uncu maddesinde yazılı fiillerin işlenmesi halinde bu fiiller için 359 ve 360'ıncı maddelerde öngörülen cezalar bu fiilleri işleyenler hakkında hüküm olunur. (*)
----------------------------
(*) (4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
(2365 sayılı kanunun 58 uncu maddesiyle eklenen 1.1.1981 tarihinden geçerli fıkra) Bu kanunun 344 (1 - 6 numaralı bentlerine giren fiiller) ile 358 ve 361 inci maddelerinde yazılı fiillerin işlenmesi halinde bu fiiller için 359, 360 ve 361 inci maddelerinde öngörülen cezalar tüzel kişilerin kanuni temsilcileri adına hüküm olunur.
----------------------------
Damga vergisi ve damga resminde sorumluluk:
MADDE 334 - (2365 sayılı kanunun 60'ıncı maddesiyle değişen şekli) Damga Vergisi ve Damga Resmi uygulamalarında gerek nispi, gerek maktu vergi ve resimlerle ilgili cezadan sorumlu olanlar birden fazla olduğu taktirde, yekdiğerine müracaat hakları mahfuz kalmak üzere, müteselsilin sorumlu tutulurlar. (*)
----------------------------
(*) (2365 sayılı kanunla değişmeden önce 1.1.1981 tarihine kadar uygulanan şekli)
Damga resmi cezalarında sorumluluk:
(*) MADDE 334 - Damga resmi uygulamalarında gerek nispî, gerek maktu resimlerle ilgili cezadan sorumlu olanlar birden fazla olduğu taktirde, yekdiğerine müracaat hakları mahfuz kalmak üzere müteselsilin sorumlu tutulurlar.
----------------------------
Tek fiil ile çeşitli suç işlenmesi:
a) Muhtelif vergi ziyaına sebebiyet verilmesi:
MADDE 335 - (2365 sayılı kanunun 61 inci maddesiyle değişen şekli) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere)
(4369 sayılı Kanunun 81/A-16 maddesiyle değişen ibare) (1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) Vergi ziyaı cezasında (1) cezayı istilzam eden tek bir fiil ile başka neviden birkaç vergi ziyana uğramış olursa her vergi bakımından ayrı ayrı ceza kesilir. (*)
----------------------------
(1) (4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki ibare)
"Kaçakçılık, ağır kusur veya kusurda"
----------------------------
(*) (2365 sayılı kanunla değişmeden önce 1.1.1981 tarihine kadar uygulanan şekli)
Tek fiil ile çeşitli suç işlenmesi:
a) Muhtelif vergi ziyaına sebebiyet verilmesi:
MADDE 335 - Kaçakçılık veya kusurda cezayı istilzam eden tek bir fiil ile başka neviden birkaç vergi ziyana uğramış olursa her vergi bakımından ayrı ayrı ceza kesilir.
----------------------------
b) Muhtelif cezayı istilzam etmesi:
MADDE 336- (2365 sayılı kanunun 62 inci maddesiyle değişen şekli) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Cezayı istilzam eden tek bir fiil ile 4369 sayılı Kanunun 81/A-17 maddesiyle değişen ibare) (1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) vergi ziyaı ve usulsüzlük (1) birlikte işlenmiş olursa bunlara ait cezalardan sadece miktar itibariyle en ağırı kesilir.
Usulsüzlük cezası kesilen bir fiil ile vergi ziyaına da sebebiyet verildiği sonradan anlaşıldığı taktirde, evvelce usulsüzlük cezası kesilmiş olması, bu cezanın ziyana uğratılan vergiden dolayı kesilmesi gereken (4369 sayılı Kanunun 81/A-17 maddesiyle değişen ibare) (1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) vergi ziyaı (2) cezası ile mukayesesine ve noksan kesilen cezanın ikmaline mani değildir. (*)
----------------------------
(1) (4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki ibare)
"kaçakçılık ve usulsüzlük veya ağır kusur ve usulsüzlük veyahut kusur ile usulsüzlük"
(2) (4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki ibare)
"kaçakçılık, ağır kusur veya kusur "
----------------------------
(*) (2365 sayılı kanunla değişmeden önce 1.1.1981 tarihine kadar uygulanan şekli)
b) Muhtelif cezayı istilzam etmesi:
MADDE 336 - Cezayı istilzam eden tek bir fiil ile kaçakçılık ve usulsüzlük veyahut kusur ile usulsüzlük birlikte işlenmiş olursa bunlara ait cezalardan sadece miktar itibariyle en ağırı kesilir.
Usulsüzlük cezası kesilen bir fiil vergi ziyaına da sebebiyet verildiği sonradan anlaşıldığı taktirde, evvelce usulsüzlük cezasının kesilmiş olması, bu cezanın ziyana uğratılan vergiden dolayı kesilmesi gereken kaçakçılık veya kusur cezası ile mukayesesine ve noksan kesilen cezanın ikmaline mani değildir.
----------------------------
Fiil ayrılığı:
MADDE 337 - (2365 sayılı kanunun 63 üncü maddesiyle değişen fıkra) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Ayrı ayrı yapılmış olan 4369 sayılı Kanunun 81/A-18 maddesiyle değişen ibare) (1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) Vergi ziyaı (1) veya usulsüzlükten dolayı ayrı ayrı ceza kesilir. Şu kadar ki, 352 inci maddede yazılı usulsüzlüklerden, aynı takvim yılı içinde aynı neviden birden fazla yapıldığı taktirde birden fazlasının her biri için, birincisine ait cezanın dörtte biri kesilir. (*)
Aynı nevi usulsüzlükten maksat, fiillerin 352 inci maddede gösterilen derece ve fıkralar itibariyle yekdiğerine mutabakatıdır.
----------------------------
(*) MADDE 337 - (2365 sayılı kanunla değişmeden önce 1.1.1981 tarihine kadar uygulanan şekli) Ayrı ayrı yapılmış olan kaçakçılık, kusur veya usulsüzlükten dolayı ayrı ayrı ceza kesilir. Şu kadar ki, 352 inci maddede yazılı usulsüzlüklerden, aynı takvim yılı içinde aynı neviden birden fazla yapıldığı taktirde birden fazlasının her biri için, birincisine ait cezanın dörtte biri kesilir.
----------------------------
(1) (4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki ibare)
"kaçakçılık, ağır kusur, kusur"
----------------------------
(*) (2365 sayılı Kanunla değişmeden önce 1.1.1981 tarihine kadar uygulanan şekli)
MADDE 337 - Ayrı ayrı yapılmış olan kaçakçılık, kusur veya usulsüzlükten dolayı ayrı ayrı ceza kesilir. Şu kadar ki, 352 inci maddede yazılı usulsüzlüklerden, aynı takvim yılı içinde aynı neviden birden fazla yapıldığı taktirde birden fazlasının her biri için, birincisine ait cezanın dörtte biri kesilir.
----------------------------
İştirak:
MADDE 338 - (4369 sayılı Kanunun 82/1-b maddesiyle 1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılmıştır.) *)
----------------------------
(*) (2365 sayılı Kanunla değişmeden önce 1.1.1981 tarihine kadar uygulanan şekli)
İştirak:
MADDE 338 - Ayrı ayrı maddi menfaat gözetmek şartıyla birden fazla kişi kaçakçılık yaptıkları veya kaçakçılığa teşebbüs sayılan fiilleri irtikap ettikleri veya doğrudan doğruya beraber işlemiş oldukları taktirde her biri hakkında, iştirak ettikleri suçlar için bu kanunda yazılı cezalar uygulanır.
----------------------------
Tekerrür:
MADDE 339 - (4369 sayılı Kanunun 9'uncu maddesiyle değişen şekli) (1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) Vergi ziyaına sebebiyet vermekten veya usulsüzlükten dolayı ceza kesilen ve cezası kesinleşenlere, cezanın kesinleştiği tarihi takip eden yılın başından başlamak üzere vergi ziyaında beş, usulsüzlükte iki yıl içinde tekrar ceza kesilmesi durumunda, vergi ziyaı cezası yüzde elli, usulsüzlük cezası yüzde yirmi beş oranında artırılmak suretiyle uygulanır. (*)
----------------------------
(*) 4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
Tekerrür:
MADDE 339 - (2365 sayılı kanunun 65 inci maddesiyle değişen şekli) Kaçakçılık, ağır kusur, kusur veya usulsüzlükten dolayı ceza kesilen ve cezası da kesinleşen bir kimse aynı neviden bir fiili cezanın kesinleştiği tarihi takip eden yılın başından başlamak üzere kaçakçılık, ağır kusur ve kusurda beş, usulsüzlükte iki yıl zarfında tekrar işlerse cezası kaçakçılıkta yarısı, ağır kusur ve kusurda üçte biri, usulsüzlükte dörtte biri nispetinde artırılır. (*)
----------------------------
(*) (2365 sayılı kanunla değişmeden önce 1.1.1981 tarihine kadar uygulanan şekli)
MADDE 339 - Kaçakçılık, kusur veya usulsüzlükten dolayı cezalandırılan ve cezasında kesinleşen bir kimse, aynı neviden bir fiili cezanın kesinleştiği tarihi takip eden aybaşından başlamak üzere kaçakçılıkta beş yıl, kusurda üç yıl, usulsüzlükte iki yıl zarfında tekrar işlerse cezası; kaçakçılıkta yarısı, kusurda üçte biri, usulsüzlükte dörtte biri nispetinde artırılır.
----------------------------
Suçlarda birleşme:
MADDE 340 - (4369 sayılı Kanunun 10'uncu maddesiyle değişen şekli) (1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) Bu Kanunda yazılı vergi ziyaı cezası ve usulsüzlük cezaları ile 359 uncu maddede ve diğer kanunlarda yazılı cezalar; içtima ve tekerrür hükümleri bakımından birleştirilemez.
Bu Kanunla vergi cezasıyla cezalandırılan fiiller, aynı zamanda 359 uncu maddeye göre suç teşkil ettiği takdirde vergi cezası kesilmesi söz konusu madde hükmüne göre takibat yapılmasına engel olmaz. (*)
----------------------------
(*) (4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
Suçlarda birleşme:
MADDE 340 - (2365 sayılı kanunun 66'ncı maddesiyle değişen fıkra) Bu kanunda yazılı kaçakçılık, ağır kusur, kusur ve usulsüzlük cezaları ile Türk Ceza Kanununda ve diğer kanunlarda yazılı cezalar; içtima ve tekerrür hükümleri bakımından birleştirilemez. (*)
Bu kanunla vergi cezasıyla cezalandırılan fiiller, aynı zamanda Türk Ceza Kanununa göre suç teşkil ettiği taktirde, vergi cezası kesilmesi, mezkûr kanun hükmüne tevkif an takibat yapılmasına mani olmaz.
----------------------------
(*) (2365 sayılı kanunla değişmeden önce 1.1.1981 tarihine kadar uygulanan şekli)
Bu kanunda yazılı kaçakçılık, kusur ve usulsüzlük cezaları ile Türk Ceza Kanununda ve diğer kanunlarda yazılı cezalar; içtima ve tekerrür hükümleri bakımından birleştirilemez.
----------------------------
Vergi Ziyaı:
MADDE 341 - Vergi ziyaı, mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesini veya eksik tahakkuk ettirilmesini ifade eder.
Şahsi, medeni haller veya aile durumu hakkında gerçeğe aykırı beyanlar ile veya sair suretlerle verginin noksan tahakkuk ettirilmesine veya haksız yere geri verilmesine sebebiyet vermek de vergi ziyaı hükmündedir.
Yukarıdaki fıkralarda yazılı verginin sonradan tahakkuk ettirilmesi veya tamamlanması veyahut haksız iadenin geri alınması ceza uygulanmasına mani teşkil etmez.
Veraset ve İntikal vergisinde ek süre:
MADDE 342 - (3181 sayılı kanunun 1'inci maddesiyle değişen şekli) (17.4.1985 tarihinden geçerli olmak üzere) Veraset ve intikal vergisine ilişkin mükellefiyetlerde tahakkuk muamelesi yapılmak için beyanname verme süresinin sonundan başlayarak 15 gün beklenir. Beyanname bu süre içinde verilirse vergi ziyaı olmamış sayılır.
Ayrıca mükellefe tebliğ edilmek şartı ile yeniden 15 günlük bir mühlet verilir. Bu hususta da yukarıdaki hüküm cari olur.(*)
----------------------------
(*) (3181 sayılı Kanunla değişmeden önce 17.4.1985 tarihine kadar uygulanan şekli)
Beyannameleri bekleme süresinin vergi ziyaını mucip sayılmayacağı:
(*) MADDE 342 - (3181 sayılı kanunla değişmeden önce 17.4.1985 tarihine kadar uygulanan şekli) Beyannameli mükellefiyetlerde tahakkuk muamelesi yapılmak için beyanname verme süresinin sonundan başlayarak 15 gün beklenir. Beyanname bu süre içinde verilirse vergi ziyaı olmamış sayılır.
Veraset ve İntikal Vergisinde mükellefe tebliğ edilmek şartı ile yeniden 15 günlük bir mühlet verilir. Bu hususta da yukarıdaki hüküm cari olur.
----------------------------
En az ceza haddi:
MADDE 343 - (2365 sayılı kanunun 67 inci maddesiyle değişen şekli) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Damga Vergisi ve damga resmi dolayısıyle kesilecek vergi cezaları, vergi ve resme tabi her varaka senet ve ilan için (Yeniden Değerleme Oranının % 52.1 olması ile 1.1.2000 tarihinden geçerli olmak üzere değişen miktar) 1.500.000 liradan (*) az olamaz. Diğer vergilerde her vergi için 3.000.000 liraya (*) baliğ olmayan cezalar kesilmez. (**)
----------------------------
**) (Artırılmadan önceki miktar)
(98/12044 sayılı Kararla değişen ve 1.1.1999 - 31.12.1999 tarihleri arasında uygulanan miktarlar) 1.000.000 lira - 2.000.000 lira.
4369 sayılı Kanunun 19 uncu maddesiyle değişik mükerrer 414 üncü maddeye göre değişen ve 29.7.1998 - 1.1.1999 tarihleri arası uygulanan miktarlar) 500.000 lira - 1.000.000 lira.
(95/795 sayılı Kararla değişen ve 29.7.1998 tarihine kadar uygulanan miktarlar)1.000 lira 2.5.000 lira
(*) (94/6296 sayılı kararla değişen ve 1.1.1996 tarihine kadar uygulanan miktarlar) Beş yüz lira – On bin lira.
(3239 sayılı kanunun 37 inci maddesiyle değişen ve 1.1.1995 tarihine kadar uygulanan miktarlar) Yüz lira – İki bin beş yüz lira.
(Değişmeden önceki miktar 1.1.1986 tarihine kadar uygulanan miktarlar) On lira - Yüz lira.
(**) MADDE 343 - (Değişmeden önceki şekli) Damga ve tayyare resimleri dolayısıyla kesilecek vergi cezaları resme tabi her varaka, senet ve ilan için 25 kuruştan az olamaz. Diğer vergilerde her vergi için beş liraya baliğ olmayan cezalar kesilmez.
----------------------------
(4369 sayılı Kanunun 11'inci maddesiyle değişen bölüm başlığı) (1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere)
İKİNCİ KISIM
VERGİ CEZALARI
BİRİNCİ BÖLÜM
Vergi Ziyaı Cezası (1)
Vergi ziyaı suçu ve cezası
Madde 344. - (4369 sayılı Kanunun 11'inci maddesiyle değişen şekli) (1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) Vergi ziyaı suçu, mükellef veya sorumlu tarafından 341 inci maddede yazılı hallerle vergi ziyaına sebebiyet verilmesidir.
Vergi ziyaı suçu işleyenlere vergi ziyaı cezası kesilir ve bu ceza ziyana uğratılan verginin bir katına, bu verginin kendi kanununda belirtilen normal vade tarihinden cezaya ilişkin ihbarnamenin düzenlendiği tarihe kadar geçen süre için, bu Kanunun 112 inci maddesine göre ziyana uğratılan vergi tutarı üzerinden hesaplanan gecikme faizinin yarısının eklenmesi suretiyle bulunur.
Vergi ziyaına 359 uncu maddede yazılı fiillerle sebebiyet verilmesi halinde bu ceza üç kat, bu fiillere iştirak edenlere ise bir kat olarak uygulanır.
Vergi incelemesine başlanılmasından veya takdir komisyonuna sevk edilmesinden sonra verilenler hariç olmak üzere, kanuni süresi geçtikten sonra verilen vergi beyannameleri için bu madde uyarınca kesilecek ceza yüzde elli oranında uygulanır.
(4444 sayılı Kanunun 14'üncü maddesinin B-1 bendi ile son fıkra 14.8.1999 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılmıştır. (*) (**)
----------------------------
(1) (4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki bölüm başlığı)
----------------------------
İKİNCİ KISIM
Vergi Cezaları
BİRİNCİ BÖLÜM
Kaçakçılık
----------------------------
(*) (4444 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki fıkra)
Uzlaşılan vergilerde ceza, uzlaşılan vergi tutarına göre düzeltilir.
----------------------------
(**) (4369 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki fıkra)
Kaçakçılık suçunun tarifi:
MADDE 344 - (4008 sayılı kanunun 13 üncü maddesiyle değişen şekli) (1.1.1995 tarihinden geçerli olmak üzere) Kaçakçılık suçu, mükellef veya sorumlu tarafından kasten vergi ziyaına sebebiyet verilmesidir. Kastın varlığının ispat külfeti iddia edene aittir.
Aşağıda yazılı hallerden herhangi biri ile vergi ziyaına sebep olunması halinde kastın varlığı kabul edilir.
1) (4108 sayılı kanunun 7 inci maddesiyle değişen bent) (1.1.1995 tarihinden geçerli olmak üzere) Vergi kanunlarına göre tutulması zorunlu olan defterlere kaydı gereken hesap ve işlemleri, vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde bu defterler yerine tamamen veya kısmen başka defter ve kağıtlara kaydetmek veya diğer kayıt ortamlarında izlemek.(*)
2) Sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı vesikalar tanzim etmek veya bunları bilerek kullanmak;
3) Vesikaları tahrif etmek, asıllarına uygun olmayan vesika ve suretler tanzim etmek veya tahrif edilmiş vesikalarla asıllarına uygun olmayarak tanzim edilmiş vesika ve suretleri bilerek kullanmak.
4) Vergi kanunlarına göre tutulması mecburi olan defter kayıtlarını tahrif etmek veya bu defterlerde mevhum adlara hesap açmak veyahut her türlü hesap ve muhasebe hileleri yapmak;
5) Vergi kanunlarına göre tutulması mecburi olan defterlerin sahifelerini yok ederek yerlerine başka yapraklar koymak veya hiç yaprak koymamak;
6) Vergi kanunlarına göre tutulması ve muhafazası mecburi olan defter veya vesikaları yok etmek veya gizlemek (mevcudiyetlerini noterlik tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit olduğu halde vergi incelemesine yetkili kimselere inceleme sırasında defter ve vesikaların ibraz edilmemesi gizleme demektir.) (**)
(*) (Değişmeden önceki bent)
1- (4008 sayılı Kanunun 13 üncü maddesiyle değişen şekli) (1.1.1995 tarihinden geçerli olmak üzere)
Vergi Kanunlarına göre tutulması mecburi olan defterleri tutmamak, bu defterlere kaydı gereken hususları kaydetmemek, vergi matrahının azalmasını tevlit edecek tarzda tamamen veya kısmen diğer defter veya kâğıtlara kaydetmek.
(**) Kaçakçılığın tarifi:
MADDE 344- (2365 sayılı kanunun 68 inci maddesiyle değişen şekli) Kaçakçılık, mükellef veya sorumlu tarafından aşağıdaki hallerden birisiyle vergi ziyanına sebebiyet verilmesidir.
1- Vergi Kanunlarına göre tutulması mecburi olan defterlere kaydı gereken hususları, vergi matrahının azalmasını tevlit edecek tarzda tamamen veya kısmen diğer defter ve kâğıtlara kaydetmek;
2- Sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı vesikalar tanzim etmek veya bunları bilerek kullanmak;
3- Vesikaları tahrif etmek, asıllarına uygun olmayan vesika ve suretler tanzim etmek veya tahrif edilmiş vesikalarla asıllarına uygun olmayarak tanzim edilmiş vesikaları ve suretleri bilerek kullanmak;
4- Vergi kanunlarına göre tutulması mecburi olan defter kayıtlarını tahrif etmek veya bu defterlerde mevhum adlara hesap açmak veyahut her türlü hesap veya muhasebe hileleri yapmak;
5- Vergi kanunlarına göre tutulması mecburi olan defterlerin sahifelerini yok ederek yerlerine başka yapraklar koymak veya hiç yaprak koymamak;
6- Vergi kanunlarına göre tutulması ve muhafazası mecburi olan defter ve vesikaları yok etmek veya gizlemek(Mevcudiyetleri noterlik tasdik kayıtları veya sair suretle sabit olduğu halde vergi incelemesine yetkili kimselere inceleme sırasında defter ve vesikaların ibraz edilmemesi gizleme demektir.);
7- Beyan esasına dayanan mükellefiyetlerde beyanname verme süresi ve ek süre geçtiği halde ticari, zirai ve meslek kazanç sahiplerinin kazançları ile ilgili faaliyetlerinin vergi dairesinin ihtilali dışında bırakılması;
8-(3946 sayılı kanunun 1 inci maddesine göre 93/5144 sayılı kararla değişen bent) Beyan üzerinden alınan vergilerle ilgili olup yıllık olarak verilmesi gereken beyannamelerde (münferit ve özel beyannameler dahil) toplamı(45.000.000) diğer beyannamelerde toplamı (9.000.000) liradan az olmamak üzere, beyannamede yazılı vergi matrahının % 10 unu geçen bir miktarın noksan bildirilmesi,
(Beyanname dışında ayrıca bir tetkike ihtiyaç göstermeksizin beyannamede yazılı bilgilere dayanılarak vergi dairesince tespiti mümkün olan noksan bildirmeler bu hükümden hariçtir.)
30 uncu maddede yazılı sebeplerle resen takdir olunan ve yukarıda yazılı hadleri aşan matrah veya matrah farkları da noksan beyan hükmündedir. Anılan maddenin 1 ve 2 inci bentlerinde yazılı sebeplerle yapılan resen takdirlerde bu hükmün uygulanması için, takdir edilen matrahın yıllık beyannamelerde (45.000.000) diğerlerinde (9.000.000) lirayı geçmesi yeterlidir.
(3239 sayılı kanunun 23 üncü maddesiyle eklenen fıkra) Yıllık olarak verilmesi gereken beyannamelerde (münferit ve özel beyannameler dahil) (93/5144 sayılı kararla artırılan miktarlar) (7.500.000), diğer beyannamelerde (1.500.000) lirayı geçen verginin haksız yere iadesine sebebiyet verilmesi veya bu miktarlarda vergi mahsupları veya indirimler nedeniyle ödenmesi gereken verginin noksan hesaplanması(*)
Vergi matrahının para birimi dışındaki, diğer birimlere göre tespiti halinde mezkûr hadlerin tayininde bu kanunun değerleme hükümlerine göre bulunacak tutarlar esas alınır. (**)
----------------------------
(3239 sayılı kanunun 136'ncı maddesiyle hüküm kaldırılmıştır. (***)
9- Yukarıdaki haller dışında kasten vergi ziyanına sebep olunması.
(2686 sayılı kanunun 37 inci maddesiyle değişen fıkra) Bu maddenin 1-7 numaralı bentlerinde belirtilen hallerde 8 numaralı bentte yer alan had ve miktarlar aranmaz (****) (*****)
(*) (Değişmeden önceki miktarlar)
(92/3894 sayılı kararla artırılan ve 1.1.1993-31.12.1993 döneminde uygulanan miktarlar sırasıyla) 15.000.000. lira- 3.000.000- lira 2.500.000 lira -500.000 -lira.
(91/2567 sayılı kararla artırılan ve 1.1.1992-1.1.1993 döneminde uygulanan miktarlar sırasıyla) 9.000.000. lira -1.800.000-lira- 1.500.000. lira- 300.000.-lira.
(89/14918 sayılı kararla 1.1.1990 tarihinden itibaren uygulanmak üzere getirilen ve 1.1.1992 tarihine kadar uygulanan miktarlar sırasıyla ) 6.000.000 -lira 1.200.000 -lira,
( 88/13603 sayılı kararla 1.1.1989 tarihinden itibaren uygulanmak üzere getirilen ve 1.1.1990 tarihine kadar uygulanan miktarlar sırasıyla) 3.000.000 lira- 600.000 lira.
(3239 sayılı kanunun 37 inci maddesiyle 1.1.1986 tarihinden itibaren uygulanmak üzere getirilen ve 1.1.1989 tarihine kadar uygulanan miktarlar sırasıyla) 1.500.000.-lira- 300.000- lira
(Değişmeden önceki miktarlar sırasıyla) 150.000.-lira- 30.000.- lira
(**) (91/2567 sayılı kararla artırılan ve 1.1.1992-1.1.1993 döneminde uygulanan miktarlar sırasıyla) 1.500.000.-lira -300.000. lira.
(89/19916 sayılı kararlar artırılan ve 1.1.1990 -1.1.1992 döneminde uygulanan miktarlar sırasıyla) 1.000.000- lira-200.000- lira
(88/13603 sayılı kararla artırılan ve 1.1.1989-1.1.1990 döneminde uygulanan miktarlar sırasıyla) 500.000.-lira-100.000.-lira
(3239 sayılı kanunun 37 inci maddesiyle getirilen ve 1.1.1986 -1.1.1989 döneminde uygulanan miktarlar sırasıyla) 250.000.-lira-50.000. lira
(***) (3239 sayılı kanunla kaldırılmadan önce 1.1.1986 tarihine kadar uygulanan şekli) (2791 sayılı kanunun 10 uncu maddesiyle eklenen hüküm) Bu bentte yazılı maktu hadleri on katına kadar artırmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.
(****) (2686 sayılı kanunla değişmeden önce 29.6.1982 tarihine kadar uygulanan şekli) Bu maddenin 1-6 numaralı bentlerinde belirtilen hallerde, 8 numaralı bentte yer alan had ve miktarlar
(*****) (Değişmeden önceki şekli)
MADDE 344- Kaçakçılık mükellef veya sorumlu tarafından kasten vergi ziyanına sebebiyet verilmesidir.
Aşağıda yazılı hallerden herhangi biri ile vergi ziyanına sebep olan fiilde kastın mevcudiyeti kabul edilir. mükellef veya sorumlunun itiraz ve Temyiz komisyonlarıyla Danıştay'da kastının mevcut olmadığını iddia ve ispat hakkı mahfuzdur.
1- Beyan üzerinden alınan vergiler ile ilgili olup yıllık olarak verilmesi gereken beyannamelerde (münferit ve özel beyannameler dahil) toplamı on bin diğer beyannamelerde toplamı iki bin liradan az olmamak üzere beyannamede yazılı vergi matrahının % 10 unu geçen bir miktarın noksan bildirilmesi (beyanname dışında ayrıca bir tetkike ihtiyaç göstermeksizin beyannamede yazılı bilgilere dayanarak vergi dairesince tespiti mümkün olan noksan bildirimler bu hükümlerden hariçtir.)
30 uncu maddede yazılı sebeplerle resen takdir olunan ve yukarıda yazılı hadleri aşan matrah ve matrah farkları da noksan beyan hükmündedir. Mezkûr maddenin 1 ve 2 inci bentlerinde yazılı sebeplerle yapılan resen takdirlerde bu hükmün uygulanması için takdir olan matrahın on bin lirayı aşması yeter.
2- Beyana dayanmakla beraber bildirimleri beyanname ile yapılmayan vergilendirilmede, hiç beyanda bulunulmaması veya noksan veya gerçeğe aykırı beyanda bulunulması;
3- Beyan esasına istinat eden mükellefiyetlerde beyanname verme süresi ve ek süre veya beyan esasına dayanmayan vergilerde vergilendirme dönemi ve tarh zamanı geçtiği halde ticari ve mesleki kazanç sahiplerinin kazançlarıyla ilgili faaliyetlerinin vergi dairesinin ihtilali dışında bırakılması.
----------------------------
Kaçakçılıkta ceza:
MADDE 345 - (4369 sayılı Kanunun 82/1-b maddesiyle 1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılmıştır) (*)
----------------------------
(*) (4369 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki şekli)
Kaçakçılıkta ceza:
MADDE 345 - (2365 sayılı kanunun 69'uncu maddesiyle değişen şekli) (1.1.19881 tarihinden geçerli olmak üzere) kaçakçılık yapan mükelleflere veya sorumlulara, kaçırdıkları verginin üç katı tutarında vergi cezası kesilir.
Şu kadar ki kesilen ceza (Veraset ve İntikal vergisi hariç);
1) Birinci sınıf tüccarlarla serbest meslek erbabı için (Kazançları götürü olarak tespit edilen serbest meslek erbabı hariç işletme esasında defter tutmasına müsaade edilen kurumlar dahil) ( 25.000.000);(*)
2) 2 inci sınıf tüccarlar için (10.000.000);(*)
3) 1 ve 2 numaralı bentler dışında kalan mükellefler ve sorumlular için (5.000.000) (*) liradan az olamaz. (**)
----------------------------
(*) (Değişmeden önceki miktarlar)
(94/6296 sayılı kararla artırılan ve 1.1.1995-31.12.1995 döneminde uygulanan miktarlar sırasıyla) 15.000.000- lira-6.000.000-lira 3.000.000-lira
(93/5144 sayılı kararla artırılan ve 1.1.1994-31.12.1994 döneminde uygulanan miktarlar sırasıyla) 7.500.000 lira 3.000.000.-lira 1.500.000.-lira
(92/3894 sayılı kararla artırılan ve 1.1.1993-31.12.1993 döneminde uygulanan miktarlar sırasıyla) 2.500.000.-lira 1.000.000.-lira 500.000.-lira
(91/2567 sayılı kararla artırılan ve 1.1.1992-1.1.1993 döneminde uygulanan miktarlar sırasıyla) 1.500.000.-lira 600.000.-lira 300.000.-lira.
(89/14918 sayılı kararla artırılan ve 1.1.1990-1.1.1992 döneminde uygulanan miktarlar sırasıyla) 1.000.000.-lira-400.000.-lira.-200.000.-lira.
(88/13603 sayılı kararla artırılan ve 1.1.1989-1.1.1990 döneminde uygulanan miktarlar sırasıyla) 500.000.-lira 200.000.-lira 100.000.-lira
----------------------------
(3239 sayılı Kanunun 37 inci maddesiyle getirilen ve 1.1.1986-1.1.1989 döneminde uygulanan miktarlar sırasıyla) 250.000.-lira 100.000.-lira 50.000. lira
(Değişmeden önceki miktarlar sırasıyla) 50.000.-lira 20.000.-lira 10.000.-lira
(91/2567 sayılı kararla artırılan ve 1.1.1992-1.1.1993 döneminde uygulanan miktar) 300.000.-lira
----------------------------
(**) (2365 sayılı Kanunla değişmeden önce 1.1.1981 tarihine kadar uygulanan şekli)
MADDE 345- Kaçakçılık yapan mükelleflere veya sorumlulara, kaçırdıkları verginin üç katı tutarında vergi cezası kesilir.
Şu kadar ki, kesilen ceza (Veraset ve intikal Vergisi hariç);
1-Birinci sınıf tüccarlarla serbest meslek erbabı için (Kazançları götürü olarak tespit edilen serbest meslek erbabı hariç, işletme esasında defter tutmasına müsaade edilen kurumlar dahil) 2.500;
2- İkinci sınıf tüccarlar için 1.000;
3-1 ve 2 numaralı bentler dışında kalan mükellefler ve vergi sorumluları için 100;
liradan az olamaz.
----------------------------
Teşvik:
MADDE 346 - (4369 sayılı Kanunun 82/1-b maddesiyle 1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılmıştır)
----------------------------
(*) (4369 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki şekli)
Teşvik:
MADDE 346 - (2365 sayılı kanunun 70'inci maddesiyle değişen şekli) Bir mükellefi veya vergi sorumlusunu kaçakçılık yapmaya azmettirenlere işlenen fiiller için mükellefe veya sorumluya uygulanacak ceza aynen uygulanır.(*)
----------------------------
(*) (2365 sayılı Kanunla değişmeden önce 1.1.1981 tarihine kadar uygulanan şekli)
MADDE 346- Bir mükellefi veya vergi sorumlusunu kaçakçılık yapmaya veya hileli vergi suçu işlemeye azmettirenlere işlenen fiiller için mükellefe veya sorumluya uygulanacak ceza aynen uygulanır.
----------------------------
Yardım:
MADDE 347 - (4369 sayılı Kanunun 82/1-b maddesiyle 1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılmıştır)
----------------------------
(*) (4369 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki şekli)
Yardım:
MADDE 347 - (2365 sayılı kanunun 71'inci maddesiyle değişen şekli) (1.1.11981 tarihinden geçerli olmak üzere) Kaçakçılık olduğunu bildiği bir fiilin işlenip tamamlanmasını fiili ile kolaylaştıranlara, bundan ayrı bir menfaat gözetmediği takdirde, bu fiiller için kanunda belli edilen cezaların dörtte biri kesilir veya hükmedilir.
Aynı yardımı 344'üncü maddenin 1-6'ncı bentlerinde yazılı fiiller işlenip tamamlanması için yapanlara bu fiiller için tayin olunan cezanın yarısı hüküm olunur.
371'inci maddedeki pişmanlık şartlarına uygun olarak keyfiyetten ilgili makamları haberdar edenlere ceza kesilmez.(*)
(*) (2365 sayılı Kanunla değişmeden önce 1.1.1981 tarihine kadar uygulanan şekli)
MADDE 347- Kaçakçılık veya hileli vergi suçu olduğunu bildiği bir fiilin tamamlanmasını fiili ile kolaylaştıranlara, bundan ayrı bir menfaat gözetmediği takdirde, bu fiiller için kanunda belli edilen cezaların dörtte biri kesilir veya hükmedilir.
Aynı yardımı 357'nci maddenin 1-6 numaralı bentlerinde yazılı fiillerin işlenip tamamlanması için yapanlara bu fiiller için tayin olunan cezanın yarısı hüküm olunur.
371'inci maddedeki pişmanlık şartlarına uygun olarak keyfiyetten ilgili makamları haberdar edenlere ceza kesilmez.
----------------------------
(4369 sayılı Kanunun 82/1-b maddesiyle 1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere bölüm başlığı yürürlükten kaldırılmıştır) (1)
----------------------------
(*) (4369 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki şekli)
İKİNCİ BÖLÜM
Ağır Kusur ve Kusur
----------------------------
Ağır Kusurun Tarifi:
MÜKERRER MADDE 347 - (4369 sayılı Kanunun 82/1-b maddesiyle 1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılmıştır) (*)
----------------------------
Ağır Kusurun Tarifi:
MÜKERRER MADDE 347 - (4008 sayılı Kanunun 14 üncü maddesiyle değişen şekli) (1.1.1995 tarihinden geçerli olmak üzere) Ağır kusur, mükellef veya sorumlu tarafından aşağıdaki hallerden birisiyle vergi ziyaına sebebiyet verilmesidir.
1- Verilmesi gereken vergi beyannamelerinde toplamı (97/10345 sayılı Kararla değişen miktar) (1.1.1998 tarihinden geçerli olmak üzere) 630.000.000(*) liradan az olmamak üzere, beyannamede yazılı vergi matrahının % 10 unu geçen bir miktarın noksan bildirilmesi veya beyan dışı bırakılan matrah veya matrah farkı veya yersiz vergi mahsup ve indirimleri nedeniyle ödenmesi gereken verginin (97/10345 sayılı Kararla değişen miktar) (1.1.1998 tarihinden geçerli olmak üzere) 250.000.000(*) liradan az olmamak üzere noksan hesaplanmasına veya bu miktarı aşan verginin haksız yere iadesine sebebiyet verilmesi.
Beyanname dışında ayrıca bir incelemeye ihtiyaç göstermeksizin beyannamede yazılı bilgilere dayanılarak vergi dairesince tespiti mümkün olan noksan bildirimler ile katma değer vergisinin beyan edilmesi gereken dönemden bir dönem önce veya sonra beyan edilmesi bu hükmün dışındadır.
30'uncu maddede yazılı sebeplerle verginin resen tarhı halinde, yukarıdaki hadleri aşan matrah veya matrah farkları da noksan beyan hükmündedir. Mezkur maddenin 1 ve 2 numaralı bentlerinde yazılı sebeplerle yapılan takdirlerde, bu hükmün uygulanması için, takdir edilen matrahın (97 / 10345 sayılı kararla değişen miktar) ( 1.1.1998 tarihinden geçerli olmak üzere) 630.000.000 (*) lirayı aşması yeterlidir.
Vergi matrahının para birimi dışındaki diğer birimlere göre tespiti halinde mezkur hadlerin tayininde bu kanunun değerleme hükümlerine göre bulunacak tutarları esas alınır.
2 - Vergilendirme dönemi ve tarh zamanı geçtiği halde götürü ticaret ve götürü serbest meslek erbabının kazançları ile ilgili faaliyetlerinin vergi dairesinin bilgisi dışında bırakılması.
3 - Beyanname verme süresi geçtiği halde götürü gider usulüne tabi çiftçilerin zirai faaliyetlerinin vergi dairesinin bilgisi dışında bırakılması.
4 - Beyanname verme süresi geçtiği halde ücret, gayrimenkul sermaye iradı, menkul sermaye iradı ile sair kazanç ve iratların vergi dairesinin bilgisi dışında bırakılması.
5) Ticari, zirai ve mesleki kazançlarla ilgili faaliyetlerin vergi dairesinin bilgisi dışında bırakılması veya bu faaliyetler vergi dairesine bildirilmekle beraber, beyanname verme süresi geçtiği halde beyannamenin verilmemesi. (**)
(*) (Yeniden Değerleme Oranının 72.8 olması ile 1.1.1997 - 31.12.1997 döneminde uygulanan miktarlar sırasıyla) 345.600.000.-lira, 138.240.000.-lira, 345.600.000.-lira
(95 / 7595 sayılı kararla 1.1.1996 - 31.12.1996 döneminde uygulanan miktarlar sırasıyla) 200.000.000.-lira, 80.000.000.-lira, 200.000.000.-lira.
(4008 sayılı kanunun 14'üncü maddesiyle 1.1.1995 - 31.12.1995 döneminde uygulanan miktarlar sırasıyla) 100.000.000.-lira, 40.000.000.-lira, 100.000.000.-lira.
(**) (4008 sayılı kanunla değişmeden önceki şekli)
MÜKERRER MADDE 347 - (2365 sayılı kanunun 72 inci maddesiyle eklenen 1.1.1981 tarihinden geçerli madde) Ağır kusur, mükellef veya sorumlu tarafından aşağıdaki hallerden birisine vergi ziyaına sebebiyet verilmesidir.
1 - Beyan üzerinden alınan vergilerle ilgili olup, yıllık olarak verilmesi gereken beyannamelerde (münferit ve özel beyannameler dahil) toplamı (3946 sayılı kanunun 1 inci maddesine göre 93 / 5144 sayılı kararla artırılan miktarlar) (15.000.000) (*) diğer beyannamelerde toplamı (3.000.000) (*) liradan az olmamak üzere beyannamede yazılı vergi matrahının % 10'unu geçen bir miktarın noksan bildirilmesi (Beyanname dışında ayrıca bir tetkike ihtiyaç göstermeksizin beyannamede yazılı bilgilere dayanılarak vergi dairesince tespiti mümkün olan noksan bildirimler bu hükümden hariçtir.);
30 uncu maddede yazılı sebeplerle verginin resen tarhı halinde, yukarıdaki hadleri aşan matrah veya matrah farkları da noksan beyan hükmündedir. Mezkûr maddenin 1 ve 2 inci bentlerinde yazılı sebeplerle yapılan resen taktirlerde, bu hükmün uygulanması için, takdir edilen matrahın yıllık beyannamelerde (15.000.000) diğerlerinde (3.000.000) lirayı aşması yeterlidir. (*)
Vergi matrahının para birimi dışındaki diğer birimlere göre tespiti halinde mezkûr hadlerin tayininde bu kanunun değerleme hükümlerine göre bulunacak tutarları esas alınır.
(3239 sayılı kanunun 136'ncı maddesiyle hüküm kaldırılmıştır.) (**)
2 - Vergilendirme dönemi ve tarh zamanı geçtiği halde götürü ticaret ve götürü serbest meslek erbabının kazançları ile ilgili faaliyetlerinin vergi dairesinin ihtilali dışında bırakılması;
3 - Beyanname verme süresi ve ek süre geçtiği halde götürü gider usulüne tabi çiftçilerinin zirai faaliyetlerinin vergi dairesinin ihtilali dışında bırakılması;
4 - Beyanname verme süresi ve ek süre geçtiği halde ücret, gayrimenkul sermaye iradı, menkul sermaye iradı ile sair kazanç ve iratların vergi dairesinin ihtilali dışında bırakılması;
5 - Ticari, zirai ve mesleki kazanç sahiplerinin, faaliyetlerini vergi dairesine bildirmekle beraber, beyanname verme süresi ve ek süre geçtiği halde beyanname vermemeleri;
6 - (3239 sayılı kanunun 24'üncü maddesiyle değişen bent ve 93 / 5144 sayılı kararla artırılan miktarlar) Yıllık olarak verilmesi gereken beyannamelerde (Münferit ve özel beyannameler dahil) (4.500.000) diğer beyannamelerde (900.000) lirayı aşan verginin haksız yere iadesine sebebiyet verilmesi veya bu miktarlarda vergi mahsupları veya indirimler nedeniyle ödenmesi gereken verginin noksan hesaplanması.(***)
(*) (92 / 3894 sayılı kararla artırılan ve 1.1.1993 - 31.12.1993 döneminde uygulanan miktarlar sırasıyla) 5.000.000.-lira, 1.000.000.-lira.
(91 / 2567 sayılı kararla artırılan ve 1.1.1992 - 1.1.1993 döneminde uygulanan miktarlar sırasıyla) 3.000.000.-lira, 600.000.-lira.
(89 / 14918 sayılı kararla artırılan ve 1.1.1990 - 1.1.1992 döneminde uygulanan miktarlar sırasıyla) 2.000.000.-lira, 400.000.-lira.
(88 / 13603 sayılı kararla artırılan ve 1.1.1989 - 1.1.1990 döneminde uygulanan miktarlar sırasıyla) 1.000.000.-lira, 200.000.-lira.
(3239 sayılı kanunun 37 inci maddesiyle getirilen ve 1.1.1986 - 1.1.1989 döneminde uygulanan miktarlar sırasıyla) 500.000.-lira, 100.000.-lira.
(Değişmeden önceki miktarlar sırasıyla) 50.000.-lira. 10.000.-lira.
(**) ( Kaldırılmadan önceki şekli) ( 2791 sayılı Kanunun 11 inci maddesiyle eklenen hüküm) Bu bentte yazılı maktu hadleri on katına kadar artırmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.
(***) (92/3894 sayılı Kararla artırılan ve 1.1.1993-31.12.1993 döneminde uygulanan miktarlar sırasıyla)1.500.000.-lira. 300.000. lira.
(91/2567 sayılı Kararla artırılan ve 1.1.1992-1.1.1993 döneminde uygulanan miktarlar sırasıyla) 900.000.-lira 180.000.-lira.
(89/14918 sayılı Kararla artırılan ve 1.1.1990-1.1.1992 döneminde uygulanan miktarlar sırasıyla) 600.000.-lira. 120.000.-lira.
(88/13603 sayılı Kararla artırılan ve 1.1.1989-1.1.1990 döneminde uygulanan miktarlar sırasıyla) 300.000.-lira. 600.000.- lira.
(3239 sayılı Kanunun 24 üncü maddesiyle getirilen ve 1.1.1986-1.1.1989 döneminde uygulanan miktarlar sırasıyla) 150.000.-lira 30.000.-lira.
(3239 sayılı Kanunla değişmeden önceki bent)
6- Emlak Alım Vergisi ve Gayrimenkul Kıymet Artışı Vergisi beyannamelerinin kanuni ve ek süreleri içinde verilmemiş olması.
----------------------------
Kusurun tarifi:
MADDE 348 - (4369 sayılı Kanunun 82/1-b maddesiyle 1.1.1999 tarihinde geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılmıştır) (*)
----------------------------
(*) (4369 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki şekli)
Kusurun tarifi:
MADDE 348 - (2365 sayılı kanunun 73'üncü maddesiyle değişen şekli) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Kusur, kaçakçılık ve ağır kusur sayılan haller dışında herhangi bir suretle vergi ziyanına sebebiyet verilmesidir. (*)
(*) (2365 sayılı Kanunla değişmeden önce 1.1.1981 tarihine kadar uygulanan şekli)
Kusurun tarifi:
MADDE 348- Kusur, kaçakçılık sayılan haller dışında herhangi bir suretle vergi ziyanına sebebiyet vermesidir.
----------------------------
Ağır Kusurda ceza:
MADDE 349 - (4369 sayılı Kanunun 82/1-b maddesiyle 1.1.1999 tarihinde geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılmıştır) (*)
----------------------------
(*) (4369 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki şekli)
Ağır Kusurda ceza:
MADDE 349 - (4008 sayılı kanunun 15'inci maddesiyle değişen şekli) (1.1.1995 tarihinden geçerli olmak üzere) Ağır kusur sayılan fiilleri işleyen mükelleflere veya sorumlulara ziyana uğrattıkları verginin iki katı tutarında vergi cezası kesilir.(*)
(*) (4008 sayılı kanunla değişmeden önceki şekli)
MADDE 349 - (2365 sayılı kanunun 74'üncü maddesiyle değişen şekli) Ağır kusur işleyen mükelleflere veya sorumlulara ziyana uğrattıkları verginin bir katı tutarında vergi cezası kesilir.
(2365 sayılı kanunla değişmeden önce 1.1.1981 tarihine kadar uygulanan şekli)
Kusurda Ceza:
MADDE 349 - Kusur işleyen mükelleflere ziyana uğrattıkları verginin % 50'si tutarında vergi cezası kesilir.
----------------------------
Kusurda Ceza:
MÜKERRER MADDE 349 -(4369 sayılı Kanunun 82/1-b maddesiyle 1.1.1999 tarihinde geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılmıştır) (*)
----------------------------
(*) (4369 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki şekli)
Kusurda Ceza:
MÜKERRER MADDE 349 - (2365 sayılı Kanunun 75'inci maddesiyle eklenen madde) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Kusur işleyen mükelleflere veya sorumlulara ziyana uğrattıkları verginin % 50'si tutarında vergi cezası kesilir.
----------------------------
Tahrire Dayanan vergiler ile kanuni süresi geçtikten sonra kendiliğinden verilen beyannameler için kusur cezası:
MADDE 350 - 4369 sayılı Kanunun 82/1-b maddesiyle 1.1.1999 tarihinde geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılmıştır) (*)
----------------------------
(*) (4369 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki şekli)
Tahrire Dayanan vergiler ile kanuni süresi geçtikten sonra kendiliğinden verilen beyannameler için kusur cezası:
MADDE 350 - Tahrire dayanan vergilerde, bildirmeye müteallik kanuni mecburiyetleri süresinde yerine getirmemek suretiyle kusur işleyen mükelleflere, ziyana uğrattıkları verginin % 20 si nispetinde vergi cezası kesilir.
(4008 sayılı kanunun 16'ncı maddesiyle eklenen fıkra) (1.1.1995 tarihinden geçerli olmak üzere) Vergi incelemesine başlanılmasından veya takdir komisyonuna sevk edilmesinden sonra verilenler hariç olmak üzere, kanuni süresi geçtikten sonra kendiliğinden verilen vergi beyannameleri için ziyana uğratılan verginin % 50'si tutarında kusur cezası kesilir.
(*) (4008 sayılı kanunun 16'ncı maddesiyle değişmeden önceki başlık)
Tahrire Dayanan Vergilerde Kusur Cezası:
----------------------------
(4369 sayılı Kanunun 81/A-15'inci maddesiyle değişen bölüm başlığı) (1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere)
İKİNCİ BÖLÜM (1)
USULSÜZLÜK
----------------------------
(*) (4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki bölüm başlığı)
----------------------------
Usulsüzlüğün tarifi:
MADDE 351 - Usulsüzlük, vergi kanunlarının şekle ve usule müteallik hükümlerine riayet edilmemesidir Kanuna Bağlı Cetvel için Sayfa 165'e bakınız.
----------------------------
Usulsüzlük Dereceleri ve Cezaları:
MADDE 352 - (2365 Sayılı Kanunun 76'ncı maddesiyle değişen şekli) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Usulsüzlükler, aşağıda yazılı derecelere ve bu Kanuna bağlı cetvele göre cezalandırılır. Usulsüzlük fiili resen takdiri gerektirirse, bağlı cetvelde yazılı cezalar iki kat olarak kesilir.
I' inci Derece Usulsüzlükler:
1) (3239 Sayılı kanunun 25'inci maddesiyle değişen bent) (1.1.1986 tarihinden geçerli olmak üzere )Vergi ve harç beyannamelerinin süresinde verilmemiş olması; (*)
2) Bu kanuna göre tutulması mecburi olan defterlerden herhangi birinin tutulmamış olması;
3) Defter kayıtlarının ve bunlarla ilgili vesikaların doğru bir vergi incelemesi yapılmasına imkan vermeyecek derecede noksan usulsüz veya karışık olması;
4) (4369 sayılı Kanunun 82/1-a maddesiyle yürürlükten kaldırılan bent) (29.7.1998 tarihinden geçerli olmak üzere) (**)
5) Çiftçiler tarafından 245'inci madde hükmüne göre muhtar ve ihtiyar heyetlerince yapılan davete müddetinde icabet edilmemesi;
6) Bu kanunun kayıt nizamına ait hükümlerine (Madde 215-219) uyulmamış olması (her inceleme tarihine kadar aynı takvim yılı için tespit edilen usulsüzlükler tek fiil sayılır.);
7) İşe başlamanın zamanında bildirilmemesi;
8-Tasdiki mecburi olan defterlerden herhangi birinin tasdik muamelesinin yaptırılmamış olması (Kanuni sürenin sonundan başlayarak 1 ay geçtikten sonra tasdik ettirenler, tasdik ettirilmemiş sayılır.);
9- (4369 sayılı Kanunun 81/A-27 maddesiyle değişen ibare) (1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) Diğer ücretler (1) üzerinden salınan Gelir Vergisinde, tarh zamanı geçtiği halde verginin tarh ettirilmemiş olması;
10- (2995 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle kaldırılmıştır.) ( 27.4.1984 tarihinden geçerli olmak üzere) (***)
11- (3239 sayılı Kanunun 25 inci maddesiyle eklenen bent) (1.1.1986 tarihinden geçerli olmak üzere) Veraset ve İntikal Vergisi Beyannamesinin 342 inci maddenin ikinci fıkrasında belirtilen süre içerisinde verilmiş olması.
----------------------------
1. Derece Usulsüzlükler
(*) (3239 sayılı Kanunla değişmeden önce 1.1.1996 tarihine kadar uygulanan bent)
1 - Vergi beyannamelerinin verilmemiş olması (342 inci maddede yazılı sürelerden sonra erilmiş olan beyannameler hiç verilmemiş sayılır
----------------------------
(1) (4369 sayılı Kanunla kaldırılmadan önce 27.4.1984 tarihine kadar uygulanan bent)
4) Bu kanuna göre tutulması mecburi defterlerin ve kanunen muhafazası mecburi vesikalarla evrakın yetkili memurlar tarafından istenildiği halde ibraz edilmemesi;
----------------------------
***) (299 sayılı Kanunla kaldırılmadan önce 27.4.1984 tarihine kadar uygulanan bent)
10 - Yıllık beyannamede servet bildiriminde bulunulmaması
----------------------------
II inci Derece Usulsüzlükler:
1-(3239 sayılı Kanunun 25 inci maddesiyle değişen bent) (1.1.1986 tarihinden geçerli olmak üzere)Veraset ve İntikal Vergisi Beyannamelerinin süresinin sonundan başlayarak 342 inci maddenin 1 inci fıkrasında belirtilen süre içinde verilmiş olması (Emlak Vergisinde beyannamenin bu Kanunun 27 inci maddesinde yazılı ek süre içinde verilmiş olması); (***)
2- Ekim ve sayım beyanlarının süresi içinde veya kanunda istenilen bilgileri ihtiva edecek doğru bir şekilde yapılmaması;
3- (2995 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle kaldırılmıştır.) (27.4.1984 tarihinden geçerli olmak üzere) (****)
4- (3505 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle değişen bent) (10.12.1988 tarihinden geçerli olmak üzere) Vergi Kanununda yazılı bildirimlerin zamanında yapılmamış olması(işe başlamayı bildirmek hariç); (*****)
5- Vergi karnesinin süresinin sonundan başlayarak 15 gün geçtiği halde alınmamış olması;
6-Tasdiki mecburi olan defterlerden herhangi birinin tasdik muamelesinin, süresinin sonundan başlayarak bir ay içinde yaptırılmış olması;
7- (3239 sayılı Kanunun 25 inci maddesiyle değişen bent) (1.1.1986 tarihinden geçerli olmak üzere) Vergi beyannameleri, bildirimler, evrak ve vesikaların kanunen belli şekil ve muhteviyatı ve ekleri ile bunlarla ilgili olarak yapılan diğer düzenlemelere ilişkin hükümlere uyulmamış olması; (******)
8- Hesap veya muamelelerin doğruluk veya açıklığını bozmamak şartıyla bazı evrak ve vesikaların bulunmaması veya ibraz edilmemesi.(*******)
----------------------------
II. Derece Usulsüzlükler
(***) (3239 sayılı Kanunla değişmeden önce 1.1.1986 tarihine kadar uygulanan şekli)
1- Vergi beyannamelerinin süresinin sonundan başlayarak 342 inci maddede yazılı süreler içinde verilmiş olması( Emlak Vergisinde beyannamenin bu kanunun 27 inci maddesinde yazılı ek süre içinde verilmiş olması);
(****) (2995 sayılı Kanunla kaldırılmadan önce 27.4.1984 tarihine kadar uygulanan şekli)
3- Yıllık beyannamede hiç gider bildiriminde bulunulmaması veya gider unsurlarından bir kısmının bildirilmemesi;
(*****) (3505 sayılı Kanunla değişmeden önce 10.12.1988 tarihine kadar uygulanan şekli)
4- Bu Kanunda yazılı bildirimlerin zamanında yapılması (İşe başlamayı bildirmek hariç);
(******) (3239 sayılı Kanunla değişmeden önce 1.1.1986 tarihine kadar uygulanan şekli)
7- Vergi beyannameleri, bildirimler, evrak ve vesikaların kanunen belli şekil ve muhteviyatına ve eklerine ait hükümlerine uyulmamış olması;
(*******) (2365 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
Usulsüzlük Dereceleri ve Cezaları:
MADDE 352- Gelir. Kurumlar,gider,istihlak,bina ve arazi vergilerine ait olan usulsüzlükler aşağıda yazılı derecelere ve bu kanuna bağlı cetvele göre cezalandırılır. Usulsüzlük fiili resen takdiri gerektirirse bağlı cetvelde yazılı cezalar iki kat olarak kesilir.
1 inci derece usulsüzlükler:
1-Vergi beyannamelerinin verilmemiş olması (342 inci maddede yazılı süreden sonra verilmiş beyannameler hiç verilmemiş sayılır);
2- Bu Kanuna göre tutulması mecburi olan defterlerden herhangi birinin tutulmamış olması;
3- Defter kayıtlarının ve bunlarla ilgili vesikaların doğru bir vergi incelemesi yapılmasına imkân vermeyecek derecede noksan, usulsüz veya karışık olması;
4- Bu Kanuna göre tutulması mecburi defterlerin ve kanunen muhafazası mecburi vesikalarla evrakın yetkili memurlar tarafından istenildiği halde ibraz edilmemesi;
5- Çiftçiler tarafından 245 inci madde hükmüne göre muhtar ve ihtiyar heyetlerince yapılan davete müddetinde icabet edilmemesi;
2 inci derece Usulsüzlükler:
1- Vergi beyannamelerinin süresinin sonundan başlayarak 15 gün içinde verilmiş olması;
2- Tasdiki mecburi olan defterlerden herhangi birinin tasdik muamelelerinin yaptırılmamış olması( Kanuni sürenin sonundan başlayarak 1 ay geçtikten sonra tasdik ettirenler, tasdik ettirilmemiş sayılır);
3- Götürü matrahlar üzerinden salınan Gelir Vergisinin tarh zamanı geçtiği halde verginin tarh ettirilmemiş olması;
4- Ekim ve sayım beyanlarının süresi içinde veya kanunda istenilen bilgileri ihtiva edecek doğru bir şekilde yapılmaması;
5- (485 sayılı Kanunun 9 uncu maddesiyle eklenen bent) Yıllık beyannamede hiç gider bildiriminde bulunulmaması veya gider unsurlarından bir kısmının bildirilmesi.
3 üncü derece usulsüzlükler:
1-Bu Kanunda yazılı bildirimlerin zamanında yapılmaması;
2- Vergi Karnesinin, süresinin sonundan başlayarak 15 gün geçtiği halde alınmamış olması;
3- Bu Kanunun kayıt nizamına ait hükümlerine (MADDE: 215-219) uyulmamış olması (her incelemede inceleme tarihine kadar aynı takvim yılı için tespit edilen usulsüzlükler tek fiil sayılır);
4 üncü derece usulsüzlükler:
1- Tasdiki mecburi olan defterlerden herhangi birinin tasdik muamelesinin, süresinin sonundan başlayarak bir ay içinde yaptırılmış olması;
2-Vergi beyannameleri, bildirimler, evrak ve vesikaların kanunen belli şekil ve muhteviyatına ait hükümlerine uyulmamış olması (Her incelemede inceleme tarihine kadar aynı takvim yılı için tespit edilen usulsüzlükler tek fiil sayılır.);
3- Hesap veya muamelelerin doğruluk ve açıklığını bozmamak şartıyla bazı evrak ve vesikaların bulunmaması veya ibraz edilmemesi;
4- Vergi karnesinin, süresinin sonundan başlayarak 15 gün içinde alınması;
----------------------------
Özel Usulsüzlükler ve Cezaları:
a) Fatura ve benzeri evrak verilmemesi ve alınmaması ile diğer şekil ve usul hükümlerine uyulması,
(Bu maddede yer alan maktu hadler 4369 sayılı Kanunun 19'uncu maddesiyle değişik mükerrer 414'üncü maddeye göre geçerli olan hadlerdir.)
MADDE 353-1- (4108 sayılı Kanunun 8 inci maddesiyle değişen bent) (2.6.1995 tarihinden geçerli olmak üzere) Verilmesi ve alınması icap eden fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ile serbest meslek makbuzlarının verilmemesi, alınmaması ve düzenlenen bu belgelerde gerçek meblağdan farklı meblağlara yer verilmesi halinde; bu belgeleri düzenlemek ve almak zorunda olanların her birine, her bir belge için (Yeniden Değerleme Oranının % 52.1 olması ile 1.1.2000 tarihinden geçerli olmak üzere değişen miktar) 30.000.000 (*) liradan aşağı olmamak üzere bu belgelere yazılması gereken meblağın veya meblağ farkının % 10'u nispetinde özel usulsüzlük cezası kesilir.
Bir takvim yılı içinde her bir belge nevine ilişkin olarak tespit olunan yukarıda yazılı özel usulsüzlükler için kesilecek cezanın toplamı (Yeniden Değerleme Oranının % 52.1 olması ile 1.1.2000 tarihinden geçerli olmak üzere değişen miktar) 15.000.000.000. (*) lirayı geçemez (**)
2-(4108 sayılı Kanunun 8 inci maddesiyle değişen bent) (2.6.1995 tarihinden geçerli olmak üzere) Perakende satış fişi, ödeme kaydedici cihazla verilen fiş, giriş ve yolcu taşıma bileti, sevk irsaliyesi, taşıma irsaliyesi, yolcu listesi, günlük müşteri listesi ile Maliye Bakanlığınca düzenlenme zorunluluğu getirilen belgelerin; düzenlenmediğinin, kullanılmadığının, bulundurulmadığının, düzenlenen belgelerin aslı ile örneğinde farklı meblağlara yer verildiğinin veya gerçeğe aykırı olarak düzenlendiğinin tespiti halinde, her bir belge için (Yeniden Değerleme Oranının % 52.1 olması ile 1.1.2000 tarihinden geçerli olmak üzere değişen miktar) 30.000.000.(*) lira özel usulsüzlük cezası kesilir.
Ancak, her bir belge nevine ilişkin olarak kesilecek özel usulsüzlük cezasının toplamı her bir tespit için (Yeniden Değerleme Oranının % 52.1 olması ile 1.1.2000 tarihinden geçerli olmak üzere değişen miktarlar) 1.500.000.000 (*) lirayı, bir takvim yılı içinde ise 15.000.000.000.(*) lirayı aşamaz (**)
3-(4108 sayılı Kanunun 8 inci maddesiyle değişen bent) (2.6.1995 tarihinden geçerli olmak üzere) 232 inci maddenin birinci fıkrasının 1 ila 5 numaralı bentlerinde sayılanlara dışında kalan kişilerin fatura gider pusulası, müstahsil makbuzu, serbest meslek makbuzu, perakende satış fişi, ödeme kaydedici cihaz fişi ve giriş ve yolcu taşıma biletlerinin almadıklarının tespit edilmesi halinde bunlara bu maddenin 2 numaralı bendinde belirtilen ceza kesilebilmesi için, belge alınmadığına ilişkin tespitin vergi incelemesine yetkili olanlar tarafından yapılması şarttır. Bu hükmün uygulanmasında belge alınmadığına ilişkin tespit tutanağının belge almayana verilen örneği, ceza ihbarnamesi yerine geçer(**)
4- (4108 sayılı Kanunun 8 inci maddesiyle değişen bent) (2.6.1995 tarihinden geçerli olmak üzere) Günlük kasa defteri, günlük perakende satış ve hâsılat defteri ile Maliye Bakanlığınca tutulma ve günü gününe kayıt edilme mecburiyeti getirilen defterlerin; işyerinde bulundurulması, bu defterlere yazılması gereken işlemlerin günü gününe deftere kayıt edilmemesi veya yoklama ve incelemeye yetkili olanlara istendiğinde ibraz edilmemesi halleri ile vergi kanunlarının uygulanması bakımından levha bulundurma veya asma zorunluluğu bulunan mükelleflerin bu zorunluluğa uymamaları halinde her tespit için (Yeniden Değerleme Oranının % 52.1 olması ile 1.1.2000 tarihinden geçerli olmak üzere değişen miktar) 30.000.000 (*) lira özel usulsüzlük cezası kesilir. (**)
5- Bu Kanunun mükerrer 354 üncü maddesine göre işyerleri için kapatma kararı verilen ve işletme hesabı esasına göre defter tutan mükelleflere; bir takvim yılı içinde ilk uygulama için (Yeniden Değerleme Oranının % 52.1 olması ile 1.1.2000 tarihinden geçerli olmak üzere değişen miktar) 57.000.000 (*) lira, ikinci uygulama için 110.000.000 (*) lira, üçüncü ve daha sonraki her uygulama için ise 220.000.000.(*) lira usulsüzlük cezası kesilir. Bilanço usulü esasına göre defter tutan mükellefler ile serbest meslek erbabı için bu cezalar bir kat artırılarak uygulanır.
6- (4108 sayılı Kanunun 8 inci maddesiyle değişen bent) ( 2.6.1995 tarihinden geçerli olmak üzere) Bu Kanuna göre belirlenen muhasebe standartlarına, tek düzen hesap planına ve malî tablolara ilişkin usul ve esaslar ile muhasebeye yönelik bilgisayar programlarının üretilmesine ve kullanılmasına ilişkin kural ve standartlara uymayanlara (Yeniden Değerleme Oranının % 52.1 olması ile 1.1.2000 tarihinden geçerli olmak üzere değişen miktar) 760.000.000. (*) lira özel usulsüzlük cezası kesilir. (**)
7- (4108 sayılı Kanunun 8 inci maddesiyle eklenen bent) (2.6.1995 tarihinden geçerli olmak üzere) Bu Kanunun 8 inci maddesinin son fıkrası uyarınca getirilen mecburiyete uymaksızın işlem yapanlara her bir işlem için (Yeniden Değerleme Oranının % 52.1 olması ile 1.1.2000 tarihinden geçerli olmak üzere değişen miktar) 38.000.000 (*) lira özel usulsüzlük cezası kesilir.
8 - (4369 sayılı Kanunun 12'nci maddesiyle eklenen bent) (1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) Belge basımı ile ilgili bildirim görevini tamamen veya kısmen yerine getirmeyen matbaa işletmecilerine (Yeniden Değerleme Oranının % 52.1 olması ile 1.1.2000 tarihinden geçerli olmak üzere değişen miktar) 110.000.000 lira özel usulsüzlük cezası kesilir.
9 - (4369 sayılı Kanunun 12'nci maddesiyle eklenen bent) (1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) 4358 sayılı Kanun uyarınca işlemlerinde vergi kimlik numarası kullanma zorunluluğu getirilen kurum ve kuruluşlardan yaptıkları işlemlere ilişkin bildirimleri Maliye Bakanlığının belirleyeceği standartlarda, araçlarla (yazı,manyetik ortam, disket, mikro film, mikro fiş gibi) ve zamanlarda yerine getirmeyenler hakkında (Yeniden Değerleme Oranının % 52.1 olması ile 1.1. 2000 tarihinden geçerli olmak üzere değişen miktar) 150.000.000 (*) lira özel usulsüzlük cezası kesilir. Ceza kesilenler, ödedikleri ceza için fiilleri ile ceza kesilmesine neden olan kişilere rücu edebilirler.
10 - (4369 sayılı Kanunun 12'nci maddesiyle eklenen bent) (29.7.1998 tarihinden geçerli olmak üzere) Bu Kanunun 127 inci maddesinin (d) bendi uyarınca Maliye Bakanlığının özel işaretli görevlisinin ikazına rağmen durmayan aracın sahibi adına (Yeniden Değerleme Oranının % 52.1 olması ile 1.1.2000 tarihinden geçerli olmak üzere değişen miktar) 110.000.000 (*) lira özel usulsüzlük cezası kesilir.
Bu maddede yazılı usulsüzlük sonucunda vergi ziyanı da meydana geldiği takdirde bu ziyanın gerektirdiği vergi cezaları ayrıca kesilir ve bu cezalar hakkında 336 ıncı madde hükmü uygulanmaz.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir. (***)
----------------------------
(*) (değişmeden önceki miktarlar)
(98/12044 sayılı Kararla değiştirilen 1.1.1999 - 31.12.1999 tarihine kadar uygulanan miktarlar sırasıyla) 1) 20.000.000 - 10.000.000.000 2) 20.000.0000 - 1.000.000.0000 - 10.000.000.000 4) 20.000.000 5) 37.500.000 - 75.000.000 - 150.000.000 6) 500.000.000 7) 25.000.000 8) (4369 sayılı Kanunla eklenen) 75.000.000 9) 100.000.000 10) 75.000.000 lira.
(Yeniden Değerleme Oranının 72.8 olması ile 1.1.1997 ve 31.12.1997 tarihine kadar uygulanan miktarlar sırasıyla)
1) 5.180.000-2.592000.000 2) 5.180.000-259.200.000-2.592.000.000 4) 5.180.000 5) 10.360.00-20.730.000-41.470.000 6)129.600.000 7)5.180.000
(95/7595 sayılı Kararla değiştirilen 1.1.1996 ve 31.12.1996 tarihine kadar uygulanan miktarlar sırasıyla) 1) 3.000.000-1.500.000.000 2) 3.000.000-150.000.000-1.500.000.0004) 3.000.000 5) 6.000.000-12.000.000-24.000.000 6) 75.000.00 7) 3.000.000 lira
(4108 sayılı Kanunla değiştirilen ve 31.12.1995 tarihine kadar uygulanan miktarlar sırasıyla) 1) 1.500.000-750.000.000 2) 1.500.000-75.000.000-750.000.000 4) 1.500.000 5) 3.000.000-6.000.000-12.000.000 6) 37.500.000 7) 1.500.000 lira.
(4008 sayılı kanunla değiştirilen ve 6.7.1994-31.12.1994 döneminde uygulanan miktarlar sırasıyla) 1) 1.000.000 2) 1.000.000 4) 1.000.000 5) 2.000.000-4.000.000-8.000.000 6) 25.000.000 lira.
(**) (4108 sayılı kanunla değişmeden önceki bentler)
1 - (4008 sayılı kanunun 17'nci maddesiyle değişen şekli) (6.7.1994 tarihinden geçerli olmak üzere) Verilmesi ve alınması icap eden fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ile serbest meslek makbuzunu vermeyen ve almayanlardan her birine, her fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ve serbest meslek makbuzu için (94/6296 sayılı kararla artırılan miktar) (1.1.1995 tarihinden geçerli olmak üzere) 1.500.000 liradan (*) aşağı olmamak üzere bu belgelere yazılması gereken meblağın yüzde yirmi beşi nispetinde özel usulsüzlük cezası kesilir.
2 - Perakende satış fişi, ödeme kaydedici cihazla verilen fiş, giriş ve yolcu taşıma bileti, sevk irsaliyesi, taşıma irsaliyesi, yolcu listesi, günlük müşteri listesi ile Maliye Bakanlığı'nca düzenlenme zorunluluğu getirilen belgelerin; kullanılmadığının, düzenlenmediğinin, bulundurulmadığının, irsaliye ve yolcu listesinin ayrıca taşıtta bulundurulmadığının, düzenlenen belgelerde aslı ile örneğinde farklı meblağlara yer verildiğinin veya gerçeğe aykırı olarak düzenlendiğinin tespiti halinde; her bir belge için (94/6296 sayılı kararla artırılan miktar) (1.1.1995 tarihinden geçerli olmak üzere) 1.500.000.-lira(*) özel usulsüzlük cezası kesilir.
3 - 232'nci maddenin birinci fıkrasının 1 ilâ 5 numaralı bentlerinde sayılmayan kişilerin, fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu, serbest meslek makbuzu, perakende satış vesikası, ödeme kaydedici cihaz fişi ve giriş ve yolcu taşıma biletlerini almadıklarının tespit edilmesi halinde, bunlara münhasıran bu maddenin 1 numaralı bendinde belirtilen cezanın beşte biri kadar özel usulsüzlük cezası kesilir. Şu kadar ki, bu cezanın kesilebilmesi için, belge alınmadığına ilişkin tespitin vergi incelemesine yetkili olanlar tarafından yapılması şarttır. Bu hükmün uygulanmasında belge düzenlenmediğine ve alınmadığına ilişkin tespit tutanağının bu belgeleri almayan veya vermeyenlere verilen örneği, ceza ihbarnamesi yerine geçer ve ceza 7 gün içinde ödenir. Bu cezanın tespit tutanağının düzenlendiği gün içinde ödenmesi halinde cezanın yarısı indirilir. 7 gün geçtiği halde ödenmeyen ceza iki kat olarak tahsil edilir.
4- Günlük kasa defteri, günlük perakende satış ve hasılat defteri, serbest meslek kazanç defteri ile Maliye Bakanlığı'nca tutulma ve günü gününe kayıt edilme mecburiyeti getirilen defterlerin günü gününe tutulmaması veya yoklama ve incelemeye yetkili olanlara istenildiğinde ibraz edilmemesi halinde ve vergi Kanunlarının uygulanması bakımından levha bulundurma veya asma zorunluluğu bulunan mükelleflerin bu zorunluluğa uymamaları halinde her tespitte (94/6296 sayılı Kararla artırılan miktar) (1.1.1995 tarihinden geçerli olmak üzere) 1.500.000. lira (*) Özel usulsüzlük cezası kesilir.
6- Bu Kanuna göre belirlenen muhasebe standartlarına tek düzen hesap planına mali tablolara ilişkin usul ve esaslara uymayanlara(94/6296 sayılı Kararla artırılan miktar) ( 1.1.1995 tarihinden geçerli olmak üzere) 37.500.000. lira (*) özel usulsüzlük cezası kesilir.
----------------------------
(***) ( 4008 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
Özel usulsüzlük ve cezaları:
a) Fatura ve benzeri Evrak vermeyen ve almayanların cezası:
MADDE 353- 1- ( 3239 sayılı Kanunun 26'ncı maddesiyle değişen şekli) ( 93/5144 sayılı Kararla artırılan miktarlar) ( 1.1.1994 tarihinden geçerli olmak üzere) 232.234.235 ve 236'ncı maddeler gereğince verilmesi ve alınması icap eden fatura, gider pusulası ve müstahsil makbuzu ile serbest meslek makbuzunu vermeyen ve almayanlardan her birine, her fatura, gider pusulası,müstahsil makbuzu ve serbest meslek makbuzu için 150.000 liradan (Çiftçilerde 15.000 liradan) aşağı olmamak üzere bu vesikalara yazılması gereken meblağın yüzde üçü (Çiftçiler için yüzde biri) nispetinde özel usulsüzlük cezası kesilir.
9 - (4369 sayılı Kanunun 12'nci maddesiyle eklenen bent) (1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) 4358 sayılı Kanun uyarınca işlemlerinde vergi kimlik numarası kullanma zorunluluğu getirilen kurum ve kuruluşlardan yaptıkları işlemlere ilişkin bildirimleri Maliye Bakanlığının belirleyeceği standartlarda, araçlarla (yazı,manyetik ortam, disket, mikro film, mikro fiş gibi) ve zamanlarda yerine getirmeyenler hakkında (Yeniden Değerleme Oranının % 52.1 olması ile 1.1. 2000 tarihinden geçerli olmak üzere değişen miktar) 150.000.000 (*) lira özel usulsüzlük cezası kesilir. Ceza kesilenler, ödedikleri ceza için fiilleri ile ceza kesilmesine neden olan kişilere rücu edebilirler.
10 - (4369 sayılı Kanunun 12'nci maddesiyle eklenen bent) (29.7.1998 tarihinden geçerli olmak üzere) Bu Kanunun 127 inci maddesinin (d) bendi uyarınca Maliye Bakanlığının özel işaretli görevlisinin ikazına rağmen durmayan aracın sahibi adına (Yeniden Değerleme Oranının % 52.1 olması ile 1.1.2000 tarihinden geçerli olmak üzere değişen miktar) 110.000.000 (*) lira özel usulsüzlük cezası kesilir.
Bu maddede yazılı usulsüzlük sonucunda vergi ziyanı da meydana geldiği takdirde bu ziyanın gerektirdiği vergi cezaları ayrıca kesilir ve bu cezalar hakkında 336'ncı madde hükmü uygulanmaz.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir. (***)
----------------------------
(*) (değişmeden önceki miktarlar)
(98/12044 sayılı Kararla değiştirilen 1.1.1999 - 31.12.1999 tarihine kadar uygulanan miktarlar sırasıyla) 1) 20.000.000 - 10.000.000.000 2) 20.000.0000 - 1.000.000.0000 - 10.000.000.000 4) 20.000.000 5) 37.500.000 - 75.000.000 - 150.000.000 6) 500.000.000 7) 25.000.000 8) (4369 sayılı Kanunla eklenen) 75.000.000 9) 100.000.000 10) 75.000.000 lira.
(Yeniden Değerleme Oranının 72.8 olması ile 1.1.1997 ve 31.12.1997 tarihine kadar uygulanan miktarlar sırasıyla)
1) 5.180.000-2.592000.000 2) 5.180.000-259.200.000-2.592.000.000 4) 5.180.000 5) 10.360.00-20.730.000-41.470.000 6)129.600.000 7)5.180.000
(95/7595 sayılı Kararla değiştirilen 1.1.1996 ve 31.12.1996 tarihine kadar uygulanan miktarlar sırasıyla) 1) 3.000.000-1.500.000.000 2) 3.000.000-150.000.000-1.500.000.0004) 3.000.000 5) 6.000.000-12.000.000-24.000.000 6) 75.000.00 7) 3.000.000 lira
(4108 sayılı Kanunla değiştirilen ve 31.12.1995 tarihine kadar uygulanan miktarlar sırasıyla) 1) 1.500.000-750.000.000 2) 1.500.000-75.000.000-750.000.000 4) 1.500.000 5) 3.000.000-6.000.000-12.000.000 6) 37.500.000 7) 1.500.000 lira.
(4008 sayılı kanunla değiştirilen ve 6.7.1994-31.12.1994 döneminde uygulanan miktarlar sırasıyla) 1) 1.000.000 2) 1.000.000 4) 1.000.000 5) 2.000.000-4.000.000-8.000.000 6) 25.000.000 lira.
(**) (4108 sayılı kanunla değişmeden önceki bentler)
1 - (4008 sayılı kanunun 17'nci maddesiyle değişen şekli) (6.7.1994 tarihinden geçerli olmak üzere) Verilmesi ve alınması icap eden fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ile serbest meslek makbuzunu vermeyen ve almayanlardan her birine, her fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ve serbest meslek makbuzu için (94/6296 sayılı kararla artırılan miktar) (1.1.1995 tarihinden geçerli olmak üzere) 1.500.000 liradan (*) aşağı olmamak üzere bu belgelere yazılması gereken meblağın yüzde yirmi beşi nispetinde özel usulsüzlük cezası kesilir.
2 - Perakende satış fişi, ödeme kaydedici cihazla verilen fiş, giriş ve yolcu taşıma bileti, sevk irsaliyesi, taşıma irsaliyesi, yolcu listesi, günlük müşteri listesi ile Maliye Bakanlığı'nca düzenlenme zorunluluğu getirilen belgelerin; kullanılmadığının, düzenlenmediğinin, bulundurulmadığının, irsaliye ve yolcu listesinin ayrıca taşıtta bulundurulmadığının, düzenlenen belgelerde aslı ile örneğinde farklı meblağlara yer verildiğinin veya gerçeğe aykırı olarak düzenlendiğinin tespiti halinde; her bir belge için (94/6296 sayılı kararla artırılan miktar) (1.1.1995 tarihinden geçerli olmak üzere) 1.500.000.-lira (*) özel usulsüzlük cezası kesilir.
3 - 232'nci maddenin birinci fıkrasının 1 ilâ 5 numaralı bentlerinde sayılmayan kişilerin, fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu, serbest meslek makbuzu, perakende satış vesikası, ödeme kaydedici cihaz fişi ve giriş ve yolcu taşıma biletlerini almadıklarının tespit edilmesi halinde, bunlara münhasıran bu maddenin 1 numaralı bendinde belirtilen cezanın beşte biri kadar özel usulsüzlük cezası kesilir. Şu kadar ki, bu cezanın kesilebilmesi için, belge alınmadığına ilişkin tespitin vergi incelemesine yetkili olanlar tarafından yapılması şarttır. Bu hükmün uygulanmasında belge düzenlenmediğine ve alınmadığına ilişkin tespit tutanağının bu belgeleri almayan veya vermeyenlere verilen örneği, ceza ihbarnamesi yerine geçer ve ceza 7 gün içinde ödenir. Bu cezanın tespit tutanağının düzenlendiği gün içinde ödenmesi halinde cezanın yarısı indirilir. 7 gün geçtiği halde ödenmeyen ceza iki kat olarak tahsil edilir.
4- Günlük kasa defteri, günlük perakende satış ve hasılat defteri, serbest meslek kazanç defteri ile Maliye Bakanlığı'nca tutulma ve günü gününe kayıt edilme mecburiyeti getirilen defterlerin günü gününe tutulmaması veya yoklama ve incelemeye yetkili olanlara istenildiğinde ibraz edilmemesi halinde ve vergi Kanunlarının uygulanması bakımından levha bulundurma veya asma zorunluluğu bulunan mükelleflerin bu zorunluluğa uymamaları halinde her tespitte (94/6296 sayılı Kararla artırılan miktar) (1.1.1995 tarihinden geçerli olmak üzere) 1.500.000. lira (*) Özel usulsüzlük cezası kesilir.
6- Bu Kanuna göre belirlenen muhasebe standartlarına tek düzen hesap planına mali tablolara ilişkin usul ve esaslara uymayanlara (94/6296 sayılı Kararla artırılan miktar) ( 1.1.1995 tarihinden geçerli olmak üzere) 37.500.000. lira (*) özel usulsüzlük cezası kesilir.
----------------------------
(***) ( 4008 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
Özel usulsüzlük ve cezaları:
a) Fatura ve benzeri Evrak vermeyen ve almayanların cezası:
MADDE 353- 1- ( 3239 sayılı Kanunun 26'ncı maddesiyle değişen şekli) ( 93/5144 sayılı Kararla artırılan miktarlar) ( 1.1.1994 tarihinden geçerli olmak üzere) 232.234.235 ve 236'ncı maddeler gereğince verilmesi ve alınması icap eden fatura, gider pusulası ve müstahsil makbuzu ile serbest meslek makbuzunu vermeyen ve almayanlardan her birine, her fatura, gider pusulası,müstahsil makbuzu ve serbest meslek makbuzu için 150.000 liradan (Çiftçilerde 15.000 liradan) aşağı olmamak üzere bu vesikalara yazılması gereken meblağın yüzde üçü (Çiftçiler için yüzde biri) nispetinde özel usulsüzlük cezası kesilir.
Bir takvim yılı içinde her bir bölge nevine ilişkin olarak tespit olunan yukarıda yazılı özel usulsüzlükler için kesilecek cezanın toplamı 75.000.000. lirayı geçemez.(*)
2- (93/5144 sayılı Kararda artırılan miktar) ( 1.1.1994 tarihinden geçerli olmak üzere) Bu Kanunun 233 üncü maddesinde yazılı perakende satış vesikaları, perakende satış fişleri, ödeme kaydedici cihazlarla verilen fişler ile giriş ve yolcu taşıma biletleri ile sevk irsaliyesi taşıma irsaliyesi yolcu listesi ve müşteri listesi kullanmak mecburiyetinde olanların bu belgelerin kullanmadıklarının irsaliye ve yolcu listesini ayrıca taşıtta bulundurmadıklarının tespiti halinde kullanmadıkları bulundurmadıkları aslı ile örneğinde farklı meblağlara yer verdikleri veya gerçek bedelin altında düzenledikleri her bir belge için 150.000 lira özel usulsüzlük cezası kesilir.(**)
(3505 sayılı Kanunun 5 inci maddesiyle eklenen fıkra)( 93/5144 sayılı Kararla artırılan miktar) (1.1.1994 tarihinden geçerli olmak üzere) Maliye ve Gümrük Bakanlığınca düzenleme ve bulundurma mecburiyeti getirilen belgeleri kullanmak ve düzenlemek mecburiyetinde olanların bu belgeleri düzenlemediklerinin kullanmadıklarının bulundurmadıklarının veya gereğe aykırı olarak düzenlediklerinin tespiti halinde her bir belge için 150.000 lira özel usulsüzlük cezası kesilir. (***)
(93/5144 sayılı Kararla artırılan miktarlar) (1.1.1994 tarihinden geçerli olmak üzere) Ancak bir takvim yılı içinde her bir belge nevine ilişkin olarak kesilecek usulsüzlük cezasının toplamı, her bir tespit için 7.500.000 lirayı aşmamak üzere 75.000.000 lirayı geçemez.(****)
3 - (93/5144 sayılı kararla artırılan miktar) (1.1.1994 tarihinden geçerli olmak üzere) Günlük kasa defteri, günlük perakende satış ve hasılat defteri ve serbest meslek kazanç defterinin işyerinde bulundurulmaması veya bu defterlere yazılması gereken işlemlerin günü gününe deftere kayıt edilmemesi veya yoklama ve incelemeye yetkili olanlara istendiğinde ibraz edilmemesi halinde ve vergi kanunlarının uygulaması bakımından levha bulundurma veya asma zorunluluğu bulunan mükelleflerin bu zorunluluğa uyamamaları halinde her tespitte 45.000 lira özel usulsüzlük cezası kesilir. (*****)
(3505 sayılı Kanunun 5'inci maddesiyle eklenen fıkra) (93/5144 sayılı Kararla artırılan miktar)(1.1.1994 tarihinden geçerli olmak üzere) Maliye ve Gümrük Bakanlığınca tutulma ve günü gününe kayıt edilme mecburiyeti gerektirilen defterlerin günü gününe tutulmaması, işyerinde bulundurulmaması veya yetkili elemanlara ibraz edilmemesi halinde. Her bir tespit için 450.000 lira özel usulsüzlük cezası kesilir. (******)
4 - (3505 sayılı Kanunun 5'inci maddesiyle eklenen bent) (93/5144 sayılı Kararla artırılan miktarlar) (1.1.1994 tarihinden geçerli olmak üzere) Bu Kanunun mükerrer 354 üncü maddesine göre işyerleri kapatılan ve işletme hesabı esasına göre defter tutan mükelleflere; bir takvim yılı içindeki ilk uygulama için 1.500.000 lira, ikinci uygulama için 3.000.000 lira, üçüncü ve daha sonraki her uygulama için ise 6.000.000 lira özel usulsüzlük cezası ayrıca kesilir. Bilanço usulü esasına göre defter tutan mükellefler ile serbest meslek erbabı için bu cezalar bir kat artırılarak uygulanır. (*******)
Bu maddede yazılı usulsüzlükler sonucunda vergi ziyanı da meydana geldiği takdirde bu ziyanın gerektirdiği vergi cezaları ayrıca kesilir ve bu cezalar hakkında 33'üncü madde hükmü uygulanmaz. (********)
----------------------------
(*) (89/14918 sayılı Kararla artırılan ve 1.1.1990 - 31.12.1993 döneminde uygulanan miktarlar sırasıyla) 50.000.- lira, 5.000.- Lira. 25.00.000.- Lira.
(89/14439 sayılı kararla artırılan ve 1.9.1989 - 1.1.1990 döneminde uygulanan miktarlar sırasıyla) 25.000.- Lira, 2.500.- Lira. 12.500.000.- Lira.
(88/13603 sayılı Kararla artırılan ve 1.1.1989 - 1.9.1989 döneminde uygulanan miktarlar sırasıyla) 10.000.- Lira 1.000.- Lira. 5.000.000.- Lira.
(3239 sayılı Kanunun 26'ncı maddesiyle getirilen ve 1.1.1986-1.1.1989 döneminde uygulanan miktarlar sırasıyla) 5.000.- Lira, 500.- Lira. 2.500.000.- Lira.
(**) (89/14918 sayılı Kararla artırılan ve 1.1.1990-31.12.1993 döneminde uygulanan miktar) 50.000.- Lira,
(89/14439 sayılı Kararla artırılan ve 1.9.1989-1.1.1990 döneminde uygulanan miktar) 25.000.- Lira.
(88/13603 sayılı kararla artırılan 1.1.1989-1.9.1989 döneminde uygulanan miktar) 10.000.- Lira.
(3239 sayılı Kanunun 26'ncı maddesiyle getirilen ve 1.1.1986-1.1.1989 döneminde uygulanan miktar 5.000.- Lira.
(***) (89/14918 sayılı kararla artırılan ve 1.1.1990-31.12.1993 döneminde uygulanan miktar) 50.000.- Lira.
(89/14489 sayılı kararla artırılan ve 1.9.1989-1.1.1990 döneminde uygulanan miktar) 25.000.- Lira.
(3505 sayılı Kanunun 5'inci maddesiyle getirilen ve 1.1.1989-1.9.1989 döneminde uygulanan miktar) 10.000.- Lira.
(****) (89/14918 sayılı kararla artırılan ve 1.1.1990-31.12.1993 döneminde uygulanan miktarlar sırasıyla) 2.500.000.- Lira 25.000.000.- Lira
(89/14439 sayılı kararla artırılan ve 1.9.1989-1.1.1990 döneminde uygulanan miktarlar sırasıyla) 1.250.000.- Lira 12.500.000.- Lira
(88/13603 sayılı Kararla artırılan ve 1.1.1989-1.9.1989 döneminde uygulanan miktarlar sırasıyla) 500.000.- Lira. 5.000.000.- Lira.
(3239 sayılı Kanunun 26'ncı maddesiyle getirilen ve 1.1.1986-1.1.1989 döneminde uygulanan miktarlar sırasıyla) 250.000.- Lira 2.500.000.- Lira.
(*****) (89/14918 sayılı kararla artırılan ve 1.1.1990-31.12.1993 döneminde uygulanan miktar) 150.000.- Lira.
(89/14439 sayılı kararla artırılan ve 1.9.1989-1.1.1990 döneminde uygulanan miktar) 75.000.- Lira.
(88/13603 sayılı Kararla artırılan ve 1.1.1989-1.9.1989 döneminde uygulanan miktar) 50.000.- Lira.
(3239 sayılı Kanunun 26'ncı maddesiyle getirilen ve 1.1.1986-1.1.1989 döneminde uygulanan miktar) 25.000.- Lira.
(******) (89/14918 sayılı kararla artırılan ve 1.1.1990-31.12.1993 döneminde uygulanan miktar) 150.000.- Lira.
(89/14439 sayılı Kararla artırılan ve 1.9.1989-1.1.1990 döneminde uygulanan miktar sırasıyla) 75.000.- Lira.
(3505 sayılı kanunun 5 inci maddesiyle getirilen ve 1.1.1989-.9.1989 döneminde uygulanan miktar) 50.000.- Lira.
(*******) (89/14918 sayılı kararla artırılan ve 1.1.1990 - 31.12.1993 döneminde uygulanan miktarlar sırasıyla) 500.000.- Lira, 1.000.000.- Lira, 2.000.000.- lira
(89/14439 sayılı kararla artırılan ve 1.9.1989-1.1.1990 döneminde uygulanan miktarlar sırasıyla) 250.000.- Lira, 500.000.- Lira 1.000.000.- Lira.
(3505 sayılı kanunun 5 inci maddesiyle getirilen ve 1.1.1989-1.9.1989 döneminde uygulanan miktarlar sırasıyla) 50.000.- Lira 100.000.- Lira, 200.000.- Lira.
----------------------------
Özel usulsüzlükler ve cezaları: a) Fatura ve benzeri evrak vermeyen ve almayanların cezası
(********) Madde 353-(Değişmeden önceki şekli) (2365 sayılı Kanunun 77 inci maddesiyle değişen şekli) 1 - 232, 234, 235 ve 236'ncı maddeler gereğince verilmesi ve alınması icap eden fatura, gider pusulası ve müstahsil makbuzu ile serbest meslek makbuzunu vermeyen ve almayanlardan her birine, her fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ve serbest meslek makbuzu için beş yüz liradan (Çiftçilerde elli liradan) aşağı olmamak üzere bu vesikalara yazılması gereken meblağın yüzde üçü (Çiftçiler için yüzde biri) nispetinde usulsüzlük cezası kesilir.
(2686 sayılı kanunun 38 inci maddesiyle değişen şekli) Bir takvim yılı içinde her bir belge nevine ilişkin olarak tespit olunan yukarda yazılı usulsüzlükler için kesilecek cezanın toplamı 500.000 lirayı geçemez.
(Değişmeden önceki şekli) bir takvim yılı içinde tespit olunan yukarıda yazılı usulsüzlüklerin hepsi için kesilecek cezaların toplamı elli bin lirayı aşamaz.
2 - (2686 sayılı kanunun 38 inci maddesiyle değişen şekli) Bu kanunun 233 üncü maddesinde yazılı perakende satış vesikaları ile taşıma irsaliyesi, sevk irsaliyesi, yolcu listesi ve müşteri listesi kullanmak mecburiyetinde olanların bu belgeleri kullanmadıklarının, irsaliye ve yolcu listesini ayrıca taşıtta bulundurmadıklarının tespiti halinde, kullanmadıkları veya bulundurmadıkları her bir belge için 500 lira özel usulsüzlük cezası kesilir.
İşletme Vergisi Kanununun 11 inci maddesiyle yazılı perakende satış vesikası (232 nci maddenin son fıkrası uyarınca bu vesikalar yerine kullanılan faturalar dahil) veya makineli kasa kullanımına izin verilen hallerde müşteri fişi kullanmak mecburiyetinde olanların bu vesikaları kullanmadıklarının tespiti halinde, kullanmadıkları her bir muamele için 500 lira özel usulsüzlük cezası kesilir.
Ancak bir takvim yılı içinde her bir belge nevine ilişkin olarak kesilecek usulsüzlük cezasının toplamı her bir tespit için 50.000 lirayı aşmamak üzere 500.000 lirayı geçemez.
2 - (Değişmeden önceki şekli) Bu kanuna göre 233 üncü maddede yazılı perakende satış vesikaları ile taşıma irsaliyesi, sevk irsaliyesi, yolcu listesi ve müşteri listesi kullanmak mecburiyetinde olanların yukarıda yazılı bu belgeleri kullanmadıklarının irsaliye ve yolcu listesini ayrıca taşıtta bulundurmadıklarının tespiti halinde, kullanmadıkları veya bulundurmadıkları her bir belge için 5.000 lira özel usulsüzlük cezası kesilir.
İşletme Vergisi Kanununun 11 inci maddesiyle yazılı perakende satış vesikası (232 inci maddenin son fıkrası uyarınca bu vesikalar yerine kullanılan faturalar dahil) veya makineli kasa kullanımına izin verilen hallerde müşteri fişi kullanmak mecburiyetinde olanların bu vesikaları kullanmadıklarının tespiti halinde, kullanmadıkları her bir muamele için 500 lira özel usulsüzlük cezası kesilir.
Ancak, bir takvim yılı içinde her bir belge nevine ilişkin olarak kesilecek usulsüzlük cezasının toplamı, her bir tespit için 50.000.- lirayı aşmamak üzere 500.000.- lirayı geçemez.
2 - (Değişmeden önceki şekli) Bu kanuna göre 233 üncü maddede yazılı perakende satış vesikaları ile taşıma irsaliyesi, sevk irsaliyesi yolcu listesi ve müşteri listesi kullanmak mecburiyetinde olanların yukarda yazılı bu belgeleri kullanmadıklarının irsaliye ve yolcu listesini ayrıca taşıtta bulundurmadıklarının tespiti halinde, kullanmadıkları veya bulundurmadıkları her bir belge için 5.000.- lira özel usulsüzlük cezası kesilir.
3 - Günlük kasa defteri, günlük perakende satış ve hasılat defteri ve serbest meslek kazanç defterinin işyerinde bulundurulmaması veya bu defterlere yazılması gereken işlemlerin günü gününe deftere kayıt edilmemesi veya incelemeye yetkili olanlara istendiğinde ibraz edilmemesi halinde her bir tespit için 2.500 lira özel usulsüzlük cezası kesilir.
4 - Bu kanunun 5 inci maddesinde yazılı esaslara göre levha asmayan mükelleflere her tespitte 5.000 lira özel usulsüzlük cezası kesilir.
Bu maddede yazılı usulsüzlükler sonucunda vergi ziyanı da meydana geldiği takdirde bu ziyanın gerektirdiği vergi cezaları ayrıca kesilir ve bu cezalar hakkında 336'ncı madde hükmü uygulanmaz.
----------------------------
(Değişmeden önceki şekli)
Özel Usulsüzlük cezaları:
a) Fatura ve benzeri evrak vermeyen ve almayanların cezası:
Madde 353 - (Değişmeden önceki şekli) 232, 234, 235 ve 236'ncı maddeler gereğince verilmesi ve alınması icap eden fatura, gider pusulası ve müstahsil makbuzunu vermeyen ve almayanlardan her birine ve serbest meslek makbuzunu vermeyenlere her fatura gider pusulası, müstahsil makbuzu ve serbest meslek makbuzu için yirmi liradan (Çiftçilerde beş liradan) aşağı olmamak üzere bu vesikalara yazılması gereksen meblağın yüzde üçü (Çiftçiler için yüzde biri) nispetinde usulsüzlük cezası kesilir.
Bir takvim yılı içinde tespit olunan yukarda yazılı usulsüzlüklerin hepsi için kesilecek cezaların toplamı beş bin lirayı aşamaz.
Yukarı ki fıkrada yazılı usulsüzlükler neticesinde vergi ziyanı da husule geldiği takdirde bu ziyanın müstehzim olduğu kaçakçılık veya kusur cezaları ayrıca kesilir ve bu cezalar hakkında 336'ncı madde hükmü uygulanmaz.
----------------------------
MADDE 354 - (2365 sayılı kanunun 78'inci maddesiyle 1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılmıştır.) (*)
----------------------------
(*) (2365 sayılı kanunla kaldırılmadan önce 1.1.1981 tarihine kadar uygulanan şekli)
b) Veraset ve intikal vergisinde:
Madde 354 - (485 sayılı kanunun 10 uncu maddesiyle değişen şekli) Veraset ve intikal vergisi beyannamelerini kanuni süresinin bitmesini takip eden günden başlayarak 15 günü içinde verenlere, 25 liradan az 250 liradan çok olmamak şartıyla verginin % 2'si; daha sonra verenlere, 100 liradan az 2.000 liradan çok olmamak şartıyla % 5'i tutarında usulsüzlük cezası kesilir.
----------------------------
İşyeri kapatma cezası:
MÜKERRER MADDE 354 - (3239 sayılı kanunun 27 inci maddesiyle eklenen 1.1.1986 tarihinden geçerli madde) Yetkililerce, 353 üncü maddenin 1 ve 2 numaralı bentlerinde yazılı belgelerin bir takvim yılı içinde üç defa kullanılmadığının veya bulundurulmadığının tespiti halinde mükelleflerin işyerleri Maliye ve Gümrük Bakanlığının kararı ile bir haftaya kadar kapatılabilir. Bakanlık bu yetkisini mahalline devredebilir.
Kapatma yetkisine ve bu yetkinin mahalline devrine ilişkin usul ve esaslar Maliye ve gümrük Bakanlığınca belirlenir.
Ancak, işyeri kapatma cezasının uygulanabilmesi için yukarıdaki fıkrada belirtilen belgelerin kullanılmadığının veya bulundurulmadığının ikinci defa tespiti üzerine mükellefin bir yazı ile uyarılması ve tekerrürü halinde işyeri kapatma cezası uygulanacağının duyurulmuş olması şarttır.
(4008 sayılı kanunun 18 inci maddesiyle eklenen fıkra) (6.7.1994 tarihinden geçerli olmak üzere) Uygulanacak safhaya gelen işyeri kapatma cezası, kapatma kararının uygulanmasından önce mükelleflerin yazılı olarak istemeleri halinde para cezasına çevrilir. İşyeri kapatma cezasının para cezasına çevrilmek suretiyle uygulanmasından sonra aynı takvim yılı içerisinde işlenen fiiller nedeniyle uygulanacak safhaya gelen işyeri kapatma cezaları para cezasına çevrilmez.
(4008 sayılı kanunun 18 inci maddesiyle eklenen fıkra) (6.7.1994 tarihinden geçerli olmak üzere) Para cezası, sanayi sektöründe çalışan 16 yaşından büyük işçiler için belirlenen ve kapatma kararına ilişkin yazının mükellefe tebliğ edildiği tarihte yürürlükte bulunan asgari ücretin bir yıllık brüt tutarından az olmamak üzere, mükelleflerin bir önceki yıl gelir veya kurumlar vergisi beyannamelerinde yer alan dönem kazancının yüzde beşi olarak hesaplanır ve bir yazı ile mükellefe bildirilir. Hesaplanan para cezası, mükellefe tebliğ edildiği tarihten itibaren 15 gün içerisinde tamamen ödenmediği takdirde, işyeri kapatma cezası uygulanır.
(3505 sayılı kanunun 6'ncı maddesiyle eklenen 1.1.1989 tarihinden geçerli fıkra) Kapatılan işyerine asılan, kapatmaya ilişkin levhanın görünmesinin engellenmesi veya başka bir levhanın veya duyurunun işyerinin herhangi bir yerine asılması halinde, uygulanmakta olan kapatma cezası; bu cezanın süresi kadar artırılarak uygulanır.
Mükellefler hakkında işyeri kapatma cezası uygulanmış olması, diğer cezaların uygulanmasına engel teşkil etmez.
b) Damga vergisinde:
MADDE 355 - (2365 sayılı kanunun 79 uncu maddesiyle değişen şekli) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) a) Damga vergisi mevzuuna giren kağıtlar ve ilanlara yapıştırılan pullar, Damga Vergisi Kanununun belli ettiği şekilde iptal edilmemişse, iptal edilmemiş olan pulların kıymeti üzerinden maktu vergilerde yüzde 50, nispi vergilerde yüzde 10 vergi cezası kesilir. Bu hüküm, resmi daireler, noterler, bankalar ve anonim şirketlerle 3659 sayılı kanuna tabi kurumlara ve derneklere ibraz edilen veya gönderilen kağıt ve ilanların iptal edilmemiş pulları hakkında uygulanamaz.
b) Damga Vergisi ilgili Vergisi Kanununda belli edildiği şekilde ifade edilmeyen hallerde maktu vergilerde verginin yüzde 50'si ve nispi vergilerde yüzde 10'u nispetinde usulsüzlük cezası alınır. (*)
----------------------------
(*) (2365 sayılı kanunla değişmeden önce 1.1.1981 tarihine kadar uygulanan şekli)
c) Damga resminde:
Madde 355 - a) Damga resmi mevzuuna giren k>ağıtlar ve ilanlara yapıştırılan pullar, Damga Resmi Kanununun belli ettiği şekilde iptal edilmezse, iptal edilmemiş olan pulların kıymeti üzerinden maktu resimlerde yüzde 50, nispi resimlerde yüzde 10 vergi cezası kesilir. Bu hüküm, resmi daireler, noterler, bankalar ve anonim şirketlerle 3659 sayılı Kanuna tabi kurumlara ve derneklere ibraz edilen veya gönderilen k>ağıt ve ilanların iptal edilmemiş pulların hakkında uygulanmaz.
b) Damga Resmi ilgili Vergi Kanununda belli edildiği şekilde ifa edilmeyen hallerde maktu resimlerde resmin yüzde 50'si ve nispi resimlerde yüzde 10'u nispetinde usulsüzlük cezası alınır.
----------------------------
d) Bilgi vermekten çekinenler ile 256, 257 inci madde hükmüne uymayanlar için ceza:
MÜKERRER MADDE 355 - (4369 sayılı Kanunun 13'üncü maddesiyle değişen şekli) (29.7.1998 tarihinden geçerli olmak üzere) Bu Kanunun 86, 148, 149, 150, 256 ve 257 inci maddelerinde yer alan zorunluluklar ile mükerrer 257 inci madde uyarınca getirilen zorunluluklara uymayan (Kamu idare ve müesseselerinde bilgi verme görevini yerine getirmeyen yöneticiler dahil);
1. Birinci sınıf tüccarlar ile serbest meslek erbabı hakkında (Yeniden Değerleme Oranının % 52.1 olması ile 1.1.2000 tarihinden geçerli olmak üzere değişen miktar) 300.000.000 lira (*)
2. İkinci sınıf tüccarlar, defter tutan çiftçiler ile kazancı basit usulde tespit edilenler hakkında (Yeniden Değerleme Oranının % 52.1 olması ile 1.1.2000 tarihinden geçerli olmak üzere değişen miktar) 150.000.000 lira (*)
3. Yukarıdaki bentlerde yazılı bulunanlar dışında kalanlar hakkında (Yeniden Değerleme Oranının % 52.1 olması ile 1.1.2000 tarihinden geçerli olmak üzere değişen miktar) 76.000.000 lira (*) Özel usulsüzlük cezası kesilir.
Bu hükmün uygulanması için, bilgi ve ibraz ödevinin yerine getirilmesiyle ilgili olarak yapılacak tebliğlerde bilginin verilmesi için tayin olunan sürede cevap verilmemesi, eksik veya yanıltıcı bilgi verilmesi veya defter ve belge ibrazı için tayin olunan süre ile defter ve belgelerin süresinde ibraz edilmemesi durumunda haklarında Kanunun ceza hükümlerinin uygulanması cihetine gidileceğinin ilgililere yazılı olarak bildirilmesi şarttır.
Özel usulsüzlük cezası kesilmesine rağmen mecburiyetleri yerine getirmeyenlere yeniden süre verilerek bu mecburiyetleri yerine getirmeleri tebliğ olunur. Verilen sürede bu mecburiyetlerin yerine getirilmemesi halinde yukarıda yazılı özel usulsüzlük cezaları bir kat artırılarak uygulanır. (*)
----------------------------
(*) (Değişmeden önceki miktarlar)
(98/12044 sayılı Kararla artırılan ve 1.1.1999 - 31.12.1999 döneminde uygulanan miktarlar sırasıyla) 1) 2000 2) 100.000.000 3) 50.000.000 lira.
(4369 Kanunla değiştirilen 29.7.1998 ve 31.12.1998 döneminde uygulanan miktarlar sırasıyla) 1) 100.000.000.000 3) 25.000.0000 lira.
(*) (95/7595 sayılı Kararla artırılan ve 1.1.1996-31.12.1997 döneminde uygulanan miktar) 3.000.000.-Lira
(94/6296 sayılı Kararla artırılan ve 1.1.1995-31.12.1995 döneminde uygulanan miktarlar sırasıyla) 6.000.000.- lira. 3.000.000.- lira. 2.000.000.- lira.
(23/5144 sayılı Kararla artırılan ve 1.1.1994-31.12.1994 döneminde uygulanan miktarlar sırasıyla) 3.000.000.- lira. 1.500.000.- lira 990.000.- lira.
(92/3894 sayılı Karala artırılan ve 1.1.1993-31.12.1993 döneminde uygulanan miktarlar sırasıyla) 1.000.000.- lira. 500.000.- lira 330.000.- lira.
(89/14918 sayılı Kararla artırılan ve 1.1.1990-1.1.1993 döneminde uygulanan miktar sırasıyla) 600.000.- lira, 300.000.- lira, 200.000.- lira.
(88/13603 sayılı Kararla artırılan ve 1.1.1989-1.1.1990 döneminde uygulanan miktarlar sırasıyla) 300.000.- lira 150.000.- .lira.
(3239 sayılı Kanunun 37'nci maddesiyle artırılan ve 1.1.1986-1.1.1989 döneminde uygulanan miktarlar sırasıyla) 150.000.- lira. 75.000 lira. 50.000.- lira.
----------------------------
(*) (4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
MÜKERRER MADDE 355 - (2365 sayılı kanunun 80 inci maddesiyle eklenen 1.1.1981 tarihinden geçerli madde) Bu kanunun 86, 148 ve 257 inci maddeleriyle 150 inci maddesinin 4 numaralı bendi hükümlerine çekinme sebebi olmaksızın riayet etmeyenlerde (Kamu İdare ve Müesseseleri hariç);
(3946 sayılı Kanunun 1'inci maddesi ve 9567595 sayılı Kararla artırılan miktarlar) (1.1.1996 tarihinden geçerli olmak üzere)
1 - Birinci sınıf tüccarlar ve bilanço esasına göre defter tutan çiftçiler ile serbest meslek erbabı (Götürü usulde vergilendirilenler hariç) hakkında (10.000.000) (*) lira,
2 - İkinci sınıf tüccarlar ile zirai işletme hesabı esasına göre defter tutan çiftçiler hakkında (5.000.000) (*) lira,
3 - Yukarıdaki bentlerde yazılı bulunanlar dışında kalanlar hakkında(97/10345 sayılı Kararla artırılan miktar)(1.1.1998 tarihinden geçerli olmak üzere) (3.300.000) (*) lira,
Özel usulsüzlük cezası kesilir.
Bu hükmün uygulanması için 148'inci madde gereğince bilgi istenilirken yapılacak tebliğlerde bilginin verilmesi için tayin olunan süre ile süresinde cevap verilmediği veya eksik veya yanıltıcı bilgi verildiği takdirde haklarında kanunun ceza hükümlerinin uygulanması cihetine gidileceğinin ilgililere yazılı olarak bildirilmesi şarttır.
----------------------------
MADDE 356 - 1 - Resmi daireler, noterler, bankalar ve anonim şirketlerle 3659 sayılı Kanuna tabi kurumlara ve derneklere ibraz edilen veya gönderilen ve pulları Vergi Kanununun belli ettiği şekilde iptal edilmemiş bulunan evrakı, pullarını resmi mühür veya damga vaazı suretiyle iptal etmeden muameleye koyanlar adına her varaka için (Yeniden Değerleme Oranının % 52.1 olması ile 1.1.2000 tarihinden geçerli olmak üzere değişen miktarlar) 30.000 (*) lira ceza kesilir. Ancak müteaddit nüsha olarak tanzim edilmiş olan evrak için bu fıkra gereğince her şahıstan alınacak cezanın toplamı 1.500.000 (*) lirayı geçemez.
2 - (488 sayılı Kanunun 31/7'nci maddesiyle fıkra kaldırılmıştır.) (**)
3 - Pulsuz veya pulu noksan kağıtları, usulen resmi ve para cezası tahsil edilmeden tasdik eden veya örneklerini çıkarıp veren noterler adına her kağıt için (Yeniden Değerleme Oranının % 52.1 olması ile 1.1.2000 tarihinden geçerli olmak üzere değişen miktar) 150.000 (***) lira ceza kesilir.
4 - (488 sayılı Kanunun 31/7'nci maddesiyle fıkra kaldırılmıştır.) (****)
----------------------------
(*) (Değişmeden önceki miktarlar)
1 - (98/12044 sayılı Kararla artırılan ve 1.1.1999 - 31.12.1999 döneminde uygulanan miktarlar sırasıyla) 20.000 - 1.000.000.- lira.
1 - (95/7595 sayılı Kararla artırılan ve 1.1.1996 - 31.12.1998 döneminde uygulanan miktarlar sırasıyla) 10.000 - 500.000 lira.
1 - (94/6296 sayılı Kararla artırılan ve 1.1.1995- 31.12.1995 döneminde uygulanan miktarlar sırasıyla) 6.000.- lira, 300.000.- lira,
1 - (93/5144 sayılı Kararla artırılan ve 1.1.1994-31.12.1994 döneminde uygulanan miktarlar sırasıyla) 3.000.- lira, 150.000.- lira,
1 - (92/3894 sayılı Kararla artırılan ve 1.1.1993-31.12.1993 döneminde uygulanan miktarlar sırasıyla) 1.000.- lira, 50.000., lira,
1 - (89/14918 sayılı Kararla artırılan ve 1.1.1990-1.1.1993 döneminde uygulanan miktarlar sırasıyla) 400.- lira, 20.000.- lira
(88/13603 sayılı Kararla artırılan ve 1.1.1989-1.1.1990 döneminde uygulanan miktarlar sırasıyla) 200 lira. 10.000 lira
1 - (3239 sayılı Kanunun 37'nci maddesiyle artırılan ve 1.1.1986-1.1.1989 döneminde uygulanan miktarlar sırasıyla) 100 Lira. 5.000 lira.
----------------------------
(**) (488 sayılı Kanunla kaldırılmadan önceki fıkra)
2 - Gerçek ve tüzelkişiler tarafından resmi dairelere verilen her nevi dilekçe, istifanamelerle, tayiha, muhtıra, beyanname ve ihbarnamelerin ve bu mahiyette resmi makamlara çekilen telgraf namelerin mühürlü ve imzalı nüshalarını pulsuz veya pulu noksan olduğu takdirde resmi ifa edilmeden veya pulu tamamlatılmadan kabul edilmez ve muameleye konulmaz. Bu evrakı resmi ifa edilmeden veya noksanı tamamlanmadan kabul eden ve muameleye koyanlar adına her kağıt için elli kuruş ceza kesilir.
Bu gibi evrak ile gönderilmiş olduğu takdirde durumu ve resim ve ceza ile mükellef olanlar bir tutanakla tespit edilerek keyfiyet pulsuz veya noksan pullu kağıt üzerine şerh edildikten sonra muameleye konulur. Buna riayet etmeden muameleye koyanlar hakkında yukarı ki fıkrada yazılı ceza hükmü uygulanır.(***) (94/6296 sayılı Kararla artırılan ve 1.1.1995-31.12.1995 döneminde uygulanan miktar) 30.000.- lira
----------------------------
(***) (Değişmeden önceki miktar)
3 - (98/12044 sayılı Kararla artırılan ve 1.1.1999 - 31.12.1999 döneminde uygulanan miktar) 100.000.- lira
3 - (95/7595 sayılı Kararla artırılan ve 1.1.1996 - 31.12.1998 döneminde uygulanan miktar) 50.000.- lira
3 - (94/6296 sayılı Kararla artırılan ve 1.1.1995 - 31.12.1995 döneminde uygulanan miktar) 30.000.- lira.
3 - (93/5144 sayılı Kararla artırılan ve 1.1.1994-31.12.1994 döneminde uygulanan miktar) 15.000.- lira.
----------------------------
(****) (488 sayılı Kanunla kaldırılmadan önceki fıkra)
4 - Damga resminin defter ve kayıt nizamı ile muhafaza ve ibraz ödevlerine ait usulsüzlüklerde de 352'nci madde hükmü uygulanır.
----------------------------
(4369 sayılı Kanunun 14'üncü maddesiyle bölüm başlığı değiştirilmiştir) (1)
----------------------------
(1) (4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki bölüm başlığı)
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Ceza Mahkemelerince Yargılanacak
Suçlar ve Cezaları
----------------------------
Hileli Vergi Suçu:
MADDE 357 - (2365 sayılı Kanunun 81'inci maddesiyle 1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılmıştır) (*)
----------------------------
(*) (2365 sayılı Kanunla kaldırılmadan önce 1.1.1981 tarihine kadar uygulanan şekli)
Hileli Vergi Suçu:
Madde 357 -Beyanname verilmiş olsun veya olmasın aşağıdaki fiillerden biri ile verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesine veya eksik tahakkuk ettirilmesine sebebiyet verilmesi hileli vergi suçudur.
1 - Çift defter kullanmak (Bu kanuna göre tutulması mecburi olan defterlere kaydı gereken hususların, vergi matrahının azalmasını tevlit edecek tarzda diğer defter ve evrakta toplanması, çift defter kullanmaktır.);
2 - Sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı vesikalar tanzim etmek veya bunların bilerek kullanmak;
3 - Vesikaları tahrif etmek, asıllarına uygun olmayan vesika ve suretler tanzim etmek veya tahrif edilmiş vesikalarla asıllarına uygun olmayarak tanzim edilmiş vesika ve suretleri bilerek kullanmak:
4 - Vergi kanunlarına göre tutulması mecburi olan defter kayıtlarını tahrif etmek veya bu defterlerde mevhum adlara hesap açmak veyahut her türlü hesap ve muhasebe hileleri yapmak:
5 - Vergi kanunlarına göre tutulması mecburi olan defterlerin sahifelerini yok ederek yerlerine başka yapraklar koymak veya hiç yaprak koymamak;
6 - Vergi kanunlarına göre tutulması ve muhafazası mecburi olan defter veya vesikaları yok etmek veya gizlemek (Mevcudiyetleri sabit olduğu halde vergi incelenmesine yetkili kimselere inceleme sırasında defter ve sikaların ibraz edilmemesi gizleme demektir);
7 - Bir vergilendirme dönemi içinde toplamı yirmi bin lirayı aşan satış bedeli ve beş bin lirayı aşan ücret, faiz, komisyon, iştirak kazancı, kira bedeli gibi hasılat, kazanç ve iratları bu kanuna göre tutulması mecburi defterlerden hiç birine kaydetmemek ve beyannamede de göstermemek. (Beyanname verilmemiş olması halinde hasılat, kazanç ve iratlar beyannamede gösterilmemiş sayılır.)
----------------------------
Kaçakçılığa Teşebbüs Suçunun Tarifi:
MADDE 358 - (4369 sayılı Kanunun 82/1-b maddesiyle 1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılmıştır) (*)
----------------------------
(*) (4369 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki şekli)
Kaçakçılığa Teşebbüs Suçunun Tarifi:
MADDE 358 - 1 - (4008 sayılı Kanunun 19'uncu maddesiyle değişen şekli) (6.7.1994 tarihinden geçerli olmak üzere) 344'üncü maddenin 1-6 numaralı bentlerinde yazılı kaçakçılık suçları veya bir hesap dönemi içinde ayrı tarihlerde en az dört defa fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu, serbest meslek makbuzu düzenlememe ve iki defa vesikasız mal bulundurma fiilleri, verginin tarhı için kanunda belli edilen sürenin girmesinden önce meydana çıkaranlar, bu fiillerin vergi ziyanına neden olup olmayacağına bakılmaksızın;
2 - Bu kanunun 127'nci maddesinin (d) bendi uyarınca Maliye Bakanlığının özel işaretli görevlisinin ikazına rağmen durmayan aracın sürücüsü;
3 - Muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge basan veya mükerrer 257'nci maddenin vergi yetkiye dayanılarak çıkartılan Yönetmelikte belirtilen bildirim görevini yerine getirmeyen anlaşmalı matbaalar ile anlaşması olmadığı halde bu kanun uyarınca tutulması veya düzenlenmesi zorunlu belgeleri basanlar ve bu belgeleri kullananlar;
Kaçakçılığa teşebbüs etmiş sayılırlar. (*)
----------------------------
(*) (4008 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
Kaçakçılığa Teşebbüs:
MADDE 358 , (2329 sayılı kanunun 28'inci maddesiyle değişen şekli) 1 - 344 'üncü maddenin 1 - 6 numaralı bentlerinde yazılı fiilleri veya bir hesap dönemi içinde ayrı tarihlerde en az iki defa fatura, sevk irsaliyesi, gider pusulası, müstahsil makbuzu, serbest meslek makbuzu, taşıma irsaliyesi, yolcu listesi, günlük müşteri listesi düzenlememe ve vesikasız mal bulundurma fiilleri, verginin tarhı için kanunda belli edilen sürenin girmesinden önce meydana çıkarılanlar, bu fiillerin vergi ziyanına neden olup olmayacağına bakılmaksızın;
2 - (3505 sayılı Kanunun 34'üncü maddesiyle kaldırılmıştır.) (*)
3 - Bu Kanunun 127'nci maddesinin (d) bendi uyarınca Maliye ve Gümrük Bakanlığının özel işaretli görevlisinin ikazına rağmen araçlarını durdurmayan ve mükerrer 257'nci maddenin verdiği yetkiye dayanılarak çıkartılan yönetmelik gereğince, Maliye ve Gümrük Bakanlığı ve Defterdarlıklar ile anlaşma yapan matbaa işletmecilerinden muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge basan veya basıp dağıtanlar ile yönetmelikte belirtilen bildirimin görevini yerine getirmeyenler;
4 - (305 sayılı kanunun 7 inci maddesiyle eklenen 10.12.1988 tarihinden geçerli bent) Maliye Bakanlığınca veya Defterdarlıklarca izin verilmediği halde, izin almış gibi Vergi Usul Kanunu uyarınca tutulması veya düzenlenmesi zorunlu belgeleri basanlar ve bu belgeleri kullananlar;
Kaçakçılığa teşebbüs etmiş sayılırlar. (**)
----------------------------
(*) 2 - (3505 sayılı kanunla kaldırılmadan önce 1.1.1989 tarihine kadar uygulanan şekli) 3100 sayılı kanun hükmü gereğince mecbur tutuldukları halde ödeme kaydedici cihazları almayanlar, cihazları bozanlar, bozuk cihazları kullanan veya başkalarının kullanmasına müsaade edenler ile bir hesap dönemi içinde ayrı tarihlerde en az iki defa cihazları kullanmamak suretiyle satış fişi vermedikleri tespit edilenler;
(**) Kaçakçılığa teşebbüs:
MADDE 358 - (3239 sayılı kanunla değişmeden önce 1.1.1986 tarihine kadar uygulanan şekli) (2995 sayılı kanunun 3 üncü maddesiyle değişen şekli) 344 üncü maddesinin 1-6 numaralı bentlerinde yazılı fiilleri veya bir hesap dönemi içinde ayrı tarihlerde en az iki defa fatura taşıma irsaliyesi, sevk irsaliyesi, müstahsil makbuzu gider pusulası veya serbest meslek makbuzu düzenlememe fiilleri, verginin tarhı için kanunda belli edilen sürenin girmesinden önce meydana çıkarılanlar, bu fiilleri vergi ziyanını mucip olup olmayacağına bakılmadan kaçakçılığa teşebbüs etmiş sayılırlar.
MADDE 358 - (Değişmeden önceki şekli) (2365 sayılı kanunun 82 inci maddesiyle değişen şekli) 344 üncü maddenin 1-6 numaralı bentlerinde yazılı fiilleri veya bir hesap dönemi içinde ayrı tarihlerde en az iki defa fatura, taşıma irsaliyesi, sevk irsaliyesi, müstahsil makbuzu, gider pusulası veya serbest meslek makbuzu düzenlememe fiilleri, verginin tarhı için kanunda belli yapanlarca vaki yazılı talebe rağmen servet beyanında bulunmayanlar, bu fiillerinin vergi ziyanını mucip olup olmayacağına bakılmadan kaçakçılığa teşebbüs etmiş sayılırlar.
Bu maddenin uygulanmasında 5 inci maddede yazılı esaslara göre levha asma mecburiyetine bir hesap dönemi içinde üç defa uymadıkları tespit edilenler kaçakçılığa teşebbüs etmiş addolunur. Şu kadar ki, bu fıkra hükmünün uygulanabilmesi için ikinci tespit tarihinden itibaren asgari 15 gün geçmiş olması gerekir.
Hileli vergi suçuna teşebbüs:
MADDE 358 - (Değişmeden önceki şekli) 357 inci maddenin 1-6'ncı bentlerinde yazılı fiilleri verginin tarhı için kanunda belli edilen sürenin girmesinden önce meydana çıkarılanlar ile vergi daireleri veya vergi incelemesi yapanlarca vaki yazılı talebe rağmen servet beyanında bulunmayanlar, bu fiillerin vergi ziyanını mucip olup olmayacağına bakılmadan, hileli vergi suçuna teşebbüs etmiş sayılırlar.
----------------------------
(4369 sayılı Kanunun 14'üncü maddesiyle değiştirilen bölüm başlığı)
(1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere)
----------------------------
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Hürriyeti Bağlayıcı Ceza ile Cezalandırılacak Suçlar ve Cezaları
Kaçakçılık suçları ve cezaları:
MADDE 359 - (4369 sayılı Kanunun 14'üncü maddesiyle değişen şekli) (1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) a) Vergi kanunlarına göre tutulan veya düzenlenen ve saklanma ve ibraz mecburiyeti bulunan;
1) Defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hileleri yapanlar, gerçek olmayan veya kayda konu işlemlerle ilgisi bulunmayan kişiler adına hesap açanlar veya defterlere kaydı gereken hesap ve işlemleri vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde tamamen veya kısmen başka defter, belge veya diğer kayıt ortamlarına kaydedenler,
2) Defter, kayıt ve belgeleri tahrif edenler veya gizleyenler (Varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit olduğu halde, inceleme sırasında vergi incelemesine yetkili kimselere defter ve belgelerin ibraz edilmemesi gizleme demektir.) veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar (Muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge, gerçek bir muamele veya duruma dayanmakla birlikte bu muamele veya durumu mahiyet veya miktar itibariyle gerçeğe aykırı şekilde yansıtan belgedir.),
Hakkında altı aydan üç yıla kadar hapis cezası hüküm olunur.
Hüküm olunan hapis cezasının para cezasına çevrilmesinde, hapis cezasının her bir günü için, sanayi sektöründe çalışan on altı yaşından büyük işçiler için hüküm tarihinde yürürlükte bulunan asgari ücretin bir aylık brüt tutarının yarısı esas alınır ve hüküm olunan bu para cezası ertelenemez.
b) Vergi kanunları uyarınca tutulan veya düzenlenen ve saklanma ve ibraz mecburiyeti bulunan;
1) Defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar (Sahte belge, bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgedir.),
2) Belgeleri Maliye Bakanlığı ile anlaşması olmadığı halde basanlar ile sahte olarak basanlar veya bu belgeleri kullananlar,
Hakkında on sekiz aydan üç yıla kadar ağır hapis cezası hüküm olunur.
371 inci maddedeki pişmanlık şartlarına uygun olarak durumu ilgili makamlara bildirenler hakkında bu madde hükmü uygulanmaz.
Kaçakçılık suçlarını işleyenler hakkında bu maddede yazılı cezaların uygulanması 344 üncü maddede yazılı vergi ziyanı cezasının ayrıca uygulanmasına engel teşkil etmez. (*)
----------------------------
(*) (4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
Kaçakçılık Suçuna Hapis Cezası:
MADDE 359 - (4108 sayılı kanunun 9 uncu maddesiyle değişen şekli) (2.6.1995 tarihinden geçerli olmak üzere) Bu Kanunun 344 üncü maddesinin;
1 - 1,4,5 ve 6 numaralı bentlerinde yazılı kaçakçılık suçlarını işleyenler hakkında altı ayda üç yıla kadar hapis cezasına hüküm olunur. Hüküm olunan hapis cezasının para cezasına çevrilmesi halinde, para cezası tutarının hesabında, hapis cezasının her bir günü için sanayi sektöründe çalışan 16 yaşından büyük işçiler için belirlenen yürürlükteki asgari ücretin bir aylık brüt tutarının yarısı esas alınır ve hüküm olunan bu para cezası ertelenemez.
2 - 2 ve 3 numaralı bentlerinde yazılı kaçakçılık suçlarını işleyenler hakkında üç yıldan beş yıla kadar ağır hapis cezası hüküm olunur.
Bu maddenin 1 ve 2 numaralı bentlerinde belirtilen fiilleri tekrar işleyenler hakkında verilecek cezalar bir kat artırılır.
Kaçakçılık suçlarını işleyenler hakkında bu maddede yazılı cezaların uygulanması, 345 inci maddede yazılı vergi cezalarının ayrıca uygulanmasına engel teşkil etmez.(*)
----------------------------
(*) (Değişmeden önceki şekli)
Kaçakçılıkta hapis ve meslekten men cezası:
MADDE 359 - (4008 sayılı kanunun 20 inci maddesiyle değişen fıkra) (1.1.1995 tarihinden geçerli olmak üzere) 344 üncü maddenin 1-6 numaralı bentlerinde yazılı kaçakçılık suçlarını işleyenler hakkında 345 inci maddede yazılı vergi cezalarından ayrı olarak altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile bu kadar müddet ticaret, sanat ve meslek icrasından mahrumiyete hüküm olunur.(*)
Ayrıca masraf hükümlüden sonradan tahsil edilmek üzere keyfiyetin gazete çıkan yerlerde gazete ile, çıkmayan yerlerde mutat vasıtalarla ilan edilmesine de hüküm olunur. (**)
(*) (Değişmeden önceki şekli) (2365 sayılı kanunun 83 üncü maddesiyle değişen şekli) 344 üncü maddenin 1-6'ncı bentlerinde yazılı fiilleri işleyenler hakkında 345 inci maddede yazılı vergi cezalarından ayrı olarak 3 aydan 3 yıla kadar hapis cezası ile bu kadar müddet ticaret, sanat ve meslek icrasından mahrumiyete hüküm olunur.
(3505 sayılı kanunun 8 inci maddesiyle eklenen 1.1.1989 tarihinden geçerli hüküm) Ancak, hapis cezasının paraya çevrilmesine hüküm olunması halinde, para cezası tutarının hesabında, hapis cezasının her bir günü için sanayi sektörü için belirlenen yürürlükteki asgari ücretin bir aylık tutarının yarısı esas alınır.(**) Hileli vergi suçunda ceza:
Madde 359- (2365 sayılı kanunla değişmeden önce 1.1.1981 tarihine kadar uygulanan şekli) 357 inci maddede yazılı   fiilleri işleyenler hakkında 345 inci maddede yazılı cezalardan ayrı olarak üç ayda üç yıla kadar hapis cezası ve bu kadar müddet ticaret, sanat ve meslek icrasından mahrumiyete hüküm olunur.
Ayrıca masraf hükümlüden sonradan tahsil edilmek üzere keyfiyetin gazete çıkan yerlerde gazete ile, çıkmayan yerlerde mutat vasıtalarla ilan edilmesine hüküm olunur.
----------------------------
İştirak:
MADDE 360 - (4369 sayılı Kanunun 15'inci maddesiyle değişen şekli) (1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) Birden fazla kişi 359 uncu maddede sayılan fiillerin icrasına iştirak ettikleri takdirde fiili irtikap edenlerden veya doğrudan doğruya beraber işlemiş olanlardan her biri bundan ayrı ayrı maddi menfaat gözetmek şartıyla o fiile mahsus ceza ile cezalandırılır. Söz konusu fiilleri işlemeye azmettirenlere de aynı cezalar hüküm olunur.
Bu fiillere maddi menfaat gözetmeksizin iştirak edenlere fiile mahsus cezanın dörtte biri hüküm olunur. (*)
----------------------------
(*) (4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
Kaçakçılığa Teşebbüste Hapis Cezası:
MADDE 360 - (4008 sayılı kanunun 21 inci maddesiyle değişen şekli)(1.1.1995 tarihinden geçerli olmak üzere) Bu kanunun 358 inci maddesinde yazılı fiilleri işleyenler hakkında üç aydan bir yıla kadar hapis cezası hüküm olunur.
Kaçakçılığa teşebbüs suçu nedeniyle hüküm olunan hapis cezasının paraya çevrilmesi halinde, para cezası tutarının hesabında; hapis cezasının her bir günü için sanayi sektöründe çalışan 16 yaşından büyük işçiler için belirlenen yürürlükteki asgari ücretin bir aylık brüt tutarının yarısı esas alınır ve hüküm olunan bu para cezası ertelenemez.
----------------------------
(*) Kaçakçılığa teşebbüsün cezası:
MADDE 360 ) (2361 sayılı kanunun 84 üncü maddesiyle değişen şekli) hareketleri 358 inci maddeye uyanlar hakkında bir aydan bir yıla kadar hapis cezası ve bu kadar müddet ticaret, sanat ve meslek icrasından mahrumiyete hüküm olunur. Ayrıca masraf hükümlüden sonradan tahsil edilmek üzer keyfiyetin gazete çıkan yerlerde gazete ile, çıkmayan yerlerde mutat vasıtalarla ilan edilmesine de hüküm olunur.
(3505 sayılı kanunun 9 uncu maddesiyle eklenen 1.1.1989 tarihinden geçerli fıkra) Kaçakçılığa teşebbüs nedeniyle hüküm olunan hapis cezasının her bir günü için sanayi sektörü için belirlenen, yürürlükteki asgari ücretin bir aylık tutarının yarısı esas alınır.
Hileli vergi suçuna teşebbüsün cezası:
MADDE 360 - (2365 sayılı kanunla değişmeden önce 1.1.1981 tarihine kadar uygulanan şekli) Hareketleri 358 inci maddeye uyalar hakkında bir aydan bir yıla kadar hapis cezası ve bu kadar müddet ticaret, sanat ve meslek icrasından mahrumiyete hüküm olunur.
Ayrıca masraf hükümlüden sonradan tahsil edilmek üzere keyfiyetin gazete çıkan yerlerde gazete ile, çıkmayan yerlerde mutat vasıtalarla ilan edilmesine hüküm olunur.
----------------------------
Bilgi vermekten çekinenler ile 257 inci madde hükmüne uymayanlar:
MADDE 361 - (4369 sayılı Kanunun 82/1-a maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır) (29.7.1998 tarihinden geçerli olmak üzere) (*)
----------------------------
(*) (4369 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki şekli)
Bilgi vermekten çekinenler ile 257 inci madde hükmüne uymayanlar:
MADDE 361 - (2365 sayılı kanunun 85 inci maddesiyle değişen şekli) 148, 257 inci maddelerle 1560 inci maddenin 4 numaralı bendinde yazılı mecburiyetlerin, özel usulsüzlük cezası kesilmesine rağmen yine yerine getirilmemesi halinde, yetkili mercilerce yeniden süre belli edilerek bu mecburiyetlerin yerine getirilmesi kendilerine tebliğ olunur.
Yeniden belli edilen süre içinde bu mecburiyetleri yerine getirmeyenler hakkında bir aydan üç aya kadar hapis cezası hükmedilir.
(3239 sayılı kanunun 29 uncu maddesiyle değişen fıkra) (95/7595 sayılı kararla artırılan miktar) (1.1.1996 tarihinden geçerli olmak üzere) Yetkili makam ve memurlar tarafından Kamu İdare müesseseleri ile gerçek veya tüzelkişilerden 148 ve 149 uncu maddeler gereğince istenilen bilgileri çekinme sebebi olmaksızın vermeyenler ile 150 inci maddenin 1-3 numaralı bentlerinde yazılı olanlardan bahsi geçen maddedeki bildirme mecburiyetlerini yerine getirmeyenlere (1.000.000) liraya (*) kadar para cezası hüküm olunur.
Bu madenin uygulanmasında 367 inci maddede gösterilen usule uyulur. (**)
----------------------------
(*) (Değişmeden önceki miktar)
(94/6296 sayılı kararla değiştirilen ve 1.1.1995,31.12.1995 döneminde uygulanan miktar) 600.000.- lira
(93/5144 sayılı kararla değiştirilen ve 1.1.1994-31.12.1994 döneminde uygulanan miktar) 300.000.- lira.
(92/3894 sayılı kararla değiştirilen ve 1.1.1993-31.13.1993 döneminde uygulanan miktar) 100.000.- lira.
(3239 sayılı kanunla değiştirilen ve 1.1.1986 - 1.1.1993 döneminde uygulanan miktar) 50.000.- lira.
(3239 sayılı kanunla değişmeden önce 1.1.1986 tarihine kadar uygulanan şekli)
Yetkili makam ve memurları tarafından kamu idare ve müesseselerinden 148 ve 149 uncu maddeler gereğince istenilen bilgileri çekinme sebebi olmaksızın vermeyenler ile 150 inci maddenin 1-3 numaralı bentlerinde yazılı olanlardan bahsi geçen maddedeki bildirme mecburiyetini yerine getirmeyenlere 2.500 liraya kadar para cezası hüküm olunur.
(**) Madde 361 - (3239 sayılı kanunla değişmeden önce 1.1.1986 tarihine kadar uygulanan şekli) A) Bu kanunun 148 ve 257 inci maddeleriyle 150 inci maddesinin 4 numaralı bendi hükümlerine, çekinme sebebi olmaksızın riayet etmeyenlerde (Kamu idare ve müesseseleri hariç):
1 - Birinci sınıf tüccarlar ile serbest meslek erbabı (Götürü usulde vergilendirilenler hariç) hakkında üç bin liraya;
2 - İkinci sınıf tüccarlar hakkında bin beş yüz liraya;
Yukarıdaki bentlerde yazılı bulunanlar dışında kalanlar hakkında bin liraya;
kadar para cezasına hüküm olunur.
Kadar para cezasına hüküm olunur.
Bu hükmün uygulanması için 148 inci madde gereğince bilgi istenilirken yapılacak tebliğlerde bilginin verilmesi için tayin olunan süre ile süresinde cevap verilmediği veya eksik veya yanıltıcı bilgi verildiği takdirde haklarında kanunun ceza hükümlerinin uygulanması cihetine gidileceğinin ilgililere yazılı olarak bildirilmesi şarttır.
B) Yukarı ki A fıkrasında yazılı mecburiyetlerin, para cezası hüküm olunmasına rağmen yine yerine getirilmemesi halinde yetkili mercilerce yeniden süre belli edilerek bu mecburiyetlerin yerine getirilmesi kendilerine tebliğ olunur.
Yeniden belli edilen süre içinde bu mecburiyetleri yerine getirmeyenler hakkında üç aya kadar hapis cezası hükmedilir.
C) Yetkili makam veya memurlar tarafından kamu idare ve müesseselerinden 148 ve 149 uncu maddeler gereğince istenilen bilgileri çekinme sebebi olmaksızın vermeyenler ile 150 inci maddenin 1-3 numaralı bentlerinde yazılı olanlardan bahsi geçen maddedeki bildirme mecburiyetini yerine getirmeyenlere iki yüz liraya kadar para cezası hüküm olunur.
Bu maddenin uygulamasında 367 inci maddede gösterilen usule uyulur.
----------------------------
Vergi mahremiyetinin ihlali:
MADDE 362 - Bu kanunda yazılı vergi mahrumiyetine uymağa mecbur olan kimselerden bu mahremiyeti ihlal edenlere Türk Ceza Kanununun 193 inci maddesinde yazılı cezanın iki katı hüküm olunur. Bu ceza iki aydan az olamaz.
Suçları tekerrür edenler bir daha Devlet hizmetinde kullanılmazlar.
Mükelleflerin özel işlerini yapanlar memurlar:
MADDE 363 - Bu kanunun altıncı maddesinin son fıkrası gereğince mükelleflerin vergi kanunlarının uygulanması ile ilgili hesap, yazı ve sair özel işlerini yapmaları ya ak edilen memurlardan bu yasağa aykırı harekette bulunanlar Türk Ceza Kanununun 240'ıncı maddesine göre ceza görürler. (4369 sayılı Kanunun 81/A-19 maddesiyle değişen cümle) (1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) Bu hareketler kaçakçılık suçu cezasını gerektiren bir fiile iştirak mahiyetinde olduğu takdirde haklarında ayrıca bu Kanunun 344'üncü maddesinin 3'üncü fıkrası hükmü uygulanır. (1)
----------------------------
(1) (4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki cümle)
"Bu hareketler kaçakçılık cezasını gerektiren bir fiile iştirak veya yardım veya o fiili teşvik mahiyetinde olduğu takdirde haklarında ayrıca bu kanunun 338, 346 ve 347 inci maddeleri hükümleri uygulanır."
----------------------------
ÜÇÜNCÜ KISIM
Vergi Cezasının Kesilmesi, Ödenmesi ve Kalkması
BİRİNCİ BÖLÜM
Ceza Kesme
Cezayı gerektiren olayın tespiti:
MADDE 364 - Vergi cezalarını gerektiren olaylar vergi dairelerince veya yoklamaya ve vergi incelemesine yetkili olanlar tarafından tespit olunur. Yoklama ve vergi incelemesi sırasında rastlanan, vergi cezasını gerektirici olayların, raporlarda gösterilmesi, delillerin kaybolması ihtimalinin bulunduğu hallerde bunların tutanakla tespit edilmesi mecburidir.
Ceza kesme yetkisi:
MADDE 365 - Vergi cezaları olayların ilgili bulunduğu vergi bakımından mükellefin bağlı olduğu vergi dairesi tarafından kesilir.
Damga Resmine ve pul ile alınan diğer vergilere müteallik olaylarda vergi cezasını kesecek vergi dairelerini Maliye Bakanlığı belli eder.
Ceza ihbarnamesi:
MADDE 366 - Kesilen vergi cezaları ile ilgililere (Ceza ihbarnamesi) ile tebliğ olunur.
Ceza ihbarnamesinde aşağıdaki bilgiler bulunur:
1) İhbarnamenin sıra numarası;
2) Tanzim tarihi;
3) İlgililerin soyadı, adı ve unvanı;
4) Varsa mükellef numarası (Mükellef hesap numarası);
5) İlgilinin açık adresi;
6) Olayın izahı; (Kanunun madde ve fıkra numaraları gösterilmek ve mevcut deliller bildirmek suretiyle);
7) Olayın ilgili bulunduğu vergilendirme veya hesap dönemi;
8) Varsa cezanın ilgili bulunduğu vergiye ait ihbarnamenin tarih ve numarası
9) Varsa tekerrür ve içtima durumu;
10) Vergi cezasının   hesabı ve miktarı;
11) (2686 sayılı Kanunun 39'uncu maddesiyle değişen bent) Vergi mahkemesinde dava açma süresi; (*)
Cezayı gerektiren olayın tespitine dair tutanak sureti ile inceleme raporunun birer örneği ihbarnameye bağlanır.
----------------------------
(*) (2686 sayılı Kanunla değişmeden önceki bent)
11 - İtiraz veya temyiz süresi.
----------------------------
Bazı kaçakçılık suçlarının cezalandırılmasında usul:
MADDE 367 - (2686 sayılı Kanunun 40'ıncı maddesiyle değişen şekli) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Yaptıkları inceleme sırasında (4369 sayılı Kanunun 81/A-20 maddesiyle değişen ibare) (1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) 359 ve 360'ıncı maddelerde yazılı kaçakçılık veya iştirak suçlarını (1) tespit eden maliye müfettişleri, hesap uzmanları ile bunların muavinleri ve gelirler kontrolörleri (4108 sayılı kanunun 10 uncu maddesiyle eklenen ibare) (2.6.1995 tarihinden geçerli olmak üzere) ile stajyer gelirler kontrolörleri tarafından doğrudan doğruya ve vergi incelemesine yetkili olan diğer memurlar tarafından ilgili vergi dairesinin bağlı bulunduğu 4369 sayılı Kanunun 81/A-20 maddesiyle değişen ibare) 1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) defterdarlığın veya gelirler bölge müdürlüğünün mütalaasıyla (2) keyfiyetin yetkili Cumhuriyet Savcılığına bildirilmesi mecburidir.
Yukarıda belirtilen kaçakçılık suçunun işlendiğine sair suretlerle ıttıla hasıl eden Cumhuriyet Savcılığı hemen ilgili vergi dairesini haberdar ederek inceleme yapılmasını talep eder.
Amme davasının açılması, inceleme neticesinin Cumhuriyet Savcılığına bildirilmesine talik olunur.
(4369 sayılı Kanunun 81/A-20 maddesiyle değişen fıkra) (1.1.1999 tarihinde geçerli olmak üzere) 359 ve 360 ıncı maddeler uyarınca uygulanan hapis cezaları, vergi ziyanı cezası v usulsüzlük cezalarının ayrıca uygulanmasına engel teşkil etmez. (3)
Ceza mahkemesinden sadır kararlar, bu kanunun dördüncü kitabının ikinci (4369 sayılı Kanunun 81/A-20 maddesiyle değişen ibare) (1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) kısmında (4) yazılı vergi cezalarını uygulayacak makam ve merciler muamele ve kararlarına müessir olmadığı gibi bu makam ve mercilerce ittihaz edilecek kararlar da ceza yargıcını bağlamaz. (*)
----------------------------
(1) (4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki ibare)
"344 üncü maddenin 1-6 numaralı bentlerinde yazılı kaçakçılık suçlarını veya kaçakçılığa teşebbüs suçlarını"
(2) (4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki ibare)
"defterdarlığın mütalaasıyla"
(3) (4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki ibare)
"359 ve 360'ıncı maddelerde uygulanan hapis cezası ile ticaret. sanat ve meslek icrasından mahrumiyet cezaları, kaçakçılık, ağır kusur, kusur veya usulsüzlük cezalarının ayrıca uygulanmasına mani değildir."
(4) (4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki ibare)
"kısmının 1 - 3 üncü bölümlerinde"
----------------------------
(*)   (2686 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
Hileli vergi suçlarının cezalandırılmasında usul:
MADDE 367 - Yaptıkları inceleme sırasında hileli vergi suçunu veya bu suça teşebbüsü tespit eden maliye müfettişleri, hesap uzmanları ile muavinleri tarafından doğrudan doğruya ve vergi incelemesine yetkisi olan diğer memurlar tarafından ilgili vergi dairesinin bağlı bulunduğu defterdarlığın mütalaasıyla, keyfiyetin yetkili Cumhuriyet Savcılığına bildirilmesi mecburidir.
Hileli vergi suçunun işlendiğine sair suretlerle ıttıla hasıl eden Cumhuriyet Savcılığı hemen ilgili vergi dairesini haberdar ederek inceleme yapılmasını talep eder.
Amme davasının açılması, inceleme neticesinin Cumhuriyet Savcılığına bildirilmesine talik olunur.
359 ve 360'ıncı maddelerde yazılı cezalar kaçakçılık kusur veya usulsüzlük cezalarının ayrıca uygulanmasına mani değildir.
Ceza mahkemesinden sadır olacak kararlar, bu kanunu dördüncü kitabının ikinci kısmının 1-3 üncü bölümlerinde yazılı vergi cezalarını uygulayacak makam ve mercilerin muamele ve kararlarına müessir olmadığı gibi bu makam ve mercilerce itiraz edilecek kararlarda ceza yargıcını bağlamaz.
----------------------------
İKİNCİ BÖLÜM
Cezaların Ödenmesi ve Kalkması
Vergi cezalarının ödenme zamanı:
MADDE 368 - (2686 sayılı kanunun 41 inci maddesiyle değişen şekli) Vergi cezaları:
1 , Cezaya karşı vergi mahkemesinde dava açılmamışsa dava açma süresinin bittiği tarihten;
2 - Cezaya karşı dava açılmışsa, vergi mahkemesi kararı üzerine vergi dairesince düzenlenecek ihbarnamenin ilgiye tebliğ tarihinden;
Başlayarak bir ay içinde ödenir. (*)
(4444 sayılı Kanunun 14'üncü maddesinin B-2 bendi ile son fıkra 14.8.1999 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılmıştır) (**)
----------------------------
(*) (2686 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli
MADDE 368 -) Vergi cezaları:
1 - Cezaya itiraz edilmemişse itiraz süresinin bittiği tarihten;
2 - (2365 sayılı kanunun 87 inci maddesi ile değişen şekli) Cezaya itiraz edilmişse, itiraz komisyonu kararı üzerine vergi dairesince düzenlenecek ihbarnamenin ilgiliye tebliğ tarihinden başlanarak;
Bir ay içinde ödenir.
2 - (Değişmeden önceki şekli) Cezaya itiraz edilmişse:
a) İtiraz komisyonu kararı temyiz edildiği takdirde temyiz süresinin geçtiği;
b) İtiraz komisyonu kararı temyiz edildiği takdirde Temyiz Komisyonu kesin kararının ilgiliye tebliğ edildiği tarihten başlayarak bir ay içinde ödenir.
----------------------------
(*) (4444 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki fıkra)
(4369 sayılı Kanunun 16'ncı maddesiyle eklenen fıkra) (1.1.2003 tarihinden geçerli olmak üzere) Şu kadar ki; dava konusu yapılan vergi ziyanı cezasına, dava açma süresinin sonundan yargı kararının idareye tebliğ tarihine kadar geçen süreler için 112 inci maddede belirtilen usul ve oranda gecikme faizi hesaplanır ve cezanın ödeme süresi içinde ödenir.
----------------------------
Yanılma:
MADDE 369 - (2365 sayılı kanunun 88 inci maddesiyle değişen hüküm) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Aşağıda yazılı hallerde vergi cezası kesilmez: (*)
1 - (2365 sayılı kanunun 88 inci maddesiyle değişen bent) Yetkili makamların mükellefin kendisine yazı ile yanlış izahat vermiş olmaları; (*)
2 - Bir hükmün uygulanma tarzı hususunda yetkili makamların görüş ve kanaatini değiştirmiş veya bu hükme ait bir içtihadın değişmiş olması.
----------------------------
(*) (236 sayılı Kanunla değişmeden önceki hüküm)
Aşağıda yazılı hallerde kusur ve usulsüzlük sebebiyle mükellefler hakkında ceza kesilmez:
(*) (236 sayılı Kanunla değişmeden önceki bent)
1 - Yetkili makamların mükellefe yazı ile yanlış izahat vermiş olmaları;
----------------------------
Cezalandırılmayacak olan şekle ait usulsüzlükler:
MADDE 370 - (2365 sayılı kanunun 89'uncu maddesiyle 1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılmıştır.) (*)
----------------------------
(*) (2365 sayılı kanunla kaldırılmadan önce 1.1.1981 tarihine kadar uygulanan madde)
Cezalandırılmayacak olan şekle ait usulsüzlükler:
MADDE 370- 352 inci maddede yazılı III ve IV üncü derece usulsüzlükler, aşağıda yazılı hallerde cezalandırılmaz:
1 - Usulsüzlük ilk defa yapılmış olursa;
2 - Usulsüzlüğün yapıldığı defter, kayıt ve vesika üzerinde ve tespit edilmesi akabinde mükellefe düzelttirilmesi mümkün olur ve düzeltilirse.
----------------------------
Pişmanlık ve ıslah:
MADDE 371 - (2365 sayılı Kanunun 90'ıncı maddesiyle değişen fıkra) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Beyana dayanan vergilerde (4369 sayılı Kanunun 81/A-21 maddesiyle değişen ibare) (1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) vergi ziyanı cezasını gerektiren (360'ıncı maddede yazılı iştirak şeklinde yapılanlar dahil) (1) ağır kusur ve kusur mahiyetindeki kanuna aykırı hareketlerini ilgili makamlara kendiliğinden dilekçe ile haber veren mükelleflere, aşağıda yazılı kayıt ve şartlarla (4369 sayılı Kanunun 81/A-21 maddesiyle değişen ibare) (1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) vergi cezası kesilmez. (2) (*)
1 - Mükellefin keyfiyeti haber verdiği tarihten önce bir muhbir tarafından herhangi resmi bir makama dilekçe ile veya şifahi beyanın tutanakla tevsik edilmek suretiyle haber verilen husus hakkında ihbarda bulunulmamış olması (Dilekçe veya tutanağın resmi kayıtlara geçirilmiş olması şarttır.);
2 - (2455 sayılı kanunun 4'üncü maddesiyle değişen bent) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Haber verme dilekçesinin yetkili memurlar tarafından mükellef nezrinde herhangi bir vergi incelemesine başlandığı veya olayın takdir komisyonuna intikal ettirildiği günden evvel (4369 sayılı Kanunun 81/A-21 maddesiyle değişen ibare) (1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) Kaçakçılık suçu teşkil eden fiillerin işlendiğinin tespitinden önce) (3) verilmiş ve resmi kayıtlara geçirilmiş olması; (**)
3 , Hiç verilmemiş olan vergi beyannamelerinin mükellefin haber verme dilekçesinin verildiği tarihten başlayarak 15 gün içinde tevdi olunması;
4 - Eksik veya yanlış yapılan vergi beyanının mükellefin keyfiyeti haber verme tarihinden başlayarak 15 gün içinde tamamlanması veya düzeltilmesi;
5 - (3239 sayılı kanunun 30 uncu maddesiyle değişen bent) (1.1.1986 tarihinden geçerli olmak üzere) Mükellefçe haber verilen ve ödeme süresi geçmiş bulunan vergilerin, ödemenin geciktiği her ay ve kesri için, 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen nispette uygulanacak gecikme zammı oranında bir zamla birlikte haber verme tarihinden başlayarak 15 gün içinde ödenmesi. (***)
(2365 sayılı Kanunun 90'ıncı maddesiyle değişen fıkra) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Yukarıdaki şartların yerine getirilmesi halinde (4369 sayılı Kanunun 81/A-21 maddesiyle değişen ibare) (1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) kaçakçılık suçlarını işleyenler hakkında 360'ıncı madde hükmü (4) uygulanmaz. (****)
(2365 sayılı kanunun 90'ıncı maddesiyle eklenen fıkra) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Bu madde hükmü Emlak Vergisinde uygulanmaz.
----------------------------
(1) (4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki ibare)
"kaçakçılık (338, 346 ve 347 inci maddelerde yazılı şekilde yapılanlar dahil) ağır kusur ve kusur mahiyetindeki"
(2) (4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki ibare)
"kaçakçılık, ağır kusur ve kusur cezaları kesilmez"
(3) (4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki ibare)
(Kaçakçılığa teşebbüs halinde bu suçun tespit edildiği günden evvel)
(4) (4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki ibare)
"kaçakçılık ve kaçakçılığa teşebbüs fiillerini işleyenler hakkında 338, 346 ve 347 inci madde hükümleri "
----------------------------
(*) (2365 sayılı kanunla değişmeden önce 1.1.1981 tarihine kadar uygulanan şekli)
Beyana dayanan vergilerde hileli vergi suçu, kaçakçılık (338, 346 ve 347 inci maddelerde yazılı şekilde yapılanlar dahil) veya kusur mahiyetindeki kanuna aykırı hareketlerini ilgili makamlara kendiliğinden dilekçe ile haber veren mükelleflere aşağıda yazılı kayıt ve şartlarla hileli vergi suçu cezası hüküm olunmaz ve kaçakçılık ve kusur cezaları kesilmez.
(**) (2455 sayılı kanunla değişmeden önce 1.1.1981 tarihine kadar uygulanan şekli)
2 - Haber verme dilekçesinin yetkili memurlar tarafından mükellef nezrinde herhangi bir vergi incelemesine başlandığı veya olayın takdir komisyonuna intikal ettirildiği günden evvel (hileli vergi suçlarına teşebbüs halinde bu suçun tespit edildiği günden evvel) verilmiş ve resmi kayıtlara geçirilmiş olması;
(***) (3239 sayılı kanunla değişmeden önce 1.1.1985 tarihine kadar uygulanan şekli)
5- Mükellefçe haber verilen ve ödeme süresi geçmiş bulunan verginin, ödemenin geciktiği her ay ve kesri için % 2 nispetinde zamla birlikte haber verme tarihinden başlayarak 15 gün izinde ödenmesi.
(****) (2365 sayılı kanunla değişmeden önce 1.1.1981 tarihine kadar uygulanan şekli) Yukarıdaki şartların yerine getirilmesi halinde kaçakçılık ve hileli vergi suçu işleyenler ve hileli vergi suçuna teşebbüs edenler hakkında 338, 346 ve 347 inci maddeler hükümleri uygulanmaz.
----------------------------
Ölüm:
MADDE 372 - Ölüm Halinde Vergi Cezası düşer
Mücbir sebepler:
MADDE 373 - Bu kanunda yazılı mücbir sebeplerden herhangi birinin vukua geldiği malum ise vay tevsik ve ispat olunursa vergi cezası kesilmez.
Ceza kesmede zamanaşımı:
MADDE 374 - Aşağıda yazılı süreler geçtikten sonra vergi cezası kesilmez.
1 - (2686 sayılı Kanunun 42'nci maddesiyle değişen bent) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere)
(4369 sayılı Kanunun 81/A-22 maddesiyle değişen ibare)1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) vergi ziyanı cezasında (1) cezanın bağlı olduğu vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın birinci gününden; 353 ve mükerrer 355 inci maddeler uyarınca kesilecek usulsüzlük cezalarında usulsüzlüğün yapıldığı yılı takip eden yılın birinci gününden başlayarak beş yıl (114 üncü maddenin ikinci fıkrası hükmü ceza zamanaşımı için de geçerlidir.) ; (*)
2 - Usulsüzlükte, usulsüzlüğün yapıldığı yılı takip eden yılın birinci gününden başlayarak iki yıl;
(4369 sayılı Kanunun 81/A-22 maddesiyle değişen fıkra) (1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) Ancak, 336'ncı madde hükmüne göre ergi ziyanı ile usulsüzlüğün birleşmesi halinde kesilecek ceza vergi ziyanı cezası için belli edilen zamanaşımı süresi içinde kesilir. (2) *)
Bu süreler içinde ceza ihbarnamesi tebliğ edilmekle zamanaşımı kesilmiş olur.
----------------------------
(1) (4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki ibare)
"Kusur ağır kusur ve kaçakçılık cezalarından"
(2) (4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki fıkra)
(2455 sayılı kanunun 5 inci maddesiyle değişen fıkra) 1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Ancak, 336'ncı madde hükmüne göre kaçakçılık, ağır kusur veya kusur ile usulsüzlüğün birleşmesi hallerinde kesilecek ceza, kaçakçılık, ağır kusur veya kusur cezaları için belli edilen zamanaşımı süresi içinde kesilir.
(*) 1 - (2686 sayılı kanunla değişmeden önce 1.1.1981 tarihine kadar uygulanan şekli) Cezanın bağlı olduğu vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın birinci gününden başlayarak kaçakçılıkta beş yıl ve kusurda üç yıl.
(**) (Değişmeden önceki şekli) Ancak, 336'ncı madde hükmüne göre kaçakçılık, ağır kusur veya kusur ile usulsüzlüğün birleşmesi hallerine kesilecek ceza, kaçakçılık, ağır kusur veya kusur cezaları için belli edilen zamanaşımı süresi içinde kesilir.
----------------------------
Vergi cezalarında yapılan hatalar:
MADDE 375 - Vergi cezalarında yapılan hatalar, bu kanunda vergi hataları için belli edilen usul ve şartlara göre düzeltilir.
Vergi ziyanı, usulsüzlük e özel usulsüzlük cezalarında indirme:
MADDE 376 - (4369 sayılı Kanunun 17'nci maddesiyle değişen şekli) 1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) İkmalin resen veya idarece tarh edilen vergi veya vergi farkını ve aşağıda gösterilen indirimlerden arta kalan vergi ziyanı, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarını mükellefler veya vergi sorumlusu ihbarnamelerin tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde ilgili vergi dairesine başvurarak vadesinde veya 6183 sayılı Kanunda belirtilen türden teminat göstererek vadenin bitmesinden itibaren üç ay içinde ödeyeceğini bildirirse;
1. Vergi ziyanı, cezasında birinci defada yarısı, müteakiben kesilenlerde üçte biri,
2. Usulsüzlük veya özel usulsüzlük cezalarının üçte biri,
İndirilir.
Mükellef veya vergi sorumlusu ödeyeceğini bildirdiği vergi ve vergi cezasını yukarıda yazılı süre içinde ödemez veya dava konusu yaparsa bu madde hükmünden faydalandırılmaz.
Yukarıdaki hükümler vergi aslına tabi olmaksızın kesilen usulsüzlük cezaları hakkında da uygulanır. (*)
----------------------------
(*) 4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
Kaçakçılık, ağır kusur, kusur, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarında indirme:
MADDE 376 - (3239 sayılı kanunun 31 inci maddesiyle değişen şekli) Resen veya İkmalin tarh edilen vergi veya vergi farkını ve aşağıda gösterilen indirimlerden arta kalan kaçakçılık, ağır kusur, kusur, gösterilen indirimlerden arta kalan kaçakçılık, ağır kusur, kusur, usulsüzlük cezalarını mükellef veya vergi sorumlusu ihbarnamelerin tebliği tarihinden itibaren otuz gün içinde ilgili vergi dairesine müracaatla vadesinde veya 6183 sayılı Kanunda zikredilen neviden teminat göstererek vadenin bitmesinden itibaren üç ay içinde ödeyeceğini bildirirse:
1 - Kaçakçılık, ağır kusur veya kusur dolayısıyla kesilen cezanın birinci defa yarısı;
2 - Müteakiben kesilen cezaların üçte biri;
3 - Usulsüzlük veya özel usulsüzlük cezasının üçte biri; İndirilir.
Mükellef veya sorumlu ödeyeceğini bildirdiği vergi ve vergi cezası farkını yukarıda yazılı süre içinde ödemez veya dava konusu yaparsa bu madde hükmünden faydalandırılmaz.
Yukarıdaki hükümler vergi aslına tabi olmaksızın kesilen usulsüzlük cezaları hakkında da uygulanır.
----------------------------
(*)   (3239 sayılı kanunla değişmeden önce 1.1.1986 tarihine kadar uygulanan şekli)
Kaçakçılık, ağır kusur, kusur ve usulsüzlük cezalarında indirme:
MADDE 376 - (2686 sayılı kanunun 43 üncü maddesiyle değişen şekli) Resen veya İkmalin tarh edilen vergi veya vergi farkını ve aşağıda gösterilen indirimlerden artakalan kaçakçılık, ağır kusur, kusur ve usulsüzlük (özel usulsüzlükler hariç) cezalarını mükellef veya vergi sorumlusu vergi mahkemesinde dava açma süresi içinde ilgili vergi dairesine müracaatla vadesinde veya 6183 sayılı kanunda zikredilen neviden teminat göstererek vadenin bitmesinden itibaren üç ay içinde ödeyeceğini bildirirse:
1 - Kaçakçılık, ağır kusur ve kusur dolayısıyla kesilen cezanın birinci defada üçte ikisi;
2 - Müteakiben kesilen cezaların üçte biri;
3 - Usulsüzlük cezasının üçte biri; İndirilir.
Mükellef veya sorumlu ödeyeceğini bildirdiği vergi ve vergi cezasını farkını yukarıda yazılı süre içinde ödemez veya dava konusu yaparsa bu madde hükmünden faydalandırılmaz.
Yukarıdaki hükümler vergi aslına tabi olmaksızın kesilen usulsüzlük cezaları hakkında da uygulanır.
(*) (2686 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
MADDE 376 -(2365 sayılı kanunun 92 inci maddesiyle değişen şekli) Resen veya İkmalin tarh edilen vergi veya vergi farkını ve aşağıda gösterilen indirimlerden artakalan kaçakçılık, ağır kusur, kusur ve usulsüzlük (özel usulsüzlükler hariç) cezalarını mükellef veya vergi sorumlusu itiraz süresi içinde ilgili vergi dairesine müracaatla vadesinde veya 6183 sayılı kanunda zikredilen neviden teminat göstererek vadenin bitmesinden itibaren üç ay içinde ödeyeceğini bildirirse
1 - Kaçakçılık, ağır kusur ve kusur dolayısıyla kesilen cezanın birinci defada üçte ikisi;
2 - Müteakiben kesilen cezaların üçte biri;
3 - Usulsüzlük cezasının üçte biri; İndirilir
Mükellef veya sorumlu ödeyeceğini bildirdiği vergi ve vergi cezası farkını yukarıda yazılı süre içinde ödemez veya itiraz ederse bu madde hükmünden faydalandırılmaz.
Yukarıdaki hükümler vergi aslına tabi olmaksızın kesilen usulsüzlük cezaları hakkında da uygulanır.
Kaçakçılık, kusur ve usulsüzlük cezalarında indirme:
Madde 376 - (Değişmeden önceki şekli) Resen veya İkmalin tarh edilen vergi veya vergi farkını ve aşağıda gösterilen indirimlerden artakalan kaçakçılık, kusur ve usulsüzlük cezalarını mükellef veya veri sorumlusu itiraz süresi içinde ilgili vergi dairesine müracaatla vadesinde veya 6183 sayılı kanunda zikredilen neviden teminat göstererek vadenin bitmesinden itibaren üç ay içinde ödeyeceğini bildirirse:
1 - Kaçakçılık veya kusur dolayısıyla kesilen cezanın birinci defada üçte ikisi;
2 - Müteakiben kesilen cezaların üçte biri;
3 - Usulsüzlük cezasının üçte biri; İndirilir.
Mükellef veya sorumlu ödeyeceğini bildirdiği vergi ve vergi cezası farkını yukarıda yazılı süre içinde ödemez veya itiraz ederse bu madde hükmünden faydalandırılmaz.
Yukarıdaki hükümler vergi aslına tabi olmaksızın kesilen usulsüzlük cezaları hakkında da uygulanır.
----------------------------
(205 sayılı kanunun 22 inci maddesiyle 28.2.1963 tarihinden geçerli olmak eklenen bölüm)                                                                                       ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
UZLAŞMA
Uzlaşmanın konusu, kapsamı, komisyonlar ve şekli)
EK MADDE 1 - (4369 sayılı Kanunun 18'inci maddesiyle 31.12.1998 tarihinden sonraki dönemlere ilişkin tarhiyatlarda geçerli olmak üzere değişen şekli) 1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) (4444 sayılı Kanunun 7'nci maddesi ile değişen ibare) (14.8.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) Mükellef tarafından, İkmalin, resen veya idarece tarh edilen vergilerle bunlara ilişkin   vergi ziyanı cezalarının (344 üncü maddenin üçüncü fıkrası uyarınca vergi ziyanı cezası kesilen tarhiyata ilişin vergi ve ceza hariç) tahakkuk edecek miktarları konusunda (*) vergi ziyanına sebebiyet verilmesinin kanun hükümlerine yeterince nüfus edememekten ya da 369 uncu maddede yazılı yanılmadan kaynaklandığının veya bu Kanunun 116, 117 ve 118 inci maddelerinde yazılı vergi hataları ile bunun dışında her türlü maddi hata bulunduğunun veya yargı kararları ile idarenin ihtilaf konusu olaydan görüş farklılığının olduğunun ileri sürülmesi durumunda, idare bu bölümde yer alan hükümler çerçevesinde mükellefler ile uzlaşabilir. Uzlaşma konusu verginin matrah farkları itibariyle bölünebildiği durumlarda uzlaşma sadece toplam matrah farkının bu bölümüne isabet eden vergi kısmı için de yapılabilir. Uzlaşma talebi vergi ihbarnamesinin tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde yapılır. Uzlaşmanın vaki olmaması veya temin edilememesi halinde yeniden uzlaşma talebinde bulunulamaz. Uzlaşmanın vaki olmadığına dair tutanağa idarenin nihai teklifi yazılır. Mükellef dava açma süresinin sonuna kadar teklif edilen vergi ve cezayı kabul ettiğini yazılı olarak bildirirse bu takdirde uzlaşma sağlanmış sayılır. Mükellef, uzlaşma görüşmelerinde, bağlı olduğu meslek odasından bir temsilci ve 3568 sayılı Kanuna göre kurulan meslek odasından bir meslek mensubu bulundurabilir.
Sürekli, geçici ve merkezi uzlaşma komisyonlarının teşkili, uzlaşmaya müracaat etmeye yetkili olanların belirlenmesi, uzlaşmanın şekli, uzlaşmaya konu edilebilecek vergi, resim ve harçların belirlenmesi, uzlaşma komisyonlarının yetkileri, uzlaşmanın yapılmasına ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığınca çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenir. İl özel idareleri ve belediyelere ait vergi, resim ve harçlar için bu yönetmelik İçişleri Bakanlığınca hazırlanır." (**)
----------------------------
(*) (4444 sayılı Kanunla değişmeden önceki ibare)
Mükellef tarafından İkmalin, resen veya idarece yapılacak tarhiyatta.
----------------------------
(**) (4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
Uzlaşmanın mevzuu:
EK MADDE 1 - (4008 sayılı kanunun 22 inci maddesiyle değişen fıkra) (1.1.1995 tarihinden geçerli olmak üzere) İkmalin, resen veya idarece tarh edilen vergilerle bunlara ilişkin vergi cezalarının tahakkuk edecek miktarları mevzuunda; idare bu bölümümde yer alan hükümler dairesinde mükellefler veya cezaya muhatap olanlarla aşağıda yazılı hususlarda uzlaşabilir. Ancak, kaçakçılık suçu cezası kesilen tarhiyata ilişkin vergi ve ceza uzlaşma mevzuu yapılamaz. (*)
1 - Tarhiyatta, bu kanunun 116, 117 ve 118 inci maddelerinde yazılı vergi hataları ile bunun dışında her türlü maddi hata bulunması;
2 - Tarhiyatta, bu kanunun 369 uncu maddesinde yazılan şekillerde yanılma halinin mevcut olduğunun mükellef veya ceza muhatabı tarafından iddia edilmesi,
3 - Vergi ziyanına sebebiyet verilmesinin veya usulsüzlük fiilinin işlenmesinin mükellef veya ceza muhatabı tarafından, kanun hükümlerine gereği kadar nüfuz edememekten ileri geldiğinin iddia olunması;
4 - Müphem, yoruma mütehammil bulunan hususlarda mükelleflerin ve cezaya muhatap olanların yanılmış bulunmaları,
5 - (2686 sayılı kanunun 44 üncü maddesiyle değişen bent) Tarhiyatı veya ceza kesmeyi gerektiren sebeplerin vergi mahkemeleri, bölge idare mahkemeleri ile Danıştay veya Maliye Bakanlığı tarafından, mümasil hadiselerde başka yönden mütalaa edilmiş bulunması; (**)
6 - (485 sayılı kanunun 11 inci maddesiyle eklenen bent) Gelir Vergisi Kanunda yer alan ortalama k>ar haddi ve gider esası hükümlerine göre vergi tarh olunmuşsa.
----------------------------
(*) (4008 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
(205 sayılı kanunun 22 inci maddesiyle eklenen şekli) Resen veya İkmalin tarh edilen vergilerle bunlara ilişkin vergi cezalarının tahakkuk edecek miktarları mevzuunda, idare aşağıda yazılı hususlarda, bu bölümde yer alan hükümler dairesinde mükellefler veya cezaya muhatap olanlarla uzlaşabilir.
(**)   (2686 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
5 -Tarhiyatı veya ceza kesmeyi gerektiren sebeplerin, vergiler Temyiz Komisyonu ile Danıştay veya Maliye Bakanlığı tarafından, mümasil hadiselerde başka yönden mütalaa edilmiş bulunması.
----------------------------
Uzlaşma şümulü:
EK MADDE 2 - (4369 sayılı Kanunun 82/1-b maddesiyle 1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılmıştır) (*)
----------------------------
Uzlaşma şümulü:
EK MADDE 2 - (205 sayılı kanunun 22 inci maddesiyle eklenen madde) Bu kanunun birinci maddesinin şümulüne dahil vergi, resim ve harçlardan hangilerinde uzlaşma yoluna gidilebileceği Maliye Bakanlığınca tayin olunur.
Bu yetki, il özel idareleri ile belediyelere ait vergi resim ve harçlar için İçişleri Bakanlığınca kullanılır.
----------------------------
Uzlaşma komisyonları;
EK MADDE 3 - (4369 sayılı Kanunun 82/1-b maddesiyle 1.1.1999 tarihin geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılmıştır.) (*)
----------------------------
(*) (4369 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki şekli)
Uzlaşma komisyonları;
EK MADDE 3 - (205 sayılı kanunun 22 inci maddesiyle eklenen madde)
Uzlaşma Komisyonları;
1 - Genel bütçeye giren, vergi, resim ve harçlar için, illerde defterdarın veya tevkil edeceği zatın başkanlığında gelir müdürü ile varsa alakalı vergi dairesinin müdürünün (Müstakil vergi dairesi yoksa gelir memurları arasından defterdarlıkça seçilecek birinden), ilçelerde malmüdürünün (Varsa müstakil vergi dairesi müdürünün) başkanlığında vergi memurlarından ikisinden,
2 - İl Özel İdareleri bütçesine giren vergi, resim ve harçlar için illerde özel saymanlık müdürünün (olmayan yerlerde gelir memurunun) ilçelerde özel saymanlık gelir memurunun başbakanlığında illerde valiler, ilçelerde kaymakamlar tarafından seçilecek iki üye, belediye bütçesine giren vergi, resim ve harçlar için belediye başkanlarının başkanlığında belediye encümenlerince seçilecek iki üyeden,
Müteşekkil üçer üyeden kurulur.
Bu komisyonlar üyelerinin tamamının katılmasıyla toplanır ve ekseriyetle karar verirler. komisyonların uzlaşabilecekleri en çok vergi veya cezanın miktarı Maliye bakanlığınca tayin olunur. Maliye Bakanlığı, muayyen vergi resim ve harçlarla bunlarla ilgili cezalarda uzlaşma yetkisini münhasırına verebilir. (Bu fıkradaki yetki özel idareler ile belediyeler komisyonları için İçişleri Bakanlığınca kullanılır.)
(2791 sayılı kanunun 12 inci maddesiyle değişen fıkra) Maliye Bakanlığı lüzum gördüğü mahallerde birden fazla muvazzaf ve gayrı muvazzaf uzlaşma komisyonları ile ortalama k>ar haddi ve gider esasları ile ilgili uzlaşma taleplerinin incelenmesi için ayrı uzlaşma komisyonları teşkil ve bu komisyonların kimlerden terekküp edeceğini tayin edebilir. (*)
(2365 sayılı kanunun 93 üncü maddesiyle eklenen 1.1.1981 tarihinden geçerli fıkra) Maliye Bakanlığı, mahalli komisyonlara verilen yetki sınırlarını aşan her türlü vergi ve cezada uzlaşma üzere, merkezi uzlaşma komisyonları kurmaya yetkilidir. Bu komisyonların başkan ve üyelerinin seçilmesi ile çalışma şartlarına ait esaslar Maliye Bakanlığınca tespit edilir.
----------------------------
(*) (2791 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
(485 sayılı kanunun 12 inci maddesiyle eklenen fıkra) Maliye Bakanlığı lüzum gördüğü mahallerde ortalama k>ar haddi ve gider esaslarıyla ilgili uzlaşma taleplerinin incelenmesi için ayrı uzlaşma komisyonları teşkil eder ve bu komisyonların kimlerden terekküp edeceğini tayin edebilir.
----------------------------
Uzlaşma talebi:
EK MADDE 4 - (4369 sayılı Kanunun 82/1-b maddesiyle 1.1.1999 tarihin geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılmıştır.) (*)
----------------------------
(*) (4369 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki şekli)
Uzlaşma talebi:
EK MADDE 4 - (205 sayılı kanunun 22 inci maddesiyle eklenen madde) Uzlaşma için mükellef veya cezaya muhatap olanın bizzat veya resmi vekaletini haiz vekili vasıtasıyla (Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin kanuni temsilcileri marifetiyle) ve yazı ile yetkili uzlaşma komisyonuna başvurması şarttır.
(3239 sayılı kanunun 32 inci maddesiyle değişen fıkra) Uzlaşma talebi mükellef veya cezaya muhatap olanlar için vergi ve ceza ihbarnamesinin tebliği tarihinden itibaren 30 gün içinde yapılır. (*)
Resen tarhiyatta ilgili vergi dairesi, aynı süre içinde, herhangi bir taahhüdü tazammum etmemek kaydıyla, mükellefi veya cezanın muhatabını uzlaşma talebinde bulunmaya davet edebilir.
----------------------------
(*) (3239 sayılı kanunla değişmeden önce 1.1.1986 tarihine kadar uygulanan şekli)
(2686 sayılı kanunun 45 inci maddesiyle değişen şekli) Uzlaşma talebi, mükellef veya cezaya muhatap olanlar için vergi mahkemesinde dava açma süresi içinde yapılır.
(**) (2686 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
Uzlaşma talebi, bu kanunun 379 uncu maddesinde, mükellef veya cezaya muhatap olanlar için tanınan itiraz süresi içinde yapılır.
----------------------------
Uzlaşma talebinin tetkiki:
EK MADDE 5 - (4369 sayılı Kanunun 82/1-b maddesiyle 1.1.1999 tarihin geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılmıştır.) (*)
----------------------------
(*) (4369 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki şekli)
Uzlaşma talebinin tetkiki:
EK MADDE 5 - (205 sayılı kanunun 22 inci maddesiyle eklenen madde)
Uzlaşma komisyonları uzlaşma müzakeresine başlamadan önce;
1 - Talebin dördüncü ek maddeye uygun şekilde ve müddeti içinde yapılıp yapılmadığını,
2 - Uzlaşmanın komisyonun yetkisi içinde bulunup bulunmadığını,
İnceler.
Talebin usulüne uygun şekilde yapılmadığını veya uzlaşmanın yetkisi dışında bulunduğunu tespit ederse esasa geçmeden talebi reddeder.
Talebin usule uygun şekilde yapıldığının ve komisyonunun yetkisi içinde bulunduğunun anlaşılması halinde mükellefin veya adına ceza kesilenin de bulunacağı bir celsede meselenin esasını tetkik eder. Uzlaşma ile ilgili olarak yapılacak görüşmelere katılması için mükellefe veya cezaya muhatap olana; görüşmenin tarihi ile yapılacağı yer ve saat uzlaşma komisyonu tarafından yazı ile ve en son gön evvelinde bildirilir. Bu şekilde yapılacak müzakereler sonunda uzlaşma vaki olduğu takdirde keyfiyet bir tutanak ile tespit ve işbu tutanak komisyon başkan ve üyeleri ile mükellef veya adına ceza kesilen tarafından imza olunur.
Bu varakanın bir nüshası ilgiliye derhal verilir bir nüshası da üç gün içinde vergi dairesine gönderilir.
Uzlaşma temin edilemediği takdirde (Mükellefin veya adına ceza kesilenin uzlaşma komisyonunun davetine icabet etmemesi, komisyona geldiği halde uzlaşma tutanağını imzalamaması veya bu tutanağı ihtiraz kayıtla imzalamak istemesi halinde de uzlaşma temin edilmemiş sayılır.) Komisyonca bu hususu belirtmek üzere tanzim olunacak tutanağın birer nüshası üç gün içinde vergi dairesine ve ilgiliye tebliğ olunur. Uzlaşmanın vaki olmaması veya temin edilememesi hallerinde, aynı vergi veya ceza için yeniden uzlaşma talebinde bulunulamaz.
Bu maddede yazılı işlemler mükellef veya adına ceza kesilenin resmi vekaletini haiz vekili tarafından da yapılabilir.
----------------------------
Uzlaşma komisyonu muamelelerinin kesinliği:
EK MADDE 6 - (205 sayılı kanunun 22 inci maddesiyle eklenen madde) (28.2.1963 tarihinden geçerli olmak üzere)
(4369 sayılı Kanunun 18'inci maddesiyle değişen ibare) 1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) Uzlaşma komisyonlarının tutacakları (1) uzlaşma tutanakları kesin olup gereği vergi dairelerince derhal yerine getirilir.
(2686 sayılı kanunun 46'ncı maddesiyle değişen fıkra) Mükellef veya adına ceza kesilen; üzerinde uzlaşılan ve tutanakla tespit olunan hususlar hakkında dava açamaz ve hiçbir mercie şikayette bulunamaz. (*)
----------------------------
(1) (4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki ibare)
Uzlaşma komisyonlarının ek 5 inci maddeye göre tutacakları
(*) (2686 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
Mükellef veya adına ceza kesilen; üzerinde uzlaşılan ve tutanakla tespit olunan hususlar hakkında bilahare hiçbir mercie (Danıştay dahil) itiraz ve şikayette bulunamaz.
----------------------------
Uzlaşma ve vergi mahkemelerinde dava açma:
EK MADDE 7 - (2686 sayılı kanunun 47 inci maddesiyle değişen madde)
Müddeti içinde uzlaşma talebinde bulunan mükellef veya ceza muhatabı uzlaşma talep ettiği vergi veya ceza için, ancak uzlaşma vaki olmadığı takdirde dava açma yoluna gidebilir.
Mükellef veya ceza muhatabı aynı vergi veya ceza için uzlaşma talebinden önce dava açılmışsa, dava, uzlaşma işleminin sonuca bağlanmasından önce vergi mahkemelerince incelenmez, herhangi bir sebeple incelenir ve karara bağlanırsa bu karar hükümsüz sayılır.
Uzlaşmanın vaki olması halinde mükellef üzerinde uzlaşılan vergi ve cezaya (bunlardan birisi üzerinde uzlaşılmış olsa dahi her ikisine); adına sadece ceza kesilmiş bulunan, üzerinde uzlaşılan işbu cezaya karşı dava açamaz.
Uzlaşmanın vaki olmaması halinde mükellef veya ceza muhatabı; tarh edilen vergiye veya kesilen cezaya, uzlaşmanın vaki olmadığına dair tutanağın kendisine   tebliğinden itibaren genel hükümler dairesinde ve yetkili vergi mahkemesi nezrinde dava açabilir. Bu takdirde, dava açma müddeti bitmiş veya 15 günden az kalmış ise bu müddet tutanağın tebliği tarihinden itibaren 15 gün olarak uzar.
Uzlaşmanın vaki olmaması halinde, yukarıdaki ikinci fıkra uyarınca durdurulmuş olan davanın görülmesine, keyfiyetin vergi dairesince işarı üzerine vergi mahkemesinde devam olunur. (*)
----------------------------
(*) (2686 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
Uzlaşma ve itiraz:
EK MADDE 7 - (Değişmeden önceki şekli) (205 sayılı kanunun 22 inci maddesiyle eklenen madde) Müddeti içinde uzlaşma talebinde bulunan mükellef veya ceza muhatabı uzlaşma talep ettiği vergi veya ceza için, ancak uzlaşma vaki olmadığı takdirde itiraz yoluna gidebilir.
mükellef veya ceza muhatabı aynı vergi veya ceza için uzlaşma talebinden önce itiraz etmişse itiraz, uzlaşma işleminin sonuca bağlanmasından önce itiraz komisyonlarınca incelenmez, herhangi bir sebeple incelenir ve karara bağlanırsa bu karar hükümsüz sayılır.
Uzlaşmanın vaki olması halinde mükellef, üzerinde uzlaşılan vergi ve cezaya (Bunlardan birisi üzerinde uzlaşılmış olsa dahi her ikisine); adına sadece ceza kesilmiş bulunan, üzerinde uzlaşılan işbu cezaya itiraz edemez.
Uzlaşmanın vaki olmaması halinde mükellef veya ceza muhatabı; tarh edilen vergiye veya kesilen cezaya, uzlaşmanın vaki olmadığına dair tutanağın kendisine tebliğinden itibaren genel hükümler dairesinde ve yetkili itiraz komisyonu nezrinde itiraz edebilir. bu takdirde, itiraz müddeti bitmiş veya 15 günden az kalmış ise bu müddet tutanağın tebliği tarihinden itibaren 15 gün olarak uzar.
Uzlaşmanın vaki olmaması halinde, yukarıdaki ikinci fıkra uyarınca durdurulmuş olan itiraz incelemelerine, keyfiyetin vergi dairesince işarı üzerine itiraz komisyonunda devam olunur.
Ödeme:
EK MADDE 8- (205 sayılı Kanunun 22'nci maddesiyle eklenen madde) (28.2.1963 tarihinden geçerli olmak üzere) Uzlaşma konusu yapılan vergi cezaları;
1 - Uzlaşma vaki olduğu takdirde, uzlaşma tutanağı vergi ve cezaların ödeme zamanlarından önce ilgiliye tebliğ edilmişse kanuni ödeme zamanlarında ödeme zamanları kısmen veya tamamen geçtikten sonra tebliğ edilmişse ödeme süreleri geçmiş olanlar uzlaşma tutanağının tebliğinden itibaren bir ay içinde;
2 - (2686 sayılı Kanunun 48'inci maddesiyle değişen bent) Uzlaşma vaki olmadığı takdirde, bu kanunun 112 ve 368 inci maddeleri hükümleri ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 27 inci maddesinin 8 numaralı bendi hükmü dairesinde, (*) Ödenir.
----------------------------
(*) (2686 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
2 - Uzlaşma vaki olmadığı takdirde , bu kanunun 112, 368 ve 389 uncu maddeleri hükümleri dairesinde;
----------------------------
Uzlaşma ve cezalarda İndirme:
EK MADDE 9 - (205 sayılı Kanunun 22'nci maddesiyle eklenen madde) (28.2.1963 tarihinden geçerli olmak üzere) Bu bölüm uyarınca üzerinde uzlaşılan vergi ve cezalar hakkında 376'ncı madde hükümleri; hakkında 376'ncı madde hükümleri uygulanan vergi ve cezalar için bu bölüm hükümleri uygulanmaz. Ancak, ceza muhatabının, uzlaşma tutanağını imzalayıncaya kadar uzlaşma talebinden vazgeçtiğini beyanla hadiseye 376'ncı maddenin uygulanmasını istemek hakkı mahfuzdur.
Tüzük:
EK MADDE 10 - (3946 sayılı Kanunun 38'inci maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır.) (1.1.1994 tarihinden geçerli olmak üzere) (*)
----------------------------
(*) (3946 sayılı Kanunla Yürürlükten kaldırılmadan önceki şekli)
EK MADDE 10 - (205 sayılı kanunun 22 inci maddesiyle eklenen madde) Uzlaşma müesseseleri ve tatbikatı ile ilgili sair hükümler tüzükte belirtilir.
----------------------------
Tarhiyat Önceki Uzlaşma:
EK MADDE 11 - (4369 sayılı Kanunun 18'inci maddesiyle 31.12.1998 tarihinden sonraki dönemlere ilişkin tarhiyatlarda geçerli olmak üzere değişen fıkra) (1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) (4444 sayılı Kanunun 7'nci maddesi ile değişen fıkra) (14.8.1999 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere) Ek 11'inci inin birinci fıkrası "Maliye Bakanlığı vergi incelemesine dayanılarak tarh edilecek vergilerle kesilecek cezalarda (344'üncü maddenin üçüncü fıkrası uyarınca veri ziyanı kesilecek tarhiyata ilişkin vergi ve ceza hariç) tarhiyat öncesi uzlaşma yapılmasına izin verilebilir. (*)
Tarhiyattan önce uzlaşmaya varılması halinde tutanakla tespit edilen bu husus hakkında dava açılamaz ve hiçbir mercie şikayette bulunulamaz.
(3505 sayılı Kanunun 10'uncu maddesiyle eklenen hüküm) (10.12.1988 tarihinden geçerli olmak üzere) Uzlaşılan vergi miktarı üzerinden, bu Kanunun 112 inci maddesine göre gecikme faizi hesaplanır.
Tarhiyat öncesi uzlaşmanın temin edilememiş veya uzlaşma müzakeresinde uzlaşmaya varılmamış olması halinde mükellefler veya ceza muhatabı olanlar verginin tarhından ve cezanın kesilmesinden sonra uzlaşma talep edemezler.
Tarhiyat öncesi uzlaşmaya ilişkin esas ve usuller Yönetmelikte belirtilir.
----------------------------
(*) (4444 sayılı Kanunla değişmeden önceki fıkra)
Maliye Bakanlığı vergi incelemesine dayanılarak tarh edilecek vergilerde tarhiyat öncesi uzlaşma yapılmasına izin verebilir.(*)
----------------------------
(*) (4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki fıkra)
(4008 sayılı Kanunun 22'nci maddesiyle değişen fıkra) (1.1.1995 tarihinden geçerli olmak üzere) Maliye Bakanlığı; vergi incelemesine dayanılarak salınacak vergilerle kesilecek cezalarda tarhiyat öncesi uzlaşma yapılmasına izin verebilir. Ancak; inceleme sonucunda kaçakçılık cezalı tarhiyat yapılmasını gerektiren tespitler nedeniyle salınacak vergi ve kesilecek kaçakçılık suçu cezası tarhiyat öncesi uzlaşma mevzuu yapılamaz. (**)
(**) (4008 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
(3239 sayılı kanunun 33 üncü maddesiyle eklenen 1.1.1986 tarihinden geçerli madde) Maliye ve Gümrük Bakanlığı vergi incelemesine dayanılarak salınacak vergilerle kesilecek cezalarda tarhiyat öncesi uzlaşma yapılmasına izin verebilir.
----------------------------
Ücretlilere Vergi İadesinde Uzlaşma:
EK MADDE 12 - (3239 sayılı Kanunun 33'üncü maddesiyle eklenen madde) (1.1.1986 tarihinden geçerli olmak üzere) 2978 sayılı Ücretlilere Vergi İadesi Hakkında Kanunun 6'ncı maddesi uyarınca kesilen cezalar uzlaşma mevzuuna dahildir.
Gelir İdaresini Geliştirme Fonu:
EK MADDE 13 - (3418 sayılı Kanunun 32'nci maddesiyle eklenen madde) (31.3.1988 tarihinden geçerli olmak üzere) 1 - Vergi Kanunlarının uygulanması, Gelir İdaresinin çağdaş bir yapıya kavuşturulması, Maliye Bakanlığı (*) Gelirler Genel Müdürlüğü Merkez ve Taşra Teşkilatının geliştirilmesi, modernleştirilmesi ve Maliye Bakanlığı (*) personelinin daha tekin ve verimli çalıştırılmasını sağlamak gayesiyle Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası nezdinde "Gelir İdaresini Geliştirme Fonu" kurulmuştur.
2 - Bu Fonun Kaynakları:
a) Her yıl tahsil edilen toplam vergi gelirinin bir yıl evvelki toplam vergi gelirine ulaşıncaya kadar ki kısmının (3689 sayılı Kanununun 2'nci maddesiyle 1.1.1994 tarihinden geçerli olmak üzere belirlenen oran) % 1'i (Yüzde biri) ile bir yıl evvelki vergi tahsilatını aşan vergi gelirinin % 1 inden; (**)
b) Fonda yapılacak ihalelerde şartname hükümlerine uyulmaması halinde gelir kaydedilecek teminatlar ile alınacak faiz, zam ve cezalardan;
c) Vergi denetim ve yoklamaları sırasında Fondan harcama yapılmak suretiyle satın alınan malların satışından elde edilen hasılattan;
d) Fondan yapılacak ihalelerde para karşılığı verilecek ihale şartnamelerinden elde edilecek gelirlerden;
e) Faiz gelirlerinden,
Meydana gelir.
Maliye Bakanlığı (*) Merkez Saymanlığı, her ay tahsil edilen vergi gelirlerinin bir evvelki yıl toplam vergi tahsilat tutarına ulaşıncaya kadar % 0.5 (binde beş) ini; toplam vergi tahsilatının bir evvelki yıl toplam tahsilatını aşması halinde, aşan kısmından her ay % 1'ini, tahsil edildiği ayı takip eden ay içerisinde doğrudan T.C. Ziraat Bankasındaki Fon hesabına gönderir.
3 - Bu Fon:
a) Vergi İdaresinin, Vergi Denetim Birimlerinin ve Defterdarlıkların organize edilmesi ve otomasyonunun artırılarak mevcut personel ile daha etkili hizmet verebilmeleri temin gayesiyle Gelirler Genel Müdürlüğünce bina yapımı için arsa satın alınması, bina yapımı, tamamlanmış veya inşaat halinde bina satın alınması, bina kiralanması, onarım ve tefrişi, taşıt ve demirbaş alımı ve kiralanması ile bunların bakım ve onarımı, otomasyon, eğitim, uygulama, tanıtım çalışmaları gibi hizmetlerin gerektirdiği giderler ile vergi inceleme ve yoklama faaliyetleri sırasında yapılacak harcamalarda;
b) Maliye Bakanlığı (*) personeline, görevleri nedeniyle ve daha verimli çalıştırılmalarını sağlamak gayesiyle yapılacak ek ödemeler ile vergi uygulamasında görevli gelir idaresi personeline, vergi incelemesinde görevli personele ve Fonun kullanılmasına ilişkin hizmetlerde görevlendirilen personele fazla mesai ve yolluk ödenmesinde,
Kullanılır.
4 - Maliye Bakanı: (***)
a) (570 sayılı K.H.K. 'nin 12'nci maddesi ile değişen bent) (15.4.1997 tarihinden geçerli olmak üzere) Maliye Bakanlığının yurtdışı kadrolarında bulunan personeli dışında kalan personeline (sözleşmeli personel ile bağlı kuruluşların üst düzey yönetici kadrolarına atananlar dahil) en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) (4059 sayılı Kanunun 5'inci maddesiyle değişen ibare) (30.6.1997 tarihinden geçerli olmak üzere) % 200'ünü (****) geçmemek üzere ek ödeme yaptırmaya; (*****)
b) Gelirler Genel Müdürlüğü merkez ve taşra teşkilatında çalışan (sözleşmeli olarak istihdam edilenler dahil) personele, normal mesai gün ve saatleri dahilinde, daire dışında yapılan çalışmalarda, aylık toplam 70 saati geçmemek üzere, dışarıda geçirilen her bir saat için, karşılığı genel bütçeden ödenen fazla mesai ücreti esas alınmak suretiyle, bu ücretin bir katını aşmayacak şekilde ödeme yaptırmaya;
c) Vergi incelemesine yetkili personel ile Gelirler Genel Müdürlüğü merkez ve taşra teşkilatında çalıştırılan personele, bütçe kanunları uyarınca yaptırılan fazla mesaiye ilave olarak, ayda 70 saati aşmayacak şekilde yaptırılacak ek fazla mesai karşılığında, fazla mesainin yaptırıldığı saatler, çalışma mahalleri, çalışmaların resmi tatil ve bayram günlerinde yaptırılması gibi hususlar dikkate alınmak suretiyle, Genel Bütçeden ödenen fazla mesai ücretinin beş katını aşmayacak şekilde, saat başına farklı fazla mesai ücreti tespitine,
Yetkilidir.
Ek ödemelerde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun aylıklara ilişkin hükümleri uygulanır.
(3946 sayılı Kanunun 2'nci maddesiyle eklenen hüküm) (30.12.1993 tarihinden geçerli olmak üzere) Görev yapılan birim ve iş hacmi, görev mahalli, görevin önem ve güçlüğü, personelin sınıfı, kadro unvanı, derecesi ve atanma biçimi gibi kriterlere göre yapılacak ek ödemelerin farklı miktarları ve ödemeye ilişkin usul ve esasları Maliye Bakanı tarafından tespit edilir.
(3946 sayılı Kanunun 2'nci maddesiyle eklenen hüküm) (30.12.1993 tarihinden geçerli olmak üzere) Yukarıda belirtilen esaslar dahilinde yapılacak ödemeler Gelir Vergisine tabi tutulmaz.
5 - Bu Fondan yapılacak harcamalar, 1050, 2886 sayılı Kanunlar ile 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname Hükümleri ve 832 sayılı Kanunun 30 - 37'nci maddelerinde yer alan vize hükümlerine tabi olmadan yapılır.
Bu Fonun kullanılma usul ve esasları ile Fona ilişkin diğer usul ve esaslar Maliye Bakanlığınca (*) çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenir.
----------------------------
(*) (570 Sayılı K.H.K.'nin 12'nci maddesiyle değişmeden önceki ibare) "Maliye ve Gümrük Bakanlığı"
(**) 21.3.1992 tarih ve 3787 sayılı "Bazı Kamu Alacaklarının Tahsilatının Hızlandırılması ve Matrah Artırımı Hakkında Kanun"un yukarıdaki fonun uygulanmasına ilişkin geçici maddeleri;
Geçici maddeler:
GEÇİCİ MADDE 1 - Maliye ve Gümrük Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğü merkez ve taşra teşkilatında çalıştırılan personele (Gelir İdaresini Geliştirme Fonu Yönetmeliği gereğince fonun kullanılmasına ilişkin hizmetlerde doğrudan görevlendirilen personel dahil). karşılığı 213 sayılı Vergi Usul Kanununa 3418 sayılı Kanunun 32 inci maddesi ile eklenen ek 13 üncü maddeye göre kurulan Gelir İdaresini Geliştirme Fonundan ödenmek üzere, 5 yıl süre ile Gelirler Genel Müdürlüğü merkez teşkilatında 80, İstanbul İlinde 70, Büyükşehir Belediyesi bulunan diğer illerde 60, nüfusu 100.000'in üstünde olan il ve ilçelerde 50, bunun altında olan i ve ilçelerde 40 saate kadar aylık fazla çalışma yaptırılabilir.
Fazla çalışmaların normal mesai günlerinde ve daire içinde yaptırılması halinde fazla çalışma saati karşılığı olarak: (10) gösterge rakamının Devlet memurları aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak ücret ödenir. Bu ücret; tatil günlerinde daire içinde yapılan çalışmalara katılan personele 2 kat. normal mesai günlerinde ancak mesai saatleri haricinde yapılan daire dışı çalışmalara katılan personele 3 kat, tatil günlerinde daire dışında yapılan çalışmalara katılan personele ise. 4 kat olarak ödenir.
Normal mesai gün ve saatleri dahilinde yukarıda illere ve nüfus büyüklüklerine göre belirlenen saatlerle sınırlı olmak kaydıyla ayrıca yapılacak yaygın ve yoğun vergi denetimi çalışmalarına (vergi dairesi dışında) katılan personele, bu çalışmaları karşılığında saat başına verilecek ücret. bir saatlik fazla çalışma için belirlenen ücretin yarısıdır.
Şehirlerarası yollarda yapılacak vergi denetimlerine, İl Defterdarları tarafından: adedi, çalışma mahal ve saatleri belirlenmek suretiyle, yardımcı olmak üzere görevlendirilen güvenlik görevlilerine de bu esaslar dahilinde fazla çalışma ücreti ödenir.
GEÇİCİ MADDE 2 - 433 sayılı Kanunun Hükmünde Kararnamenin Geçici 2 net maddelerinin (a) bendi hükmüne göre madde kapsamındaki personele yapılan ödemelere; 1615 sayılı Gümrük Kanununun 165 inci maddesinde gerekli değişiklik yapılıncaya ve 449 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca Gelir İdaresini Geliştirme Fonundan yapılacak ek ödemelerin 213 sayılı Vergi Usul Kanununun ek 13 üncü maddesinin 4 numaralı bendine göre tespitine kadar 15.6.1991 tarihinde yürürlükte olan kanuni dayanakları gereğince bunlara göre belirlenmiş esas ve usuller uyarınca. bu tarihteki oranların tamamı üzerinden devam olunur.
GEÇİCİ MADDE 3 - Bu Kanunun Geçici 1. Geçici 2 ve Geçici 3 üncü maddeleri uyarınca yapılacak ödemeler, Gelir Vergisine tabi tutulmaz.
Yürürlük
MADDE 23 - Bu Kanunun Geçici 1. Geçici 2 ve Geçici 3 üncü maddeleri hükümleri 1.2.1992 tarihinde, diğer hükümleri yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 24 - Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
----------------------------
(***) (3946 sayılı Kanunun 2'nci maddesiyle değişmeden önceki ibare) "Bakanlar Kurulu"
----------------------------
(****) (4059 sayılı Kanunun 5'inci maddesiyle değişmeden önceki ibare) % 120'sini
----------------------------
(*****) (570 Sayılı K.H.K.'nin 12'nci maddesiyle değişmeden önceki bent)
a) (449 sayılı K.H.K.'nin 3'üncü maddesiyle değişen bent) Maliye Bakanlığının (*) yurt dışı kadrolarında bulunan personeli dışında kalan personeline (sözleşmeli personel dahil) en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) ( 1 ) % 50 sini (Vergi incelemesine yetkili Maliye ve Gümrük akanlığı merkez denetim elemanları ile münhasıran Gelirler Genel Müdürlüğü merkez ve taşra teşkilatında çalışan personel için ( 2 ) % 60 ını). geçmeyecek şekilde ek ödeme yaptırmaya:
( 1 ) (3946 sayılı Kanunun 2'nci maddesiyle değişen ve 30.12.1993 tarihinden önceki şekli) % 35
( 2 ) (3946 sayılı Kanunun 2'nci maddesiyle değişen ve 30.12.1993 tarihinden önceki şekli) % 45
----------------------------
(*****) (449 sayılı KHK ile değişmeden önce 15.10.1991 tarihine kadar uygulanan fıkra) a) Maliye ve Gümrük Bakanlığının yurt dışı kadrolarında bulunan personeli dışında kalan personeline (sözleşmeli personel dahil) en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) (3689 sayılı Kanunun 2'nci maddesiyle ) (Vergi incelenmesine yetkili Maliye ve Gümrük Bakanlığı merkez denetim elemanları ve münhasıran Gelirle Genel Müdürlüğü merkez ve taşra teşkilatında çalışan personel için % 45. Bakanlığın diğer yurt içi personeli için % 35 olarak uygulanır) geçmeyecek şekilde ek ödeme yaptırmaya:
----------------------------
BEŞİNCİ KİTAP
(2686 sayılı Kanunun 49 uncu maddesiyle değişen başlık)
VERGİ DAVALARI (*)
BİRİNCİ KISIM
BİRİNCİ BÖLÜM
Vergi mahkemesinde dava açmaya yetkili olanlar:
MADDE 337 - Mükellefler ve kendilerine vergi cezası kesilenler, tarh edilen vergilere ve kesilen cezalara karşı vergi mahkemesinde dava açabilirler.
Vergi dairesi tadilat ve takdir komisyonlarınca tahmin ve takdir olunan matrahlara karşı vergi mahkemesinde dava açabilir.
Belediyelerde dava açma yetkisini belediye adına varidat müdürü, olmayan yerlerde hesap işleri müdürü veya o görevi yapan kullanır.
(3239 Sayılı Kanunun 34'üncü maddesiyle değişen fıkra) vergi daireleri Maliye ve Gümrük Bakanlığının, (İl özel idareleriyle belediyeler valilerin) muvafakatini almadan vergi mahkemelerinin kararları aleyhine Danıştay'da temyiz davası açamazlar.
(3239 Sayılı Kanunun 34'üncü maddesiyle eklenen fıkra) Ancak; Maliye ve Gümrük Bakanlığı tespit edeceği hadlerle sınırlı olmak şartıyla, muvafakat verme yetkisini defterdarlıklara devredebilir.
----------------------------
BEŞİNCİ KİTAP
(*) (Değişmeden önceki şekli)
Vergi ihtilafları
BİRİNCİ KISIM
İtiraz
BİRİNCİ BÖLÜM
İtiraz Etme
(**) İtiraza Yetkili Olanlar:
MADDE 377 , k(Değişmeden önceki şekli)Mükellefler ve kendilerine vergi kesilenler, tarh edilen vergilere ve kesilen cezalara itiraz edebilirler.
Vergi dairesi, tahrir, tadilat ve takdir komisyonlarınca tahmin ve takdir olunan matrahlara itiraz edebilir.
Tahrir ve tadilat komisyonlarınca tahmin ve takdir olunan matrahlara il özel idareleri adına itiraz etme yetkisi il merkezinde özel saymanlık gelir müdürü, olmayan yerlerde gelir memuru, ilçelerde özel saymanlık gelir memurları, şube kuruluşu olan yerlerde tahakkuk şubesi baş memurları veya bu görevleri yapanlar tarafından kullanılır.
Belediyelerde itiraz yetkisini belediye adına varidat müdürü, olmayan yerlerde hesap ileri müdürü veya o görevi yapan kullanır.
(***) (3239 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
Vergi daireleri Maliye Bakanlığının (İl özel idareleriyle belediyeler valilerin) muvafakatini almadan vergi mahkemelerinin kararları aleyhine Danıştay'da temyiz davası açamazlar.
----------------------------
Dava konusu:
MADDE 378 - (2686 sayılı kanunun 51 inci maddesiyle değişen şekli)
Vergi mahkemesinde dava açabilmek için verginin tarh edilmesi cezanın kesilmesi, tadilat ve takdir komisyonları kararlarının tebliğ edilmiş olması; tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin yapılmış ve ödemeyi yapan tarafından verginin kesilmiş olması lazımdır.
Mükellefler beyan ettikleri matrahlara ve bu matrahlar üzerinden tarh edilen vergilere karşı dava açamazlar. Bu kanunun vergi hatalarına ait hükümleri mahfuzdur. (*)
----------------------------
(**)   (2686 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
İtiraz mevzuu:
MADDE 378 -İtirazda bulunabilmek için verginin tarh edilmesi cezanın kesilmesi veya tahrir, tadilat, takdir komisyonları kararlarının tebliğ edilmiş olması; tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin yapılmış ve ödemeyi yapan tarafından verginin kesilmiş olması lazımdır.
Mükellefler beyan ettikleri matrahlara ve bu matrahlar üzerinden tarh edilen vergilere itiraz edemezler. (Bu kanun vergi hatalarına ait hükümleri saklıdır.)
----------------------------
MÜKERRER MADDE 378 - (2791 sayılı kanunun 13 üncü maddesiyle eklenen madde) (1.1.1983 tarihinden geçerli olmak üzere) Danıştay ve Vergi Mahkemelerinde yapılacak duruşmalarda iddia ve savunmanın gerekli kıldığı hallerde, mahkeme vergi davasına konu olan tarhiyatın dayanağı incelemeyi yapmış bulunan inceleme elemanları ile, mükellefin duruşmada hazır bulundurduğu mali müşaviri veya muhasebecisini de dinler.
MADDE 379 - 412 - (2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 63 üncü maddesiyle kaldırılmıştır.)
Mükelleflerin izahat talebinde bulunabilecekleri:
MADDE 413 - Mükellefler, Maliye Bakanlığından veya Maliye Bakanlığının bu hususta yetkili kıldığı makamlardan vergi durumları ve vergi uygulanması bakımından müphem ve tereddüdü mucip gördükleri hususlar hakkında izahat isteyebilirler.
Yetkili makamlar yazı ile istenecek izahatı en kısa bir zamanda cevaplamak mecburiyetindedirler.
Alacakları cevaplara göre hareket eden mükelleflerin bu hareketleri cezayı istilzam etse dahi ceza kesilmez.
SON HÜKÜMLER
Özel kanunlardaki hükümlerin saklı olduğu:
MADDE 414 - Özel kanunlarda 5432 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilen hallerde bu kanunun mezkur hükümlere tekabül eden maddeleri uygulanır.
Yetki
MÜKERRER MADDE 414 - (3239 sayılı kanunun 35 inci maddesiyle eklenen 1.1.1986 tarihinden geçerli madde) a) Bu kanunun 26, 35 ve 366'ncı maddelerinde yer alan tahakkuk fişi ile vergi ve ceza ihbarnamelerinin şekli ve ihtiva edeceği bilgilerde değişiklik yapmaya ve bunları vergi dairesi adına tanzim edecek olanları belirlemeye Maliye ve Gümrük Bakanlığı;
Yetki
MÜKERRER MADDE 414 - Bu Kanunun; 104, mükerrer 115, 177, 352 (kanuna bağlı cetvel), 353 ve 356'ncı maddelerinde yer alan maktu had ve miktarlar 1/1/1998 tarihi itibariyle geçerli olan had ve tutarlarına, 232 inci maddesinde yer alan 1.000.000 lira, 15.000.000 liraya, 252 inci maddesinde yer alan yüz kuruş, 100.000 liraya, 313 üncü maddesinin son fıkrasında yer alan 500.000 lira, 50.000.000 liraya, 343 üncü maddesinde yer alan 100 ve 2.500 liralar sırasıyla, 500.000 ve 1.000.000 liralara yükseltilmiştir.
Maliye Bakanlığı; bu Kanunun 26, 35 ve 366'ncı maddelerinde yer alan tahakkuk fişi ile vergi ve ceza ihbarnamelerinin şekli ve ihtiva edeceği bilgilerde değişiklik yapmaya ve bunları vergi dairesi adına tanzim edecek olanları belirlemeye yetkilidir.
Bu Kanunda yer alan maktu hadler ile asgari ve azami miktarları belirtilmiş olan para ile ödenecek ceza miktarları, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak bu Kanun uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle uygulanır. Bu şekilde hesaplanan maktu had ve miktarların yüzde beşini aşmayan kesirler dikkate alınmaz. Bakanlar Kurulu, bu suretle tespit edilen had ve miktarların yarısına kadar artırmaya veya indirmeye, nispi hadleri ise iki katına kadar artırmaya veya yarısına kadar indirmeye veya tekrar kanuni seviyesine getirmeye yetkilidir. (*)
----------------------------
(*) (4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
Yetki
MÜKERRER MADDE 414 - (3239 sayılı kanunun 35 inci maddesiyle eklenen 1.1.1986 tarihinden geçerli madde) a) Bu kanunun 26, 35 ve 366'ncı maddelerinde yer alan tahakkuk fişi ile vergi ve ceza ihbarnamelerinin şekli ve ihtiva edeceği bilgilerde değişiklik yapmaya ve bunları vergi dairesi adına tanzim edecek olanları belirlemeye Maliye ve Gümrük Bakanlığı;
b) Bu Kanunda yer alan maktu hadler ile asgari ve azami miktarları belirtilmiş para ile ödenecek ceza miktarlarını on katına, nispi hadleri ise iki katına kadar ayrı ayrı artırmaya ve bunları kanuni seviyesine indirmeye Bakanlar Kurulu Yetkilidir.
c) (3946 sayılı kanunun 1 inci maddesiyle eklenen bent) (30.12.1993 tarihinden geçerli olmak üzere)Bu Kanunun; 104, Mükerrer 115, 177, 232, 252, Mükerrer 298, 313, 343, 344, 345, Mükerrer 347, 353, Mükerrer 355, 356 ve 361 inci maddeleri ile Kanuna bağlı usulsüzlük cezalarına ait cetvelde yer alan maktu had ve miktarlar 1.1.1993 tarihi itibariyle geçerli olan had ve tutarlarına yükseltilmiştir.
d)(3946 sayılı kanunun 1 inci maddesiyle eklenen bent) (30.12.1993 tarihinden geçerli olmak üzere) Bu Kanunda yer alan maktu had ve miktarlar için (177 inci maddede yazılı maktu had ve miktarlar hariç) Bakanlar Kurulu (b) bendinde yer alan yetkisini kullanmadığı takdirde; her bir takvim yılında uygulanacak maktu had ve miktarlar, bir önceki yılda uygulanan maktu had ve miktarlara, bu yıla ilişkin olarak bu Kanun uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranında artış yapılmak suretiyle tespit edilir. Bu suretle hesaplanan maktu had ve miktarlarda 10 000 lira kesirleri nazara alınmaz.
----------------------------
Kaldırılan hükümler:
MADDE 415 - 5432 Sayılı Vergi Usul Kanunu ile bu kanunun bazı hükümlerini değiştiren 5815, 6094 ve 6935 Sayılı Kanunlar ile 5887 Sayılı Harçlar Kanununun 116'ncı maddesi, 120'nci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları, 121'inci maddesinin dördüncü fıkrası ile 123'üncü maddesi, 6085 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 9 uncu maddesinin (E) fıkrası, 6802 sayılı Gider Vergileri Kanununun 64'üncü maddesi 6936 sayılı Hususi Otomobil Vergisi Kanununun 12'nci maddesi, 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 15'inci maddesi ve diğer kanunların bu kanuna uymayan hükümleri kaldırılmıştır.
Vergi İadesini Geliştirme Fonu:
MÜKERRER MADDE 415 - (3418 Sayılı Kanunun 42 inci maddesiyle 31.3.1988 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılmıştır.) (*) (**)
----------------------------
(*) (3418 s ayılı kanunun 33 üncü maddesiyle Ek: 15 inci madde olarak) "Gelir İdaresini Geliştirme Fonu" başlığı altında yeniden düzenlenmiştir.
(**) (3239 sayılı kanunun 35 inci maddesiyle eklenen ve 31.3.1988 tarihinde yürürlükten kaldırılan şekli)
MÜKERRER MADDE 415 - 1 - Vergi kanunlarının uygulanması, Maliye ve Gümrük Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğü merkez ve taşra teşkilatının geliştirilmesi, modernleştirilmesi ve Maliye ve Gümrük Bakanlığı Personelinin daha etkin ve verimli çalıştırılmasını sağlamak gayesiyle Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası nezrinde "Vergi İdaresini Geliştirme Fonu" kurulmuştur.
2 - Her yıl tahsil edilen toplam vergi gelirlerinin bir yıl evvelki toplam vergi gelirlerine ulaşıncaya kadarki kısmının % 05 ile, bir yıl evvelki vergi tahsilatını aşan vergi gelirlerinin % 1'i bu fonun kaynağını teşkil eder.
3 - Saymanlıklar her ay tahsil ettikleri toplam vergi gelirlerinin; bir evvelki yıl toplam vergi tahsilat tutarına ulaşıncaya kadar % 05 (binde beş) ini, toplam vergi tahsilatının bir evvelki yıl toplam tahsilatlarını aşması halinde, aşan kısmından her ay % 1 (yüzde bir) ini tahsil ettikleri ayı takip eden bir ay içerisinde doğrudan fona gönderirler.
4 - Bu fon, Gelirler Genel Müdürlüğünce bina yapımı, satın alınması veya kiralanması, taşıt, demirbaş alımı, otomasyon, eğitim, uygulama, tanıtma çalışmaları gibi hizmetlerin gerektirdiği giderler ile vergi inceleme, yoklama faaliyetleri sırasında yapılacak harcamalar ve Maliye ve Gümrük Bakanlığı Personeline görevleri nedeniyle ve daha verimli çalıştırılmalarını sağlamak gayesi ile, yapılacak ek ödemelerde kullanılır. Bu fondan yapılacak harcamalar 1050, 832 ve 2886 sayılı kanunlarla 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine tabi değildir.
Bu fonun kullanılma usul ve esasları ile fona ilişkin diğer usul ve esaslar Maliye ve Gümrük Bakanlığınca belirlenir ve yürütülür. Denetimi; Başbakanlık, Maliye ve Gümrük Bakanlığı ve Sayıştay'ca belirlenecek birer üyeden meydana gelecek bir komisyon aracılığı ile yapılır.
----------------------------
Götürü matrahlar:
GEÇİCİ MADDE 1 - 5432 sayılı kanunun 40'ıncı maddesi mucibince tespit edilip bu kanun yürürlüğe girdiği tarihte vergi tarhına esas tutulmakta olan götürü matrahlar 1961 yılı vergileri içinde uygulanır.
İlk tatbik yılında komisyonların teşkil ve ödevleri:
GEÇİCİ MADDE 2 - Zirai kazançlar merkez ve il komisyonları bu kanun yayınlandığı tarihten başlayarak en geç bir ay içinde, komisyon başkanlarının daveti üzerine kurulur.
Zirai kazançlar merkez komisyonuna Ziraat Odaları Birliği tarafından seçilecek temsilci, işbu birliğin teşekkül edeceği tarihe kadar Ticaret ve Sanayi Odaları, Ticaret Odaları, Sanayi Odaları ve Ticaret Borsaları Birliği tarafından seçilir.
Merkez komisyonu, bu kanunun 46'ncı maddesinde mevzuu bahis yönetmeliği ilk toplantı tarihinden itibaren en geç üç ay içinde hazırlayarak yürürlüğe koyar.
GEÇİCİ MADDE 3 - Kanunun ilk uygulama yılında, vergiye tabi çiftçilerin zirai kazançları, satış tutarlarına bakılmaksızın götürü gider usulüne göre tespit olunur.
Dileyenler, vergi dairelerine, en geç, kanunun meriyete girdiği tarihten itibaren bir ay içinde ve yazılı olarak müracaatta bulunmak şartıyla, gerçek kazanç esasını ihtiyar edebilirler.
GEÇİCİ MADDE 4 - Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte veya sonraki yıllarda bilanço esasını göre Gelir ve Kurumlar Vergisi mükellefiyetine girecek olanlar açılış bilanço ve ehvenlerini tanzim ederken işletmeye dahil iktisadi kıymetleri bu kanunun üçüncü kitabında yazılı hükümler dairesinde değerlendirirler Maliyet, bedeli ile değerlenmesi, icap eden kıymetlerin bu bedeli bilinmiyorsa maliyet bedeli yerine mükelleflerin bizzat belli edecekleri alış emsal bedeli değerlemeye esas tutulur.
Vergi incelemesi neticesinde alış emsal bedelinin fazla hesap edildiğinin anlaşılması halinde mükellef hakkında (4369 sayılı Kanunun 81/A-23 maddesiyle değişen ibare) (1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) vergi ziyanı (1) veya usulsüzlük cezaları uygulanmaz.
----------------------------
(1) (4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki ibare)
"kusur"
----------------------------
Amortismana tabi iktisadi kıymetlerin değerlenmesi:
GEÇİCİ MADDE 5 - (205 sayılı kanunun 24 üncü maddesiyle değişen şekli) Bu kanunun meriyete girdiği tarihte veya müteakip yıllarda ticari, zirai veya mesleki kazançları dolayısıyla yeniden Gelir Vergisine girecek veya (4369 sayılı Kanunun 81/A-24 maddesiyle değişen ibare) (1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) basit usulden gerçek usule geçecek olan mükellefler ile öteden beri faaliyete devam eden serbest meslek erbabının (1) amortismana tabi iktisadi kıymetleri maliyet bedeli, maliyet bedeli bilinmiyorsa bizzat kendilerince alış tarihindeki rayice göre tahmin olunacak bedeli ile değerlenir. Şu kadar ki, bu kıymetlerin alış tarihleri ile mükellefiyete giriş veya gerçek usule geçiş tarihi arasındaki yıllara ait amortismanlar tutarı bu değerden düşülür ve bakiyesinin amortismanına devam olunur.
Mükellefçe tahmin olunacak bedelin fazla hesaplandığının tespiti halinde bundan dolayı adına ceza kesilmez.
----------------------------
(1) (4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki ibare)
"götürü usulden (Zirai kazançlarda götürü gider usulü dahil) gerçek usule geçecek olan mükelleflerin"
----------------------------
Ceza hükümlerinin şümulü:
GEÇİCİ MADDE 6 - Bu kanunun yürürlüğe girmesinden önce işlenmiş fiiller hakkında, bu fillerin ilendiği tarihte 5432, 5815 ve 6094 sayılı kanunların yürürlükte bulunan veri cezalarına ve hileli veri suçlarına müteallik hükümleriyle bu kanunun hükümlerinden hangisi mükellefin veya suçu işleyen kimsenin lehine ise o hüküm uygulanır.
Yukarı ki fıkra hükmü bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce kesilmiş olup da henüz kesinleşmemiş veya tahsil edilmemiş olan vergi cezalarıyla ceza mahkemelerince hüküm olunan cezalara da şamildir.
Ceza indiriminden faydalanacak olanlar:
GEÇİCİ MADDE 7 - Mükellef veya vergi sorumluları bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki ay içinde vergi dairesine müracaatla itiraz süresi geçmiş veya henüz son bulmamış vergi ve cezaları için bu kanunun 376'ncı maddesindeki şartları yerine getirdikleri takdirde mezkur madde hükümlerinden faydalandırılırlar.
Kazanç sayılmayacak farklar:
GEÇİCİ MADDE 8 - Bu kanunun 328 ve 329 uncu maddelerinin uygulanmasında 1945 yılının sonundan önce satın alınmış veya inşa ettirilmiş veyahut trampa yolu ile iktisap edilmiş olan gayrimenkullar ile bunların mütemmim cüzlerinin (Sabit tesisatta makineler dahil) ve teferruatının ve gayrimenkul olarak tescil edilen hakların satışından ve bu mallar ve haklar için alınan sigorta tazminatından doğan farklar kazanç sayılmaz.
Bu kanunun belediye vergi ve resimlerine uygulanacağı tarih:
GEÇİCİ MADDE 9 - Belediyelere ait vergi, resim ve harçlar hakkında bu kanunun vergi hatalarına ve bunların düzeltilmesine ve vergi ihtilaflarına müteallik hükümleri yayımı tarihinden ve diğer hükümleri 1 Ocak 1963 tarihinden başlayarak uygulanır.
Müdevver mahsullerin değerlenmesi:
GEÇİCİ MADDE 10 - (105 sayılı kanunun 25 inci maddesiyle eklenen madde) Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte veya müteakip yıllarda zirai kazançlar dolayısıyla zirai işletme hesabı, veya bilanço esasında yeniden Gelir Vergisine girecek veya götürü gider usulünden gerçek usullere geçecek çiftçiler, mükellefiyete girdikleri veya gerçek usullere geçtikleri yıla devredilen zirai mahsullerin maliyet bedeli ile, bu bedel belli değilse bizzat tayin edecekleri bedel ile değerlendirirler ve çiftçi işletme defterinin giderleri tablosuna bir kalemde kaydederler; bilanço esasında ise açılış bilançosunda gösterirler.
Mükellefçe tayin edilecek bu bedelin fazla hesaplandığının tespiti halinde bundan dolayı adına ceza kesilir.
ilk defa götürü gider usulünde vergiye tabi olacak çiftçilerin evvelki yıllardan devreden mahsullerinin satış hasılatının vergilendirilmesinde, kazançlarına Gelir Vergisi Kanununun 54 üncü maddesinin 1 numaralı bendine göre tespit edecekler gerçek miktarları ile indirilebilecek giderlerinin, kazançların aynı maddenin 2 numaralı bendine göre tespit edecekler ise bilumum giderlerin hesabında evvelki yıllarda ödenmiş olan bu kabil masraflardın sadece yapıldığı yıla devreden mahsullere isabet eden kısımları nazara alınır.
Yeniden değerleme
GEÇİCİ MADDE 11 - (3332 sayılı kanunun 16'ncı maddesiyle Mükerrer 298 inci madde olarak değiştirilmiş ve ilgili yere işlenmiştir.) (Geçici 11 inci maddenin eski hükümleri Mükerrer 298 inci maddede verilmiştir.)
GEÇİCİ MADDE 12 - (3239 sayılı kanunun 38 inci maddesiyle eklenen madde) (1.1.1986 tarihinden geçerli olmak üzere) 4.1.1961 gün ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 49 uncu maddesinin bu Kanunla değişmeden önceki hükümlerine göre, takdir edilen asgari ölçüde arsa metrekare birim değerleri ile ilgili olarak dava açma ve açılan davalara cevap verme konusunda Maliye ve Gümrük Bakanlığına bağlı vergi dairelerine mevdu görev yetkiler devam eder; kesinleşen değerler bu vergi dairelerince, takdir komisyonu kararları ve varsa yargı merci kararları ile birlikte ilgili belediyelere derhal bildirilir. Emlak Vergisi Kanununun uygulanmasında, altınca genel beyan dönemini başlayacağı yıla kadar kesinleşen bu değerler geçerli olur.
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 72 inci maddesinin bu Kanunla değişmeden önceki hükümlerine göre kurulan takdir komisyonlarının asgari ölçüde arsa metrekare birim değer tespitine ilişkin görev ve yetkileri 1 Mart 1986 tarihine kadar, bu değerlerle ilgili olarak açılacak davalarla ilgili görev ve yetkileri söz konusu davalar sonuçlanıncaya kadar devam eder.
GEÇİCİ MADDE 13 - (3239 sayılı kanunun 38 inci maddesiyle eklenen madde) (1.1.1986 tarihinden geçerli olmak üzere) Vergi Usul Kanununun 177 inci maddesinde yer alan ve bu kanunla artırılan hadler, önceki yılların hadlerine bağlı olmaksızın 1986 yılında tutulacak defterler için de uygulanır.
GEÇİCİ MADDE 14 - (3239 sayılı kanunun 38 inci maddesiyle eklenen madde) (1.1.1986 tarihinden geçerli olmak üzere) Üç yıl süre ile görev yapacak olan ilk Yeminli Mali Müşavirler Kurulu üyeleri, biri Başkan ve biri Başkan vekili olmak üzere, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden altı ay içinde Bakanlar Kurlunca atanır.
Üç yıllık sürenin bitiminde yeniden üyeliğe getirilmek mümkündür.
Kurul üyeliklerine atananlar ile kurulda görevlendirilen personelden T.C. emekli Sandığına tabi olanların istemleri halinde, Emekli Sandığı iştirakçiliği devam eder.
GEÇİCİ MADDE 15 - (3239 sayılı kanunun 38 inci maddesiyle eklenen madde) (1.1.1986 tarihinden geçerli olmak üzere) Yeminli Mali Müşavirler Kurulunun giderleri üç yıl süre ile her yıl Maliye ve Gümrük Bakanlığı bütçesine konacak olan ödenekten karşılanır.
GEÇİCİ MADDE 16 - (3418 sayılı kanunun 33 üncü maddesiyle eklenen madde) (31.3.1988 tarihinden geçerli olmak üzere) 213 sayılı Vergi Usul Kanununa 3239 sayılı Kanunun 36'ncı maddesiyle ilave edilen mükerrer 415 inci maddeyle kurulan "Vergi İdaresini Geliştirme Fonu", bu Kanunun yürürlük tarihi itibariyle mevcut bütün aktif ve pasifiyle birlikte aynen Vergi Usul Kanununun ek 13 üncü maddesi ile kurulan Gelir İdaresini Geliştirme Fonu'na devredilmiştir.
Vergi İdaresini Geliştirme Fonu'nun sözleşmelerde taraf olmaktan doğan hak ve borçları, Gelir İdaresini Geliştirme Fonu'na intikal eder.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte Vergi İdaresini Geliştirme Fonu, başka bir işleme gerek kalmaksızın infisah eder.
Vergi İdaresini Geliştirme Fonu ile Gelir İdaresini Geliştirme Fonu, devir nedeniyle doğacak her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır.
GEÇİCİ MADDE 17 - (3689 sayılı kanunun 2 inci maddesiyle eklenen madde) 1.1.1991 tarihinden geçerli olmak üzere 10 yıl süre ile; bu Kanuna, 3418 sayılı Kanunun 32 inci maddesiyle eklenen ek 13 üncü maddenin 2 numaralı fıkrasında yer alan % 0,5 oranı % 1 olarak; 4 numaralı fıkrasının (a) bendinde yer alan % 30 oranı, vergi incelemesine yetkili Maliye ve Gümrük Bakanlığı merkez denetim elemanları ve münhasıran Gelirler Genel Müdürlüğü merkez ve taşra teşkilatında çalışan personel için % 45 Bakanlığın diğer yurt içi personeli içi personeli için % 35 olarak uygulanır.
GEÇİCİ MADDE 18 - (4008 sayılı kanunun 23 üncü maddesiyle eklenen madde) (6.7.1994 tarihinden geçerli olmak üzere) Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce aktifi giren iktisadi kıymetler hakkında aktife alındıkları yılda yürürlükte olan hükümlere göre amortisman ayrılmasına devam olunur.
GEÇİCİ MADDE 19 - (4369 sayılı Kanunun 20'nci maddesiyle eklenen madde) (29.7.1998 tarihinden geçerli olmak üzere) İşletme hesabı esasında defter tutan mükellefler diledikleri takdirde, Vergi Usul Kanununun 180 inci maddesindeki şartlar dikkate alınmaksızın 31/12/2000 tarihine kadar işletme hesabı esasına göre defter tutmaya devam ederler.
GEÇİCİ MADDE 20 - (4369 sayılı Kanunun 20'nci maddesiyle eklenen madde) (29.7.1998 tarihinden geçerli olmak üzere) 1998 yılı geçici vergi uygulaması bakımından; Hazine Bonosu, Devlet Tahvilleri ve Toplu Konut İdaresi, Kamu Ortaklığı İdaresi ve Özelleştirme İdaresi Başkanlıklarınca çıkarılan menkul kıymetler alış bedeli ile değerlenir.
GEÇİCİ MADDE 21 - (4369 sayılı Kanunun 20'nci maddesiyle eklenen madde) (29.7.1998 tarihinden geçerli olmak üzere) Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce işlenmiş fiiller hakkında kesilecek cezalarda, bu fiillerin işlendiği tarihte 213 sayılı Vergi Usul kanununun yürürlükte bulunan vergi cezalarına ait hükümleri; hüküm olunacak cezalar hakkında ise, bu fiillerin işlendiği tarihte yürürlükte bulunan hükümler ile bu Kanunun hükümlerinden lehe olanı uygulanır. Şu kadar ki, bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce kesinleşmiş mahkumiyet kararları hakkında bu Kanun hükümleri uygulanmaz.
GEÇİCİ MADDE 22 - (4369 sayılı Kanunun 20'nci maddesiyle eklenen madde) (29.7.1998 tarihinden geçerli olmak üzere) Diğer kanunlarda Vergi Usul Kanununun bu Kanunla yürürlükten kaldırılan kaçakçılık, ağır kusur ve kusur cezalarına yapılan atıflar Vergi Usul Kanununun 344 üncü maddesinde yer alan vergi ziyanı cezasına yapılmış sayılır.
GEÇİCİ MADDE 23 - (4444 sayılı Kanunun 7'nci maddesi ile eklenen madde) (14.8.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) 1/1/1999 tarihi ile bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih arasındaki vergilendirme dönemlerine ilişkin olarak yapılan ve uzlaşma talep edildiği halde henüz uzlaşma günü verilmemiş veya uzlaşma günü verilmiş ancak uzlaşma görüşmesi yapılmamış veya uzlaşma talep süresi geçmemiş olan vergi ziyanı cezalı tarhiyatlarda, vergi ziyanı cezası için de uzlaşma talebinde bulunulabilir.
Ceza hükümlerinde uygulama:
EK GEÇİCİ MADDE 1 - (2365 sayılı kanunun 97 inci maddesiyle eklenen madde) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Bu kanun yürürlüğe girmesinden önce işlenmiş fiiller hakkında, bu fiillerin işlendiği tarihte 213 sayılı Vergi Usul Kanununun yürürlükte bulunan vergi cezalarına ait hükümleri uygulanır.
Ceza kesmede zaman aşımı:
EK GECİCİ MADDE 2 - (2365 sayılı kanunun 97 inci maddesiyle eklenen madde) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Bu kanunun yürürlük tarihinden önceki dönemlere ait vergi cezaları hakkında ilgili dönemde yürürlükte bulunan ceza kesmede zamanaşımı hükümleri uygulanır.
EK GEÇİCİ MADDE 3 - (2365 sayılı kanunun 97 inci maddesiyle eklenen madde) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Vergi Kanunlarına göre ticari, zirai ve mesleki faaliyetleri dolayısıyla ilgili vergi dairelerine mükellefiyet kayıtlarını yaptırmaları gerektiği halde 31.3.1981 tarihine kadar bu mükellefiyetlerini tescil ettirmemiş bulunanlar hakkında Vergi Usul Kanununda öngörülmüş olan diğer ceza hükümleri ile birlikte aynı kanunun 360'ıncı maddesi hükmü de uygulanır.
EK GEÇİCİ MADDE 4 - (2365 sayılı kanunun 97 inci maddesiyle eklenen madde) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 221 inci maddesinde yer alan defter tasdik süreleri, 1981 takvim yılında tutulacak defterler için bir ay uzatılmıştır.
EK GEÇİCİ MADDE 5 - (2365 sayılı kanunun 97 inci maddesiyle eklenen madde) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 46'ncı maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle, 1981 yılında götürü matrahlara ilişkin olarak yapılacak takdirler için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 40'ıncı maddesinin 2 numaralı bendinde yazılı olan süre 1981 yılı Mart ayı sonuna kadar uzatılmıştır.
EK GEÇİCİ MADDE 6 - (2365 sayılı kanunun 97 inci maddesiyle eklenen madde) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) 2343 sayılı kanunla 1.3.1981 tarihinden itibaren 210 sayılı Değerli Kağıtlar Kanunu kapsamına alınan faturalarla ilgili yeni düzenlemelere geçilinceye kadar gerçek veya tüzel kişiler ellerinde bulundurdukları faturalarını kullanabilirler. Ancak bu faturaların değerli kağıt bedellerinin makbuz karşılığı tahsili suretiyle defterdarlıklarca tasdiki şarttır.
EK GEÇİCİ MADDE 7 - (2365 sayılı kanunun 97 inci maddesiyle eklenen madde) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 117 inci maddesine ilişkin olarak 1981 yılında yapılacak tespitler için aynı maddenin son fıkrasında yazılı süreyi iki aya kadar uzatmaya Bakanlar kurulu yetkilidir.
EK GEÇİCİ MADDE 8 - (2365 sayılı kanunun 97 inci maddesiyle eklenen madde) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) 1980 vergilendirme dönemindeki iş hacmi itibariyle 1981 yılında tüccarların defter tutma bakımından girecekleri sınıfların tayininde, bu kanunun 26'ncı maddesiyle değiştirilen 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 177 inci maddesindeki hadler esas alınır.
EK GEÇİCİ MADDE 9 - (2686 sayılı kanunun 52 inci maddesiyle eklenen madde) 1981 takvim yılı peşin ödeme derecelerine yapılan itirazlar hakkında bu kanunun 53 üncü maddesi ile kaldırılan mükerrer 86'ncı madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. Şu kadar ki, Merkez Özel Komisyonu tarafından görüşülerek sonuçlandırılan itirazlardan Resmi Gazetede ilan edilmemiş olanlar hakkında sözü edilen maddenin ilana ilişkin hükmü uygulanmaz.
EK GEÇİCİ MADDE 10 - (2686 sayılı kanunun 52 inci maddesiyle eklenen madde) Bu kanunun 36'ncı maddesi ile değişik Vergi Usul Kanununun 298 inci maddesi hükümlerinin yürürlüğe gireceği tarihten önceki dönemlere ilişkin olarak yapılacak rayiç bedel takdirleri dolayısıyla anılan kanunun 257 inci maddesinin bu kanunun 33 üncü maddesi değiştirilmeden önceki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.
EK GEÇİCİ MADDE 11 - (2686 sayılı kanunun 52 inci maddesiyle eklenen madde) 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 353 üncü maddesinin 2 numaralı bendi uyarınca her bir belge nevine ilişkin olarak kesilmiş bulunan özel usulsüzlük cezalarının, her bir tespit için 50.000.- lirayı ve kir takvim yılı içinde 500.000.- lirayı aşan miktarı tahsil edilmemişse terkin, tahsil edilmişse ret ve iade edilir.
EK GEÇİCİ MADDE 12 - (2686 sayılı kanunun 52 inci maddesiyle eklenen madde) Gelir Vergisi kanununun 2454 sayılı kanunun 14 üncü maddesiyle değişik mükerrer 117 inci maddesi hükümleri uyarınca, 1981 yılı için tahakkuk ettirilmiş bulunan peşin ödemelere ilişkin taksitlerini vadesinde ödemeyen mükellefler hakkında 15.4.1982 tarihine kadar 6183 sayılı kanunun 2347 sayılı kanunla değişik 51 inci maddesi hükmü uygulanmaz.
1981 yılı Gelir Vergisine mahsup edilip de ödenmemiş bulunan peşin ödeme miktarının, bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki ay içinde ödenmesi halinde, bu alacaklara da 15.4.1982 tarihinden ödendiği tarihe kadar geçen süre için gecikme zammı uygulanmaz. Tahsil edilmiş bulunan gecikme zamları ise ret ve iade edilir.
EK GEÇİCİ MADDE 13 -(2686 sayılı kanunun 52 inci maddesiyle eklenen madde) a) 213 sayılı Vergi Usul Kanununa bu kanunla eklenen mükerrer 49 uncu maddede yer alan bina metrekare normal inşaat maliyet bedelleri ile arsalara ait asgari ölçüde birim değer tespitlerine ilişkin süreleri Emlak Vergisi 1983 Genel Beyan Dönemi ile ilgili olmak üzere 1982 takvim yılında gerektiği ölçüde kısaltmaya;
b) 1983 yılında yapılacak olan Genel Beyan dolayısıyla vergi dairelerine verilecek Emlak Vergisi beyannamelerini iki ay önceden kabul etmeye;
Maliye Bakanı yetkilidir.
Yürürlük:
MADDE 416 - Bu kanun 1 Ocak tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütmeye memur olanlar:
MADDE 417 - Bu kanun hükümlerini Bakanlar kurulu yürütür.
----------------------------
USULSÜZLÜK CEZALARINA AİT CETVEL (*)
(3239 sayılı Kanunun 37 inci maddesiyle 1.1.1986 tarihinden geçerli olmak üzere değişen şekli)
(Yeniden Değerleme Oranının % 52.1 olması ile 1.1.2000 tarihinden
geçerli olmak üzere değişen hadler) (*)
----------------------------
(1) (4369 sayılı Kanunun 81/A-27 maddesiyle değişen ibare) 1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere)
"Götürü usulde gelir vergisine tabi olanlar"
----------------------------
İhtar:
1) (2455 sayılı kanunun 6'ncı maddesiyle değişen şekli) (1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) Bu cetvelde mükellef grubu Gelir, kurumlar vergilerinden başka, Gider, istihlak, işletme ve dış Seyahat Harcamaları vergilerine ait usulsüzlükler hakkında da esas tutulur.
2)   Emlak Alım, Gayrimenkul Kıymet Artışı, veraset ve İntikal Vergisi, Taşıt alım ve Motorlu taşıtlar Vergilerine ait usulsüzlükler ile Damga Vergisinin beyanname verilmek suretiyle ödeneceği hallerde beyannamenin süresinde verilmemesine ilişkin usulsüzlükler bu cetvelin mükellef grupları sütununun 3'üncü sırasına göre cezalandırılır.
3) (3210 sayılı kanunun 4'üncü maddesiyle değişen ve 4.6.1985 tarihinde yürürlüğe giren bent) Emlak vergisine ait usulsüzlükler. bu cetvelin mükellef grupları sütununun 3'üncü sırasına göre cezalandırılır.
4) Kamu idare ve müesseseleri ile dernek ve vakıfların yaptıkları usulsüzlükler (Bunların iktisadi işletmelerine ait usulsüzlük hariç) bu cetvelin mükellef grupları sütununun 3 üncü sırasına göre cezalandırılır.
5) Yukarıdakiler dışında kalan diğer vergi, resim ve harçlara ait usulsüzlükler bu cetvelin mükellef grupları sütununun 4'üncü sırasına göre cezalandırılır. (***)
----------------------------
1) 4369 sayılı Kanunun 81/A-27 maddesiyle değişen ibare 1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere
"Götürü usulde gelir vergisine tabi olanlar")
----------------------------
(***) (98/12044 sayılı B.K.K. ile 1.1.1999 - 31.12.1999 döneminde uygulanan hadler sırasıyla)                                                                               12.000.00.-           7.000.000.-
8.000.000.-          4.000.000.-
4.000.000.-          2.000.000.-
2.000.000.-          1.000.000.-
1.000.000.-           500.000.-
500.000.-              250.000.-
(4369 sayılı Kanunun 19 uncu maddesiyle değişik mükerrer 414 üncü maddeye göre ve 95/7595 say .K.K. ile 1.1.1996 - 31.12.1998 döneminde uygulanan hadler sırasıyla)
6.000.000.-           3.500.000.-
4.000.000.-          2.000.000.-
2.000.000.-          1.000.000.-
1.000.000.-          500.000.-
500.000.-               250.000.-
250.000.-              125.000.-
(*) (94/6296 sayılı B.K.K. ile 1.1.1995-31.12.1995 döneminde uygulanan bentler sırasıyla)
3.600.000.-          2.100.000.-
2.400.000.-          1.200.000.-
1.200.000.-          600.000.-
600.000.-              300.000.-
300.000.-              150.000.-
150.000.-              75.000.-
(93/5144 sayılı B.K.K. ile 1.1.1994-31.12.1994 döneminde uygulanan bentler sırasıyla)
1.800.000.-          1,050.000.-
1.200.000.-          600.000.-
600.000.-              300.000.-
300.000.-              150.000.-
150.000.-              75.000.-
75.000.-                                7.500.-
(92/3894 sayılı B.K.K. ile 1.1.1993-31.12.1993 döneminde uygulanan bentler sırasıyla)
600.000.-              350.000.-
400.000.-              200.000.-
200.000.-              100.000.-
100.000.-              50.000.-
50.000.-                                25.000.-
25.000.-                                12.5000.-
(91/2567 sayılı B.K.K. ile 1.1.1992-31.12.1992 döneminde uygulanan bentler sırasıyla)
360.000.-              210.000.-
24.000.-                                120.000.-
120.000.-              60.000.-
60.000.-                                30.000.-
30.000.-                                15.000.-
15.000.-                                7.500.-
(89/14918 sayılı B.K.K. ile 1.1.1990-31.12.1991 döneminde uygulanan bentler sırasıyla)
240.000.-              140.000.-
160.000.-              80.000.-
80.000.-                                40.000.-
40.000.-                                20.000.-
20.000.-                                10.000.-
10.000.-                                5.000.-
(88/13603 sayılı .K.K. ile 1.1.1989 - 31.12.1989 döneminde uygulanan bentler sırasıyla)
120.000.-              70.000.-
80.000.-                                40.000.-
40.000.-                                20.000.-
20.000.-                                10.000.-
10.000.-                                5.000.-
5.000.-                  2.500.-
(**) 3- (3210 sayılı kanunun 4 üncü maddesiyle değişmeden önceki şekli) Emlak Vergisine ait usulsüzlükler bu cetvelin mükellef grupları sütununun 4 üncü sırsına göre cezalandırılır.
(***) USULSÜZLÜK CEZALARINA AİT CETVEL
(Değişmeden önceki şekli)
Birinci                  İkinci                    Üçüncü                 Dördüncü
derece                  derece                   derece                  derece
Usulsüzlükler      Usulsüzlükler     Usulsüzlükler      Usulsüzlükler
Mükellef grupları için (Lira)            için (Lira             için (Lira)           için (Lira
1 - I inci sınıf tüccarlardan:
a) Sermaye şirketleri                                          800                        500                        200                        100
b) Sermaye şirketleri dışında kalanlar                           500                        250                        100                        50
2 - II inci sınıf tüccarlarla serbest
meslek erbabı                                                                     200                        100                        50                           25
3 - Yukarıdakiler dışında kalıp beyan-
name usulüyle Gelir Vergisine tabi olanlar   100                        50                          25                           10
4 - Götürü usulde Gelir Vergisine tabi
olanlara Gelir Vergisinden muaf olan esnaf    50                        25                           10                           5
İhtar:
1 - Bu Cetvelde mükellef grubu tasnifleri: Gelir, Kurumlar Vergilerinden başka 352 inci maddede yazılı vergilere ait usulsüzlükler hakkında da esas tutular.
2 - Bina ve Arazi Vergileri mükelleflerinin bildirmelerine müteallik usulsüzlükleri bu cetvelin mükellef grupları sütununun üçüncü sırsına göre cezalandırılır.
3 - Kamu idare ve müesseseleri ile dernek tesis ve vakıfların yaptıkları usulsüzlükler (Bunların iktisadi işletmelerine ait usulsüzlükler hariç); mükellef grupları sütununun 2 inci sırasına göre cezalandırılır.