Kurumlar Vergisi

KURUMLAR VERGİSİ KANUNU
 
Kanun No: 5422                                                                                               Kabul Tarihi:   3.6.1949
Yayın Tarihi: 10.6.1949
 
BİRİNCİ KISIM
MÜKELLEFİYET
 
BİRİNCİ BÖLÜM
MEVZU VE MÜKELLEFLER
 
                Mevzuu:
                MADDE 1 - (2362 Sayılı kanunun 1'inci maddesiyle değişen şekli) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Aşağıda yazılı kurumların kazançları Kurumlar Vergisine tabidir.
                A) Sermaye şirketleri;
                B) Kooperatifler;
                C) İktisadi Kamu Müesseseleri;
                D) Dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmeler;
                E) (3239 sayılı kanunun 71'inci maddesiyle eklenen bent) (1.1.1986 tarihinden geçerli olmak üzere) İş ortaklıkları.
                Bu kanunun tatbikatında sendikalar dernek; cemaatlar vakıf hükmündedir.
                Kurum kazancı, Gelir Vergisi mevzuuna giren gelir unsurlarından terekküp eder. (*)
-----------------------------------------------
(*) (2362 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
                Madde 1 - (199 sayılı kanunun 1 inci, 903 sayılı kanunun 3 üncü maddesiyle değişen şekli)Aşağıda yazılı kurumların kazançları Kurumlar Vergisine tabidir.
                A) Sermaye şirketleri;
                B) Kooperatifler;
                C) İktisadi Kamu Müesseseleri;
                D) Dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmeler (Bu kanun tatbikatında cemaatler de vakıf hükmündedir.)
                Kurum kazancı, Gelir Vergisi mevzuuna giren gelir unsurlarından terekküp eder.
-----------------------------------------------
                Sermaye şirketleri:
                MADDE 2 - (2573 Sayılı kanunun 1'inci maddesiyle değişen şekli) (5.1.1982 tarihinden geçerli olmak üzere) Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulmuş olan anonim, eshamlı komandit ve limitet şirketler ile aynı mahiyetteki yabancı kurumlar; sermaye şirketleridir. 3824 sayılı Kanunun 8'inci maddesiyle değişen ve 1.1.1992 tarihinden geçerli ifade) Sermaye Piyasası Kanununa göre kurulan, Menkul Sermaye Piyasası kanununa göre kurulan Yatırım Fonları (*) bu Kanunun ve Gelir Vergisi Kanununun uygulanmasında sermaye şirketi addolunur. (**)
                (3571 Sayılı kanunun 3'üncü maddesiyle eklenen fıkra) (1.1.1989 tarihinden geçerli olmak üzere) 20.2.1930 tarihli ve 1567 sayılı Kanuna göre ilgili mercilerden izin almak suretiyle Türkiye'de münhasıran portföy işletmeciliği faaliyetlerinde bulunan dar mükellefiyete tabi yatırım fonları, bu kanunun uygulanmasında (3824 sayılı Kanunun 8'inci maddesiyle değişen ve 1.1.1992 tarihinden geçerli ifade) Sermaye Piyasası Kanununa Göre Kurulan Yatırım Fonları (***) addolunur.
                (3946 Sayılı kanunun 29. maddesi ile eklenen fıkra) (1.1.1994 tarihinden geçerli olmak üzere) 2499 Sayılı Sermaye Piyasası Kanununa göre, Sermaye Piyasası Kurulunca halka açık anonim şirket olduğu kabul edilen şirketler. Bu kanun ve Gelir Vergisi Kanunu uygulanması bakımından da "Halka açık anonim şirket" sayılır. (4369 sayılı Kanunun 82/4-a maddesiyle 29.7.1998 tarihinden geçerli olmak üzere son cümle yürürlükten kaldırılmıştır) (****)
--------------------------------------------
(*) (3824 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
                2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa göre kurulan Menkul Kıymetler Yatırım Fonları.
                Sermaye Şirketleri:
(**) (Değişmeden önceki şekli)
                Madde 2 - (199 sayılı kanunun 2 inci maddesiyle değişen şekli) Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulmuş olan anonim eshamlı komandit ve limitet şirketler ile aynı mahiyetteki yabancı kurumlar sermaye şirketleridir
(***) (3824 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
                2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa göre kurulan Menkul Kıymetler Yatırım Fonları.               
(****) (4369 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki cümle)
                Ancak, bu şirketlerin halka arz edilen hisse senetlerinin, nominal sermayesine oranının en az %15 olması şarttır. Bakanlar Kurulu bu oranı uygulayacağı takvim yılından 6 ay önce ilan etmek şartıyla %40'a kadar yükseltmeye veya kanuni oranına göre indirmeye yetkilidir.             
--------------------------------------------                   
                Kooperatifler:
                MADDE 3 - (2573 Sayılı kanunun 2'inci maddesiyle değişen şekli) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Kooperatifler, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununa ya da özel kanunlarına göre kurulan istihlak, istihsal kredi, satış, yapı vesaire kooperatifler ile aynı mahiyetteki yabancı kooperatiflerdir.
                Okul kooperatifleri gibi dernek veya adi şirket mahiyetinde olanlar bu Kanunun uygulanmasında kooperatif addolunmaz.               
-------------------------------------------
(**) (2573 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
                Kooperatif Şirketleri
                 Madde 2 - (199 sayılı kanunun 3 üncü maddesiyle değişen şekli)Kooperatif şirketler Türk Ticaret Kanununa veya özel kanunlarına göre kurulan ve istihlak istihsal, kredi, satış, yapı, vesaire kooperatif şirketleriyle aynı mahiyetteki yabancı kooperatif şirketleridir.
                Okul kooperatifleri gibi dernek veya adi şirket mahiyetinde olanlar kooperatif şirket addolunmaz.
-------------------------------------------                    
                İktisadi Kamu Müesseseleri:
                MADDE 4 - (199 sayılı kanununun 4'üncü maddesiyle değişen şekli) (1.1.1963 tarihinden geçerli olmak üzere)  Devlete, özel idarelere, belediyelere ve diğer kamu idarelerine ve müesseselerine ait ve tabi olup; faaliyetleri devamlı bulunan ve birinci maddenin (A) ve (B) işaretli bentleri haricinde kalan ticari, sınai ve zirai işletmeler iktisadi kamu müesseseleridir.
                (2362 Sayılı kanunun 3'üncü maddesiyle değişen fıkra) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere)Bunların kazanç gayesi gütmemeleri, faaliyetlerinin kanunla tevdi edilmiş görevler arasında bulunması, tüzel kişiliklerinin olmaması, müstakil muhasebeleri ve kendilerine tahsis edilmiş sermayelerinin veya işyerlerinin bulunmaması mükellefiyetlerine tesir etmez. (*)             
-------------------------------------------
(*) (199 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)                           
                Madde 4 - Bunların kazanç gayesi gütmemeleri, muhasebeleri ve kendilerine tahsis edilmiş sermayelerinin veya işyerlerinin bulunmaması mükellefiyetlerine tesir etmez.               
-------------------------------------------
                Dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmeler:
                MADDE 5 - (903 sayılı kanunun 3'üncü maddesiyle değişen şekli) (24.7.1967 tarihinden geçerli olmak üzere)
                 Dernek ve vakıflara ait veya bağlı olup 4'üncü maddede yazılı şartları haiz bulunan işletmeler ile aynı mahiyetteki yabancı işletmeler, dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleridir.
                Yabancı kamu idare ve müesseselerine ait iktisadi işletmeler:
                MADDE 6 - (199 Sayılı kanunun 6'ncı maddesiyle değişen şekli) (1.1.1963 tarihinden geçerli olmak üzere) Yabancı devletlere, yabancı kamu idare ve müesseselerine ait veya tabi olup birinci maddenin (A) ve (B) işaretli bentleri haricinde kalan ticari, sınai ve zirai işletmeler, Türk İktisadi kamu müesseseleri gibi Kurumlar Vergisine tabi tutulur.
                (2362 Sayılı kanunun 4'üncü maddesiyle değişen şekli) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Bunların kazanç gayesi gütmemeleri, tüzel kişiliklerinin olmaması, müstakil muhasebeleri ve kendilerine tahsis edilmiş sermayelerinin veya işyerlerinin bulunmaması mükellefiyetlerine tesir etmez. (*)
----------------------------------------
(*) (199 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
                Madde 6 -Bunların kazanç gayesi gütmemeleri, tüzel kişiliklerinin olmaması, müstakil muhasebeleri ve kendilerine tahsis edilmiş sermayelerinin bulunmaması mükellefiyetlerine tesir etmez.         
----------------------------------------
                İş Ortaklıkları:
                MÜKERRER MADDE 6- (3239 sayılı 72'inci maddesiyle eklenen madde) (1.1.1986 tarihinden geçerli olmak üzere) Birinci maddenin A,B,C ve D bentlerinde yazılı kurumların kendi aralarında, şahsi ortaklıkları veya gerçek kişilerle belli bir işin birlikte yapılmasını müştereken taahhüt etmek ve kazancı paylaşmak amacıyla (4369 sayılı Kanunun 81/D-1maddesiyle değişen ibare) (29.7.1998 tarihinden geçerli olmak üzere) kurdukları ortaklıklardan ergi dairesinden bu şekilde mükellefiyet tesis edilmesini talep edenler (1) iş ortaklığıdır.
                Bunların tüzel kişiliklerinin olmaması mükellefiyetlerini etkilemez.
----------------------------------------
(1) (4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki ibare)
                "kurdukları ortaklıklar"
----------------------------------------
 
İKİNCİ BÖLÜM
MUAFLIK VE İSTİSNALAR
 
                Muaflıklar:
                Madde 7- (199 sayılı kanunun 7'nci maddesiyle değişen şekli) Aşağıda yazılı kurumlar, Kurumlar Vergisinden muaftır;
                l) Darphane ve Damga Matbaası, Milli Piyango İdaresi ve Askeri Fabrika ve atölyeler (Bunlar kuruluşlarındaki maksadın dışında kalan işleri dolayısıyla vergiye tabidirler);
                2) (3946 sayılı Kanunun 38'inci maddesiyle 1.1.1994 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılmıştır.) (*)
                3) Kamu idare ve müesseseleri tarafından ilim, fen ve güzel sanatlar ile tarım ve hayvancılığı öğretme, yaymak, ıslah ve teşvik etmek maksadıyla işletilen müesseseler (Okullar, okul atölyeleri, konservatuarlar, genel kütüphaneler, tiyatrolar, müzeler, sergiler, numune fidanlıkları, tohum ve hayvan ıslah ve üretme istasyonları, yarış yerleri kitap gazete ve mecmua yayınevleri, ve emsali müesseseler);
                4) Kamu idare ve Müesseseleri tarafından genel insan ve hayvan sağlığını korumak ve tedavi maksadıyla işletilen müesseseler (Hastane, nekahathane, klinik,dispanser, prevantoryum, sanatoryum, çocuk bakımevleri, hayvan hastaneleri ve dispanserleri, hayvan bakımevleri, veteriner bakteriyoloji, seroloji ve distofajın gibi müesseseler);
                5) Kamu idare ve Müesseseleri tarafından içtimai maksatlarla iletilen müesseseler (Şefkat, rehin ve yardım sandıkları, fukara aşhaneleri, ceza ve ıslah evleri atölyeleri, darülaceze atölyeleri, içtimai sigorta kurumları, öğrenci yurtları ve pansiyonları gibi müesseseler);
                6) Kamu idare ve müesseseleri tarafından Hükümetin veya yetkili idare mercilerinin müsaadesi ile açılan mahalli, milli veya milletlerarası mahiyetteki sergiler, fuarlar, panayırlar;
                7) (4369 sayılı Kanunun 82/4-b maddesiyle 1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere bent yürürlükten kaldırılmıştır.) (**)
                8) (3239 sayılı kanunun 73'üncü maddesiyle değişen bent) (1.1.1986 tarihinden geçerli olmak üzere) Beden Terbiyesi Teşkilatına dahil derneklere veya kamu idare ve müesseselerine ait idman ve spor müesseseleri ile sadece idman ve spor faaliyetlerinde bulunan anonim şirketler; (***)
                9) (2362 sayılı kanunun 5'nci maddesiyle değişen şekli) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) T.C.Emekli Sandığı, Sosyal Sigortalar Kurumu, Bağ-Kur, Ordu Yardımlaşma Kurumu ve Memur Yardımlaşma Kurumu gibi kanunla kurulan emekli ve yardım sandıkları ile Sosyal Sigortalar Kurumları; (****)
                10) Yaptıkları iş veya hizmet mukabilinde resim veya harç alan kamu müesseseleri;
                11) (2362 sayılı kanunun 5'nci maddesiyle değişen şekli) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere)İl özel idareleri, belediyeler ve köyler ile bunların teşkil ettikleri birlikler veya bunlara bağlı müesseseler tarafından işletilen:
                a. Su elektrik havagazı ve soğuk hava deposu işletmeleri;
                b. Belediye sınırları içindeki yolcu taşıma işletmeleri;
                c. Mezbahalar (Kesim, taşıma ve muhafaza işlerine münhasır olmak şartıyla); (*****)
                12) Köylere, köy birliklerine ve köy belediyelerine ait tarım işletmeleri ile bunlar tarafından köylünün umumi ve müşterek ihtiyaçlarını karşılamak maksadıyla işletilen hamam, çamaşırhane ve değirmenler ile bunların bağlı oldukları il sınırı içindeki yolcu taşıma işletmeleri;
                13) (3558 sayılı Kanunun 2 inci maddesiyle değişen bent) (1.1.1989 tarihinden geçerli olmak üzere) Genel ve katma bütçeli dairelere ait olup sadece kamu mensuplarına hizmet veren, kâr amacı gütmeyen üçüncü kişilere kiralanmayan kreş, konuk evleri ve bunların kantinleri, (******)
                14) Münhasıran verem tedavi eden sanatoryum ve prevantoryumları ile münhasıran kanser, cüzam ve trahom tedavi eden hastaneler;
                15) (3824 sayılı Kanunun 9'uncu maddesiyle değişen bent) (1.1.1992 tarihinden geçerli olmak üzere) Kurulduktan sonra Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflar (Bu muaflık, vakıfların iktisadi işletmelerini kapsamaz) ile bilimsel araştırma ve geliştirme faaliyetlerinde bulunan kurum ve kuruluşlar;
                Bunların vergi muafiyetinden yararlanma ve muafiyetlerinin kaybedilmesine ilişkin şartlar, usul ve esaslar Maliye ve Gümrük Bakanlığınca belirlenir. (*******)
                16) (2362 sayılı Kanunun 5'nci maddesiyle değişen şekli) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Esas mukavelelerinde sermaye üzerinden kazanç dağıtılmaması, idare meclisi başkan ve üyelerine kazanç üzerinden hisse verilmemesi, ihtiyat akçelerinin ortaklara dağıtılmaması ve münhasıran ortaklar ile iş görülmesine dair hükümler bulunması şartı ile kooperatifler (4369 sayılı Kanunun 81/D-7 maddesiyle değişen ibare) (29.7.1998 tarihinden geçerli olmak üzere) Esas mukavelelerinde yukarıdaki şartlar mevcut olmakla beraber fiilen bu kayıt ve şartlara uymayan kooperatifler ile faaliyete geçen üst kuruluşlara girmeyen kooperatifler muafiyetten faydalanamaz) (1) (********)
                17) (2362 sayılı kanunun 5'nci maddesiyle değişen şekli) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Özel kanunlarla veya Devletin kanunlarının verdiği yetkiye dayanarak aksettirdiği mukavelelerle Kurumlar Vergisinden veya her türlü vergi ve resimden muaf tutulan kurumlar. (*********)
                18) (2362 sayılı kanunun 5'inci maddesiyle 1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılmıştır.)  (**********)
                19) (2362 sayılı kanunun 73'üncü maddesiyle eklenen bent) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere)Münhasıran 13.10.1983 tarih ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 131 inci maddesinde yer alan basılı kağıt ve plakaların satışı faaliyetlerinde bulunan müesseseler.
                20) (3332 Sayılı kanunun 11 inci maddesiyle eklenen benttler) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Toplu Konut ve Kamu Ortaklığı İdaresi Başkanlığı ile Toplu Konut Fonu ve Kamu Ortaklığı Fonu.
                Bu başkanlığın ve Fonların elde ettikleri kazançlar Gelir vergisi kanununa göre tevkif ata tabi tutulmaz.
                21) (3332 sayılı kanunun 11. maddesiyle eklenen bent) (1.1.1987 tarihinden geçerli olmak üzere) Menkul kıymetler Tanzim Fonu.
                Bu Fonun portföy işletmeciliğinden doğan kazançları Gelir Vergisi Kanununa göre tevkif ata tabi tutulmaz.
                Bu müesseselerin söz konusu faaliyetlerinden elde ettiği kazançlar Gelir Vergisi Kanununa göre tevkif ata tabi tutulmaz.
                22) (3380 Sayılı kanunun 5. maddesiyle eklenen bent) (27.11.1994 tarihinden geçerli olmak üzere) Diğer günlük gazetelerin yayınlanmadığı dini bayramlarda münhasıran günlük gazete yayım ve satışı faaliyetlerinde bulunan gazeteciler cemiyetine ait müesseseler.
                Bu müesseselerin söz konusu faaliyetlerinden elde ettiği kazançlar Gelir Vergisi Kanununa göre tevkif ata tabi tutulmaz.
                23) (4046 sayılı kanunun 27/b maddesiyle eklenen bent) (27.11.1994 tarihinden geçerli olmak üzere) Özelleştirme İdaresi başkanlığı ile Özelleştirme Fonu.
                24) (4108 sayılı kanunun 29 uncu maddesiyle eklenen bent) (1.1.1995 tarihinden geçerli olmak üzere) Yabancı ülkeler veya uluslararası finans kuruluşları ile yapılan mali ve teknik işbirliği anlaşmaları çerçevesinde münhasıran küçük ve orta ölçekli işletmelerde kredi teminatı sağlamak üzere kurulan ve bu faaliyetlerden elde ettikleri kazançları teminat sorumluluk fonlarına ekleyen ve sahip oldukları bu fonları ortaklarına dağıtmayarak küçük ve orta ölçekli işletmelere kredi sağlayan banka ve kuruluşlara yatıran kurumlar.
                25 - (4264 sayılı Kanunun 2'ncimaddesiyle eklenen bent) (1.1.1997 tarihigeçerli olmak üzere) Organize sanayi bölgeleri ile küçük sanayi sitelerinin alt yaralamak ve buralarda faaliyette bulunanların arsa, elektrik, gaz, buhar ve su gibi ok ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla, kamu kurumları ve kamu kurumu niteliğindeki kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişilerce birlikte oluşturulan ve kazancının tam yerlerin ortak ihtiyaçlarının karşılanmasında kullanan iktisadi işletmeler.
--------------------------------------------
(*) (3946 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki şekli)
                2 - mevzuuna ait faaliyetlerine münhasır olmak üzere tekel işletmeleri;
--------------------------------------------
(**) (4369 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki şekli)
                7) 3, 4, 5 ve 6'ncı bentlerde yazılı müesseselerden dernek veya vakıflara ait olup mezkur bentlerde belirtilen maksat ve gayelerle işletildikleri ilgili bakanların mütalaası alınmak suretiyle Maliye Bakanlığınca kabul edilenler;
--------------------------------------------
(***) (3239 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
                8 - Beden Terbiyesi Teşkilatına dahil derneklere veya kamu idare ve müesseselerine ait idman ve spor müesseseleri;
--------------------------------------------
(****) (2362 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
                9 - Tüzelkişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları,
--------------------------------------------
(*****) (2362 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
                11 - İl Özel İdareleri, belediler ve köyler ile bunların teşkil ettikleri birlikler veya bunlara bağlı müesseseler tarafından işletilen;
                a) Su, elektrik ve havagazı işletmeleri,
                b) Belediye sınırları içindeki yolcu taşıma işletmeleri,
                c) Mezbahalar (Kesim taşıma ve muhafaza işlerine münhasır olmak şartıyla).
--------------------------------------------
(******) (3558 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
                13 - (3239 sayılı Kanunun 7'nci maddesiyle değişen bent) Genel bütçeli derneklere ait sadece kamu mensuplarına hizmet veren kâr amacı gütmeyen ve üçüncü kişilere kiralanmayan konuk evleri ve bunların kantinleri.
(******) (3239 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
                13 - Orduevleri ve askeri kantinler
------------------------------------------
(*******) (3824 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
                15 - (3239 sayılı kanunun 73 üncü maddesiyle değişen bent) Kurulduktan sonra Bakanlar kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflar ile bilimsel araştırma ve geliştirme faaliyetlerinde bulunan kurum ve kuruluşlar;
                Bunların vergi muafiyetinden yararlanma ve muafiyetlerinin kaydedilmesine ilişkin şartlar, usul ve esaslar Maliye ve Gümrük Bakanlığınca belirlenir.
(********) (3239 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
                15 - ( 2362 sayılı kanunun 5 inci maddesiyle değişen şekli) Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflar.
(*********) (2362 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
                15 - (Değişmeden önceki şekli) Derneklere ait olup münhasıran üyelerin istifadesine tahsis edilen ve alkollü içki verilmeyen, lokal, gazino ve lokanta işletmeleri,
------------------------------------------
(********) (4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki ibare)
                (Esas mukavelelerde yukarıdaki şartlar mevcut olmakla beraber fiilen bu kayıt ve şartlara uymayan kooperatifler muafiyetten faydalanamaz);
(*********) (2362 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
                16 - Esas mukavelelerinde sermaye üzerinden kazanç dağıtılması, idare meclisi başkan ve üyelerine kazanç üzerinden hisse verilmemesi, ihtiyat akçelerinin ortaklara dağıtılmaması ve münhasıran ortaklar ile iş görülmesine dair hükümler bulunması şartı ile kooperatif şirketler (Esas mukavelelerde yukarı ki şartlar mevcut olmakla beraber fiilen bu kayıt ve şartlara muafiyetten faydalanamaz);
------------------------------------------
(**********) (2362 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
                17 - Özel kanunlarla veya Devletle addolunan mukavelelerle Kurumlar Vergisinden veya her türlü vergi ve resimden muaf tutulan kurumlar.
------------------------------------------
(**********) (2362 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki şekli)
                18 - (903 sayılı kanunun 5 inci maddesiyle eklenen fıkra) Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflar.
------------------------------------------
                İstisnalar:
                MADDE 8 - (3946 sayılı Kanunun 30'uncu maddesiyle değişen şekli) (1.1.1994 tarihinden geçerli olmak üzere) Dar mükellefiyete tabi kurumlar dahil, bu maddede yazılı kurum kazançları kurumlar vergisinden müstesnadır;
                1) Kurumların tam mükellefiyete tabi başka bir kurumun sermayesine iştiraklerinden elde ettikleri kazançlar (yatırım fonlarının katılma belgeleri ile yatırım ortaklıklarının hisse senetlerinden elde edilen kâr payları hariç)
                2) Aşağıda yazılı kooperatiflerin, ortakları için hesapladıkları risturnlardan;
                a. İstihlak kooperatiflerinde, ortakların şahsi ve ailevi gıda ve giyecek ihtiyaçlarını karşılamak için satın aldıkları malların kıymetlerine göre hesaplanan risturnlar,
                b. İstihsal kooperatiflerinde, ortakların istihsal ederek kooperatife sattıkları veya kooperatiften istihsal faaliyetinde kullanmak üzere satın aldıkları malların kıymetine göre hesaplanan risturnlar,
                c. Kredi kooperatiflerinde, ortakların kullandıkları kredilere göre hesaplanan risturnlar,
                d. Ortakların idare gideri karşılığı olarak ödedikleri paralardan sarf olunmayarak iade edilen kısımlar.
                Bu risturnların nakden veya aynı kıymette mal ile ödenmesi istisnanın uygulanmasına mani değildir. Ortaklardan başka kimselerle yapılan muamelelerden doğan kazançlar ile ortaklarla ortaklık statüsü dışında yapılan muamelelerden doğan kazançlar hakkında risturnlara müteallik istisna hükmü uygulanmaz. Bunların genel kazançtan tefrikinde ortaklarla yapılan iş hacminin genel iş hacmine olan nispeti esas tutulur.                 
Bu risturnlar, Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesine göre tevkif ata tabi tutulmaz. Ortaklara dağıtımı, kâr dağıtımı sayılmaz.
                3 - (4369 sayılı Kanunun 82/4-c maddesiyle 1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere bent yürürlükten kaldırılmıştır.) (*)
                4 - a) Portföyünün en az % 25'i hisse senetlerinden oluşan menkul kıymetler yatırım fonları (döviz yatırım fonları hariç) ile aynı nitelikteki menkul kıymetler yatırım ortaklıklarının portföy işletmeciliğinden doğan kazançları,
                b) (a) alt bendi dışında kalan menkul kıymetler yatırım fonları (döviz yatırım fonları hariç) ile menkul kıymetler yatırım ortaklıklarının portföy işletmeciliğinden doğan kazançları,
                c) Risk sermayesi yatırım fonları veya ortaklıklarının kazançları,
                d) Gayrimenkul yatırım fonları veya ortaklıklarının kazançları,
                Bu bentte yer alan kazançlara ait istisnanın, bu Kanunun 24 üncü maddesi ile Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesi uyarınca tevkif suretiyle ödenecek vergiye şümulü yoktur. Kurumlar Vergisi Kanununun 24 üncü ve Gelir Vergisi Kanununun 94'üncü maddelerine göre tevkif edilen ve ödenen vergiler, sadece Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin 6 numaralı bendinin (a) alt bendine göre yapılan vergi tevkif atına mahsup edilir. Mahsup edilemeyen vergiler hiçbir şekilde iade edilemez.
                Bu bentte yer alan % 25 oranını % 20'ye kadar indirmeye veya % 100'e kadar artırmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.
                (30.12.1993 tarihinden geçerli olmak üzere)Türkiye'de işyeri veya daimi temsilcisi bulunan ve 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa göre kurulan yatırım fonları ve yatırım ortaklıkları ile aynı nitelikte olduğu Maliye Bakanlığınca belirlenen dar mükellefiyete tabi yatırım fonları ve ortaklıklarının istisnadan faydalanma şartlarını, bu hususta düzenlenecek belgeleri ve uygulamaya ilişkin diğer usul ve esasları tayin ve tespite Maliye Bakanlığı yetkilidir.
                5. Kurumların rüçhan hakkı kuponlarının satışından elde ettikleri kazançları ile anonim şirketlerin kuruluşlarında veya sermayelerini artırdıkları sırada çıkardıkları hisse senetlerinin itibari değerlerinin üzerinde elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar.
                6- (4369 sayılı Kanunun 82/4-c maddesiyle 1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere bent yürürlükten kaldırılmıştır.) (**) (***)
                Kurumların kurumlar vergisinden istisna edilen kazançlarına ilişkin ödemelerin kurum kazancından gider olarak indirilmesi kabul edilmez (***)
----------------------------------------------
(*) (4369 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki bent)
                3 - Turizm Teşvik Kanunu hükümleri dairesinde "Turizm İşletmesi Belgesi" veya 1618 sayılı Seyahat Acenteleri birliği Kanunu gereğince "Seyahat Acentesi İşletme Belgesi" almış olan kurumların münhasıran bu belge konusu faaliyetlerinden döviz olarak elde ettikleri hâsılatın % 20'si (Mezkûr dövizlerin yetkili bankalar ve yetkili müesseselerde bozdurulduğunun tevsiki şartıyla, işletmenin ilk defa faaliyete geçtiği tarihten itibaren 10 yıl süre ile kurum kazancından indirilir. Kurumun unvanının veya nevinin değişmesi veya işletmenin başka bir kurum tarafından devir alınması halinde istisna, kalan süre için uygulanır. Elde edilen dövizleri bizzat bozdurmayan ve dövizi sağlayan müessese veya acenteden doğrudan doğruya pay alan turizm müesseseleri, bu istisnadan aldıkları pay oranında faydalanırlar. Dövizi bozduran kurum, bu kısım üzerinden istisnadan yararlanamaz.)
                Bakanlar Kurulu yukarıda yer alan % 20 oranını sıfıra kadar indirmeye veya Kanunda yer alan orana kadar artırmaya yetkilidir.
----------------------------------------------
(*) (4369 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki bent)
                6. Bu maddenin 4 numaralı bendinin (a), (c) ve (d) alt bentlerinde belirtilen yatırım fonlarının katılma belgeleri ve yatırım ortaklıklarının hisse senetlerinden elde edilen kâr payları,
                Kurumların Kurumlar Vergisinden istisna edilen kazançlarına ilişkin ödemelerin kurum kazancından gider olarak indirilmesi kabul edilmez. (***)
----------------------------------------------
(***) (3946 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
                İstisnalar:
                MADDE 8 - (2362 sayılı Kanunun 6ncı maddesiyle değişen şekli)  Bu maddede yazılı kurum kazançları Kurumlar Vergisinden müstesnadır:
                1 - (3239 sayılı kanunun 74 üncü maddesiyle kaldırılmıştır.) (*)
                2 - Aşağıda yazılı kooperatiflerin ortakları için hesapladıkları risturnlardan;
                a) İstihlâk kooperatiflerinde, ortakların şahsi ve ailevi gıda ve giyecek ihtiyaçlarını karşılamak için satın aldıkları malların kıymetlerine göre hesaplanan risturnlar,
                b) İstihsal kooperatiflerinde ortakların istihsal ederek kooperatife sattıkları veya kooperatiften istihsal faaliyetlerinde kullanmak üzere satın aldıkları malların kıymetine göre hesaplanan risturnlar,
                c) Kredi kooperatiflerinde ortaklarının kullandıkları kredilere göre hesaplanan risturnlar,
                d) Ortakların idare gideri karşılığı olarak ödedikleri paralardan sarf olunmayarak iade edilen kısımlar.
                Bu risturnların nakden veya aynı kıymette mal ile ödenmesi istisnanın uygulanmasına mani değildir. Ortaklardan başka kimselerle yapılan muamelelerden doğan kazançlar ile ortaklarla ortaklık statüsü dışında yapılan muamelelerden doğan kazançlar hakkında risturnlara müteallik istisna hükmü uygulanmaz. Bunların genel kazançtan tefrikinde, ortaklarla yapılan iş hacminin genel iş hacmine olan nispeti esas tutulur.
                3 - (3239 sayılı kanunun 74 üncü maddesiyle değişen bent) Türkiye'ye döviz olarak getirildiğinin tevsik edilmesi kaydıyla Türkiye'de işyeri olan veya daimi temsilci bulunduran dar mükellefiyete tabi kurumların yurt dışı faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar. (**)
                4 - (3824 sayılı kanununun 10 uncu maddesiyle değişen bent) (1.1.1992 tarihinden geçerli olmak üzere) Yurt dışında yapılan inşaat, onarma, montaj işleri ve teknik hizmetlerden sağlanan kazançlar ile karşılıklı olmak kaydıyla Bakanlar kurulunca belirlenen ülkelerde ve belirlenen iş kollarında yapılan faaliyetlerden elde edilen kazançlar (Bu bent kapsamına giren kazançların kambiyo mevzuatı gereğince Türkiye'ye getirildiğinin tevsiki şarttır.) (***)
                5 - Denizcilik Bankası Türk Anonim Ortaklığının tekelinde bulunan ulaştırma işlerinden elde ettiği kazançlar.                       
                6 - (3482 sayılı kanunun 4 üncü maddesi ve 92/3893 sayılı kararla değişen bent) Sanayi ürünü ihraç eden ve yıllık ihracat tutarı 1.000.000 (250.000) ABD Doları veya muadili yabancı para karşılığı Türk Lirasını aşan imalatçı kurumların bu ihracattan sağladığı hasılatın % 20'si (1993 yılı için % 5'i) kurum kazancından indirilir. İhraç edildiğinin tevsiki şartıyla ihracatçılara yapılan satışlar da sanayi ürünlerinin imalatçısı yönünden yıllım ihracat tutarının hesabında ihracat sayılır. İhraç ettiği malı imal etmeyen ihracatçı kurumlarda bu istisna 1/4 oranında uygulanır.
                Bakanlar Kurulu yukarıda yer alan 1.000.000 (250.000) ABD Doları tutarını on katına kadar artırmaya veya kanunda yer alan tutarın 1/4 üne kadar indirmeye, % 20 oranını sıfıra kadar indirmeye veya Kanunda yer alan orana kadar artırmaya yetkilidir. Bu yetkiler, mal grupları veya sektörler itibariyle farklı miktar ve oranlar tespit edilmek suretiyle de kullanılabilir. (******)
                7 - 3482 sayılı kanunun 4 üncü maddesi ve 92/3893 sayılı kararla değişen bent) Yaş meyve, sebze, kesme çiçek, süs bitkileri ile bunların tohum ve giderleri ve su ürünlerini ihraç eden ve yıllık ihracat tutarı 250.000 ("0") ABD Doları veya muadil yabancı para karşılığı Türk Lirasını aşan kurumların, bu ihracattan sağladıkları hasılatın % 20 (1993 yılı için % 5'i) kurum kazancından indirilir. İhraç edildiğinin tevsiki şartıyla ihracatçılara yapılan satışlar da söz konusu ürünlerin üreticisi yönünden ihracat sayılır.                              
Bakanlar Kurulu yukarıda yer alan (250.000) ABD Doları tutarını on katına kadar artırmaya veya kanunda yer alan tutarın 1/4 üne kadar indirmeye, % 20 oranını sıfıra kadar indirmeye veya Kanunda yer alan orana kadar artırmaya yetkilidir. Bu yetkiler, mal grupları veya sektörler itibariyle farklı miktar ve oranlar tespit edilmek suretiyle de kullanılabilir. (*****)
                8 - (3482 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi ve 92/3893 sayılı kararla değişen bent) Kambiyo mevzuatı gereğince Türkiye'ye döviz olarak getirildiğinin tevsik edilmesi kaydıyla dış navlun hasılatının % 20 (1993 yılı için % 5'i) kurum kazancından indirilir. Bakanlar Kurulu bu oranı % 1 oranına kadar indirmeye veya kanunda yer alan orana kadar artırmaya yetkilidir. (******)
--------------------------------   
(6, 7, 8 inci bentlerin 31.12.1992 tarihine kadar uygulanması ile ilgili 91/2073, 91/1534, 90/328, 89/14073 sayılı kararlara bakınız.)               
---------------------------------                  
                9 - (3380 sayılı Kanunun 6ncı maddesiyle değişen hüküm) Dar mükellefiyete tabi kurumlar dahil, sermaye şirketleri, iktisadi kamu müesseseleri ile kooperatiflerin ve iş ortaklarının yatırım indiriminden yararlanan kazançları 
(******) (3239 sayılı kanunun 74'ncü maddesiyle değişen hüküm) (G.V.K.'nun yatırım indirimine ilişkin hükümleri sermaye şirketleri, kooperatifler ile ş ortaklıkları hakkında da uygulanır. Ancak kalkınma planı ve yıllık programlarda özel önem taşıdığı belirtilen sektörler ile kalkınmada öncelikli bölgelerde yapılan yatırımlar dolayısıyla yatırımcı sermaye şirketleri ile kooperatiflerin ve iş ortaklıklarının bu yatırımları için Yatırım İndirimi oranı % 60, bilimsel araştırma ve geliştirme yatırımlarında ise % 100'dür.
(********)
                (2970 sayılı Kanunun 4'üncü maddesiyle eklenen fıkra) Bakanlar Kurulu Kalkınma planı ve yıllık programlarda özel önem taşıdığı belirtilen sektörlerde, kalkınmada öncelikli bölgelerde yapılan yatırımlar için indirim nispetini % 100'e kadar artırmaya veya yukarıdaki nispetten aşağı olmamak üzere yeniden tespit etmeye yetkilidir.
                10 - (2573 sayılı Kanunun 3'üncü maddesi ve 92/3893 sayılı Kararla değişen bent) Turizm Endüstrisini Teşvik Kanunu hükümleri dairesinde "Turizm Müessesesi" belgesi veya 1618 sayılı Seyahat Acenteleri ve Seyahat Acenteleri Birliği Kanunu gereğince "Seyahat Acentesi İşletme Belgesi" almış olan kurumların döviz olarak elde ettikleri hasılatın % 20'si (1993 yılı için % 20) mezkur dövizlerin yetkili bankalarda bozdurulduğunun tevsiki şartıyla kurum kazancından indirilir. Elde edilen dövizleri bizzat bozdurmayan ve dövizi sağlayan müessese veya acenteden doğrudan doğruya pay alan turizm müesseseleri, bu istisnadan aldıkları pay oranında faydalanırlar. (*********)
                (3824 sayılı Kanunun 10'uncu maddesiyle eklenen hüküm) 1.1.1992 tarihinden geçerli olmak üzere) Bakanlar Kurulu % 20 oranını sıfıra kadar indirmeye veya kanuni oranına kadar artırmaya yetkilidir.
                11 - (2773 sayılı Kanunun 1'inci maddesiyle değişen bent) Safi kurum kazancından gelirlerinin tamamını Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirmeye tahsis eden vakıflardan Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınanlara ser maaşa iştirak nispetinde ödenecek miktarlar (**********)
                12 - (3824 sayılı Kanunun 10'uncu maddesiyle değişen bent) (1.1.1992 tarihinden geçerli olmak üzere) a) Portföyünün en az % 25'i hisse senetlerinden oluşan menkul kıymetler yatırım fonları (döviz yatırım fonları hariç) ile aynı nitelikteki menkul kıymetler yatırım ortaklıklarının portföy işletmeciliğinden doğan kazançları.
                b.) a) alt bendi dışında kalan menkul kıymetler yatırım fonları döviz yatırım fonları hariç) ile menkul kıymetler yatırım ortaklıklarının portföy işletmeciliğinden doğan kazançları.
                c) Risk sermayesi yatırım fonları veya ortaklıklarının kazançları.
                Bu bentte yer alan kazançlara ait istisnanın, bu Kanunun 24 üncü maddesi ile Gelir Vergisi Kanunun 94 üncü maddesi uyarınca tevkif suretiyle ödenecek vergiye şümulü yoktur. Bu bentte belirtilen kurumlara yapılan ödemelerden Kurumlar Vergisi Kanununun 24 üncü ve Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddelerine göre tevkif edilen ve ödenen vergiler sadece Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin (A) fıkrasının 8 numaralı bendine göre yapılan vergi tevkif atına mahsup edilir. Mahsup edilemeyen vergiler hiçbir şekilde iade edilmez.
                Bu bentte yer alan % 25 oranını % 20'ye kadar indirmeye veya % 100'e kadar artırmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir. (***********)
                13 - (3824 sayılı Kanunun 10'uncu maddesiyle değişen bent) (1.1.1992 tarihinden geçerli olmak üzere) Kurumların rüçhan hakkı kuponlarının satışından elde ettikleri kazançları ile anonim şirketlerinin kuruluşlarında veya sermayelerini artırdıkları sırada çıkardıkları hisse senetlerinin itibari değerlerinin üzerinde elden çıkarılmasından doğan kazançları.
                Bu bentte yer alan istisna hisse senetlerinin borsaya kayıtlı olması şartıyla uygulanır. (************)
                14 - (3239 sayılı Kanunun 74'üncü maddesiyle eklenen bent) Beş yıldan fazla nakledilmemek şartıyla bu Kanuna göre yapılan devirlerde münfesih kurumun devir öncesi son bilançosunda görülen zararlar devralan kurumca beyan edilen kurum kazancından indirebilir. Bu indirime ilişkin şartlar usul ve esaslar Maliye ve Gümrük Bakanlığınca belirlenir.
                15   - (3239 sayılı Kanunun 74'üncü maddesiyle eklenen bent) Okul, kreş ve spor tesisleri ile 50 yatak (kalkınmada öncelikli yörelerde 35 yatak) kapasitesinden az olmamak üzere yurt ve sağlık tesislerinin (huzur evleri dahil) işletilmesinden elde edilen kazançlar ilgili Bakanlığın görüşü alınmak suretiyle Maliye ve Gümrük Bakanlığının belirleyeceği usul ve esaslar dahilinde 5 yıl süreyle kurumlar vergisinden müstesna tutulurlar. İstisna, kuruluşların faaliyete geçtiği tarihten itibaren başlar.
                Bu kuruluşların kalkınmada öncelikli yörelerde kurulması halinde bunlardan elde edilecek kazançlar yukarıdaki şartlar dahilinde 10 yıl süreyle kurumlar vergisinden müstesna tutulur.
                Bu kazançlar Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesine göre tevkif ata tabi tutulmaz. Ortaklara dağıtımı kâr dağıtımı sayılmaz.
                16 - (3239 sayılı Kanunun 74'üncü maddesiyle eklenen bent) (1.1.1986 tarihinden geçerli olmak üzere) Kurumların safi kurum kazançlarından T.C. Emekli Sandığı Sosyal Kurumu Bağ-Kur gibi kanunla kurulan emekli ve yardım sandıkları ile Ordu Yardımlaşma kurumu e 2983 sayılı Kanunla kurulan Toplu Konut ve Kamu Ortaklığı İdaresi Başkanlığına sermayeye iştirak nispetinde isabet eden kısmın yarısı. Bu istisnadan yararlanabilmek için iştirak edilen kurumda yetkili organın anılan kârlar hakkında kâr dağıtım kararı almış olması şarttır.
                17 - (3824 sayılı Kanunun 10'uncu maddesiyle değişen bent) (1.1.1992 tarihinden geçerli olmak üzere) Devlet tahvili ve hazine bonosu ile Toplu Konut İdaresi ve Kamu Ortaklığı İdaresince çıkarılan. Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin 5 numaralı bendinde yer alan menkul kıymetlerin elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar. (*****************)
                18 - (3824 sayılı Kanunun 10'uncu maddesiyle eklenen bent)(1.1.1993 tarihinden geçerli olmak üzere) Tam mükellefiyete tabi kurumların iştirak hisselerinin veya gayri menkullerinin satışından doğan kazancın satışın yapıldığı yılda kurum sermayesine ilave edilen kısmı, kurumlar vergisinden müstesnadır. Şu kadar ki, vadeli satış halinde, satışın yapıldığı hesap dönemini takip eden ikinci hesap döneminin sonuna kadar tahsil edilen kazançların tutarı, ilgili yıl kurum kazancından indirilir. Bu tarihten sonra yapılacak tahsilat için bu hüküm uygulanmaz. İlk yapılan tahsilatın iştirak hissesi veya gayrimenkulun maliyet bedeline ilişkin olduğu kabul edilir.
                Kurumların iki tam yıl süreyle aktifinde yer almayan menkul kıymetlerin veya gayri menkullerin satışından elde ettikleri kazançlar ile menkul kıymet veya gayrimenkul ticareti ile uğraşan kurumların ellerinde bulundurdukları değerlerin satışından elde ettikleri kazançlar, istisna kapsamı dışındadır.
                Sermayeye eklenen bu kazançların beş yıl içinde herhangi bir surette işletmeden çekilmesi veya bu süre içinde işletmelerin tasfiyesi halinde, bu kazançlar o yılın kazancı sayılarak vergiye tabu tutulur.
                Satışın yapıldığı yılı izleyen ikinci yılın sonuna kadar iştirak hissesi veya aynı mahiyette gayrimenkul satın alınması halinde, daha önce kurumlar vergisinden müstesna tutulan kazanç dolayısıyla zamanında tahakkuk ettirilmemiş vergiler yönünden vergi ziyan meydana gelmiş sayılır.
                1163 sayılı Kooperatifler Kanununa ya da özel kanunlarına göre kurulan kooperatifler ortağın sahip olabileceği en fazla pay tutarı dikkate alınmaksızın istisnadan yararlanırlar. Ancak İştirak hisseleriyle gayri menkullerin satışından doğan kazanç; sermayeye eklenmeyerek özel bir fon hesabında gösterilir ve hiç bir şekilde ortaklara dağıtılmaz, kooperatifin amaçlarının gerçekleştirilmesinde kullanılır.
                Bu istisnanın uygulanmasında anonim şirketler yönünden sermaye artırımı nedeniyle çıkarılacak hisse senetlerinin nama yazılı olması ve en geç altı ay içinde borsaya kote ettirilmesi şarttır. Borsaya kote ettirilecek hisse senetleri için, borsa tarafından istenen kotasyon şartlarına tam olarak uyulması esastır. Türk Ticaret Kanununun 391 inci maddesinin bu suretle gerçekleştirilecek sermaye artırımına aykırı hükümleri uygulanmaz.
                19 - (3824 sayılı Kanunun 10'uncu maddesiyle eklenen bent) 1.1.1992 tarihinden geçerli olmak üzere) Kurulduktan sonra Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıfların eğitim, sağlık, kültür ve bilimsel araştırma geliştirme amacıyla kurdukları iktisadi işletmelerinden sağladıkları kazançları.
                (3332 sayılı Kanunun 12'nci maddesiyle eklenen fıkra) Bu maddenin 12 numaralı bendi ile 17 numaralı bendinde yer alan Devlet tahvili, Hazine bonosu ve gelir ortaklığı sentlerinin elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar hakkında Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 39 uncu maddesi hükmü uygulanmaz.
                (*) (Yürürlükten kaldırılmadan önceki şekli)
                1 - Tam mükellefiyete tabi kurumların başka bir kurumun sermayesine iştiraklerinden elde ettikleri kazançlar (İştirak kazançları istisnası);
                (**) Değişmeden önceki şekli)
                3 - İhraç kanunlarına veya Devletin kanunların verdiği yetkiye dayanarak akdettiği mukavelenamelere göre mevcut ve çıkacak vergilerden muaflığı kabul edilmiş olan menkul kıymetlerin temettü, faiz ve ikramiyeleri;
                (***) (Değişmeden önceki şekli)
                4 - Kambiyo mevzuatı gereğince Türkiye'ye getirildiğinin tevsik edilmesi kaydıyla, yurt dışında yapılan inşaat, onarma ve montaj işleri ile teknik hizmetlerden sağlanan kazançlar;
                (****) (Değişmeden önceki şekli)
                6 - (273 sayılı Kanunun 3'üncü maddesiyle değişen bent) Sanayi ürünü ihraç eden ve yıllık ihracat tutarı 250.000 Amerikan Doları veya muadili yabancı para karşılığı Türk Lirasını aşan imalatçı kurumların bu ihracattan sağladıkları hasılatın % 20'si kurum kazancından indirilir.
                İhraç edildiğinin tevsiki şartıyla ihracatçılara yapılan satışlar yıllık ihracat tutarının hesabında ihracat sayılır.
                İhraç ettiği malı imal etmeyen ihracatçı kurumlarda bu istisnalar 1/4 oranında uygulanır. 
(****) (2573 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
                6 - Sanayi ürünü ihraç eden ve yıllık ihracat tutarı 250.000 Amerikan Doları veya muadili yabancı para karşılığı Türk Lirasını aşan imalatçı kurumların ihracatın ilk yılı için bu ihracattan sağladıkları hasılatın % 20'si, müteakip yıllarda bir önceki yıla göre artan ihracat hasılatının % 30'u ile bakiyesinin % 15'i kurum kazancından indirilir.
                Bir önceki yıla göre artan ihracat hasılatının hesabında kur değişmelerinden dolayı meydana gelen artışlar nazara alınmaz.
                İhraç edildiğinin tevsiki şartıyla ihracatçılara yapılan satışlar yıllık ihracat tutarının hesabında ihracat sayılır.
                İhraç ettiği malı imal etmeyen ihracatçı kurumlarda bu istisnalar 1/4 oranında uygulanır.
(****) (Değişmeden önceki şekli)
                7- (2573 sayılı kanunun 3 üncü maddesiyle değişen bent) Yaş meyve, sebze ve su ürünleri ihracatçılarının, bu ihracattan sağladıkları hasılatın % 20'si kurum kazancından indirilir. İhraç edildiğinin tevsiki şartıyla ihracatçılara yapılan satışlar da yaş meyve, sebze ve su ürünleri üreticisi yönünden ihracat sayılır.
(*****) (2573 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
                7 - Yaş meyve, sebze ve su ürünleri ihracatçılarının ihracatın ilk yılı için bu ihracattan sağladıkları hasılatın % 20'si, müteakip yıllarda bir önceki yıla göre artan ihracat hasılatının % 30'u ile bakiyesinin % 15'i kurum kazancından indirilir. İhraç edildiğinin tevsiki şartıyla ihracatçılara yapılan satışlarda yaş meyve, sebze ve su ürünleri üreticisi kurum yönünden ihracat sayılır.
                Bir önceki yıla göre artan ihracat hasılatının hesabında kur değişmelerinden dolayı meydana gelen artışlar nazara alınmaz.
(******) (Değişmeden önceki şekli)
                8 - (2573 sayılı Kanunun 3'üncü maddesiyle değişen şekli) Kambiyo mevzuatı gereğince Türkiye'ye döviz olarak getirildiğinin tevsik edilmesi kaydıyla dış navlun hasılatının % 20'si kurum kazancından indirilir.
(******) (2573 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
                8 - Kambiyo mevzuatı gereğince Türkiye'ye döviz olarak getirildiğinin tevsik edilmesi kaydıyla dış navlun hasılatının ilk yıl için % 20'si, müteakip yıllarda bir önceki yıla göre artan navlun hasılatının % 30'u ile bakiyesinin % 15'i kurum kazancından indirilir.
                Bir önceki yıla göre artan hasılatın hesabında kur değişmelerinden dolayı meydana gelen artışlar nazara alınmaz.
(********) (Değişmeden önceki şekli)
                9 - (3239 sayılı Kanunun 74 üncü maddesiyle değişen fıkra) Dar mükellefiyete tabi kurumlar dahil, sermaye şirketleri ile kooperatiflerin ve iş ortaklıklarının yatırım indiriminden yararlanan kazançlar.
(*******) (3239 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
                9 - Sermaye şirketleri ile kooperatiflerin yatırım indiriminden istifaden eden kazançları (Gelir Vergisi Kanunu'nun yatırım indirimine ilişkin hükümleri sermaye şirketleri ile kooperatifler hakkında da uygulanır. ancak kalkınma planı ve yıllık programlarda özel önem taşıdığı belirtilen sektörler ile kalkınmada öncelikli bölgelerde yapılan yatırımlar dolayısıyla yatırımcı sermaye şirketleri ile kooperatiflerin bu yatırımları için yatırım indirimi nispeti % 60'dır.)
(********) (2573 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
                10 - Turizm Endüstrisini teşvik Kanunu hükümleri dairesinde "Turizm Müessesesi" belgesi almış olan kurumların elde ettikleri döviz gelirlerine tekabül eden kazançların ilk yıl için % 20'si, müteakip yıllarda bir önceki yıla göre artan aynı nitelikli kazancın % 30'u ile bakiyesinin % 15'i mezkur dövizlerin yetkili bankalarda bozdurulduğunun tevsiki şartıyla, kurum kazancından indirilir.
                Bir önceki yıla göre artan kazancın hesabında kur değişikliklerinden dolayı meydana gelen artışlar nazara alınmaz.
(*********) (Değişmeden önceki şekli)
                11 - Safi kurum kazancından, gelirlerinin tamamını amaçlarına tahsis eden ve Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflara sermayeye iştirak nispetinde ödenecek miktarlar.
(**********) (Değişmeden önceki şekli) (
                12- 2573 sayılı Kanunun 3'üncü maddesiyle eklenen bent) Menkul Kıymetler Yatırım Ortaklıklarının ve Menkul Kıymetler Yatırım Fonlarının portföy işletmeciliğinden doğan kazançları, (3571 sayılı Kanunun 4'üncü maddesiyle eklenen hükümler) Bu kazanç istisnasının bu Kanunun 24 üncü maddesi ile Gelir Vergisi Kanunu'nun 94 üncü maddesi uyarınca tevkif suretiyle ödenecek vergiye şümulü yoktur. Bu kurumlara yapılan ödemelerden. Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 24 üncü ve Gelir Vergisi Kanunu'nun 94 üncü maddelerine göre tevkif edilen ve ödenen vergiler sadece Gelir Vergisi Kanunu'nun 94 üncü maddesinin (A) fıkrasının 8 numaralı bendine göre yapılan vergi tevkif atından mahsup edilir. Mahsup edilemeyen vergiler hiçbir şekilde iade edilmez.
(************) (Değişmeden önceki şekli)
                 13- (3239 sayılı Kanunun 74'üncü maddesiyle eklenen bent) Anonim şirketlerin gerek kuruluşlarında gerek sermayelerini artırdıkları sırada çıkardıkları hisse senetlerinin itibari değerlerinin üzerinde elden çıkarılmasından, dağıtılmamak ve borsaya kayıtlı olmak şartıyla elde ettikleri kazançlar.
(************) (Değişmeden önceki şekli)
                17 - (3332 sayılı Kanunun 12'nci maddesiyle eklenen bent) Devlet tahvili, Hazine bonosu ve gelir ortaklığı senetlerinin elden çıkarılmasından sağlanan kazançların tamamı ile kurumların safi kurum kazancından, gelirlerinin tamamını amaçlarına tahsis eden ve Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflara sermayeye iştirak nispetinde isabet eden kısmın % 30'u.
                Bakanlar Kurulu, vergi muafiyeti tanınan vakıflara ait bu istisna oranını sıfıra kadar indirmeye veya yukarıdaki orana ulaşıncaya kadar artırmaya yetkilidir. Bu vakıfların, istisnadan yararlanabilmeleri için iştirak edilen kurumda yetkili organın, anılan karlar hakkında en geç kazancın beyan edildiği tarihe kadar kar dağıtımı kararı alması şarttır.
------------------------------------------
(**********) (Değişmeden önceki şekli)
                MADDE 8 - (199 sayılı Kanunun 8'inci maddesiyle değişen şekli) Bu maddede yazılı kurum kazançları Kurumlar Vergisinden müstesnadır.
                1 - (1137 sayılı kanunun 6'ncı maddesiyle değişen şekli)Başka bir kurumun sermayesinin asgari yüzde onuna bu kurumun kuruluşu anında veya bilanço tarihinden en az bir yıl evvelinden beri sahip oldukları ispat ve teşvik eden tam mükellefiyete tabi ana kurumların kuruma iştiraklerinden elde ettikleri kazançlar (İştirak kazançları istisnası).
                İştirak kazançları istisnası, kurumun bilanço tarihinden bir yıl evvel ve yeni kuruluşlarda kuruluş anında sahip olduğu iştirak hissesine isabet eden kazanç miktarına uygulanır.
                2 - Kooperatif şirketlerin ortakları için hesapladıkları ristumlardan aşağıda yazılı olanlar:
                a) İstihlak kooperatiflerinde: Ortakların satın aldıkları malların kıymetlerine göre hesaplanan ristumlar:
                b) İstihsal kooperatiflerinde: Ortakların kooperatife sattıkları veya kooperatiften satın aldıkları malların kıymetlerine göre hesaplanan ristumlar:
                c) Kredi kooperatiflerinde: Ortakların kullandıkları kredilere göre hesaplanan ristumlar:
                d) Ortakların idare gideri karşılığı olarak ödedikleri paralarından sarf olunmayarak iade edilen kısımlar.
                Bu risturnların nakden veya aynı kıymette mal ile ödenmesi istisnanın uygulanmasına mani değildir. Ortaklardan başka kimselerle yapılan muamelelerden doğan kazançlar hakkında ristumlara müteallik istisna hükmü uygulanamaz. Bunların genel kazançtan tefrikinde, ortaklarla yapılan iş hacminin genel iş hacmine olan nispeti esas tutulur.
                3 - İhraç kanunlarına veya Devletle akit olunan mukavelenamelere göre mevcut ve çıkacak vergilerden muaflığı kabul edilmiş olan menkul kıymetlerin temettü, faiz ve ikramiyeleri.
                4 - 927 sayılı Kanunun 1 inci maddesine göre verilen sıcak ve soğuk maden suları imtiyazının işletilmesinden elde edilen kazançlar (İhale tarihini takip eden yıldan itibaren beş yıl süre ile).                     
                5 - Denizcilik Bankası Türk Anonim Ortaklığının tekelinde bulunan ulaştırma işlerinden elde ettiği kazançlar.
                Gelir Vergisi Kanunu'nun yatırım indirimi istisnasına taalluk eden hükümleri sermaye şirketler ile kooperatif şirketler hakkında da uygulanır. Tahvilat ihracı suretiyle sağlanan kaynaklar yatırım indirimi ile ilgili hükümlerin uygulanması bakımından öz sermaye sayılır.
                6 - (903 sayılı kanunun 5'inci maddesiyle eklenen fıkra) Safi kurum kazancından Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflara sermayeye iştirak nispetinde ödenecek miktarlar.
----------------------------------------------
                Finansman Fonu:
                MÜKERRER MADDE 8 - (4369 sayılı Kanunun 82/4-d maddesiyle 1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılmıştır) *)
----------------------------------------
(*) (4369 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki şekli)
                MÜKERRER MADDE 8 - (2362 sayılı kanunun 7'nci maddesiyle eklenen madde) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Sermaye şirketleri ile kooperatifler, yatırım indiriminden faydalanması kabul edilmiş bulunan yatırımlarının finansmanında kullanmak ve yatırım indirimi belgesinde bu yatırım için öngörülen süre ile sınırlı kalmak kaydıyla aşağıdaki şartlarla finansman fonu ayırarak safi kurum kazancından indirebilirler.
                1) Ayrılacak finansman fonu Kurumlar Vergisi matrahının %25'ini ve yapılacak yatırım tutarını geçemez.
                2) Finansman fonunun T.C. Merkez Bankasında açılacak her an paraya çevrilebilir. Devlet tahvili hesabına yatırılması mecburidir.                          
                3) T.C. Merkez Bankasında açılacak hesaptan çekişler Devlet Planlama teşkilatınca düzenlenecek çekiş belgelerine dayanılarak yapılır ve her yıl içinde fiilen yapılan yatırım tutarını aşamaz.                            
4) Bir önceki yıl safi kurum kazancından finansman fonu olarak ayrılan meblağ hesap dönemi sonunda safi kurum kazancına eklenir.
----------------------------------------
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
MÜKELLEFİYET ŞEKİLLERİ
                Tam Mükellefiyet:
                MADDE 9 - Birinci maddede yazılı tüzel kişilerden kanuni veya iş merkezleri Türkiye'de bulunanlar gerek Türkiye'de gerekse yabancı memleketlerde elde ettikleri kurum kazançları üzerinden vergilendirilirler.
                Kanuni merkez, iş merkezi:
                MADDE 10 - Kanuni merkezden maksat, vergiye tabi kurumların esas nizamname veya mukavelenamelerinde veya teşkilat kanunlarında gösterilen merkezdir.
                İş merkezinden maksat, iş bakımından muamelelerin bilfiil toplandığı ve idare edildiği merkezdir.
                Dar mükellefiyet:
                MADDE 11 - (199 sayılı kanunun 9'uncu maddesiyle değişen şekli) (1.1.1963 tarihinden geçerli olmak üzere) Birinci maddede yazılı kurumlardan kanuni ve iş merkezlerinden her ikisi de Türkiye içinde bulunmayanlar, yalnız Türkiye'de elde ettikleri kurum kazançları üzerinden vergilendirilirler.
                Dar mükellefiyette mevzu:
                MADDE 12 - (199 sayılı kanunun 10'uncu maddesiyle değişen şekli) (1.1.1963 tarihinden geçerli olmak üzere) On birinci maddede yazılı dar mükellefiyet mevzuuna giren kurum kazancı aşağıda gösterilen kazanç ve iratlardan terekküp eder:
                1) (2362 sayılı kanunun 8'inci maddesiyle değişen şekli) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Türkiye'de Vergi Usul Kanunu hükümlerine uygun işyeri olan veya daimi temsilci bulunduran yabancı kurumlar tarafından bu yerlerde veya bu temsilciler vasıtasıyla yapılan işlerden elde edilen ticari kazançlar. (*)
                (2573 sayılı kanunun 4'üncü maddesiyle eklenen hüküm) (1.1.1982 tarihinden geçerli olmak üzere)(Bu şartları haiz olsalar dahi kurumların ihraç edilmek üzere Türkiye'de satın aldıkları veya imal ettikleri malları Türkiye'de satmaksızın yabancı memleketlere göndermelerinden doğan kazançlar, Türkiye'de elde edilmiş sayılmaz. Türkiye'de satmaktan maksat alıcı veya satıcının veya her ikisinin Türkiye'de olması veya satış akdinin Türkiye'de yapılmasıdır.)
                2) Türkiye'de elde edilen ücretler,
                3) Türkiye'de elde edilen serbest meslek kazançları,
                4) Türkiye'de bulunan zirai işletmeden elde edilen kazançlar,
                5) Gayri menkullerin, hakların ve menkul malların Türkiye'de kiralanmasından elde edilen iratlar,
                6) (2362 sayılı kanunun 8'inci maddesiyle değişen şekli) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Türkiye'de elde edilen menkul sermaye iratları. (**)
                7) (2362 sayılı kanunun 8'inci maddesiyle değişen şekli) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Türkiye'de elde edilen 4369 sayılı Kanunun 81/D-3 maddesiyle değişen ibare) (1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) diğer kazanç ve iratlar (1) ***)
----------------------------------
(*) (2362 sayılı Kanunla değişmeden önceki bent)
                1 - Türkiye'de Vergi Usul Kanunu hükümlerine uygun işyeri veya, daimi temsilci bulunduran yabancı kurumlar tarafından bu yerlerde veya bu temsilciler vasıtasıyla yapılan işlerden elde edilen ticari kazançlar.
                (Parantez içi hükmü değişmeden önceki şekli) (Bu şartları haiz olsalar dahi kurumların ihraç edilmek üzere Türkiye'de satın aldıkları veya imal ettikleri malları Türkiye'de satmaksızın yabancı memleketlere göndermelerinden doğan kazançlar, Türkiye'de elde edilmiş sayılmaz. Türkiye'de satmaktan maksat alıcı veya satıcının veya her ikisinin Türkiye'de olması veya satış akdinin Türkiye'de yapılmasıdır.)
----------------------------------
(**) (Parantez içi hükmü değişmeden önceki şekli)
                6 - (1137 sayılı Kanunun 7 inci maddesiyle değişen şekli) (Türkiye'de elde edilen menkul sermaye iratları (Bir numaralı fıkra hükmü dışında kalanların elde ettikleri mevduat faizleri hariç)
----------------------------------
(1) (4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki ibare)
                "sair kazanç ve iratlar"
----------------------------------
(***) (Parantez içi hükmü değişmeden önceki şekli)
                7- Türkiye'de elde edilen sair kazanç ve iratlar (Bir numaralı fıkra hükmü dışında kalanların menkul kıymet satışından elde ettikleri kazançlar hariç).               
----------------------------------
 
İKİNCİ KISIM
VERGİNİN TARHI
BİRİNCİ BÖLÜM
MATRAHIN TAYİNİ
 
                Safi kurum kazancı:
                MADDE 13 - (199 sayılı Kanununun 11'inci maddesiyle değişen şekli) 1.1.1963 tarihinden geçerli olmak üzere) Kurumlar Vergisi birinci maddede yazılı mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanır.
                (2362 sayılı kanunun 9'uncu maddesiyle değişen şekli) (1.1.1982 tarihinden geçerli olmak üzere) Safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümleri uygulanır. Zirai faaliyetle iştigal eden kurumların bu faaliyetinden doğan kazançlarının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun 59'uncu maddesinin son fıkrası hükmü de nazara alınır. (*)
                (4369 sayılı Kanunun 82/4-e maddesiyle 29.7.1998 tarihinden geçerli olmak üzere üçüncü fıkra yürürlükten kaldırılmıştır.) (**)
                Dar mükellefiyete tabi kurumların kurum kazançlarının, ticari kazanç gibi tespit edilmesi gereken kazanç ve iratlar da dahil olmak üzere, ticari veya zirai kazançlar dışında kayan ve iratlardan ibaret bulunması halinde, Gelir Vergisi Kanununun bu gibi kazanç ve iratların tespiti hakkındaki hükümleri Kurumlar Vergisi matrahının tespitinde de uygulanır.
---------------------------------------
(*) (199 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
                Safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun (42 inci maddesinin birinci fıkrasının 2 numaralı bendi hariç) ticari kazanç hakkındaki hükümleri uygulanır. Zirai faaliyetle iştigal eden kurumların bu faaliyetlerinden doğan kazançlarının tespitinde Gelir Vergisi Kanunu'nun 59 uncu maddesinin son fıkrası hükmü de nazara alınır.
(**) (4369 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki fıkra)
(2362 sayılı kanunun 9 uncu maddesiyle değişen fıkra) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere)_Gelir Vergisi Kanununun ortalama kâr haddi ve asgari gayri safi hasılat esası hakkındaki hükümleri Kurumlar Vergisi mükellefleri için de uygulanır. (**)
(**) (2362 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
                Gelir Vergisi Kanunu'nun ortalama kâr hadleri hakkındaki hükümleri Kurumlar Vergisi mükellefleri için de uygulanır.
---------------------------------------
                İndirilecek giderler:
                MADDE 14 - Ticari kazanç gibi hesaplanan kurum kazancının tespitinde, mükellefler aşağıdaki giderleri de ayrıca hasılattan indirebilirler:
                1) Hisse ve tahvil senetlerinin ihraç giderleri (Bu giderler senetlerin kağıt ve tabi giderlerini, mahkeme, noter ve diğer tasdik ve tescil giderlerini, damga resmini ve ihraç dolayısıyla ödenen sair harç ve resimlerini, ihraç dolayısıyla bankalara verilen komisyonları, hisse ve tahvil senetlerinin borsaya kaydı için yapılan giderleri ve bunlara benzer diğer her türlü giderleri ihtiva eder);
                2) İlk tesis ve taazzuv giderleri (Bu giderler aktifleştirildiği takdirde bunların Vergi Usul Kanunu gereğince değeri üzerinden ayrılacak amortisman gider yazılır);
                3) Genel heyet toplantıları için yapılan giderlere birleşme, fesih ve tasfiye giderleri;
                4) Sigorta şirketlerinde bilanço gününde hükmü devam eden sigorta mukavelelerinin (Poliçe veya geçici ilmühaber) istilzam ettiği teknik ihtiyatlar (Hayat sigorta şirketlerinde riyazi ihtiyatlardan temettü veya faizleri vergiden istisna edilmiş olan menkul kıymetlere yatırılan kısma ait faizler, giderler mey anında gösterilemez.)
                Sigorta teknik ihtiyatları:
                1) Muallak hasarlara mahsus tazminat karşılıkları;
                2) Cari muhataralara mahsus ihtiyatlar;
                3) Hayat sigortaları riyazi ihtiyatlardan ibarettir.
                Teknik ihtiyatlar bilanço geçici pasif hesaplara geçirilmek suretiyle aşağıdaki esaslara göre hasılattan indirilir.
                a) Muallak hasarlara mahsus tazminat bedellerinden veya bu hesaplara geçirilmek suretiyle aşağıdaki esaslara göre hasılattan indirilir.
                b) Cari muhataralar için ayrılan ihtiyatlar, ulaştırma sigortalarında beyannamenin taalluk ettiği yıl içinde prim hasılatının % 25'inden, diğer sigortalarda %33,5'undan fazla olamaz.
                c) Hayat sigortalarında riyazi ihtiyatlar her mukavele üzerinden ayrı ayrı hesaplanır.
                d) Bir yıl ayrılan sigorta teknik ihtiyatlarının ertesi yıl başında aynen kâra nakledilmesi şarttır.
                5) Eshamlı komandit şirketlerde komandite ortağın kâr hissesi
                6) (4369 sayılı Kanunun 55'inci maddesiyle değişen bent) (1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) Genel bütçeye dahil dairelere, katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine, belediyelere ve köylere, Bakanlar Kurulu'nca vergi muafiyeti tanınan vakıflara, kamu menfaatlerine yararlı sayılan derneklere ve bilimsel araştırma ve geliştirme faaliyetlerinde bulunan kurum ve kuruluşlara makbuz karşılığında yapılan bağış ve yardımların toplamının o yıla ait kurum kazancının % 5'ine kadar olan kısmı.
                Bağış ve yardımın nakden yapılmaması halinde bağışlanan veya yardımın konusu teşkil eden mal veya hakkın maliyet bedeli veya mukayyet değeri, bu değer mevcut değilse Vergi Usul Kanunu hükümleri dairesinde takdir komisyonlarınca tespit edilecek değeri esas alınır.
                Mükelleflerin, yılı içinde yaptıkları kendi araştırma ve geliştirme harcamaları tutarını geçmemek üzere ilgili dönemde ödemeleri gereken yıllık kurumlar vergisinin % 20'sinin kanuni süresinde tahsilinden vazgeçilerek, bu orana isabet eden vergi üç yıl süre ile faizsiz olarak ertelenebilir. Ertelenen bu vergi üç yıl içinde kurumlar vergisinin ödenme taksitleri ile birlikte eşit taksitler halinde ödenir.
                Bu uygulamanın esas ve usulleri Maliye Bakanlığınca tayin ve tespit olunur. (*)
                7) (2573 sayılı Kanunun 5'inci maddesiyle değişen şekli) Beş yıldan fazla nakledilmek şartıyla geçmiş yılların mali bilançolarına göre meydana gelen zararlar (Bilançolarda her yılın zararının ayrı ayrı gösterilmesi şarttır.) (**)
                (3380 sayılı Kanunun 7. maddesiyle eklenen hüküm) (1.1.1987 tarihinden geçerli olmak üzere) Tam mükellefiyette yurt dışı faaliyetlerinden doğan zararlar, faaliyette bulunulan ülkenin vergi kanunlarına göre beyan edilen vergi matrahlarının (zarar dahil) her yıl o ülke mevzuatına göre denetim yetkisi verilen kuruluşlarca rapora bağlanması ve bu raporun aslı ile tercüme edilmiş bir örneğinin Türkiye'deki ilgili vergi dairesine ibrazı halinde gider olarak indirilebilecektir.
                Denetim kuruluşlarınca hazırlanacak raporun ekinde yer alan vergi beyanlarının, bilanço ve kâr-zarar cetvellerinin o ülkedeki yetkili mali makamlarınca onaylanması zorunludur. Faaliyette bulunulan ülkede denetim kuruluşu olmaması halinde, her yıla ait vergi beyannamesinin, o ülke yetkili makamlarınca onaylanması zorunludur. Faaliyette bulunulan ülkede denetim kuruluşu olmaması halinde, her yıla ait vergi beyannamesinin, o ülke yetkili makamlarından alınan birer örneğinin mahallindeki Türk elçilik ve konsoloslukları, yoksa orada Türk menfaatlerini koruyan ülkenin aynı mahiyetteki temsilcilerine onaylatılarak, aslının ve tercüme edilmiş bir örneğinin ilgili vergi dairesine ibrazı yeterlidir.
                (3380 sayılı Kanunun 7 inci maddesiyle eklenen hüküm) (1.1.1987 tarihinden geçerli olmak üzere)Türkiye'de gider yazılan yurt dışı zararın, ilgili ülkede de mahsup edilmesi ve gider yazılması halinde, Türkiye'deki beyannameye dahil edilecek yurt dışı kazanç, mahsup veya gider yazılmadan önceki tutar olacaktır.
                (3380 sayılı kanunun 7 inci maddesiyle eklenen hüküm) (1.1.1987 tarihinden geçerli olmak üzere)Türkiye'de Kurumlar Vergisinden istisna edilen kazançlarla ilgili yurt dışı zararlar, yurt içinde kazançlardan indirilemez.
                (3380 sayılı kanunun 7 inci maddesiyle eklenen hüküm) (1.1.1987 tarihinden geçerli olmak üzere)Bu bendin uygulamasıyla ilgili usul ve esasları belirlemeye Maliye ve Gümrük Bakanlığı yetkilidir.
                8) (3239 sayılı Kanunun 75'inci maddesiyle değişen bent) (1.1.1986 tarihinden geçerli olmak üzere) Faizsiz olarak kredi verenlere ödenen kâr payları ile özel finans kurumlarında kâr ve zarara katılma hesabı karşılığında ödenen kâr payları. (***)
-------------------------------------------
(*) (4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki bent)
                6) (199 sayılı Kanunun 12 inci maddesiyle değişen bent) (1.1.1963 tarihinden geçerli olmak üzere)Genel bütçeye dahil dairelere, katma bütçeli idarelere, il özel idareleri ve belediyeler ile köylere kamu menfaatlerine yararlı dernek ve Türk Kanunu Medenisine göre kurulan vakıflara makbuz karşılığında yapılan bağış ve yardımlar. (Bir takvim yılı içinde yapılan bağış ve yardımlar toplamının o yıla ait kurum kazancının yüzde ikisini ve her halde yirmi bin lirayı aşan kısım hasılattan indirilemez.)
                (3239 sayılı kanunun 75'inci maddesiyle eklenen hüküm) (1.1.1986 tarihinden geçerli olmak üzere)Genel bütçeye dair dairelere, katma bütçeli dairelere, il özel idarelerine, belediyelere veya köylere bağışlanan okul, kreş ve spor tesisleri (4108 sayılı 30 uncu maddesiyle eklenen ifade) (2.6.1995 tarihinden geçerli olmak üzere) kütüphane, müze, sanat galerisi, kültür merkezi ve sinema, tiyatro, opera, bale ve konser gibi kültürel ve sanatsal etkinliklerin sergilendiği tesisler ile 50 yatak (kalkınmada öncelikli yörelerde 35 yatak) kapasitesinden az olmamak üzere yurt ve sağlık tesislerinin (huzurevleri dahil) inşası dolayısıyla yapılan harcamalar veya bu tesislerin inşası için ilgili kuruluşlara yapılan her türlü bağış ve yardımlar ile mevcut tesislerin, faaliyetlerini devam ettirebilmeleri için yapılan her türlü nakdi ve ayni bağış ve yardımlar, bilimsel araştırma ve geliştirme faaliyetlerinde bulunan kurum ve kuruluşlara yapılan her türlü bağış ve yardımlar. (Şu kadar ki bu fıkrada geçen bağış ve yardımların miktarı, yapılacağı yerler ve tahsis edileceği kuruluşlar Bakanlar Kurulunca çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenir.) (*)
                Bağış ve yardımın nakden yapılmaması halinde bağışlanan veya yardımın konusunu teşkil eden mal veya hakkında maliyet bedeli veya mukayyet değeri, bu değer mevcut değilse Vergi Usul Kanunu hükümleri dairesinde takdir Komisyonlarınca tespit edilecek değeri esas alınır. (Ancak, Bakanlar kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflara 20.000 liralık hadde bakılmaksızın o yıla ait kurum kazancının yüzde beşine kadar bağış ve yardım yapılabilir.)
                (3239 sayılı Kanunun 75 inci maddesiyle eklenen hüküm) Mükelleflerin yılı içinde yaptıkları araştırma geliştirme üzere ilgili dönemde ödemeleri gereken yıllık kurumlar vergisinin % 20'sinin kanuna süresinde tahsilinden vazgeçilerek, bu orana isabet eden vergi üç yıl süre ile faizsiz olarak ertelenebilir. Ertelenen bu vergi üç yıl içinde kurumlar vergisinin ödeme taksitleri ile birlikte eşit taksitler halinde ödenir.
                 Bu uygulamanın usul ve esasları Maliye ve Gümrük Bakanlığınca tayin ve tespit olunur.
-------------------------------------------    
(*)Yönetmelik 17.9.1986 tarih ve 19224 sayılı Resmi Gazetede yayınlanmıştır)
-------------------------------------------
(**) (2573 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
                 7 - (199 sayılı kanunun 12 inci maddesiyle değişen bent) Beş yıldan fazla nakledilmemek şartıyla geçmiş yılların mali bilançolarına göre tahassüs eden zararlar (Bilançolarda her yılın zararının ayrı ayrı gösterilmesi şarttır.)
-------------------------------------------
(***) (3239sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
                8 - (2362 sayılı kanunun 10 uncu maddesiyle eklenen bent) Faizsiz olarak kredi verenlere ödenen kâr payları)
-------------------------------------------
                Kabul Edilmeyen İndirimler:
                MADDE 15 - (199 sayılı Kanunun 13'üncü maddesiyle değişen şekli) Kurum kazancının tespitinde aşağıda yazılı indirimlerin yapılması kabul edilmez:
                1 - Öz sermaye üzerinden ödenen veya hesaplanan faizler.
                2 - Örtülü sermaye üzerinden ödenen veya hesaplanan faizler.
                3 - Sermaye şirketlerince dağıtılan örtülü kazançlar.
                4 - Her ne şekilde ve ne isimle olursa olsun ayrılan ihtiyat akçeleri (Türk Ticaret Kanununca, kurumların özel kanunlarına veya esas mukavele ve nizamnamelerine göre safi kazançlardan ayırdıkları bilumum ihtiyatlar ile Bankalar Kanununa müsteniden bankaların ayırdıkları karşılıklar dahil.)
                5 - Dar mükellefiyete tabi kurumlardan ayrıca :
                a) Bu kurumlar hesabına yaptıkları alım satımlar için ana merkeze veya Türkiye dışındaki şubelere verilen faizler, komisyonlar ve benzerleri;
                b) Ana merkezin veya Türkiye dışındaki şubelerin giderlerine veya zararlarına iştirak etmek üzere ayrılan hisseler (Türkiye'deki kurumun teftiş ve murakabesi için yabancı memleketlerden gönderilen yetkili kimselerin seyahat giderleri hariç).
                6) Bu Kanuna göre hesaplanan kurumlar vergisi ile her türlü para cezaları, vergi cezaları ve Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun hükümlerine göre ödenen cezalar, gecikme zamları ve faizler.
                7) (3239 sayılı Kanunun 143'üncü maddesiyle 1.1.1986 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılmıştır.)
                8) (4108 sayılı kanunun 39 uncu maddesiyle 1.1.1994 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılmıştır) (**)
                9. (2773 sayılı Kanunun 2'inci maddesiyle eklenen bent) (1.1.1983 tarihinden geçerli olmak üzere) Kanunlarla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak tespit edilen hadler saklı kalmak üzere, menkul kıymetlerin itibari değerlerinin altında satışından doğan zararlar ile ödenen komisyonlar ve benzeri her türlü giderler.
                10. (3505 sayılı Kanunun 20'nci maddesiyle eklenen bent) 10.12.1988 tarihinden geçerli olmak üzere) Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ödenen gecikme faizleri,
                11. (3571 sayılı Kanunun 5'inci maddesiyle eklenen bent) (90/1081 sayılı Kararla Değişen bent) Her türlü alkol ve alkollü içkiler ile tütün ve tütün mamullerine ait ilan ve reklam giderlerinin %50'si (% 0'ı) (Bakanlar Kurulu, bu oranı %100'e kadar arttırmaya, sıfıra kadar indirmeye yetkilidir) (*).
                12 - (4008 sayılı Kanunun 27 inci maddesiyle eklenen bent) (1.1.1995 tarihinden geçerli olmak üzere) Kiralama yoluyla edinilen veya işletmede kayıtlı olan yat, kotra, tekne, sürat teknesi gibi motorlu deniz uçak ve helikopter gibi hava taşıtlarından işletmenin esas faaliyet konusu ile ilgili olmayanların giderleri ile amortismanları.
                13 - (4008 sayılı Kanunun 27 inci maddesiyle eklenen bent) (1.1.1996 tarihinden geçerli olmak üzere) Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre dönem sonu stoklarını son giren ilk çıkar yöntemine göre değerleyen veya amortismana tabi sabit kıymetlerini yeniden değerlemeye tabi tutun kurumların (Bankalar, Sigorta Şirketleri ve Finans Kurumları hariç) Gelir Vergisi Kanununun 41 inci maddesinin 8 numaralı bendindeki esaslar çerçevesinde hesapladıkları giderler.
--------------------------------------------
(*) (3239 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki şekli)
                7 - (2362 sayılı kanunun 11 inci maddesiyle değişen şekli) İhraç kanunlarına veya Devletin kanunların verdiği yetkiye dayanarak akdettiği mukavelenamelere göre mevcut ve çıkacak vergilerden muaflığı kabul edilmiş olan menkul kıymetlerin Kurumlar Vergisinden istisna edilen temettü, faiz ve ikramiyelerine isabet eden giderler, (Gerçek giderlerin kati olarak tespit edilememesi halinde, bahis konusu gerçek giderler, Kurumlar Vergisinden muaf menkul kıymetler portföyünün itibari değer toplamına T.C. Merkez Bankası Meclisince menkul kıymetler portföyü ile ilgili giderler nazara alınarak tayin olunacak ortalama gider emsalinin uygulanması suretiyle bulunur. Vergiden muaf menkul kıymetler portföyünün itibari değer toplamı, ilgili hesap dönemine dahil ayların son günündeki vergiden muaf menkul kıymetler portföyünün ortalaması esas alınmak suretiyle tespit olunur.)
(*) (2362 sayılı Kanunla yürürlükten değişmeden önceki şekli)
                7 - İhraç kanunlarına veya Devletle akit olunan mukavelenamelere göre mevcut ve çıkacak vergilerden muaflığı kabul edilmiş olan menkul kıymetlerin Kurumlar Vergisinden istisna edilen temettü, faiz ve ikramiyelerine isabet eden giderler. (Gerçek giderlerin kati olarak tespit edilememesi halinde, bahis konusu gerçek giderler. Kurumlar Vergisinden muaf menkul kıymetler portföyü ile ilgili giderler nazara alınarak tayin olunacak ortalama gider emsalinin uygulanması suretiyle bulunur. Vergiden muaf menkul kıymetler portföyünün itibari değer toplamı ilgili hesap dönemine dahil ayların son günündeki vergiden muaf menkul kıymetler portföyünün ortalaması esas alınmak suretiyle tespit olunur.)
--------------------------------------------
(**) (4108 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki bent)
                8. (2362 sayılı Kanunun 11'inci maddesiyle eklene bent) 8'inci maddenin 4 numaralı bendinde yer alan istisna kapsamına giren kurum kazançlarının elde edilmesi için yapılan bilumum giderler.
--------------------------------------------
                Örtülü Sermaye:
                MADDE 16 - (192 sayılı Kanunun 3'üncü maddesiyle değişen şekli) (1.1.1961 tarihinden geçerli olmak üzere) Kurumların aralarında vasıtalı, vasıtasız bir şirket münasebetleri veya devamlı ve sıkı bir iktisadi münasebet bulunan gerçek ve tüzelkişilerden yaptıkları istikrazlar, teşebbüste devamlı olarak kullanılır ve bu istikrazlarla kurumun öz sermayesi arasındaki nispet, emsali kurumlarındakine nazaran bariz bir fazlalık gösterirse mezkur örtülü sermaye sayılır.
                Örtülü Kazanç:
                MADDE 17 - Aşağıdaki hallerde, kazanç tamamen veya kısmen örtülü olarak dağıtılmış sayılır:
                1. (2362 sayılı Kanunun 12'nci maddesiyle değişen bent) Şirket kendi ortaları, ortaklarının ilgili bulunduğu gerçek ve tüzel kişiler, idaresi, murakabesi veya sermayesi bakımlarından vasıtalı vasıtasız olarak bağlı bulunduğu veya nüfuzu altında bulunduğu veya nüfuzu altında bulundurduğu gerçek ve tüzel kişiler ile olan münasebetlerinde emsaline göre göze çarpacak derecede yüksek veya düşük fiyat veya bedeller üzerinden yahut bedelsiz olarak alım, satım, imalat, inşaat muamelelerinde ve hizmet ilişkilerinde bulunursa. (*).
                2. Şirket, 1 numaralı fıkrada yazılı kimselerle olan münasebetlerinde emsaline göre göze çarpacak derecede yüksek veya düşük bedeller üzerinden kiralama veya kiraya verme muamelelerinde bulunursa;
                3. Şirket, 1 numaralı fıkrada yazılı meselelerle olan münasebetlerinde emsaline göre göze çarpacak derecede yüksek veya düşük faiz ve komisyonlarla ödünç para alır veya verirse;
                4. Şirket ortaklarından veya bunların eşleri ile usul ve füru undan ve 3'üncü dereceye kadar (dahil) kan ve sıhri hısımlarından şirketin idare meclisi başkan veya üyesi, müdürü veya yüksek memuru durumunda bulunanlara emsaline göre göze çarpacak derecede yüksek aylık ikramiye ücret verir veya benzeri ödemelerde bulunursa.
------------------------------------
                Madde 17 -
(*) (Değişmeden önceki şekli) Şirket kendi ortakları, ortaklarının ilgili bulunduğu gerçek ve tüzel kişiler, idaresi, murakabesi veya sermayesi bakımlarından vasıtalı vasıtasız olarak bağlı bulunduğu veya nüfuzu altında bulundurduğu gerçek ve tüzel kişiler ile olan münasebetlerinde emsaline göre göze çarpacak derecede yüksek veya düşük fiyat veya bedeller üzerinden yahut bedelsiz olarak alım, satım, imalat, inşaat muamelelerinde ve hizmet ilişkilerinde bulunursa;             
------------------------------------                                
                              
İKİNCİ BÖLÜM
YABANCI ULAŞTIRMA KURUMLARINDA MATRAH
 
                Yabancı Ulaştırma Kurumlarında Kurum Kazancının Tespiti:
                MADDE 18 - (199 sayılı Kanunun 14'üncü maddesiyle değişen şekli) Yabancı ulaştırma kurumlarının vergiye matrah olacak kurum kazancı, 19'uncu maddeye göre tespit edilecek hasılata ortalama emsal nispetlerinin uygulanması suretiyle hesaplanır.
                Ortalama emsal nispetleri, Türkiye'de daimi veya arızi olarak çalışan bütün kurumlar için aynı; kara, deniz ve hava ulaştırma işleri için ayrı ayrı olmak üzere Maliye Bakanlığınca tayin olunur. Maliye Bakanlığı lüzum gördüğü takdirde (en az bir yıl uygulanmış olmak şartıyla) cari ortalama emsal nispetlerini değiştirebilir.
 
 ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
BEYANNAME
 
                Beyan Esası:
                MADDE 20 - (199 sayılı kanunun 16'ıncı maddesiyle değişen şekli) (1.1.1963 tarihinden geçerli olmak üzere) Yirmi dördüncü madde hükmü mahfuz kalmak şartıyla, Kurumlar Vergisi mükellefin veya vergi sorumlusunun beyanı üzerine tarh olunur. Beyanname, ilgili bulunduğu hesap döneminin neticelerini ihtiva eder.
                Her mükellef vergiye tabi kazancının tamamı için bir beyanname verir. (3571 sayılı Kanununun 6'ncı maddesiyle eklenen hüküm) (20.6.1989 tarihinden geçerli olmak üzere) Ancak kooperatiflerin gelirlerinin Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesine göre tevkif ata tabi tutulan gayrimenkul kira gelirlerinden ibaret bulunması halinde kira gelirleri için beyanname verilmez.
                (4369 sayılı Kanunun 82/4-f maddesiyle 29.7.1998 tarihinden geçerli olmak üzere dördüncü fıkra yürürlükten kaldırılmıştır.) *)
-------------------------------------
(*) (4369 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki fıkra)
                Tüzel kişiliği bulunmayan kamu müesseseleri ile dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmelerden her biri için bunların bağlı oldukları kamu tüzel kişileri ile dernek ve vakıflar tarafından ayrı ayrı beyanname verilebilir.
-------------------------------------
                Beyannamenin verilme zamanı ve yeri:
                MADDE 21 - (199 sayılı kanunun 17'inci maddesiyle değişen şekli) (1.1.1963 tarihinden geçerli olmak üzere) Kurumlar Vergisi beyannamesi, hesap döneminin kapandığı ayı takip eden dördüncü ay içinde mükellefin bağlı olduğu vergi dairesine verilir.                              
                Sermaye şirketleri dışında kalan kurumların beyanname verme süresini uzatmaya Maliye Bakanlığı yetkilidir.                    
                Dar mükellefiyette vergi muhatabının Türkiye'yi terk etmesi halinde Kurumlar Vergisi beyannamesi memleketi terke takaddüm eden on beş gün içinde verilir.
                Mükellefin bağlı olduğu vergi dairesi:
                1) Tam mükellefiyette, kurumun kanuni veya iş merkezinin bulunduğu yerin:
                2) Dar mükellefiyette, kurumun Türkiye'deki iş yerinin veya daimi temsilcisinin bulunduğu yerin; Türkiye'deki işyeri veya daimi temsilcisi olmadığı takdirde yabancı kuruma kazanç sağlayanların bağlı olduğu;
                Vergi dairesidir.
                (3571 Sayılı Kanunun 7 inci maddesiyle eklenen hüküm) (20.6.1989 tarihinden geçerli olmak üzere) Şu kadar ki, Maliye ve Gümrük Bakanlığı, mükelleflerin bağlı oldukları vergi dairelerini, kanuni veya iş merkezlerine bağlı kalmaksızın belirlemeye yetkilidir.
                Özel beyan zamanı:
                MADDE 22 - (4369 sayılı Kanunun 56'ncı maddesiyle değişen şekli) (1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere)  Dar mükellefiyete giren yabancı kurumların vergiye tabi kazancının Gelir Vergisi Kanununun 80 inci maddesinde yazlı diğer kazanç ve iratlardan (telif, imtiyaz, ihtira, işletme, ticaret unvanı, alameti farika ve benzeri gayri maddi hakların satışı, devir ve temliki karşılığında alınan bedeller hariç) ibaret bulunması halinde, yabancı kurum veya Türkiye'de namına hareket eden kimse bu gibi kazançları iktisap tarihinden itibaren on beş gün içinde anılan Kanunun 101 inci maddesinde belirtilen vergi dairelerine beyanname ile bildirmeye mecburdur. (*)
----------------------------------------
(*) (4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
                MADDE 22 - (2362 sayılı kanunun 14'üncü maddesiyle değişen şekli)  (1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) Dar mükellefiyete giren yabancı kurumların vergiye tabi kazancının Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 80'inci ve 82'inci maddelerinde yazılı değer artış kazançları ve arızi kazançlardan (Kurumlar Vergisi Kanunun 24'üncü maddesinin (A) bölümünün 5 numaralı bendinde sayılanlar hariç) ibaret bulunduğu takdirde, yabancı kurum veya Türkiye'de namına hareket eden kimse bu gibi kazançları iktisap tarihinden itibaren 15 gün içinde Gelir Vergisi Kanununun 101'inci maddesinde belirtilen vergi dairelerine beyanname ile bildirmeye mecburdur. (*)
----------------------------------------
(*) (2362 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
                Madde 22 - Dar mükellefiyete giren yabancı kurumların vergiye tabi kazancı gayri menkullerin hakların satışından iştirak hisselerinin devir ve temlikinden doğan kazançlardan veya arızi kazançlardan ibaret bulunduğu takdirde, yabancı kurum veya Türkiye'de namına hareket eden kimse bu gibi kazançları iktisap tarihinden itibaren 15 gün içinde beyanname ile aşağıda yazılı vergi dairesine bildirmeğe mecburdur.
                1 - Gayrimenkul satışından elde edilen kazançlar: Gayrimenkulun bulunduğu yerin bağlı olduğu vergi dairesine;
                2 - Hakların satılmasından, devir ve temlikinden elde edilen kazançlar: Bunların Türkiye'de kullandıkları yerin bağlı olduğu vergi dairesine;
                3 - İştirak hissesinin veya ticari kazancı bilanço esasına göre tespit edilen bir işletmenin tamamın veya kısmen satılmasından devir ve temlikinden temin olunan kazançlar; ticari bir faaliyetin durdurulması için alınan her türlü paralar ve menfaatler; peştamallıklar: İşletmenin bulunduğu yerin olduğu vergi dairesine;
                4 - Arızi olarak alım ve satım mahiyetindeki ticari işlerin icrasından veya bu mahiyetteki ticari işlere tavassuttan veyahut da arızi ulaştırma işlerinden elde edilen kazançlar: Ticari işin veya tavassutun yapıldığı, ulaştırmada yolcu veya yükün taşıta alındığı veya yüklendiği yerin bağlı olduğu vergi dairesine,
----------------------------------------
                Beyannamenin muhteviyatı:
                MADDE 23 - (3239 sayılı kanunun 76'ıncı maddesiyle değişen şekli) (1.1.1986 tarihinden geçerli olmak üzere) Beyannamelerin şekil, muhteva ve ekleri Maliye ve Gümrük Bakanlığınca tayin ve tespit olunur. Mükellefler beyanlarını bu beyanname ile yapmaya veya bu beyannamelerde yazılı bilgilere uygun olarak bildirmeye mecburdurlar. (*)
--------------------------------------
(*) (3239 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
                Madde 23 - Beyannameden en az aşağıdaki malumat gösterilir:
                1 - Kurumun unvanı,
                2 - Kurumun adresi,
                3 - Kurumun iştigal mevzuu,
                4 - Merkezinin (Kanuni veya iş merkezi) bulunduğu yer;
                5 - Şube ve ajanlık alış, satış yerleri, imalathane ve saire gibi yerlerin nevi itibariyle toplu olarak sayısı;
                6 - Türk kanunlarına göre kurulmuş olan, eshamlı komandit şirketlerde komanditerlerin, limitet şirketlerde bilumum ortakların adlarıyla ikametgah ve iş adresleri;
                7 - Hesap dönemi içindeki faaliyet süresi,
                8 - Elde edilen kazanç ve iratların tutarı,
                9 - Kazanç ve iratlardan yapılan indirimler;
                10 - Vergiye tabi kurum kazancı;
                11 - Hesaplanan vergi miktarı.
                Bu beyannamelere bilanço kâr ve zarar cetveli bağlanır. İşletme hesabı esasına göre defter tutmaya mezun olan mükellefler bilanço ve kâr ve zarar cetveli yerine beyannamelerine işletme hesaplarının hülasasını bağlarlar.
----------------------------------------
                Tevkif at yolu ile alınan kurumlar vergisi, tevkif at yapmaya mecbur olanlar ve tevkif ata ait muhtasar beyanname
                Madde 24 - (3239 sayılı kanunun 77 inci maddesiyle değişen şekli) (1.1.1986 tarihinden geçerli olmak üzere) Dar mükellefiyete tabi kurumların ticari, zirai ve (4369 sayılı Kanunun 81/D-4 maddesiyle değişen ibare) (1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) diğer kazanç ve iratları (1) dışında kalan kazanç ve iratları ile telif, imtiyaz, ihtira, işletme, ticaret unvanı, alameti farika ve benzeri gayri maddi hakların satışı, devir ve temliki mukabilinde alınan bedeller % 25 nispetinde kurumlar vergisi tevkif atına tabidir. (3946 sayılı kanunun 31 inci maddesiyle değişen ve 1.1.1995 tarihinden geçerli hüküm) Gelir vergisi kanununun 94 üncü maddesinin 6 numaralı bendi uyarınca tevkif ata tabi tutulan kazanç ve iratlardan bu madde hükmüne göre ayrıca tevkif at yapılmaz. (*)
                Türkiye'de işyeri ve daimi temsilcisi bulunmayan dar mükellefiyete tabi kurumlar vergisi mükellefleri, Gelir Vergisi Kanununun 30 uncu maddesinin (1) numaralı fıkrasındaki kazançları elde etmeleri halinde bu kazançlar kendilerince % 25 oranında tevkif ata tabi tutulur. Tevkif ata tabi tutulan bu kazançlar sadece muhtasar beyanname ile beyan edilir.
                Yapılacak vergi tevkif atında kazanç ve iratlar gayri safi miktarları üzerinden nazara alınır.
                Kurumlar Vergisi Tevkif atı:
                (93/5147 sayılı kararla değiştirilen şekli)
                1 - Ücretlerden % 25
                2 - Serbest meslek kazançlarından
                a) Petrol arama faaliyetleri dolayısıyla sağlanacak kazançlardan % 5,
                b) Diğerlerinden % 20,
                3 - Finansal sermaye iratlarından,
                a) Finansal kiralama Kanunu kapsamındaki faaliyetlerinden sağlanacak gayrimenkul sermaye iratlarından % 1,
                b) Diğerlerinden % 20,
                4 - Türkiye'de işyeri ve daimi temsilcisi bulunmayan dar mükellefiyete tabi kurumlar vergisi mükelleflerinin Gelir vergisi kanununun 30 uncu maddesinin (1) numaralı fıkrasında yazılı kazançlarından (0) sıfır;
                5 - (97/9027 sayılı kararla değişen bent) Gelir Vergisi kanununun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının 5 numaralı bendinde yazılı menkul sermaye iratlarından;
                a) (98/11796 sayılı Kararla değişen bent) Devlet Tahvili ve Hazine Bonosu faizlerinden % 0,
                b) (98/11796 sayılı Kararla değişen bent) Toplu konut İdaresi ve Kamu ortaklığı İdaresi Başkanlıklarınca çıkarılan menkul kıymetlere sağlanan gelirlerden % 0,
                c) Nama yazılı tahvil faizlerinden % 12,
                d) Hamiline yazılı tahvil faizlerinden % 12,
                e) Diğerlerinden % 12, (**)
                6 - (97/9027 sayılı kararla değişen bent) Mevduat faizlerinden:
                a) (99/13646 sayılı kararla değişen bent) Döviz tevdiat hesaplarına yürütülen faizler ile özel finans kurumlarınca döviz katılma hesaplarına ödenen kâr paylarından % 15, (***)
                b) (99/13646 sayılı kararla değişen bent) Nama yazılı mevduat hesaplarına yürütülen faizlerden % 15, (***)
                c)(99/13646 sayılı kararla değişen bent) Hamiline yazılı mevduat hesaplarına yürütülen faizlerden % 15, (***)
                d) (98/11592sayılı Kararla değişen bent) (1.9.1998 tarihinden geçerli olmak üzere) Diğerlerinden % 0, (***)
                7 - (97/9027 sayılı kararla değişen bent) Faizsiz olarak kredi verenlere ödenen kâr payları ile kâr ve zarar ortaklığı belgesi karşılığı ödenen kâr payları ve özel finans kurumlarınca kâr ve zarara katılma hesabı karşılığında ödenen kâr paylarından % 12, (****)
                8 - Her nevi alacak faizlerinden:
                a) Yabancı devletler, uluslararası kurumlar veya yabancı banka ve kurumlardan alınan her türlü krediler için ödenecek faizlerden sıfır,
                b) Diğerlerinden % 10,
                9 - Gelir vergisi kanununun 75 inci maddesinin 10 numaralı bendinde yazılı menkul sermaye iratlarından % 10,
                10 - Telif, imtiyaz, ihtira, işletme, ticaret unvanı, alameti farika ve benzeri gayri maddi hakların satışı, devir ve temliki mukabilinde alınacak bedellerden % 25
                11 - (99/13646 sayılı kararla değişen bent) Gelir vergisi Kanununun 75inci maddesinin ikinci fıkrasının 14 numaralı bendinde yer alan menkul sermaye iratlarından % 6 (*****)
                oranında tevkif at yapılır.
                Bakanlar Kurulu, dar mükellefiyete tabi kurumların tevkif ata tabi kazanç ve iratlarından yapılacak vergi tevkif at nispetini, gelir unsurları veya faaliyet konuları itibariyle ayrı ayrı belirlemeye, sıfıra kadar indirmeye veya yukarıdaki oranın bir katını geçmemek üzere yeni bir oran tespit etmeye yetkilidir.
                Bu maddeye göre vergisi tevkif suretiyle alınan kazanç ve iratlar için 20 ve 22 inci maddelere göre beyanname verilmesi veya bu madde kapsamına girmeyen kazanç ve iratlar için verilecek beyannamelere mezkur kazanç ve iratların ithali ihtiyaridir. (3946 sayılı kanunun 31 inci maddesiyle değişen ve 1.1.1994 tarihinden geçerli hüküm) (Şu kadar ki Gelir vergisi Kanunu'nun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının 5 ve 7 numaralı bentlerinde yer alan menkul sermaye iratları ile yatırım fonları ve ortaklıklarının katılma belgeleri ve hisse senetlerinden elde edilen kâr paylarının verilecek beyannamelere dahil edilmesi zorunludur. (*****)
                Dar mükellef durumunda olan kurumlara yukarıda yazılı kazançlar ve iratları sağlayan bu kazanç ve iratlardan kurumlar vergisi tevkif atı yapmaya mecburdurlar.
                Kazanç ve iratları sağlayanlar, Kurumlar Vergisi tevkif atına tabi kazanç ve iratları nakden veya hesabın ödeyen veya tahakkuk ettiren gerçek ve tüzel kişilerdir.
                Bu madde gereğince vergi tevkif atı yapanlar bir ay içinde nakden veya hesabın ödedikleri veya tahakkuk ettirdikleri kazanç ve iratlar ile bunlardan kestikleri kurumlar vergisini müteakip ayın yirminci günü akşamına kadar bağlı bulundukları vergi dairesine muhtasar beyanname ile bildirirler.
                Gelir ve Kurumlar vergisi kanunlarına göre defter tutmak mecburiyetinde olanlar bu maddeye göre yaptıkları vergi tevkif atını ayrıca kayıt ve hesaplarında gösterirler.
                Muhtasar beyannamenin şekil, muhteva ve ekleri Maliye ve Gümrük Bakanlığınca tayin ve tespit olunur. Mükellefler beyanları bu beyanname ile yapmaya veya bu beyannamelerde yazılı bilgilere uygun olarak bildirmeye mecburdurlar. (******)     (*******) 
-------------------------------------
(1) (4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki ibare)
                'sair kazanç ve iratları"
-------------------------------------
(*) (3946 sayılı kanunla değişmeden önceki hüküm) 
                Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin 7 ve 8 numaralı bentleri uyarınca tevkif ata tabi tutulan kazanç ve iratlardan bu madde hükmüne göre ayrıca tevkif at yapılmaz.)
-------------------------------------
(**) (98/11796 sayılı Kanunla değişmeden önceki bent)
                5 - a) 97/10418 sayılı Kararla değişen bent) Devlet tahvili ve Hazine bonosu faizlerinden % 6
                5 - b) Toplu Konut idaresi ve Kamu ortaklığı İdaresi Başkanlıklarınca çıkarılan ve Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin 5 numaralı bendinde yer alan menkul kıymetlere sağlanan gelirlerden % 12
-------------------------------------
(**) (97/10418 sayılı Kanunla değişmeden önceki bent)
                5-a) (97/10418 sayılı Kararla değişmeden önceki bent) Devlet tahvili ve Hazine bonosu faizlerinden % 12
(**) (97/9027 sayılı Kararla değişmeden önceki bent)
                5 - Gelir Vergisi Kanununun 75'inci maddesinin ikinci fıkrasının 5 numaralı bendinde yazılı menkul sermaye iratlarından: a) (96/8638 sayılı Kararla değişmeden önceki bent)
                 Devlet Tahvili ve Hazine Bonosu faizlerinden % 10
                b) (96/8638 sayılı Kararla değişmeden önceki bent) Toplu Konut İdaresi ve Kamu Ortaklığı İdaresi başkanlıkları ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ve Türkiye İhracat Kredi Bankası Anonim şirketlerince çıkarılan ve Gelir Vergisi Kanununun 75'inci maddesinin 5 numaralı bendinde yer alan menkul kıymetlerden sağlanan gelirlerden % 10,
                c) Nama yazılı tahvil faizlerinden % 10
                d) Hamiline yazılı tahvil faizlerinden % 10
                e) Diğerlerinden % 10
(**) (96/8638 sayılı Kararla değişmeden önceki bent)
                a) Devlet Tahvili ve Hazine Bonosu faizlerinden "0" (Sıfır)
(**) (96/8638 sayılı Kararla değişmeden önceki bent)
                b) Toplu Konut İdaresi ve Kamu Ortaklığı İdaresi başkanlıkları ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ve Türkiye İhracat Kredi Bankası Anonim şirketlerince çıkarılan ve Gelir Vergisi Kanununun 75'inci maddesinin 5 numaralı bendinde yer alan menkul kıymetlerden sağlanan gelirlerden "0" (Sıfır)
-----------------------------
(**) (99/13646 sayılı kararla değişmeden önceki bentler)
6-a) (99/13231 sayılı kararla değişen bent) Nama yazılı mevduat hesaplarına yürütülen faizlerden% 13,
b) (99/13231 sayılı kararla değişen bent) Nama yazılı mevduat hesaplarına yürütülen faizlerden % 13,
c) (99/13231 sayılı kararla değişen bent) Hamiline yazılı mevduat hesaplarına yürütülen faizlerden %13
-----------------------------
(***) (98/11592 sayılı kararla değişmeden önceki bent)
                6-d) (98/11466 sayılı kararla değişen bent) (13.8.1998 tarihinden geçerli olmak üzere) Diğerlerinden % 6, (***)
(***) (98/11466 sayılı kararla değişmeden önceki bent) 6-d) Diğerlerinden % 12 (***)
-----------------------------
(***) (97/9027 sayılı Kararla değişmeden önceki bent)
                6 - Mevduat faizlerinden:
                a) Döviz tevdiat hesaplarına yürütülen faizler ile özel finans kurumlarınca döviz katılma hesaplarına ödenen kâr paylarından % 10
                b) Nama yazılı mevduat hesaplarına yürütülün faizlerden % 5
                c) Hamiline yazılı mevduat hesaplarına yürütülün faizlerden % 5
                d) Diğerlerinden % 5
-----------------------------
(****) 97/9027 sayılı Kararla değişmeden önceki bent)
                7 - Faizsiz olarak kredi verenlere ödenen kâr payları ile kâr ve zarar ortaklığı belgesi karşılığı ödenen kâr payları ve özel finans kurumlarınca kâr ve zarara katılma hesabı karşılığında ödenen kâr paylarından % 10
-----------------------------
(*****) (97/10418 sayılı Kararla değişmeden önceki bent)
                11- (94/5256 sayılı Kararla değişmeden önceki bent) Gelir Vergisi Kanununun 75'inci maddesinin ikinci fıkrasının 14 numaralı bendinde yer alan menkul sermaye iratlarından (bankalar hariç) "0" (sıfır)
(***) (94/5256 sayılı Kararla Değişmeden önceki bent) 11 - Gelir Vergisi Kanununun 75'inci maddesinin ikinci fıkrasının 14 numaralı bendinde yer alan menkul sermaye iratlarından (bankalar hariç) % 5.
-----------------------------
(****) (5147 sayılı Kararla değişmeden önceki şekli)
                 (3239 sayılı kanun ve 85/10178 sayılı kararın 1 inci maddesiyle eklenen fıkra)
                1 - Ücretlerden % 25,
                2 - Serbest meslek kazançlarından;
                a) Petrol arama faaliyetleri dolayısıyla sağlanacak kazançlardan % 5,
                b) (92/3897 sayılı kararla değişen bent, 1.1.1993 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere) Diğerlerinden % 15 (% 20),
                3 - (91/2565 sayılı kararla değişen bent) Gayrimenkul sermaye eratlarından;
                a) (92/3897 sayılı kararla değişen bent, 1.1.1993 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere) Finansal Kiralama Kanunu kapsamındaki faaliyetlerden sağlanacak gayrimenkul sermaye iratlarından % 0,5 (% 1);
                b) Diğerlerinden % 20;
                4 - Türkiye'de işyeri ve daimi temsilcisi bulunmayan dar mükellefiyete tabi kurumlar vergisi mükelleflerin Gelir Vergisi Kanunu'nun 30 uncu maddesinin (1) numaralı fıkrasında yazılı kazançlardan sıfır
                5 - Menkul sermaye iratlarından,
                a) Tahvilat faizlerinden;
                i - (88/12590 sayılı kararla değişen bent) Devlet tahvili ve Hazine bonosu faizlerinden "0" sıfır (bu tevkif at, gelir ve kurumlar vergisinden mahsup edilmez.)
                ii - (87/11985 sayılı kararla değişen bent) Toplu Konut ve Kamu Ortaklığı İdaresi Başkanlığınca çıkarılan ve Gelir Vergisi Kanunu'nun 75 inci maddesinin 5 numaralı bendinde yer alan menkul kıymetlerden sağlanan gelirlerden (dövize, altına veya bir başka değere endeksli menkul kıymetlerin itfası sırasında oluşan değer artışı gelirleri dahil) "0" sıfır.
                iii - Nama yazılı tahvil faizlerinden % 10,
                iv - Hamiline yazılı tahvil faizlerinden % 10,
                v - Diğerlerinden % 10,
                b) Mevduat faizlerinden,
                i - (91/2565 sayılı kararla değişen bent) Döviz tevdiat hesaplarına yürütülen faizler ile özel finans kurumlarınca döviz katılma hesaplarına ödenen kâr paylarından % 10,
                ii - Nama yazılı mevduat hesaplarına yürütülen faizlerden % 10,
                iii - sırdaş hesaplara yürütülen faizlerden % 10,
                iv - Diğerlerinden % 10,
                c) Faizsiz olarak kredi verenlere ödenen kâr payları ile kâr ve zarar ortaklığı belgesi karşılığı ödenen kâr payları ve özel finans kurumlarınca kâr ve zarara katılma hesabı karşılığında ödenen kâr paylarından % 10,
                d) Her nevi alacak faizlerinden,
                i - Yabancı devletler, uluslararası kurumlar veya yabancı banka ve kurumlardan alınan her türlü krediler için ödenecek faizlerden sıfır,
                ii - Diğerlerinden % 10,       e) Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin 1, 2, 3, 4, 8 (tahvillerin vadesi gelmemiş kuponlarının satışından elde edilen bedeller hariç) ve 9 numaralı bentlerinde sayılan menkul sermaye iratlarından sıfır;
                f) Bu kararnamenin 85 inci maddesinin a, b, c, d ve e fıkralarında sayılanlar dışında kalan Gelir Vergisi Kanunu'nun 75 inci maddesinde yazılı diğer menkul sermaye iratlarından % 10,
                g) Telif, imtiyaz, ihtira, işletme, ticaret unvanı, alameti farika ve benzeri maddi hakların satışı, devir ve temliki mukabilinde alınacak bedellerden % 25, oranında tevkif at yapılır.
                6 - (92/2904 sayılı Kararla eklenen bent) Savunma Sanayii Projeleri ile ilgili olarak ödenen,
                a) Serbest meslek kazançlarından sıfır
                b) Gayrimenkul sermaye iratlarından sıfır,
                c) Telif, imtiyaz, ihtira, işletme, ticaret unvanı, alâmeti farika ve benzeri gayri maddi hakların satışı, devir ve temlik bedellerinden sıfır,
                "Hangi projelerin savunma sanayii projesi olduğuna ve bu Kararın uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esasları tayin ve tespite, Maliye ve Gümrük Bakanlığı yetkilidir."
(***) (Değişmeden önceki hüküm)
                Tevkif yolu ile alınan Kurumlar Vergisi, tevkif at yapmaya mecbur olanlar ve tevkif ata ait muhtasar beyanname:
(***********) (Değişmeden önceki şekli)
                Madde 24 - A) (2362 sayılı Kanunun 15 inci maddesiyle değişen şekli) Dar mükellefiyete tabi kurumların aşağıda yazılı kazanç ve iratları Kurumlar Vergisi tevkif atına tabidir;
                1 - Ücretler;
                2 - Serbest meslek kazançları;
                3 - Gayrimenkul sermaye iratları;
                4 - Menkul sermaye iratları (Her nevi alacak faizleri dahil);
                5 - Telif, imtiyaz, ihtira, işletme, ticaret unvanı, alameti farika ve benzeri gayri maddi hakların satışı, devir ve temliki mukabilinde alınan bedeller.
                Yukarıda yazılı kazanç ve iratlar tevkif atında gayri safi miktarları üzerinden nazara alınır.
                (2773 sayılı kanunun 3 üncü maddesiyle değişen fıkra) Kurumlar Vergisi Tevkif atı;
                a) Ücretlerden % 30,
                b) Serbest meslek kazançlarından % 30,
                c) Gayrimenkul sermaye iratlarından % 30,
                d) Menkul sermaye iratlarından;
                aa) Gelir Vergisi kanununun 75 inci maddesinin 5, 7 ve 12 numaralı bentlerinde ödemelerden % 25,
                bb) Gelir Vergisi kanununun 75 inci maddesinin 6 numaralı bendinde yazılı ödemelerden % 30, bunun dışında kalan menkul sermaye iratlarından % 20 (Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin 7 ve 8 numaralı bentleri uyarınca vergi tevkif atına tabi tutulan kazanç ve iratlardan bu madde hükmüne göre ayrıca tevkif at yapılmaz.)
                e) Telif, imtiyaz, ihtira, işletme, ticaret unvanı, alameti farika ve benzeri gayri maddi hakların satışı, devir ve temliki mukabilinde alınacak bedellerden % 35,
                Nispetine göre yapılır.
                (Değişmeden önceki şekli) Kurumlar Vergisi tevkif atı;
                a) Ücretlerden % 30,
                b) Serbest meslek kazançlarından % 30,
                c) Gayrimenkul sermaye ve iratlardan % 25,
                d) Menkul sermaye iratlarından;
                aa) Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin 5, 7 ve 12 numaralı bentlerinde yazılı ödemelerden % 25 (Bu nispeti % 30'a kadar yükseltmeye Bakanlar Kurulu yetkilidir).
                bb) Gelir Vergisi kanununun 75 inci maddesinin 6 numaralı bendinde yazılı ödemelerden % 30, bunun dışında kalan menkul sermaye iratlarından % 20,
                e) Telif, imtiyaz, ihtira, işletme, ticaret unvanı, alameti farika ve benzeri gayri maddi hakların satışı, devir ve temliki mukabilinde alınacak bedellerden % 35, Nispetine göre yapılır.
                (2970 sayılı kanunun 5 inci maddesiyle değişen fıkra) Bakanlar kurulu, dar mükellefiyete tabi kurumların yukarıdaki bentlerde belirtilen kazanç ve iratlardan yapılacak vergi tevkif at nispetlerinin her birini ayrı ayrı veya kazanç ve iradın sağlandığı faaliyet konuları itibariyle sıfıra kadar indirmeye veya yukarıdaki nispetleri aşmayacak surette tespit etmeye yetkilidir.
                (Değişmeden önceki şekli) (2773 sayılı kanunun 3 üncü maddesiyle değişen şekli) Bakanlar Kurulu dar mükellefiyete tabi kurumların yukarıdaki bentlerde belirtilen kazanç ve iratlardan yapılacak vergi tevkif at nispetlerinin her birini ayrı ayrı yarısına kadar indirmeye veya yukarıdaki nispetleri aşmayacak surette yeniden tespit etmeye yetkilidir.)
                (Değişmeden önceki şekli) (2573 sayılı kanunun 6ncı maddesiyle eklenen fıkra) Bakanlar Kurulu dar mükellefiyete tabi kurumların yukarıdaki bentlerde belirtilen kazanç ve iratlardan yapılacak vergi tevkif at nispetlerini her birinde ayrı ayrı % 40'ı aşmayacak nispetlerde indirmeye yetkilidir.
                (2970 sayılı Kanunun 5 inci maddesiyle kaldırılmadan önceki fıkra)
                (2573 sayılı Kanunun 6'ncı maddesiyle değişen şekli) Uluslararası para piyasasından; deniz ulaştırma, gemi inşa ve onarma (yüzer havuzlar dahil) işlerinde kullanılmak üzere alınan krediler ile Hazine garantisi altında alınacak diğer orta ve uzun vadeli krediler için ödenecek faizlerdeki tevkif at oranını sıfıra, petrol arama faaliyetleri dolayısıyla sağlanacak kazançlardaki tevkif at oranını % 5'e kadar indirmeye Bakanlar Kurulu yetkilidir.
                Değişmeden önceki şekli)Uluslararası para piyasasında hazine garantisi ile alınacak orta ve uzun vadeli krediler için ödenecek faizlerdeki tevkif at oranını sıfıra kadar indirmeye Bakanlar Kurulu yetkilidir.
                Bu maddeye göre vergisi tevkif suretiyle alınan kazanç ve iratlar için 20 ve 22 inci maddelere göre beyanname verilmesi veya bu madde şümulüne girmeyen kazanç ve iratlar için verilecek beyannamelere mezkur kazanç ve iratların ithali ihtiyaridir.
                B) Dar mükellef durumda olan kurumlara (A) fıkrasında yazılı kazanç ve iratları sağlayanlar bu kazanç ve iratlardan. Kurumlar Vergisi tevkif atı yapmaya mecburdurlar.
                Kazanç ve iratları sağlayanlar. Kurumlar Vergisi tevkif atına tabi kazanç ve iratları nakden veya hesabın ödeyen veya tahakkuk ettiren gerçek veya tüzel kişilerdir.
                Bu madde gereğince vergi tevkif atı yapanlar bir ay zarfında nakden veya hesabın ödedikleri veya tahakkuk ettirdikleri kazanç ve iratlar ile bunlardan kestikleri Kurumlar Vergisi müteakip ayın yirminci günü akşamına kadar, bağlı bulundukları vergi dairesine muhtasar beyanname ile bildirirler.
                Gelir ve kurumlar Vergisi Kanunlarına göre defter tutmak mecburiyetinde olanlar, bu maddeye göre yaptıkları vergi tevkif atını ayrıca kayıt ve hesaplarında gösterirler.
                C) Kurumlar Vergisi tevkif atına ait muhtasar beyannamede aşağıda yazılı malumatın gösterilmesi lazımdır:
                a) Tevkif atı yapanın adı, soyadı ve unvanı ile iş adresi,
                h) Beyannamede gösterilen tevkif atın yapıldığı ay,
                c) Vergi mükellefi olan yabancı kurumun unvanı, iş merkezi adresi,
                d) Ödenen veya tahakkuk ettirilen kazanç ve iradın nevi,
                e) Ödenen veya tahakkuk ettirilen kazanç ve iradın miktarı,
                f) Yapılan vergi tevkif atının miktarı,
                g) Beyannamenin verildiği vergi dairesinin adı.
                Beyannamenin şekli, muhtevası ve ekleri Maliye Bakanlığınca tayin ve tespit olunur.
                (Değişmeden önceki şekli)
                MADDE 24- (1137 sayılı Kanunun 8'inci maddesiyle değişen şekli)
                A) Dar mükellefiyete tabi kurumların aşağıda yazılı kazanç ve iratları Kurumlar Vergisi tevkif atına tabidir:
                1 - Ücretler;
                2 - Serbest meslek kazançları;
                3 - Gayrimenkul sermaye iratları;
                4 - Menkul sermaye iratları Her nevi alacak faizleri dahil, 12 inci maddenin 6 numaralı bendinde vergi dışı bırakılan mevduat faizleri hariç);
                5 - Telif, imtiyaz, ihtira, işletme, ticaret unvanı, alameti farika ve benzeri gayri maddi hakların, satışı, devri ve temliki mukabilinde alınan bedeller.
                Yukarıda yazılı kazanç ve iratlar vergi tevkif atında gayri safi miktarları üzerinden nazara alınır.
                Bu madde gereğince Kurumlar Vergisi tevkif atı yapılan kurum kazançları üzerinde bu kazancı elde eden kurumlar tarafından ayrıca Gelir Vergisi tevkif atı yapılmaz.
                Kurumlar Vergisi tevkif atının nispeti, kurumların 4 numaralı bent şümulüne giren ve Gelir Vergisi Kanununun 7 inci maddesinin 1 ve 3 numaralı bentlerinde yazılı kar paylarında % 35. bunların dışında kalan menkul sermaye iratları ile (A) fıkrasının 1, 2, 3 ve 5 numaralı bentlerinde yazılı kazanç ve iratlarda % 20'dir.
                Bakanlar Kurulu, kanuni veya iş merkezleri vergi anlaşması yapılan aktif devletlerde bulunan dar mükellefiyete tabi kurumların birinci fıkranın 3 ve 5 numaralı bentleri şümulüne giren ve gayri maddi hakların kiralanması satışı, devri ve temliki mukabilinde elde ettikleri gelirlerden yapılacak vergi tevkif atı nispetinde, gerekli değişiklikleri yapmaya yetkilidir.
                Bu maddeye göre vergisi tevkif suretiyle alınan kazanç ve iratlar için 20 ve 22 inci maddelere göre beyanname verilmesi veya bu madde şümulüne girmeyen kazanç ve iratlar için verilecek beyannamelere mezkur kazanç ve iratların ithali ihtiyaridir.
                Bu maddeye göre yapılan Kurumlar Vergisi tevkif atı tutarı ile iradı ödeyen şirkete ait Kurumlar Vergisinin bu irada tekabül eden kısmının toplamı, bu şirketin ortağı olan yabancı kurumun tam mükellefiyete tabi bulunduğu devlette, aynı kazanç ve irat üzerinden alınan bu mahiyetteki vergiler toplamını aştığı takdirde, fazlası umumi hükümler dairesinde tevkif atı yapan şirkete iade olunur. Şu kadar ki, bu suretle iade edilecek vergi miktarı, aynı kazanç ve irat dolayısıyla Türkiye'de tam mükellefiyete tabi kurumların ödemek zorunda bulundukları Kurumlar Vergisi ile bu kurumların Gelir Vergisi Kanunu'nun 96ncı maddesine göre mükellef gerçek kişilere ait menkul sermaye iratları üzerinden tevkif etmeleri gereken Gelir Vergisi toplamını aşan kısma inhisar eder.
                B) Dar mükellef durumunda olan kurumlara (A) fıkrasında yazılı kazanç ve iratları sağlayanla bu kazanç ve iratlardan Kurumlar Vergisi tevkif atı yapmaya mecburdurlar.
                Kazanç ve iratları sağlayanlar, Kurumlar Vergisi tevkif atına tabi kazanç ve iratları nakden veya hesabın ödeyen veya tahakkuk ettirdikleri kazanç ve iratlar ile bunlardan kestikleri Kurumlar Vergisini müteakip ayın yirminci günü akşamına kadar, bağlı bulundukları vergi dairesine muhtasar beyanname ile bildirirler.
                Bu madde gereğince vergi tevkif atı yapanlar, bir ay zarfında nakden veya hesabın ödedikleri veya tahakkuk ettirdikleri kazanç ve iratlar ile bunlardan kestikleri Kurumlar Vergisini müteakip ayın yirminci günü akşamına kadar, bağlı bulundukları vergi dairesine muhtasar beyanname ile bildirirler.
                Bu maddeye göre dar mükellefiyete tabi kurumların kâr paylarından tevkif olunacak vergiden, Gelir Vergisi Kanunu'nun 96ncı maddesinin 4 üncü fıkrasına göre kesilmiş bulunan vergi tevkif atı yapanlarca indirilir.
                Gelir ve kurumlar Vergisi Kanunlarına göre defter tutmak mecburiyetinde olanlar, bu maddeye göre yaptıkları vergi tevkif atını ayrıca kayıt ve hesaplarında gösterirler.
                C) Kurumlar Vergisi Tevkif atına muhtasar beyannamede aşağıda yazılı malumatın gösterilmesi lazımdır.
                a) Tevkif atı yapanın adı, soyadı ve unvanı ile iş adresi
                b) Beyannamede gösterilen tevkif atın yapıldığı ay
                c) Vergi mükellefi olan yabancı kurumun unvanı, iş merkezi adresi
                d) Ödenen veya tahakkuk ettirilen kazanç ve iradın nevi,
                e) Ödenen veya tahakkuk ettirilen kazanç ve iradın miktarı
                f) Yapılan vergi tevkif atının miktarı
                g) Beyannamenin tanzim tarihi ve vergi kesenin imzası
                h) Beyannamenin verildiği vergi dairesinin adı.
                Beyannamenin şekli, muhtevası ve ekleri Maliye Bakanlığınca tayin olunur.
-----------------------------
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
VERGİNİN NİSPETİ VE TARHI
                (4369 sayılı Kanunun 57'nci maddesiyle değişen madde başlığı)
                Kurumlar vergisi ve geçici vergi oranı: (1)
                MADDE 25- (4369 sayılı Kanunun 57'nci maddesiyle değişen fıkra) (1.1.1999 tarihinden geçerliolmak üzere) Kurumlar Vergisi, bu Kanuna göre tespit olunan kurum kazancından % 30 oranında alınır. (*)                    
                (4369 sayılı Kanunun 57'nci maddesiyle değişen fıkra) (1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) Kurumlar vergisi, bu Kanuna göre tespit olunan kurum kazancından % 30 oranında alınır. (*)
                Kurumlar vergisi mükellefleri, cari vergilendirme döneminin kurumlar vergisine mahsup edilmek üzere, Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 120 inci maddesinde belirtilen esaslara (4444 sayılı Kanunun 5'inci maddesiyle değişen oran) (1.1.2000 tarihinden geçerli olmak üzere) (**) %20 oranında geçici vergi öderler. (***)
                Bu Kanunun 18 ve 19 uncu maddelerine göre vergilendirilen yabancı ulaştırma kurumlarında vergi oranını karşılıklı olmak şartıyla ülkeler itibariyle kara, deniz ve hava ulaştırma kurumları için ayrı ayrı veya topluca sıfıra kadar indirmeye veya bu maddede yazılı oranın bir katını geçmemek üzere yeni bir oran tespit etmeye Bakanlar Kurulu yetkilidir. (4444 sayılı Kanunun 5'inci maddesiyle değişen oran) (1.1.2000 tarihinden geçerli olmak üzere) Bakanlar Kurulu bu madde yazılı geçici vergi oranını 5 puana kadar artırmaya veya indirmeye veya tekrar kanuni seviyesine getirmeye yetkilidir.                     
                Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir. (****)
----------------------------------------
(1) (4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
                "Verginin Oranı"
----------------------------------------
(*) (4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki birinci fıkra)
                (3946 sayılı Kanunun 32'nci maddesiyle değişen şekli) (1.1.1994 tarihinden geçerli olmak üzere) Kurumlar vergisi, bu kanuna göre tespit olunan kurum kazancından % 25 oranında alınır.
----------------------------------------
(**) (4444 sayılı Kanunla değişmeden önceki oran)
                " üçer aylık kazançları üzerinden % 25"
----------------------------------------
(***) (4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki ikinci fıkra)
                (4108 sayılı Kanunun 31'inci maddesiyle değişen fıkra) (1.1.1995 tarihinden geçerli olmak üzere) Yukarıdaki orana göre hesaplanan vergi, indirim ve istisnalar düşülmeden önceki kurum kazancının %20'sinden az olamaz. Bu hesaplamada iştirak kazançları ile yatırım fonları ve ortaklıklarının portföy işletmeciliğinden doğan kazançları dikkate alınmaz. (*)
----------------------------------------
(****) (4108 sayılı Kanunla değişmeden önceki ikinci fıkra)
                Yukarıdaki orana göre hesaplanan vergi, indirim ve istisnalar düşülmeden önceki kurum kazancının %20'sinden az olamaz. Bu hesaplamada iştirak kazançları ile yatırım fonları ve ortaklıklarının portföy işletmeciliğinden doğan kazançları dikkate alınmaz
----------------------------------------
(***) (3946 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
                Verginin nispeti:
                MADDE 25 - (3239 sayılı Kanunun 78'inci maddesiyle değişen şekli) (3332 sayılı Kanunun 13'üncü maddesiyle değişen fıkra) Kurumlar Vergisi, bu Kanuna göre tespit olunan kurum kazancından % 46 nispetinde alınır. Bakanlar Kurulu bu vergi nispetini % 50 oranına kadar artırmaya veya Kanunda yazılı orana göre indirmeye yetkilidir. (*)
                (3332 sayılı Kanunun 13'üncü maddesiyle değişen fıkra) Bakanlar Kurulu % 80'i nama yazılı olup, hisse senetleri borsaya kayıtlı bulunan ve sermaye yapısı ortaklar pay defterinden tespit edilen halka açık anonim şirketlerde vergi nispetini aşağıdaki şekilde indirebilir veya indirilmiş nispetleri birlikte veya ayrı ayrı en fazla 6 puana kadar artırabilir. Şu kadar ki, indirimli nispetlerin uygulanabilmesi için, aşağıdaki bentlerde tespit edilmiş şartların, ilgili hesap döneminin ilk altı ayında gerçekleşmesi şarttır. Şartların kaybedildiği hesap dönemi kazancına indirimli nispet uygulanmaz.
                (87/11985 sayılı kararın 2 inci maddesiyle değişen şekli)
                a) Anonim şirketlerin ödenmiş sermayesinin en az % 25 inin sermayedeki payları % 1'in altında olan gerçek veya tüzel kişiye ait olması halinde vergi nispeti % 40'a,
                b) Anonim şirketlerin ödenmiş sermayesinin en az % 51'inin sermayedeki payları % 1'in altında olan 200'den fazla gerçek veya tüzel kişiye ait olması halinde vergi nispeti % 35'e,
                c) Anonim şirketlerin ödenmiş sermayesinin en az % 80'inin sermayedeki payları % 1'in altında olan 200'den fazla gerçek veya tüzel kişiye ait olması halinde vergi nispeti % 30'a
                d) Yukarıda (a), (b) ve (c) bentlerinde tanımlanan kurumlardan herbirinin, sermayelerinin en az % 80'ine sahip oldukları anonim şirketlerde vergi nispeti ise;
                i - (a) bendinde kayıtlı şirketlerin iştirak ettiği anonim şirketler için % 40'a
                ii - (b) bendinde kayıtlı şirketlerin iştirak ettiği anonim şirketler için % 35'e
                iii - (c) bendinde kayıtlı şirketlerin iştirak ettiği anonim şirketler için % 30'a
                nispetinde uygulanır.
                Şu kadar ki yukarıda belirtilen indirimli nispetlerin uygulanabilmesi için öngörülen şartların ilgili hesap döneminin ilk altı ayında gerçekleşmesi şarttır. Şartların kaybedildiği hesap dönemi kazancına indirimli nispet uygulanmaz.
                (3318 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle eklenen fıkra) Bu Kanunun 18 ve 19 uncu maddelerine göre vergilendirilen yabancı ulaştırma kurumlarında vergi nispetini karşılıklı olmak şartıyla ülkeler itibariyle kara, deniz ve hava ulaştırma kurumları için ayrı ayrı veya topluca sıfıra kadar indirmeye veya bu maddede yazılı oranın bir katını geçmemek üzere yeni bir oran tespit etmeye Bakanlar kurulu yetkilidir.
(3318 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle eklenen fıkra) Bu maddeye göre, Bakanlar Kurulunca farklı oranlarda kurumlar vergisine tabi tutulan kurumlarla ilgili vergilemenin usul ve esaslarını belirlemeye de Bakanlar Kurulu yetkilidir.
                Hesaplanan vergilerde lira kesirleri atılır. (**)
(*) Madde 25 - Değişmeden önceki şekli) (3239 sayılı Kanunun 78 inci maddesiyle değişen madde) Kurumlar Vergisi, bu Kanuna göre tespit olunan kurum kazancından % 46 nispetinde alınır.
(**) (Değişmeden önceki şekli) Bakanlar Kurulu bu vergi nispetini % 50 oranına kadar artırmaya veya Kanunda yazılı orana kadar indirmeye yetkilidir. Bakanlar Kurulu ortak sayısı 100'ün üstünde, hisse senetleri borsaya kayıtlı ve ödenmiş sermayelerinin en az yüzde 25'i halka açık olan anonim şirketler için Kurumlar Vergisi oranını % 40 oranına kadar indirebilir.
                Madde 25 - (Değişmeden önceki şekli) (2573 sayılı Kanunun 7 inci maddesiyle değişen şekli) Kurumlar Vergisi, bu kanuna göre tespit olunan kurum kazancından % 40 nispetinde alınır.
saplanan vergilerde lira kesirleri atılır.
                Madde 25 - (Değişmeden önceki şekli) (2362 sayılı Kanunun 16ncı maddesiyle değişen şekli) Kurumlar Vergisi bu kanuna göre tespit olunan kurum kazancından;
                1 - Sermaye şirketleri ile kooperatif şirketlerde % 50,
                2 - Diğer kurumlarda % 35
                nispetinde alınır.
                Hesaplanan vergilerde lira kesirleri atılır.
                Nispet:
                Madde 25 - (Değişmeden önceki şekli) (1137 sayılı Kanunun 9 uncu maddesiyle değişen şekli) Kurumlar Vergisi bu Kanuna göre tespit olunan kurum kazancından;
                1 - Sermaye şirketleri ile kooperatif şirketlerden % 25,
                2 - Diğer kurumlarda % 35 nispetinde alınır.
                Hesaplanan vergilerde lira kesirleri atılır.
----------------------------------------
                MÜKERRER MADDE 25 - (3946 sayılı Kanunun 38 inci maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır.) (1.1.1994 tarihinden geçerli olmak üzere.) (*)
----------------------------------------
(*) (Yürürlükten kaldırılmadan önceki şekli)
                MÜKERRER MADDE 25 -Kurumların, kurumlar vergisinden muaf veya müstesna kazançları ile Gelir vergisi kanununun mükerrer 39'uncu maddesine göre indirim konusu gelirlerinin bulunması halinde ödeyecekleri vergi, kurumlar vergisinden muaf veya müstesna tutulacak kazançları ile Gelir Vergisi kanununun mükerrer 39'uncu maddesine göre indirim konusu yapılacak gelirleri (iştirak kazançları hariç) toplamına ve kurumlar vergisi matrahına, bu kanunun 25 inci maddesinde yazılı oranın uygulanması suretiyle hesaplanan verginin % 50'sinden az olamaz.
                Bu şekilde hesaplanan vergiden, bu kanunun 25 inci maddesine göre hesaplanan vergi ile Gelir vergisi kanununun 94 üncü maddesinin (A) fıkrasının 8 ve 15 numaralı bentlerine göre hesaplanan tevkif suretiyle ödenecek vergiler toplamı düşülerek kurumların ödeyecekleri asgari vergi farkı hesaplanır. asgari vergi farkının doğması halinde bu vergi bu kanun hükümlerine göre beyan edilerek ödenir.
                Bakanlar kurulu bu maddede yazılı %50 oranını kazanç ve iratları her biri için iş ve mükellef grupları, sektörler ve faaliyet konuları, kazancın elde edildiği ülkeler ve menkul kıymetlerin türüne göre topluca veya ayrı ayrı %100'e kadar artırmaya veya sıfıra (0) kadar indirmeye yetkilidir.(*)
                Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, maliye ve Gümrük Bakanlığınca tayin ve tespit edilir.
                (92/3895 sayılı Kararla 1992 ve müteakip yıllarda aşağıda yazılı kazançlar için asgari kurumlar vergisi "0" olarak tespit edilmiştir) (2/4 fıkrası 1.1.1993 diğerleri 1.1.1992 tarihinden başlayarak yürürlüğe girmek üzere)
                1 - Kurumlar Vergisi Kanununun 8 inci maddesinin;
                a) 2 numaralı bendinde yer alan risturnlar,
                b) 3 numaralı bendinde yer alan dar mükellefiyete tabi kurumların yurt dışında elde ettikleri kazançlar, numaralı bendinde yer alan yurt dışında yapılan inşaat, onarma, montaj işleri ve teknik hizmetlerden sağlanan kazançlar,
                d) 6 numaralı bendinde yer alan sanayi ürünleri ihracat istisnası kapsamına giren kazançlar,
                e) 7 numaralı bendinde yer alan tarım ve su ürünleri ihracat istisnası kapsamına giren kazançlar,
                f) 8 numaralı bendinde yer alan dış navlun istisnası kapsamına giren kazançlar,
                g) 9 numaralı bendinde yer alan yatırım indirimi tutarı
                h) 10 numaralı bendinde yer alan turizm istisnası kapsamına giren kazançlar,
                ı) 12 numaralı bendinde yer alan kazançlar,
                j) 13 numaralı bendinde yer alan rüçhan hakkı kuponlarının satışından elde edilen kazançlar ile emisyon leri
ralı bendinde yer alan devralınan kurum zararları,
                l) 15 numaralı bendinde yer alan okul, kreş ve spor tesisleri ile yurt ve sağlık tesislerinden sağlanan kazançlar,
                m) 19 numaralı bendinde yer alan Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıfların eğitim, sağlık, kültür ve bilimsel araştırma-iliştirme amacıyla kurdukları iktisadi işletmelerin kazançları
                2 - Kurumlar Vergisi Kanununun;
                a) Mükerrer 8 inci maddesinde yer alan finansman fonu,
                b) Geçici 11 inci maddesi kapsamına giren kazançlar
                c) Geçici 18 inci maddesinde yer alan gayrimenkul ve iştirak hisselerinin satışından sağlanan kazançlar,
                d) Geçici 20 inci maddesinde yer alan kazançlar
                3 - Bankaların 3332 sayılı Kanunun 7 inci maddesinin (a) fıkrasında belirtilen faaliyetlerden elde ettikleri kazançlar,
                4 - Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 39 uncu maddesinin 4 numaralı bendinde yer alan gelirler,
                Özel hesap dönemi tayin edilen kurumların 1992 yılına ait olup 31.12.1992 tarihine kadar beyanı gereken kazançlarına uygulanacak asgari kurumlar vergisi oranı sıfır olarak tespit edilmiştir.
-------------------------------------------
                Teklif yeri:
                MADDE 26 -Kurumlar vergisi beyannamenin verildiği vergi dairesince tarh olunur.
                MADDE 27 -(192 sayılı kanunun 5'inci maddesiyle değişen şekli) Kurumlar Vergisi.
                1) Bu Kanuna göre mükellef olanların tüzel kişiliği namına;
                2) İktisadi kamu müesseselerinden derneklere ve vakıflara ait iktisadi işletmelerden tüzel kişiliği haiz olmayanların vergisi bunların bağlı oldukları kamu tüzel kişileri veya dernek veya vakıf namına;
                3) Dar mükellefiyete tabi yabancı kurumların vergisi bunlar hesabına Türkiye'deki müdür veya temsilcileri mevcut değil ise kazanç ve iratları yabancı kuruma sağlayanlar adına.
                Tarh olunur.
                Vergilendirme Dönemi:
                MADDE 28 - (199 sayılı kanunun 19. maddesiyle değişen şekli) Kurumlar vergisinde Hesap Dönemi vergilendirme dönemidir. Şu kadar ki 22 inci madde gereğince verilen beyannamelerle bildirilen kazançları vergilendirilmesinde, vergilendirme dönemi yerine kazancın iktisap tarihi esas alınır.
                Tevkif suretiyle ödenen vergilerde istihkak sahiplerince ayrıca yıllık veya özel beyanname verilmeyen ahvalde tevkif atın ilgili bulunduğu dönemler vergilendirme dönemi sayılır.
                Tarh Zamanı:
                MADDE 29 - (192 sayılı kanunun 6'ıncı maddesiyle değişen şekli) Kurumlar vergisi beyannamenin vergi dairesine verildiği günde, beyanname posta ile gönderilmişse, vergiyi tarh edecek daireye geldiği tarihi takip eden üç gün içinde tarh edilir.
 
BEŞİNCİ BÖLÜM
TASFİYE - BİRLEŞME - DEVİR
                Tasfiye Dönemi:
                MADDE 30 - (2362 sayılı kanunun 17'inci maddesiyle değişen şekli) Her ne sebeple olursa olsun, tasfiye haline giren kurumların vergilendirilmesinde hesap dönemi yerini tasfiye dönemi kaim olur.
                Tasfiye dönemi kurumun tasfiye haline girdiği tarihten başlar, bu tarihten aynı takvim yılı sonuna kadar olan dönem ile bu dönemden sonraki her takvim yılı müstakil bir tasfiye dönemi sayılır.
                Tasfiyenin aynı takvim yılı içinde sona ermesi halinde tasfiye dönemi, kurumun tasfiye haline girdiği tarihten başlar ve tasfiyenin bittiği tarihe kadar devam eder.
                Tasfiyenin nihayet bulduğu dönemin sonunda, tasfiye kar veya zararı kati olarak tespit ve evvelce verilmiş olan tasfiye beyannameleri bu neticeye göre ıslah edilir. tasfiye zararla kapanırsa evvelce verilmiş tasfiye beyannamelerine müsteniden tahsil edilmiş vergi iade olunur.
                Bir yıldan fazla süren tasfiyelerde tarh zamanaşımı, tasfiyenin nihayet bulduğu dönemi takip eden yıldan itibaren başlar. (*)
-------------------------------------------
(*) Madde 30 - (Değişmeden önceki şekli) (192 sayılı kanunun 7 nci maddesiyle değişen şekli) Her ne sebeple olursa olsun, tasfiye haline giren kurumların vergilendirilmesinde hesap dönemi yerine tasfiye dönemi kaim olur.
                Üç yılı aşmayan tasfiyelerde, tasfiye dönemi, kurumun tasfiye haline girdiği tarihten başlar ve tasfiyenin bittiği tarihe kadar devam eder.
                Üç yıldan fazla süren tasfiyelerde, tasfiye dönemi kurumun tasfiye haline girdiği tarihten başlar, bu tarihi takip eden takvim yılı başından itibaren üçüncü yıl sonuna kadar devam eder. Bu dönemden sonraki her takvim yılı müstakil bir tasfiye dönemi sayılır.
                Tasfiyenin nihayet bulduğu dönemin sonunda tasfiye kâr veya zararı kati olarak tespit ve evvelce verilmiş
                Bir yıldan fazla süren dönemlerinde tarh zamanaşımı, tasfiyenin nihayet bulduğu dönemi takip eden yıldan itibaren başlar.
-------------------------------------------
                Tasfiye beyannamesi:
                MADDE 31 - (2362 sayılı kanunun 18'inci maddesiyle değişen şekli) tasfiye beyannameleri, tasfiye memurları tarafından tasfiye dönemlerinin sonundan itibaren 21'inci maddede yazılı süreler içinde tasfiye dönemi içinde tasfiye de neticelenmemişse, bilançonun veya nihai hesabın kesinleşmesinden itibaren 15 gün içinde kurumun bağlı olduğu vergi dairesine verilir.
                Bu madde gereğince verilecek olan beyannamelere, bilanço ile kar ve zarar cetveli ve tasfiye bilançosuna göre ortaklara dağıtılan paralarla diğer değerlerin müfredatlı bir cetvele bağlanır. işletme hesabı esasına göre defter tutanların beyannamelerine kar ve zarar cetveli yerine bu hesabın hülasası raptolunur. (*)
-------------------------------------------
(*) Madde 31 - (Değişmeden önceki şekli)(192 sayılı kanunun 8 inci maddesiyle değişen şekli) Tasfiye beyannameleri, tasfiye memurları tarafından tasfiye dönemleri sonundan itibaren 21 inci maddede yazılı süreler içinde, tasfiye dönemi sonunda tasfiye de neticelenmişse bilançonun veya nihai hesabın kesinleşmesinden itibaren 15 gün içinde, kurumun bağlı olduğu vergi dairesine verilir.
-------------------------------------------
                Tasfiye karı:                       
                Tasfiye kârı hesaplanırken:
                1) Ortaklara veya kurum sahiplerine tasfiye esnasında avans olarak veya sair suretle yapılan her nevi ödemeler tasfiyesinin sonundaki servet değerine;
                2) Mevcut sermayeye ilaveten ortaklar veya sahipleri tarafından yapılan ödemeler ile tasfiye esnasında elde edilen ve vergiden istisna edilmiş bulunan kazanç ve iratlar tasfiye döneminin başındaki servet değerine ilave olunur.
                İşletme hesabı esasına göre defter tutanların tasfiye kârı, tasfiye dönemi zarfında elde edilen hasılat ile, yapılan giderler arasındaki farktan tasfiye döneminin başındaki emtia mevcudunun değeri çıkarıldıktan sonra kalan miktardır.
                Bu madde hükmüne göre tasfiye kârının hesaplanması sırasında, 14'üncü ve 15'inci maddelerin hükümleri de ayrıca göz önünde tutulur.
                Servet değeri:
                MADDE 33 - (2573 sayılı kanunun 8'inci maddesiyle değişen şekli) Tasfiye döneminin başındaki servet değeri, kurumun tasfiye dönemi başındaki bilançosunda görülen öz sermayesidir. Bir yıldan fazla süren tasfiyelerde müteakip tasfiye dönemlerinin başındaki servet değeri, bir evvelki dönemin son bilançosunda görülen servet değeridir.Aşağıda yazılı olanların dışında kalan her nevi ihtiyatlarda dağıtılmamış kazançlar bu sermayeye dahildir. (*)
                1) Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar temettü ve kazanç vergilerinden istisna edilerek ayrılmış olan ihtiyat akçeleri ve banka zarar karşılıkları (Sonradan Kurumlar Vergisine tabi tutulan ihtiyat akçeleri ve banka zarar karşılıkları öz sermayeye dahildir.)
                2) Vergi kanunlarına göre ayrılmış olan her türlü amortismanlar ve karşılıklar ile sigorta şirketlerinin teknik ihtiyatları:
                3) Hissedar veya sahip olmayan kimselere dağıtılacak olan kazanç kısmı.
                Hisselerine mahsuben ortaklara dağıtılan, satılan devredilen veya kurum sahibine iade olunan değerler Vergi Usul Kanununun hükümlerine göre ve dağıtmanın, satışın, devrin veya iadenin yapıldığı günün emsal bedeli ile değerlenir.
-------------------------------------------
(*) Madde 33 - (Değişmeden önceki şekli) (192 sayılı kanunun 10 uncu maddesiyle değişen şekli) Tasfiye döneminin başındaki servet değeri, kurumun tasfiye dönemi bilançosunda görülen öz sermayesidir. Üç yıldan fazla süren tasfiyelerde müteakip tasfiye dönemlerinin başındaki servet değeri, bir evvelki dönemin son bilançosunda görülen servet değeridir. Aşağıda yazılı olanların dışında kalan her nevi ihtiyatlarla dağıtılmamış kazançlar bu sermayeye dahildir.
-------------------------------------------
                Tasfiye memurlarının sorumluluğu:                         
                MADDE 34 - (192 sayılı kanunun 11'inci maddesiyle şekli) Tasfiye memurları kurumun tahakkuk etmiş vergileri ile tasfiye beyannamelerine göre hesaplanan vergileri ödemeden veyahut bu vergilerle diğer itirazlı tarhiyat için karşılık ayırmadan, İcra ve İflas Kanununun 206'ıncı maddesinin 6'ıncı sırasında yazılı alacaklarına ödeme ve ortaklara paylaştırma yapamazlar.
                Aksi takdirde bu vergilerin asıl ve zamanlarından ve vergi cezalarından şahsen ve müteselsilin sorumlu olurlar.
                 Vergi aslı ve zamları, kendisine paylaştırma yapılan ortaklardan da aranılabilir. Ortaklardan tahsil edilmiş olan vergi asılları için ayrıca tasfiye memurlarına müracaat olunmaz.
                Tasfiye memurları, bu madde gereğince ödedikleri vergilerin asıllarından dolayı, tasfiyeden hisse alan ortaklara, paylaştırma yapılmışsa veya ortakların tasfiye payları vergileri karşılamaya yetmezse alacaklarını tamamen veya kısmen tahsil eden alacaklılara rücu edebilirler.
                Tasfiye muamelelerinin incelenmesi:
                MADDE 35 - Tasfiye beyannamesinin verilmesiyle birlikte tasfiye memurlar muamelelerini vergi bakımından incelenmesini bir talepname ile isterler.
                Talepnamenin verilmesinden itibaren en geç bir ay içinde vergi incelemelerine başlanarak aralıksız devam olunur.
                Vergi incelemelerinin bitmesini takip eden on beş gün içinde vergi dairesi tasfiye memurlarınca yazı ile bildirir. Buna göre kurumdan aranan vergilerin neticesi alınıncaya kadar tasfiye memurlarının 34'üncü maddede yazılı sorumluluğu devam eder.
                Birleşme :
                MADDE 36 - Bir veya birkaç kurumun diğer bir kurumla birleşmesi, birleşme sebebiyle infisah eden kurumlar bakımından tasfiye hükmündedir. Ancak, birleşmede tasfiye kârı yerine birleşme kârı vergiye matrah olur.
                Tasfiye kârının tespiti hakkındaki hükümler, birleşme kârının tespitinde de caridir. Şu farkla ki, münfesih kurumun veya kurumların ortaklarına veya sahiplerine bileşilen kurum tarafından doğrudan doğruya veya vasıta ile verilen değerler, kurumun tasfiyesi halinde ortaklara dağıtılan değerler yerine geçer.
                Bileşilen kurumdan alınan değerler Vergi Usul Kanununda yazılı esaslara göre değerlenir.
                34 ve 35'inci maddelere göre tasfiye memurlarına düşen sorum ve ödevler, birleşme halinde, bileşilen kuruma terettüp eder.
                Devir:
                MADDE 37 - Aşağıda yazılı şartlar dahilinde vaki olan birleşmeler devir hükmündedir.
                1) Birleşme neticesinde infisah eden kurum ile bileşilen kurumun kanuni veya iş merkezleri Türkiye'de bulunacaktır.
                2) Münfesih kurumun devir tarihindeki bilanço değerlerini bileşilen (devralan) kurum, kül halinde devralacak ve aynen bilançosuna geçirecektir.
                3) (4108 sayılı kanunun 39 uncu maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır.) (2.6.1995 tarihinden geçerli olmak üzere) (*)
                Kurumların yukarıdaki şartlar dahilinde şekil değiştirmeleri de devir hükmündedir.
-------------------------------------------
(*) (Yürürlükten kaldırılmadan önceki bent)
                3 - Bileşilen kurum münfesih kurumun ortaklarına veya sahiplerine devraldığı servet nispetinde hisse verecektir.
-------------------------------------------
                Devir Halinde Vergilendirme:
                MADDE 38 - Devirlerde, aşağıdaki şartlara uyulduğu takdirde, münfesih kurumun sadece devir tarihine kadar elde ettiği kazançlar vergilendirilip, doğrudan doğruya birleşmeden doğan kârlar hesaplanamaz ve vergilendirilemez:
                1) Münfesih kurum ile birleşme tarihinden itibaren on beş gün içinde münfesih kurumun bağlı bulunduğu vergi dairesine verecekler ve bu beyannameye devir bilançosunu bağlayacaklardır;
                2) Bileşilen kurum münfesih kurumun tahakkuk etmiş ve edecek vergi borçlarını ödeyeceği ve diğer vecibelerini yerine getireceğini devir beyannamesine bağlı bir taahhütname ile taahhüt edecektir. Mahallin en büyük mal memuru bu hususta bileşilen kurumdan ayrıca teminat isteyebilir.
                Devir Bilançosun ve Devir Beyannamesi:
                MADDE 39 - 38'inci maddeye göre, devir tarihine kadar olan kazancın vergilendirilmesi için devir bilançosu ve kar ve zarar cetveli münfesih kurum tarafından bir beyannameye bağlanır ve bu beyanname devir tarihinden itibaren 15 gün içinde vergi dairesine tevdi olunur.
 
ÜÇÜNCÜ KISIM
VERGİNİN ÖDENMESİ
 
                Ödeme Süresi:
                MADDE 40 - (2773 sayılı Kanunun 4'üncü maddesiyle değişen şekli) (1.1.983 tarihinden geçerli olmak üzere) Kurumlar vergisi, Nisan, Temmuz ve Ekim aylarında olmak üzere üç eşit taksitte ödenir. Hesap dönemleri veya beyanname verme süreleri Maliye Bakanlığınca tayin olunan mükellefler tarafından biri beyannamenin verildiği ayda, diğeri ise, bu ayı takip eden üçüncü ve altıncı ayda olmak üzere üç eşit taksitte ödenir. (*)
----------------------------------------------
(*) (2773 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
                Madde 40 - (253 sayılı kanunun 9 uncu maddesiyle değişen şekli) kurumlar Vergisi, Nisan, Ağustos ve Ekim aylarında olmak üzere üç eşit taksitte ödenir. Hesap dönemleri veya beyanname verme süreleri Maliye Bakanlığınca tayin olunan mükellefler için biri beyannamenin verildiği ayda, diğerleri ise, bu ayı takip eden dördüncü ve altıncı ayda olmak üzere üç eşit taksitte ödenir.
(*) (2573 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli
                Madde 40 - (372 sayılı kanunun 1 inci maddesiyle değişen şekli) Kurumlar Vergisi biri Nisan diğeri Ekim ayında, hesap dönemleri veya beyanname verme süreleri Maliye Bakanlığınca tayin olunan mükellefler için biri beyannamenin verildiği ayda, diğeri ise bu ayı takip eden altıncı ayda olmak üzere 2 eşit taksitte ödenir.     
----------------------------------------------
                Geçici Vergi:
                MÜKERRER MADDE 40 - (4369 sayılı Kanunun 82/a-g maddesiyle 1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılmıştır.) (*)
----------------------------------------------
(*) (4369 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki şekli)
                Geçici Vergi:
                MÜKERRER MADDE 40 - (3505 sayılı Kanunun 21'inci maddesiyle değişen madde) Kurumlar vergisi mükellefleri, cari vergilendirme döneminin kurumlar vergisine mahsup edilmek üzere Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 120'nci maddesinde belirtilen esaslara göre geçici vergi öderler. Şu kadar ki, geçici verginin beyanı hakkında, bu Kanun hükümleri uygulanır.
                Anayasa Mahkemesinin 6.4.1990 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7.11.1989 tarih E. 8916 - K. 89/42 sayılı Kararı ile fıkra yürürlükten kaldırılmıştır.) (*)
                Yeni işe başlayan mükelleflerde, ilk kurumlar vergisi beyannamesi verilinceye kadar geçici vergi aranmaz.
                Bakanlar Kurulu, % 50 olan geçici vergi oranının % 100'e kadar artırmaya veya % 25'e kadar indirmeye yetkilidir.            
---------------------------------------------------------------------------------------------------------------
                (93/5141 sayılı kararla 1.1.1994 tarihinden itibaren verilecek beyannamelerde dikkate alınmak üzere) Geçici Vergi oranı % 70 olarak hesaplanacaktır. (Uygulaması için ilgili karara bakınız.)            -
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------
                Geçici vergiye ilişkin usul ve esaslar Maliye ve Gümrük Bakanlığı tarafından tespit edilir. (**)
----------------------------------------------
(*) (Anayasa Mahkemesi Kararı ile yürürlükten kaldırılmadan önceki fıkra)
                Kurumlar vergisi mükelleflerinin ödeyecekleri geçici vergi tutarı; zarar beyan eden kurumlar dahil, Gelir Vergisi Kanununa göre birinci sınıf tacirler için uygulanan ve bir önceki yıl gelirlerinin tespitinde esas alınan hayat standardı temel gösterge tutarının, kurum ortak sayısı (eshamlı komandit şirketlerde komandite ortaklar hariç) ile çarpılması sonucu bulunacak tutara isabet eden kurumlar vergisinin %50'sinden az olamaz. Ortak sayısının 5'i aşması halinde, asgari tutarın hesabında, ortak sayısı 5 olarak dikkate alınır (3558 sayılı Kanunun 3'üncü maddesiyle eklenen hüküm) Ancak kooperatifler, dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmeler ile kanunla kurulan mesleki kuruluşlara ait olup, ayrı tüzelkişiliği olmayan işletmeler için hayat standardı esası ve ortak sayısı dikkate alınmak suretiyle hesaplanan asgari geçici vergi uygulanmaz.
----------------------------------------
(**) 3505 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
                Dahili tevkif at:
                Mükerrer madde 40 - (3482 sayılı kanunun 5 inci maddesiyle değişen fıkra) Kurumlar Vergisi mükellefleri, cari vergilendirme döneminin kurumlar Vergisine mahsup edilmek üzere Gelir Vergisi kanunun dahili tevkif at ile ilgili hükümlerine göre dahili tevkif at yaparak vergi dairesine öderler. cari vergilendirme döneminin kurumlar vergisinden mahsup edilemeyen dahili tevkif at, aynı döneme ait Kurumlar Vergisinden muaf veya müstesna kazançlar üzerinden Gelir Vergisi Kanunu'nun 94 üncü maddesinin (A) Fıkrasının 8 numaralı bendine göre yapılan tevkif at tutarından mahsup edilir.
                Eshamlı komandit şirketlerde, komandite ortağın kâr payı oranında hesaplanan dahili tevkif at düşüldükten sonra kalan kısım şirkete ait dahili tevkif at miktarını gösterir. Gelir Vergisi Kanunu'nun dahili tevkif ata ilişkin hükümleri kurumlar vergisi mükellefleri hakkında da uygulanır.
(**) (3842 sayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
                Mükerrer madde 40 - (3239 sayılı kanunun 79 uncu maddesiyle eklenen madde) Kurumlar Vergisi mükellefleri, cari vergilendirme döneminin kurumlar vergisine mahsup edilmek üzere, Gelir Vergisi Kanunu'nun dahili tevkif at ile ilgili hükümlerine göre dahili tevkif at yaparak vergi dairesine öderler.     
-------------------------------------------
                Özel Ödeme Süreleri:
                MADDE 41 - (199 sayılı Kanunun 20'nci maddesiyle değişen şekli) (1.1.1963 tarihinden geçerli olmak üzere) 22 ve 24'üncü maddelerde yazılı hallerde, Kurumlar Vergisi beyanname verme süresi içinde ödenir.
                Tasfiye, Birleşme ve Devir Halinde Ödeme:
                MADDE 42 - Tasfiye ve birleşme halinde tasfiye edilen veya birleşen kurumlar namına tasfiye veya birleşme kârı üzerinden tarh olunan vergiler, tasfiye veya birleşme beyannamesini verme süresi içinde vergi dairesine yatırılır.
                Tasfiye edilen veya en kurumların bu Kanuna göre tahakkuk etmiş olup henüz vadeleri gelmemiş bulunan vergileri de aynı süre içinde ödenir.
                38'inci maddenin hükmü dahilinde vukua gelen devirlerde, münfesih kurum namına tahakkuk eden vergiler 40'ıncı maddede yazılı sürelerde birleşen kurumlardan alınır.
                Yabancı Memleketlerde Ödenen Vergilerin Mahsubu:
                MADDE 43 - Yabancı memleketlerde elde edilerek Türkiye'de genel netice hesaplarına intikal ettirilen kazançlarından mahallinde ödenen benzeri vergiler, Türkiye'de tarh olunan kurumlar vergisinden indirilebilir. Ancak :
                1) İndirilecek miktar, yabancı memleketlerde elde edilen kazançlara bu Kanunun 25'inci maddesinde yazılı nispetlerin uygulanmasıyla bulunacak miktardan fazla olamaz.
                2) Yabancı memleketlerde vergi ödendiği yetkili makamlardan alınarak mahallindeki Türk elçilik veya konsoloslukları, yoksa mahallinde Türk menfaatlerini koruyan memleketin aynı mahiyetteki temsilcileri tarafından tasdik olunan vesikalarla tevsik edilmedikçe, yabancı memleketin vergisi Türkiye'de tarh olunan vergiden indirilemez.
                Verginin tarhı sırasında yukarıda yazılı indirmeye ait vesikalar henüz gelmiş değilse, yabancı memlekette ödenen veya ödenecek olan vergi, 25'inci maddede yazılı nispeti aşmamak şartıyla, o memleketteki cari olduğu bilinen nispet üzerinden hesaplanır ve tarhiyatın bu surette hesaplanan miktara isabet eden kısmı ertelenir. Aranan vesikalar tarh tarihinden itibaren en geç bir yıl zarfında vergi dairesine ibraz edildiği takdirde, bu vesikalarda yazılı kati miktara göre tarhiyat düzeltilir.
                Mücbir sebepler olmaksızın vesikaların bu süre zarfında ibraz edilmemesi halinde, erteleme hükmü kalkmış olur. Bundan sonra aynı dönemin vergisi dolayısıyla yabancı memleketlerde ödenen benzeri vergiler tarhiyattan indirilmez.
                Bu madde hükmünün uygulanmasında, yabancı para ile ödenen vergilere, bunların ilgili bulunduğu kazançların genel netice hesaplarına intikaline uygulanan kambiyo rayici uygulanır.
                Kesilen vergilerin mahsubu:
                MADDE 44 - (199 sayılı Kanunun 21'nci maddesiyle değişen şekli) (1.1.1963 tarihinden geçerli olmak üzere) Beyannamede gösterilen kazançlardan bu kanuna ve Gelir Vergisi Kanununa göre kesilmiş olan vergiler (4369 sayılı Kanunun 81/D-2 maddesiyle eklenen ibare) (1.1.2000 tarihinden geçerli olmak üzere) (yatırım fonlarının katılma belgeleri ile yatırım ortaklıklarının hisse senetlerinden elde edilen kâr payları üzerinden fon veya ortaklık bünyesinde hesaplanan vergiler dahil) beyanname üzerinden hesaplanan Kurumlar Vergisinden mahsup edilir.
                Mahsubu gereken miktar beyanname üzerinden Kurumlar Vergisinden fazla olduğu takdirde, keyfiyet vergi dairesince mükellefe yazı ile bildirir. Aradaki fark mükellefin işbu yazıyı tebellüğ tarihinden itibaren bir yıl içinde müracaatı halinde kendisine iade olunur. Bir yıl içinde müracaat etmeyen mükelleflerin bu farktan doğan alacakları düşer.
SON HÜKÜMLER
 
                Kıyas yoluyla uygulanacak hükümler:
                MADDE 45 - (2362 sayılı Kanunun 19'ncu maddesiyle değişen şekli)
                Bu kanunda sözü geçen;
                a) "Kazanç veya iradın ve gelir unsurların Türkiye'de elde edilmesi" ve "Türkiye'de daimi temsilci bulundurması" hususlarında, Gelir Vergisi Kanununun 7'nci ve 8'inci maddelerinin hükümleri cari olunur.
                b) (3824 sayılı kanunun 12 inci maddesiyle değişen fıkra) (1.1.1992 tarihinden geçerli olmak üzere) "Gayri menkullerin ve hakların satışından, iştirak hisselerinin devir ve temlikinden doğan kazançlar" ve (4369 sayılı Kanunun 81/D-5 maddesiyle değişen ibare) (1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) "diğer kazanç ve iratlar" tabirleri Gelir Vergisi Kanunun 80'inci maddesi (1) şümulüne giren kazanç ve iratları ifade eder. Ancak, bu kazançlarla ilgili sözü edilen maddelerde yer alan vergilendirmeme konusundaki istisna, kayıt, şart ve sürelere ait sınırlamalar dikkate alınmaz. (*) (**)
--------------------------------------
(1) (4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki ibare)
                "arızi kazançlar" tabirleri, Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 80 ve 82 inci maddeleri"
--------------------------------------
(*) (3824 ayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
                 b) "Gayri menkullerin ve hakların satışından, iştirak hisselerinin devir ve temlikinden doğan kazançlar" ve "arızi kazançlar" tabirleri Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 80 ve 82 inci maddeleri şümulüne giren kazanç ve iratları ifade eder.
(*) (2362 s ayılı Kanunla değişmeden önceki şekli)
                Kıyas en uygulanacak gelir vergisi hükümleri:
(**) Madde 45 - (Değişmeden önceki şekli) Bu kanunda sözü geçen "Kazanç veya iradın Türkiye'de elde edilmesi" "Türkiye'de daimi temsilcisi bulundurulması" hususlarında Gelir Vergisi Kanunu'nun 7 inci ve 8 inci maddelerinin hükümleri cari olur.
--------------------------------------
                İndirim ve İstisnaların Sınırı:
                MÜKERRER MADDE 45 - 1 - (4008 sayılı Kanunun 28 inci maddesiyle eklenen madde) (6.7.1994 tarihinden geçerli olmak üzere) Kurumlar vergisine ilişkin istisna, muafiyet ve kurum kazancının tespitinde indirimleri düzenleyen hükümler, ancak bu Kanun, Gelir Vergisi Kanunu ve Vergi Usul Kanununa hüküm eklenmek veya bu kanunlarda değişiklik yapılmak suretiyle düzenlenir.
                2 - Uluslararası anlaşma hükümleri saklıdır.
                Kaldırılan Hükümler:
                MADDE 46 - Gelir Vergisi Kanununun 108'inci maddesiyle yürürlükten kaldırılan hükümlerden ayrıca, bu kanuna uymayan sair bütün hükümler de yürürlükten kaldırılmıştır.
                GEÇİCİ MADDE 1 - (2362 sayılı Kanunun 20'nci maddesiyle eklenen madde) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Bu kanunla değiştirilen Kurumlar Vergisi Kanununun değişik 25'nci maddesinde yazılı vergi nispeti, kurumların 1980 takvim yılı kazançları hakkında da uygulanır.   
GEÇİCİ MADDE 2 - (3946 sayılı Kanunun 38 inci maddesiyle 1.1.1994 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılmıştır.) (*)
-----------------------------------------------
(*) (3946 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki şekli)
                GEÇİCİ MADDE 2 - (2362 sayılı kanunun 20 inci maddesiyle eklenen madde) 5422 sayılı Kurumlar Vergisi kanununun yürürlüğe girdiği tarihten bu kanunun yürürlük tarihine kadar ayrılmış olan ihtiyat akçeleri ve banka provizyonları, bunların sermayeye eklenmesi veya ortaklara dağıtılması hallerinde, sermayeye eklendiği veya dağıtımın yapıldığı yılın ticari kazancına vergilendirilmeden önceki brüt tutarları üzerinden ilave edilir. teşebbüsün tasfiyesi halinde ise tasfiye hesaplanmasında nazara alınır.
                Bu ihtiyat akçeleri ve banka provizyonları üzerinden ödenmiş bulunan Kurumlar vergisi ile tevkif yoluyla ödenen Gelir Vergileri ödenecek Kurumlar Vergisinden mahsup edilir.
-----------------------------------------------
                GEÇİCİ MADDE 3 - (2573 sayılı Kanunun 12'nci maddesiyle kaldırılmıştır.) (*)
-------------------------------------------
(*) Geçici Madde 3 - (Kaldırılmadan önceki şekli) (2362 sayılı kanunun 20 inci maddesiyle eklenen madde) Dar mükellefiyete tabi kurumlarca Türkiye'de satışı yapılmaksızın mal ihracında kurum kazancının tespitinde uygulanacak ortalama kazanç nispetleri, Maliye Bakanlığınca, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibarin altı ay içinde tespit ve ilan olunur.
-------------------------------------------
                GEÇİCİ MADDE 4 - Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce başlanıp da yürürlük tarihine kadar sonuçlandırılmamış olan tasfiyelerde, tasfiye dönemi ve tasfiye beyannamesi hakkında eski hükümlerin uygulanmasına devam olunur.
                GEÇİCİ MADDE 5 -1.1.1981 tarihinden önce yapılmış olan yatırım indirimine konu yatırım harcamalarına yatırım indirimine ilişkin yeni hükümler uygulanır.
                1.1.1981 tarihinden önce başlandığı halde henüz bitmemiş olan yatırım indirimine konu yatırımları nedeniyle yatırım indirimi tutarı yukarıda hükme göre hesaplanacak indirimler toplamını geçemez.
                GEÇİCİ MADDE 6 - 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun bu kanunla değiştirilen 24'üncü maddesinin 4 numaralı bendi hükmü ve buna ilişkin yeni nispetler, 1980 ve daha önceki yıllara ait kurum kazançlarından mezkur maddede yapılan değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren nakden veya hesabın ödenen veya tahakkuk ettirilen iratlar hakkında da uygulanır.
                GEÇİCİ MADDE 7 - (2573 sayılı Kanunun 12'nci maddesiyle kaldırılmıştır.) (*)
-------------------------------------------
(*) Geçici Madde 3 - (Kaldırılmadan önceki şekli) (2362 sayılı kanunun 20 inci maddesiyle eklenen madde) Aynı kanunun 14 üncü maddesinin 7 inci bendinde indirilecek giderlerle ilgili olarak kurumların mali bilançolarında yer alan zararların üç yıl süre ile gider yazılması, 1.1.1981 tarihinden önce meydana gelen ve gider olarak gösterilmeyen zararları için beş yıl olarak uygulanır.
-------------------------------------------
                GEÇİCİ MADDE 8 -(2573 sayılı Kanunun 10'uncu maddesiyle eklenen madde) Deniz Ulaştırma, gemi inşa ve onarım (yüzer havuzlar dahil) sektörleri, kalkınma planı ve yıllık programlarda gerekli tespitleri yapılıncaya kadar yatırım indirimi yönünden özel önem taşıyan sektör sayılır.
                GEÇİCİ MADDE 9 -(2573 sayılı Kanunu 11'inci maddesiyle eklenen madde) Bu kanunla değiştirilen Kurumlar Vergisi Kanunun değişik 25'inci maddesinde yazılı vergi nispeti, kurumların 1982 takvim yılı kazançlarına ilişkin olup 1.1.1983 tarihinden itibaren beyanı gereken kazançlar hakkında uygulanır.
                GEÇİCİ MADDE 10 - (3332 sayılı Kanunun 14'üncü maddesiyle değişen fıkra) (3595 sayılı Kanunun 60'ıncı maddesinin 3 fıkrası ile 1990 yılında da uygulamak üzere) Tam mükellefiyete tabi kurumların iştirak hisselerinin veya gayri menkullerinin 1987, 1988 ve 1989 yıllarında satışından doğan kazançların tamamının satışın yapıldığı yılda kurum sermayesinin ilave edilmesi, anonim şirketler yönünden sermaye artırımı nedeniyle çıkarılacak hisse senetlerinin nama yazılı olması ve en geç altı ay içinde borsaya kota ettirilmesi şartıyla sermayeye eklenen bu kazançlar, Kurumlar Vergisinden müstesnadır. Şu kadar ki, vadeli satış nedeniyle kazancın tamamının aynı yıl içinde ödenmiş sermayeye dönüştürülememesi halinde ödenen nakdi sermaye kadar istisnadan yararlanılır ve bu satıştan doğan kazanca ulaşıncaya kadar her yıl ödenen nakdi sermaye kurum kazancından indirilir. Satışın yapıldığı yılı takip eden ikinci yılın sonunda ödenmiş sermayeye dönüştürülemeyen kazanç için istisna uygulanmaz.
                Bu kazançların sermayeye ilâvesi kâr dağıtımı sayılmaz ve sermayeye ilâve edilen kazançlar Gelir Vergisi Kanununun 94'üncü maddesine göre tevkif ata tabi tutulmaz.
                Şu kadar ki, menkul kıymet veya gayri menkul ticaret ile uğraşan kurumların, bu amaçla ellerinde bulundurdukları değerlerin satışından elde ettikleri kazançlar istisna kapsamı dışındadır.
                (3299 sayılı Kanunun 80'inci maddesiyle değişen fıkra) Sermayeye eklenen bu kazançların beş yıl içinde herhangi bir surette işletmeden çekilmesi veya işletmelerin tasfiyesi halinde bu kazançlar o yılın kazancı sayılarak vergiye tabi tutulur. (**) (***)
                (3239 sayılı Kanunun 80'inci maddesiyle eklenen fıkra) 1163 sayılı Kooperatifler Kanununa ya da özel kanunlarına göre kurulan kooperatifler ortağın sahip olabileceği en fazla pay tutarı dikkate alınmaksızın istisnadan yararlanırlar. Ancak iştirak hisseleriyle gayri menkullerin satıştan doğan kazanç sermayeye eklenmeyerek özel bir fon hesabında gösterilir ve hiçbir şekilde ortaklara dağıtılmaz, kooperatifin amaçlarının gerçekleştirilmesinde kullanılır.
                (3332 Sayılı kanunun 14'üncü maddesiyle eklenen fıkra) Bu maddenin uygulanması dolayısıyla borsaya kota ettirilecek hisse senetleri için,
hisse senetlerini çıkaran şirketin karlılığı aranmaz. Türk Ticaret Kanununun 391'inci maddesinin bu suretle gerçekleştirilecek sermaye artırımına aykırı hükümleri uygulanmaz.   
------------------------------------------      
(*) Geçici Madde 10 - (Değişmeden önceki şekli) (3239 sayılı kanunun 80 inci maddesiyle değişen fıkra) Tam mükellefiyete tabi kurumların iştirak hisselerinin veya gayri menkullerinin 1984 yılında satıştan doğan kazançların tamamının, 1985 ve 1986 yılında satışından doğan kazançların % 80'inin 1987 yılında satışından doğan kazançların % 70 inin ve 1988 yılında satışından doğan kazançların % 60'ının kurum sermayesine ilave edilmesi şartıyla sermayeye eklenen bu kazançlar kurumlar vergisinden müstesnadır.
                Geçici Madde 10 - (Değişmeden önceki şekli) (2970 sayılı kanunun 6ncı maddesiyle eklenen madde) Tam mükellefiyete tabi kurumların iştirak hisselerinin veya gayri menkullerinin 1984 yılında satışından doğan kazançların tamamının, 1985 yılında satışından doğan kazançların ise % 80'inin kurum sermayesine ilave edilmesi şartıyla, sermayeye eklenen bu kazançlar kurumlar vergisinden müstesnadır.
(**) (Değişmeden önceki şekli) Sermayeye eklenen kazançların 1990 yılı sonuna kadar herhangi bir surette işletmeden çekilmesi veya işletmelerin tasfiyesi halinde, bu kazançlar o yılın kazancı sayılarak vergiye tabi tutulur.
(***) (1990 yılı Bütçe Kanununun 60/b maddesi ile bu madde hükmü 1990 yılında da uygulanır.)  
-------------------------------------------
                GEÇİCİ MADDE 11 -(3239 sayılı kanunun 81 inci maddesiyle eklenen madde) 1 Ocak 1986 tarihinden evvel ihraç kanunlarına veya Devletin kanunlarının verdiği yetkiye dayanarak akdettiği mukavelenamelere göre mevcut ve çıkacak vergilerden muaflığı kabul edilmiş olan menkul kıymetlerin temettü, faiz ve ikramiyeleri kurumlar vergisinden müstesnadır.                              
                GEÇİCİ MADDE 12 -(3239 sayılı kanunun 81 inci maddesiyle eklenen madde) Bu Kanunla değiştirilen Kurumlar Vergisi Kanununun değişik 25'inci maddesinde yazılı vergi nispeti, kurumların 1985 takvim yılı kazançlarına ilişkin olup, 1.1.1986 tarihinden itibaren beyanı gereken kazançları hakkında uygulanır.
                GEÇİCİ MADDE 13 - (3946 sayılı kanunun 38 inci maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır.) (1.1.1994 tarihinden geçerli olmak üzere) (*)             
-------------------------------------------    
(*) (Yürürlükten kaldırılmadan önceki şekli) 
                GEÇİCİ MADDE 13 - (3239 sayılı kanunun 81 inci maddesiyle eklenen madde) 2362 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten bu Kanunun yürürlük tarihine kadar ayrılmış olan ihtiyat akçeleri ve banka provizyonları, bunların sermayeye eklenmesi veya ortaklara dağıtılması hallerinde, sermayeye eklendiği veya dağıtımın yapıldığı yılın ticari kazancına vergilendirilmeden önceki brüt tutarları üzerinden ilave edilir. Teşebbüsün tasfiyesi halinde ise tasfiye kârının hesaplanmasında nazara alınır.
                Bu ihtiyat akçeleri ve banka provizyonları üzerinden ödenmiş bulunan kurumlar vergisi ile tevkif yoluyla ödenen gelir vergileri, ödenecek gelir ve kurumlar vergisinden mahsup edilir. Mahsup edilemeyen vergiler iade edilmez.              
-------------------------------------------
                GEÇİCİ MADDE 14 -(3239 sayılı Kanunun 81 inci maddesiyle eklenen madde) 1.1.1986 tarihinden önce ihraç kanunlarına veya devletin kanunların verdiği yetkiye dayanarak akdettiği mukavelenamelere göre mevcut ve çıkacak vergilerden muaflığı kabul edilmiş olan menkul kıymetlerin kurumlar vergisinden istisna edilen temettü, faiz ve ikramiyelerine isabet eden giderler. "Gerçek giderlerin kati olarak tespit edilmemesi halinde, bahis konusu gerçek giderler, kurumlar vergisinden muaf menkul kıymetler portföyü ile ilgili giderler nazara alınarak tayin olunacak ortalama gider emsalinin uygulanması suretiyle bulunur. Vergiden muaf menkul kıymetler portföyünün itibari değer toplamı, ilgili hesap dönemine dahil ayların son günündeki vergiden muaf menkul kıymetler portföyünün ortalaması esas alınmak suretiyle tespit olunur.)
                Kurumlar kazancının tespitinde indirim olarak kabul edilmez.
                GEÇİCİ MADDE 15 - (3332 sayılı Kanunun 15'inci maddesiyle eklenen madde) Anonim şirketlerden alacağı olan bankaların ve gereğinde bu bankalarla birlikte üçüncü kişilerin alacakları karşılığında sermayeden pay almaları halinde, söz konusu anonim şirket ile bu şirketin kurum olan ortaklarının bu suretle elde edecekleri kazançlar aşağıda belirtilen şartlarla kurumlar vergisinden istisna edilir ve bu kazançlar Gelir Vergisi Kanunu gereğince tevkif ata tabi tutulmaz.
                a) Bankalar, üçüncü kişiler ve anonim şirket arasında sermayenin yeniden paylaşımında uzlaşmaya varılmış olması ve bu paylaşımın bu maddede belirtilen Kurulca uygun görülerek karara bağlanmış olması;
                b) Silinen alacaktan ve yeni konan nakdi sermayeden oluşan fonun, en geç Kurul kararının verildiği takvim yılı sonuna kadar anonim şirket sermayesine eklenmesi ve borçlu şirketin eski ve yeni pay sahiplerine hisse verilmesi;
                c) Anonim şirketin hisse senetlerinin en az %80'inin nama yazılı hale getirilerek, borsaya kota edilmesi;
                d) Yeni pay sahiplerine verilecek hisse senetlerinin toplam sermaye içindeki payının %51 veya daha fazla olması;                              
                Gerekir.
                Bu maddede belirtilen Kurul, Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakan ile Maliye ve Gümrük Bakanından oluşur ve kararları Başbakanın onayı ile tekemmül eder.
                GEÇİCİ MADDE 16 - (3380 Sayılı kanunun 9'uncu maddesi ile eklenen madde) 1991 yılı sonuna kadar yurtdışı faaliyet zararlarını yurt içi kurum kazancından indirecek mükellefler geçmiş beş yıllık faaliyet sonuçlarını, Kurumlar Vergisi Kanunu'nun bu Kanunla değişik 14'üncü maddesinin 7 numaralı bendindeki esaslara göre tevsik etmek zorundadır.                        
                GEÇİCİ MADDE 17 - (3505 Sayılı kanunun 22'nci maddesiyle eklenen madde) (1.1.1989 tarihinden geçerli olmak üzere)
                a) 1989 yılı içinde verilecek beyanname dönemine kadar geçen ayların her biri için, 1987 yılına ait olup, 1988 yılında beyan edilen kurum kazancı üzerinden hesaplanan kurumlar vergisinin 1/12'si geçici vergi olarak hesaplanır. Bu tutar, 1989 yılı kurum kazancı üzerinden hesaplanan vergiden mahsup edilmek üzere, eşit taksitler halinde ve her ay katma değer vergisi beyannamesi ile beyan edilerek aynı süre içinde ödenir.
                Ancak, kurumlar vergisi mükelleflerinin bu suretle her bir ay için ödeyecekleri geçici vergi tutarı, Gelir Vergisi Kanununa göre birinci sınıf tacirlerin 1987 yılı gelirlerinin hayat standardı esasına göre tespitinde esas alınan temel gösterge tutarının, kurum ortak sayısı (eshamlı komandit şirketlerde komandite ortaklar hariç) ile çarpılması sonucu bulunacak tutara isabet eden kurumlar vergisinin 1/12'sinden az olamaz. Ortak sayısının 5'i aşması halinde, asgari tutarın hesabında ortak sayısı 5 olarak dikkate alınır.
                1988 yılı Aralık ayına ilişkin olarak 1989 yılı Ocak ayında verilmesi gereken Katma Değer Vergisi beyannamelerinde bu aya ait dahili tevkif at beyan edilmez ve ödenmez.
                b) 1988 ve önceki yıllara ait olup mahsubu yapılamayan dahili tevkif at tutarı, 1988 yılı kurum kazancının beyan edildiği kurumlar vergisi beyannamesi üzerinden hesaplanan kurumlar vergisinden mahsup edilir. Mahsup edilemeyen tutar 1989 yılına ilişkin olarak ödenecek geçici vergiye, artan kısmı diğer vergi borçlarına mahsup edilir. Bu mahsuplara rağmen kalan dahili tevkif at tutarı, mükellefin 1989 yılı sonuna kadar yazılı olarak talep etmesi halinde, kendisine ret ve iade edilir.                              
                c) Bakanlar Kurulu, Kurumlar Vergisi Kanununun 8'inci maddesinin 6 ve 7 numaralı bentlerinde yer alan yetkilerini, 1.1.1988 - 31.12.1997 tarihleri arasında asgari ihracat miktarını kendi içinde dilimlere ayırmak ve bu dilimlerin her biri için farklı istisna oranları tespit etmek suretiyle de kullanabilir.
                GEÇİCİ MADDE 18 - (3689 sayılı kanunun 8 inci maddesiyle eklenen madde) (5.9.1990 tarihinden geçerli olmak üzere) Tam mükellefiyete tabi kurumların iştirak hisselerinin veya gayri menkullerinin 1990, 1991 ve 1992 yıllarında satışından doğan kazançların tamamının satışın yapıldığı yılda kurum sermayesine ilave edilmesi, anonim şirketler yönünden sermaye artırımı nedeniyle çıkarılacak hisse senetlerinin nama yazılı olması ve en geç altı ay içinde borsaya kota ettirilmesi şartıyla sermayeye eklenen bu kazançlar, Kurumlar Vergisinden müstesnadır. Şu kadar ki, vadeli satış nedeniyle kazancın tamamının aynı yıl içinde ödenmiş sermayeye dönüştürülememesi halinde ödenen nakdi sermaye kadar istisnadan yararlanılır ve bu satıştan doğan kazanca ulaşıncaya kadar her yıl ödenen nakdi sermaye kurum kazancından indirilir. 1992 yılından sonra yapılacak tahsilatların sermayeye ilavesi halinde bu hüküm uygulanmaz.
                Bu kazançların sermayeye ilavesi kâr dağıtımı sayılmaz ve sermayeye ilave edilen kazançlar Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesine göre tevkif ata tabi tutulmaz.
                Şu kadar ki, menkul kıymet veya gayrimenkul ticareti ile uğraşan kurumların bu amaçla ellerinde bulundurdukları değerlerin satışından elde ettikleri kazançları istisna kapsamı dışındadır.
                1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'na ya da özel kanunlarına göre kurulan kooperatifler, ortağın sahip olabileceği en fazla pay tutarı dikkate alınmaksızın istisnadan yararlanırlar. Ancak iştirak hisseleriyle gayri menkullerin satışından doğan kazanç sermayeye eklenmeyerek özel bir fon hesabında gösterilir ve hiçbir şekilde ortaklara dağıtılmaz, kooperatifin amaçlarının gerçekleştirilmesinde kullanılır.
                Bu maddenin uygulanması dolayısıyla borsaya kota ettirilecek hisse senetleri için, hisse senetlerini çıkaran şirketin kârlılığı aranmaz. Türk Ticaret Kanunu'nun 391 inci maddesinin bu suretle gerçekleştirilecek sermaye artırımına aykırı hükümleri uygulanmaz.
                GEÇİCİ MADDE 19 - (3946 sayılı kanunun 38 inci maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır.) (1.1.1994 tarihinden geçerli olmak üzere) (*)
-------------------------------------------
(*) GEÇİCİ MADDE 19 - (Yürürlükten kaldırılmadan önceki şekli) (3689 sayılı kanunun 8 inci maddesiyle eklenen madde) 1.1.1991 - 31,12,2000 tarihleri arasında, münhasıran kalkınmada öncelikli yörelerde faaliyet gösteren ve kanuni ve iş merkezleri bu yörelerde bulunan ayrı tüzel kişiliğe sahip imalatçı kurumların, bu faaliyetlerinden elde edecekleri kazançları, kalkınmada birinci derecede öncelikli yörelerde % 20, kalkınmada ikinci derecede öncelikli yörelerde ise % 30 oranında kurumlar vergisine tabi tutulur.
-------------------------------------------
                GEÇİCİ MADDE 20 - (3824 sayılı kanunun 13 üncü maddesiyle eklenen madde) (1.1.1993 tarihinden geçerli olmak üzere) Hayat sigorta şirketleri ve emekli sandıklarının hisse senedi ile Kurumlar Vergisi Kanununun 8'inci maddesinin (4108 sayılı kanunun 32 inci maddesiyle değişen ifade) (2.6.1995 tarihinden geçerli olmak üzere) 4 numaralı bendinin(*) (a) alt bendinde yer alan yatırım fonlarına ait katılma belgelerinin alım satımından elde ettikleri gelirleri 5 yıl
süreyle kurumlar vergisinden müstesnadır. 
-------------------------------------------
(*) (Değişmeden önceki ifade) 12 numaralı bendinin.
-------------------------------------------
                GEÇİCİ MADDE 21. -(3946 sayılı Kanunun 33 üncü maddesiyle eklenen madde) (1.1.1994 tarihinden geçerli olmak üzere) 1) Kurumlar Vergisi Kanununun bu Kanunla değişiklik yapılmadan önceki 8 inci maddesinin;
                a) 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 16, 17 ve 19 numaralı bent hükümleri, kurumların 1993 yılına ilişkin olup 1.1.1994 tarihinden itibaren beyanı gereken kazançları hakkında da uygulanır.
                b) 14 numaralı bent hükmü, kurumların 1.1.1994 tarihinden önce devraldıkları kurumlara ait zararlar hakkında da uygulanır.                              
                c) 15 numaralı bendinde yer alan istisna hükmünün uygulanmasına,
                1.1.1994 tarihinden önce faaliyete geçen işletmelerin kazançları hakkında istisna süresi sona erinceye kadar devam olunur.
                d) 18 numaralı bent hükmü, 1.1.1994 tarihinden önce satışı yapılan (vadeli satışlar dahil) iştirak hisselerinin veya gayri menkullerinin satışından doğan kazançlar hakkında da uygulanır.                    
                2) Kurumlar Vergisi Kanununun bu Kanunla değişiklik yapılmadan önceki 25 inci maddesi hükmü ile bu Kanunla yürürlükten kaldırılan Mükerrer 25 ve geçici 19 uncu maddeleri hükümleri, kurumların 1993 yılına ilişkin olup, 1.1.1994 tarihinden itibaren beyanı gereken kazançları hakkında da uygulanır.                               
3) İştirak edilen şirketlerden bedelsiz alınan hisse senetlerinin satışından maliyet bedeli, bu hisse senetlerinin itibari değeri esas alınarak Gelir Vergisi Kanununun 38 inci maddesinin sonuna bu Kanunun 8 inci maddesi ile eklenen fıkra hükmüne göre artırılmak suretiyle bulunur. Bu hüküm 31.12.2010 tarihine kadar uygulanır.
                4) (4108 sayılı kanunun 39 uncu maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır.) (1.1.1994 tarihinden geçerli olmak üzere) (*)
-------------------------------------------
(*) (Yürürlükten kaldırılmadan önceki bent)
                4) Yurt dışında yapılan inşaat, onarma, montaj işlerinden ve teknik hizmetlerden sağlanan ve 1.1.1994 - 31.12.1999 tarihleri arasında Türkiye'de genel netice hesaplarına intikal ettirilen kazançlardan mahallinde ödenen benzeri vergilerin, Türkiye'de tarh olunan kurumlar vergisinden indirilmesi sonucu artan kısım, Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin ikinci fıkrasının 6 numaralı bendinin (b) alt bendine göre yapılan vergi tevkif atına mahsup edilir. Ancak, mahsup edilecek miktar, yabancı memleketlerde elde edilen kazançlar üzerinden bu Kanunun 25 inci ve Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin (6/b) bendine göre hesaplanan vergilerin toplamından fazla olamaz.            
-------------------------------------------
                GEÇİCİ MADDE 22 - (4008 sayılı Kanunun 29 uncu maddesiyle eklenen madde) (6.7.1994 tarihinden geçerli olmak üzere) Kurumlar Vergisi Kanununa bu kanunla eklenen mükerrer 45 inci madde hükmünün yürürlüğünden önce Kurumlar vergisine ilişkin olarak başka kanunlarda yer alan muafiyet, istisna ve indirim hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.
                (4387 sayılı Kanunun 5/d maddesiyle 1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere "Bu maddenin (a) fıkrasındaki süre, fıkranın üçüncü paragrafı hariç, diğer hükümler için 31.12.1999 tarihine kadar uzatılmıştır."
--------------------------------------------   
                GEÇİCİ MADDE 23. - (4108sayılı Kanunun 32'nci maddesiyle eklenen madde) 1.1.1994 tarihinden geçerli olmak üzere) a) 1.1.1994 - 31.12.1996 tarihleri arasında uygulanmak üzere, tam mükellefiyete tabi kurumların iştirak hisselerinin veya gayri menkullerinin satışından doğan kazancın, satışın yapıldığı yılda kurum sermayesine ilave edilen kısmı, kurumlar vergisinden müstesnadır. Şu kadar ki, vadeli satış halinde, satışın yapıldığı hesap dönemini takip eden ikinci hesap döneminin sonuna kadar tahsil edilen kazançların tutarı, ilgili yıl kurum kazancından indirilir. Bu tarihten sonra yapılacak tahsilat için bu hüküm uygulanmaz, ilk yapılan tahsilatın iştirak hissesi veya gayrimenkulun maliyet bedeline ilişkin olduğu kabul edilir.
                Bu hüküm, kurumların üretim tesislerinin ve bu tesislere ilişkin gayri menkullerinin tamamının veya bir kısmının, teşvik belgeli yatırım yapmak üzere kurulacak olan bir sermaye şirketine veya yeni kurulacak yabancı ortaklı bir anonim şirkete ayni sermaye olarak konulması halinde de uygulanır. Bu durumda yeni kurulacak şirketin tam mükellef ve yapacağı yatırımın asgari 5 milyon A.B.D. Doları veya muadili yabancı para karşılığı Türk Lirası olması şarttır. Bu şartlara ilave olarak yabancı ortaklı sermaye şirketinde yabancı ortağın sermaye payının 1 milyon A.B.D. Doları veya muadili yabancı para karşılığı Türk Lirası ve % 20 den az olmaması ve kambiyo mevzuatı gereğince Türkiye'ye döviz olarak getirildiğinin tevsik edilmesi gerekir.
                Bu kazançların sermayeye ilişkin ilavesi kâr dağıtımı sayılmaz. Kurumlar vergisinden müstesna tutulan kazançlar, bu Kanunun 25 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre % 20 kurumlar vergisine tabi tutulmaz. Üretim tesislerinin ve bu tesislere ilişkin gayri menkullerinin tamamının veya bir kısmının teşvik belgeli yatırım yapmak üzere kurulacak bir sermaye şirketine veya yeni kurulacak yabancı ortaklı bir anonim şirkete ayni sermaye olarak konulmasından doğan ve bu maddeye göre vergiden müstesna tutulan kazançlar, Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının 6 numaralı bendinin (b) alt bendine göre vergi tevkif atına tabi tutulmaz. Bu hüküm uyarınca vergiden istisna edilen diğer kazançlar için ise bu vergi tevkif atı % 10 olarak uygulanır.
                Kurumların iki tam yıl süreyle aktifinde yer almayan iştirak hisselerinin veya gayri menkullerinin satışından elde ettikleri kazançlar ile menkul kıymet veya gayrimenkul ticareti ile uğraşan kurumların ellerinde bulundurdukları değerlerin satışından elde ettikleri kazançlar, istisna kapsamı dışındadır.
                Rüçhan hakkı kullanılmak suretiyle edinilen hisse senetleri ile iştirak edilen kurumun ihtiyat akçeleri banka provizyonları ve Vergi Usul Kanununa göre ayrılan yeniden değerleme fonlarının sermayeye ilavesi dolayısıyla bedelsiz alınan hisse senetlerinin en az iki yıl öncesinde iştirak edilen şirketlere ait olması halinde, rüçhan hakkı kullanılmak suretiyle edinilen veya bedelsiz alınan bu hisse senetleri iki yıl önce iktisap etmiş sayılır.
                Sermayeye eklenen bu kazançların beş yıl içinde herhangi bir surette işletmeden çekilmesi veya bu süre içinde işletmenin tasfiyesi halinde, bu kazançlar o yılın kazancı sayılarak vergiye tabi tutulur.
                1163 sayılı Kooperatifler Kanununa ya da özel kanunlara göre kurulan kooperatifler, ortağın sahip olabileceği en fazla pay tutarı dikkate alınmaksızın gayrimenkul ve iştirak hisselerinin satışından doğan kazanç istisnasından yararlanırlar. Ancak, iştirak hisseleriyle gayri menkullerin satışından doğan kazanç; sermayeye eklenmeyerek özel bir fon hesabında gösterilir ve hiç bir şekilde ortaklara dağıtılmaz, kooperatifin amaçlarının gerçekleştirilmesinde kullanılır.
                Türk Ticaret Kanununun 391 inci maddesinin bu suretle gerçekleştirilecek sermaye artırımına aykırı hükümleri uygulanmaz.
                Bu hükümden yararlanılan kurumların gayrimenkul ve iştirak hisselerinin satışından doğan kazancın tespitinde Gelir Vergisi Kanununun 38 inci maddesinin son fıkrası hükmü uygulanmaz.
                (2.6.1995 tarihinden geçerli olmak üzere) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra bu madde kapsamında yapılacak tescil işlemleri tapu ve kadastro harcından, lehe alınan paralar banka ve sigorta muameleleri vergisinden. müstesnadır.
                b) Bu Kanunun 8 inci maddesinin 5 numaralı bendi ile geçici 11 inci maddesine göre kurumlar vergisinden müstesna tutulan kazançlar 1.1.1994 - 31.12.1998 tarihleri arasında 25 inci maddenin ikinci fıkrasında öngörülen % 20 kurumlar vergisine tabi tutulmaz. Anonim şirketlerin kuruluşlarında veya sermayelerini artırdıkları sırada çıkardıkları hisse senetlerinin itibari değerlerinin üzerinde elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar Gelir Vergisi kanununun 94 üncü maddesinin ikinci fıkrasının 6 numaralı bendinin (b) alt bendine göre tevkif ata tabi tutulmaz. Vergiden istisna edilen diğer kazançlar için ise bu tevkif at % 10 olarak uygulanır.
                GEÇİCİ MADDE 24 -(4108 sayılı kanunun 32 inci maddesiyle eklenen madde) (1.1.1994 tarihinden geçerli olmak üzere) Yurt dışında yapılan inşaat, onarma, montaj işleri ve teknik hizmetlerden sağlanan ve (4369 sayılı Kanunun 81/iyle değişen ibare) 1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) 1.1.1994 - 31.12.2003 (1) tarihleri arasında Türkiye'de genel netice hesaplarına intikal ettirilen kazançlar, bu işlerle ilgili hasılatın en az % 15 inin kambiyo mevzuatı gereğince Türkiye'ye döviz olarak getirildiğinin tevsik edilmesi şartıyla kurumlar vergisinden müstesnadır.
                Vergiden müstesna tutulan bu kazançlar, Kurumlar Vergisi kanununun 25 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre % 20 oranlı kurumlar vergisine tabi tutulmaz. Gelir Vergisi kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının 6 numaralı bendinin (b) alt bendine göre bu kazançlar üzerinden yapılacak tevkif at oranları, halka açık anonim şirketlerde % 5, diğer kurumlarda ise % 10 olarak uygulanır. Yurt dışında elde edilen bu kazançlara mahallinde uygulanan vergilerin oranının % 25 in üzerinde olması halinde, bu oranın üzerinde uygulanan her bir puan için % 0.75 oranında indirim yapılmak suretiyle uygulanır. Yurt dışında uygulanan vergi oranının (4369 sayılı Kanunun 81/D-6 maddesiyle değişen ibare) (1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) % 0.70 (2) oranında indirim yapılmak suretiyle uygulanır. Yurt dışında uygulanan vergi oranının halka açık şirketlerde (4369 sayılı Kanunun 81/D-6 maddesiyle değişen ibare) 1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) % 33.5 2) diğer kurumlarda ise (4369 sayılı Kanunun 81/D-6 maddesiyle değişen ibare) 1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) % 37 (2) oranında olması durumunda bu tevkif at oranları "0" sıfır olarak uygulanır. Ancak indirimli vergi tevkif at oranından yararlanabilmek için yabancı memleketlerde inşaat, onarma, montaj ve teknik hizmetlerden sağlanan kazançlara uygulanan vergi oranının o ülkenin yetkili makamlarından alınan ve mahallindeki Türk elçilik veya konsoloslukları, yoksa mahallinde Türk menfaatlerini koruyan memleketin aynı mahiyetteki temsilcileri tarafından tasdik olunan vesikaların aslı ile yapılan işe ilişkin sözleşmenin bir örneğinin Türkiye'de bağlı bulunulan vergi dairesine yıllık beyanname verme süresi içinde ibraz edilmesi şarttır.
---------------------------------------------------
(1) (4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki ibare)
                "31.12.1998"       (2) (4369 sayılı Kanunla değişmeden önceki ibare)
                "% 25'in, - % 0.75, - % 28.75, - % 32.5"
---------------------------------------------------
                GEÇİCİ MADDE 25. - (4369 sayılı Kanunun 82/4-h maddesiyle 1.1.1999 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılmıştır.) (*)
---------------------------------------------------
(*) 4369 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki şekli)
                GEÇİCİ MADDE 25. - (4108 sayılı kanunun 32 inci maddesiyle eklenen madde) 2.6.1995 tarihinden geçerli olmak üzere) 1.1.1995 - 31.12.2000yılları arasında uygulanmak üzere, Kurumlar vergisi mükelleflerince genel bütçeye dahil dairelere, katma bütçeli dairelere, il özel idarelerine, belediyelere, vakıflara veya köylere bağışlanan camilerin inşası dolayısı ile yapılan harcamalar veya camilerin inşası için anılan kuruluşlara yapılan her türlü bağış ve yardımlar ile mevcut camilerin idamesi için yapılan her türlü maddi ve ayni bağış ve yardımlar kurum kazancının tespitinde gider olarak hasılattan indirilir.
---------------------------------------------------
                GEÇİCİ MADDE 26 - (4108 sayılı kanunun 32 inci maddesiyle eklenen madde) (2.6.1995 tarihinden geçerli olmak üzere) Kurumlar Vergisi Kanununun 25 inci maddesinin bu Kanunla değiştirilen ikinci fıkrası hükmü, 1995 yılı hesap döneminden itibaren elde edilen kazançlara uygulanır.
                GEÇİCİ MADDE 27 - (4369 sayılı Kanunun 58'inci maddesiyle eklenen madde) 29.7.1998 tarihinden geçerli olmak üzere) Bu Kanunun yayımı tarihinden önce mükellefiyetini iş ortaklığı olarak tesis ettirmiş olan kurumlar, bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren bir ay içerisinde vergi dairesine başvurarak Kurumlar Vergisi kanununun bu Kanunla değiştirilen mükerrer 6ncı maddesindeki ihtiyarilik hakkından yararlanabilirler. Bu hükmün uygulamasına ilişkin usul ve esasları tespit etmeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
                GEÇİCİ MADDE 28 -(4444 sayılı Kanunun 6'ncı maddesiyle eklenen madde) (14.8.1999 tarihinden geçerli olmak üzere) a) 1/1/1999 - 31/12/2002 tarihleri arasında uygulanmak üzere, tam mükellefiyete tabi kurumların iştirak hisselerinin veya gayri menkullerinin satışından doğan kazancın, satışın yapıldığı yılda kurum sermayesine ilave edilen kısmı, kurumlar vergisinden müstesnadır. Şu kadar ki, vadeli satış halinde, satışın yapıldığı hesap dönemini takip eden ikinci hesap döneminin sonuna kadar tahsil edilen kazançların tutarı, ilgili yıl kurum kazancından indirilir. Bu tarihten sonra yapılacak tahsilat için bu hüküm uygulanmaz. ilk yapılan tahsilatın iştirak hissesi ve gayrimenkulun maliyet bedeline ilişkin olduğu kabul edilir.
                Bu hüküm, kurumların üretim tesislerinin ve bu tesislere ilişkin gayri menkullerinin tamamının veya bir kısmının, teşvik belgeli yatırım yapmak üzere kurulacak olan bir sermaye şirketine veya yeni kurulacak yabancı ortaklı bir anonim şirkete ayni sermaye olarak konulması halinde de uygulanır. Bu durumda yeni kurulacak şirketin tam mükellef ve yapacağı yatırımın asgari beş milyon ABD Doları veya muadili yabancı para karşılığı Türk Lirası olması şarttır. Bu şartlara ilave olarak yabancı ortaklı sermaye şirketinde yabancı ortağın sermaye payının bir milyon ABD doları veya muadili yabancı para karşılığı Türk Lirası ve % 20'den az olmaması ve kambiyo mevzuatı gereğince Türkiye'ye döviz olarak getirildiğinin tevsik edilmesi gerekir.
                Üretim tesislerinin ve bu tesislere ilişkin gayri menkullerin tamamının veya bir kısmının teşvik belgeli yatırım yapmak üzere kurulacak bir sermaye şirketine veya yeni kurulacak yabancı ortaklı bir anonim şirkete ayni sermaye olarak konulmasından doğan ve bu maddeye göre vergiden müstesna tutulan kazançlar, Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının 6 numaralı bendinin b-ii alt bendine göre vergi tevkif atına tabi tutulmaz.
                Kurumların iki tam yıl süreyle aktifinde yer almayan iştirak hisselerinin veya gayri menkullerini satışından elde ettikleri kazançlar ile menkul kıymet veya gayrimenkul ticareti ile uğraşan kurumların ellerinde bulundurdukları değerlerin satışından elde ettikleri kazançlar istisna kapsamı dışındadır.
                Rüçhan hakkı kullanılmak suretiyle edinilen hisse senetleri ile iştirak edilen kurumun ihtiyat akçeleri, banka provizyonları ve Vergi usul Kanununa göre ayrılan yeniden değerleme fonlarının sermayeye ilavesi dolayısıyla bedelsiz alınan hisse senetlerinin en az iki yıl öncesinde iştirak edilen şirketlere ait olması halinde, rüçhan hakkı kullanılmak suretiyle edinilen veya bedelsiz alınan bu hisse senetleri iki yıl önce iktisap edilmiş sayılır.
                Sermayeye eklenen bu kazançların beş yıl içinde herhangi bir surette işletmeden çekilmesi veya bu süre içinde işletmelerin tasfiyesi halinde, bu kazançlar o yılın kazancı sayılarak vergiye tabi tutulur.
                1163 sayılı Kooperatifler Kanununa ya da özel kanunlara göre kurulan kooperatifler, ortağın sahip olabileceği en fazla pay tutarı dikkate alınmaksızın gayrimenkul ve iştirak hisselerinin satışından doğan kazanç istisnasından yararlanırlar. Ancak, iştirak hisseleriyle gayri menkullerin satışından doğan kazanç sermayeye eklenmeyerek özel bir fon hesabında gösterilir ve hiçbir şekilde ortaklara dağıtılmaz, kooperatifin amaçlarının gerçekleştirilmesinde kullanılır.
                Türk Ticaret Kanununun 391 inci maddesinin bu suretle gerçekleştirilecek sermaye artırımına aykırı hükümleri uygulanmaz.
                Bu hükümden yararlanan kurumların gayrimenkul ve iştirak hisselerinin satışından doğan kazancın tespitinde Gelir Vergisi Kanununun 38 inci maddesinin son fıkrası hükmü uygulanmaz.
                Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra bu madde kapsamında yapılacak tescil işlemleri tapu ve kadastro harcından, lehe alınan paralar banka ve sigorta muameleleri vergisinden müstesnadır.
                b) 1/1/1999 - 31/12/2002 tarihleri arasında uygulanmak üzere, anonim şirketlerin kuruluşlarında veya sermayelerini artırdıkları sırada çıkardıkları hisse senetlerinin itibari değerlerinin üzerinde elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar ,Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin 6 numaralı bendinin ikinci fıkrasının b-ii alt bendine göre tevkif ata tabi tutulmaz.
                Yürürlük:
                MADDE 47 - Bu kanun 1 Ocak 1950 tarihinde yürürlüğe girer.
                Yetki:
                MADDE 48 - Bu Kanun hükümlerini Maliye Bakanı yürütür.
 

KURUMLAR VERGİSİ KANUNU TEBLİĞLERİ
 
Kurumlar Vergisi Genel Tebliği
Seri No.: 51
(6 Temmuz 1995 Tarihli ve 22335 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.)
 
                213 Sayılı Vergi Usul Kanunu, 6183 sayılı amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu, 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklikler Yapılması Hakkında 25.5.1995 tarih ve 4108 sayılı Kanun, 2.6.1995 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
                Anılan Kanunun Kurumlar Vergisi Kanununa ilişkin hükümleri ile ilgili olarak aşağıdaki açıklamaların yapılması gerekli görülmüştür.
                I - KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLİ İŞLETMELERE KREDİ TEMİNATI SAĞLAYAN KURUMLARA TANINAN MUAFİYET
                4108 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi ile Kurumlar Vergisi Kanununun 7 inci maddesine aşağıdaki 24 numaralı bent eklenmiştir.
                "Yabancı ülkeler veya uluslararası finans kuruluşları ile yapılan mali ve teknik işbirliği anlaşmaları çerçevesinde münhasıran küçük ve orta ölçekli işletmelere kredi teminatı sağlamak üzere kurulan bu faaliyetlerin elde ettikleri kazançları teminat sorumluluk fonlarına ekleyen ve sahip oldukları bu fonları ortaklarına dağıtmayarak küçük ve orta ölçekli eşletmelere kredi sağlayan banka ve kuruluşlara yatıran kurumlar."
                Söz konusu bent hükmü, 4108 sayılı Kanunun 40/c maddesi hükmüne göre, 1.1.1995 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere bu Kanunun yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.
                12.4.1995 tarihli ve 3624 sayılı Küçük ve orta ölçekli Sanayi Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanunun 2 inci maddesinde, "İmalat sanayi sektöründe 1-50 arasında işçi çalıştıran sanayi işletmeleri küçük sanayi işletmelerini, 51-150 arası işçi çalıştıran sanayi işletmeleri orta ölçekli sanayi işletmelerini ifade eder." hükmü yer almaktadır.
                Muafiyetten yararlanacak olan kurumun, münhasıran anılan Kanunda tanımlanan küçük ve orta ölçekli işletmelerin kredi teminatı sağlama alanında karşılaştıkları güçlüklerin giderilmesi amacıyla kurulmuş olması gerekir.
                Diğer taraftan, söz konusu muafiyetten yararlanacak kurumun statüsü önem arz etmektedir. Bu kurumun,Kurumlar Vergisi Kanununun 1nci maddesinde yazılı kurumlar arasında yer alması yeterlidir. Ancak, sözü edilen kurumların kuruluş sözleşmelerinde münhasıran küçük ve orta ölçekli işletmeleri kredi teminatı sağlamak üzere kuruldukları ve faaliyetlerini bu çerçevede sürdürecekleri, ortaklara kar payı dağıtmayacakları açıkça yazılı olacaktır.
                Yukarıda açıklanan şekilde kurulan bu kurumların, Kurumlar Vergisi Kanununun 7 inci maddesinin 24 numaralı bendinde yer alan muafiyetten yararlanabilmeleri için:
                - Kurumun, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile yabancı devletler veya uluslararası finans kuruluşları arasında imzalanan mali ve teknik işbirliği anlaşmaları çerçevesinde faaliyette bulunmak üzere kurulmuş olması,
                - Kurumun elde ettiği kazançların kanuni yükümlüklerin yerine getirilmesinden sonra kalan tutarının tamamının teminat sorumluluk fonuna eklenmesi,
                - Teminat sorumluluk fonunun ortaklara dağıtılmaması, sadece küçük ve orta ölçekli işletmelere kredi temininde teminat sağlamak için kullanılması ,
                - Teminat sorumluluk fonunun küçük ve orta ölçekli işletmelere kredi sağlayan banka ve kuruluşlarda değerlendirilmesi,
                şarttır.
                II -YATIRIM İNDİRİMİ İSTİSNASI
                4108 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle Kurumlar Vergisi Kanunun 25 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü, "Yukarıdaki orana göre hesaplanan vergi, indirim ve istisnalar düşülmeden önceki kurum kazancının %20'sinden az olamaz. Bu hesaplamada iştirak kazançları, yatırım fonları ve ortaklıklarının portföy işletmeciliğinden doğan kazançları ve yatırım indirimi dikkate alınmaz." şeklinde değiştirilerek yatırım indirimi istisnası %20 oranlı kurumlar vergisi kapsamından çıkarılmıştır. ancak aynı kanunun 22 inci maddesiyle Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının 4 numaralı bendinin parantez içi hükmü de "( Kurumlar Vergisi Kanunun 8 inci maddesinin 1 ve 6 numaralı bentlerine göre kurumlar vergisinden müstesna tutulan kazançlar hariç)" şeklinde değiştirilerek yatırım indirimi istisnası, Kurumlar Vergisi Kanunun 75/4 maddesi ile belirlenen menkul sermaye iratları ve bu Kanunun 94/6-b maddesi uyarınca yapılacak tevkif at matrahı kapsamına dahil edilmiştir. Söz konusu hükümler, 1.1.1995 tarihinden geçerli olmak üzere 4108 sayılı Kanunun yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.
                Yapılan bu yeni düzenlemeye göre, kurum kazancının yatırım indirimine tekabül eden kısmı daha önce olduğu gibi kurumlar vergisinden müstesna tutulacaktır. Ayrıca indirim konusu Bu kazançlar %20 oranlı kurumlar vergisi matrahına da dahil edilmeyecektir. Bununla birlikte, yatırım indiriminden yararlanan kazançlar, Kurumlar Vergisi Kanunun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının 4 numaralı bendinde 4108 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle bu bentte yer alan menkul sermaye iradının kapsamına dahil edilmiş olduğundan, aynı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının 6 numaralı bendinin (b) alt bendi uyarınca vergi tevkif atına tabi tutulacaktır.Bilindiği üzere, bu vergi tevkif atının oranı, halka açık anonim şirketlerde %10, Diğer kurumlarda ise %20 olarak uygulanmaktadır.                                               
                Vergi Usul Kanununun 174 üncü maddesi gereğince, takvim yılı dönemi, faaliyet ve muamelelerinin mahiyetine uygun bulunmayanlar için Maliye Bakanlığınca özel hesap dönemi tayin edilmektedir. Bu maddeye göre özel hesap dönemi tayin edilenlerin kurum kazancı, hesap döneminin kapandığı takvim yılının kazancı olarak vergilendirilmektedir.
                 Buna göre, özel hesap dönemi tayin edilmiş bulunan mükelleflerin 1994 yılında başlayıp 1995 yılı içinde sona eren özel hesap döneminde elde ettikleri kurum kazancı 1995 yılının kazancı sayılmaktadır. Bu mükelleflerin bu hesap döneminde elde ettikleri kazançlar ve yatırım indirimi hakkında yukarıda yapılan açıklamalara göre işlem yapılacaktır. Dolayısıyla yatırım indirimine konu olan kazançlar %25 ve %20 oranlı kurumlar vergisine tabi tutulmayacak, ancak gelir vergisi tevkif at matrahına dahil edilecektir.
                III- İŞTİRAK HİSSELERİ VEYA GAYRİ MENKULLERİN SATIŞI İLE ÜRETİM TESİSLERİNİN AYNI SERMAYE OLARAK KONULMASINDAN DOĞAN KAZANÇLARA İLİŞKİN İSTİSNA
                Kurumlar vergisi Kanununa 4108 sayılı kanunla eklenen geçici 23 üncü maddenin (a) bendi aşağıdaki gibidir.
                "1.1.1994 - 31.12.1998 tarihleri arasında uygulanmak üzere, tam mükellefiyete tabi kurumların iştirak hisselerinin veya gayri menkullerinin satışından doğan kazancın, satışın yapıldığı yılda kurum sermayesine ilave edilen kısmı, kurumlar vergisinden müstesnadır. Şu kadar ki, vadeli satış halinde, satışın yapıldığı hesap dönemini takip eden ikinci hesap döneminin sonuna kadar tahsil edilen kazançların tutarı, ilgili yıl kurum kazancından indirilir. Bu tarihten sonra yapılacak tahsilat için bu hüküm uygulanmaz. İlk yapılan tahsilatın iştirak hissesi veya gayri menkulün maliyet bedeline ilişkin olduğu kabul edilir.
                Bu hüküm, kurumların üretim tesislerinin ve bu tesislere ilişkin gayri menkullerinin tamamının veya bir kısmının teşvik belgeli yatırım yapmak üzere kurulacak olan bir sermaye şirketine veya yeni kurulacak yabancı ortaklı bir anonim şirkete ayni sermaye olarak konulması halinde de uygulanır. Bu durumda yeni kurulacak şirketin tam mükellef ve yapacağı yatırımın asgari 5 milyon A.B.D. Doları veya muadili yabancı para karşılığı Türk lirası olması şarttır. Bu şartlara ilave olarak yabancı ortaklı sermaye şirketinde yabancı ortağın sermaye payının 1 milyon A.B.D. Doları veya muadili yabancı para karşılığı Türk lirası ve % 20 den az olmaması ve kambiyo mevzuatı gereğince Türkiye'ye döviz olarak getirildiğinin tevsik edilmesi gerekir.
                Bu kazançların sermayeye ilavesi kâr dağıtımı sayılmaz. kurumlar vergisinden müstesna tutulan kazançlar, bu Kanunun 25 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre % 20 kurumlar vergisine tabi tutulmaz, üretim tesislerinin ve bu tesislere ilişkin gayri menkullerin tamamının veya bir kısmının teşvik belgeli yatırım yapmak üzere kurulacak .bir sermaye şirketine veya yeni kurulacak yabancı ortaklı bir anonim şirkete ayni sermaye olarak konulmasından doğan ve bu maddeye göre vergiden müstesna tutulan kazançlar, Gelir Vergisi kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının 6 numaralı bendinin (b) alt bendine göre vergi tevkif atına tabi tutulmaz. Bu hüküm uyarınca vergiden istisna edilen diğer kazançlar için ise bu vergi tevkif atı % 10 olarak uygulanır.
                Kurumların iki tam yıl süreyle aktifinde yer almayan iştirak hisselerinin veya gayri menkullerinin satışından elde ettikleri kazançlar ve ticareti ile uğraşan kurumların ellerinde bulundurdukları değerlerin satışından elde ettikleri kazançlar, istisna kapsamı dışındadır.
                Rüçhan hakkı kullanılmak suretiyle edinilen hisse senetleri ile iştirak edilen kurum ihtiyat akçeleri, banka provizyonları ve Vergi Usul Kanununa göre ayrılan yeniden değerleme fonlarının sermayeye ilavesi dolayısıyla bedelsiz alınan hisse senetlerinin en az iki yıl öncesinde iştirak edilen şirketlere ait olması halinde, rüçhan hakkı kullanılmak suretiyle edinilen veya bedelsiz alınan bu hisse senetleri iki tam yıl önce iktisap edilmiş sayılır.
                Sermayeye eklenen bu kazançların beş yıl içinde herhangi bir surette işletmeden çekilmesi veya bu süre içinde işletmelerin tasfiyesi halinde, bu kazançlar o yılın kazancı sayılarak vergiye tabi tutulur.
                1163 sayılı Kooperatifler Kanuna ya da özel kanunlara göre kurulan kooperatifler, ortağın sahip olabileceği en fazla pay tutarı dikkate alınmaksızın gayrimenkul ve iştirak hisselerinin satışından doğan kazanç istisnasından yararlanırlar. Ancak, iştirak hisseleriyle gayri menkullerin satışından doğan kazanç sermayeye eklenmeyerek özel bir fon hesabında gösterilir ve hiç bir şekilde ortaklara dağıtılmaz, kooperatifin amaçlarının gerçekleştirilmesinde kullanılır.
                Türk Ticaret Kanununun 391 inci maddesinin bu suretle gerçekleştirilecek sermaye artırımına aykırı hükümleri uygulanmaz.
                Bu hükümden yararlanan kurumların gayrimenkul ve iştirak hisselerinin satışından doğan kazancın tespitinde, Gelir Vergisi Kanununun 38 inci maddesinin son fıkrası hükmü uygulanmaz.
                Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra bu madde kapsamında yapılacak tescil işlemleri tapu ve kadastro harcından, lehe alınan paralar banka ve sigorta muameleleri vergisinden müstesnadır.
                Bu bendin uygulanmasına ilişkin esaslar aşağıda açıklanmıştır.
                A - İŞTİRAK HİSSELERİ VEYA GAYRİMENKULLERİN SATIŞINDAN DOĞAN KAZANÇLARA İLİŞKİN İSTİSNA
                1) İstisnadan Yararlanacak Olan Mükellefler:
                Bu istisnadan yararlanacak olan kurum tam mükellefiyete tabi kurum olması gerekir. Dar mükellef kurumların bu istisnadan yararlanmaları mümkün değildir.
                1163 sayılı Kooperatifler Kanununa ya da özel kanunlara göre kurulan kooperatifler, ortağın sahip olabileceği en fazla pay tutarı dikkate alınmaksızın iştirak hisseleri veya gayri menkullerin satışından doğan kazanç istisnasından yararlanabileceklerdir. Ancak kooperatiflerde, iştirak hisseleriyle gayri menkullerin satışından doğan kazancın özel bir fon hesabında tutulması gerekir. Fonda tutulan bu meblağ ortaklara dağıtılmayarak sadece kooperatifin amaçlarının gerçekleştirilmesinde kullanılacaktır.
                Bilindiği üzere konut veya işyeri yapı kooperatiflerinde kooperatifin amacı üyelerini bir konut veya işyeri sahibi yapmaktır. Buna göre, bu kooperatiflerin sahip oldukları arsaların müteahhitlere kat karşılığı verilmesi halinde, ortakların her biri konut veya işyeri sahibi olacağından kooperatifin amacı gerçekleşmiş olacaktır. Bu nedenle, müteahhide kat karşılığı arsa payı devrinden doğan kazancın kurumlar vergisinden müstesna tutulması gerekir.
                Ancak bu istisna, ortak sayısı kadar iktisap edilen konut veya işyerinden doğan kazanç için söz konusu olacaktır. Kat karşılığı arsa satışında ortak sayısından fazla konut veya işyeri alınması halinde, bunlara isabet eden kazanca söz konusu istisna uygulanmayacaktır.
                Yapı kooperatiflerinin amaçlarını gerçekleştirmelerinden başka bir ifade ile ortakların birer konut veya işyeri sahibi olmasından sonra, fazla olan arsalarının nakit veya kat karşılığı satılması halinde bu satış veya devirden doğan kazanç için Kurumlar Vergisi kanununun geçici 23/a maddesindeki istisna uygulanmayacaktır.
                Kooperatifin amaçlarını gerçekleştirmeyip tasfiyeye girmesi halinde, iştirak hisseleri veya gayri menkullerin satışından sağlanan kazancın tasfiye dönemi karı olarak vergilendirileceği tabiidir.
                Yapı kooperatifleri dışında diğer kooperatiflerin de bu açıklamalar çerçevesinde yapacağı işlemlerden doğan kazançları kurumlar vergisinden müstesna tutulabilecektir.
                2 - İstisnanın Uygulanmasına Konu Olacak İktisadi Kıymetler
                a) Gayri menkuller
                Gayrimenkullar esas niteliği bakımından bir yerden başka bir yere taşınması mümkün olmayan, dolayısıyla yerinde sabit olan mallardır. Bunlar Türk Medeni Kanununun 632 inci maddesinde arazi, tapu siciline müstakil ve daimi olmak üzere ayrıca kaydedilen haklar ve madenler olarak sayılmıştır. Ayrıca anılan maddede sayılmamakla birlikte, bulunduğu arsa veya arazinin mütemmim cüzü niteliğinde olduklarından binaların da gayrimenkul olduğu şüphesizdir. Gayri menkullerin bu istisnanın uygulanmasına konu olabilmesi için medeni kanunun 910 ve 911 inci maddesi gereğince tapuya tescil edilmiş olması şarttır.
                b) İştirak Hissesi                
                Kurumlar Vergisi kanununun geçici 23 üncü maddesinin (a) bendinde yer alan "iştirak hisseleri" deyimi, menkul değerler portföyüne dahil hisse senetleri ile ortaklık paylarını ifade etmektedir.                               10 Şubat 1995 tarihli ve 22198 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 49 Seri no.lı Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinde iştirak hissesinin ve gayri menkulün tanımı konusunda yer alan açıklamalar Kurumlar Vergisi kanununun geçici 23 üncü maddesinin (a) bendindeki istisnanın uygulanmasında da geçerli olacaktır.
                3 - İştirak Hisseleri veya Gayri menkullerin satışından Doğan kazancın Kurumlar Vergisinden Müstesna tutulmasında Göz önünde Bulundurulması Gereken Hususlar
                a) İştirak Hisseleri veya Gayri menkullerin İki Tam Yıl Süre İle Aktifte Bulundurulması
                İstisna uygulamasına konu olacak iştirak hisseleri veya gayri menkullerin iki tam yıl süreyle aktifte yer almış olması gerekmektedir. Örneğin, 15.2.1993 tarihinde iktisap edilmiş bir iştirak hissesi veya gayri menkulün 15.2.1995 tarihinden sonra (bu tarih dahil) satılması halinde, bu satıştan doğan kazanç bu Tebliğde açıklanan şartlar gereğince kurumlar vergisinden müstesna tutulabilecektir. satışın bu tarihten önce yapılması halinde ise istisna uygulanmayacaktır.
                Öte yandan, ayrılan ihtiyat akçeleri ile banka provizyonlarının ve Vergi Usul Kanununa göre ayrılan yeniden değerleme fonunun sermayeye ilavesi dolayısıyla doğan kazancın sermayeye ilavesi halinde sermayeye eklenen bu kazançlar, bedelsiz hisse senedi verilmesine neden olan hisse senetlerinin şirketin aktifinde en az iki yıl öncesinde yer almış olması şartıyla kurumlar vergisinden müstesna tutulacaktır. İki tam yıl süre ile aktifte bulundurulan hisse senetlerine bağlı olarak bedelsiz elde edilen hisse senetleri için iki tam yıl süre ile işletmede bulundurulma şartı aranmayacaktır. Aynı şekilde rüçhan hakkı kullanılmak suretiyle satın alınan hisse senetleri için de bu rüçhan haklarının ilgili olduğu hisse senetlerinin iki tam yıl süreyle işletmede bulundurulması durumunda rüçhan hakkı kullanılmak suretiyle alınan yeni hisse senetlerinin ayrıca iki tam yıl işletmede bulundurulması gerekmeyecektir.
                b) Gayrimenkul veya Menkul Kıymet Ticareti ile Uğraşılması:
                Gayrimenkul veya menkul kıymet ticareti ile uğraşan kurumların bu amaçla ellerinde bulundurdukları iştirak hisselerinin veya gayri menkullerinin satışından doğan kazançlar için istisnadan yararlanmaları mümkün değildir. Ancak, bu kurumların faaliyetlerinin yürütülmesine tahsis ettikleri gayri menkullerin satışından sağladıkları kazançlar istisna uygulamasına konu olabilecektir.
                Örneğin, bir inşaat şirketinin merkezi olarak kullanılmak üzere inşa etmiş olduğu bir binayı en az iki tam yıl süre ile kullandıktan sonra satması halinde, bu satıştan doğan kazanç kurumlar vergisinden müstesna tutulabilecektir. Bu şirketin satmak amacıyla inşa etmiş olduğu veya satın aldığı binaların satışından elde ettiği kazançlar için bu istisna uygulanmayacaktır.
                Aynı şekilde, menkul kıymet ticareti ile uğraşan mükelleflerin doğrudan veya dolaylı olarak diğer şirketlerin yönetimine ve ortaklık politikalarının belirlenmesine katılmak üzere edindiği ortaklık payları da bu istisna uygulamasına konu olabilecektir.
                c) Holding Şirketlerin Durumu
                Türk Ticaret Kanununa göre, "gayesi esas itibariyle başka işletmelere iştirakten ibaret olan" holding şirketlerin iştirak hisseleri satışından doğan kazançlarına bu istisna uygulanmayacaktır. Ancak holding şirketlerin gayrimenkul satışından doğan kazançları, esas faaliyetleri çerçevesinde elde edilmediğinden bu kazançları dolayısıyla istisnadan yararlandırılmaları gerekir.
                d) Sermaye Artırımının Gerçekleştirilmesi
                İştirak hisseleri veya gayri menkullerin satışından doğan kazancın satışın yapıldığı yılda sermayeye eklenen kısmı kurumlar vergisinden müstesna tutulacaktır. Ancak, bazı nedenlerle sermaye artırım işlemlerinin satışın yapıldığı yılda gerçekleşmesi mümkün olmayabilir. Bu durumda, sözü edilen istisnadan yararlanılması için, bu tür satışların yapıldığı döneme ait kurumlar vergisi beyannamesinin verileceği tarihe kadar şirket yetkili organınca sermaye artırımı işlemlerinin satışın yapıldığı yıla ait kurumlar vergisi beyannamesinin verileceği hesap döneminin sonuna kadar tamamlanması gerekir. Bu süre içinde verileceği hesap döneminin sonuna kadar tamamlanması gerekir. Bu süre içinde sermaye artırımı işlemlerinin tamamlanmaması halinde, sözü edilen istisnadan yararlanılması mümkün değildir. Bu durumda olan mükelleflerin yararlandıkları istisna nedeniyle zamanında alınmayan vergiler, Vergi Usul kanununun ilgili hükümlerine göre kendilerinden tahsil edilecektir.
                4108 sayılı Kanun, 2 Haziran 1995 tarihli ve 2301 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu tarihten önce söz konusu istisna yürürlükte olmadığından bazı kurumlar 1994 yılındaki iştirak hisseleri veya gayri menkullerin satışından doğan kazançlarını, satışın yapıldığı yılda sermayelerine ilave etmemiş olabilirler. Bu durumda olan kurumların düzeltme sermayelerine ilave etmemiş olabilirler. Bu durumda olan kurumların düzeltme beyannamesini verecekleri tarihe kadar 1994 yılındaki iştirak hisseleri veya gayrimenkul satışından doğan kazançlarını sermayelerine eklemelerine dair şirket yetkili organlarının karar vermeleri ve bu konuda ilgili Bakanlığa (kayıtlı sermaye sistemi uygulayanların ise Sermaye Piyasası Kurulu'na başvurmaları halinde, bu kazançlar için kurumlar Vergisi Kanununun geçici 23 üncü maddesinin (a) bendindeki istisnadan yararlanmaları mümkün bulunmaktadır. Ancak bu kurumların sermaye artırımı işlemlerini 31.12.1995 tarihine kadar gerçekleştirmeleri şarttır.
                e) Sermayeye Eklenen Kazançların İşletmeden Çekilmesi
                kurumlar Vergisi kanununun geçici 23 üncü maddesinin (a) bendi hükmü çerçevesinde sermayeye eklenen kazançların, beş yıl içinde işletmeden çekilmesi veya bu süre içinde işletmenin tasfiyesi halinde, daha önce kurumlar vergisinden müstesna tutulmuş olan bu kazançların, işletmeden çekildiği veya şirketin tasfiye edildiği yılın kazancı sayılarak kurumlar vergisine tabi tutulması gerekir. Beş yıllık sürenin başlangıç tarihinden, gayrimenkul veya iştirak hissesinin satışından sağlanan kazancın sermayeye eklendiği tarihin anlaşılması gerekir.
                f) Kurumlar Vergisinden Müstesna Tutulan Kazançlar Hakkında Gelir Vergisi Kanununun 38 inci Maddesinin Son Fıkrası Hükmünün Uygulanması
                Kurumların, iştirak hisselerinin veya gayri menkullerinin satışından doğan kazançlarını, Kurumlar Vergisi Kanununun geçici 23 üncü maddesinin (a) bendi çerçevesinde sermayelerine ilave etmeleri halinde, sermayeye eklenen bu kazançların tespitinde Gelir Vergisi kanununun 38 inci maddesinin son fıkrası hükmü uygulanmayacaktır.
                1994 yılı hesap döneminde iştirak hissesi veya gayrimenkul satışından doğan kazançlar, Gelir Vergisi Kanununun 38 inci maddesine göre maliyet artışına konu edilmiş ve satış kazancının bir kısmı maliyet artışları fonuna aktarılmış olabilir. Bu halde de mükellefler diledikleri takdirde geçici 23 üncü maddenin (a) bendindeki istisnadan yararlanma imkanına sahiptirler. Bu durumda, maliyet artış fonuna aktarılan kazanç kısmı sermaye hesabına aktarılacaktır. Gayrimenkul satış kazancının maliyet artış fonunu aşan ve sermayeye eklenmesi gereken kısmı ise fevkalade ihtiyatlardan karşılanacaktır. Ancak, fevkalade ihtiyatların sermayeye eklenecek bu tutarı karşılamaması halinde, bu kısmı için sermayeye bir ilave yapılamayacağından söz konusu istisna hükmünün uygulanması mümkün olmayacaktır.
                g) Bedelsiz Olarak Elde Edilen Hisse senetlerinin satışından Sağlanan Kazançlar
                Kurumlar Vergisi Kanununa eklenen geçici 23/a maddesi hükmü ile tam mükellef kurumların aktiflerine dahil bulunan gayrimenkul ve iştirak hisselerini satmaları ve elde edecekleri kazançlarını nakit olarak sermayelerine eklemek suretiyle işletmenin finansman sorunlarını çözmeleri amaçlanmıştır. Buna göre doğan kazancın nakit olarak sermayeye ilave edilmesi gerekmektedir. İstisnaya dayanak teşkil eden kazanç tutarlarının sermayeye ilavesi halinde sermayeye bu kapsamda elde edilen kazançların sermayeye ilavesini kâr dağıtımı olarak nitelendirmemektedir. dolayısıyla, sermaye artırımı nedeniyle verilecek bedelsiz hisse senetlerinin, bu şirkete iştirak edenler yönünden aktif ve pasiflerinde bir artışa neden olmaması gerekir.
                İştirak edenler yönünden bedelsiz olarak elde edilen hisse senetlerinin satışından doğan kazançların nakit olarak sermayeye eklenmesi halinde, sermayeye eklenen bu kazançlar kurumlar vergisinden müstesna tutulacaktır.
                h) Satış Vaadi sözleşmesi İle satışı Öngörülen Gayri menkuller
                Bilindiği üzere, bazen gayri menkuller için satış vaadi sözleşmesi yapılarak, satış bedelinin bir kısmı bu sözleşmenin yapıldığı tarihte peşin alınabilmektedir.
                Kurumlar Vergisi Kanununun geçici 23 üncü maddesinin (a) fıkrasında iştirak hisseleri veya gayri menkullerin peşin veya vadeli olarak satışı halinde bu satıştan doğan ve sermayeye eklenen kazançlar kurumlar vergisinden müstesna tutulmuştur. Gayri menkullerde, tapuda tescil yapılmadıkça mülkiyet karşı tarafa geçmeyeceğinden satış vaadi sözleşmeleri ile satış akitleri bu madde hükmünün uygulanmasında dikkate alınmayacaktır.
                Bu nedenle, satış vaadi sözleşmeleri ile satış akitleri çerçevesinde tahsil olunan bedel dolayısıyla istisnanın uygulanması mümkün değildir. Söz konusu gayri menkullerin tescilinden sonra sermayeye ilave edilen kısmı kurumlar vergisinden müstesna tutulacaktır.
                4 - İstisnanın Uygulaması
                a) Peşin Satışlarda İstisnanın uygulanması
                İştirak hisseleri veya gayri menkullerin satışında istisna, satışın yapıldığı yılda sermayeye ilave edilen kazanç kısmına uygulanacaktır. Buna göre, elde edilen kazancın tamamının sermayeye ilave edilmesi şartı aranmayacaktır. Ancak, satışın yapıldığı yılda sermayeye eklenmeyen kazanç tutarı için hiçbir şekilde istisna uygulanmayacak ve söz konusu kazançlar satışın yapıldığı yılın kazancı olarak vergilendirilecektir. Bu nedenle, her şeyden önce satış bedelinin nakden tahsil edilmesi gerekmektedir. Nakit deyiminden nakit paranın yanı sıra her an paraya çevrilebilir altın, Devlet Tahvili, Hazine bonosu, Toplu Konut İdaresi ve Kamu Ortaklığı İdaresince çıkarılan menkul kıymetler, Bankalar Kanununun 13/4 üncü maddesine dayanılarak Kalkınma ve yatırım bankalarınca çıkarılan tahvil, bono ve benzeri menkul kıymetler ile Sermaye Piyasası Kanununa göre Sermaye Piyasası Kurulunca halka arzına izin verilen menkul kıymetler ve tahvillerin anlaşılması gerekir. Ancak her an nakde çevrilebilir kıymetlerin en geç sermaye artırımının gerçekleştirildiği tarihe kadar nakde dönüştürülmesi zorunludur.
                İştirak hisseleri veya gayri menkullerin, nakit karşılığı olmaksızın devir ve temliki, takası gibi işlemler istisna kapsamına girmemektedir. Anca, işletmeye nakit girişi olmamakla beraber, iştirak hisseleri veya gayri menkullerin borç karşılığı takası, işletmenin finansman imkanlarını artıracağından istisnanın uygulanması gerekir. Trampa ise bir satış olmayıp, bir hak veya malın başka bir hak veya mal ile değiştirilmesidir. Satışta karşılık para olduğu halde, trampada mal veya haktır.
                Gayri menkullerin kamulaştırılmasından doğan kazançlar hakkında da söz konusu istisna hükmünün yukarıda açıklanan esaslar çerçevesinde uygulanması gerekir. Kamulaştırmadan doğan kazancın tamamının kamulaştırmanın yapıldığı yılda tahsis edilmesi halinde tahsil edildiği yıl sermayeye eklenen kazanç tutarı istisnadan yararlanacaktır. Sermayeye eklenmeyen kazanç tutarı hiçbir şekilde istisnadan yararlandırılmayacaktır.
                Kamulaştırma bedeline açılan bedel artırımı davası sonucu mahkeme kararına göre tahsil edilen artırım bedelinin, tahsil edildiği yılda sermayeye ilave edilmesi halinde, bu kazancın da kurumlar vergisinden müstesna tutulması gerekir. Ancak, kamulaştırma bedelinin geç ödenmesi nedeniyle faiz tahakkuk ettirilmesi halinde bu faizlerin kurumlar vergisi istisnasından yararlanması mümkün değildir. Kamulaştırma bedelinin peşin ödenmemesi halinde, vadeli satışa uygulanan esaslar geçerli olacaktır.
                b) Vadeli Satışlarda İstisnanın Uygulanması
                İştirak hisselerinin veya gayri menkullerinin vadeli satışı halinde, satışın yapıldığı hesap dönemini takip eden ikinci hesap döneminin sonuna kadar tahsil edilen ve sermayeye eklenen kazanç tutarı o yıl kurum kazancından indirilecektir. Kurum her yıl tahsis ettiği ve sermayesine eklediği kazanç kadar istisnadan yararlanacaktır. Ancak satışın yapıldığı hesap dönemini takip eden ikinci yılın sonuna kadar tahsil edilemeyen kazançların sonraki yıllarda tahsil edilerek sermayeye eklenmesi halinde, sermayeye ilave edilen bu kazançlar için istisna uygulanmayacaktır.
                ÖRNEK: 1
                (A) Anonim Şirketi, 1990 yılında satın aldığı ve aktifinde 500.000.000 lira değerle kayıtlı gayri menkulü, 1994 yılında 3.000.000.000 liraya vadeli olarak satmış ve bu satıştan 2.500.000.000 lira kazanç sağlamıştır. (Bu örnekte amortismanlar ve yeniden değerleme ihmal edilmiştir.) Satış bedelinin 700.000.000 liralık kısmı 1994 yılında, 1.300.000.000 lirası 1995 yılında tahsil edilmiştir. Satış bedelinin kalan kısmı ise 1996 yılında nakit olarak tahsil edilecektir. Anılan kurum sermayesini 1994 yılında 700.000.000 lira, 1995 yılında 1.300.000.000 lira artırmıştır. 1996 yılında ise 500.000.000 lira sermaye yapacaktır. Bu durumda, anılan şirketin 1994 yılında tahsil ettiği 700.000.000 lira satış bedelinin 500.000.000 lirasının gayri menkulün maliyet bedeline ilişkin olduğu kabul edilecektir. dolayısıyla, 1994 yılında vadeli satılan gayri menkulden elde edilen 2.500.000.000 lira kurum kazancının 2.300.000.000 lirası Kurumlar Vergisi Kanununun 13 üncü maddesi hükmü uyarınca1994 yılının kurum kazancına dahil edilerek vergilendirilecektir. Kalan 200.000.000 lira kazanç tutarı ise kurumlar vergisinden müstesna tutulacaktır.
                Öte yandan, 1995 ve 1996 yıllarında tahsil edilen ve anılan yıllarda sermayeye eklenen miktarlar, ilgili yılların kurum kazancından indirilecektir. Ancak sözü edilen dönemlere ilişkin faaliyetlerin zararla sonuçlanması halinde, uygulanan istisna tutarı geçmiş yıl zararı olarak müteakip yıl kazançlarından indirim konusu yapılacaktır.
                ÖRNEK: 2
                (B) Anonim Şirketi 1989 yılında 400.000.000 lira bedelle aktifine kaydettiği bir Şirkete ait hisse senetlerini 1994 yılında vadeli olarak 2.500.000.000 liraya satmıştır. Anılan şirket satış bedelinin 300.000.000 lirasını 1994 yılında 800.000.000 lirasını da 1995 yılında nakit olarak tahsil etmiştir. Geriye kalan bedelin 1.000.000.000 lirası 1996, 400.000.000 lirası da 1997 yılında tahsil edileceği varsayıldığında bu iştirak hissesinin satışından doğan kazanç aşağıdaki şekilde vergilendirilecektir.                         
                1994 yılında yapılan tahsilatın iştirak hissesinin iktisap bedeline ilişkin olduğu kabul edileceğinden bu iştirak hissesinin satışından doğan 2.100.000 liralık kârın tamamının 1994 yılının kazancına dahil edilerek vergilendirilmesi gerekir.                
                1995 yılında tahsil edilen 800.000.000 liradan, maliyet bedeline isabet eden 100.000.000 liranın tenzilinden sonra kalan 700.000.000 lira sermayeye ilave edilmiş olmak şartıyla bu yılın kurum kazancından indirilecektir.
                1996 yılında tahsil edilen 1.000.000.000 liranın anılan yılda sermayeye ilave edilen kısmı, bu yılın kurum kazancından indirilecektir. 1997 yılında tahsil edilen 400.000.000 lira ise, tamamı kurumun sermayesine ilave edilmiş olsa dahi satışın yapıldığı hesap dönemini takip eden ikinci hesap döneminden sonra tahsil edildiği için kurum kazancından indirilemeyecektir.
                5 - Kurumlar Vergisinden Müstesna Tutulan İştirak Hisseleri veya Gayri menkullerin Satışından Doğan Kazançların % 20 Oranlı Kurumlar Vergisi ve Gelir Vergisi Tevkif atı Karşısındaki Durumu:
                İştirak hisseleri veya gayri menkullerin satışından doğan ve bu Tebliğin önceki bölümlerinde açıklanan esaslar çerçevesinde kurumlar vergisinden müstesna tutulan kazançlar, Kurumlar Vergisi kanununun 25 inci maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen % 20 oranlı kurumlar vergisi matrahına dahil edilmeyecektir.
                Kurumlar vergisinden müstesna tutulan bu kazançlar, Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının 4 numaralı bendinde tanımlanan menkul sermaye iradının tespitinde indirim konusu yapılmayacaktır. Dolayısıyla anılan kazançlar, aynı Kanunun 3946 sayılı Kanunla değişen 94 üncü maddesinin 6 numaralı bendinin (b) alt bendine göre vergi tevkif atına tabi olacaktır. Bilindiği üzere su tevkif at, halka açık anonim şirketlerde % 10, diğer kurumlarda ise % 20 oranında uygulanmaktadır. Ancak bu tevkif at, tevkif at matrahının kurumların iştirak hisselerinin veya gayri menkullerinin satışından doğan ve kurumlar vergisinden müstesna tutulan kazançlara isabet eden kısmı için kurumlar Vergisi Kanununun geçici 23 üncü maddesinin (a) bendi gereğince % 10 olarak uygulanacaktır.
                İstisnasından yararlanan kurumun halka açık anonim şirket olması halinde de anılan kazançlar üzerinden % 10 gelir vergisi tevkif atının yapılması gerekmektedir.
                ÖRNEK
                Kumaş imalatı ve ticareti faaliyetinde bulunan halka açık olmayan (B) Anonim Şirketi, 1994 yılında bu faaliyetinden 800.000.000 lira, 1990 yılında iktisap ettiği gayri menkulün peşin satışından ise 200.000.000 lira kâr elde etmiştir. Gayrimenkul satışından sağlanan kazancın tamamı satışın yapıldığı yılda kurumun sermayesine ilave edilmiştir. Bu bilgilere göre, kurumun ödeyeceği kurumlar vergisi ile gelir vergisi tevkif at tutarları aşağıdaki gibi hesaplanacaktır.
                - Kurum kazancı ........................................................ 1.000.000.000.- TL
                (800.000.000 + 200.000.000)
                - İstisna ve indirimler ..............................................   (-) 200.000.000.- TL
                (Gayrimenkul satış kazancı)
                - Kurumlar Vergisi matrahı .......................................      800.000.000.- TL
                - Hesaplanan kurumlar vergisi ...................................      200.000.000.- TL
                (800.000.000 X % 25)
                - % 20 oranlı kurumlar vergisi ...................................      160.000.000.- TL
                (800.000.000 X % 20)
                - Fon payı ....................................................................         20.000.000.- TL
                (200.000.000 X % 10)
                Gelir Vergisi Tevkif atının Hesaplanması
                - Gayrimenkul satış kazancının indirim ve istisnalardan önceki kurum kazancı içindeki payı: ....% 20
                - İndirim ve istisnalardan önceki kurum kazancı .          1.000.000.000.- TL
                - İndirimler ....................................................         (-) 200.000.000.- TL
                (Kurumlar Vergisi)                                                                                         
                - Gelir Vergisi tevkif at matrahı ........................                      800.000.000.- TL
                (1.000.000.000 - 200.000.000)
                - Gayrimenkul satışından doğan kazanca ilişkin olup
                "% 10" oranında tevkif ata tabi gelir vergisi matrahı                160.000.000 TL
                (800.000.000 x % 20)
                - Gelir vergisi tevkif at tutarı..............................                      16.000.000 TL
                (160.000.000 x % 10)
                - Fon Payı ....................................................               1.600.000.- TL
                (16.000.000 x % 10)
                - Diğer gelirlere isabet eden ve % 20 oranında
                tevkif ata tabi gelir vergisi matrahı.....................              160.000.000.- TL
                (800.000.000 - 160.000.000)
                - Gelir Vergisi tevkif atı ....................................                   128.800.000.- TL                           
                (640.000.000 x % 20)
                - Fon Payı ......................................           12.800.000.- TL                          
                (128.000.000 x % 10)
 
                6 - İştirak Hisseleri veya Gayri menkullerin satışından Doğan Kazançlar ile 93/5148 ve 94/5307 Sayılı kararname Kapsamına Giren Gelirlerin Birlikte Olması Halinde Ödenecek Gelir Vergisi Tevkif atının Hesaplanması
                30.12.1993 tarihli ve 93/5148 sayılı kararname ile Gelir Vergisi kanununun 94 üncü maddesinin 6 numaralı bendinin (b) alt bendine göre yapılacak gelir vergisi tevkif at oranının, kurumların Devlet Tahvili ve Hazine bonosu faizleri ile Toplu konut İdaresi ve kamu Ortaklığı İdaresince çıkarılan menkul kıymetlerin gelirlerine isabet eden kısmı için "0" için olarak uygulanması öngörülmüştür. Bu kısım, sözü edilen faiz gelirlerinin toplam kurum hasılatı içindeki payına göre hesaplanmaktadır. Anılan kararname hükmü kurumların 1995 ve müteakip yıllarda elde edilecek gelirleri için uygulanmaktadır. 1994 yılı hesap döneminde elde edilen kazançlar için ise 14.2.1994 tarihli ve 94/5307 sayılı Kararname hükümleri uygulanmıştır.
                Kurumlar vergisi kanununun geçici 23 üncü maddesinin (a) bendi hükmü, kurumların 1994 yılı hesap dönemi kazançlarına da uygulanacaktır. buna göre, 14.2.1994 tarihli ve 94/5307 sayılı kararname hükümleri uyarınca 1994 yılı hesap dönemi kazançları hakkında Gelir Vergisi kanununun 94 üncü maddesinin 6/b bendi gereğince yapılacak tevkif at oranının, gayrimenkul veya iştirak hisselerinin satışından doğan kazançlara uygulanan % 10 tevkif at oranından düşük olması halinde tevkif at matrahının tamamına bu oranın uygulanması gerekir. söz konusu kararname hükümlerine göre belirlenen tevkif at oranının % 10 oranından daha yüksek olması durumunda, gelir vergisi tevkif atının hesaplanmasında, tevkif at matrahının, iştirak hisselerinin veya gayri menkullerin satışından doğan kazançlar ve kararname kapsamındaki gelirlere isabet eden kısmı ile varsa diğer gelirlere isabet eden kısmı ayrı ayrı hesaplanacaktır. dolayısıyla 94/5307 sayılı kararname ile Kurumlar Vergisi kanununun geçici 23 üncü maddesinin (a) bendinde tevkif at oranları ilgili olduğu matraha ayrı ayrı uygulanacaktır.
                1995 ve müteakip yıllarda ise gelir vergisi tevkif atının hesaplanmasında 30.12.1993 tarihli ve 93/5148 sayılı kararname hükümlerinin uygulanması öngörüldüğünden, anılan Kararname kapsamındaki gelirlerin yanı sıra iştirak hisselerinin veya gayri menkullerin satışından doğan kazançların da bulunması halinde;
                - 93/5148 sayılı kararname kapsamına giren kazançlara bu kararname ile belirlenmiş olan tevkif at oranı,
                 - İştirak hisseleri ve gayri menkullerin satışından doğan kazançlar için kurumlar vergisi kanununun geçici 23 üncü maddesinin (a) bendindeki tevkif at oranı,
                - Bunların dışında kalan kazançlar için ise Gelir vergisi kanununun 94 üncü maddesinin 6/b bendindeki tevkif at oranı,
                uygulanacaktır. tevkif at matrahının bu kazançlara isabet eden kısmı söz konusu kazançların indirim ve istisnalar düşülmeden önceki kurum kazancı veya hasılata oranı esas alınarak hesaplanacaktır.
                ÖRNEK
                Süt mamulleri imalat ve ticareti faaliyetinde bulunan (C) Anonim Şirketinin 1994 yılı hesap döneminde bu faaliyetinden elde ettiği kazanç tutarı 4.000.000.000 liradır. Bu kurum aynı yılda ayrıca 8.000.000.000 lira Hazine bonosu faiz geliri ile gayrimenkul satışından 3.000.000.000 lira kâr elde ekmiştir. Kurumun 1994 yılı toplam hasılat tutarı 31.000.000.000 liradır.
                Bu bilgilere göre kurumun, kurumlar vergisi ve gelir vergisi tevkif at tutarları aşağıdaki gibi hesaplanacaktır.
                Kurumlar Vergisi
                - Kurum kazancı............................................. : 15.000.000.000 TL
                (4.000.000.000 + 8.000.000.000 + 3.000.000.000)
                - İstisna kazançlar .......................................     (-) 3.000.000.000 TL
                (Gayrimenkul Satış kazancı)
                - Kurumlar vergisi matrahı .............................                12.000.000.000 TL
                - Kurumlar Vergisi ......................................         3.000.000.000 TL
                (12.000.000.000 x % 25)
                - Fon payı .................................................                            300.000.000 TL
                (3.000.000.000 x % 10)
                - % 20 oranlı kurumlar vergisi .....................   2.400.000.000 TL
                (12.000.000.000 x % 20)
                Gelir vergisi Tevkif atı
                a) 94/5307 Sayılı Kararnameye Göre Gelir vergisi Tevkif atının Hesabı
                - Hazine bonosu faizlerinin indirim ve istisnalardan                                 
                önceki kurum kazancı içindeki payı ...........                            % 53.3
                (8.000.000.000 / 15.000.000.000)
                - Uygulanacak gelir vergisi tevkif atı oranı.......                         % 0
                % 53.3 oranı 94/5307 sayılı kararnamenin (h) satırında yer alan % 0 "sıfır" tevkif at oranına tekabül etmektedir. bu oran, Gelir Vergisi kanununun 94 üncü maddesinin 6/b bendi uyarınca bu döneme ilişkin gelir vergisi tevkif atı matrahının tamamına uygulanacaktır. Tevkif at matrahının, iştirak hisseleri ve gayri menkullerin satışından sağlanan kazançlara isabet eden kısmının ayırt edilmesi ve buna farklı bir oran uygulanması söz konusu değildir.
                b) 93/5148 Sayılı kararnameye Göre Gelir Vergisi Tevkif atının Hesabı
                1995 ve müteakip yıllarda 93/5148 sayılı kararnameye göre işlem yapılması öngörüldüğünden Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin 6/b bendine göre ödeyeceği gelir vergisi tevkif atı tutarı yukarıdaki veriler esas alınarak aşağıdaki gibi hesaplanacaktır.
                - Hazine Bonosu faizi gelirinin toplam hasılat                                           
                İçindeki oranı ................................................    % 25.80
                (8.000.000.000 / 31.000.000.000)
                - "0" oranda tevkif ata tabi Hazine Bonosu faizi                                      
                gelirine isabet eden kurumlar vergisi ..............               774.000.000 TL
                (3.000.000.000 x % 25.8)
                - Gelir Vergisi tevkif at matrahından                                            
                indirilebilecek kurumlar vergisi .......................               2.226.000.000 TL
                (3.000.000.000 - 774.000.000)
                - Gayrimenkul satış kazancının indirim ve                                 
                istisnalardan önceki kurum kazancı                                            
                içindeki oranı .................................................                        % 20
                (3.000.000.000 / 15.000.000.000)
                - İndirim ve istisnalardan önceki kurum kazancı       15.000.000.000 TL
                - İndirimler ..............................................           (-) 12.226.000.000 TL
                (Kurumlar Vergisi)
                - Gelir Vergisi tevkif at matrahı ................      12.774.000.000 TL
                Hazine bonosu faiz gelirine isabet eden "0"                                                               
                oranında tevkif ata tabi gelir vergisi tevkif at matrahı: 3.295.692.000 TL
                (12.774.000.000 x % 20)
                - Gayrimenkul satış kazancına isabet eden                                
                "%10" oranında tevkif ata tabi                                     
                gelir vergisi tevkif at matrahı.......................... 2.554.800.000 TL
                (12.774.000.000 x % 20)
                - Gelir vergisi tevkif atı.................................         255.480.000 TL
                (2.554.800.000 x % 10)
                - Fon payı .................................................                25.548.000 TL
                (255.480.000 x % 10)
                - Diğer kazanca isabet eden "%20" oranında                                            
                tevkif ata tabi gelir vergisi matrahı....................            6.923.508.000 TL
                (12.774.000.000 - 3.295.692.000 - 2.554.800.000)
                - Gelir vergisi tevkif atı.................................     1.384.701.600 TL
                (6.923.508.000 x % 20)
                - Fon payı ..................................................             138.470.160 TL                            
                (1.384.701.600 x % 10)
                B - ÜRETİM TESİSLERİ VE BU TESİSLERE İLİŞKİN GAYRİMENKULLERİN SERMAYE ŞİRKETLERİNE AYNİ SERMAYE OLARAK KONULMASINDAN DOĞAN KAZANÇLARA İLİŞKİN İSTİSNA
                Kurumlar Vergisi kanununun geçici 23 üncü maddesinin (a) bendinin ikinci paragrafında, kurumların üretim tesislerinin ve bu tesislere ilişkin gayri menkullerin tamamının veya bir kısmının, teşvik belgeli yatırım yapmak üzere kurulacak olan bir sermaye şirketine veya yeni kurulacak yabancı ortaklı bir anonim şirkete ayni sermaye olarak konulması halinde de bu bentte yazılı istisnanın uygulanması öngörülmüştür.
                Üretim tesislerinin ve bu tesislere ilişkin gayri menkullerin sermaye şirketlerine ayni sermaye olarak konulmasından doğan ve % 25 oranlı kurumlar vergisinden müstesna tutulan kazançlar, kurumlar Vergisi kanununun 25 inci maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen % 20 oranlı kurumlar vergisi matrahına da dahil edilmeyecektir. Ayrıca bu kazançlar Gelir vergisi kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının 6 numaralı bendinin (b) alt bendine göre tevkif ata tabi tutulmayacaktır.
                6948 sayılı Sanayi Sicil Kanununu da "Bir maddenin vasıf, şekil, hassa veya terkibini makine, cihaz, tezgah, alet veya diğer vasıta ve kuvvetlerin yardımı ile işlemek suretiyle devamlı ve seri halinde imal veya istihsal eden yerlerle maddelerin çıkarılıp işlendiği yerler (sanayi işletmesi) ve buralarda yapılan işler (sanayi işleri) sayılır" denilmektedir.
                Bu hükme göre, sanayi işletmelerinde sınai faaliyetlerde bulunanlar sanayi ve Ticaret Bakanlığınca imalatçı olarak tanımlanarak "Sanayi Sicili"ne kaydolunmakta ve kendilerine "Sanayi Sicil belgesi" verilmektedir.
                Buna göre, sınai üretim yapılan ve bu nedenle Sanayi ve ticaret Bakanlığınca "sanayi işletmesi" olarak tescil edilmiş olan işletmelerde bulunan tesisler ile bu tesislere ilişkin gayri menkullerin kurumlar vergisi sermaye tahsisinden doğan kazanç kurumlar vergisinden müstesna tutulabilecektir. İstisnanın uygulanabilmesi için üretim tesislerinin tamamının ayni sermaye olarak konulması şartı aranmayacaktır. Bu üretim tesislerinin belli bir bölümünün ayni sermaye olarak konulması halinde de istisna uygulanabilecektir. Ancak, üretim tesislerine ilişkin gayri menkullerin üretim tesisinden ayrı olarak bir sermaye şirketine ilişkin gayri menkullerin üretim tesisinden ayrı olarak bir sermaye şirketine ayni sermaye olarak konulması halinde bu ayni sermaye tahsisinden doğan kazanç için bu fıkra hükmü uygulanmayacaktır.
                Üretim tesislerinin ve bu tesislere ilişkin gayri menkullerin, yeni kurulacak sermaye şirketlerine ayni sermaye olarak konulmasından doğan kazançların kurumlar vergisinden müstesna tutulmasında kurulacak olan şirketin yapacağı yatırım ve yabancı ortaklarının sermaye paylarının tutarı önem arz etmektedir. Bu hususlar aşağıda açıklanmıştır.
                1 - Üretim Tesislerinin ve Bu Tesislere İlişkin Gayri menkullerin Teşvik Belgeli Yatırım Yapmak Üzere Kurulacak sermaye Şirketlerine Ayni sermaye Olarak konulması
                Teşvik belgeli yatırım yapmak üzere kurulacak şirketin sermaye şirketi olması gerekmektedir. Kurumlar Vergisi Kanununun 2 inci maddesinde, Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulmuş olan anonim eshamlı komandit ve limitet şirketler ile aynı mahiyetteki yabancı kurumlar sermaye şirketi olarak tanımlanmıştır.
                Buna göre, yeni kurulacak olan şirketin sermaye şirketi olması ve 5 milyon ABD Doları veya muadili yabancı para karşılığı Türk Lirası teşvik belgeli yatırım yapmak üzere kurulması halinde bu şirkete üretim tesislerini ve bu tesislere ilişkin gayri menkullerini ayni sermaye olarak tahsis eden kurumların, bu sermaye tahsisinden sağladıkları kazançlar, kurumlar vergisinden müstesna tutulacaktır. yeni kurulacak olan şirketin yatırım teşvik belgesini çeşitli nedenlerle almamış olması bu istisnadan yararlanması bakımından engel teşkil etmemektedir. Ancak istisnanın uygulanabilmesi için ayni sermaye konulan şirketin, yatırım teşvik belgesini, üretim tesisi veya bu tesislere ilişkin gayri menkulün ayni sermaye olarak konulduğu yıla ilişkin beyannamenin verilme süresi sonuna kadar almış olması şarttır. Bu istisnanın uygulanmasında yeni kurulacak sermaye şirketine üretim tesislerini ve bu tesislere ilişkin gayri menkullerini ayni sermaye olanak tahsis edecek olan kurumun tam mükellef olması gerekmektedir.
                Yeni kurulacak şirketin 5 milyon ABD Doları veya muadili yabancı para karşılığı Türk Lirası teşvik belgeli yatırım yapması halinde, bu şirkete yabancı ortağın iştirak etmesi şartı aranmayacaktır. yabancı ortağın bulunması halinde bu ortağın sermaye payının belli bir oranı veya tutarı aşması da şart değildir.
                Yeni kurulacak olan sermaye şirketinin yatırım teşvik belgesi kapsamında yapacağı asgari 5 milyon ABD Doları yatırımın bu belgede öngörülen süre ve şartlarda gerçekleştirilmesi bu istisnanın uygulanması için yeterli olacaktır.
                2 - Üretim Tesisleri ile Bu tesislere İlişkin Gayri menkullerin Teşvik Belgesi Olmaksızın Yatırım yapmak Üzere Yeni Kurulacak Olan Tam Mükellef Anonim Şirketlere Ayni Sermaye Olarak Konulması
                Teşvik belgesi olmaksızın yatırım yapmak üzere yeni kurulacak olan sermaye şirketinin yabancı ortaklı anonim şirket statüsünde ve tam mükellef kurum olması gerekir. Yeni kurulacak olan bu şirkete üretim tesisleri ve bu tesislere ilişkin gayri menkullerini ayni sermaye olarak tahsis etmiş olan kurumların, bu ayni sermaye tahsisinden elde ettikleri kazançlar kurumlar vergisinden müstesna tutulabilecektir.
                Ancak bu istisnanın uygulanabilmesi için, yeni kurulacak olan yabancı ortaklı anonim şirketin teşvik belgesi olmaksızın yapacağı yatırımın, asgari 5 milyon ABD Doları veya muadili yabancı para karşılığı Türk Lirası olması gerekmektedir. Ayrıca bu şarta ilave olarak yabancı ortakların sermaye paylarının en az 1 milyon ABD Doları veya muadili yabancı para karşılığı Türk Lirası olması ve bu payın şirket sermayesinin oranının % 20 den az olmaması gerekir. Yabancı ortaklar için aranan bir diğer şart ise asgari 1 milyon ABD Doları veya muadili yabancı para karşılığı Türk Lirası olan asgari sermaye paylarının kambiyo mevzuatına göre Türkiye'ye getirildiğinin tevsik edilmesi gereğidir. Bu tevsik, söz konusu dövizlerin yurda getirilerek yetkili banka ve müesseselerde bozdurulduğuna ilişkin döviz alım belgesi ile yapılacaktır. Ancak şirketin sermayesine göre % 20 oranındaki sermaye payının 1 milyon ABD Doları veya muadili yabancı para karşılığı Türk Lirası tutarını aşması halinde bozdurulması gereken döviz bedeli 1 milyon ABD Doları veya muadili yabancı para olmayıp % 20 oranındaki sermaye payının karşılığı olan döviz tutarı olacaktır.
                Teşvik belgesiz yatırımın asgari 5 milyon ABD Doları veya muadili yabancı para karşılığı Türk Lirası tutarını aşıp aşmadığının tespitinde yatırım harcamalarına ilişkin faturaların düzenlendiği tarihte, ABD Dolarının Türk Lirası karşılığındaki değerinin esas alınması gerekir.
                Teşvik belgesi olmaksızın yatırım yapmak üzere kurulacak olan sermaye şirketlerinin yabancı ortaklı olmaması halinde, kurumların üretim tesislerinin ve bu tesislere ilişkin gayri menkullerinin bu şirketlere ayni sermaye olarak konulmasından elde ettikleri kazançlar için istisna hiçbir şekilde uygulanmayacaktır.
                ÖRNEK:
                (A) Limitet Şirketi 40.000.000.000 TL bedelle aktifinde kayıtlı bulunan konserve imalatı ile ilgili tesislerini ve bu tesislere ilişkin gayri menkullerini teşvik belgesi olmaksızın yatırım yapmak üzere 150.000.000.000 TL kayıtlı sermaye ile 1994 yılında kurulan (B) Anonim Şirketine 80.000.000.000 TL değer ile ayni sermaye olarak tahsis edilen şirketin 5 milyon ABD Doları karşılığı Türk Lirası tutarında yatırım yapması öngörülmüştür. yabancı ortağın şirketteki payı % 30 olup, 1 milyon ABD Doları karşılığıdır.
               (A) Limitet Şirketinin 1994 yılı toplam kurum kazancı 60.000.000.000 lira olup bu kazancın (80.000.000.000 - 40.000.000.000 =) 40.000.000.000 lirası konserve imalatı tesisleri ile bu tesislere ilişkin gayri menkullerin (B) Anonim Şirketine ayni sermaye olarak konulmasından sağlanmıştır. Bu örnekteki (A) Limitet Şirketinin üretim tesislerinin satışından doğan kazancın tespitinde yeniden değerleme ve amortismanlar ihmal edilmiştir. Bu bilgilere göre (A) Limitet Şirketinin vergilendirilmesi aşağıda gösterilmiştir.
                - Kurum kazancı ............................................ 60.000.000.000 TL
                (40.000.000.000 + 20.000.000.000)
                - İstisna ......................................................         (-) 40.000.000.000 TL
                (Üretim tesislerinin ayni sermaye olarak                                     
                konulmasından doğan kazanç)                                     
                (80.000.000.000 - 40.000.000.000)               -------------------------------
                - Kurumlar vergisi matrahı...........................   20.000.000.000 TL
                - Kurumlar vergisi ..........................................      5.000.000.000 TL                          
                (20.000.000.00 x % 25)
                - % 20 Oranlı kurumlar vergisi .......................                   4.000.000.000 TL                          
                (20.000.000.000 x % 20)
                - Fon payı ...................................................              500.000.000 TL                          
                (5.000.000.000 x % 10)
                Gelir Vergisi Tevkif atı
                - İndirim ve istisnalardan önceki kurum kazancı       60.000.000.000 TL
                - İndirimler .................................................        (-) 45.500.000.000 TL                        
                - Üretim tesislerinin ayni sermaye                                 
                olarak konulmasından doğan                                       
                kazançlar ..............................          40.000.000.000
                   - Kurumlar vergisi ...................(+) 5.000.000.000
                                                                         45.000.000.000         --------------------
                - Gelir vergisi tevkif at matrahı .........................             15.000.000.000 TL
                (60.000.000.000 - 45.000.000.000)
                - Gelir vergisi tevkif atı ................................... 3.000.000.000 TL                             
                (15.000.000.000 x % 20)                                
                - Fon payı ..................................................         :     300.000.000 TL                          
                (3.000.000.000 x % 10)
                C - İŞTİRAK HİSSELERİ VE GAYRİMENKULLERİN SATIŞINDA TAPU VE KADASTRO HARÇLARI İLE BANKA VE SİGORTA MUAMELELERİ VERGİSİ İSTİSNASI UYGULAMASI
                 Kurumlar Vergisi Kanununa eklenen geçici 23/a maddesinin son fıkrasında, bu madde kapsamında yapılacak tescil işlemleri tapu ve kadastro harcından lehe alınan paralar ise banka ve sigorta muameleleri vergisinden Katma Değer Vergisi kanununa eklenen geçici 10 uncu madde ile de bu madde kapsamında yapılan teslimler katma değer vergisinden müstesna tutulmuştur.
                Geçici 23 üncü maddenin bu hükmü 4108 sayılı Kanunun Resmi Gazetede yayımlandığı 2 Haziran 1995 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu nedenle, tapu harçları ve banka ve sigorta muameleleri vergisi istisnaları bu tarihten sonra geçici 23/4 maddesi kapsamına yapılan iştirak hissesi veya gayrimenkul satışlarına ilişkin işlemler için uygulanacaktır. 2 Haziran 1995 tarihinden önce yapılan satışlar için sözü edilen istisnaların uygulanması mümkün değildir.
                Öte yandan, anılan fıkrada, damga vergisine ilişkin istisna yer almamaktadır. Bu nadanla, Kurumlar Vergisi Kanununun geçici 23/a maddesinin uygulaması ile ilgili olarak düzenlenecek kağıtlar damga vergisine tabi tutulacaktır.
                Kurumlar Vergisi Kanununun geçici 23/a maddesi ile tam mükellefiyete tabi kurumların 1.1.1994 - 31.12.1998 tarihleri arasındaki iştirak hisseleri veya gayri menkullerinin satışından doğan kazançlarının, satışın yapıldığı yılda kurum sermayesine ilave edilen kısmı kurumlar vergisinden müstesna tutulmuştur. Vadeli satış halinde ise satışın yapıldığı hesap dönemini takip eden ikinci hesap döneminin sonuna kadar tahsil edilen ve sermayeye eklenen kazançların tutarı ilgili yıl kurum kazancından indirilecektir.
                Buna göre, iştirak hisseleri veya gayri menkullerin satışından doğan kazancın tamamının geçici 23/a maddesinde öngörülen süre içinde sermayeye ilave edilmesi halinde, tapu ve kadastro harçları ile banka ve sigorta muameleleri vergisi istisnası tam olarak uygulanabilecektir.
                Kurumlar iştirak hisseleri veya gayri menkullerin satışından doğan kazancın tamamını veya belirli bir kısmını sermayeye ekleyebilirler. Bu çerçevede kurumun, kazancın belirli bir kısmını sermayeye ekleyeceğini beyan etmesi halinde istisna, sermayeye eklenecek olan kazanca isabet eden harçlar için uygulanacaktır.
                Tapuda alım satıma ilişkin tescil işlemlerinin yapılmasından sonra gayri menkulün satışından doğan kazancın, yasal süre içinde tapudaki tescil işleminde sermayeye ekleneceği beyan edilen kısmının sermayeye eklenmemesi durumunda istisnaya konu işlem gerçekleşmemiş olacağından, evvelce alınmayan harçların ilgililerden tahsili gerekir. Harçlar, istisnaya konu işlemin gerçeklememesinde kendisine kusur atfedilmeyecek olan alıcıdan cezasız, satıcıdan ise cezalı olarak tahsil edilecektir. Kurumlar Vergisi kanununa 4108 sayılı kanunla eklenen geçici 23 üncü maddenin (a) bendinin yedinci fıkrasında yer alan kooperatiflerle ilgili hükmün uygulanması sırasında 2982 sayılı Kanun hükümlerinin dikkate alınmayacağı tabiidir.
                Diğer taraftan, tapuda işlem yapılması sırasında, gayri menkulün satışından doğan kazancın belirli bir kısmını sermayeye ilave edeceklerini beyan ederek istisnadan sınırlı olarak yararlanan kurumların, daha sonra gayri menkulün satışından doğan kazancın tamamını sermayelerine eklemiş olmaları gerekçesiyle tapudaki tescil işlemi sırasında ödedikleri harçların istisna nedeniyle iadesine ilişkin taleplerinin yerine getirilmesi mümkün değildir.
                Kurumlar Vergisi Kanunun geçici 23 üncü maddesinin (a) bendi kapsamında gayrimenkul satışı yapmak isteyen kurumların aşağıdaki hususları yerine getirmeleri gerekmektedir.
                - Gayrimenkul satışı yapacak olan kurum bu Tebliğe ekli dilekçeyi (EK: 1) bir asıl iki örnek olarak dolduracak ve harçlarla ilgili vergilendirme işlemlerini yürütmekle görevli vergi dairesine verecektir. Vergi dairesi ilgili olan bölümü doldurup tasdik ettikten sonra dilekçenin aslını mükellefe iade edecektir. Dilekçenin bir örneği mükellefin kurumlar vergisi yönünden bağlı olduğu vergi dairesine gönderilecek diğer örneği ise işlemi yapan vergi dairesinde mükellef için açılacak dosyaya konulacaktır.
                - Harçlarla ilgili vergilendirme işlemlerini yürütmekle görevleri vergi dairesince tasdik edilmiş olan dilekçenin mükellef tarafından tapu dairesine ibrazı üzerine, tapu idaresi gayri menkulün tapuda devir işlemini, taraflardan tapu ve kadastro harçlarını almadan veya sermayeye ilave edilmeyecek olan kazanç tutarına isabet eden harçları tahsil ederek yapacaktır.
                Kurumlar Vergisi kanununun geçici 23 üncü maddesinin (a) bendi kapsamında istisnadan yararlanan mükelleflerin bu istisnanın uygulamasına ilişkin olarak bu Tebliğde belirtilen şartlara uymamaları halinde zamanında alınmayan kamu alacaklarının ilgili mevzuat çerçevesinde geri alınacağı tabiidir.
                IV - RÜÇHAN HAKKI KUPONLARI SATIŞ KAZANÇLARI İLE EMİSYON PRİMLERİ
                Anonim şirketler ile eshamlı komandit şirketlerin sermaye artırımı gerçekleştirmeleri durumunda, bu şirketlerin hisse senetlerini aktifinde bulundurun kurumlar, bedelli veya bedelsiz olarak yapılan bu sermaye artırımına katılabilecekleri gibi yeni hisse senedi öncelikli alma (rüçhan hakkı) kuponlarını başkalarına da satabilirler.
                Sermaye artırımına katılmak için belirlenen süreç içinde rüçhan haklarını kullanmayan ortakların hisse senetlerinin, Türk Ticaret Kanunu ile Sermaye Piyasası Kanununa göre hisse senedini ihraç eden şirketler tarafından nominal bedelin üzerinde satılması halinde, satış bedelinin nominal bedeli aşan kısmına "emisyon primi" denilmektedir.                                                   
                Kurumların, rüçhan hakkı kuponlarının satışından elde ettikleri kazançlar ile anonim şirketlerin kuruluşlarında veya sermayelerini artırdıkları sırada çıkardıkları hisse senetlerinin itibari değerlerinin üzerinde elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar, Kurumlar Vergisi Kanununun 8 inci maddesinin 5 numaralı bendinde kurumlar vergisinden müstesna tutulmuştur.             
                Kurumlar vergisinden müstesna tutulan bu kazançlar, aynı Kanunun 3946 sayılı Kanunla değişen 25 inci maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen % 20 oranlı kurumlar vergisi matrahına dahil edilmekteydi. Ayrıca bu kazançlar, Gelir Vergisi kanununun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının 4 numaralı bendinde yer alan menkul sermaye iradının kapsamına dahil olduğundan Gelir Vergisi kanununun 94 üncü maddesinin 6 numaralı bendinin (b) alt bendine göre % 20 oranında vergi tevkif atına tabi tutulmaktaydı.      
                4108 sayılı kanunla Kurumlar Vergisi kanununa eklenen geçici 23 üncü maddenin (b) bendinde, "Bu kanunun 8 inci maddesinin 5 numaralı bendi ile geçici 11 inci maddesine göre kurumlar vergisinden müstesna tutulan kazançlar, 1.1.1994 - 31.12.1998 tarihleri arasında 25 inci maddenin ikinci fıkrasında kuruluşlarında % 20 oranlı kurumlar vergisine tabi tutulmaz. Anonim şirketlerin kuruluşlarında veya sermayelerini artırdıkları sırada çıkardıkları hisse senetlerinin itibari değerlerinin üzerinde elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar Gelir Vergisi kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının 6 numaralı bendinin (b) alt bendine göre tevkif ata tabi tutulmaz. Bu hüküm uyarınca vergiden istisna edilen diğer kazançlar için ise bu tevkif at % 10 olarak uygulanır" hükmü yer almaktadır. Bu bentte belirtilen kazançlar aşağıdaki açıklamalar çerçevesinde vergilendirilecektir.  
                Kurumlar Vergisi Kanununun geçici 23/b maddesinde rüçhan hakkı kuponları satış kazançları ile emisyon primlerinin % 25 oranlı kurumlar vergisi karşısındaki durumu açısından herhangi bir hüküm getirilmemiştir. Bu nedenle eskiden olduğu gibi anılan kazançlar, kurumlar Vergisi kanununun 8 inci maddesinin 5 numaralı bendine göre % 25 oranlı kurumlar vergisinden müstesna tutulacaktır.                                       
Kurumlar Vergisi Kanununun geçici 23 üncü maddesinin (b) bendinde yapılan düzenlemeye göre kurumlar vergisinden müstesna tutulan rüçhan hakkı kupon satış kazançları ile emisyon primleri 1.1.1994 / 31.12.1998 tarihleri arasında % 20 oranlı kurumlar vergisine tabi tutulmayacaktır.      
                Yapılan düzenlemeye göre, 1.1.1994-31.12.1998 tarihleri arasında uygulanmak üzere, emisyon primleri Gelir Vergisi Kanununun 94'üncü maddesinin birinci fıkrasının 6 numaralı bendinin (b) alt bendine göre tevkif ata tabi tutulmayacak, ancak rüçhan hakkı kuponları satışından elde edilen kazançlar üzerinden ise bu bent hükmü uyarınca % 10 oranında tevkif at yapılacaktır.
                ÖRNEK:
                Çimento üretimi ile iştigal eden ve halka açık şirket niteliğinde bulunmayan (B) Anonim Şirketi 1994 yılında 12.000.000.000 lira çimento satış kazancı 4.000.000.000 lira Devlet Tahvili faizi, 2.000.000.000 lira rüçhan hakkı kupon satış kazancı ve 4.000.000.000 lira emisyon primi olmak üzere 22.000.000.000 lira kâr elde etmiştir. Şirketin 1994 yılında 3.000.000.000 lira kanunen kabul edilmeyen gideri olmuştur.
                Bu şirketin, 4108 sayılı kanunla Kurumlar Vergisi kanununa eklenen geçici 23 üncü madde hükmü de dikkate alınarak ödemesi gereken vergilerin aşağıdaki şekilde hesaplanması gerekir.
                Kurumlar Vergisi
                - Kurum kazancı ............................................ 22.000.000.000 TL
                - Kanunen kabil edilmeyen giderler .................             (+)3.000.000.000 TL
                   Toplam ...................................................         25.000.000.000 TL
                - İstisnalar ....................................................      (-) 6.000.000.000 TL
                - Rüçhan hakkı                                 
                kupon satış bedeli ................      2.000.000.000
                 - Emisyon primi .....................: 4.000.000.000                                                                                     
                                                               +   6.000.000.000
                - Kurumlar vergisi matrahı ..............................               19.000.000.000 TL
                (25.000.000.000 - 6.000.000.000)
                - Hesaplanan kurumlar vergisi .......................                   4.750.000.000 TL
                (19.000.000.000 x % 25)
                - Fon payı ..................................................               475.000.000 TL
                (4.750.000.000 X : 10)
                % 20 Oranlı Kurumlar Vergisi
                - İndirim ve istisnalardan önceki kurum kazancı       25.000.000.000 TL
                - % 20 oranlı kurumlar vergisi matrahına                                   
                dahil olmayan kazançlar ............................... (-) 6.000.000.000 TL
                   - Emisyon primleri ............    4.000.000.000
                   - Rüçhan hakkı kupon                                 
                satış bedeli .....................    (+) 2.000.000.000
                                                                   6.000.000.000         --------------------------
                - % 20 oranlı kurumlar vergisi matrahı ........                19.000.000.000 TL
                - % 20 oranlı kurumlar vergisi ....................... 3.800.000.000 TL
                (19.000.000.000 x % 20)
                % 25 oranında hesaplanan kurumlar vergisi % 20 oranında hesaplanan kurumlar vergisinden fazla olduğundan bu kurum % 25 oranına göre hesaplanan 4.750.000.000 lira tutarındaki kurumlar vergisini ödeyecektir.
                1995 yılına İlişkin Geçici Vergi
                - Geçici vergi matrahı ..............................         4.750.000.000 TL
                - Geçici vergi ...............................................       3.325.000.000 TL
                (4.750.000.000 x % 70)
                Gelir Vergisi Tevkif atı
                94/5307 Sayılı kararnameye Göre Gelir Vergisi Tevkif atının Hesabı
                - Devlet tahvili faiz gelirlerinin toplam                                         
                kurum kazancı içindeki payı ..........................               % 16
                (4.000.000.000 / 25.000.000.000)
                (% 16 oranı, 94/5307 sayılı kararnamedeki                                              
                (c) satırında yer alan % 14.12 tevkif at                                       
                oranına tekabül etmektedir.)
                - Rüçhan hakkı kupon satış kazancının                                     
                toplam kurum kazancı içindeki payı................                                      % 8
                (2.000.000.000 / 25.000.000.000)
                - İstisna ve indirimlerden önceki kurum kazancı:       25.000.000.000 TL
                - Gelir vergisi tevkif at matrahına dahil                                       
                olmayan unsurlar .......................................      (-) 8.750.000.000 TL
                 - Emisyon primi .................: 4.000.000.000                                
                - Kurumlar vergisi ..............: 4.750.000.000                                                                                                                                                                                          + 8.750.000.000
                - Gelir vergisi tevkif at matrahı ...................   16.250.000.000 TL
                (25.000.000.000 - 8.750.000.000)
                - Rüçhan hakkı kupon satış kazancına                                      
                isabet eden "% 10" oranında tevkif ata                                      
                tabi gelir vergisi matrahı ..............................    1.300.000.000 TL
                (16.250.000.000 x % 8)
                - Gelir vergisi tevkif atı ..................................       130.000.000 TL
                (1.300.000.000 x % 10)
                - Diğer kazançlara isabet eden "% 14.12" oranında                                 
                tevkif ata tabi gelir vergisi matrahı .............. 14.950.000.000 TL
                (16.250.000.000 - 1.300.000.000)
                - Gelir vergisi tevkif atı .................................       2.110.940.000 TL
                (14.950.000.000 x % 14.12)
                - Fon payı ....................................................             211.094.000 TL                          
                (2.110.940.000 X % 10)
                Toplam vergi tutarı ........................................ : 11.015.034.000 TL
                - Kurumlar vergisi .........      4.750.000.000                                  
                - Fon payı ....................           475.000.000
                - Geçici vergi ................       3.325.000.000
                - Gelir vergisi tevkif atı...          130.000.000
                - Fon payı....................               13.000.000
                - Gelir vergisi tevkif atı.....     2.110.940.000
                - Fon payı ...................          + 211.094.000
                                                             11.015.034.000
                93/5148 sayılı kararnameye Göre Gelir vergisi Tevkif atının hesabı
                1995 ve müteakip yıllarda 93/5148 sayılı kararnameye göre işlem yapılması gerekeceğinden Gelir Vergisi kanununun 94 üncü maddesinin 6/b bendine göre ödenecek gelir vergisi tevkif at tutarı yukarıdaki veriler esas alınarak aşağıdaki gibi hesaplanacaktır. (Örneğimizdeki kurumun 1995 yılı hasılatı 35.000.000.000 liradır).
                - Devlet tahvili gelirlerinin hasılat içindemi payı          % 11.42
                (4.000.000.000 / 35.000.000.000)
                - "0" oranında tevkif ata tabi Devlet tahvili                               
                faiz gelirine isabet eden kurumlar vergisi .....                542.450.000 TL
                (4.750.000.000 x % 11.42)
                - Gelir vergisi tevkif at matrahından                                            
                indirilebilecek kurumlar vergisi ..................... 4.207.550.000 TL
                (4.750.000.000 - 542.450.000)
                - Rüçhan hakkı kupon satış kazancının indirim ve                                 
                istisnalardan önceki kurum kazancı içindeki oranı:                        % 8
                (2.000.000.000 / 25.000.000.000)
                - İstisna ve indirimlerden önceki kurum kazancı.       25.000.000.000 TL
                - İndirimler ..................................................       (-) 8.207.550.000 TL
                - Emisyon pirimi.....         4.000.000.000
                - Kurumlar vergisi .......    4.207.550.000                                                                         
                                                     +   8.207.550.000
                - Gelir vergisi tevkif at matrahı.................      16.792.450.000 TL
                (25.000.000.000 - 8.207.550.000)
                - Devlet tahvili faiz gelirlerine isabet eden                                   
                "0" oranında tevkif ata tabi gelir vergisi                                      
                tevkif at matrahı ..........................................    1.917.697.790 TL
                (16.792.450.000 x % 11.42)
                - Gelir vergisi tevkif atı ...................................  0
                - Fon payı .........................................    0
                - Rüçhan hakkı kupon satış kazancına isabet eden                                
                " % 10" oranında tevkif ata tabi gelir vergisi                                              
                tevkif at matrahı .......................................       1.343.396.000 TL
                (16.792.450.000 x % 8)
                - Gelir vergisi tevkif atı ..................................       134.339.600 TL
                (1.343.369.000 x % 10)
                - Fon payı .....................................................           13.433.960 TL
                (134.339.600 x % 10)
                - %20 oranında tevkif ata tabi gelir vergisi mat.         13.531.356.210 TL
                (16.792.450.000 - 1.917.697.790 - 1.343.396.000)
                - Gelir vergisi tevkif atı...................................      2.706.271.242 TL
                (13.531.356.210 x % 20)
                - Fon payı ....................................................             270.627.124 TL
                (2.706.271.242 x % 10)
                Toplam vergi tutarı ......................................    11.674.671.926 TL
                - Kurumlar vergisi .........        4.750.000.000                                
                - Fon payı ....................             475.000.000
                - Geçici vergi ................         3.325.000.000
                - Gelir vergisi tevkif atı...           134.339.600
                - Fon payı....................                13.433.960
                - Gelir vergisi tevkif atı.....      2.706.271.242
                - Fon payı ...................           + 270.627.124
                                                               11.674.671.926
 
                V - YURT DIŞINDA YAPILAN İNŞAAT, ONARMA, MONTAJ İŞLERİ VE TEKNİK HİZMETLERDEN SAĞLANAN KAZANÇLARDA İSTİSNA
                Kurumlar Vergisi Kanununa 4108 sayılı kanunla eklenen geçici 24 üncü madde aşağıdaki gibidir.
                "Yurt dışında yapılan inşada, onarma, montaj işleri ve teknik hizmetlerden sağlanan ve 1.1.1994 - 31.12.1998 tarihleri arasında Türkiye'de genel netice hesaplarına intikal ettirilen kazançlar, bu işlerle ilgili hasılatın en an % 15'inin kambiyo mevzuatı gereğince Türkiye'ye döviz olarak getirildiğinin tevsik edilmesi şartıyla kurumlar vergisinden müstesnadır.
                Vergiden müstesna tutulan bu kazançlar, kurumlar vergisi kanununun 25 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre % 20 oranlı kurumlar vergisine tabi tutulmaz. Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının 6 numaralı bendinin (b) alt bendine göre bu kazançlar üzerinden yapılacak tevkif at oranları, halka açık anonim şirketlerde % 5, diğer kurumlarda ise % 10 olarak uygulanır. Yurt dışında elde edilen bu kazançlara mahallinde uygulanan vergi oranının% 25'in üzerinde olması halinde, bu oranın üzerinde uygulanan her bir puan için % 0.75 oranında indirim yapılmak suretiyle uygulanır. Yurt dışında uygulanan vergi oranının halka açık şirketlerde % 28.75, diğer kurumlarda ise % 32.5 oranında olması durumunda bu tevkif at oranları "0" sıfır olarak uygulanır. Ancak indirimli vergi tevkif at oranından yararlanabilmek için yabancı memleketlerde inşaat, onarma, montaj ve teknik hizmetlerden sağlanan kazançlara uygulanan vergi oranının o ülkenin yetkili makamlarından alınan ve mahallindeki Türk elçilik veya konsoloslukları, yoksa mahallinde Türk menfaatlerini koruyan memleketin aynı mahiyetteki temsilcileri tarafından tasdik olunan vesikaların aslı ile yapılan işe ilişkin sözleşmenin bir örneğinin Türkiye'de bağlı bulunulan vergi dairesine yıllık beyanname verme süresi içinde ibraz edilmesi şarttır."
                Bilindiği üzere, kurumlar Vergisi kanununun 43 üncü maddesi hükmü uyarınca yabancı memleketlerde elde edilerek Türkiye'de genel netice hesaplarına intikal ettirilen kazançlardan mahallinde ödenen benzeri vergiler Türkiye'de tarh olunan kurumlar vergisinden indirilebilmektedir. Ancak, indirilecek miktar yabancı memleketlerde elde edilen kazançlara Kurumlar vergisi kanununun 25 inci maddesinde yazılı oranların uygulanmasıyla bulunacak miktarlardan fazla olamaz.
                Kurumlar Vergisi kanununun geçici 24 üncü maddesi hükmünden yararlanan mükelleflerin aynı kanunun 43 üncü maddesi hükmü uyarınca uygulama yapmaları mümkün değildir.
                A - YURT DIŞINDA YAPILAN İNŞAAT, ONARMA VE MONTAJ İŞLERİ İLE TEKNİK HİZMETLERDEN SAĞLANAN KAZANÇLARIN TÜRKİYE'YE GETİRİLMESİ                  
                Kurumlar Vergisi Kanununun geçici 24 üncü maddesindeki istisnadan yararlanabilmek için yurt dışında yapılan söz konusu faaliyetlerden sağlanan kazancın 1.1.1994 - 31.12.1998 tarihleri arasında Türkiye'de genel netice hesaplarına intikal ettirilmesi ve bu işlerden elde edilen hasılatın en az % 15'inin kambiyo mevzuatı gereğince döviz olarak Türkiye'ye getirilmesi gerekmektedir.
                Yurt dışında yapılan inşaat, onarma ve montaj işleri ile teknik hizmetlerden sağlanan kazançların elde edildiği yılda Türkiye'de genel netice hesaplarına intikal ettirilmesi halinde bu istisna uygulanabilecektir.
                Kurumlar Vergisi Kanununun söz konusu hükmüne göre, yurt dışında yapılan inşaat, onarma ve montaj işleri ile teknik hizmetlerin hangi tarihte başlamış olduğu önem arz etmektedir. Sözü edilen işler hangi tarihte başlamış olursa olsun 1.1.1994 - 31.12.1998 tarihleri arasında bu işlerden elde edilen ve Türkiye'de genel netice hesaplarına intikal ettirilen kazançlar kurumlar vergisinden müstesna tutulabilecektir. Bu tarihten sonra elde edilen kazançlar hakkında bu istisna hükmü uygulanmayacaktır.
                Kurumlar vergisi Kanununun geçici 24 üncü maddesindeki istisnanın uygulanabilmesi için yurt dışında yapılan inşaat, onarma, montaj işleri ile teknik hizmetlerden sağlanan hasılatın en az % 15'inin kambiyo mevzuatı gereğince döviz olarak yurda getirilmesi gerekmektedir. Burada dikkat edilmesi gereken husus % 15 oranının kazanca değil hasılata uygulanacak olmasıdır.
                Sözü edilen dövizlerin yurda getirildiğinin tevsiki, dövizin Türkiye'ye getirilip banka veya müesseselerde bozdurularak alınan döviz alım belgesinin ibrazı ile mümkündür.
                B - YURT DIŞINDA YAPILAN İNŞAAT, ONARMA, MONTAJ İŞLERİ İLE TEKNİK HİZMETLERDEN SAĞLANAN KAZANÇLARIN % 20 ORANLI KURUMLAR VERGİSİ VE GELİR VERGİSİ TEVKİF ATI KARŞISINDAKİ DURUMU
                Kurumların, yurt dışında yaptıkları inşaat, onarma ve montaj işleri ile teknik hizmetlerden sağlanan ve Kurumlar Vergisi kanununun geçici 24 üncü maddesine göre kurumlar vergisinden müstesna tutulan kazançlar, anılan kanunun 25 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince % 20 oranında hesaplanan kurumlar vergisinin matrahına da dahil edilmeyecektir.
                Bu istisna, kurumun ilgili yıldaki kazancının yeterli olmaması veya faaliyetin zararla sonuçlanması durumunda da uygulanabilecektir. Bu durumda, ilgili yılda fiilen indirim konusu yapılamayan söz konusu kazançlar, müteakip yıl kazançlarından indirilmek üzere cari yıl zararı olarak devredecektir. Devredilen bu zararlar, Kurumlar Vergisi kanununun 14 üncü maddesinin 7 numaralı bendine göre beş yıldan gazla nakledilmemek şartıyla % 25 oranlı kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak indirilebilecektir. Ancak bu indirim kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde yapılacaktır.
                Öte yandan, kurumun ilgili yıl faaliyetlerinin zararla sonuçlanması halinde, istisna kazancın kurum zararına eklenmesi ve izleyen yılda zarar olarak kurum kazancından indirilmesi sırasında % 20 oranında hesaplanan kurumlar vergisi matrahına dahil edilmeyecektir.
                Kurumlar vergisi kanununun geçici 24 üncü maddesine göre kurumlar vergisinden müstesna tutulan yurt dışında yapılan inşaat, onarma, montaj ve teknik hizmetlerden sağlanan kazançlar üzerinden Gelir Vergisi kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının 6 numaralı bendinin (b) alt bendine göre yapılacak tevkif at oranları, halka açık anonim şirketlerde % 5, diğer kurumlar da ise % 10 olarak uygulanacaktır.
                Ancak, yurt dışında elde edilen bu kazançlara % 25 oranının üzerinde bir verginin uygulanmış olması halinde, sözü edilen tevkif at oranları, bu oranın üzerinde uygulanan her bir puan için % 0.75 oranında indirim yapılmak suretiyle tespit edilecektir. Yurt dışında uygulanan vergi oranının halka açık anonim şirketlerde % 28.75, diğer kurumlarda % 32.5 oranını aşması halinde, bu tevkif at oranları "% 0" olarak uygulanacaktır.
                Buna göre, yurt dışı inşaat, onarma ve montaj işleri ile teknik hizmetlerden sağlanan kazançlar üzerinden yapılacak tevkif at oranları aşağıda açıklanmıştır.
 
                                              Yurt Dışında Uygulanan                Türkiye'de Uygulanacak 
                                                Vergilerin Oranı (%)                Vergi Tevkif at Oranı (%)
                                                         Halka Açık                                            Diğer                                                                
                  Anonim Şirketler                                     Kurumlar
                25 ve aşağısı                       5                                                            10                          
26                                          4.25                                                       9.25                      
27                                          3.5                                                         8.50                      
28                                          2.75                                                       7.75                      
28.75                                     0                                                            7.75                      
29                                          0                                                            7                            
30                                          0                                                            6.25                      
31                                          0                                                            5.50                      
32                                          0                                                            4.75                      
32.5 ve yukarısı                  0                                                            0
 
                C - İNDİRİMLİ GELİR VERGİSİ TEVKİF AT ORANLARININ UYGULANMASINDA
İBRAZ EDİLMESİ GEREKEN BELGELER
                Kurumlar vergisinden müstesna tutulan söz konusu yurtdışı kazançları üzerinden Gelir Vergisi kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının 6 numaralı bendinin (b) alt bendine göre halka açık anonim şirketlerde % 5, diğer kurumlarda % 10 oranında yapılan gelir vergisi tevkif atından daha düşük oranda sir tevkif at, aşağıda belirtilen hususlar çerçevesinde uygulanabilecektir.
                Yabancı memleketlerde elde edilen anılan kazançlara indirimli gelir vergisi tevkif atı oranının uygulanabilmesi için söz konusu kazançlara o ülkede uygulanan gelir veya kurumlar vergileri gibi kazanç üzerinden alınan vergilerin oranının % 25'in üzerinde olması gerekmektedir. burada dikkat edilmesi gereken husus, anılan kazançlara yurt dışında uygulanan vergi oranının % 25'in üzerinde olmasının yeterli bulunması, diğer bir ifade ile verginin ödenmesi şartının aranılmamasıdır. Öte yandan, uygulanan vergi oranı % 25'in üzerinde olmakla birlikte örneğin (%30) yabancı ülkede kuruma tanıtan bazı indirim ve istisnalar nedeniyle nihai vergi yükü daha düşük (örneğin 9 25) olabilmektedir. Bu durumda olan kurumlar da indirimli vergi tevkif atı oranından yararlanabileceklerdir. bu örnekte, halka açık anonim şirketlerde "%0" diğer kurumlarda ise % 6.25 tevkif at oranı uygulanacaktır.
                Ancak ilgili yılda, yurt dışında bu işlerle ilgili olarak beyan edilen kazanç ve matrah ile bu tür kazançlar için geçerli olan vergiler ve oranlar yurt dışında bağlı bulunulan vergi dairesinden alınacak bir belge ile tevsik edilecektir. Söz konusu belgelerin yeminli tercüme bürolarına Türkçe'ye tercüme ettirilmesi gerekmektedir. Bu belgelerin vergi tevkif atına ilişkin muhtasar beyanname oranı uygulanmayacaktır. Ancak bu belgelerin daha sonra ibraz edilmesi halinde düzeltme zamanaşımı süresi içinde gerekli düzeltme işlemlerinin yapılacağı tabiidir.
                Aşağıdaki örnekte, mükellef kurumun 1994 yılı kazançları ile ilgili olarak 4108 sayılı kanunun yürürlüğe girmesinden önceki vergilendirme işlemleri ile anılan Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra yapılması gereken vergilendirme işlemleri gösterilmektedir.
                ÖRNEK:
                Faaliyet konusu inşaat işleri olan ve halka açık şirket niteliğinde bulunmayan (A) Anonim Şirketi, 1994 yılı hesap döneminde yurt dışı inşaat işlerinden 30.000.000.000 lira ve yurt içindeki inşaat işlerinden 20.000.000.000 lira kâr elde etmiştir. Anılan kurum portföyünde bulundurduğu Devlet Tahvili ve Hazine bonosu gelirlerinden ise aynı yılda 10.000.000.000 lira faiz geliri elde etmiştir. Yurt dışındaki inşaat işlerinden elde edilen kazançlar yabancı ülkede % 30 oranında vergilendirilmektedir. Ancak, kurumun bu ülkede yararlandığı indirim ve istisnalar nedeniyle % 25 oranına tekabül eden 7.500.000.000 lira kurumlar vergisi ödenmiştir. (Bu örnekteki inşaat işleri aynı yıl içinde başlayıp sona ermiştir.)
                a) 4108 Sayılı kanunun Yürürlüğe Girmesinden Önce Verilen Beyanname Üzerinden Yapılan İşlemler
                - Kurum kazancı .......................................       60.000.000.000 TL
                (30.000.000.000 + 20.000.000.000 + 10.000.000.000)
                - Kurumlar vergisi ....................................         15.000.000.000 TL
                (60.000.000.000 x % 25)
                - % 20 oranlı kurumlar vergisi ..................      12.000.000.000 TL
                (60.000.000.000 x % 20)
                - Fon payı ...............................................               1.500.000.000 TL
                (15.000.000.000 x % 10)
                - Geçici vergi ............................................          10.500.000.000 TL
                (15.000.000.000 x % 70)
                94/5307 Sayılı Kararname Uygulanmak Suretiyle                                              
Hesaplanan Gelir Vergisi Tevkif atı
                - Devlet tahvili ve hazine bonosu                                                  
faizlerinin indirim ve istisnalardan                                                
önceki kurum kazancı içindeki payı............               % 16.66
                (10.000.000.000 / 60.000.000.000)
                - 94/5307 sayılı Kararnamenin % 16.66 oranına                                     
isabet eden (c) sütunundaki gelir vergisi                                      
tevkif at oranı .........................................                         % 14.12
                - İndirim ve istisnalardan önceki kurum kazancı       60.000.000.000 TL
                - İndirimler ..............................................                             (-) 15.000.000.000 TL
                (Kurumlar vergisi)                                                             ------------------------
                - Gelir vergisi tevkif at matrahı ...................   45.000.000.000 TL
                (60.000.000.000 - 15.000.000.000)
                - Gelir vergisi tevkif atı...........................              6.354.000.000 TL
                (45.000.000.000 x % 14.12)
                - Fon payı .................................................                635.400.000 TL
                (6.354.000.000 x % 10)
                Toplam vergi .......................................              33.989.400.000 TL
                - Kurumlar vergisi .........     : 15.000.000.000                                              
- Geçici vergi ................       : 10.500.000.000
                - Fon payı....................        :   1.500.000.000
                - Gelir vergisi tevkif atı..... :   6.354.000.000
                - Fon payı ...................        :+    635.400.000
                     Toplam ........................   : 33.989.400.000
                Kurum hesaplanan kurumlar vergisinden yurt dışında ödemiş olduğu 7.500.000.000 lira tutarındaki kurumlar vergisini mahsup etmiştir. Dolayısıyla ödenecek kurumlar vergisi 7.500.000.000 lira olmaktadır. Mahsup işleminden sonra ödenecek toplam vergi tutarı ise (33.989.400.000 - 7.500.000.000 =) 26.489.400.000 lira olmuştur.
                b) 4108 Sayılı Kanunun Yürürlüğe girmesinden sonra Verilecek Kurumlar Vergisi Beyannamesi Üzerinden yapılacak İşlemler
                Bu kurumun, tebliğin önceki bölümlerinde öngörülen şartları yerine getirerek 4108 sayılı kanuna göre düzeltme beyannamesi vermesi halinde, yurt dışı inşaat işlerinden elde edilen kazançlar için kurumlar Vergisi kanununun geçici 24 üncü maddesindeki istisnanın uygulanması nedeniyle ödemesi gereken vergiler aşağıdaki şekilde hesaplanacaktır.
                - Kurum kazancı.......................................                            60.000.000.000 TL
                - İstisnalar................................................                           (-) 30.000.000.000 TL
                (Yurt dışı inşaat işlerinden elde edilen kazanç)           -----------------------
                - Kurumlar vergisi matrahı .......................                         30.000.000.000 TL
                (60.000.000.000 - 30.000.000.000)
                - Kurumlar vergisi .......................................                            7.500.000.000 TL
                (30.000.000.000 x % 25)
                - % 20 oranlı kurumlar vergisi matrahı..........                                    6.000.000.000 TL
                (30.0000.000.000 x % 20)
                - Geçici vergi ...........................................                                 5.250.000.000 TL                       
(7.500.000.000 x % 70)
                - Fon payı ................................................                                    750.000.000 TL
                94/5307 Sayılı kararnameye Göre Gelir Vergisi Tevkif atı
                - Devlet tahvili ve Hazine bonosu faiz gelirlerinin                                     
toplam kurum kazancı içindeki payı ..........             % 16.66
                (10.000.000.000 / 60.000.000.000)
                - 94/5307 sayılı kararnamenin % 16.66 oranına                                      
isabet eden (c) sütunundaki gelir vergisi                                      
tevkif at oranı .....................................                          % 14.12
                - Yurt dışı inşaat işlerinden sağlanan kazancın                                         
toplam kurum kazancı içindeki oranı...........                            % 50
                (30.000.000.000 / 60.000.000.000)
                - Yurt dışında uygulanan % 30 oranındaki vergiye                                  
isabet eden tevkif at oranı ......................                    % 6.25
                - İndirim ve istisnalardan önceki kurum kazancı:      60.000.000.000 TL
                - İndirimler ...............................................                         (-) 7.500.000.000 TL
                (Kurumlar vergisi)                                                             ------------------------
                - Gelir vergisi tevkif at matrahı..................                    52.500.000.000 TL
                - Yurt dışında yapılan inşaat işlerinden sağlanan                                     
kazanca isabet eden "% 6.25" oranında tevkif ata                                  
tabi gelir vergisi matrahı ...........................                      26.250.000.000 TL
                (52.500.000.000 x % 50)
                - Gelir vergisi tevkif atı...............................                         1.640.625.000 TL
                (26.250.000.000 x % 6.25)
                - Fon payı ................................................                                164.062.500 TL
                (1.640.625.000 x % 10)
                - Diğer kazançlara isabet eden "% 14.12" oranında                                 
tevkif ata tabi gelir vergisi matrahı.............                  26.250.000.000 TL
                (52.500.000.000 - 26.250.000.000)
                - Gelir vergisi tevkif atı ............................                           3.706.500.000 TL
                (26.250.000.000 x % 14.12)
                - Fon payı ............................................                                    370.650.000 TL
                (3.706.500.000 x % 10)
                Toplam vergiler ...................................                             19.381.837.500 TL
                - Kurumlar vergisi .........     : 7.500.000.000                                 
- Geçici vergi ................       : 5.250.000.000
                - Fon payı....................        :    750.000.000
                - Gelir vergisi tevkif atı..... : 1.640.000.000
                - Fon payı ...................        :    164.062.000
                - Gelir vergisi tevkif atı..... : 3.706.500.000
                - Fon payı ...........................                : + 370.650.000
                Beyanname Üzerinden Yapılan İşlemler
                - Kurum kazancı .......................................       60.000.000.000 TL
                (30.000.000.000 + 20.000.000.000 + 10.000.000.000)
                - Kurumlar vergisi ....................................         15.000.000.000 TL
                (60.000.000.000 x % 25)
                - % 20 oranlı kurumlar vergisi ..................      12.000.000.000 TL
                (60.000.000.000 x % 20)
                - Fon payı ...............................................               1.500.000.000 TL
                (15.000.000.000 x % 10)
                - Geçici vergi ............................................          10.500.000.000 TL
                (15.000.000.000 x % 70)
                94/5307 Sayılı Kararname Uygulanmak Suretiyle                  
Hesaplanan Gelir Vergisi Tevkif atı
                - Devlet tahvili ve hazine bonosu                                                  
faizlerinin indirim ve istisnalardan                                                
önceki kurum kazancı içindeki payı............             % 16.66
                (10.000.000.000 / 60.000.000.000)
                - 94/5307 sayılı Kararnamenin % 16.66 oranına                                     
isabet eden (c) sütunundaki gelir vergisi                                      
tevkif at oranı .........................................                      % 14.12
                - İndirim ve istisnalardan önceki kurum kazancı             60.000.000.000 TL
                - İndirimler ..............................................                       (-)   15.000.000.000 TL
                (Kurumlar vergisi)                                                             ------------------------
                - Gelir vergisi tevkif at matrahı ...................                    45.000.000.000 TL
                (60.000.000.000 - 15.000.000.000)
                - Gelir vergisi tevkif atı...........................                               6.354.000.000 TL
                (45.000.000.000 x % 14.12)
                - Fon payı .................................................                                 635.400.000 TL
                (6.354.000.000 x % 10)
                Toplam vergi .......................................                                33.989.400.000 TL
                - Kurumlar vergisi .........     : 15.000.000.000                                              
- Geçici vergi ................       : 10.500.000.000
                - Fon payı....................        :   1.500.000.000
                - Gelir vergisi tevkif atı..... :   6.354.000.000
 
                - Fon payı ...................        :+    635.400.000
                     Toplam ........................   : 33.989.400.000
 
                Kurum hesaplanan kurumlar vergisinden yurt dışında ödemiş olduğu 7.500.000.000 lira tutarındaki kurumlar vergisini mahsup etmiştir. Dolayısıyla ödenecek kurumlar vergisi 7.500.000.000 lira olmaktadır. Mahsup işleminden sonra ödenecek toplam vergi tutarı ise (33.989.400.000 - 7.500.000.000 =) 26.489.400.000 lira olmuştur.
                b) 4108 Sayılı Kanunun Yürürlüğe girmesinden sonra Verilecek Kurumlar Vergisi Beyannamesi Üzerinden yapılacak İşlemler
                Bu kurumun, tebliğin önceki bölümlerinde öngörülen şartları yerine getirerek 4108 sayılı kanuna göre düzeltme beyannamesi vermesi halinde, yurt dışı inşaat işlerinden elde edilen kazançlar için kurumlar Vergisi kanununun geçici 24 üncü maddesindeki istisnanın uygulanması nedeniyle ödemesi gereken vergiler aşağıdaki şekilde hesaplanacaktır.
                - Kurum kazancı.................................                                           60.000.000.000 TL
                - İstisnalar................................................                     (-) 30.000.000.000 TL
                (Yurt dışı inşaat işlerinden elde edilen kazanç)           -----------------------
                - Kurumlar vergisi matrahı .......................                     30.000.000.000 TL
                (60.000.000.000 - 30.000.000.000)
                - Kurumlar vergisi .......................................                        7.500.000.000 TL
                (30.000.000.000 x % 25)
                - % 20 oranlı kurumlar vergisi matrahı..........                  6.000.000.000 TL
                (30.0000.000.000 x % 20)
                - Geçici vergi ...........................................                              5.250.000.000 TL                          
(7.500.000.000 x % 70)
                - Fon payı ................................................                                 750.000.000 TL
                94/5307 Sayılı kararnameye Göre Gelir Vergisi Tevkif atı
                - Devlet tahvili ve Hazine bonosu faiz gelirlerinin                                     
toplam kurum kazancı içindeki payı ..........             % 16.66
                (10.000.000.000 / 60.000.000.000)
                - 94/5307 sayılı kararnamenin % 16.66 oranına                                      
isabet eden (c) sütunundaki gelir vergisi                                      
tevkif at oranı .....................................                         % 14.12
                - Yurt dışı inşaat işlerinden sağlanan kazancın                                         
toplam kurum kazancı içindeki oranı...........                           % 50
                (30.000.000.000 / 60.000.000.000)
                - Yurt dışında uygulanan % 30 oranındaki vergiye                                  
isabet eden tevkif at oranı ......................                   % 6.25
                - İndirim ve istisnalardan önceki kurum kazancı            60.000.000.000 TL
                - İndirimler ...............................................                       (-)   7.500.000.000 TL
                (Kurumlar vergisi)                                                             ------------------------                              
- Gelir vergisi tevkif at matrahı..................                      52.500.000.000 TL
                - Yurt dışında yapılan inşaat işlerinden sağlanan                                     
kazanca isabet eden "% 6.25" oranında tevkif ata                                  
tabi gelir vergisi matrahı ...........................                        26.250.000.000 TL
                (52.500.000.000 x % 50)
                - Gelir vergisi tevkif atı...............................                          1.640.625.000 TL
                (26.250.000.000 x % 6.25)
                - Fon payı ................................................                                 164.062.500 TL
                (1.640.625.000 x % 10)
                - Diğer kazançlara isabet eden "% 14.12" oranında                                 
tevkif ata tabi gelir vergisi matrahı.............   26.250.000.000 TL
                (52.500.000.000 - 26.250.000.000)
                - Gelir vergisi tevkif atı ............................            3.706.500.000 TL
                (26.250.000.000 x % 14.12)
                - Fon payı ............................................                     370.650.000 TL
                (3.706.500.000 x % 10)
                Toplam vergiler ...................................              19.381.837.500 TL
                - Kurumlar vergisi .........     : 7.500.000.000                                 
- Geçici vergi ................       : 5.250.000.000
                - Fon payı....................        :    750.000.000
                - Gelir vergisi tevkif atı..... : 1.640.000.000
                - Fon payı ...................        :    164.062.000
                - Gelir vergisi tevkif atı..... : 3.706.500.000
                - Fon payı ...........................                : + 370.650.000
                     Toplam ........................    : 19.381.837.500
                Bu hesaplamalara göre, kurumun daha önce vermiş olduğu kurumlar ve gelir vergisi beyannameleri esas alındığında (26.489.400.000 - 19.381.837.500 =) 7.107.562.500 lira fazla vergi tahakkuk ettirilmiş olmaktadır. buna göre gerekli düzeltmenin yapılması gerekir.
 
 
                                    4108 Sayılı Kanun          4108 Sayılı Kanuna         Düzeltmeye        
Vergi türü                Öncesi tahakkuk Eden    Göre Tahakkuk Edecek     Konu Vergi                                             
         Vergiler (TL)                  Vergiler (TL)                    Farkları (TL)
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------         
Kurumlar Vergisi      7.500.000.000             7.500.000.000                    - 
Fon payı                    1.500.000.000                750.000.000                       750.000.000        
Geçici vergi            10.500.000.000              5.250.000.000              5.250.000.000              
Gelir vergisi tev.       6.354.000.000              5.347.125.000                    1.006.875.000       
Fon payı                       635.400.000                534.712.500                        100.687.500                                            
+-------------------         +-------------------               +-------------------
Toplam      26.489.400.000           19.381.837.500                     7.107.562.000
 
                93/5148 Sayılı Kararnameye Göre Gelir Vergisi Tevkif atı
                1995 ve müteakip yıllarda 93/5148 sayılı kararnameye göre işlem yapılması gerekmekte olup, yukarıdaki veriler dikkate alınarak kurumun, Gelir Vergisi kanununun 94 üncü maddesinin 6/b bendine göre ödeyeceği gelir vergisi tevkif atı aşağıdaki gibi hesaplanacaktır. Bu kurum, 1995 yılında yurt dışı hasılatı dahil 80.000.000 TL hasılat elde etmiştir.
                - Devlet tahvili ve Hazine bonosu faiz gelirlerinin                                     
toplam kurum hasılatı içindeki oranı...........            % 12.5                      
(10.000.000.000 / 80.000.000.000)
                - "0" oranında tevkif ata tabi Hazine bonosu ve                                      
Devlet Tahvili faiz gelirine isabet eden                                        
kurumlar vergisi .................................                                    937.500.000 TL
                (7.500.000.000 x % 12.5)
                - Gelir vergisi tevkif at matrahından indirilecek                                         
kurumlar vergisi ......................................                              6.562.500.000 TL                         
(7.500.000.000 - 937.500.000)
                - İndirim ve istisnalardan önceki kurum kazancı         60.000.000.000 TL                         
- İndirimler .................................................                      (-)   6.562.500.000 TL
                (Kurumlar vergisi)                                                             ------------------------                              
- Gelir vergisi Tevkif at matrahı...................   53.437.500.000 TL                          
- Devlet tahvili ve Hazine bonosu gelirine                                   
isabet eden "0" orandadır tevkif ata tabi                                    
gelir vergisi matrahı .................................            6.679.687.500 TL
                (53.437.500.000 x % 12.5)
                - Gelir vergisi tevkif atı...............................                  0                 
(6.679.687.500 x % 0)
                - Yurt dışı inşaat işleri kazançlarının toplam                                             
kurum kazancı içindeki payı .....................               % 50                          
(30.000.000.000 / 60.000.000.000)
                - Yurt dışında uygulanan % 30 oranındaki vergiye                                  
isabet eden tevkif at oranı...................                       % 6.25       
                - Yurt dışı inşaat işlerinden sağlanan kazanca                                          
isabet eden "% 6.25" oranında tevkif ata tabi                                           
gelir vergisi matrahı ...........................               26.718.750.000 TL
                (53.437.500.000 x % 50)
                - Gelir vergisi tevkif atı ..............................                         1.669.921.875 TL                          
(26.718.750.000 x % 6.25)
                - Fon payı ...........................................                                                 166.992.187 TL                              
(1.669.921.875 x % 10)
                - Diğer gelirlere isabet eden "% 20" oranında                                             
tevkif ata tabi gelir vergisi matrahı.................                  20.0039.062.500 TL                     
(53.437.500.000 - 6.679.687.500 - 26.718.750.000)
                - Gelir vergisi tevkif atı ............................            4.007.812.500 TL
                (20.039.062.500 x % 20)
                - Fon payı ............................................                     400.781.250 TL                          
(4.007.812.500 x % 10)
                Toplam vergiler ........................................         19.745.507.812 TL
                - Kurumlar vergisi .........     : 7.500.000.000                                 
- Geçici vergi ................       : 5.250.000.000
                - Fon payı....................        :    750.000.000
                - Gelir vergisi tevkif atı..... : 1.669.921.875
                - Fon payı ...................        :    166.992.187
                - Gelir vergisi tevkif atı..... : 4.007.812.500
                - Fon payı ...........................                : + 400.781.250                                 
Toplam .......................        : 19.745.507.812
 
 
 
                VI - GELİR VERGİSİ KANUNUNUN 94 ÜNCÜ MADDESİNİN
BİRİNCİ FIKRASININ 6 NUMARALI BENDİNİN (b) ALT                              
BENDİNE GÖRE YAPILAN GELİR VERGİSİ                     
TEVKİF ATININ BEYANI VE ÖDEMESİ                                             
Gelir Vergisi Kanununun 98 inci maddesinde, 94 üncü madde gereğince vergi tevkif atı yapmaya mecbur olanların bir ay içinde yaptıkları ödemeler veya tahakkuk ettirdikleri kârlar ve iratlar ile bunlardan tevkif ettikleri vergileri ertesi ayın 20 inci günü akşamına kadar, ödeme veya tahakkukun yapıldığı yerin bağlı olduğu vergi dairesine bildirmekle yükümlü oldukları hükme bağlanmıştır.                                                     
Bu hükme göre kurumların, ilgili yıl kurumlar vergisi beyanname verme süresi içinde Gelir Vergisi kanununun 94 üncü maddesinin 6 numaralı bendinin (b) alt bendine göre gerekli vergi tevkif atını yapmaları ve tevkif edilen bu vergiyi ertesi ayın 20 inci günü akşamına kadar muhtasar beyanname ile bağlı bulunulan vergi dairesine bildirmeleri gerekmektedir. Beyan edilen bu tevkif atın ödeme zamanı ise aynı kanunun 119 uncu maddesinde düzenlenmiştir.
                Gelir Vergisi kanununun 4108 sayılı kanunla değişen 119 uncu maddesinde aynen "94 üncü madde gereğince yapılan vergi tevkif atı, vergi kesenler tarafından beyanname verecekleri süre içinde bağlı bulundukları vergi dairesine yatırılır. Ancak 94 üncü maddenin birinci fıkrasının 6 numaralı bendinin (b) alt bendinde yazılı menkul sermaye iratlarının dağıtılmaması halinde yapılacak vergi tevkif atı; biri beyanname verme süresinde, diğerleri kurumlar vergisinin ikinci ve üçüncü taksitlerinin ödeme süreleri içinde olmak üzere üç eşit taksitte ödenir" denilmektedir.
                Bu hükme göre;
                - Kurumların dönem safi kârının kurumlar vergisi beyannamesinin verileceği tarihe kadar dağıtılması halinde, vergi tevkif atı muhtasar beyanname verme süresi içinde ödenecektir.
                - Kurumlar vergisi beyannamesinin verilme süresinin sonuna kadar kurum yetkili organınca dönem safi kârının dağıtılmamasına karar verilmesi veya kâr dağıtımı konusunda yetkili organın bir karar almaması durumunda gelir vergisi tevkif atı; biri beyanname verme süresinde, diğerlerinin ise kurumlar vergisinin ikinci ve üçüncü taksitlerinin ödeme süreleri içinde olmak üzere üç eşit taksitte ödenmesi gerekmektedir.
                Şirketin safi kârın kullanım şeklini tayinine yetkili organı, kâr dağıtım kararı almış, ancak kârın dağıtımının kurumlar vergisi beyanname verilme süresinden sonraki bir tarihte veya şirket yönetim kurulunun tayin edeceği bir tarihte yapılmasına karar vermiş ise genel kurul veya yönetim kurulunca belirlenen dağıtım tarihine kadar kâr dağıtılmamış olacağından söz konusu tarihe kadar bu kurumlar üç taksit imkanından yararlanacaklardır. Ancak taksitlerin vadesi gelmediği halde kârın kısmen dağıtılması durumunda, dağıtılan kısma isabet eden tevkif at tutarının, kârın tamamen dağıtılması durumunda, dağıtılan kısma isabet eden tevkif at tutarının, kârın tamamen dağıtılması halinde ise tevkif at tutarının tamamının kâr dağıtımına başlandığı tarihten itibaren 15 gün içinde bağlı bulunulan vergi dairesine ödenmesi gerekir.
                - Dönem kârının kısmen dağıtımı halinde dağıtılan kârının kurumun Muhasebe sistemi Uygulama Genel Tebliğleri uyarınca düzenlenen kâr hesaplanacaktır. bulunan bu oranın hesaplanan toplam gelir vergisi tevkif atı tutarına uygulanması suretiyle taksitlendirilmeksizin ödenecek tevkif at miktarı belirlenecektir. Böylece, bulunacak tutarın toplam tevkif at tutarından indirilmesinden sonra birinci taksit muhtasar beyannamenin verilme süresi içinde olmak üzere üç eşit taksitte ödenecek tevkif at tutarı bulunacaktır. Dağıtılan kâr payı içinde ihtiyatlardan karşılanan bir tutar var ise bu tutar dağıtılan kârın hesabında dikkate alınmayacaktır.
                ÖRNEK
                (A) Anonim Şirketi'nin 1994 yılı hesap dönemi sonunda Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğleri uyarınca düzenlenen kâr dağıtım tablosuna göre bulunan dağıtılabilir net dönem kârı 800.000.000 liradır. Toplam gelir vergisi tevkif at tutarı ise 180.000.000 liradır. Şirket yönetim kurulu 400.000.000 lirası bu dönem kârından 200.000.00 lirası da önceki dönemlerde ayrılmış olan ihtiyatlardan olmak üzere toplam 600.000.000 liranın 10 Nisan 1995 tarihinde dağıtımına başlanmasına karar verilmiştir.
                Bu durumda (A) Anonim Şirketi'nin hesaplanan gelir vergisi tevkif at taksit tutarları ve ödeme süreleri aşağıdaki gibi olacaktır.
                - Dağıtılabilir net dönek kârı ....       .........       : 800.000.000 TL
                - Dağıtımına karar verilen dönem kârı ........                : 400.000.000 TL
                - Dağıtımına karar verilen dönem kârının                                  
dağıtılabilir net dönem kârı içindeki oranı.....              :            % 50                       
(400.000.000 / 800.000.000)
                - Taksitlendirilmeksizin ödenmesi gereken gelir                                         
vergisi tevkif at tutarı ...............................        :    90.000.000 TL
                (180.000.000 x % 50)
                - Taksitlendirilmesi gereken gelir vergisi                                       
tevkif at tutarı ...........................................        :     90.000.000 TL                            
(180.000.000 - 90.000.000)
                - Taksit tutarları .......................................         :     30.000.000 TL                            
(90.000.000 x 3)
                - Muhtasar beyannamenin verilme süresi sonuna                                    
kadar ödenmesi gereken gelir vergisi tevkif at                                           
tutarı ......................................................             :    120.000.000 TL                           
(90.000.000 + 30.000.000)
                - 31 Temmuz 1995 tarihine kadar ödenmesi gereken                                              
gelir vergisi tevkif at tutarı ........................      :       30.000.000 TL
                - 31 Ekim 1995 tarihine kadar ödenmesi gereken                                     
gelir vergisi tevkif at tutarı ..........................    :       30.000.000 TL
 
                VII - 4108 SAYILI KANUNUN 1.1.1994 TARİHİNDEN
GEÇERLİ OLAN HÜKÜMLERİNİN UYGULANMASI
DOLAYISIYLA YAPILACAK DÜZELTME İŞLEMLERİ
                A - DÜZELTMEYE KONU DLACAK HÜKÜMLER
                4108 sayılı Kanunun kurumlar vergisi istisnalarına ilişkin bazı hükümleri 1.1.1994 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiş bulunmaktadır. Aynı şekilde kurumların ilgili yıl kârlarının dağıtılmaması halinde, Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının 4 numaralı bendine göre menkul sermaye iradı sayılan kazançları üzerinden aynı Kanunun 94 üncü maddesinin 6/b bendine göre yapılacak gelir vergisi tevkif atının üç eşit taksitte ödenmesine ilişkin hükmü de 1.1.1995 tarihinde yürürlüğe girdiğinden, kurumların 1994 yılı kazançlarına ilişkin olup 1.1.1995 tarihinden itibaren beyanı gereken kurum kazançları hakkında da bu hükmün uygulanması gerekmektedir.
                Bilindiği üzere, 4108 sayılı kanunun yürürlüğe girdiği tarihte 1994 yılı hesap dönemi kurum kazançlarına ait kurumlar vergisi beyannameleri ile muhtasar beyannameler verilmiş olacaktır. Söz konusu Kanuna eklenen geçici 1 inci madde ile düzeltme işlemlerinin kısa süre içinde sonuçlandırılması amaçlandığından bu kanunun 25 ve 32 inci maddelerinin uygulanmasına ilişkin olarak yapılacak düzeltme ve iade işlemlerinde vergi inceleme naporu ve yeminli mali müşavirlik tasdik raporları aranmayacaktır.
                Buna göre, düzeltme işlemlerine konu olabilecek kurumlar vergisinden müstesna kazançlar şunlardır.
                - İştirak hisseleri veya gayri menkullerin 1.1.199 - 31.12.1998 tarihleri arasında satışından veya üretim tesislerinin ayni sermaye olarak konulmasından doğan ve sermayeye ilave edilen kazançlar.
                - 1.1.1994 - 31.12.1998 tarihleri arasında elde edilen rüçhan hakkı kupon satış kazançları ile emisyon primleri.
                - 1.1.1986 tarihinden önce ihraç kanunlarına göre Devletin, kanunların verdiği yetkiye dayanarak akdettiği mukavelenamelere göre mevcut ve çıkacak vergiden muaflığı kabul edilmiş olup menkul kıymetlerin temettü faiz ve ikramiyeleri.
                - Yurt dışında yapılan inşaat, onarma, montaj işleri ile teknik hizmetlerden 1.1.1994 - 31.12.1994 tarihleri arasında sağlanan kazançlar.
                B - DÜZELTME BEYANNAMELERİNİN VERİLMESİ VE BU
BEYANNAMELER ÜZERİNE YAPILACAK İŞLEMLER
                4108 sayılı Kanunla Kurumlar Vergisi Kanununa eklenen ve 1.1.1994 tarihinden itibarin geçerli olan geçici 23 ve 24 üncü maddelerdeki istisnalar ile düşük oranlı gelir vergisi tevkif at oranlarından yararlanmak isteyen mükelleflerin anılan maddeleri uygulamak suretiyle 1994 yılı hesap dönemi kazançlarına ait kurumlar vergisi ve muhtasar beyannamelerini yeniden düzenlemeleri ve Vergi Usul kanununun düzeltme hükümleri çerçevesinde bağlı bulundukları vergi dairesine vermeleri gerekmektedir. Bu beyannameler Vergi Usul kanununun 126ıncı maddesinde belirtilen düzeltme zamanaşımı süresi içinde verilebilecektir. Düzeltme talebi, bir dilekçe ve ekinde 1994 yılı için bastırılmış bulunan mevcut kurumlar vergisi ve muhtasar beyannamelerin ya da bu beyannamelerin ölçülerine uygun fotokopileri çekilmek suretiyle elde edilecek örneklerinin doldurularak vergi dairesine verilmesi suretiyle yapılacaktır.
                Verilen dilekçede, 1994 yılı için verilen kurumlar vergisi ve muhtasar beyannameler ile bunlara ilişkin düzeltme beyannamelerine göre hesaplanan matrah, vergi ve fon miktarları ayrı ayrı gösterilecektir. Dilekçede ayrıca düzeltme beyannamelerine göre talep edilen iade veya mahsup tutarları da açıkça yazılacaktır.
                Kurumlar Vergisi Kanununun sözü edilen geçici 23 ve 24 üncü maddesinin uygulanması nedeniyle verilecek düzeltme beyannameleri üzerine % 25 oranlı kurumlar vergisi, % 20 oranlı kurumlar vergisi ve geçici vergi tutarları ile Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının 6 numaralı bendinin (b) alt bendine göre yapılacak gelir vergisi tevkif at tutarında da tevkif at yapılması durumu ortaya çıkabilecektir. Bu durumda anılan düzeltme beyannameleri üzerine kurumlar vergisi ve geçici vergiye ilişkin olarak yapılacak düzeltme ve iade işlemlerinde yeniden hesaplanan söz konusu gelir vergisi tevkif atı tutarının da dikkate alınması gerekmektedir. Düzeltme tutarından, varsa ilave olarak tahakkuk ettirilecek gelir vergisi tevkif atı tutarının mahsup edilmesi gerekir. Mahsup sonucu kalan bir tutar olması halinde bu tutar mükellefin diğer vergi borçlarına mahsup edilecektir.Mahsup işlemi 4108 sayılı kanunun geçici 1 inci maddesinin uygulanmasına münhasır olmak üzere fazla ödenen vergilerin ödendiği tarih esas alınarak yapılacaktır. Bu işlemler sırasında fazla ödemenin yapıldığı tarih esas alınarak yapılacaktır. Bu işlemler sırasında fazla ödemenin yapıldığı tarih ile mahsup işlemlerinin yapıldığı tarih arasında geçen süre için mahsuba konu olacak vergi borçlarına rağmen kalan vergi ve fon tutarının bulunması durumunda ise bu tutarların vergi inceleme raporu veya yeminli mali müşavir raporu aranmaksızın öncelikle mükellefe iade edilmesi gerekir.
                Mükelleflerin talepleri halinde, kendilerine iadesi gereken vergilerin, vadesi gelmemiş vergi borçlarına mahsubu mümkündür. Ancak bu konuda mükellefin talebinin olmaması halinde, bu işlemin vergi dairesince resen yapılamayacağı tabiidir.
                Öte yandan 4108 sayılı kanunun 1.1.1994 tarihinden itibaren yürürlüğe giren hükümlere göre yeniden düzenlenecek düzeltme beyannameleri üzerine mükellefler adına bu hükümlerin uygulanması dolayısıyla yapılacak ilave vergi ve fon tarhiyatlarına ceza ve gecikme faizi uygulanmayacaktır.
                C - FİNANSMAN FONU 
                bilindiği üzere, sermaye şirketleri ile kooperatifler yatırım indiriminden faydalanması kabul edilmiş bulunan yatırımlarının finansmanında kullanılmak ve yatırım indirimi belgesinde bu yatırım için öngörülen süre ile sınırlı kalmak kaydıyla, Kurumlar Vergisi kanununun mükerrer 8 inci maddesi hükmü çerçevesinde finansman fonu ayırarak safi kurum kazancından Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin III üncü bölümünde gerekli açıklamalar yer almaktadır.
                Buna göre, bu Tebliğin önceki bölümlerinde öngörülen şartları yerine getirerek 1994 yılı kurum kazançları için 4108 sayılı kanuna göre düzeltme beyannamesi veren kurumların, istisna uygulaması dolayısıyla bu yıl kazançlarından ayıracağı ve indirim konusu yapacağı finansman fonu tutarı da değişecektir. bu durumda daha önce verilen beyannameye göre hesaplanan finansman fonunun, verilen düzeltme beyannamesine göre hesaplanan finansman fonu tutarını aşan kısmı, indirim konusu yapılamayacağından düzeltme beyannamesinde vergilendirilecek kazanca dahil edilecektir.
                D - GELİR VERGİSİ TEVKİF ATININ ÜÇ EŞİT TAKSİTTE ÖDENMESİ 
                Gelir Vergisi kanununun 119 uncu maddesinde 4108 sayılı kanunla yapılan ve bu Tebliğin VI ncı bölümünde açıklanan değişiklikle, kurumların dağıtılmayan kazançlarına ilişkin olarak 193 sayılı Gelir Vergisi kanununun 94 üncü maddesinin 6/b bendi uyarınca tevkif edilen gelir vergisinin üç eşit taksitte ödenmesi esası getirilmiştir.
                Buna göre söz konusu değişikliğin 1.1.1995 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yürürlüğe girdiği 2 Haziran 1995 tarihinden önce, Gelir Vergisi kanununun 119 uncu maddesinin 4108 sayılı Kanunla değişmeden önceki hükmü uyarınca sözü edilen tevkif atının tamamını 20 Mayıs 1995 tarihine kadar ilgili vergi dairesine ödeyen kurumların vadesi gelmeyen son iki taksit tutarının iadesini istemeleri mümkün bulunmaktadır.
                Belirtilen durumda olup, mahsup veya iade talebinde bulunan kurumların bu taleplerinin yerine getirilebilmesi için 1994 yılı hesap dönemine ait kârın dağıtılmaması konusunda şirket yetkilisi organınca alınan kararın bir örneğinin vergi dairesine ibraz edilmesi veya bu yönde alınmış bir yetkili organ kararı mevcut değilse, şirketi idare ve temsile yetkili olanlarca kurumun kâr dağıtılmasına ilişkin bir kararının bulunmadığının yazılı olarak vergi dairesine bildirilmesi gerekmektedir.
                Bu şartlar çerçevesinde mahsup veya iade için başvuruda bulunan kurumların ödenmiş olup yeni düzenlemeye göre vadesi gelmemiş olan tevkif at tutarları, bunların varsa muaccel hale gelmiş vergi borçlarına mahsup edilecek, artan kısmı ise iade edilecektir. Ancak, iadesi söz konusu olan tutarların bu kurumların istemeleri halinde varsa vadesi gelmemiş vergi borçlarına mahsup edilebileceği tabiidir.                 
                1994 yılı hesap dönemi kazançlarına ilişkin olarak Gelir Vergisi kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının 6/b bendi uyarınca yapılan gelir vergisi tevkif atının tamamını 20 Mayıs 1995 tarihine kadar ilgili vergi dairesine ödeyen kurumların bu Tebliğin yayımı tarihinden önce yaptıkları mahsup veya iade talepleri, 4108 sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesinin uygulanmasına münhasır olmak üzere, yukarıda açıklanan esaslar çerçevesinde fazla ödemenin yapıldığı tarih itibariyle yerine getirilecektir. Bu işlemler sırasında, fazla ödemenin yapıldığı tarih ile mahsup işleminin yapıldığı tarih arasında geçen süre için mahsuba konu olacak vergi borçlarına gecikme zammı uygulanması söz konusu değildir.                                  
Ayrıca bu menkul sermaye iratları üzerinden yapılan gelir vergisi tevkif atına ilişkin muhtasar beyannamelerini süresinde vermiş ve hesaplanan gelir vergisinin birinci taksitini aynı süre içinde ödemiş olan mükelleflerin kalan taksitlerini yukarıda açıklanan sürelerde ödemeleri halinde ödenen bu taksitler için gecikme zammı uygulanmayacaktır. Ancak, bu mükelleflerin 31 Temmuz 1995 tarihine kadar 1994 yılı kazançlarının dağıtılmamasına ilişkin şirket yetkili organının kararını bağlı oldukları vergi dairesine ibraz etmiş olmaları şarttır. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde gelir vergisi tevkif atını üç eşit taksitte ödeme imkanından yararlanılmayacağından süresinde ödenmeyen taksit tutarına gecikme zammı uygulanacağı tabiidir.                              Tebliğ olunur.
 
                                                                                                                                                                            EK: 1            
ÖN YÜZ
                .......................... DEFTERDARLIĞI                                
...... VERGİ DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜNE
                I - SATICI KURUMUN:
                1 - Unvanı            :
                2 - Adresi              :
                3 - Kurumlar Vergisi Bakımından                                                     
Kayıtlı Olduğu vergi Dairesi             :
                4 - Sicil (Vergi) Numarası :
                5 - Gayri menkulün İktisap Tarihi
                II - ALICININ
                1 - Adı Soyadı - Unvanı    :
                2 - Adresi              :
                3 - Gelir veya Kurumlar Vergisi                                                     
Bakımından Bağlı Olduğu Vergi                                                  
Dairesi   :
                4 - Sicil (Vergi) Numarası :
                GAYRİMENKULE AİT BİLGİLER
                Bulunduğu Yer - Mevkii    :
                Pafta No               :
                Ada/Parsel No     :
                Cilt/Sahife No      :
                Yüzölçümü (m2) :
                Cinsi       :
                Gayri menkulün Satış Bedeli           :
                Gayrimenkul Satış kazancı             :
                Şirketimiz aktifinde kayıtlı yukarıda tapu kaydı bulunan gayri menkulün satışından doğan kazancın tamamını    /   (% ...)'sini şirket sermayesine ekleyeceğimizden, 5422 sayılı Kurumlar vergisi kanununun geçici 23 üncü maddesinin (a) bendi hükümlerinden yararlandırılmamız için gereğinin yapılmasını arz ederim.
                                                                                                                                             SATICI ŞİRKETİN YETKİLİSİ
           İMZA VE KAŞE
....../...../19....
      İmza
      Kaşe
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
(Bu bölüm gayri menkulün bulunduğu yerdeki harçlarla ilgili vergilendirme işlemlerini yapmakla görevli vergi dairesince doldurulacaktır)
 
                .........................TAPU SİCİL MÜDÜRLÜĞÜNE                                                         
....................................
                Yukarıda vasıfları yazılı gayri menkulün satışından doğacak kazancın tamamının    /   (%....)'sinin satıcı ............................................................... Şirketinin sermayesine ekleneceği dilekçesinde ifade edildiğinden Tapuda yapılacak işlemlerden tahsil edilmesi gereken tapu ve kadastro harçlarının tamamının    /   (%...)'sinin 5422 sayılı kanunun geçici 23 üncü maddesinin (a) bendi uyarınca alıcı-satıcıdan alınmamasını arz ederim.                                                                                                                                                   
VERGİ DAİRESİ MÜDÜRÜ
 
EK: 1
ARKA YÜZ
 
                Kurumlar Vergisi kanununun Geçici 23 üncü Maddesinin                 
(a) Bendi Kapsamında Yapılacak Gayrimenkul Satışlarında                           
Uyulması Gereken Esaslar
 
                1 - Gayrimenkul satışı yapacak olan kurum bu dilekçeyi bir asıl iki örnek olarak dolduracak ve gayri menkulün bulunduğu yerdeki harçlarla ilgili vergilendirme işlemlerini yapması konusunda görevli vergi dairesine verecektir. Vergi dairesi ilgili olan bölümü doldurup tasdik ettikten sonra dilekçenin aslını mükellefe iade edecektir. Dilekçenin bir örneği mükellefin kurumlar vergisi yönünden bağlı olduğu vergi dairesine gönderilecek, diğer örneği ise mükellef adına açılacak bir dosyaya konulacaktır.
                2 - Mükellefler tarafından gayrimenkul satış kazancının tamamının değil de belli bir kısmının sermayeye ilave edilmesinin talep edilmesi halinde, bu kısmın oranı, form dilekçede yer alan parantez içinde gösterilecek ve tapu ve kadastro harçlarının bu orana isabet eden kısmı istisna edilecektir.
                3 - Tapu İdaresi, tescil yapmadan önce satışa konu olan gayri menkulün satıcı adına tapuda iki tam yıl süre ile kayıtlı olup olmadığını kontrol edecek, satıcı adına iki tam yıl süre ile kayıtlı bulunmayan gayri menkulün tescil işlemlerini tapu ve kadastro harçları istisnasından yararlandırılmayacaktır. Örneğin 15.2.1993 tarihinde tapuya tescil edilmiş bir gayri menkulün 15.2.1995 tarihinden sonra satılması halinde, iki tam yıl geçmiş sayılacaktır.
                4 - Harçlarla ilgili vergilendirme işlemlerini yapmakla görevli vergi dairesince tasdik edilmiş olan dilekçenin mükellef tarafından tapu idaresine ibrazı üzerine, tapu dairesi gayri menkulün tapuda devir işlemini, taraflarından tapu ve kadastro harçlarını almadan veya sermayeye ilave edilmeyecek olan kazanç tutarına isabet eden harçları tahsil ederek yapacaktır.
 
Kurumlar Vergisi Genel Tebliği
Seri No.: 52
(12 temmuz 1995 tarihli ve 22341 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.)
 
                25.5.1995 tarihli ve 4108 sayılı Kanunla Gelir Vergisi Kanununa eklenen mükerrer 111 inci maddenin ve Kurumlar Vergisi Kanununa eklenen geçici 23 üncü maddenin (a) bendinin uygulanması ile ilgili olarak aşağıdaki açıklamaların yapılması gerekli görülmüştür.
                I - TALİH OYUNLARI SALONLARINDAN ELDE EDİLEN                            
KAZANÇLARDA ASGARİ VERGİ
                4108 sayılı kanunun 24 üncü maddesi ile Gelir vergisi kanununa eklenen mükerrer 111 inci madde hükmü aşağıdaki gibidir.
                "2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanununa göre talih oyunları salonları işletmeciliği faaliyetinde bulunan gerçek usulde gelir verisine tabi ticari kazanç sahipleri; cari vergilendirme döneminin gelir vergisine mahsup edilmek üzere, talih oyunları salonlarında bulundurdukları ilk 6 oyun masasının her biri için aylık 100.000.000 lira, sonra gelen her oyun masası için ise 75.000.000 lira ve ilk 60 oyun makinesinin her biri için 10.000.000 lira, sonra gelen her oyun makinesi için ise 7.500.000 lira asgari vergi öderler.
                Yukarıda yer alan tutarlar, Vergi Usul kanunu hükümlerine göre o yıl için belirlenen yeniden değerleme oranı ile çarpılmak suretiyle yeniden tespit edilir ve izleyen yılda bu tutarlar esas alınır. bakanlar kurulu bu tutarları 10 katına kadar artırmaya yetkilidir. Bu yetki, talih oyunları salonlarının bulunduğu turizm bölge. alan ve merkezleri itibariyle farklı miktarlar tespit edilmek suretiyle de kullanılabilir.
                Aylık dönemler itibariyle hesaplanan bu vergi, müteakip ayın 20 inci günü akşamına kadar gelir vergisi bakımından bağlı bulunulan vergi dairesine bir beyanname ile beyan edilir ve aynı süre içinde ödenir. Bir önceki yıl içinde tahakkuk eden bu vergiler, yıllık beyanname üzerinden bu faaliyete ilişkin olarak hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilir, mahsup edilemeyen vergiler ise ret ve iade edilmez.
                Cari vergilendirme dönemine ilişkin ödenmemiş geçici verginin talih oyunları salonlarından elde edilen kazanca isabet eden kısmının; bu madde gereğince ödenen asgari vergi kadarki kısmı terkin edilir. Geçici verginin talih oyunları salonlarından elde edilen kazanca isabet eden kısmı, talih oyunları salonlarından sağlanan hasılatın toplam hasılat içindeki payına göre hesaplanır.
                Yapılan incelemeler sonucunda bu madde gereğince ödenmesi gereken, geçmiş dönemlere ait asgari verginin eksik beyan edildiğinin tespit edilmesi halinde, eksik beyan edilen bu kısım için resen veya ikmalin asgari vergi tarh edilir ve tarh edilen bu vergiye ceza ve gecikme faizi tatbik edilir. Yıllık beyanname verme süresi geçtikten sonra bu tarhiyat, yıllık beyannamede beyan edilen kazanç üzerinden hesaplanan vergiyi aşan vergi farkı için yapılır. Bir önceki dönemde ödenmesi gereken verginin yıllık beyannamede mahsup edilen tutarı için ise ceza ve mahsup tarihine kadar gecikme faizi aranır.
                Talih oyunları salonları işletmeciliği faaliyetinde bulunan kurumlar vergisi mükellefleri de cari vergilendirme döneminin kurumlar vergisine mahsup edilmek üzere bu maddede belirtilen esaslar çerçevesinde asgari vergi öderler.
                Bu uygulamanın usul ve esasları Maliye Bakanlığınca tayin ve tespit olunur."
                Yukarıda aynen alınan madde hükmü, 4108 sayılı kanunun 40/e maddesi uyarınca 1 Temmuz 1995 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir. Buna göre anılan madde bu tarihten itibaren aşağıdaki açıklamalar çerçevesinde uygulanacaktır.
                1 - Asgari Verginin Kapsamı
                2634 sayılı Turizmi Teşvik kanununun 19/b maddesi hükmüne göre, Turizm Bakanlığı, belgeli turizm işletmesinin tamamlayıcı bir bölümü olmak kaydı ile talih oyunları oynatabilecek mahalleri tespit ve buraları işletecek kişilere izin vermek yetkisine sahip bulunmaktadır. Belgeli turizm işletmeleri bünyesinde kurulacak talih oyunları mahallerinin kuruluş ve işleyişine ilişkin usul ve şartlar ise Turizm Bakanlığınca çıkarılan "Talih Oyunları Yönetmeliği" ile düzenlenmiştir. Bu yönetmelikte, Turizm bakanlığınca turizm işletmesi belgesi verilmiş olan konaklama tesis ve işletmeleri "belgeli tesis ve işletmeler", beceri veya şansa dayanan fiş, jeton veya para ile oyun araç ve gereçleriyle bir kasaya karşı veya oyun makinelerinde oynanan oyunlar ise "talih oyunları" olarak tanımlanmıştır. Buna göre, belgeli turizm işletmelerinin tamamlayıcı bir bölümü niteliğinde olan ve 2634 sayılı Turizmi Teşvik kanununa göre talih oyunları oynanmasına için verilen mahaller, talih oyunları salonları olarak nitelendirilecektir. Bu salonları işletenler Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 111 inci maddesine göre bu Tebliğde açıklanan esaslar çerçevesinde asgari vergiye tabi olacaklardır.
                Talih oyunları salonlarını işletenlerin gelir vergisi ya da kurumlar vergisi mükellefi olmalarının bir önemi bulunmamaktadır. Durumları itibariyle hangi mükellefiyet grubuna girerse girsin, talih oyunları salonlarını işletenler, bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar için asgari vergi ödemek zorundadırlar.                    
Adi ortaklıklar, kolektif ve adi komandit şirketler vergi mükellefi olmadıklarından, bu ortaklık ve şirketlerin ortakları (adi komandit şirketlerde komandite ortaklar), bu ortaklık ve şirketlerdin hisseleri nispetinde elde ettikleri kâr paylarını şahsi ticari kazanç olarak beyan etmektedirler. Sözü edilen ortaklık ve şirketlerin talih oyunları salonları işletmeciliği faaliyetinde bulunmaları halinde, ortakların bu işletmecilik faaliyetine ilişkin kazançlara ait asgari vergiyi ortaklık veya şirketteki hisseleri oranında hesaplayıp beyan etmeleri gerekir.
                2 - Talih Oyunları Salonlarından Elde Edilen Kazançlarda                             
Asgari Verginin Hesaplanması, Beyanı ve Ödenmesi
                a) Asgari Verginin Hesaplanması                                              
2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanununa göre talih oyunları salonları işletmeciliği faaliyetinde bulunan gerçek usulde gelir vergisine tabi ticari kazanç sahipleri ile kurumlar vergisi mükelleflerinin, Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 111 inci maddesi uyarınca talih oyunları salonlarında bulundurdukları;                                       - Oyun masalarının ilk altı adedinin her biri için aylık 100.000.000 lira, sonra gelen her oyun masası için ise 75.000.000 lira,
                - Oyun makinelerinin ilk 60 adedinin her biri için aylık 10.000.000 lira, sonra gelen her oyun makinesi için ise aylık 7.500.000 lira,
                asgari vergi ödemeleri gerekmektedir.
                Bu tutarlar, her yıl vergi Usul Kanunu hükümlerine göre o yıl için belirlenen yeniden değerleme oranı ile çarpılmak suretiyle yeniden tespit edilecek ve izleyen yıl ödenmesi gereken asgari verginin hesaplanmasında bu tutarlar esas alınacaktır.
                Talih oyunları salonları işletmeciliği faaliyetinde bulunan mükelleflerin birden fazla talih oyunları salonu işletmeleri halinde ödenmesi gereken asgari vergi her bir talih oyunları salonu işletmesi ayrı olarak dikkate alınmak suretiyle tespit edilecektir. Bir başka deyişle, her bir oyun salonu işletmesinde bulunan ilk 6 oyun masasının her biri için aylık 100.000.000 lira, sonra gelen her oyun masası için ise 75.000.000 lira ve ilk 60 oyun makinesinin her biri için 10.000.000 lira, sonra gelen her oyun makinesi için ise 7.500.000 lira asgari vergi hesaplanacaktır. İşletmeler bazında hesaplanan verginin toplanması suretiyle, mükellefin ödeyeceği toplam asgari vergi tespit edilecektir. Talih oyunları işletmesi bazında vergileme adi ortaklık, kolektif veya adi komandit şirketler için de uygulanacaktır. Anılan ortaklık veya şirketlere ortak olanlar, bu ortaklık ve şirketlerin işletmekte oldukları talih oyunları salonlarındaki oyun masaları ve makineleri sayısına göre hesaplanan asgari vergiden paylarına isabet eden tutarları beyan edeceklerdir.
                ÖRNEK - 1:
                (Y) Anonim Şirketi, Antalya ve Marmaris'teki belgele turizm işletmelerinde talih oyunları salonları işletmeciliği faaliyetinde bulunmaktadır. Antalya'daki talih oyunları salonunda 8 adet oyun masası ve 80 adet oyun makinesi, Marmaris'teki talih oyunları salonunda ise 10 adet oyun masası ve 50 adet oyun makinesi bulundurun bu kurumun aylık vergilendirme dönemlerinde ödeyeceği asgari vergi aşağıdaki şekilde hesaplanacaktır.
                1 - Antalya'daki Talih Oyunları Salonunda Bulundurulan:
                - İlk 6 adet olun masası için                                                         
hesaplanan asgari vergi ....................................: 600.000.000.- TL
                   (6 x 100.000.000 = )
                - Sonra gelen 2 adet oyun masası için                                         
hesaplanan asgari vergi ....................................: 150.000.000.- TL
                   (2 x 75.000.000 = )
                - İlk 60 adet oyun makinesi için                                                  
hesaplanan asgari vergi ....................................: 600.000.000.- TL
                   (60 x 10.000.000 = )
                - Sonra gelen 20 adet oyun makinesi için                                   
hesaplanan asgari vergi ....................................: 150.000.000.- TL
                   (20 x 7.500.000 = )                                          +                       
                         Toplam ................................................:    1.500.000.000.- TL
 
                 2 - Marmaris(deki Talih Oyunları Salonunda Bulundurulan:
                - İlk 6 adet olun masası için                                                           
hesaplanan asgari vergi ....................................: 600.000.000.- TL
                   (6 x 100.000.000 = )
                - Sonra gelen 4 adet oyun masası için                                           
hesaplanan asgari vergi ....................................: 300.000.000.- TL
                   (4 x 75.000.000 = )
                - 50 adet oyun makinesi için                                                        
hesaplanan asgari vergi ....................................:   500.000.000.- TL
                   (50 x 10.000.000 = )                                                                                         
+ ----------------------------                      
                         Toplam ................................................:     1.400.000.000.- TL
                3 - Hesaplanan Toplam Asgari Vergi ...............: 2.900.000.000.- TL
                     (1.500.000.000 + 1.400.000.000 = )
 
                ÖRNEK - 2:                       
                Gelir Vergisi mükellefi olan (X), talih oyunları salonları işletmeciliği faaliyeti ile uğraşan (A) kolektif şirketinin 1/2 hisseli, (B) adi ortaklığının da 1/3 hisseli ortağı durumundadır. (A) kolektif şirketinin Kuşadası'ndaki talih oyunları salonunda 14 masası ve 120 oyun makinesi, İstanbul'daki talih oyunları salonunda ise 10 adet masası ve 80 oyun makinesi bulunmaktadır. (B) adi ortaklığının da Ankara'daki talih oyunları salonunda 9 oyun masası ve 70 oyun makinesi bulunmaktadır. Buna göre 1995 yılında mükellef (X)'in aylık olarak ödeyeceği asgari vergi aşağıda hesaplanmıştır.
                (A) Kolektif Şirketi'ne İlişkin Asgari Verginin Hesaplanması:
                1 - Kuşadası'ndaki Talih Oyunları Salonlarında Bulundurulan:
                - İlk 6 adet oyun masası için ...............................: 600.000.000.- TL
                 (6 x 100.000.000 = )
                - Sonra gelen 8 adet oyun masası için .................: 600.000.000.- TL
                   (8 x 75.000.000 = )
                - İlk 60 adet oyun makinesi için ..........................: 600.000.000.- TL
                   (60 x 10.000.000 = )
                - Sonra gelen 60 adet oyun makinesi için ............: 450.000.000.- TL
                   (60 x 7.500.000 = )                                          +                       
                         Toplam ................................................     : 2.250.000.000.- TL
 
                2 - İstanbul'daki Talih Oyunları Salonlarında Bulundurulan:
                - İlk 6 adet oyun masası için ...............................: 600.000.000.- TL
                 (6 x 100.000.000 = )
                - Sonra gelen 4 adet oyun masası için .................: 300.000.000.- TL
                   (4 x 75.000.000 = )
                - İlk 60 adet oyun makinesi için ..........................: 600.000.000.- TL
                   (60 x 10.000.000 = )
                - Sonra gelen 20 adet oyun makinesi için ............: 150.000.000.- TL
                   (20 x 7.500.000 = )                                          +                       
                         Toplam ................................................     : 1.650.000.000.- TL
 
                3 - Hesaplanan Toplam Asgari Vergi tutarı .......: 3.900.000.000.- TL
                     (2.250.000.000 + 1.650.000.000 = )
                     Mükellef (X)'in Payına Düşen ......................: 1.950.000.000.- TL
                     (3.900.000.000 X 1/2 = )
 
                B) Adi Ortaklığına İlişkin Asgari Verginin Hesaplanması:
                - İlk 6 adet oyun masası için ...............................: 600.000.000.- TL
                 (6 x 100.000.000 = )
                - Sonra gelen 3 adet oyun masası için .................: 225.000.000.- TL
                   (3 x 75.000.000 = )
                - İlk 60 adet oyun makinesi için ..........................: 600.000.000.- TL
                   (60 x 10.000.000 = )
                - Sonra gelen 10 adet oyun makinesi için ............:   75.000.000.- TL
                   (10 x 7.500.000 = )                                                                   
                            Hesaplanan Asgari Vergi ..................: 1.500.000.000.- TL
                            Mükellef (X)'in payına düşen                                                   
            asgari vergi .......................................:    500.000.000.- TL
                            (1.500.000.000 x 1/3)
                (A) Kolektif Şirketi ile (B) Adi Ortaklığından              
                Mükellef (X)'in payına düşen asgari vergi tutarı              2.450.000.000.- TL
                (1.950.000.000 + 500.000.000 = )
                Asgari vergiyi ilişkin vergilendirme dönemlerinde muhtelif nedenlerle talih oyunları salonlarındaki oyun masaları ve makinelerin sayısında değişiklik olabilir veya sayısal miktarda değişiklik olmasa bile bunlardan bir kaçı arıza ..b. nedenlerle oyun oynanmasına imkan vermeyebilir. bu tür hallerin ilgili mevzuat çerçevesinde belgelendirilmesi durumunda her bir işletmedeki söz konusu oyun masası veya makineler için vergilendirme döneminde oyun oynatılmayan günlere ilişkin olarak asgari vergi hesaplanmayacaktır. Ancak, bu hallere ilişkin belgelerin istenildiğinde ilgililere ibrazı zorunludur.
                b - Talih Oyunları Salonları İşletmeciliğine Yeni Başlayan Veya Bu Faaliyetine Son Veren Mükelleflerde Asgari Verginin Hesaplanması
                Talih oyunları salonları işletmeciliği faaliyetine yeni başlayan mükellefler de Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 111 inci maddesine göre asgari vergi ödemek zorundadırlar. Talih oyunları salonları işletmeciliğine yeni başlama veya bu faaliyete son verilmesi hallerinde, işe başlanılan ay ile bırakılan aya ilişkin asgari verginin hesaplanmasında, faaliyette bulunulan gün sayısı dikkate alınacaktır. Buna göre talih oyunları salonlarında bulundurulan oyun masası ve oyun makinelerinin sayısına göre hesaplanan asgari verginin 30'a bölünmesi suretiyle bulunacak tutar, talih oyunları işletmeciliğine başlanıldığı veya bırakıldığı ayda faaliyette bulunulan gün sayısı ile çarpılarak o aya ilişkin ödenmesi gereken vergi tutarı hesaplanacaktır.
                Öte yandan, talih oyunları salonları işletmeciliğinin yıl içinde belirli bir süre için sezonluk olarak yapılması durumunda da aylık asgari vergi, ilgili ayda faaliyette bulunulan gün sayısı esas alınmak suretiyle hesaplanacaktır. Talih oyunları salonunun kapalı olduğu aylar için asgari vergi hesaplanmayacaktır. Ancak mükellefler, sezonluk işletilen talih oyunları salonlarının açılış ve kapanış tarihlerini, ilgili bakanlık veya kuruluşlardan alacakları ve açılış veya kapanışın yapıldığı aya ilişkin olarak verecekleri asgari vergi beyannamesi ekinde vergi dairesine ibraz edecekleri, bir yazı aslı veya örneği ile tevsik edeceklerdir. Bununla birlikte mükellefler talih oyunları salonlarının kapalı olduğu dönemler için de beyanname vereceklerdir.
                Aylık dönem içinde talih oyunları salonlarına konulan veya salondan çıkarılan oyun masası ve oyun makineleri için de aynı şekilde, ilgili olduğu aylık dönemde bunların kullanılan gün sayısına göre asgari vergi hesaplanacaktır. Bu durumda Gelir Vergisi kanununun mükerrer 111 inci maddesinde her bir oyun masası veya makine için belirtilen aylık asgari vergi tutarlarının 30'a bölünmesi suretiyle bulunacak tutar, oyun masası veya makinenin anılan aylık dönemde kullanılan gün sayısı ile çarpılarak hesaplanacaktır.
                c - Asgari Verginin Beyanı
                Talih oyunları salonları işletmeciliğinden elde edilen kazançlara ilişkin olarak aylık dönemler halinde hesaplanan asgari vergi, müteakip ayın yirminci günü akşamına kadar gelir veya kurumlar vergisi bakımından bağlı bulunurlar vergi dairesine "Talih Oyunları Salonları İşletmeciliğinden Elde Edilen Kazançlara İlişkin Asgari Vergi Beyannamesi" ile beyan edilecek ve tahakkuk eden vergi aynı süre içinde ödenecektir.
                3 - Asgari Verginin yıllık Beyanname ile Beyan Edilen Gelir                           
Veya Kurumlar Vergisinden Mahsubu
                Gelir Vergisi kanununun mükerrer 111 inci maddesine göre bir önceki yıl içinde aylık dönemler itibariyle tahakkuk ettirilen asgari vergiler, mükelleflerin yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannameleri üzerinden hesaplanan gelir veya kurumlar vergisinin, talih oyunları salonları işletmeciliği faaliyetinden sağlanan kazanca isabet eden kısmı üzerinden mahsup edilecektir. Mahsup edilemeyen asgari vergilerin mükellefe ret ve iadesi mümkün değildir. Gelir veya kurumlar vergisinin talih oyunları salonları işletmeciliği faaliyetine ilişkin kısmı, ilgili yılda talih oyunları salonlarından sağlanan hasılatın toplam hasılat içindeki payına göre hesaplanacaktır.
                Bu şekilde hesaplanan talih oyunları salonları işletmeciliği faaliyetine isabet eden gelir veya kurumlar vergisinden, ilgili yılda mükellef adına aylık dönemler itibariyle tahakkuk ettirilen asgari vergilerin toplam tutarı mahsup edilecektir. Mahsup edilemeyen asgari vergiler, mükellefe iade edilemeyeceği gibi mükellefin diğer vergi borçlarına da mahsup edilemeyecektir. Mükellefin ilgili yıl faaliyetinin zararla sonuçlanması hali de bu durumu değiştirmeyecektir.
                Öte yandan, Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 111 inci maddesine göre kurumlar vergisi mükellefleri adına tahakkuk ettirilen ve kurumlar vergisi beyannamesinde hesaplanan % 25 veya % 20 oranlı Kurumlar vergisinden mahsup konusu yapılamayan asgari vergilerin, kurumlarca Gelir vergisi kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının 6 numaralı bendinin (b) alt bendine göre hesaplanan gelir vergisi tevkif atından mahsup edilmesi de mümkün değildir.
                4 - Talih Oyunları Salonları İşletmeciliğinden Elde Edilen Kazançlarda Asgari Vergi Beyannamesinin Verilmemesi Veya Asgari verginin Eksik Beyan Edilmesi
                Yıllık Gelir veya kurumlar vergisi beyanname verme süresinden önce yapılan incelemeler sonucunda Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 111 inci maddesi gereğince ödenmesi gereken geçiş aylık dönemlere ait asgari verginin eksik beyan edildiğinin tespit edilmesi halinde eksik beyan edilen kısım için, resen veya ikmalin asgari vergi tarh edilir. Aylık dönemler itibariyle resen veya ikmalin tarh edilen bu vergilere, Vergi Usul kanununun ilgili hükümlerine göre ceza ve gecikme faizi tatbik edilecektir.
                Yıllık beyanname verme süresi geçtikten sonra resen veya ikmalin asgari vergi tarhiyatı, yıllık beyannamede beyan edilen kazanç üzerinden hesaplanan vergiyi aşan vergi farkı için yapılır. Bir önceki dönemde ödenmesi gereken verginin yıllık beyannamede mahsup edilen tutarı için de ceza ve mahsup tarihine kadar gecikme faizi aranılacağı tabiidir.
                5 - Talih Oyunları Salonları İşletmeciliğinden Elde Edilen kazanca İsabet Eden Geçici Verginin Ödenen Asgari Vergi kadarki Kısmının Terkini
                Bilindiği üzere, gerçek usulde gelir vergisine tabi olan ticari kazanç sahipleri ile serbest meslek erbabı, ticari ve mesleki kazançları için cari vergilendirme döneminin gelir vergisine mahsup edilmek üzere Gelir vergisi Kanununun mükerrer 120 inci maddesinde belirtilen esaslara göre geçici vergi ödemek zorundadırlar. Ayni şekilde kurumlar vergisi mükellefleri de kurumlar Vergisi kanununun mükerrer 40ıncı maddesine göre cari vergilendirme döneminin kurumlar vergisine mahsuben Gelir Vergisi kanununun mükerrer 120 inci maddesinde belirlenen esaslar çerçevesinde geçici vergi öderler.
                 Gelir Vergisi kanununun mükerrer 120 inci maddesine 3946 sayılı kanunla eklenen bir fıkra ile gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerine, dilerlerse ilgili hesap döneminde düzenledikleri üçer aylık bilanço ve gelir tablolarına göre hesapladıkları kazançlarının % 25 ini geçici vergi olarak ödemeleri imkanı da getirilmiştir.
                Gelir Vergisi Kanununa 4108 sayılı kanunla eklenen mükerrer 111 inci maddenin dördüncü bendi gereğince, cari vergilendirme dönemine ilişkin ödenmemiş geçici verginin talih oyunları salonlarından elde edilen kazanca isabet eden kısmının, bu madde gereğince ödenen asgari vergi kadarki kısmı terkin edilecektir. Geçici verginin talih oyunları salonlarından elde edilen kazanca isabet eden kısmı ise talih oyunları salonlarından sağlanan hasılatın toplam hasılat içindeki payına göre hesaplanacaktır.
                II - HOLDİNG ŞİRKETLERDE İŞTİRAK HİSSELERİNİN
SATIŞINDAN DOĞAN KAZANÇLARA İLİŞKİN
İSTİSNANIN UYGULAMASI
                4108 sayılı kanunla, Kurumlar Vergisi kanununa eklenen geçici 23 üncü maddenin (a) bendindeki hükümle gayrimenkul veya iştirak hisselerinin satışından doğan kazançların sermayeye ilave edilen kısmı, kurumlar vergisinden müstesna tutulmuştur. Bu istisnanın uygulanması konusunda 6 Temmuz 1995 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 51 Seri Numaralı Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinde ayrıntılı açıklamalar yapılmıştır. bakanlığımıza ulaşan bilgilerden bu tebliğin III/A-3-c bölümünde "Holding Şirketlerin Durumu" başlığı altında yapılan açıklamalara ilişkin tereddütlerin bulunduğu anlaşıldığından, aşağıdaki açıklamaların yapılması gerekli görülmüştür.
                Bilindiği üzere, şirketlerin iktisap ettikleri diğer şirketlere ait hisse senetlerini veya ortaklık paylarını, Muhasebe sistemi Uygulama Genel Tebliği Uyarınca '11 - Menkul Kıymetler" veya "24 - Mali Duran Varlıklar' hesaplarında izlemeleri gerekmektedir. Kısa vadeli fiyat değişimlerinden yararlanarak kâr elde etmek amacıyla, geçici bir süre elde tutulmak üzere alınan hisse senetleri veya ortaklık payları " 11 - Menkul Kıymetler" hesabında izlenmektedir. Holding şirketlerin söz konusu hesapta izlenmesi gereken hisse senetleri veya ortaklık paylarının bulunması halinde, bunların satışından doğan kazançlar, kurumlar vergisi kanununun geçici 23 üncü maddesinin (a) bendindeki istisnadan yararlandırılmayacaktır. Ancak, holding şirketlerin "24 - Mali Duran Varlıklar" ana hesabının alt hesaplarında izlenmesi gereken iştirak hisselerinin satışından doğan kazançların ise anılan bentte yer alan şartları taşıması halinde, sözü edilen istisnadan yararlanabileceği tabiidir.
                Tebliğ olunur.
               
                Maliye Bakanlığından:
 
Kurumlar Vergisi Genel Tebliği
Seri No: 53
(17 Nisan 1996 tarih ve 22614 sayılı Resmi Gazetede yayınlanmıştır)
 
                Gelir Vergisi ve Kurumlar Vergisi Kanunlarının uygulanmasında tereddüt olduğu anlaşılan bazı maddeleri ile ilgili olarak aşağıdaki açıklamaların yapılması gerekli görülmüştür.
                I - YATIRIM İNDİRİMİ TUTARINA UYGULANACAK                     
TEVKİF AT ORANI
                Gelir Vergisi Kanunu ve Kurumlar Vergisi Kanunu'nda 4108 sayılı Kanunla yapılan değişikliklere göre, yatırım indiriminden yararlanan kazançların vergilendirilmesine ilişkin esaslar 6 Temmuz 1995 tarih ve 22335 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 51 Seri Numaralı Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin (II) inci bölümünde açıklanmıştı.
                Gelir vergisi Kanununun 94 üncü maddesinde, Bakanlar Kurulu, bu maddede yer alan tevkif at nispetlerini her bir ödeme ve gelir için ayrı ayrı sıfıra kadar indirmeye veya bir katına kadar artırmak suretiyle yeniden tespit etmeye yetkili kılınmıştır.
                Bu yetkiye dayanılarak 30.12.1995 tarih ve 22509 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 15.12.1995 tarih ve 95/7593 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 15 inci maddesi ile 11.1996 tarihinden geçerli olmak üzere, Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının 6 numaralı bendinin "(b/ii)" alt bendinde yer alan tevkif at oranı, yatırım indirimi tutarı için % 5 olarak yeniden belirlenmiştir. Buna göre, 1.1.1996 tarihinden itibaren kurum kazancının yatırım indirimine isabet eden kısmı üzerinden Gelir Vergisi Kanununun anılan hükmü uyarınca %15 uyarınca gelir vergisi tevkif atı yapılması gerekmektedir.
                Halka açık anonim şirketlerde ise, yatırım indirimi üzerinden yapılacak tevkif at oranı konusunda anılan kararnamede bir belirleme yapılmadığından %10 oranında tevkif at yapılmasına devam edilecektir.
                Kararname 1.1.1996 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlüğe girdiğinden 1995 yılı kazançlarına ilişkin olarak 1996 Nisan ayında verilecek kurumlar vergisi beyannamelerinde uygulanan yatırım indirimi tutarı üzerinden kurumlar vergisi beyanname verme süresi içinde %15 oranında gelir vergisi tevkif atı yapılacak ve müteakip ayın 20 inci günü akşamına kadar (20 Mayıs) muhtasar beyanname ile beyan edilecektir. Öte yandan, kendilerine özel hesap dönemi tayin edilmiş kurumlarca, 1995 yılı içinde sona eren özel hesap dönemine ilişkin olarak 1.1.1996 tarihinden itibaren verilecek kurumlar vergisi beyannamelerinde uygulanan yatırım indirimi tutarına da aynı oran uygulanacaktır.
                II - TEVKİF AT MATRAHINA GİREN İNDİRİM VE İSTİSNA
TUTARININ BELİRLENMESİ
                Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının 3946 sayılı kanunla değişen 4 numaralı bendinde yer alan menkul sermaye iratları üzerinden 94 üncü maddenin 6 numaralı bendinin (b/ii) alt bendine göre yapılan tevkif at oranı; yatırım indirimi, rüçhan hakkı kupon satış kazancı, iştirak hisselerinin ve gayrı menkullerin satışından elde edilen kazançlar gibi bazı kazançlar için Kurumlar Vergisi Kanununun ilgili hükümleri ve Bakanlar Kurulu kararları ile %20 oranından daha küçük bir oran belirlenmiştir. Bu nedenle gelir vergisi tevkif at matrahının bu kazançlara isabet eden tutarına belirlenen bu oranların uygulanması gerekir.
                6 Temmuz 1995 tarihli ve 22335 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 51 seri Numaralı Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinde, gelir vergisi tevkif at matrahının bu kazançlara isabet eden tutarı, anılan kazançların toplam kurum kazancı içindeki oranı esas alınarak belirlenmişti. Ancak, yatırım indirimi, rüçhan hakkı satış kazancı ve iştirak hisselerinin ve gayrı menkullerin satışından doğan kazançlar gibi %25 ve %20 oranında kurumlar vergisine tabi tutulmayan kazançlar, gelir vergisi tevkif at matrahı içinde aynen yer almaktadır. Bu nedenle, bu şekilde bir oranlama yapılmaksızın o yıl uygulanan yatırım indirimi tutarı üzerinden % 15 oranında (diğer istisna kazançlar için ilgili kanun ya da Bakarlar Kurulu Kararlarında belirlenen oranda) gelir vergisi tevkif atı hesaplanacaktır. Bu tebliğin yayımından itibaren 51 Seri Numaralı Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin III ve IV numaralı bölümlerinde yer alan açıklama ve örneklerdeki hesaplamalardan, bu tebliğde yapılan açıklamalara aykırı olanlar uygulanmayacaktır.
                ÖRNEK:
                Merkezi İstanbul'da bulunan Öz Giyim A. Ş.,tekstil ürünleri imalatı ve ticareti ile uğraşmaktadır. Kurum, 1995 yılı faaliyetleri sonucunda 16.500.000.000 lira kâr elde etmiştir. Kurumun bu ticari kârına kurumlar vergisinden müstesna tutulan 2.000.000.000 lira rüçhan hakkı kupon satış kazancı ile 3.000.000.000 lira gayrimenkul satış kazancı da dahildir. Ayrıca, kurumun 8.000.000.000 liralık yatırım indirimi hakkı bulunmaktadır. Aynı yılda yapılan giderlerin 500.000.000 liralık kısmı ise kanunen kabul edilmeyen gider niteliğindedir.
                Bu bilgilere göre, Kurumun 1995 yılı kurumlar vergisi matrahı ile bu matrah üzerinden hesaplanacak kurumlar vergisi ve gelir vergisi tevkif at tutarları aşağıdaki şekilde olacaktır.
 
                Kurumlar Vergisi
                - Kurum kazancı (Ticari kar) ................................         16.500.000.000 TL                          
- Kanunen kabul edilmeyen giderler......................        + 500.000.000 TL                                            
Toplam 17.000.00.000 TL                             
- İstisna kazançlar.............................................(-)            13.000.000.000 TL
                - Yatırım indirimi                8.000.000.000                                        
- Rüçhan hak. k.s.              2.000.000.000                                       
- Gayrimenkul s.k.              3.000.000.000
                - Kurumlar vergisi matrahı ...................................          4.000.000.000 TL                             
- Hesaplanan kurumlar vergisi ..............................         1.000.000.000 TL                               
(4.000.000.000 x % 25 =)                                               
- Fon Payı ..............................................................            100.000.000 TL                    
(1.000.000.000 x % 10 =)
                % 20 Oranlı Kurumlar Vergisi
                - İndirim ve istisnalardan önceki kurum kazancı       17.000.000.000 TL
                - % 20 oranlı kurumlar vergisi                                                       
matrahına dahi olmayan kazançlar ......................(-) 13.000.000.000 TL
                        -Yatırım indirimi         8.000.000.000
                        - Rüçhan hak.k.s.k.    2.000.000.000
                        - Gayrimenkul s.k.      3.000.000.000
                - % 20 oranlı kurumlar vergisi matrahı ...............         4.000.000.000 TL
                - % 20 oranlı kurumlar vergisi ............................            800.000.000 TL
                (4.000.000.000 x % 20 =)
                - Fon payı ............................................................              80.000.000 TL
                (800.000.000 x % 10 =)
                Bu örnekte, % 25 oranında hesaplanan kurumlar vergisi, % 20 oranında hesaplanan kurumlar vergisinden fazla olduğundan Kurum, % 25 oranına göre hesaplanan 1.000.000.000 lira tutarındaki kurumlar vergisini ödeyecektir.
                1996 Yılına İlişkin Geçici Vergi
                - Geçici vergi matrahı ...........................................           1.000.000.000 TL
                - Geçici vergi ........................................................              700.000.000 TL
                (1.000.000.000 x % 70 =)
                Gelir Vergisi Tevkif atı
                - İndirim ve istisnalardan önceki turum kazancı        17.000.000.000 TL
                - İndirimler ...........................................................            (-) 1.000.000.000 TL
                (Kurumlar vergisi)
                - Gelir vergisi tevkif at matrahı..............................         16.000.000.000 TL
                - "% 15" oranında tevkif ata tabi gelir vergisi                                            
matrahı (Yatırım indirimi) ....................................          8.000.000.000 TL
                - Gelir vergisi tevkif atı .........................................           1.200.000.000 TL
                (8.000.000.000 x % 15 =)
                - Fon payı .............................................................             120.000.000 TL
                (1.200.000.000 x % 10 =)
                - "% 10" oranında tevkif ata tabi                                                 
gelir vergisi matrahı ...............................................           5.000.000.000 TL
                     - Rüçhan hak.k.s.k.       2.000.000.000
                     - Gayrimenkul s.k.         3.000.000.000
                - Gelir vergisi tevkif atı ............................................        500.000.000 TL                 
(5.000.000.000 x % 10 =)
                - Fon payı .................................................................         50.000.000 TL
                (500.000.000 0 % 10 =)
                - "% 20" oranında tevkif ata tabi gelir vergisi                                            
matrahı ......................................................................        3.000.000.000 TL
                (16.000.000.000 - 8.000.000.000 - 5.0000.000.000 =)
                - Gelir vergisi tevkif atı .........................................              600.000.000 TL
                (3.000.000.000 x % 20 =)
                - Fon payı .............................................................                  60.000.000 TL
                (600.000.000 x % 10 =)
                Toplam vergiler .................................................                               4.330.000.000 TL
                - Kurumlar vergisi                                                              1.000.000.000 TL
                - Geçici vergi                                                                          700.000.000 TL
                - Gelir vergisi tevkif atı                                                     2.300.000.000 TL
                - Fon payı                                                                                330.000.000 TL
               
                III - KURUMLAR VERGİSİ KANUNUN GEÇİCİ 23 ÜNCÜ MADDESİNİN "a" BENDİNDEKİ İSTİSNANIN UYGULANMASINDA ÜRETİM TESİSLERİNİN TANIMI
                Kurumlar Vergisi Kanununun geçici 23 üncü maddesinin (a) bendinin ikinci paragrafı ile üretim tesislerinin ve bu tesislere ilişkin gayri menkullerin tamamının veya bir kısmının, teşvik belgeli yatırım yapmak üzere kurulacak olan bir sermaye şirketine veya yeni kurulacak olan yabancı ortaklı bir anonim şirkete ayni sermaye olarak konulmasından doğan kazançlar, kurumlar vergisinden müstesna tutulmuştur. Bu istisnanın uygulanmasında51 Seri numaralı Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinde yer alan açıklamalarla birlikte aşağıdaki hususların da dikkate alınması gerekmektedir.
                Kurumlar Vergisi Kanununun geçici 23 üncü maddesinde yer alan "üretim tesisleri" ifadesinden,"Sanayi Sicil Belgesi" verilen işletmelerdeki imal ve istihsal faaliyetlerinde kullanılan tesislerin anlaşılması gerekir. Bu sanayi işletmelerinde imal veya istihsal faaliyetlerinde kullanılan makine, tesisat,alet, edevat, mefruşat ve demirbaşlarda üretim tesisine dahildir.
                Üretim tesislerin ilişkin gayrimenkul ifadesinden ise üretimin yapıldığı fabrika binası,laboratuar, üretilen mallar ile bu malların bünyesine giren ham ve yardımcı maddelerin depolandığı tesisler, garaj,tamirhane, satışa konu olan üretim tesisine ilişkin idare binası, personele yemek verilen binalar ile maden işletme haklarının anlaşılması gerekir. Bu gayrimenkullar, üzerinde bulunduğu arsa ve arazinin mütemmim cüzü niteliğinde olduğundan, üretim tesislerine ilişkin gayrimenkul olarak nitelendirilecektir.
                Öte yandan, üretim tesisleri ile birlikte ayni sermaye olarak tahsis edilen ve ham madde ile üretilen malların taşınmasından kullanılan taşıtlar ve iş makineleri üretim tesisi içinde değerlendirilecektir. Aynı şekilde ayni sermaye olarak tahsis edilen tesislerde istihdam edilen personelin toplu taşınmasında kullanılan taşıtlar da üretim tesisleri tanımına dahil edilecektir.
                Üretim tesisleri ile bu tesislere ilişkin gayri menkullerin, sermaye şirketlerine ayni sermaye olarak tahsis şekline göre istisna, aşağıdaki açıklamalar çerçevesinde uygulanacaktır.
                A - Üretim Tesislerinin Ayni Sermaye Olarak Tahsisi
                Üretim tesislerinin komple ayni sermaye olarak tahsisi halinde, bu tesislerle fiziki veya teknik bütünlük arz eden ve bu tesislerden ayrılması mümkün olmayan binalar ile arsa veya araziler de üretim tesislerine ilişkin gayrimenkul olarak nitelendirilecek ve istisna, ayni sermaye olarak konulan tesislerin tamamı için uygulanacaktır. Bu çerçevede, üretim tesislerinin bulunduğu alanda yer almayıp başka yerlerde bulunan ve üretim tesisleri ile fiziki veya teknik bütünlük teşkil etmeyen gayrimenkullar için istisnanın uygulanmayacağı tabiidir.
                B - Üretim Tesislerinin Belli Bir Kısmının                                              
Sermaye Olarak Tahsisi
                Üretim tesislerinin belli bir kısmının sermaye şirketlerine ayni sermaye olarak konulması halinde de istisna uygulanabilecektir. Bu durumda istisna, üretim tesislerinin ayni sermaye olarak konulan kısmına uygulanacaktır. Ancak, belli bir kısmı ayni sermaye olarak tahsis edilen üretim tesislerinin bir önceki bölümde belirtilen tesislerden oluşacağı tabiidir.
                Öte yandan, sınai bir üretimin söz konusu olmadığı otel, pansiyon, lokanta gibi hizmet işletmeleri üretim tesislerine ilişkin istisna uygulamasına konu olmayacaktır. Ancak, yemek fabrikalarının sermaye şirketlerine ayni sermaye olarak tahsis edilmesi durumunda, bu Tebliğde açıklanan esaslar çerçevesinde istisnanın uygulanması gerekir.
                Kurumlar Vergisi Kanununun geçici 23 üncü maddesinde yer alan, iştirak hisselerinin ve gayri menkullerin satışından doğan kazançlarla ilgili istisna hükmü nün uygulanmasına ilişkin esaslar üretim tesislerinin sermaye şirketlerine ayni sermaye olarak konulmasından doğan kazançlar için de geçerlidir. Bu nedenle, üretim tesislerinin sermaye şirketlerine ayni sermaye olarak konulmasından doğan kazancın, sermaye olarak tahsis işleminin gerçekleştirildiği yılda ayni sermaye tahsis eden kurumun sermayesine eklenmesi gerekir. Bu kazançların sermayeye ilavesi kâr dağıtımı sayılmaz. Ayrıca, istisnanın uygulanabilmesi için üretim tesislerinin iki tam yıl süreyle kurumun aktifinde yer alması şarttır. Sermayeye eklenen bu kazançların beş yıl içinde herhangi bir suretle işletmeden çekilmesi veya bu süre içinde işletmelerin tasfiyesi halinde, bu kazançlar o yılın kazancı sayılarak vergiye tabi tutulacaktır.
                C - Ayni Sermaye Olarak Tahsis Edilen Üretim Tesislerinin
Değerinin Tespiti
                Türk Ticaret Kanununun 279 uncu maddesine göre, anonim ortaklığa kurucular tarafından paradan başka mal ve hakların da sermaye olarak konulması taahhüt edilmiş ise bu sermayenin nevinin, niteliğinin, biçilen değerinin ve bunlara karşılık verilecek pay senedi miktarının sözleşmede gösterilmesi şarttır. Ortaklığa paradan başka sermaye olarak her türlü haklar, taşınır ve taşınmaz mallar konulabilmektedir. Buna karşılık ticari itibar ve emek, sermaye olarak konulamaz.
                Diğer taraftan, anonim ortaklığa paranın dışında mal ve hakların da sermaye olarak konulmasında bunların dikkate alınacak değerleri, Türk Ticaret Kanununun 303 üncü maddesine göre mahkemelerce belirlenecek değerin üzerinde olamaz.
                IV - TALİH OYUNLARI SALONLARI İŞLETMECİLİĞİNDEN ELDE EDİLEN KAZANÇLARA İLİŞKİN OLARAK HESAPLANAN ASGARİ VERGİNİN YILLIK BEYANNAME İLE BEYAN EDİLEN GELİR VEYA KURUMLAR VERGİSİNDEN MAHSUBU
                Talih oyunları salonları işletmeciliğinden elde edilen kazançların vergilendirilmesi hakkında gerekli açıklamaların yer aldığı 52 Seri Numaralı Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin (I/3) numaralı bölümünün, birinci paragrafının son cümlesi, "Gelir veya kurumlar vergisinin talih oyunları işletmeciliği faaliyetine ilişkin kısmı, ilgili yılda talih oyunları salonlarından sağlanan kazancın toplam kazanç içindeki payına göre hesaplanacaktır." şeklinde değiştirilmiştir.
                IV- KURUMLAR VERGİSİ KANUNUNUN GEÇİCİ 23 ÜNCÜ MADDESİNİN "a" BENDİ KAPSAMINA DAHİL KAZANÇLAR ÜZERİNDEN YAPILACAK GELİR VERGİSİ TEVKİF ATININ ÖDENMESİ
                Gelir Vergisi Kanununun 4108 sayılı Kanunla değişen 119 uncu maddesinde aynen, "94 üncü madde gereğince yapılan vergi tevkif atı, vergi tevkif atı, vergi kesenler tarafından beyanname verecekleri süre içinde bağlı bulundukları vergi dairesine yatırılır. Ancak 94 üncü maddenin birinci fıkrasının 6 numaralı bendinin (b) alt bendinde yazılı menkul sermaye iratlarının dağıtılmaması halinde yapılacak vergi tevkif atı; biri beyanname verme süresinde, diğerleri kurumlar vergisinin ikinci ve üçüncü taksitlerinin ödeme süreleri içinde olmak üzere üç eşit taksitte ödenir." denilmektedir.
                Kurumlar Vergisi Kanununun geçici 23 üncü maddesinin "a" bendinin üçüncü fıkrasında, "Bu kazançların sermayeye ilavesi kar dağıtımı sayılmaz..." hükmü yer almaktadır. Bu durumda, iştirak hisselerinin veya gayri menkullerini satışından doğan kazançlar ortaklara dağıtılmamış sayılacağından, bu kazançlar üzerinden Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin (6/b) numaralı bendine göre yapılacak gelir vergisi tevkif atı, biri beyanname verme süresinde, diğerleri kurumlar vergisinin ikinci ve üçüncü taksitlerinin ödeme süreleri içinde olmak üzere üç eşit taksitte ödenecektir.
                Tebliğ olunur.
 
Kurumlar Vergisi Genel Tebliği
Seri No: 54
(6 Aralık 1996 tarih ve 22839 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır)
 
                Gelir Vergisi Kanunu'nun gider kabul edilmeyen ödemeler başlığı altında düzenlenen 41'inci maddesine 4008 sayılı Kanunla eklenen 8 inci bentte, Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre, dönem sonu stoklarını son giren ilk çıkar yöntemine göre değerleyen veya amortismana tabi iktisadi kıymetlerini yeniden değerlemeye tabi tutanların, işletmede kullandıkları yabancı kaynaklara ilişkin faiz, komisyon, vade farkı, kâr payı, kur farkı ve benzer adlar altında yaptıkları giderler ve maliyet unsurlarının bir kısmının gider olarak kabul edilmeyeceği hükme bağlanmıştır.
                Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 15 inci maddesinin 13 numaralı bendine göre bankalar, sigorta şirketleri ve finans kurumları dışında kalan kurumlar da Gelir Vergisi Kanunu'nun söz konusu bendindeki esaslar çerçevesinde hesapladıkları giderleri kurum kazancının tespitinde indiremeyeceklerdir.
                Bu hükümlerin uygulaması ile ilgili olarak aşağıda gerekli açıklamalar ve belirlemeler yapılmıştır.
                A) Yabancı Kaynak Gider Kısıtlaması Kapsamına Giren Mükellefler:
                1. Kapsama Giren Mükellefler:
                Gelir Vergisi Kanunu'nun 41/8 ve Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 15/13 maddelerinde düzenlenen gider kısıtlamasına ilişkin uygulama Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre, dönem sonu stoklarını son giren ilk çıkar yöntemine göre değerleyen veya amortismana tabi iktisadi kıymetlerini yeniden değerlemeye tabi tutan gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri hakkında uygulanacaktır. Bu şartlardan birinin gerçekleşmesi gider kısıtlaması uygulaması için yeterlidir. Her iki müesseseden de hiçbir şekilde yararlanmayan mükellefler ise söz konusu madde hükümlerine tabi tutulmaz.
                2. Kapsama Girmeyen Mükellefler:
                a) Sanayi siciline kayıtlı imalatçıların imalat faaliyetlerinde kullandıkları yabancı kaynaklara ait gider ve maliyet unsurları için gider indirimi kısıtlaması söz konusu değildir. Gider kısıtlaması kapsamı dışında kalabilmek için hesap döneminin sonuna kadar Sanayi Sicil Belgesi almak için ilgili bakanlığa başvurulması ve en geç beyanname verme süresi sonuna kadar bu belgenin alınması şarttır. İmalatçı olsa dahi sanayi siciline kayıtlı bulunmayanlar bu madde kapsamında hesapladıkları giderleri indirim konusu yapamayacaklardır. Sanayi siciline kayıtlı bulunan imalatçıların imalat faaliyeti dışında kalan diğer faaliyetlerine ilişkin gider ve maliyet unsurları için gider kısıtlamasına ilişkin hükümler uygulanacaktır.
                b) Gelir ve Kurumlar Vergisi kanunlarının gider kısıtlaması ile ilgili yukarıda belirtilen hükümleri bankalar, sigorta şirketleri ile kurumlar vergisi mükellefi olan finans kurumları için uygulanmayacaktır.
                "Finans kurumları" ifadesinden, esas itibariyle 16.12.1983 tarihli ve 83/506 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ve bu karara ilişkin olarak Hazine Müsteşarlığı'nın tebliğlerine göre izin alınmak suretiyle kurulan "Özel finans kurumları", Ödünç Para Verme işleri Kanunu'nun 3 üncü maddesinde tanımlanan "finansman şirketleri" ve "faktoring şirketleri"nin anlaşılması gerekir.
                B) Gider Kısıtlaması Kapsamına Giren Yabancı Kaynaklara İlişkin Gider ve Mahiyet Unsurları:
                İşletmelerin kullanmış oldukları yabancı kaynaklara ilişkin olarak düzenlenen belgelerde, ayrıca gösterilsin veya gösterilmesin, yabancı kaynağın kullanım süresine bağlı olarak doğan her türlü faiz, komisyon, vade farkı, kâr payı, kur farkı, Factoring kuruluşlarına verilen ıskonto bedelleri ve benzeri adlar altında yapılmış olan giderler ve maliyet unsurları gider kısıtlaması uygulamasına konu olacaktır. Bu itibarla banka ve sigorta muameleleri vergisi ve kredi sözleşmeleri nedeniyle ödenen damga vergisi gibi yabancı kaynağın işletmede kullanıldığı süreye bağlı olmayan gider ve maliyet unsurları gider kısıtlamasına tabi olmayacaktır.
                Gelir Vergisi Kanunu'nun 41/8 inci maddesindeki yetkiye dayanılarak; işletmelerin yüklendikleri finansman giderlerinin düzenlenen belgelerde gösterilmediği hallerde finansman tutarının alacak ve borç senetlerinin reeskont işlemine tabi tutulmasında esas alınan ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nca belirlenen ve halen % 57 olarak uygulanan faiz oranının esas alınması suretiyle hesaplanması
uygun bulunmuştur. Gider kısıtlaması uygulamasında işletmelerin yabancı kaynaklara ilişkin olarak yüklendikleri finansman giderinin düzenlenen belgelerde gösterilmediği durumlarda, fatura veya benzeri belge tarihinden itibaren bir aya kadar olan vadeli işlemlerde, yabancı kaynaklara ilişkin gider ve maliyet unsurları ayrıştırılmayacak ve gider kısıtlaması kapsamında değerlendirilmeyecektir. Yabancı kaynaklara ilişkin gider veya maliyet unsurları ayrıştırılmayacak ve gider kısıtlaması kapsamında değerlendirilmeyecektir. Yabancı kaynaklara ilişkin gider veya maliyet unsurunun düzenlenen belgelerde gösterildiği hallerde, süreye bakılmaksızın gider kısıtlamasının uygulanması gerekmektedir.
                Ancak 1996 yılı giderleri ile sınırlı olmak üzere, düzenlenen belgelerde ayrıca gösterilmeyen yabancı kaynaklara ilişkin finansman giderleri gider kısıtlaması uygulamasına tabi olmaması Gelir Vergisi Kanununa 41/8 maddesindeki yetkiye dayanarak uygun bulunmuştur.
                Sanayi siciline kayıtlı imalatçıların imalat faaliyetlerinde kullandıkları yabancı kaynaklara ait gider ve maliyet unsurları yukarıda da belirtildiği gibi gider kısıtlaması uygulamasına girmemektedir. İmal edilen malların maliyet bedeline giren unsurlar Vergi Usul Kanunu'nun 25'inci maddesinde belirlenmiş, buna ilişkin gerekli açıklamalar da Vergi Usul Kanunu genel tebliğlerinde yapılmıştır. Bu yasal düzenleme çerçevesinde imal edilen mal maliyetine girmesi zorunlu olan yabancı kaynaklara ait maliyet unsurları gider kısıtlaması uygulaması kapsamına girmemektedir. Ancak, 25'inci madde hükmüne göre genel idare giderlerinden mamul mal maliyetine pay verilmesi mükellefin ihtiyarına bırakılmıştır. Bu seçimlik hakkın maliyetlere pay vermemek ve doğrudan gider yazmak suretiyle kullanılması halinde, gider yazılan tutar gider kısıtlaması kapsamına girecektir.
                Gider ve maliyet unsurlarından yatırım maliyetine eklenenler gider kısıtlaması kapsamı dışındadırlar. Maddede yer alan yatırım ifadesinden her türlü (teşvik belgeli veya belgesiz) amortismana tabi iktisadi kıymet yatırımını anlamak gerekmekte olup, bu kıymetlerin maliyet bedelinin hangi unsurlardan oluştuğu Vergi Usul Kanunu'nun 262 inci maddesinde belirlenmiştir. Bu madde ve buna ilişkin Vergi Usul Kanunu genel tebliğlerde yapılan açıklamalar çerçevesinde, zorunlu olarak ya da mükellefin ihtiyarında maliyetlere eklenen yabancı kaynaklara ait gider ve maliyetler gider kısıtlamasına konu olmayacaktır.
                C) Özel Hesap Dönemi 1996 Yılı İçinde Sona Eren Mükellefler İçin Uygulanacak İndirim Oranı:
                Gider kısıtlaması uygulamasına esas alınacak indirim oranı, o yıla ait yeniden değerleme oranının, ilgili kuruluşlardan alınan bilgilere göre Maliye Bakanlığı'nca o yıl için hesaplanan ortalama ticari kredi faiz oranına bölünmesi suretiyle hesaplanmaktadır. Vergi Usul Kanunu'na göre yeniden değerleme oranı, 245 Seri No. lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile 1995 yılı için % 99,5 olarak tespit edilmiştir. Aynı dönem için Merkez Bankası'ndan alınan yıllık ortalama ticari kredi faiz oranı ise% 116'dır. Bu durumda özel hesap dönemi 1996 yılı içinde biten kurumlar için uygulanacak indirim oranı (99./116=) % 85. olarak belirlenmiştir.
                4008 sayılı Kanunla Gelir Vergisi Kanunu'nun 41 inci maddesine eklenen 8 numaralı ve kurumlar Vergisi Kanunu'nun 1 inci maddesine eklenen 13 numaralı bent hükümleri 1.1.1996 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Buna göre, işletmede kullanılan yabancı kaynaklara ilişkin olarak bu tarihten sonra yapılan giderler ile maliyet unsurları toplamına belirlenen indirim oranının uygulanması suretiyle bulunan kısmın % 25'i gider olarak indirilemeyecektir. Bu uygulama yönünden işletmede kullanılan yabancı kaynakların hangi yılda temin edildiği önem arz etmemektedir.
                Özel hesap dönemi 1996 yılı içinde sona eren mükellefler 1.1.1996 tarihinden önce yaptıkları gider veya maliyet unsurlarının tamamını indirim konusu yapabileceklerdir.
                Ayrıca özel hesap dönemi 1996 yılı içinde sona eren ve bu Tebliğin yayımlanmasından önce beyannamelerini veren mükelleflerin, Tebliğin yayımından itibaren bir ay içinde yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde beyannamelerini yeniden düzenlemeleri ve Vergi Usul Kanununun düzeltme hükümleri çerçevesinde bağlı bulundukları vergi dairesine vermeleri gerekmektedir. Bu beyannameler üzerine mükellefler adına yapılacak ilave vergi ve fon tarhiyatlarına ceza ve gecikme faizi uygulanmayacaktır.
                Tebliğ olunur.
 
Maliye Bakanlığından:
 
Kurumlar Vergisi Genel Tebliği
Seri No: 55
 
                4008 sayılı Kanunla Gelir Vergisi Kanununun 41 inci maddesine eklenen 8. Kurumlar Vergisi Kanununun 15 inci maddesine eklenen 13 numaralı bent hükümleri ile yapılan ve işletmelerin kullandıkları yabancı kaynaklara ilişkin gider ve maliyet unsurlarının bir kısmının gider olarak kabul edilmeyeceğini öngören düzenleme hakkında 54 Seri Numaralı Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinde gerekli açıklamalar yapılmıştır. Bu açıklamalara ek olarak aşağıdaki hususların açıklanmasına gerek görülmüştür.
                1 - 1996 Yılı Kazançlarına İlişkin Gider Kısıtlaması Uygulamasında Esas Alınacak İndirim Oranı:
                Gelir ve Kurumlar vergisi mükelleflerinin 1996 yılı kazançlarının tespitinde gider indirimi kısıtlaması uygulamasına esas alınacak indirim oranı; Bakanlığımızca 1996 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranının (% 72,8), T.C. Merkez Bankası'ndan alınan yıllık ortalama ticari kredi faiz oranına (% 109) bölünmesi suretiyle (% 72,8 / % 109 =) % 66,7 olarak tespit edilmiştir. Özel hesap dönemi 1997 takvim yılında sona eren mükellefler de bu oranı esas almak sureti ile yabancı kaynaklara ilişkin finansman giderlerinin kazancın tespitinde indirilemeyecek kısmını hesaplayacaklardır.
                Bu durumda, tespit edilen orana göre mükellefler yapmış oldukları yabancı kaynaklara ilişkin gider ve maliyet unsurlarının (% 66,7 x % 25 =) % 16,6 sını kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alacaklardır.
                2 - Yıllara Sari İnşaat ve Onarma İşleri İle Uğraşan Mükelleflerde Gider Kısıtlaması Uygulaması:
                Gelir Vergisi Kanununun 42 inci maddesi hükmüne göre birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat ve onarma işlerinde kar veya zarar işin bittiği yıl kesin olarak tespit edilmekte ve tamamı o yılın geliri sayılarak vergilendirilmektedir. Bu işlerle uğraşanların kullandıkları yabancı kaynaklara ilişkin finansman giderlerinin, işin kesin kar veya zararının tespit edildiği yıl kazancının hesaplanmasında gider veya maliyet unsuru dikkate alınması gerektiğinden gider kısıtlamasına ilişkin uygulama da aynı dönemde yapılacaktır. Bununla birlikte, indirilemeyecek finansman gideri tutarı, işin devamı süresince yapılan finansman giderleri toplamına işin bittiği yıla ilişkin indirim oranı uygulanmak suretiyle değil, her yıl yapılan finansman giderleri tutarına o yıla ilişkin indirim oranı uygulanmak suretiyle hesaplanacaktır.
                Birden fazla inşaat e onarma işinin birlikte yapılması veya yıllara sari inşaat ve onarma işlerinin yanı sıra başka işlerin de bulunması halinde, yapılan finansman giderleri hangi yılın kar veya zarar tutarının tespitinde dikkate alınıyorsa, o yılda gider indirimi kısıtlamasına konu edilecektir.
                Öte yandan, gider indirimi kısıtlamasına ilişkin hükümler 1.1.1996 tarihinde yürürlüğe girdiğinden, bu tarihten önce yapılan finansman giderlerinin inşaat ve onarma işi kazancının hangi yıl beyan edildiğine bakılmaksızın gider indirimi kısıtlamasına konu edilmesi gerekmektedir.
                3 - Yeniden Değerleme ve Son Giren İlk Çıkar Yöntemi Uygulanmakla Birlikte Bunların Sağladığı Vergisel İmkanlardan Yararlanılmadığı Durumlar:
                Gelir Vergisi Kanununun 41/8 ve Kurumlar Vergisi Kanununun 15/13 maddeleri hükümlerine göre Vergi Usul Kanunu hükümleri çerçevesinde amortismana tabi iktisadi kıymetlerini yeniden değerlemeye tabi tutmayan ve dönem sonu stoklarını son giren ilk çıkar yöntemine göre değerlemeyen mükellefler gider indirimi kısıtlaması uygulamasının kapsamı dışındadırlar.
                Yeniden değerleme müessesesi esas olarak işletmelere, iktisadi kıymetlerini eski değerleri yerine yeniden değerlenmiş değerleri üzerinden amortismana tabi tutma, oluşan değer artışını vergilemeye konu olmaksızın sermayeye ekleme gibi bazı vergisel imkanlar sağlamaktadır. Yeniden değerleme yapılmasına rağmen, vergiye tabi kazancın tespitinde bu vergisel imkanlardan yararlanılmaması ve iktisadi kıymetin elden çıkarılması veya işletmenin tasfiyesi sırasında daha önce yapılan yeniden değerleme uygulaması dolayısıyla doğabilecek diğer vergi imkanlarından da vazgeçmesi halinde, gider indirimi kısıtlaması uygulaması açısından yeniden değerleme yapılmamış kabul edilecektir.
                Aynı şekilde ticari karın tespitinde son giren ilk çıkar değerleme yöntemi uygulanmasına rağmen, vergi matrahının hesaplanmasında bu yöntemin getirdiği vergisel imkanlardan yararlanılması şartıyla, gider indirimi kısıtlaması uygulamasında son giren ilk çıkar yönteminin uygulanmadığı kabul edilecektir.
                Ancak, bu şekilde gider indirimi kısıtlaması kapsamı dışında kalabilmek için, yasal kayıtların yukarıda açıklanan hususların tespitine imkan verecek şekilde tutulması gerekmektedir.
                4 - Gider İndirimi Uygulamasında Kur Farklarının Durumu:
                Finansman giderlerinin düzenlenen belgelerde ayrıca gösterilmediği hallerde bu giderlerin tespitine ve 1996 yılı uygulamasına ilişkin gerekli açıklamalar 54 Seri Numaralı Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinde yapılmıştır. Söz konusu Genel Tebliğde açıklandığı üzere, Finansman giderinin gider kısıtlamasına konu olacak tutarı, T.C. Merkez Bankasınca belirlenen ve halen % 57 olarak uygulanan faiz oranı esas alınarak hesaplanacak, ancak bu tür giderlerden 1996 yılına ait olanlar gider kısıtlamasına konu olmayacaktır.
                Buna göre, yabancı kaynak kullanımı nedeniyle doğan kur farkı giderlerinin % 57 oranı uygulanmak suretiyle hesaplanması söz konusu olmadığı gibi, bu giderlerin 1996 yılı ile sınırlı olarak gider indirimi kısıtlaması kapsamı dışında tutulan giderler arasında değerlendirilmesi de mümkün bulunmamaktadır. Anılan yılda kapsam dışında bırakılan finansman giderleri esas olarak vade farkları ve benzeri giderleri kapsamakta olup, kur farkı giderleri 1996 yılı kazancının tespiti de dahil olmak üzere döviz kurlarındaki değişim dikkate alınarak hesaplanan gerçek tutarları ile gider indirimi kısıtlamasına konu edilecektir.
                5- Bazı Giderlerin Gider Kısıtlaması Uygulaması Karşısındaki Durumu:
                Teminat mektubu komisyonları, tahvil ihracı ile ilgili olarak yapılan baskı ve benzeri giderler ile ipotek masrafları gibi herhangi bir yabancı kaynak kullanımına bağlı olmaksızın yapılan giderlerin gider kısıtlamasına konu edilmesi söz konusu değildir. Aynı şekilde bir finansman gideri olmayıp, finansman geliri azalması niteliğinde olan erken ödeme ıskontoları veya peşin ödeme ıskontoları da gider indirimi kısıtlaması kapsamı dışındadır. Bir gider veya maliyet unsurunun gider kısıtlamasına konu edilmesi için bunların yabancı kaynak kullanımına ve bu kaynağın kullanım süresine bağlı olarak doğmuş olması gerekmektedir.
                54 Seri Numaralı Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinde de ifade edildiği üzere, kredi sözleşmelerine ilişkin olarak ödenen damga vergisi veya banka havale ücretlerine ilişkin ödenen banka ve sigorta muameleleri vergisi gibi, bir yabancı kaynağın kullanım süresine bağlı olarak doğmayan gider ve maliyet unsurları gider indirimi kısıtlaması uygulamasına tabi olmayacaktır. Bu giderlerden kredi faizleri üzerinden hesaplanan banka ve sigorta muameleleri vergisi gibi bir yabancı kaynağın işletmede kullanım süresine bağlı olarak doğanların ise gider indirimi kısıtlaması uygulamasına konu edileceği açıktır.
                6- Bazı Mükelleflerin Gider Kısıtlaması Uygulaması                          
Karşısındaki Durumu:
                Borsa aracı kurumları, menkul kıymet yatırım ortaklıkları ve yatırım fonları gibi, esas faaliyet konusu işletmelere finansman sağlamak olmayan kurumlar, gider kısıtlaması uygulamasında finans kurumu sayılmamaktadır.
                Öte yandan, 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu kapsamında yapılan finansal kiralamalar nedeniyle ödenen kiralar, finansman gideri sayılmayacak ve dolayısıyla gider indirimi kısıtlamasına tabi olmayacaktır. Ancak bu çerçevede, finansal kiralama şirketlerince yapılan finansman giderleri, bunların kazançlarının tespiti sırasında gider indirimi kısıtlamasına tabi olacaktır.
                7- Finansman Gideri Yanında Finansman Gelirinin de                       
Bulunması Durumu:
                Finansman giderlerinin yanı sıra finansman geliri de elde etmiş olan mükelleflerin gider kısıtlaması uygulamasında söz konusu gelir ve giderlerini birbiri ile mukayese etmek suretiyle netleştirmeleri mümkün olmayıp, finansman giderleri toplamının gider kısıtlamasına konu edilmesi gerekmektedir.
                9- Sanayi Siciline Kayıtlı İmalatçıların İmalat Faaliyetlerinde
                Kullandıkları Finansman Giderlerinin Tespiti :
                54 Seri Numaralı Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinde sanayi siciline kayıtlı imalatçıların imal edilen mal maliyetine girmesi zorunlu olan yabancı kaynaklara ait maliyet unsurlarının gider kısıtlaması uygulaması kapsamına girmediği belirtilmiş, ayrıca Vergi Usul Kanununun 275 inci maddesine göre genel idare giderlerinden mal maliyetine pay verilmesi halinde de genel idare giderleri içerisindeki finansman giderlerinin gider kısıtlamasına tabi olmayacağı açıklanmıştır. Bu giderlerin doğrudan gider kaydedilmesi halinde ise gider kısıtlamasına tabi olacağı ifade edilmiştir.
                Konunun yeniden değerlendirilmesi sonucunda, seçimlik hakkın kullanılması suretiyle genel idare giderlerinin doğrudan gider yazıldığı durumda da bu giderlerin içerisinde yer alan ve mal maliyetine yüklenmesi mümkün bulunan finansman giderlerinin gider indirimi kısıtlamasına tabi olmaması uygun görülmüştür. Ancak, genel idare giderlerinin gider indirimi kısıtlamasına tabi olmaması uygun görülmüştür. Ancak, genel idare giderleri içerisinde yer alan finansman giderlerinden Vergi Usul Kanununun 275 inci maddesi uyarınca mal maliyetine pay verilmesi mümkün olmayan kısmın ise gider indirimi kısıtlamasına tabi tutulması gerekmektedir.                
10- Finansman Giderlerine İlişkin Katma Değer Vergisi:
                Katma Değer ergisi Kanununun "İndirilmeyecek Katma Değer Vergisi" başlıklı 30 uncu maddesinin (d) bendinde, Gelir e Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen katma değer vergisinin indirim konusu yapılamayacağı hükme bağlanmış olup, madde hükmünün amacı esas itibariyle işle veya işletme ile ilgisi bulunmayan, dolayısıyla özel veya nihai tüketim sayılan giderler için yüklenilen vergilerin, işletmede oluşan katma değerden indirilmemesine yöneliktir.
                Buna karşılık, Gelir Vergisi Kanununun 41/8 ve Kurumlar Vergisi Kanununun 15/13 üncü maddeleri ile getirilen ve işletmelerin kullandıkları yabancı kaynaklara iliştin bazı gider ve maliyet unsurlarının bir kısmının indirim kısıtlamasına tabi olacağını öngören düzenlemenin, Katma Değer Vergisi Kanununun yukarıda bahsi geçen 30/d maddesi hükmü ile paralellik arz etmediği açıktır. Doğrudan işletmenin faaliyetiyle ilgili olan bu giderler için yüklenilen katma değer vergisinin temel prensibi olan işle ilgili giderler için yüklenilen vergilerin mükellef üzerinde kalmaması prensibi ile de çelişmektedir.
                Diğer taraftan, Katma Değer Vergisi Kanununun 29/4 üncü maddesi ile vergi indirimi uygulamasında doğabilecek aksaklıkları, vergi mükerrerliğine ve vergi muafiyetine meydan vermeyecek şekilde, bu Kanunun ana ilkelerine uygun olarak giderme ve indirimle ilgili usul ve esasları düzenleme konusunda Bakanlığımıza yetki verilmiş bulunmaktadır.
                Yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde Kanunun 30/d maddesi hükmünün söz konusu işlemler bakımından uygulanmaması Bakanlığımıza tanınan yetki çerçevesinde uygun görülmüştür.
                Tebliğ olunur.
 
Maliye Bakanlığından:
 
Kurumlar Vergisi Genel Tebliği
Seri No: 55
(1 Nisan 1997 tarih ve 22951 sayılı Resmi Gazetede yayınlanmıştır)
 
                11 Mart 1995 tarih ve 22224 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 50 Seri Numaralı Kurumlar Vergisi Genel Tebliği ile 6 Temmuz 1995 tarih ve 22335 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 1 Seri Numaralı Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinde yer alan bazı hususlarla ilgili olarak aşağıdaki açıklamaların yapılması gerekli görülmüştür.
                1- Geçmiş Yıl Zararlarının % 20 Oranlı kurumlar Vergisi                              
Karşısındaki Durumu:
                50 Seri Numaralı kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin "Geçmiş Yıl Zararlarının % 20 Oranlı Kurumlar Vergisi Karşısındaki Durumu" başlıklı II-B/e bölümünde kurumların, geçmiş yıl zararlarını öz sermaye karşılaştırmasından doğan zararlar ile uygulanan indirim ve istisnalardan kaynaklanan zararlar şeklinde ayırıma tabi tutmaları gerektiği, öz sermaye karşılaştırmasından doğan zararların % 20 oranlı kurumlar ergisi matrahına dahil edilmemesi, uygulanan indirim ve istisnalardan kaynaklanan zararların ise % 20 oranlı kurumlar vergisi matrahına dahil edilmesi gerektiği ifade edilmiştir.
                Genel tebliğde yer alan bu açıklama, kurumlar Vergisi Kanununun 14 üncü maddesinin 7 numaralı bendinde geçmiş yıl zararlarının kaynaklarına göre bir ayırıma tabi olmaksızın indirim konusu yapılacağının öngörüldüğü gerekçesi ile Danıştay 4 üncü Dairesinin E:1995/2669 K.1996/1076 sayılı kararı ile iptal edilmiştir. Bu karar gereğince kaynağına bakılmaksızın bütün geçmiş yıl zararları % 20 oranlı kurumlar vergisi matrahından indirilebilecektir. Bu nedenle, 1996 hesap dönemine ilişkin kurumlar vergisi beyannamelerinin geçmiş yıl zararları ile ilgili Tablo V de yer alan "İndirim ve İstisnaların Uygulanmasından Doğan Zararlar" sütununun doldurulmasına gerek bulunmayıp bütün zararlar "Diğer Zararlar" sütununa yazılacaktır.
                Buna paralel olarak gelecek yıla devreden geçmiş yıl zararları da bir ayırıma tabi tutulmayacak, 75 numaralı "Gelecek Yıla Devreden Cari Yıl Zararı" satırı doldurulacak, 76,77 ve 78 numaralı satırlar boş bırakılacaktır. Ayrıca, Tablo VII de yer alan 84 numaralı "Mahsup Edilen Geçmiş Yıl Zararlarının İndirim ve İstisnaların Uygulanmasından Doğan Kısmı" satın da boş bırakılacaktır.
                2- Gelir Vergisi Tevkif atı Matrahına Dahil Olmayan veya Matraha Dahil Olmakla Birlikte 93/5148 Sayılı kararname İle (0) Sıfır Oranda Tevkif ata tabi Tutulan Gelir Unsurlarına İsabet Eden Kurumlar Vergisinin Tevkif at Matrahından İndirilip İndirilemeyeceği:
                50 Seri Numaralı Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin "Gelir Vergisi Tevkif atı Matrahına Dahil Olmayan veya Matraha Dahil Olmakla Birlikte 96/5148 Sayılı kararname ile (0) Sıfır Oranda Tevkif ata Tabi tutulan Gelir Unsurlarına İsabet Eden Kurumlar Vergisinin Tevkif at Matrahından İndirilip İndirilemeyeceği" başlıklı V-A/4-c bölümünde Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin -b bendi uyarınca yapılacak tevkif atın hesaplanmasında, matraha dahil olmayan gelir unsurlarına isabet eden kurumlar vergisinin indirim konusu yapılamayacağı, indirim ve istisnalardan önceki kurum kazancından indirilecek kurumlar vergisinin gelir vergisi tevkif atı matrahı içinde yer alan kazanç unsurlarına isabet eden kurumlar vergisi ile sınırlı olacağı açıklanmıştır.
                Genel Tebliğde yer alan bu açıklama, Danıştay 4 üncü Dairesinin E:199/3804 K:1996/1619 sayılı kararı ile iptal edilmiştir. Bu karar gereğince Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin 6-b bendi uyarınca yapılacak tevkif atın hesaplanmasında, tevkif at matrahına dahil olsun olmasın kurumlar vergisinin tamamı indirilebilecektir.
                3- İştirak Hisseleri veya Gayrı menkullerin satışından Doğan Kazançlara İlişkin İstisna Uygulamasında Kooperatiflerin Durumu:
                51 Seri Numaralı Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin III/A bölümünün "İstisnadan Yararlanacak Olan Mükellefler" başlıklı 1 inci kısmında, konut veya işyeri yapı kooperatiflerinde amacın üyelerin bir konut veya işyeri sahibi yapılması olduğu, Kurumlar Vergisi Kanununun geçici 23 üncü maddesinde yer alan istisnanın müteahhitlere kat karşılığı arsa payı devredilmesinde, ortak sayısından fazla konut veya işyeri alınması halinde bunlara isabet eden kazanca istisna uygulanmayacağı, yapı kooperatiflerinin amaçlarını gerçekleştirmelerinden, başka bir ifade ile ortaklarının birer konut veya işyeri sahibi olmasından sonra, fazla olan arsalarının nakit veya kat karşılığı satılması halinde, bu satış veya devirden doğan kazanç için istisna uygulanmayacağı ifade edilmiştir.
                Tebliğde yer alan bu açıklama, Danıştay 4 üncü Dairesinin E:1995/3870, K:1996/1074 sayılı kararı ile iptal edilmiş, bu karar Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulunun E:1996/314, K:1996/419 sayılı kararı ile uygun bulunmuştur.
                Bu karar çerçevesinde, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu ya da özel kanunlara göre kurulan kooperatiflerin, ortağın sahip olabileceği en fazla pay tutarı dikkate alınmaksızın gayrimenkul ve iştirak hisselerinin satışından doğan kazanç istisnasından yararlanması gerekmektedir. İstisna uygulaması bakımından ortakların bir veya birden fazla konut veya işyeri sahibi olmasının bir önemi bulunmamaktadır. Diğer taraftan, kooperatiflerin amaçlarını gerçekleştirdikten sonra kalan fazla arsa veya konutu elden çıkarmalı halinde de doğan kazanç istisnaya konu olabilecektir. Ancak istisna edilen kazancın özel bir fon hesabında gösterilmesi, hiç bir şekilde ortaklara dağıtılmaması e kooperatif amaçlarının gerçekleştirilmesinde kullanılması gerekmektedir.
                Tebliğ olunur.
 
Kurumlar Vergisi Genel Tebliği
Seri No: 57
(26 Aralık 1997 tarih ve 23212 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır)
 
                Devlet Tahvili ve Hazine Bonosu faizleri ile Toplu Konut İdaresi ve Kamu Ortaklığı İdaresince çıkarılan menkul kıymetlerden sağlanan gelirler, mevduat faizleri, faizsiz olarak kredi verenlere ödenen kar payları, kar ve zarar ortaklığı belgesi karşılığı ödenen kar payları ile özel finans kurumlarınca kar ve zarara katılma hesabı karşılığında ödenen kar payları üzerinden Gelir Vergisi Kanunu'nun 94 üncü ve Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 24 üncü maddelerine göre yapılmakta olan tevkif at oranları 29 Aralık 1996 tarih ve 22862 sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan 20 Aralık 1996 tarih ve 96/8955 sayılı Kararname eki Karar ve 1 Şubat 1997 tarih ve 22895 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 10 Ocak 1997 tarih ve 97/9027 sayılı Kararnamenin eki Karar ile yeniden düzenlenmiştir.
                Bu düzenlemeler çerçevesinde yapılacak tevkif at uygulaması ile diğer bazı konulara ilişkin tereddütlerin giderilmesi amacıyla aşağıdaki açıklamaların yapılması gerekli görülmüştür.
                I - TEVKİF AT UYGULAMASI
                A) Tevkif ata Tabi Gelir Unsurları ve Tevkif at Oranı
                96/8955 ve 97/9027 sayılı Kararnameler eki Kararlar ile;
                1 - a) Devlet tahvili faizlerinden,
                b) Hazine bonosu faizlerinden,
                c) Toplu Konut İdaresi ve Kamu Ortaklığı İdaresi Başkanlıklarınca çıkarılan menkul kıymetlere sağlanan gelirlerden,
                d) Nama yazılı tahvil faizlerinden,
                e) Hamiline yazılı tahvil faizlerinden,
                f) Diğerlerinden,
                % 12 oranında gelir veya kurumlar vergisi tevkif atı yapılması öngörülmüştür.               
                Söz konusu tevkif at oranı 1 Ocak 1997 tarihinden itibaren ihraç edilen menkul kıymetlerin gelirlerine uygulanacaktır. Bilindiği üzere Devlet tahvili, Hazine bonosu faizleri ve Toplu konut İdaresi ile Kamu Ortaklığı İdaresi Başkanlıklarınca çıkarılan menkul kıymetlere sağlanan gelirlere daha önce 0 (sıfır) olarak uygulanan tevkif at oranı, 30 Eylül 1996 tarih ve 96/8635 sayılı Kararnamenin eki Karar ile % 10 olarak tespit edilmişti. Buna göre 1 Kasım 1996 - 31 Aralık 1996 tarihleri arasında ihraç edilen bu menkul kıymetlere ait gelirlere, itfa tarihine bakılmaksızın % 10 oranı uygulanacaktır.
                Menkul kıymetlerin vadesinden önce elden çıkarılması durumunda sağlanan gelirlerden, hiç bir şekilde gelir vergisi tevkif atı yapılmayacak, dolayısıyla tevkif at menkul kıymetlerin itfası sırasında sağlanan gelirlerden yapılacaktır.
                2 - a) Döviz tevdiat hesaplarına yürütülen faizler ile özel finans kurumlarınca döviz katılma hesaplarına ödenen kar paylarından,
                b) Nama yazılı mevduat hesaplarına yürütülen faizlerden,
                c) Hamiline yazılı mevduat hesaplarına yürütülen faizlerden,
                d) Diğerlerinden
                % 12 oranında gelir veya kurumlar vergisi tevkif atı yapılması öngörülmüştür.
                Yeni tevkif at oranları, 1 Ocak 1997 tarihinden itibaren açılan veya vadesi bu tarihten sonra yenilenen hesaplara ödenecek faizler ve kar payları ile bu tarihten sonra vadesiz hesaplara ödenecek faizler ve kar payları hakkında uygulanacaktır.
                3 - a) Faizsiz olarak kredi verenlere ödenen kar paylarından,
                b) Kar ve zarar ortaklığı belgesi karşılığı ödenen kar paylarından,
                c) Özel finans kurumlarınca kar ve zarara katılma hesabı karşılığında ödenen kar paylarından,
                % 12 oranında gelir veya kurumlar vergisi tevkif atı yapılması öngörülmüştür.               
                Bu oranlar, 1 Ocak 1997 tarihinden itibaren açılan veya vadesi bu tarihten sonra yenilenen hesaplara ödenecek kar payları ile bu tarihten sonra vadesiz hesaplara ödenecek kar payları hakkında uygulanacaktır.
                Öte yandan, 18 Ağustos 1994 tarih ve 94/6007 sayılı Kararnamenin eki Karar ile dar mükellefiyete tabi kurumların TC. Merkez Bankası ve Türkiye İhracat Kredi Bankası Anonim Şirketlerince çıkarılan ve Gelir Vergisi Kanununun 75. maddesinin 5 numaralı bendinde yer alan menkul kıymetlerden sağladıkları gelirlerden yapılacak tevkif at oranı "0" sıfır olarak belirlenmişti. 30 Eylül 1996 tarih ve 96/8638 sayılı Kararnamenin eki Karar ile değişik 93/5147 sayılı Kararnamenin eki Kararın 1. maddesinin 5 numaralı bendinin (b) alt bendi yeniden düzenlenerek TC. Merkez Bankası ve Türkiye İhracat Kredi Bankası Anonim Şirketlerince çıkarılan ve Gelir Vergisi Kanununun 75. maddesinin 5 numaralı bendinde yer alan menkul kıymetlerden elde edilen gelirler bu bent kapsamından çıkartılmıştır. Yapılan bu düzenleme sonucunda dar mükellefiyete tabi kurumların bu tür menkul kıymetlerden elde ettikleri faiz ve benzeri gelirler, 30 Aralık 1993 tarihli ve 93/5147 sayılı Kararnamenin eki Kararın 1. maddesinin 5 numaralı bendinin (c), (d) ve (c) alt bentleri gereğince ve 96/8638 ve 97/9027 sayılı Kararnamelerin eki Kararlarda belirlenen oranlarda tevkif ata tabi tutulacaktır.
                Yukarıda belirtilen menkul sermaye iratları üzerinden sorumlularca % 12 oranında yapılacak gelir vergisi kesintisinden ayrı olarak söz konusu vergiler üzerinden 25 Haziran 1992 tarih ve 3824 sayılı Kanun ile 95/6428 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca % 10 oranında fon payı hesaplanması gerekmektedir.
                B) Döviz Cinsinden Yahut Dövize, Altına veya Başka Bir Değere Endeksli
Olarak İhraç Edilen Menkul Kıymetlere İlişkin Menkul Sermaye İratlarında Tevkif at :
                Gelir Vergisi Kanununun 75. maddesinin ikinci fıkrasının 5 numaralı bendinde yer alan menkul kıymetlerin, döviz cinsinden ihraç edilmesi ve bunların itfası sırasında anaparanın yine döviz cinsinden ödenmesi halinde, döviz kurundaki değişim nedeniyle anaparada meydana gelen değer artışı üzerinden tevkif atı yapılması söz konusu değildir. Vergi tevkif atı sadece faiz tutarı üzerinden yapılacaktır. Döviz cinsinden ihraç edilen menkul kıymetlerin faizlerinin itfa tarihinden önce belli dönemler itibariyle ödenmesi halinde de sadece bu faiz tutarının tevkif ata tabi olacağı, ayrıca kur farkı üzerinden tevkif at yapılmayacağı açıktır.
                Bununla birlikte, yukarıda belirtilen menkul kıymetlerin dövize, altına, enflasyona veya başka bir değere endeksli olarak ihraç edilmesi halinde, itfa tarihinde menkul kıymet sahibine ve anapara olarak ödenen tutar ile menkul kıymetin ihraç bedeli arasındaki tutar tevkif atı matrahını oluşturacaktır.
                Döviz cinsinden yahut dövize, altına veya başka bir değere endeksli olarak çıkartılan menkul kıymetlerin, faizini temsil dene kuponlarının menkul kıymetten ayrı olarak alım satıma konu olması halinde, faiz kuponlarının itfası sırasında ödenen bedelin tamamı tevkif ata tabi tutulacak, menkul kıymetin itfası sırasında geri ödenen anapara tutarı ise tevkif ata tabi olmayacaktır.
                C) Devlet Tahvili, Hazine Bonosu Faizleri ile Toplu Konut ve Kamu Ortaklığı İdaresince Çıkarılan Menkul Kıymetlere İlişkin Gelirlerin Kurumlar Vergisine Tabi Olmayanlara veya Muaf Olanlara Ödenmesi Halinde Tevkif at Uygulaması :
                Gelir Vergisi Kanununun 94. maddesinin birinci fıkrasının 7 numaralı bendi hükmüne göre Devlet tahvili ve Hazine bonosu faizleri ile Toplu Konut İdaresi ve Kamu Ortaklığı İdaresi Başkanlığınca çıkarılan menkul kıymetlere ilişkin   gelirler ile gelir vergisi Kanununun 75. maddesinin ikinci fıkrasının 5 numaralı bendinde sayılan diğer menkul kıymetlere ilişkin gelirlerin kurumlar vergisine tabi olmayan veya muaf olan kurumlarca elde edilmesi halinde, bu iratların gelir vergisi tevkif atına tabi olmadığı açıktır. Ancak, bu tevkif atın yapılmaması için, kurumlar vergisinden muaf olan kurumların bu durumlarını tevsik etmeleri ve menkul
kıymetlerin kendilerine ait olduğunu tevkif at yapmakla yükümlü olanlara yazılı olarak beyan etmeleri gerekmektedir.
                Öte yandan, dernek ve vakıfların iktisadi işletmelerine ait menkul kıymetlerin faiz ve gelirleri üzerinden gelir vergisi tevki atı yapılacaktır. dernek veya vakıfların, menkul kıymetlerin iktisadi işletmelerine ait olmadığını yazılı olarak beyan etmeleri halinde ise tevkif at yapılmayacaktır.
                D) Devlet Tahvili, Hazine Bonosu Faizleri ve Toplu Konut İdaresi ve                           
Kamu Ortaklığı İdaresi Başkanlıklarınca Çıkarılan Menkul Kıymetlere
Sağlanan Gelirler Üzerinden Kesilen Vergilerin Mahsubu : 
                Devlet tahvili faizleri, Hazine bonosu faizleri ve Toplu Konut İdaresi ve Kamu Ortaklığı İdaresi Başkanlıklarınca çıkarılan menkul kıymetlere ilişkin gelirlerin yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamesi ile beyan edilen gelire dahil edilmesi halinde, bu gelirler üzerinden Gelir Vergisi Kanununun 94 ve Kurumlar Vergisi Kanununun 24. maddeleri gereğince tevkif edilen gelir veya kurumlar vergisinin, Gelir Vergisi Kanununun 121. ve Kurumlar Vergisi Kanununun 44. maddesine göre beyanname üzerinden hesaplanan gelir veya kurumlar vergisine mahsup edilmesi gerekmektedir.
                Buna göre, menkul kıymetlere itfa tarihinde elinde bulunduranlar, kendilerine yapılan ödemelerden kesilen vergilerin tamamını, Gelir Vergisi Kanununun 121 ve Kurumlar Vergisi Kanununun 44. maddelerine göre mahsup edeceklerdir. 46 Seri Numaralı Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinde yer alan açıklamalardan yukarıdakilere aykırı olanlar uygulanmayacaktır.
                II - MENKUL KIYMET YATIRIM FONLARI VE YATIRIM           
ORTAKLIKLARININ PORTFÖY İŞLETMECİLİĞİNDEN                             
DOĞAN KAZANÇLARININ VERGİLENDİRİLMESİ :
                Kurumlar Vergisi Kanununun 8. maddesinin 4/a bendi uyarınca portföyünün en az % 25'i hisse senetlerinden oluşan (A) tipi menkul kıymet yatırım fonları ile aynı nitelikteki yatırım ortaklıklarının portföy işletmeciliğinden doğan kazançları kurumlar vergisinden müstesna tutulmuştur.
                44 Seri Numaralı Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin II. bölümünün 1. maddesinde % 25 hisse senedi bulundurma şartının yılın tamamında ve her gün itibariyle aranacağı ifade edilmiştir.
                Sermaye Piyasası Kurulu, Seri VII No : 8 Tebliği ile daha önce yaptığı (A) tipi fon tanımını değiştirerek devamlı olarak % 25 hisse senedi bulundurma şartının aylık ağırlıklı ortalama bazda aranacağını belirtilmiştir.
                Buna göre , Sermaye Piyasası Kurulunca yapılan değişikliğe uygun olarak kurumlar vergisi uygulamasında da % 25 hisse senedi bulundurma şartı aylık ağırlıklı ortalama bazda aranacaktır.Dolayısıyla her hangi bir ayda bu şarta uyulmaması halinde, yılın tamamında şartın gerçekleşmemiş olduğu kabul edilecektir.
                III - DAR MÜKELLEF YATIRIM FON VEYA ORTAKLIKLARININ
PORTFÖY İŞLETMECİLİĞİNDEN DOĞAN KAZANÇLARINA
İLİŞKİN İSTİSNA UYGULAMASI :
                Kurumlar Vergisi Kanununun 8. maddesinin 4 numaralı bendi uyarınca, menkul kıymetler tarafından fon ve ortaklıklarının portföy işletmeciliğinden doğan kazançları kurumlar vergisinden müstesnadır. Bu istisna tam mükellef yatırım fon ve ortaklıklarının yanı sıra, aynı mahiyetteki dar mükellef yatırım fon ve ortaklıklarının Türkiye'de bir işyeri veya daimi temsilci vasıtasıyla elde ettikleri portföy işletmeciliği kazançlarına da uygulanmaktadır. Dar mükellef yatırım fon ve ortaklıklarının istisnadan yararlanma şartları, Sermaye Piyasası Kurulunun 18 Kasım 1993 tarih ve 21762 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan I   Numaralı Sirkülerindeki tanıma uygun olarak, 19 Kasım 1993 tarih ve 21763 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 45 Seri Numaralı Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinde açıklanmıştır.
                Dar mükellef kurumların Türkiye'de elde edilen portföy işletmeciliği kazançlarını bir iş yerinde veya daimi temsilci vasıtasıyla elde edilmesi şarttır. Bu kurumların, Türkiye'de bir iş yerlerinin veya daimi temsilcilerinin bulunmadığı durumda, 4 Kasım 1993 tarih ve 21748 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 44 Seri Numaralı Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinde de belirtildiği üzere, menkul kıymetlerin elden çıkarılmasından doğan değer artışı kazançlarının "portföy işletmeciliğinden doğan kazanç" olarak addedilmesi ve kurumlar vergisinden istisna edilmesi mümkün değildir.
                Öte yandan, 27 Mart 1994 tarih ve 21887 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 47 Seri Numaralı Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinde, saklama banka veya şirketlerinin bir "saklama sözleşmesi" çerçevesinde Türkiye'de menkul kıymet alım satımı yapan dar mükellef yatırım fon veya ortaklıkları adına gerçekleştirdikleri işlemler bakımından bunların daimi temsilcisi sayılacakları belirtilmiştir. Türkiye'de saklama bankası veya şirketi bulunmayan dar mükellef kurumun Türkiye'de bir başka gerçek veya tüzel kişiyi daimi temsilci olarak ataması (veya böyle bir atama yapılmamış olmakla birlikte kurum ile bu kişi arasındaki ilişkinin daimi temsilcilik ilişkisini ortaya çıkarması) durumunda dar mükellef kurum adına yaptıkları işler bakımından bunların daimi temsilci sayılacağı tabiidir.
                Yatırım fon veya ortaklıklarına kazancı sağlayanların, bu kazancı vergiye tabi tutmamaları için kazancın Türkiye'de bulunan bir iş yeri veya daimi temsilci vasıtasıyla elde edildiğini, yatırımcının yazılı beyanı ve daimi temsilcinin de bunu yazılı olarak teyit etmesi veya benzeri şekilde tespit etmeleri gerekmektedir. Aksi halde, dar mükellef yatırım fon veya ortaklığına sağlanan kazanç, 44 Seri Numaralı Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinde yer alan açıklamalar uyarınca Türkiye'de elde edilmiş değer artış kazancı olarak kurumlar vergisine tabi tutulacaktır.
                Diğer taraftan, yabancı fon veya ortaklıkların portföy yönetimleri genellikle bunlar adına yabancı portföy yönetim şirketleri tarafından yerine getirilmektedir. Bu gibi hallerde, yabancı fon veya ortaklık, adlarına hareket eden portföy yönetim şirketleri vasıtasıyla Türkiye'de menkul kıymet alım satımı yapmakta ve portföy işletmeciliği kazancı elde etmektedir. Buna göre, portföy yönetim şirketlerinin Türkiye'de bir iş yerinin veya daimi temsilcisinin bulunması halinde portföylerini yönettikleri yabancı fon ortaklıkların Türkiye'de elde ettikleri portföy kazançları, Kurumlar Vergisi Kanununun 8. maddesinin 4 numaralı bendi uyarınca kurumlar vergisinden müstesna tutulacaktır. Ancak, kazancın bir iş yeri vasıtasıyla elde edildiği durumda portföy yönetim şirketlerinin, diğer hallerde bunlar adına hareket eden daimi temsilcilerin muhasebe, hesap ve işlemlerini her bir yatırım fon veya ortaklık itibariyle ayrı ayrı izlemeye ve fon veya ortaklığın portföylerinin en az % 25'inin hisse senetlerinden oluşup oluşmadığının tespitine imkan verecek şekilde tutmaları gerekmektedir.
                IV - HALKA AÇIK ANONİM ŞİRKET TANIMI :
                Halka açık anonim şirket tanımı, Kurumlar Vergisi Kanununun 2. maddesinin son fıkrasında yer almakta olup buna ilişkin olup ilişkin açıklamalar 47 ve 50 Seri Numaralı Kurumlar Vergisi Genel Tebliğlerinde yapılmıştır. 47 Seri Numaralı Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin II. bölümünde Kanunda yer alan nominal sermayenin en az % 15 'inin hisse senetleri yoluyla halka arz edilmesi şartının hesap döneminin tamamı süresince aranacağı, hesap dönemi içinde bu şartı kaybeden veya kazanan kurumların bu vergilendirme önemi için halka açık anonim şirket niteliğinde sayılmayacağı ifade edilmiştir. Konunun yeniden değerlendirilmesi sonucunda, halka açık şirket sayılma bakımından nominal sermayenin en az % 15'inin halka arz edilmesi şartının hesap döneminin sonu itibariyle gerçekleşmesi yeterli bulunmuştur.
                Öte yandan, 50 Seri Numaralı Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin V - A/3-a bölümünde Sermaye Piyasası Kanununa göre halka açık sayılan anonim şirketlerin, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunları uygulaması açısından da halka açık anonim şirket sayılabilmesi için halka arz edilen hisse senetlerinin şirketin nominal sermayesine oranının en az % 15 ve bunların da gerçek kişilere ait olması gerektiği belirtilmiştir. Ancak, uygulamada ortaya çıkan sorunlar ve Sermaye Piyasası Kanunu uygulamaları dikkate alınarak hisse senetlerinin en az % 15'inin halka arz edilmesi yeterli bulunmuş olup halka arz edilen hisse senetlerinin gerçek veya tüzel kişilere ait olup olmamasının önemi bulunmamaktadır.
 
 
 
                V - DERNEK VE VAKIFLARIN GAYRİMENKUL
KİRA GELİRLERİNDE TEVKİFAT :
                Gelir Vergisi Kanununun 3946 sayılı Kanunla değişik 94. maddesinin 5/b bendine göre vakıflar ve derneklere ait gayri menkullerin kiralanması karşılığında bunlara yapılan kira ödemelerinden gelir vergisi tevkif atı yapılması gerekmektedir. Tevkif at oranı 95/6429 sayılı Kararnamenin eki Karar ile % 20 olarak tespit edilmiştir.
                Bu tevkif atın yapılması bakımından kendisine kira ödemesinde bulunulan derneğin kamuya yararlı dernek veya vakfın Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınmış vakıf olması önem arz etmemektedir. Başka bir deyişle hiç bir ayırım yapılmaksızın tüm dernek ve vakıflara ödenen kira bedellerinden bu tevkif atın yapılması gerekmektedir.
                Ancak, özel kanunlarında gelir veya kurumlar vergisine ilişkin istisna veya muafiyet hükümleri bulunan dernek ve vakıflara yapılan ödemelerden tevkif at yapılmayacağı açıktır.
                Dernek ve vakıfların gayrimenkul kira gelirlerinde tevkif at uygulaması ile ilgili açıklamaların yapıldığı 47 Seri Numaralı Kurumlar Vergisi Genel tebliğinin VI/2 bölümü yürürlükten kaldırılmıştır.
                VI - ÜRETİM TESİSLERİNİN VE BU TESİSLERE İLİŞKİN
GAYRİMENKULLERİN TEŞVİK BELGELİ YATIRIM YAPMAK
ÜZERE KURULACAK BİR ŞİRKETE AYNI SERMAYE OLARAK
KONULMASI HALİNDE İSTİSNA UYGULAMASI :
                Kurumlar Vergisi Kanununun Geçici 23. maddesinin (a) bendinin binici paragrafında, iştirak hisselerinin veya gayri menkullerin satışından doğan kazancın, maddede yer alan şartlarla vergiden istisna olduğu belirtilmiş; aynı bendin ikinci paragrafında ise söz konusu istisnanın üretim tesislerinin ve bu tesislere ilişkin gayri menkullerin tamamının veya bir kısmının, teşvik belgeli yatırım yapmak üzere kurulacak olan bir sermaye şirketine veya yeni kurulacak yabancı ortaklı bir anonim şirkete aynı sermaye olarak konulması halinde de uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
                Söz konusu maddenin (a) bendinin dördüncü paragrafında kurumların iki tam yıl süreyle aktifinde yer almayan iştirak hisselerinin veya gayri menkullerin satışından elde ettikleri kazançların istisna kapsamı dışında olduğu belirtilmiştir. Burada belirlenen iki yıl aktifte yer alma şartı, sadece iştirak hisseleri ve gayrimenkullar için geçerli olup üretim tesislerinin yukarıda belirtilen şekilde aynı sermaye olarak konulması halinde, bu tesislerin iki tam yıl süre ile aktifte yer alması şartı bulunmamaktadır
                VII - YABANCI KURUMLARA AİT İŞTİRAK HİSSELERİNİN
ELDEN ÇIKARILMASI HALİNDE MALİYET BEDELİ ARTIRIMI :
                Gelir Vergisi Kanununun 38. maddesi ile mükelleflerin iktisap tarihinden itibaren iki yıl süre ile işletmelerinde kayıtlı bulunan iştirak hisselerini elden çıkarılmaları halinde bunların maliyet bedelinin, iktisap edildiği ve elden çıkartıldığı yıllar hariç olmak üzere, her takvim yılı için Vergi Usul Kanununa göre belirlenen yeniden değerleme oranında artırılarak kazancın tespitinde dikkate alınacağı hükme bağlanmış, konu ile ilgili olarak 49 Seri Numaralı Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinde ayrıntılı açıklamalar yapılmıştır.
                Söz konusu Genel Tebliğin 1/a bölümünde Gelir Vergisi Kanununun 38. maddesinde yer alan iştirak hissesi deyiminin, menkul kıymetler portföyüne dahil tam mükellef kurumlara ait hisse senetleri ile ortaklık paylarını ifade ettiği belirtilmiştir. Bahsedilen maddede iştirak hissesinin tam mükellef kurumlara ait olması zorunluluğu bulunmadığından, tam mükellef kurumların yanı sıra yabancı kurumlara ait iştirak hisselerinin elden çıkarılması halinde de bunların maliyet bedelinin yukarıda ifade edildiği şekilde artırılarak kazancın tespitinde dikkate alınması gerekir.
                Tebliğ olunur.
 
Kurumlar Vergisi Genel Tebliği
Seri No: 58
(27 Şubat 1998 tarih ve 23271 sayılı Resmi Gazetede yayınlanmıştır.)
 
                4008 sayılı Kanunla Gelir Vergisi Kanununun 41'inci maddesine eklenen 8 ve Kurumlar Vergisi Kanununun 1'inci maddesine eklenen 13 numaralı bendi hükümleri ile işletmelerin kullandıkları yabancı kaynaklara ilişkin gider ve maliyet unsurları toplamına. Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre o yıl için tespit edilmiş olan yeniden değerleme oranının ilgili kuruluşlardan alınan bilgilere göre Maliye Bakanlığınca o yıl için hesaplanan ortalama ticari kredi faiz oranına bölünmesi suretiyle bulunan indirim oranının uygulanması suretiyle bulunacak kısmının gider olarak kabul edilmemesi öngörülmüştür.
                Gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin 1997 yılı kazançlarının tespitinde gider indirimi kısıtlaması uygulamasına esas alınacak indirim oranı; yeniden değerleme oranının (% 80.4). aynı dönem için belirlenen yıllık ortalama ticari kredi faizi oranına (% 100.2) bölünmesi suretiyle (% 80.4/ % 100,2=) % 80.2 olarak tespit edilmiştir. Özel hesap dönemi 1998 takvim yılında sona eren mükellefler de bu oranı esas alacaklardır.
                Bu durumda tespit edilen orana göre mükellefler de bu oranı esas alacaklardır.
                Bu durumda tespit edilen orana göre mükellefler, kullandıkları yabancı kaynaklara ilişkin gider ve maliyet unsurlarının (% 80.2 x % 25 = ) % 20'sini kanunen kabul edilmeye gider olarak dikkate alacaklardır.
                Tebliğ olunur.
                ------------------------------------------ l ----------------------------------------------         
                          
Kurumlar Vergisi Genel Tebliği
Seri No: 59
(22 Ağustos 1998 tarih ve 23441 sayılı Resmi Gazetede yayınlanmıştır.)
 
                22/7/1998 tarihli ve 4369 Sayılı Kanun1 ile vergi kanunlarında yapılan bazı değişikliklere ilişkin olarak aşağıdaki açıklamaların yapılması gerekli görülmüştür.
                1. TEVKİF AT UYGULAMASI
                193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının;
                a) 7 numaralı bendi de; her nevi tahvil faizleri, Hazine Bonosu faizleri , Toplu Konut İdaresi ve Kamu Ortaklığı İdaresince çıkarılan menkul kıymetlerden sağlanan gelirlerde,
                b) 8 numaralı bendinde; mevduat faizlerinden,
                c) 9 numaralı bendi de; faizsiz olarak kredi verenlere ödenen kar payları ile kar ve zarar ortaklığı belgesi karşılığı ödenen kar payları ve özel finans kurumlarınca kar ve zarara katılma hesabı karşılığında ödenen kar paylarından,
                d) 14 numaralı bendinde; her nevi tahvil ve Hazine bonosu, Toplu Konut İdaresi ve Kamu Ortaklığı İdaresince çıkarılan menkul kıymetlerin geri alım ve satım taahhüdü ile iktisap veya elden çıkarılmasından sağlanan gelirlerden,
                Gelir vergisi tevkif atı yapılacağı belirlenmiştir. Öte yandan, Bakanlar Kurulunca, maddedeki yetkiye dayanılarak söz konusu tevkif at oranları yeniden belirlenmiştir.
                4369 sayılı Kanunla yukarıda belirtilen bentlerde yapılan değişikliklerle, dernek ve vakıflar ile bankalara yapılan ödemeler de tevkif at kapsamına alınmıştır. Ayrıca, Gelir Vergisi Kanunun 75 inci maddenin ikinci fıkrasının 5 numaralı bendinde yapılan değişiklikle, 94 üncü maddenin birinci fıkrasının 7 numaralı bendi de yer alan tevkif atın matrahı değişmiştir. Yapılan değişiklikler çerçevesinde uygulama aşağıdaki şekilde yürütülecektir.
                1.1. Döviz Cinsinden, Yahut Dövize, Altına veya Başka Bir Değere Endeksli Olarak İhraç Edilen Menkul Kıymetlerin Gelirlerinden Yapılacak Tevkif at
                Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin 5 numaralı bendinde her nevi tahvil faizleri ve Hazine Bonosu faizleri ile Toplu Konut İdaresi, Kamu Ortaklığı İdaresi ve Özelleştirme İdaresince çıkarılan menkul kıymetlerden sağlanan gelirler menkul sermaye iradı sayılmıştır. Bu bendin parantez içi hükmüyle döviz cinsinden yahut dövize, altına veya başka bir değere endeksli menkul kıymetlerin itfası sırasında oluşan değer artışları irat sayılmakta iken, 4369 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle, itfa sırasında oluşan söz konusu değer artışları menkul sermaye iradının kapsamından çıkarılmıştır.
                Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin birinci fıkrasının 5 numaralı bendinde yapılan bu değişikliğin yürürlük tarihi 1/1/1http://www.gib.gov.tr/index.php?id=1028999 olarak belirlenmiştir.
                Öte yandan, 4369 sayılı Kanunla Gelir Vergisi Kanununa eklenen Geçici 53 üncü madde ile, yukarıda belirtilen menkul kıymetlerden sağlanan gelirlerden yapılan tevkif at sırasında, Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının değişmeden önceki 5 numaralı bendi hükmünün uygulanması öngörülmüştür. Dolayısıyla, 4369 sayılı Kanunun yayımı tarihi olan 29/7/1998 tarihinden önce ihraç edilen menkul kıymetlerin faiz veya gelirleri üzerinden yapılan tevkif atın matrahlarında bir değişiklik olmayacak, bu menkul kıymetlerin itfası sırasında oluşan değer artışları, daha önce olduğu gibi menkul sermaye iradı sayılarak bu kısım üzerinden de vergi tevkif atı yapılmaya devam edilecektir.
                Bu değişiklikler sonucu;
                a) 4369 sayılı Kanunun yayımından önce ihraç edilen dövize, altına veya başka bir değere endeksli menkul kıymetlerin faiz ve gelirleri üzerinden (değer artışları dahil) bunların itfa tarihi ne olursa olsun değişmeden önceki hükümlere göre stopaj yapılacaktır. Dolayısıyla itfa sırasında oluşan değer artışları da stopaj matrahına dahil edilecek ve tevkif at yapılacaktır.
                b) 4369 Sayılı Kanunun yayımından sonra ihraç edilip,1/1/1999 tarihinden önce itfa edilen dövize, altına veya başka bir değere endeksli stopaj yapılacaktır. Dolayısıyla itfa sırasında oluşan değer artışları da stopaj matrahına dahil edilecek ve tevkif at yapılacaktır.
                c) 4369 sayılı Kanunun yayımından sonra ihraç edilip, 1/1/1999 tarihinden sonra itfa edilen dövize, altına veya başka bir değere endeksli menkul kıymetlerin değer artışları üzerinden stopaj yapılmayacak, stopaj sadece bu menkul kıymetlerin faiz ve gelirleri üzerinden yapılacaktır.
                1.2. Dernek, Vakıf ve Bankalara Ödenen Menkul Sermaye İratlarında Tevkif at
                1.2.1. Dernek ve Vakıflara Ödenen Menkul Sermaye İratlarında Tevkif at
                Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının 7 ve 9 numaralı bentlerinin parantez içi hükümleri "tam mükellef kurumlara ödenenler dahil", 8 ve 14 numaralı bentlerinin parantez içi hükümleri ise "bankalar dışında kalan tam mükellef kurumlara ödenenler dahil" şeklinde iken, 4369 sayılı Kanun ile dernek ve vakıf olmamakla birlikte; odalar, borsalar, meslek örgütleri ve bunların üst kuruluşları, siyasi partiler, emekli ve yardım sandıkları gibi vergi uygulamalarında dernek ve vakıf olarak kabul edilenler hariç, dernek ve vakıflar ile tam mükellef kurumlara ödenenler dahil" şeklinde değiştirilmiştir.
                Bu değişiklikle, gerçek kişilere ve tam mükellef kurumlara yapılan söz konusu ödemelerin yanı sıra, dernek ve vakıflara yapılan ödemeler de tevkif at kapsamına alınmıştır. Ancak, parantez içi hüküm gereği;
                - Kanunla kurulmuş ve kamu kurumu niteliği taşıyan odalara ve borsalara,
                - Meslek örgütlerine ve bunların üst kuruluşlarına,
                - Sendikalara ve siyasi partilere,
                - Kanunla kurulmuş veya özel kanunlarla gelirleri her türlü vergilerden istisna edilen dernek ve vakıflara,
                - T. C. Emekli Sandığı, Sosyal Sigortalar Kurumu, Bağ-Kur, Ordu Yardımlaşma Kurumu ile 506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun geçici 20 inci maddesi çerçevesinde faaliyet gösteren emekli ve yardım sandıklarına.
                Yapılan ödemelerden tevkif at yapılmayacaktır.
                Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının;
                a) 7 numaralı bendini değiştiren hüküm; 29 Temmuz 1998 tarihinden itibaren ödenen tahvil ve bono faiz ve gelirlerine uygulanacaktır. Tevkif at uygulamasında menkul kıymetin ihraç tarihinin önemi bulunmamaktadır. Tevkif at oranı Devlet tahvili ve Hazine bonosu faizleri için2 % 6, diğerleri için3 % 12 olarak uygulanmaktadır.
                b) 8 Numaralı bendini değiştiren hüküm; 29 Temmuz 1998 tarihinden itibaren, vadesiz hesaplara ödenecek faizlerle, bu tarihten itibaren açılan veya vadesi yenilenen hesaplara ödenecek mevduat faizlerine uygulanacaktır. Bu tarihten önce açılmış olan vadeli hesaplara ödenen faizlerden tevkif at yapılmayacaktır. Tevkif at uygulamasında mevduat hesabının vade tarihinin önemi bulunmamaktadır. Tevkif at oranı4 halen % 12 olarak uygulanmaktadır.
                c) 9 numaralı bendini değiştiren hüküm 29 Temmuz 1998 tarihinden itibaren vadesiz hesaplara ödenecek kâr paylarıyla bu tarihten itibaren açılan veya vadesi yenilenen hesaplara ödenecek kar paylarına uygulanacaktır. Bu tarihten önce açılmış olan vadeli hesaplara ödenen kar paylarından tevkif at yapılmayacaktır. Tevkif at uygulamasında hesabın vade tarihinin önemi bulunmamaktadır. Tevkif at oranı5 % 12 olarak uygulanmaktadır.
                d) 14 numaralı bendini değiştiren hüküm; menkul kıymetlerin geri alım satım taahhüdü ile 29 Temmuz 1998 tarihinden itibaren iktisap veya elden çıkarılması işlemleri dolayısıyla bu tarihten sonra sağlanan menfaatlere uygulanacaktır. Bu tarihten önce yapılan repo ve ters repo işlemleri nedeni ile sağlanacak menfaatlerden sağlandığı tarihe bakılmaksızın tevkif at yapılmayacaktır. Tevkif at oranı6, 1/1/1998 tarihinden itibaren ihraç edilen menkul kıymetlerin geri alım ve satım taahhüdü ile iktisap veya elden çıkarılmasından sağlanan gelirler için % 6 olarak uygulanmaktadır. 1/1/1998 tarihinden önce ihraç edilen menkul kıymetlerin geri alım ve satım taahhüdü ile iktisap veya elden çıkarılmasından sağlanan gelirlere ise % 0 (sıfır) oranında7 tevkif at uygulanacaktır.
                1.2.2.Bankalara Ödenen Menkul Sermaye İratlarında Tevkif at
                Daha önce de belirtildiği üzere, Gelir vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının 8 ve 14 numaralı bentlerinin parantez içi hükümlerinde yapılan tevkif at kapsamına alınmıştır. Bu çerçevede;
                a) 29 Temmuz 1998 tarihinden itibaren, bankaların vadesiz hesaplarına ödenecek faizlerle, bu tarihten itibaren açılan veya vadesi yenilenen hesaplarına ödenecek mevduat faizlerinden yürürlükteki Bakanlar Kurulu Kararı8 (*) gereği % 12 oranında tevkif at yapılacaktır.
                b) Bankaların menkul kıymetlerin geri alım satım taahhüdü ile iktisap veya elden çıkarılması işlemleri dolayısıyla sağladıkları menfaatlerden, Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının 14 numaralı bendine ilişkin olarak bir önceki bölümde yapılan açıklamalara göre % 6 oranında9 tevkif at yapılacaktır. Ancak tevkif at, 1/1/1998 tarihinden itibaren ihraç edilen menkul kıymetlerin geri alım ve satım taahhüdü ile iktisap veya elden çıkarılmasından sağlanan gelirlere uygulanacak, bu tarihten önce ihraç edilmiş olanlarla ilgili gelirlere uygulanmayacaktır.
-----------------------------
1 29.7.1998 tarihli 23417 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.
2 25/12/1997 tarihli ve 97/10421 sayılı Kararnamenin eki Karar
3 20/12/1996 tarihli ve 96/8955 sayılı Kararnamenin eki Karar
4 20/12/1996 tarihli ve 96/8955 sayılı Kararnamenin eki Karar
5 20/12/1996 tarihli ve 96/8955 sayılı Kararnamenin eki Karar
6 25/12/1997 tarihli ve 97/10421 sayılı Kararnamenin eki Karar
7 271/1994 tarihli ve 94/5255 sayılı Kararnamenin eki Karar
(*) 25/8/1998 tarihli ve 23444 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Düzeltme ile 8 Numaralı dipnota işlenmiştir.
8 10/8/1998 tarihli ve 98/11465 sayılı Kararnamenin eki Karar
9 25/12/1997 tarihli ve 97/10421 sayılı Kararnamenin eki Karar
-----------------------------
                Öte yandan,13/8/1998 tarihinden itibaren, dar mükellef bankaların 1/1/1998 tarihinden itibaren ihraç edilen menkul kıymetlerin geri alım ve satım taahhüdü ile iktisap veya elden çıkarılması işlemleri dolayısıyla sağladıkları menfaatlerden de % 6 oranında10 gelir vergisi tevkif atı yapılacaktır.
                2. İŞ ORTAKLIKLARI
                İş ortaklıkları, 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde bu verginin mükellefi olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanunun mükerrer 6ncı maddesinde iş ortaklığı, birinci maddenin A, B, C, ve D bentlerinde yazılı kurumların kendi aralarında, şahıs ortaklıkları veya gerçek kişilerle belli bir işin birlikte yapılması müştereken taahhüt etmek ve kazancını paylaşmak amacıyla kurdukları ortaklıklar olarak tanımlanmışken,4369 sayılı Kanunla bu tanım, "Birinci maddenin A, B, C, ve D bentlerinde yazılı kurumların kendi aralarında, şahıs ortaklıkları veya gerçek kişilerle belli bir işin birlikte yapılmasını müştereken taahhüt etmek ve kazancını paylaşmak amacıyla kurdukları ortaklıklardan vergi dairesinden bu şekilde mükellefiyet tesis edilmesini talep edenler iş ortaklığıdır". şeklinde değiştirilmiştir.                    
Öte yandan,29/7/1998 tarihinden önce mükellefiyetini iş ortaklığı olarak tesis ettirmiş kurumların, bir ay içerisinde vergi dairesine başvurarak değişik mükerrer 6ncı maddedeki ihtiyarilik hakkından yararlanmaları olanaklıdır11.
                Bu düzenlemelere göre mevcut mükellefiyet şekli "iş ortaklığı" olanlar, 31/8/1998 tarihine kadar vergi dairesine başvurarak, iş ortaklığı olarak tescil edilmiş olan kurumlar vergi mükellefiyet kayıtlarının terkinini talep edebileceklerdir.
                Kurumlar vergisi mükellefiyetlerinin kaldırılması talebi ile vergi dairesine başvuran iş ortaklıklarının, bu tarihten sonraki işlemleri ile ilgili olarak, Geçici 27 inci maddenin Maliye Bakanlığına verdiği yetki çerçevesinde aşağıdaki düzenlemeler yapılmıştır.
                a) Başvuran iş ortaklıklarının kurumlar vergisi mükellefiyetine son verilecek, adi ortaklık olarak kayıt ve işlemleri yapılacaktır.
                b) Değişik tarihine kadar iş ortaklığı olarak yerine getirilen (defter tutulması, belge düzenlenmesi, beyanname verilmesi gibi) yükümlülükler adi ortaklık adına yapılmış kabul edilecektir.
                c) İş ortaklığı adına 1998 hesap dönemi için tasdik edilmiş defterlerin kullanılmasına devam edilecektir. Daha sonraki hesap dönemleri için kullanılacak defterler adi ortaklık adına tasdik ettirilecektir.
                d) İş ortaklığı adına anlaşmalı matbaalara bastırılmış veya noter tasdiki yaptırılmış olan belgeler, 1998 hesap dönemi sonuna kadar kullanılabilecektir. Bu durumda düzenlenen belgelerin üzerine adi ortaklığa ait tüm bilgileri içeren kaşe basılacaktır.
                e) İşin bitiminde, ortaklar kendi hisselerine düşen kazancı beyannamelerine dahil edecekler, hesaplanan vergiden iş ortaklığına yapılan ödemelerden kesilen vergileri de hisseleri oranında mahsup edebileceklerdir.
                f) Adi ortaklık,mükellefiyeti terkin edilen iş ortaklığının tahakkuk etmiş ve edecek vergi borçlarını ödeyeceğini ve diğer vecibelerini yerine getireceğini terkin talebi ile birlikte bir taahhütname ile taahhüt edecektir. İş ortaklığınca yerine getirilmeyen her türlü vergisel yükümlülüklerin ortakların her birinden aranabileceği tabiidir.
                Tebliğ olunur.
--------------------------------------
10 10/8/1998 tarihli ve 98/11466 sayılımı Kararnamenin eki Karar
11 4369 sayılı Kanunun 58'inci maddesi ile Kurumlar Vergisi Kanununa eklenen Geçici Madde 27
--------------------------------------
                ---------------------------------------------------- l ---------------------------------------------------------       
 
 
 
 
 
DÜZELTME
(22 Ağustos 1998 tarih ve 23444 sayılı Resmi Gazetede yayınlanmıştır.)
 
                22 Ağustos 1998 tarihli ve 23441 sayılı Resmi Gazetede aslına uygun olarak yayınlanan 59 Seri Numaralı Kurumlar Vergisi Tebliğinin "1.2.2. Bankalara Ödenen Menkul Sermaye İratlarına Tevkif at" Başlıklı bölümüne ilişkin (8) numaralı dipnot Maliye Bakanlığının 24/8/1998 tarihli ve B.07.0 GEL. 0.50/5038-1-030680 sayılı yazısı üzerine aşağıdaki şekilde düzeltilmiştir.
                "8 10/8/1998 tarihli ve 98/11465 sayılı Kararnamenin eki Karar (tevkif at oranları 29/7/1998 - 12/8/1998 tarihleri arasında % 12'dir"
               
KURUMLAR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ
(Seri No: 60)
3 Şubat 1999 tarih ve 23600 sayılı Resmi Gazetede yayınlanmıştır
 
                1. 4369 sayılı Kanunla1 dernek ve vakıfların vergilendirilmesinde yapılan değişikliklerle ilgili olarak, aşağıdaki açıklamaların yapılması gerekli görülmüştür.
                1. Dernek ve Vakıflarca Kendi Gelirlerinden Yapılacak Tevkif at Uygulaması
                2. Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin ikinci fıkrasının 6 numaralı bendine 4369 sayılı Kanunla eklenen (c) alt bendi ile, dernek ve vakıfların tevkif ata tabi tutulmamı bazı gelirleri üzerinden tevkif at yapılması öngörülmüştür. Tevkif at dernek ve vakıfların kendileri tarafından yapılacak ve muhtasar beyanname ile bağlı bulundukları vergi dairesine beyan edilerek ödenecektir.
                1.1. Tevkif ata tabi Olan ve Olmayan Gelirler
                3. Düzenlemeye göre tevkif ata tabi olan ve olmayan gelirler şunlardır:
                - Dernek ve vakıfların iktisadi işletmelerinin gelirleri kurumlar vergisine tabi olduğundan, tevkif ata tabi değildir.
                - Dernek ve vakıfların kendilerine ödeme yapıldığı sırada tevkif ata tabi tutulmuş gelirleri (faiz ve repo gelirleri gibi), ayrıca kendilerince tevkif ata tabi tutulmuş (Devlet tahvili ve Hazine bonosu faizi gibi2) gelirlerden ise dernek ve vakıflar bünyesinde tevkif at yapılacaktır.
                - Derneklere kuruluşları sırasında kurucular tarafından ödenen aidatlar ile vakıflara kuruluşları sırasında amaçları için tahsis edilen mal ve haklar tevkif ata tabi değildir.
                - Üyelerine emekli aylık ve ikramiyesi vermek üzere kurulan vakıfların üyelerinden aldıkları aidat tevkifüata tabi değildir.
                1.2. Tevkif at Oranı
                4. Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinde, dernek ve vakıflarca kendi gelirlerinden yapılacak tevkif at oranının;
                - Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflarla, kamu yararına çalışan dernekler için binde birden,
                - Diğer vakıf ve dernekler için yüzde birden,
                fazla olmamak üzere Bakanlar Kurulunca belirleneceği hükme bağlanmıştır. Bakanlar Kurulu bu yetkisine dayanarak bütün dernek ve vakıflar için oranı yüzde sıfır3 olarak belirlemiştir.
                1.3. Defter ve Belge Düzeni
                5. Yeni Bir oran belirleninceye kadar dernek ve vakıflar, Gelir Vergisi kanununun 94 üncü maddesinin ikinci fıkrasının 6/c numaralı bendinde belirtile gelirleri için tevkif at yapmayacaklar ve muhtasar beyanname vermeyeceklerdir. Diğer nedenlerle muhtasar beyanname verilmesi halinde de bu gelirleri beyannameye dahil etmeyeceklerdir.
                6. Tevkif at yapılmamakla ve muhtasar beyanname verilmemekle birlikte, bütün dernek ve vakıfların yürürlükte bulunan kendi mevzuatları ve Vergi usul Kanunu uyarınca;
                - Tutulması gereken bütün defterleri eksiksiz tutmaları,
                - Alınması, düzenlenmesi ve saklanması gereken bütün belgeleri almaları, vermeleri ve saklamaları,
                - Defter ve belgeleri istendiğinde ibraz etmeleri,
                - Tevkif at oranı sıfır dahi olsa, tevkif at matrahlarının tespitine imkan veren her türlü kaydı yapmaları,
                gerekmektedir.
                2. Dernek ve Vakıflara ait Bazı İktisadi İşletmelerin Kurumlar Vergisi Muafiyeti
                7. Kurumlar Vergisi Kanununun 7'nci maddesinin 7 numaralı bendinde yer alan ve dernek ve vakıflara ait bazı iktisadi işletmeleri kurumlar vergisinden muaf tutan düzenleme, 4369 sayılı Kanunla 1/1/1999 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılmıştır.
                8. Bu nedenle, daha önceki düzenleme çerçevesinde Maliye Bakanlığınca muafiyeti kabul edilen iktisadi işletmelerin muafiyeti bu tarihte son bulmuştur. 1/1/1999 tarihinden itibaren dernek ve vakıflara ait bütün iktisadi işletmeler kurumlar vergisi mükellefi olacaktır.
                Tebliğ olunur.
 
KURUMLAR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ
( Seri No: 61)
 
                3 Şubat 1999 tarih ve 23600 sayılı Resmi Gazetede yayınlanmıştır
                4008 sayılı Kanunla Gelir Vergisi kanununun 41 inci maddesine eklenen 8 ve Kurumlar Vergisi kanununun 15 inci maddesine eklenen 13 numaralı bent hükümleri ile işletmelerin kullandıkları yabancı kaynaklara ilişkin gider ve maliyet unsurları toplamına, Vergi usul kanunu hükümlerine göre o yıl için tespit edilmiş olan yeniden değerleme oranının, ilgili kuruluşlardan alınan bilgilere göre Maliye Bakanlığınca o yıl için hesaplanan ortalama ticari kredi faiz oranına bölünmesi suretiyle bulunacak kısmının gider olarak kabul edilmemesi öngörülmüştür.
                Gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin 1998 yılı kazançlarının tespitinde gider indirimi kısıtlaması uygulamasına esas alınacak indirim oranı; yeniden değerleme oranının (% 77,8) aynı dönem için belirlenen yıllık ortalama ticari kredi faiz oranına (% 103,4) bölünmesi suretiyle (% 77,8 / % 103,4 =) % 75,2 olarak tespit edilmiştir. Özel hesap dönemi 1999 takvim yılında sona eren mükellefler de bu oranı esas alacaklardır.
                Bu durumda, tespit edilen orana göre mükellefler, kullandıkları yabancı kaynaklara ilişkin gider ve maliyet unsurlarının (% 75,2 % 25 ş) % 18,8'ini kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alacaklardır.
                Tebliğ olunur.
-----------------------------
1 29/7/1998 tarihli ve 23417 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.
2 7/10/1998 tarihli ve 98/11794 sayılı Kararname eki Karar uyarınca tevkif at oranı halen % 0'dır.
3 18/12/1998 tarihli ve 98/12225 sayılı Kararname eki Karar.
-----------------------------
 
Kurumlar Vergisi Genel Tebliği
Seri No. 62
(1 Mayıs 1999 tarih ve 23682 sayılı Resmi Gazetede yayınlanmıştır)
 
                4008 sayılı Kanunla Gelir Vergisi Kanununun 41. maddesine eklenen 8 ve Kurumlar Vergisi Kanununun 15. maddesine eklenen 13 numaralı bent hükümleri ile işletmelerin kullandıkları yabancı kaynaklara ilişkin gider ve maliyet unsurları toplamına, Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre o yıl için tespit edilmiş olan yeniden değerleme oranının, ilgili kuruluşlardan alınan bilgilere göre Maliye Bakanlığınca o yıl için hesaplanan ortalama ticari kredi faiz oranına bölünmesi suretiyle bulunacak kısmının gider olarak kabul edilmemesi öngörülmüştür.
                Gelir ve Kurumlar Vergisi mükelleflerinin 1999 yılı Ocak - Mart geçici vergi dönemi kazançlarının tespitinde gider indirimi kısıtlaması uygulamasına esas alınacak indirim oranı % 34 olarak tespit edilmiştir.
                Bu durumda, tespit edilen orana göre mükellefler kullandıkları yabancı kaynaklara ilişkin gider ve maliyet unsurlarının (% 34 x 25 =) % 8.50'si kadar kabul edilmeyen gider olarak dikkate alacaklardır.
                Tebliğ olunur.
 
Kurumlar Vergisi Genel Tebliği
Seri No. 63
(27 Temmuz1999 tarih ve 23682 sayılı Resmi Gazetede yayınlanmıştır)
 
                4008 sayılı Kanunla Gelir Vergisi Kanununun 41. maddesine eklenen 8 ve Kurumlar Vergisi Kanununun 15. maddesine eklenen 13 numaralı bent hükümleri ile işletmelerin kullandıkları yabancı kaynaklara ilişkin gider ve maliyet unsurları toplamına, Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre o yıl için tespit edilmiş olan yeniden değerleme oranının, ilgili kuruluşlardan alınan bilgilere göre Maliye Bakanlığınca o yıl için hesaplanan ortalama ticari kredi faiz oranına bölünmesi suretiyle bulunacak kısmının gider olarak kabul edilmemesi öngörülmüştür.
                Gelir ve Kurumlar Vergisi mükelleflerinin 1999 yılı Nisan - Haziran geçici vergi dönemi kazançlarının tesbitinde gider indirimi kısıtlaması uygulamasına esas alınacak indirim oranı % 42.7 olarak tespit edilmiştir.
                Bu durumda, tesbit edilen orana göre mükellefler kullandıkları yabancı kaynaklara ilişkin gider ve maliyet unsurlarının (% 42.7 x 25 =) % 10.6'sını kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alacaklardır.
                Tebliğ olunur.
 
Kurumlar Vergisi Genel Tebliği
Seri No. 64
(3 Eylül 1999 tarih ve 23805 sayılı Resmi Gazetede yayınlanmıştır)
 
                Gelir ve Kurumlar vergisi mükelleflerince genel bütçeye dahil dairelere, katma bütçeli idareler, il özel idareleri ve belediyelere, köylere, kamu menfaatine yararlı derneklere ve Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflara yapılan bağış ve yardımlar, o yıla ait beyan edilen gelirin veya kurum kazancının % 5'ini (Gelir vergisi mükelleflerince kalkınmada öncelikli yöreler için yapılan bağış ve yardımlarda % 10'unu) geçmemek şartıyla vergi matrahının tespitinde indirim konusu yapılmaktadır.
                15/5/1959 tarihli ve 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanunun 44 ve 45 inci maddelerine göre, gelir ve kurumlar vergi mükellefleri tarafından bu Kanunun 33 üncü maddesi gereğince fona verilen hisseler, verildikleri yılın yıllık beyannamesi ile bildirilecek gelirlerden ve kurum kazançlarından indirilebilecek, afetlerden zarar görenlere yardımda bulunmak üzere kurulan Milli Yardım Komitesi ve mahalli yardım komitelerine makbuz mukabilinde yapılacak bağış ve yardımlar ise gider olarak dikkate alınabilecektir.
                Bu hükümlere göre, umumi hayata müessir afetlere maruz kalanlara harcanmak üzere gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerince makbuz mukabili yapılacak nakdi ve ayni bağış ve yardımlar Gelir Vergisi Kanunu ve Kurumlar Vergisi Kanunu'nun anılan maddelerinde yer alan miktarlarla sınırlı olmaksızın aşağıda belirtilen açıklamalar çerçevesinde yıllık beyanname ile bildirilecek gelirlerden veya kurum kazancından indirilecek veya gider olarak dikkate alınabilecektir.
                a) Umumi hayata müessir afetlere maruz kalanlara yapılacak harcamaları karşılamak üzere 7269 sayılı Kanuna göre kurulan "Fon"a verilmek üzere kamu kurumları, mahalli idareler, mal sandıkları, hayır kurumları, Türkiye Kızılay Derneği ile diğer kuruluşlara makbuz mukabilinde yapılacak nakdi bağışlar ve bankalarda fon veya fona aktarılmak üzere anılan kuruluşlar adına açılan hesaplara yatırılan paralar ile Türkiye Kızılay Derneği'ne yapılan ayni bağışlar yıllık beyanname ile bildirilecek gelirlerden veya kurum kazancından indirilebilecektir.
                b) Afetlerden zarar görenlere yardımda bulunmak üzere oluşturulan Milli Yardım Komitesi ile mahalli yardım komitelerine makbuz mukabilinde yapılacak nakdi ve ayni bağışlar beyanname ile bildirilecek gelir ve kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınabilecektir. Yardım komiteleri, afet hali nedeniyle acil yardım hizmetlerini yürütmek üzere 7269 sayılı Kanuna dayanılarak Bakanlar Kurulu'nun 1/4/1988 tarihli ve 88/12777 sayılı Kararı ile yürürlüğe konulan "Afetlere İlişkin Acil Yardım Teşkilatı ve Planlama Esaslarına Dair Yönetmelik" çerçevesinde illerde ve ilçelerde vali ve kaymakamlarca oluşturulacak kurtarma ve yardım komiteleridir.
                Nakdi bağışların indirilebilmesi veya gider kaydedilebilmesi için bağışı kabul eden kuruluşlarca verilecek makbuz veya bu amaçla bankalarda açtırılan hesaplara yatırıldığına ilişkin banka dekontları (Makbuz ve dekontta, kabul edilen bağışların bu amaçla kabul edildiğinin belirtilmesi şartıyla) ile belgelendirilmesi gerekmektedir.
                Ayni bağışlar için ise mükellefler malın cinsini, miktarını ve maliyet bedelini (amortismana tabi iktisadi kıymetler için net aktif değeri) gösterir bir fatura ve buna ilişkin sevk irsaliyesi düzenlemek zorundadırlar. Yardımların tesliminde yardım yapılan kuruluşlardan makbuz alınacak, makbuz verilmemesi halinde ise ayrıntılı bir tutanak düzenlenecektir. Mükellefler yaptıkları ayni yardımları düzenlenen bu makbuz veya tutanaklara istinaden indirim veya gider olarak dikkate alabileceklerdir.
                Öte yandan Katma Değer Vergisi Kanununun 17/2-b maddesinde aynı maddenin 1 inci fıkrasında sayılan kurum ve kuruluşlara bedelsiz olarak yapılan hizmet ifaları ile mal teslimlerinin vergiden müstesna olduğu, 16/4-a maddesinde ise Kanunda vergiden müstesna olduğu belirtilen mal ve hizmetlerin ithalinde de istisna uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
                Bu hükümlere göre Katma Değer Vergisi Kanununun 17 inci maddesinin 1 inci fıkrasında sayılan; genel ve katma bütçeli daireler, il özel idareleri, belediyeler, köyler, bunların teşkil ettikleri birlikler, üniversiteler, döner sermayeli kuruluşlar, kanunla kurulan kamu kurum ve kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, siyasi partiler ve sendikalar, kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları, kamu menfaatine yararlı dernekler, tarımsal amaçlı kooperatifler ve Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflara hibe, yardım, bağış v.b. isimler altında bedelsiz olarak yapılan hizmet ifaları ve mal teslimleri ile bu kuruluşlara yurtdışından bedelsiz olarak gelen mal ve hizmetlerin ithali katma değer vergisine tabi olmayacaktır. Nakdi olarak yapılan bağış ve yardımlar ise katma değer vergisinin konusuna girmemektedir.
                Diğer taraftan aynı Kanunun 30/a maddesine göre bedelsiz olarak yapılan hizmet ifaları ve mal teslimlerinin bünyesine giren vergiler indirim olarak dikkate alınamayacaktır.
                Tebliğ olunur.
 
Kurumlar Vergisi Genel Tebliği
Seri No. 65
 
                4008 sayılı Kanunla Gelir Vergisi Kanununun 41 inci maddesine eklenen 8 ve Kurumlar Vergisi Kanununun 15 inci maddesine eklenen 13 numaralı bent hükümleri ile işletmelerin kullandıkları yabancı kaynaklara ilişkin gider ve maliyet unsurları toplamına, Vergi Usul Kanunu hükümlerine öre o yıl için tespit edilmiş olan yeniden değerleme oranının, ilgili kuruluşlardan alınan bilgilere göre Maliye Bakanlığınca o yıl için hesaplanan ortalama ticari kredi faiz oranına bölünmesi suretiyle bulunacak kısmının % 25'inin gider olarak kabul edilmemesi öngörülmüştür.
                Gelir ve Kurumlar vergisi mükelleflerinin 1999 Temmuz - Eylül geçici vergi dönemi dokuz aylık kazançlarının tespitinde gider indirimi kısıtlaması uygulamasına esas alınacak indirim oranı % 42.1 olarak tespit edilmiştir.
                Bu durumda, tespit edilen orana göre mükellefler kullandıkları yabancı kaynaklara ilişkin gider ve maliyet unsurlarının (% 42.1 x % 25 =) % 10.5'ini kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alacaklardır.
                Tebliğ olunur.      
 
Kurumlar Vergisi Genel Tebliği
Seri No. 66
 
                               4008 sayılı Kanunla Gelir Vergisi Kanunu'nun 41'inci maddesine eklenen 8 ve Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 15'inci maddesine eklenen 13 numaralı bent hükümleri ile işletmelerin kullandıkları yabancı kaynaklara ilişkin gider ve maliyet unsurları toplamına, Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre o yıl için tespit edilmiş olan yeniden değerleme oranının, ilgili kuruluşlardan alınan bilgilere göre Maliye Bakanlığınca o yıl için hesaplanan ortalama ticari kredi faiz oranına bölünmesi suretiyle bulunacak kısmının % 25'inin gider olarak kabul edilmemesi öngörülmüştür.
                Bu hüküm uyarınca gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin 1999 yılı kazançları için gider indirimi kısıtlaması uygulamasına esas alınacak indirim oranı % 46,1 olarak tespit edilmiştir.
                Bu oran aynı zamanda 1999 yılı dördüncü geçici vergi vergilendirme dönemi için de uygulanacaktır.
                Bu durumda, tespit edilen orana göre mükellefler, kullandıkları yabancı kaynaklara ilişkin gider ve maliyet unsurlarının (% 46,1 x % 25=) % 11,5'ini kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alacaklardır.
                Tebliğ olunur.
 
Kurumlar Vergisi Genel Tebliği
Seri No: 67
 
                Vergi kanunlarında yapılan bazı değişikliklerle tereddüt edilen bazı konulara ilişkin olarak aşağıdaki açıklamaların yapılması gerekli görülmüştür.
                1. İSTİSNALARA İLİŞKİN DEĞİŞİKLİKLER
                4369 Sayılı Kanunla 1/1/1999 tarihinden geçerli olmak üzere Kurumlar Vergisi Kanununun 8 inci maddesinin;
                a) 3 numaralı bendinde yer alan turizm hasılatı istisnası,                                                      
b) 6 numaralı bendinde yer alan yatırım fonlarının katılma belgeleri ve yatırım ortaklıklarının hisse senetlerinden elde edilen kar payları istisnası,
                kaldırılmıştır.
                Öte yandan, 31.12.1998 tarihinde son bulan yut dışı inşaat, onarma, montaj ve teknik hizmetlerden sağlanan kazanç istisnasının süresi 31.12.2003 tarihine kadar uzatılmıştır. Geçici 24. maddede yapılan değişiklik ile istisna süresi 5 yıl uzatılırken, kurumlar vergisi oran değişikliğine paralel düzenleme de yapılmıştır.
                2. İNDİRİLECEK GİDERLERLE İLGİLİ DEĞİŞİKLİKLER
                2.1. Bağış ve Yardımlarla ilgili Düzenleme
                4369 sayılı Kanunla 1.1.1999 tarihinden geçeli olmak üzere Kurumlar Vergisi Kanununun 14. maddesinin 6 numaralı bendi yeniden düzenlenmiş bu bentte yer alan düzenlemeye benzer bir düzenleme olan geçici 25 inci madde ise yürürlükten kaldırılmıştır.
                Yapılan düzenlemeye göre;
                a) Genel bütçeye dahil dairelere,                                                   
b) Katma bütçeli idarelere,
                c) İl özel idarelerine,                                                         
d) Belediyelere                                                   
e) Köylere,
                f) Kamuya yararlı derneklere
                g) Bakalar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflara,
                h) Bilimsel araştırma ve geliştirme faaliyetlerinde bulunan kurum ve kuruluşlara,
                makbuz karşılığında yapılan bağışlar, o yıla ait kurum kazancının % 5'ini geçmemek üzere kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınabilecektir.                                                       
                Bu düzenleme ile;                             
                a) Daha önce var olan kurum kazancının % 2 si ve 20.000 lira ile sınırlı indirim ile bazı tesisler için var olan sınırsız bağış ve yardım indirimi, kurum kazancının % 5'i ile sınırlı olarak yeniden düzenlenmiştir.
                b) Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflara yapılan ve kurum kazancının % 5'i ile sınırlı olan indirim olduğu gibi korunmuştur.
                c) Kurumlar Vergisi Kanununun geçici 25 inci maddesinde yer alan ve bazı kurum ve kuruluşlara bağışlanan camilerin yapımı veya mevcut idamesi için yapılan bağışların sınırsız indirimini öngören düzenleme yürürlükten kaldırılmıştır.                                                      
İndirilecek bağış ve yardım giderinin üst sınırının hesaplanmasında esas alınan kurum kazancı; zarar mahsubu dahil giderler düşüldükten, iştirak kazançları hariç indirim ve istisnalar düşülmeden önceki tutarı ifade etmektedir.
                2.2. Taşıt Araçları Gider ve Amortismanları ile İlgili Düzenleme
                Gelir Vergisi Kanununun 40ıncı maddesinde yer alan ve binek otomobillerinin geliri ile amortismanlarının yarısının indirimine izin veren düzenlemeler değiştirilmiş, işletmeye dahil ve işte kullanılan taşıtların gider ve amortismanlarının tamamının indirimine imkan veren düzenleme yapılmıştır.
                3. KURUMLAR VERGİSİ ORANI
                Kurumlar Vergisi Kanununun 25. maddesinde yapılan değişiklik ile kurumlar vergisi oranı, 1999 yılı kazançlarından uygulanmaya başlamak üzere % 30 olarak belirlenmiş, asgari kurumlar vergisi uygulaması kaldırılmıştır.
                4. KURUM KAZANÇLARI ÜZERİNDEN YAPILAN STOPAJ VE
KAR PAYLARININ BEYANI
                4369 sayılı Kanunla Gelir Vergisi Kanunun 94 üncü maddesinin 6 numaralı bendinin (b) alt bendi değiştirilmiş ve üç bölümde şu düzenlemeler yapılmıştır.                                               
a) İndirim ve İstisnalar, dağıtılsın dağıtılmasın % 151 oranında gelir vergisi stopajına tabidir. Stopaj oranı halka açık olsun olmasın bütün kurumlar için geçerlidir.
                b) Dar mükellef kurumlar, kurum kazancından istisnalar, kurumlar vergisi ve fon payının da indirilmesi sonucu kalan kazançlar üzerinden, dağıtılsın dağıtılmasın % 152 oranında stopaj yapacaklardır.
                c) Tam mükellef kurumlar, kurumlar vergisinden müstesna kazançlara isabet eden kısım düşüldükten sonra, dağıttıkları kar paylarından dağıtım sırasında gelir vergisi stopajı yapacaklardır. Stopaj oranı halka açık şirketler için % 5, diğer kurumlar için % 15'dir3. Karın sermayeye eklenmesi kar dağıtımı sayılmadığından, karını sermayeye ekleyen kurumlar kar dağıtımına bağlı stopaj yapmayacaklardır.
                Kurumlar yıllar itibariyle kazanç dağıtmaya karar verebilecek olup, dağıtılmasına karar verilen yıl kazancının; istisnaya tabi tutulmuş kurum kazancının yanı sıra istisnaya tabi olmayan kurum kazancını da içermesi durumunda, dağıtılan kazancın; öncelikle istisnaya tabi dağıtılabilir kazançtan, bu kazancın dağıtımının tamamlanmasından sonra istisna edilmemiş kazançtan gerçekleştirildiği kabul edilecektir. 1998 ve daha önceki yıl kazançlarının dağıtılması durumunda bu kazançlar üzerinden herhangi bir vergi kesintisi yapılmayacaktır.
                5. GAYRİMENKULLERİN VE İŞTİRAK HİSSELERİNİN ELDEN
ÇIKARILMASNDAN DOĞAN KAZANÇLARDA İSTİSNA
                Kurumlar Vergisi Kanununun geçici 23 üncü maddesinde yer alan iştirak hisselerinin ve gayri menkullerinin satışından veya üretim tesislerinin ayni sermaye olarak konmasından doğan kazançlarla ilgili istisnanın süresi 31.12.1998 tarihinde sona ermiş ancak aynı yönde bir düzenleme geçici 28 inci madde ile 31.12.2002 tarihine kadar uygulanmak üzere yeniden yapılmıştır4. Ayrıca geçici 28 inci maddenin (a) bendinde bir takım değişiklikler yapılmıştır5. Düzenleme esas itibariyle eski düzenleme ile aynı yönde olup, daha önceki tebliğlerde yer alan açıklamalar değişmeyen hükümler için geçerliliğini korumaktadır.
                Yapılan düzenleme ve bu düzenlemede yapılan değişiklikler sonrasında eskisinden farklı olarak maddenin (a) bendi de aşağıdaki hususlara yer verilmiştir.
                a) 4369 sayılı Kanunla asgari kurumlar vergisi yürürlükten kaldırıldığından buna atıf yapan ifade yeni düzenlemede yer almamıştır.
                b) Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin 6 numaralı bendinin (b-ii) alt bendi uyarınca tevkif ata tabi tutulacak bu kazançlar için maddede % 15 oranı öngörülmüş ve Bakanlar Kurulu'na bu oranı % 10 kadar indirilebilmesi için yetki verilmiştir.
                c) Üretim tesislerinin ve bu tesislere ilişkin gayri menkullerin ayni sermaye olarak konulması durumunda uygulanmakta olan istisna, turizm yatırım veya işletme belgesine sahip turizm tesisleri ve bu karın gayri menkulleri için de uygulanacaktır. Kurumlar vergisinden istisna edilen bu kazançlar üzerinden herhangi bir stopaj yapılmayacaktır.
                6. EMİSYON PRİMLERİNDE STOPAJ ORANI
                4444 ayılı Kanunla Kurumlar Vergisi Kanununa eklenen geçici 28 inci maddenin (b) bendine göre, 1.1.1999 - 31.12.2002 tarihleri arasında elde edilen emisyon primleri gelir vergisi stopajına tabi değildir.
 
7. REPO, TERS REPO İŞLEMLERİNDE VE VADELİ
MEVDUAT HESAPLARINDA DEĞERLEME
                Repo ve ters repo işlemleri ile ilgili olarak bu işlemlere konu menkul kıymetlerin kimin tarafından değerleneceği ve vadeli mevduat hesaplarında değerleme gününe kadar oluşan faiz tutarlarının ticari kazancın tespitinde dikkate alınıp alınmayacağı konularında tereddütler bulunduğu anlaşılmış ve bu konudaki gerekli açıklamalara aşağıda yer verilmiştir.                                                  
Ülkemizde uygulanış şekliyle geri alım taahhüdü ile menkul kıymet satışı (repo) ve geri satım taahhüdü ile menkul kıymet alımı (ters repo) işlemleri esas itibariyle günün faiz koşullarında bir borç para alış veriş işlemi olup söz konusu menkul kıymetler bu işlemlerde bir nevi teminat unsuru olarak kullanılmaktadır. Zira repo ve ters repo işlemlerinde kullanılan faiz oranı menkul kıymet üzerindeki faiz oranından bağımsız olarak günün piyasa koşullarına göre belirlenmekte, repo ve ters repoya konu menkul kıymetler üzerindeki gelirler repo ve ters repo yoluyla borç para veren tarafa aktarılmakta ve dolayısıyla repo ve ters repo yoluyla borç para alanlar bu işlemlerden elde ettikleri vergiye tabi kazançlarını bu işlemlere konu olan menkul kıymetlerin piyasa değerlerinden bağımsız olarak belirlemektedirler.
                Bu durumda repo ve ters repoya konu menkul kıymetlerin her zaman menkul kıymeti geri almakla yükümlü olan tarafından Vergi Usul Kanununun 279 uncu maddesi çerçevesinde değerleme işlemine tabi tutulması gerekmektedir.
                Diğer yandan vadesi değerleme gününden sonra olan repo ve ters repo işlemleri ile ilgili olarak, değerleme gününe kadar tahakkuk eden faiz tutarları, repoya taraf olanlarca ticari kazancın elde edilmesi ile ilgili Gelir Vergisi Kanununun 38 ve 39, Kurumlar Vergisi Kanununun 13 üncü maddesi hükümleri çerçevesinde gelir veya gider olarak dikkate alınacaktır.
                Ayrıca vadeli mevduat hesapları ile ilgili olarak değerleme gününe kadar tahakkuk eden faiz tutarları da repo ve ters repo işlemlerinde olduğu gibi ticari kazancın elde edilmesi ile ilgili yukarıda belirtilen kanun hükümleri çerçevesinde elde edenler tarafından gelir olarak dikkate alınacaktır.
                8. MENKUL KIYMETLERİN DEĞERLEMESİNDE BORSA RAYİCİ
                Vergi Usul Kanununun 279 uncu maddesinde 4369 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle hisse senetleri ile portföyünün en az % 51'i Türkiye'de kurulmuş bulunan şirketlerin hisse senetlerinden oluşan yatırım fonu katılma belgeleri dışında kalan menkul kıymetlerin borsa rayici ile değerlemesi esası getirilmiştir. Söz konusu madde uyarınca; 
                - Borsa rayici yoksa veya
                - Borsa rayicinin muvazaalı olarak oluşturduğu anlaşılırsa,
                Borsa rayici yerin menkul kıymetin maliyet bedeline değerleme gününe kadar oluşan gelir tutarının eklenmesi suretiyle bulunacak tutar esas alınacaktır.                                                      
                Aynı Kanunun 263 üncü maddesinde borsa rayicinin oluşumunda normal temevvüçler (dalgalanma) dışında bariz kararsızlıklar görülen hallerde  değerleme takaddüm eden 30 gün içindeki ortalama rayici yoksa borsa rayici olarak esas aldırmaya Maliye Bakanlığının yetkili olduğu belirtilmiştir
                Buna göre Maliye Bakanlığı'nca aksi yönde bir düzenleme yapılmadığı sürece borsada son muamele gününde oluşan rayiç esas alınmak suretiyle değerleme yapılacaktır. Ancak daha sonra yapılacak vergi incelemeleri ile borsada oluşturulan rayicin muvazaalı olduğu anlaşılırsa Vergi Usul Kanunu hükümleri çerçevesinde gerekli tarhiyatların yapılacağı açıktır.
                9. DEVİR HALİNDE BAZI VERGİSEL İŞLEMLER
                9.1. Devir Halinde Kurumlar Vergisi Kanununun geçici 28 inci madde uygulaması                                 Kurumlar Vergisi Kanununun geçici 28 inci maddesi uyarınca tam mükellefiyete tabi kurumların iştirak hisselerinin veya gayri menkullerini satışından doğan kazancın, satışın yapıldığı yılda kurum sermayesine ilave edilen kısmı kurumlar vergisinden müstesnadır. İstisnanın uygulanabilmesi için gayrimenkulun veya iştirak hissesinin kurumun bilançosunun aktifinde en az iki yıl süreyle yer alması ve gayrimenkul satışından doğan kazancın satışın yapıldığı yılda sermayeye eklenerek sermaye artırımının gerçekleşmesi gerekmektedir.                               Sermaye artırımının gerçekleştirilmesi ile ilgili olarak 51 Seri Numaralı Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinde6; bazı nedenlerle sermaye artarım işlemlerinin satışın yapıldığı yılda gerçekleştirilememesi durumunda istisnadan yararlanabilmek için, satışın yapıldığı döneme ait kurumlar vergisi beyannamesinin verileceği tarihe kadar şirket yetkilisi organlarınca sermaye artırımına karar verilerek ilgili bakanlığa başvurulması ve sermaye artırım işlemlerinin satışın yapıldığı yıla ait kurumlar vergisi beyannamesinin verileceği hesap döneminin sonuna kadar tamamlanması gerektiği belirtilmiştir.
                Kurumların aktifinde kayıtlı gayri menkullerin Kurumlar Vergisi Kanununun 37 inci maddesine uygun bir şekilde yapılacak devirden önce satılması ve bu satıştan doğan kazancın devrin gerçekleşmesinden sonra Kurumlar Vergisi Kanununun geçici 28 inci maddesi kapsamında sermayeye eklenmesi durumunda bu kazanç, kurumlar vergisinden istisna edilebilecektir. İstisnanın uygulanabilmesi için devir beyannamesinin verileceği tarihe kadar şirket yetkili organlarınca karar verilmesi devralan kurum tarafından devrin yapıldığı döneme ilişkin olarak verilecek kurumlar vergisi beyannamesi verilmeden önce Sanayi ve Ticaret Bakanlığına başvurulması ve sermaye artırım işlemlerinin bu kurumla vergisi beyannamesinin verileceği hesap dönemi sonuna kadar tamamlanması gerekmektedir.
                Kurumlar Vergisi Kanununun 37 inci maddesine uygun devir işleminin tasfiye olarak kabul edilmesi söz konusu değildir. Bu nedenle sermaye artışının gerçekleştirilmesinden itibaren 5 yıl süreyle devralan kurumun tasfiye edilmemesi ve sermayeye eklenen kazancın bu süre içinde işletmeden çekilmemesi halinde herhangi bir vergilendirme söz konusu olmayacaktır.
                Öte yandan, yukarıda belirtildiği üzere geçici 28 inci maddede belirtilen istisnanın uygulanabilmesi için gayrimenkulun kurumun bilançosunun aktifinde en az iki yıl süreyle yer alması gerekmektedir. Kurumlar Vergisi Kanununun 37 inci maddesi hükümleri çerçevesinde yapılan devirlerde bu süre gayri menkulün devreden kurum ile devralan kurumun bilançolarında yer aldığı toplam süre dikkate alınarak belirlenecektir.
                9.2. İştirak Hissesi bulunan kurumlarda devir sonucu oluşacak sermaye tutarı
                Kurumlar Vergisi Kanununun 37 inci maddesi uyarınca yapılan devirlerde devralan kurum ile devreden kurum arasında iştirak ilişkisinin olması durumunda söz konusu maddenin 2 inci bendinde yer alan "münfesih kurumun devir tarihindeki bilanço değerlerini birleşen (Devralan) kurum, kül halinde devralacak ve aynen bilançosuna geçirecektir" şartının nasıl yerine getirileceği konusunda uygulamada bazı tereddütlerin bulunduğu anlaşılmaktadır.
                Bir kurumun kendisinde iştiraki bulunan veya iştirak ettiği başka bir kurumu kül halinde devralması nedeniyle kuru bünyesinde yapacağı sermaye artışının söz konusu iştirak paylarına isabet eden tutarda daha az gerçekleşmesi Kurumlar Vergisi Kanununun 37 inci maddesinde belirtilen şartların ihlali anlamına gelmemektedir.
                İştirakler hesabında yer alan değerin iştirak hisselerinin itibari değerine eşit olmaması halinde aradaki müspet veya menfi farkın kurumun vergiye tabi kazancının tespiti ile ilgilendirilmeksizin geçici hesaplarda izlenmesi mümkün bulunmakta olup bu geçici hesapların vergiye tabi kurum kazancının tespiti ile ilişkilendirilmeksizin kurum kayıtlarına sona erdirilmesi de mümkün bulunmaktadır.
9.3. Devir halinde kurumlar ve stopaj beyannamelerini verme ve vergileri ödeme süreleri
                Kurumlar Vergisi Kanununun 38 inci maddesinde bu maddede belirtilen şartlara uygun olarak yapılacak devirlerde kurumun sadece devir tarihine kadar elde ettiği kazançlar üzerine vergilendirileceği, aynı Kanunun 39 uncu maddesinde ise devir tarihine kadar olan kazancın vergilendirilebilmesi için devir bilançosu ve kar zarar cetvelinin münfesih kurum tarafından bir beyannameye bağlanarak devir tarihinden itibaren 15 gün içinde vergi dairelerine tevdi olunacağı belirtilmiştir.                                                
Kurumlar Vergisi Kanununda devrin gerçekleşme tarihi ile ilgili açık bir hüküm yer almamıştır. Türk Ticaret Kanununun 148 inci maddesinde ise "birleşme için ilgili şirketlerin mukavelelerinin değişmesi hakkındaki usul ve şartlar dairesinde ayrı ayrı karar vermeleri ve bu kararların tescil ve ilan olunması gerekir" hükmü yer almaktadır. Buna göre devir işleminin hüküm ifade edebilmesi için Türk Ticaret Kanununun 148 inci maddesine göre devri sağlayan mukavele değişikliğinin tescil ve ilan olunması zorunludur.
                Bu durumda devre ilişkin genel kurul kararının tescil edildiği devir tarihi olarak dikkate alınacak ve bu tarih itibariyle hesaplanan kazanç tescil işleminin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiği tarihten itibaren 15 gün içinde ilgili vergi dairesine verilecek bir beyanname ile beyan edilecektir.
                Devir halinde tarh olunan vergilerin ödeme zamanı kurumlar vergisi Kanununun 42 inci maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddenin son fıkrasında "38 inci maddenin hükmü dahilinde vukua gelen devirlere münfesih kurum namına tahakkuk eden vergiler, 40ıncı maddede yazılı sürelere birleşilen kurumdan alınır" hükmü yer almaktadır. Kanunun 40ıncı maddesine göre, kurumlar vergisi, Nisan, Temmuz ve Ekim aylarına olmak üzere üç eşit taksitte ödenmektedir. Buna göre devir halinde tarh olunan kurumlar vergisinin devirin yapıldığı yılı takip eden yılın Nisan, Temmuz ve Ekim aylarında üç eşit taksitte ödenmesi gerekmektedir.
                Gelir Vergisi Kanununun 98 inci maddesinde 94 üncü madde gereğince vergi tevkif atı yapmaya mecbur olanların bir ay içinde yaptıkları ödemeler veya tahakkuk ettirdikleri karlar ve iratlar ile bunlardan tevkif ettikleri vergileri ertesi ayın 20 inci günü akşamına kadar ödeme veya tahakkukun yapıldığı yerin bağlı olduğu vergi dairesine bildirmekle yükümlü oldukları hükme bağlanmıştır.
                Beyan edilen bu vergilerin ödeme zamanı ile ilgili Gelir Vergisi Kanununun 119 uncu maddesinde "94 üncü madde gereğince yapılan vergi tevkif atı, vergi kesenler tarafından beyanname verecekleri süre içinde bağlı bulundukları vergi dairesine yatırılır. Ancak 94 üncü maddenin birinci fıkrasının 6 numaralı bendinin (b) alt bendinde yazılı menkul sermaye iratlarının dağıtılmaması halinde yapılacak vergi tevkif atı; biri beyanname verme süresinde, diğerleri kurumla vergisinin ikinci ve üçüncü taksitlerinin ödeme süreleri içinde olmak üzere üç eşit taksitte ödenir" denilmektedir.
                Bu hükümler çerçevesinde devir halinde kurumlar vergisi beyannamesi ve muhtasar beyanname belirlenen zamanda verilmesine rağmen bu beyannamelere göre yapılan tarhiyatlar sonucu doğan vergilerin normal süreleri içinde ödenmesi gerekmektedir. Buna göre devir halinde kurum istisna kazancı üzerinden Gelir Vergisi Kanununun 94/6-b maddesine gör gelir vergisi tevkif atı yapılması ve yapılan gelir vergisi tevkif atının kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği ayı takip eden ayın 20 sine kadar beyan edilmesi gerekmektedir. Gelir Vergisi Kanununun 119 ve Kurumlar Vergisi Kanununun 40 ve 42 inci maddeleri hükümlerine göre kazançların ortaklara dağıtılmış olması durumunda tevkif edilen vergiler muhtasar beyannamenin verme süresi içinde dağıtılmamış olması halinde biri devir işleminin gerçekleştiği yılı takip eden yılın 1-20 Mayıs tarihleri arasında, diğerleri ise söz konusu yılın Temmuz ve Ekim aylarında üç eşit taksitte ödenmesi gerekmektedir. 
10 Ar-Ge harcamaları ile ilgili incelemeyi yapacak kuruma ödenecek tutar
Bilindiği üzere 40 Seri Numaralı Kurumlar Vergisi Tebliğinde Kurumlar Vergisi Kanununun 14 üncü maddesi uyarınca araştırma geliştirme faaliyetleri nedeniyle vergi ertelemesinden yararlanmak isteyen mükelleflerin Maliye Bakanlığına başvuracakları ve Bakanlığın bu müracaatları yeni teknoloji arayışına yönelik olup olmadığı açısından incelenmek üzere Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumuna ve/veya üniversitelerle kurumun araştırma yaptığı konuda uzmanlaşmış kuruluşlara intikal ettireceği belirtilmiştir. Ayrıca söz konusu Tebliğ uyarınca Bakanlık vergi ertelemesi talebinde bulunan kuruma, yıl içinde yaptığı yeni teknoloji arayışına yönelik araştırma ve geliştirme harcamaları tutarının % 5'ini, incelemeyi yapacak olan ilgili kuruluşun veznesine yatırması için ayrıca bir yazı göndereceği bu tutarı 1990 yılı için 20 milyon lirayı aşmayacağı daha sonraki yıllar için esas alınacak azami tutarın bir önceki yılda uygulanan azami tutarın, yine bir önceki yıl için belirlenen yeniden değerleme oranı ile değerlenmesi suretiyle hesaplanacağı belirtilmiştir.                                                             
Kurumlar Vergisi Kanununun 14 üncü maddesinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye istinaden 1999 yılı kazançları ile ilgili vergi ertelemesi başvurularında uygulanmak üzere azami tutar 2.5 milyar lira olarak belirlenmiş olup daha sonraki yıl kazançları ile ilgili olarak vergi ertelemesi başvurularında esas alınacak azami tutar bir önceki yılda uygulanan azami tutarın bu önceki yıl için belirlenen yeniden değerleme oranı ile değerlenmesi sureti ile hesaplanacaktır. Bu hesaplamada 100 milyon liraya kadar küsurlar dikkate alınmayacaktır.                                  Tebliğ olunur.
-----------------------
1) 20/8/1999 tarih ve 99/13230 sayılı Kararnamenin eki Karar
2) 20/8/1999 tarih ve 99/13230 sayılı Kararnamenin eki Karar
3) 20/8/1999 tarih ve 99/13230 sayılı Kararnamenin eki Karar
4) 11/8/1999 tarih ve 4444 sayılı Kanunun 6ncı maddesi
5) 27/1/2000 tarih ve 4503 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi
6) 6/7/1995 tarih ve 22335 sayılı Resmi Gazete
-----------------------

4369 SAYILI KANUNA İLİŞKİN GENEL TEBLİĞ
SERİ NO: 1
 
                22/7/1998 tarihli ve 4369 sayılı Kanun ile1 Gelir Vergisi Kanununa eklenen geçici 47, geçici 48 ve geçici 49 uncu maddelerin ve Katma Değer Vergisi Kanununa eklenen geçici 13 üncü maddenin uygulamasına ilişkin olarak aşağıdaki açıklamaların yapılması gerekli görülmüştür.
                1. AMAÇ
                1. Bilindiği üzere; 4369 sayılı Kanunla Türk vergi sisteminde köklü değişiklikler yapılmıştır. Bu değişikliklerin başında, gelir vergisinin konusunun yeniden tespit edilmesi gelmektedir. Yapılan düzenleme ile, gelirin tespitinde " kaynak teorisinden", "net artış teorisine" geçilmiş ve kaynağı ne olursa olsun bütün gelirler 1/1/1999 tarihinden itibaren gelir vergisinin kapsamına alınmıştır. Daha önce bir gelir unsurunun vergilendirilebilmesi için kanunda açıkça vergiye tabi olduğunun belirtilmiş olması gerekirken, yeni düzenleme ile bir gelir unsurunun vergilendirilmemesi için kanunda açıkça vergiden istisna edildiğine ilişkin bir hüküm bulunması gerektiği anlayışına geçilmiştir. Vergi sisteminde yapılan bu düzenlemenin temel amacı kayıt dışı ekonomiyi kayda almak ve vergi tabanının yaygınlaştırılmasını sağlamaktır.
                2. Yukarıda da belirtildiği üzere gelirin tespitinde net artış teorisine geçişle birlikte istisnalar dışında vergilendirilmeyen herhangi bir gelir kalmamıştır. Bu değişiklik sonucunda, gelir ile harcama ve servet artışı arasında bağlantı kurulması ve bu yolla gelirin tespiti imkanı doğmuştur. Harcama ve servet artışlarından hareketle gelirin tespiti, harcama veya servet artışı olarak ortaya çıkan kıymetlerin, değişikliğin yapılmasından önce var olup olmadığının belirlenmesi, bu tarihten önce var olan kıymetlerden karşılandığının tespiti halinde ise bunların harcama veya servet artışının meydana geldiği döneme ait gelirin tespitinde dikkate alınmaması zorunluluğunu ortaya çıkarmıştır. Bu ise ancak belli bir tarih itibariyle başlangıç noktası belirlenmesi ve bu tarih itibariyle geçmişle bağlantının koparılması ile mümkündür. Bu amacı sağlamak üzere kanunda üç önemli düzenlemeye yer verilmiştir. Bu düzenlemeler;
                a) Sahip olunan kıymetlerin varlığının belli bir tarih itibariyle kanıtlanması halinde, diğer kazanç ve iratlar bakımından geçmişe yönelik tarhiyat yapılmaması,
                b) Kayıtlarda yer almayan iktisadi kıymetlerin belli bir tarihe kadar kayda alınması,
                c) Kayıtlarda yer aldığı halde mevcut olmayan malların düzeltme işlemlerinin yapılmasıdır.
                2. YÖNTEM
                3. Bir önceki bölümde anlatılan amaçlara ulaşmak için Gelir Vergisi Kanununa eklenen geçici 47 nci maddede yapılan düzenleme ile, geçmişle ilişkinin kesilmesi ve belli bir tarih itibariyle sahip olunduğu ispatlanan kıymetlerden hareketle geçmişe yönelik inceleme yapılmaması öngörülmüştür. Maddede belirtilen şekilde varlığı kanıtlanan kıymetlere ilişkin herhangi bir maddi külfet, bir başka ifade ile vergileme öngörülmemiştir. Amaç, "diğer kazanç ve iratlar" bakımından ileride yapılacak vergilemede geçmişle bağlantının koparılması, bu kıymetlerin servet ve harcamalarda meydana gelen artışın izahında kullanılabilmesinin sağlanmasıdır.
                4. Mükelleflerin yeni vergi rejimine uyum sağlamaları ve kayıtlarıyla fiili durumlarının uyumlu hale getirilebilmesi için Gelir Vergisi Kanununa geçici 48 ve geçici 49 uncu maddeler eklenmiştir. Söz konusu maddelerde, işletmelerinde yer aldığı halde kayıtlarında yer almayan iktisadi kıymetler için envanter bildirimi, işletmelerinde bulunmadığı halde kayıtlarında yer alan mallar için de muhasebe işlemlerinin ceza ve faiz aranmaksızın mükellefler tarafından yapılabilmesi öngörülmüştür.
                5. Tebliğin izleyen bölümlerinde, belirtilen bu hükümlere ilgili açıklamalara ve Kanunun Maliye Bakanlığına verdiği usul ve esasları belirleme yetkisine istinaden yapılan düzenlemelere yer verilmiştir.
3. HARCAMA VE TASARRUFLARIN VERGİLENDİRİLMİŞ KAZANÇLARDAN KAYNAKLANDIĞININ İZAH VE İSPATI İLE İLGİLİ OLARAK 30 EYLÜL 1998 TARİHİNE KADAR YAPILACAK İŞLEMLER
                3.1. Genel açıklama
                6.4369 sayılı Kanunla Gelir Vergisi Kanununa eklenen geçici 47 nci madde ile, Kanunun yayımı tarihi itibariyle sahip olunan ve varlığı Devlet tarafından veya Devlet güvencesinde tutulan kayıt ve siciller ve diğer kanaat getirici vesikalarla ispat edilen kıymetlerden karşılanan mal edinimleri ve harcamalar nedeniyle Gelir Vergisi Kanununun 82 nci maddesinin 2 numaralı fıkrasına ve Vergi Usul Kanununun 30 uncu maddesinin ikinci fıkrasının 7 numaralı bendine göre tarhiyat yapılmayacağı hükme bağlanmıştır.
                7. Maddede ayrıca kanaat getirici vesika tabirinin; banka, banker, aracı kurumlar ve benzeri mali kurumlar, posta idaresi, noterler, tapu, trafik gibi kamu kurum ve kuruluşlarının kayıt ve belgeleri ile Vergi Usul Kanununda yer alan belgeleri ifade ettiği belirlenmiştir. Vergi Usul Kanununun mükerrer 257 nci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak fatura yerine geçen vesika olarak kabul edilen veya düzenlenme zorunluluğu getirilen banka dekontu, işlem sonuç formları, döviz alım ve satım belgeleri ve sigorta poliçeleri gibi belgeler de bu kapsamda değerlendirilecektir.
                8. 29 Temmuz 1998 tarihi itibariyle sahip olunan ve varlığı Tebliğin 6 ve 7 numaralı paragraflarında belirtilen şekilde ispatlanamayan, nakit para, döviz, mevduat sertifikası ve benzeri kıymetlerin, 30 Eylül 1998 tarihinde asgari bir gün süre ile Türkiye'de kurulu mevduat kabulüne yetkili bankaların Türkiye'deki şubelerinde bulundurulması gerekmektedir. Bu durumda, bu kıymetlerden karşılanan mal edinimleri ve harcamalardan hareketle "diğer kazanç ve iratlarla" ilgili olarak inceleme ve tarhiyat yapılmayacaktır. Ayrıca, bu amaçla bulundurulan kıymetler vergi incelemelerinde hareket noktasını oluşturmayacak ve delil olarak kullanılmayacaktır.
                9. 1/1/1999 tarihinden sonra harcama veya servette meydana gelen artışın izahında;
                a) 29 Temmuz 1998 tarihi itibariyle sahip olunan ve varlığı devlet tarafından veya devlet güvencesinde tutulan kayıt ve sicillerle veya kanaat getirici vesikalarla ispatlanan kıymetler,
                b) 30 Eylül 1998 tarihinde asgari bir gün süre ile Türkiye'de kurulu bankaların Türkiye'de bulunan şubelerinde tutulan nakit para, mevduat sertifikası, döviz ve benzeri kıymetler,
                kullanılabilecektir.                            
                3.2. Harcama veya servetin 29 Temmuz 1998 tarihinde varlığı
                ispatlanan kıymetlerle izahı
                10. Geçici 47 nci madde hükmüne göre, 1.1.1999 tarihinden sonra harcama veya servette meydana gelen artışın izahında, bu Kanunun yayımı tarihi olan 29 Temmuz 1998 tarihi itibariyle sahip olunan ve mevcudiyeti devlet tarafından veya Devlet güvencesinde tutulan kayıt ve siciller ile diğer kanaat getirici vesikalarla ispat edilen kıymetler izah nedeni olarak kabul edilecektir.
                3.2.1. Devlet tarafından veya Devlet güvencesinde tutulan sicil ve kayıtlar
                11. Devlet tarafından veya Devlet güvencesinde tutulan kayıtlar; tapu ve trafik kayıtları ile diğer sicilleri, yasal yükümlülükler nedeni ile verilen beyannameleri ifade etmektedir. Buna göre, 29 Temmuz 1998 tarihi itibariyle;
                - Tapu siciline kayıtlı gayrimenkuller,
                - Tapu veya diğer sicillere kayıtlı haklar,
                - Trafik siciline kayıtlı taşıtlar,
                - Gemi siciline kayıtlı araçlar,
                - Uçak siciline kayıtlı sivil hava araçları,
                - Ticaret siciline kayıtlı ortaklık payları,
                başka herhangi bir işleme gerek olmaksızın harcama ve servetin izahında kabul edilecektir.
                3.2.2. Kanaat getirici vesika
                12. Maddede geçen kanaat getirici vesika tabirinden;
                - Bankalar ile bankerlerin yaptıkları işlemlerle ilgili kayıtlar ve düzenledikleri belgeler,
                - Aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, özel finans kurumları, sigorta şirketleri ve benzeri mali kurumların kayıtları ve düzenledikleri belgeler
                - Posta idaresi nezdindeki çek hesabı,
                - Noter senetleri ve sözleşmeler,                     
                Defter tutan mükelleflerin kayıtları ile bu kayıtlarda yer alan ve Vergi Usul Kanununun ikinci kitap üçüncü kısmında belirtilen fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu, ücret bordrosu, kambiyo senetleri ve diğer kıymetli evrak,
                - Şirketlerin ortaklık ve kooperatiflerin üyelik kayıtları, gibi kayıt ve belgeler anlaşılacaktır.
                13. Sayılan bu tür kayıt ve belgelerle, 29 Temmuz 998 tarihi itibariyle varlığı ispatlanan alacak, hak, nakit, mevduat ve benzeri kıymetler başka herhangi bir işleme gerek kalmaksızın harcama veya servetin izahında kullanılabilecektir. Bu tarih itibariyle, sayılan bu kayıt ve belgelerin yurtiçi veya yurtdışındaki kişi ve kurumlara ait olmasının bir önemi bulunmamaktadır.
                14. 29 Temmuz 1998 tarihi itibariyle yurtdışında bulunan kişi veya kurumların kayıtlarında bulunan kıymetler 1/1/1999 tarihinden sonraki harcamaların veya servet artışının izahında kullanılabilecektir. Ancak, 30 Eylül 1998 tarihi itibariyle de bu kıymetlerin aynı kayıtlarda bulunması gerekmektedir. Harcamaların veya servette ortaya çıkan artışın kaynağının bu kıymetlere dayandırılması halinde bu kıymetlerin ilgili (kambiyo, gümrük, yabancı sermaye gibi) mevzuatı çerçevesinde Türkiye'ye getirildiğinin veya harcama ya da servette artışa kaynak teşkil ettiğinin ispatı mükelleflere ait olacaktır.
                3.3. 29 Temmuz - 30 Eylül 1998 tarihleri arasındaki işlemler
                15. Geçici 47 nci maddenin Maliye Bakanlığına verdiği yetki çerçevesinde, 29 Temmuz 1998 tarihi itibariyle 11 ve 12 numaralı paragraflarda belirtilen şekilde varlığı ispatlanamayan ancak bu tarihten sonra varlığı aşağıda açıklandığı şekilde tevsik edilen kıymetler de izah nedeni olarak kullanılabilecektir.
                16. 29 Temmuz 1998 tarihi itibariyle herhangi bir kayıtta görünmemekle birlikte bu tarihten sonra Devlet ya da Devlet güvencesinde tutulan kayıtlarda görülen kıymetler, 30 Eylül 1998 tarihinde de aynı kayıtlarda yer almaları şartıyla, başka bir işleme gerek olmaksızın harcama veya servet artışlarının izahında kullanılabilecektir. Örneğin; 29 Temmuz 1998 tarihi itibariyle varlığı tevsik edilemeyen parayla edinilen bir gayrimenkulün tapu siciline tescil edilmesi ve 30 Eylül 1998 tarihi itibariyle bu kaydın devam etmesi halinde anılan tarihte ayrıca yapılacak herhangi bir işlem bulunmamaktadır.
                17. Anılan tarihler arasında Türkiye'deki banka, banker, özel finans kurumu, aracı kurum ve sigorta şirketi gibi mali kurum kayıt ve belgeleri ile ispatlanan kıymetler de 30 Eylül 1998 tarihi itibariyle de aynı kayıtlarda yer almaları şartıyla, başka bir işleme gerek olmaksızın harcama veya servet artışlarının izahında kullanılabilecektir. Örneğin; 29 Temmuz 1998 tarihi itibariyle varlığı 11 ve 12 numaralı paragraflarda sayılan kayıt ve belgelerle tevsik edilemeyen dövizle edinilen menkul kıymet yatırım fonu katılma belgesinin varlığının 30 Eylül 1998 tarihi itibariyle ilgili kurum kayıt ve belgeleri ile ispatlanması yeterli olacaktır.
                18. 29 Temmuz - 30 Eylül 1998 tarihleri arasında sermaye artırımı veya cari hesap yoluyla işletmeye konulan varlıkların gerçekte var olduğunun kanıtlanması gerektiği tabiidir.
                19. 29 Temmuz 1998 tarihi itibariyle Tebliğin 3.2. bölümünde açıklanan şekilde tevsik edilemeyen ve bu tarihten sonra yurtdışı bankalarda (off-shore veya serbest bölgelerdeki bankalar dahil) ya da benzeri mali kurumlarda bulunduğu belirtilen kıymetlerin izah ve ispat aracı olarak kullanılabilmesi mümkün değildir. Bunların izah nedeni olarak kullanılabilmesi için 30 Eylül 1998 tarihinde en az 1 gün süre ile Türkiye'de kurulu mevduat kabulüne yetkili bankaların Türkiye'deki şubelerinde bulundurulması gerekmektedir.
                20. Aynı kıymetin harcama veya servetin izahında mükerrer olarak dikkate alınması Kanunun amacına aykırı olduğundan, 29 Temmuz 1998 tarihi itibariyle varlığı ispatlanan bir kıymetin daha sonra şekil değiştirerek aynı kişi veya farklı kişilerce mükerrer izah nedeni olarak kullanılması mümkün değildir. Bu nedenle, 29 Temmuz 1998 tarihi itibariyle mevcudiyeti ispatlanan ancak daha sonra (nakde dönüştürmek, hesaptan çekmek, satmak, bağışlamak, sermaye olarak koymak veya yeni bir kıymet iktisap etmek suretiyle) şekil değiştiren kıyetlerin 30 Eylül 1998 tarihi itibariyle varlığının tebliğin izleyen bölümlerinde açıklandığı şekilde ispatlanması gerekecektir.
                3.4. 30 Eylül 1998 tarihi itibariyle asgari bir gün süre ile bankalarda bulundurulacak kıymetler
                21. 30 Eylül 1998 tarihi itibariyle asgari bir gün süre ile bankalarda bulundurulması gereken kıymetler şunlardır:
                a) Nakit para,
                b) Döviz,
                c) Mevduat sertifikası,
                c) Benzeri kıymetler.
                22. Nezdinde nakit para ve döviz bulunanların, bunları 30 Eylül 1998 tarihi itibariyle bankada bulundurmaları gerekmektedir. Bu kıymetlerin bankada vadeli veya vadesiz mevduat, yatırım ya da repo hesaplarında bulundurulmasının bir önemi yoktur. Ayrıca, 30 Eylül 1998 tarihi itibariyle bankada bulunması şartıyla, paranın bu tarihten önceki bir tarihte yatırılması da mümkündür.
                23. Bilindiği üzere, mevduat sertifikası uygulaması T.C. Merkez Bankası'nın 97/1 sayılı Mevduat Sertifikaları Hakkında Tebliği2 ile son bulmuştur. Ancak Tebliğde, yürürlükten kaldırılan yasal düzenlemelere göre çıkarılan mevduat sertifikalarının vadeleri sonuna kadar geçerli olduğu belirtilmiştir. Vade bitiminde hamili tarafından sertifikada belirtilen şubeye başvurulmaması halinde, sertifikanın hamili tarafından sertifikada belirtilen şubeye başvurulmaması halinde, sertifikanın ana para ve tahakkuk eden faiz tutarı vadesiz hesaba alınmakta, vade bitiminden itibaren 10 yıl içinde ibraz edilmeyen sertifikalar ile buna ilişkin faiz tutarları hakkında 3182 sayılı Bankalar Kanununun 36 ncı maddesine göre işlem yapılmaktadır. Buna göre halen uygulamada bulunmamakla birlikte, vadesi geldiği halde ana parası ve faizi tahsil edilmemiş mevduat sertifikası bulunanların, 30 Eylül 1998 tarihi itibariyle sahip oldukları sertifikaları bankalara ibraz ederek, bankada hamiline yazılı vadesiz mevduat hesaplarının bulunduğunu tevsik etmeleri gerekmektedir. Tevsik, mevduat sertifikasının üzerine banka tarafından kayıt düşülmesi veya mevduat sertifikasının ait olduğu hesaba hesap sahibinin kimliğinin yazılması suretiyle yapılacaktır.
                24. Öte yandan, geçici 47 nci maddede yazılı haktan yararlanabilmek için, maddede sayılan kıymetlerin benzerleri de asgari bir gün süre ile bankalarda bulundurulacaktır. Maddenin üçüncü fıkrasında sayılanların benzerleri esas olarak hamiline yazılı olan ve para, mevduat sertifikası gibi kolayca el değiştirebilen kıymetlerdir. Buna örnek olarak çekler, hamiline yazılı menkul kıymetler, özel finans kurumlarınca açılan hamiline yazılı hesaplar ve yabancı kurumlar tarafından çıkarılan mevduat sertifikası benzeri kıymetler gösterilebilir. Bunlardan özel finans kurumlarınca açılan hamiline yazılı hesap sahipleri, 30 Eylül 1998 tarihinde bu hesapların kendilerine ait olduğunu, özel finans kurumuna başvurarak tevsik edeceklerdir. Tevsik işlemi mevduat sertifikalarında olduğu gibi yapılacaktır. Yabancı kurumlarca çıkartılmış mevduat sertifikası benzeri kıymetleri bulunanlar ise, bu kıymetlerinin varlığını 30 Eylül 1998 tarihi itibariyle 25 numaralı paragrafta yazılı kıymetlerde olduğu gibi tevsik edeceklerdir.
                25. 30 Eylül 1998 tarihi itibariyle elinde hamiline yazılı (çek, tahvil, hazine bonosu, hisse senedi veya ilmühaberi vb) menkul kıymet bulunduranların harcamalarını veya servetlerinde meydana gelecek artışı belirtilen bu kıymetlerle izah edebilmeleri için;
                a) Çeklerin; keşidecisinin adı - soyadı veya unvanı, tarihi, tutarı, numarası ve ilgili banka şubesine ilişkin bilgilerin yazılı olduğu bir bordronun,
                b) Hisse senetleri ve ilmühaberlerin; hangi şirkete ait olduğunu, nominal bedeli, adedi, varsa seri ve tertip numarası bilgilerini gösterir bir belgenin,          
                c) Hazine bonosu, her türlü tahvil ve benzerlerinin (varlığa dayalı menkul kıymet, gelir ortaklığı senedi, vs); cinsi, tertibi, adedi, nominal bedeli ve vadesi ile ilgili bilgilerin yer aldığı bir belgenin,
                tevdi edenin hüviyetinin fotokopisi ve söz konusu menkul kıymetlerin asılları ile birlikte 30 Eylül 198 tarihine kadar Türkiye'de kurulu bir bankanın Türkiye'deki şubesine teslim edilmesi gerekmektedir. Bu şekilde bankalara teslim edilen menkul kıymetler, 1 Ekim 1998 tarihinden itibaren istemesi halinde sahibine iade edilecek, bu kıymetlere ilişkin bilgilerin yer aldığı bilgi ve bordrolar ile hüviyet fotokopileri bankalarca gerektiğinde ibraz edilmek üzere saklanacaktır.
                26. İşletmelere ait nakit para, döviz, mevduat sertifikası ve benzerleri işletme kayıtlarında izlendiğinden, bu madde kapsamına girmemektedir. Bununla birlikte, 30 Eylül 1998 tarihi itibariyle işletmelere ait kıymetlerin ortaklarca izah nedeni olarak kullanılması mümkün olmadığından, işletmelerin bankalardaki mevduatının çekilmesi veya işletmenin kasa hesaplarında günlük ihtiyacının üzerinde nakit bulunması özel inceleme nedeni olacaktır.
                27. İşletme sahiplerinin işletme dışındaki varlıkları ile deftere tabi olmayan çiftçiler, serbest meslek erbabı, ücretli, menkul ve gayrimenkul sermaye iradı sahipleri ve sair kazanç ve irat elde edenlerin söz konusu varlıklarını yukarıda açıklanan şekilde bankalarda bulundurmaları gerekmektedir. Vergi mükellefi olmamakla beraber, bankalarda bir gün süre ile bulundurulması gereken varlıkları olanların da, aynı şekilde hareket etmeleri gerektiği açıktır.
                28. Kıymetlerin bankalarca bloke edilmesi veya bloke hesaplarda bulundurulması zorunluluğu olmayıp herhangi bir hesapta 30 Eylül 1998 tarihi itibariyle en az bir gün süre ile bulunması varlığının tevsiki açısından yeterlidir.
                29. Öte yandan, bankaların, aracı kurumların, özel finans kurumlarının ve benzeri mali kurumların kayıtlarında 30 Eylül 1998 tarihinden önceki bir tarih itibariyle yer alan ve bu tarih itibariyle de aynı hesaplarda bulunmaya devam eden kıymetlerle ilgili olarak herhangi bir işlem yapmaya gerek bulunmamaktadır. Bu hesaplarda yer alan paralar, herhangi bir işlem yapmaya gerek bulunmaksızın, tasarruf veya harcamanın bu kıymetlerden karşılandığının izahında kabul edilecektir.
                30. Nakit para, döviz, mevduat sertifikası ve benzeri kıymetler, 30 Eylül 1998 tarihi itibariyle 1 gün süre ile sadece Türkiye'de kurulu bankaların Türkiye'de bulunan şubelerinde bulundurulabilecektir.
                3.5 Senetli ve senetsiz alacaklar, değerli mallar, nama yazılı veya borsada işlem gören hisse senetleri ve diğer kıymetler ile ilgili uygulama
                31. Senetli ve senetsiz alacaklar serbest delil sistemi ve Vergi Usul Kanununun 3 üncü maddesi çerçevesinde incelemelerde izah edilebilecektir. Dolayısıyla alacak senetlerinin bankalara tevdii gerekmemektedir. Alacakların izah ve ispat aracı olarak kullanılabilmesi, bu alacakların gerçek bir alacak borç ilişkisine dayanmasına diğer bir deyişle hatır senedi olmamasına bağlıdır.
                32. Değerli mallar (altın, mücevher, antika eşya, tablo vb), nama yazılı hisse senetleri ve benzeri kıymetlerin 30 Eylül 1998 tarihi itibariyle herhangi bir kurum veya kuruluşta bulundurulmasına veya beyan edilmesine gerek bulunmamaktadır. Bunların varlığı da serbest delil sistemi ve Vergi Usul Kanununun 3 üncü maddesi çerçevesinde incelemelerde izah edilebilecektir. Bu ispatın çok çeşitli şekillerde yapılması mümkün olup bazıları şöyle sayılabilir.
                a) Nama yazılı veya borsada işlem gören hisse senetlerinin varlığı, Takasbankta saklananlar için Takasbank kayıtları, hisse senedi pay defteri kayıtları, elden çıkarılması sırasında düzenlenecek belgeler vasıtasıyla ispat edilebilecektir.
                b) Altın ve diğer madenlerle kıymetli tablo ve antika gibi eşyanın varlığı, bu tür kıymetlerin elden çıkarılması sırasında düzenlenecek veya alınacak "kanaat getirici vesikalarla" ispatlanacaktır.
                3.6. Diğer hususlar
                3.6.1. Bankalarda bulundurulacak kıymetler için asgari sınır
                33. 4369 sayılı Kanunda 30 Eylül 1998 tarihi itibariyle asgari bir gün süre ile bankalarda bulundurulacak kıymetler için bir alt limit öngörülmemiştir. İsteyenler kanunda yer alan istisna tutarını da dikkate almak suretiyle, gelecekte izah nedeni olarak kullanmayı düşündükleri kıymetlerini bankalarda bulundurabilecektir.
                3.6.2. Bankalarda bulundurulan kıymetler üzerinden herhangi bir vergileme yoktur.
                34. 30 Eylül 1998 tarihi itibariyle sahip olunan veya bu tarih itibariyle bankalarda bulundurulan kıymetler üzerinden herhangi bir vergileme söz konusu değildir.
                3.6.3. Vergi incelemeleri
                35. Bilindiği üzere, diğer kazanç ve iratlarla ilgili olarak tarhiyat 1.1.1999 tarihinden sonraki dönemler için yapılabilecektir. 30 Eylül 1998 tarihi itibariyle bankalarda bu amaçla bulundurulacak kıymetlerden hareketle vergi incelemesi yapılamayacağı gibi diğer kanunların uygulanması bakımından da bu kıymetlerden hareket edilmeyecektir.
                36. Öte yandan, bankalarda açılan hesaplar ve yapılan bildirimler vergilendirmeyle ilgili olduğundan banka çalışanları da bu bilgiler dolayısıyla vergi mahremiyet kapsamına girecektir. dolayısıyla vergi idaresinin yetkili kıldığı kişiler dışındakilere bu bilgiler verilmeyecektir. Ancak, Maliye Bakanlığı bu bilgilerin gerçek durumu yansıtıp yansıtmadığı konusunu her zaman araştırabilecektir.
                3.6.4. Hukuki durumun gerçek duruma uygun hale getirilmesi
                37. Mevcudiyeti Devlet tarafından veya Devlet güvencesinde tutulan kayıtlarla ispat edilen kıymetlerden hareketle geçmişe yönelik inceleme yapılmayacaktır. Bu hüküm gereği, sahip olunan varlıkların mevcudiyetinin ispatı çok önemlidir. Bu nedenle, sahip olunan ancak varlığı hükümde belirtilen şekilde ispat edilemeyen kıymetlerin, 30 Eylül 1998 tarihi itibariyle varlığının ispatı için gerekli hukuki işlemlerin bu tarihe kadar tekemmül ettirilmesinde yarar bulunmaktadır.
                38. Örneğin;
                - Birden fazla kişiye ait olmakla birlikte güven esasına dayalı olarak bir kişi adına açılmış bulunan bankalardaki mevduat hesaplarının izah nedeni olarak kullanılabilmesi için gerçek durumun hesaplara işletilmesi gerekmektedir.
                - Adına tapu tescili işlemi yapılmamış bir arsası bulunan kişinin ileride bu arsayı satarak bir daire alması durumunda, bu dairenin alış bedelini 30Eylül 1998 tarihinden önce sahip olunan arsa satışından karşılandığının ispatı mümkün olmayacaktır. Bu nedenle, 30 Eylül 1998 tarihine kadar arsanın tapu tescil işleminin yapılmasında büyük yarar bulunmaktadır.
                - Fiilen el değiştirmesine rağmen trafikte tescili yapılmamış araçların izah nedeni olarak kullanılabilmesi için iktisap eden kişi adına tescil işleminin yapılmış olması gerekmektedir.
                3.6.5. Yurtdışında yaşayan Türk vatandaşlarının durumu
                39. Yurtdışında yaşayan Türk vatandaşlarının vergi kanunları karşısındaki durumu 210 sayılı Gelir Vergisi Kanunu Genel Tebliğinde açıklanmıştır.3 Buna göre çalışma veya oturma izni alarak 6 aydan daha fazla süreden beri yurtdışında yaşayan Türk vatandaşları dar mükellef kabul edildiklerinden 30 Eylül 1998 tarihi itibariyle Gelir Vergisi Kanununun geçici 47 nci maddesi uygulaması bakımından herhangi bir işlem yapmalarına gerek bulunmamaktadır. Bu kişilerin Türkiye'ye kesin dönüş yaptıkları sırada veya yurtdışında bulundukları dönemlerde kambiyo ve gümrük mevzuatı çerçevesinde Türkiye'ye getirdikleri kıymetleri izah vasıtası olarak kabul edilecektir. Ancak bu kişilerin Türkiye'de bulunan varlıkları için Tebliğin diğer bölümlerinde yapılan açıklamalar çerçevesinde hareket etmeleri gerekmektedir.
                40. Öte yandan, yabancı ülkelerde çalışma ve oturma izni olarak 6 aydan fazla süre yaşayanların sadece kendileri dar mükellef sayılmaktadırlar. Bu kişilerin Türkiye'de yaşayan yakınları tam mükellef sayıldıklarından bunlar diğer tam mükellefler gibi hareket edeceklerdir.
                3.6.6. Aile bireylerinin durumu
                41. 4369 sayılı Kanunla aile reisi beyanı kaldırılarak aile bireylerinin kendi gelirlerini beyan etmeleri öngörülmüştür. Bu nedenle aile bireylerinin bu Tebliğ kapsamına giren kıymetlerini kendi adlarına tevsik etmeleri gerekmektedir.
                4. FATURASIZ MAL BEYANI
                42. 4369 sayılı Kanunla Gelir Vergisi Kanununa eklenen geçici 48 inci madde hükmü ile, gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerine, işletmelerinde mevcut olduğu halde kayıtlarında yer almayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşlarını yasal kayıtlarına intikal ettirmek suretiyle, kayıtlarını fiil duruma uygun hale getirmelerine imkan sağlanmıştır.
                4.1. Kapsam
                43. Faturasız emtia, makine, teçhizat ve demirbaşların kayıtlara intikal ettirilmesine imkan veren düzenleme, bütün gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerini kapsamaktadır. Uygulama kapsamına; ferdi işletmeler, adi ortaklıklar, kollektif şirketler, adi komandit şirketler ile sermaye şirketleri, kooperatifler, iktisadi kamu müesseseleri, dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmeler dahil bulunmaktadır.
                4.2. Değerleme ve beyan
                44. Uygulama kapsamında olup faturasız emtia, makine, teçhizat ve demirbaşlarını kayıtlarına intikal ettirmek isteyen mükellefler; işletmelerinde mevcut olduğu halde kayıtlarında yer almayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşlarını 30 Ekim 1998 tarihine kadar bir envanter listesi ile katma değer vergisi yönünden bağlı oldukları vergi dairelerine bildireceklerdir. Bu kıymetler, bildirim tarihindeki rayiç bedelle değerlenmek suretiyle bildirimlerde gösterilecektir. Rayiç bedel, o kıymetin değerleme günü itibariyle normal alım satım bedelidir. dolayısıyla bu bedel, mükellefin kendisi tarafından bizzat tespit edilebileceği gibi bağlı olduğu meslek kuruluşuna da tespit ettirilebilecektir. Bildirilen kıymetler yasal kayıt süresi içerisinde kayıtlara intikal ettirilecektir. Envanter listesinin şekli en az aşağıdaki bilgileri ihtiva etmek şartıyla serbestçe (bilgisayar dökümü dahil) belirlenebilecektir.
                a) Mükellefiyete ilişkin bilgiler;
                - Adı soyadı veya unvanı,
                - Vergi dairesi,
                - Vergi numarası,
                - Adresi.
                b) Emtia, makine, teçhizat veya demirbaşlara ilişkin bilgiler;
                - Cinsi,
                - Miktarı,
                - Rayiç bedeli,
                45. Bu madde hükmüne göre bildirilecek emtia; alım satım işletmelerinde satışa hazır malları, imalatçı işletmelerde ise hammadde, malzeme, yarı mamul ve mamul malları ifade etmektedir. Aynı şekilde inşaat işletmelerinin (yıllara yaygın inşaat onarım işi, kat karşılığı veya kendileri adına inşaat yapıp satanlar) varsa inşa edilen ve emtia niteliğindeki gayrimenkulleri (daire, dükkan vs) ile üretimde kullandıkları demir, çimento, tuğla gibi ilk madde ve malzemelerini veya yarı mamullerini de bildirmeleri mümkündür.
                4.3. Bildirilen malların satış bedelinin beyan edilen değerinin altında olamayacağı
                46. Geçici 48 inci madde hükmüne göre kayıtsız stok bildiren mükellefler bu mallarını satmaları halinde, defterlere kaydedilecek satış bedeli kayıtlı değerinden düşük olamayacaktır. Gerçek satış bedelinin kayda alınan bedelden düşük olması halinde, kazancın tespitinde kayıtlı bedel dikkate alınacaktır. Ancak, amortismana tabi bir iktisadi kıymetin satılması halinde, birikmiş amortismanlar daha önce gider yazılmamış olduğundan mali karın tespitinde dikkate alınmayacaktır.
                4.4. Vergisel yükümlülükler
                47. Gelir Vergisi Kanununa eklenen geçici 48 inci madde uyarınca beyan edilerek kayıtlara intikal ettirilen emtia, makine, teçhizat ve demirbaşların bedeli üzerinden Katma Değer Vergisi Kanununa 4369 sayılı Kanunla eklenen geçici 13 üncü madde uyarınca katma değer vergisi hesaplanarak, 2 No.lu Beyanname ile sorumlu sıfatıyla beyan edilecek ve aynı süre içinde ödenecektir.
                48. Söz konusu madde hükmüne göre katma değer vergisi;
                a) Makine, teçhizat ve demirbaşların bedeli üzerinden % 10,
                b) Genel ve yükseltilmiş orana tabi emtianın bedeli üzerinden % 10,
                c) Diğer emtianın bedeli üzerinden, emtianın tabi olduğu oranın yarısı,
                dikkate alınmak suretiyle hesaplanacaktır. katma değer vergisinin matrahı envanter listesi ile bildirilen emtia, makine, teçhizat ve demirbaşların rayiç bedelleridir.
                49. Beyan edilen emtia üzerinden hesaplanan katma değer vergisi genel esaslar çerçevesinde mal ve hizmet teslimleri üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden indirilecektir. Ancak, makine, teçhizat ve demirbaşların bedeli üzerinden hesaplanarak ödenen katma değer vergisinin indirimi mümkün olmayıp bu tutar gelir ve kurumlar vergisi matrahlarının belirlenmesinde gider olara dikkate alınacaktır.
                50. Öte yandan, bu hüküm uyarınca beyanda bulunan mükelleflere, Katma Değer Vergisi Kanununun 9 uncu maddesinin 2 numaralı fıkrası hükmü uyarınca belgesiz mal bulundurduğu gerekçesiyle malın emsal bedeli üzerinden cezalı olarak resen tarhiyat yapılmayacaktır.
                4.5. Beyan edilen kıymetlerin kayıtlara intikali
                51. Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler, aktiflerine intikal ettirdikleri emtia için pasifte ayrı bir karşılık hesabı açacaklardır. Aynı şekilde, makine, teçhizat ve demirbaşlar için de pasifte karşılık hesabı açılacaktır. Belgesiz iktisadi kıymetin iktisabı için çek, senet veya başka bir değer verilmişse karşılık olarak bunlarla ilgili hesap gösterilecektir.
                52. Öte yandan, makine, teçhizat ve demirbaşlar ayrıca envantere kaydedilecek ve ayrılan karşılık birikmiş amortisman olarak kabul edilecektir.
                53. İşletme hesabı esasına göre defter tutanlar ise beyan ettikleri emtiayı defterlerinin gider kısmına satın alınan mal olarak kaydedeceklerdir.
                Örnek:
                (A) Limitet şirketi, stoklarında bulunan ancak kayıtlarında yer almayan (x) malına ilişkin envanter listesini hazırlamıştır. Genel oranda katma değer vergisine tabi olan bu malın kendisi tarafında belirlenen rayiç bedeli 1 milyar liradır. Şirketin bu bildirimine ilişkin muhasebe kayıtları aşağıdaki şekilde olacaktır.
                153 TİCARİ MALLAR 1.000.000.000 TL.
                191 İNDİRİLECEK KDV 100.000.000 TL.
                525 KAYDA ALINAN EMTİA KARŞ. 1.000.000.000 TL.
                (GVK Geçici Madde 48)
                360 ÖDENECEK VERGİ VE FONLAR 100.000.000 TL.
                (Sorumlu sıfatı ile ödenecek KDV)
                Bu malın satılması halinde kayıtlara intikal ettirilecek satış bedeli1 milyar liranın altında olamayacaktır.
                Örnek:
                (B) Anonim Şirketi kayıtlarında yer almayan makine ve cihazlarını bildirme istemektedir. Sabit kıymetlerin mükellefçe belirlenen rayiç bedeli 2 milyar lira olup envantere alınmasına ilişkin muhasebe kayıtları aşağıdaki şekilde yapılacaktır.
253         TESİS, MAKİNA VE CİHAZLAR 2.000.000.000 TL
689         DİĞER OLAĞANÜSTÜ GİD. VE ZAR. 200.000.000 TL
                257 BİRİKMİŞ AMORTİSMANLAR 2.000.000.000 TL
                (GVK Geçici Madde 48)
                360 ÖDENECEK VERGİ VE FONLAR 200.000.000 TL
                (Sorumlu sıfatı ile ödenecek KDV)
                5. KAYITLARDA YER ALDIĞI HALDE MEVCUT OLMAYAN MALLARIN BEYANI
                54. 4369 sayılı Kanunla Gelir Vergisi Kanununa eklenen geçici 49 uncu madde hükmü ile, gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerine, kayıtlarında yer aldığı halde işletmelerinde mevcut olmayan mallarını 30 Eylül 1998 tarihine kadar faturalamak ve her türlü vergisel yükümlülüklerin yerine getirmek suretiyle kayıt ve beyanlarına intikal ettirmeleri ve böylece kayıtlarını fiili duruma uygun hale getirmeleri imkanı verilmiştir.
                5.1. Kapsam
                55. Düzenleme, bütün gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerini kapsamaktadır. Uygulama kapsamına; ferdi işletmeler, adi ortaklıklar, kollektif şirketler,adi komandit şirketler ile sermaye şirketleri, kooperatifler, iktisadi kamu müesseseleri dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmeler dahil bulunmaktadır.
                5.2. Belge düzeni
                56. Madde kapsamında düzenlenecek faturalarda alıcıya ilişkin bilgiler yerine, "4369 sayılı Kanunla Gelir Vergisi Kanununa eklenen geçici 49 uncu madde çerçevesinde düzenlenmiştir" ibaresi yazılacaktır.
                5.3. Değerleme
                57. Faturada yer alacak bedel, söz konusu malla aynı neviden malların gayri safi kar oranı dikkate alınarak tespit edilecektir. gayri safi kar oranının yasal kayıtlardan tespit edilemediği hallerde mükellefi bağlı olduğu meslek odalarının belirleyeceği oranlar esas alınacaktır.
                5.4. Vergisel işlemler ve muhasebe kayıtları
                58. 56 numaralı paragrafta açıklanan şekilde faturalanan ve yasal defterlere kaydedilen mallarla ilgili işlemler, normal satış işlemlerinden bir farklılık arz etmemektedir. Faturada malın tabi olduğu oranda katma değer vergisi hesaplanacak ve ilgili dönem beyannamesine dahil edilecek, yıllık gelir veya kurumlar vergisi matrahının hesaplanmasında da dikkate alınacaktır.
                59. Fatura bedeli "600 Yurtiçi Satışlar", faturada hesaplanan katma değer vergisi de "391 Hesaplanan KDV" hesabına alacak yazılmak suretiyle kayıtlara intikal ettirilecektir. Bu hesapların karşılığını teşkil edecek borçlu hesap uygulamayı yapan mükellefçe gerçeğe uygun olarak tespit edilecektir. Gerçek durum ile kayıtlar arasındaki farklılık faturasız satışlardan kaynaklanmaktadır ve faturasız satılan malların karşılığında işletme aktif kalemlerinden birinde artış olması gerekmektedir. Bu artış nakit para, banka hesabında alacak, alacak senedi, çek ve benzeri değerler şeklinde olabilir. Dolayısıyla, mal çıkışı karşılığında aktif değer olarak işletmede ne varsa veya işletmede beyan tarihinde bu artış ne olarak görülüyorsa, buna ilişkin hesaplara kayıt yapılması gerekmektedir. Aktif hesaplarda meydana gelen artışın ortaklar tarafından işletmeden çekilmiş olması halinde, "231. Ortaklardan Alacaklar" hesabına, artışın herhangi bir şekilde tespit edilememesi halinde "689 Diğer Olağan Dışı Gider ve Zararlar" (Beyannamenin düzenlenmesi sırasında kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınacaktır) hesabına borç kaydı yapılacaktır.
                Örnek:
                (C) Kollektif Şirketi, kayıtlarında yer aldığı halde stoklarında mevcut olmayan mallarını faturalarak kayıtlarını fiili duruma uygun hale getirmek istemektedir. Şirketin ticaretini yaptığı genel oranda KDV'ne tabi olan (z) malının kayıtlarında bulunan ancak stoklarda yer almayan miktarı 10 ton olup kendi kayıtlarına göre bu malın birim maliyeti 100.000 TL/Kg ve gayri safi karlılık oranı ise % 10'dur. (C) Kollektif Şirketi bu mala ilişkin düzenleyeceği faturada 1.100.000.000 TL satış bedeli ve 165 milyon TL KDV gösterecektir. Düzenlenen bu faturanın muhasebe kayıtlarına intikali aşağıdaki şekilde olacaktır.
689         DİĞER OLAĞANÜSTÜ GİD. VE ZAR. 1.265.000.000 TL
                (Kanunen kabul edilmeyen gider)
                600 YURTİÇİ SATIŞLAR 1.100.000.000 TL
                (GVK Geçici Madde 49)
391         HESAPLANAN KDV 165.000.000 TL
                60. Bu kayıtta yer alan 689 numaralı hesap yerine gerçek duruma uygun olması halinde diğer hesaplardan; kasa, banka, çek, alacak senedi veya cari hesaplardan biri kullanılabilecektir. Örneğin, kayıtsız yapılan satış karşılığında alacak senedi alınmış olması halinde kayıt aşağıdaki şekilde olacatır.
121         ALACAK SENETLERİ 1.265.000.000 TL
                600 YURTİÇİ SATIŞLAR1.100.000.000 TL
                (GVK Geçici Madde 49)
                391 HESAPLANAN KDV 165.000.000 TL
                61. Geçici 49 uncu madde, yılı içinde ödenmesi gereken vergilerin ödeme sürelerinde değişiklik yapma konusunda Maliye Bakanlığına yetki vermektedir. Bu nedenle geçici 49 uncu madde hükmünden yararlanan mükellefler bu madde uyarınca ödemeleri gereken katma değer vergisini, isterlerse biri vade tarihinde (26 Ekim 1998), diğerleri takip eden aylarda olmak üzere (Kasım ve Aralık 1998 aylarının 25'ine kadar) üç eşit taksitte ödeyebileceklerdir. Bu hükümden yararlanmak isteyen mükellefler taksitle ödeme isteklerini belirten bir yazıyı beyanname ekinde ilgili vergi dairesine vereceklerdir. Taksitlendirilecek verginin hesaplanmasında, mükellefin katma değer vergisi beyannamesine göre ortaya çıkan ödenecek katma değer vergisinin öncelikle bu işlemden kaynaklandığı kabul edilecektir. Örneğin; geçici 49 uncu madde uyarınca hesaplanan KDV tutarı 3 milyar TL olan bir mükellefin, ilgili dönem KDV beyannamesine göre ortaya çıkan ödenecek KDV tutarının 4 milyar TL olması halinde, bu verginin 3 milyar liralık kısmının geçici 49 uncu madde uyarınca hesaplanan vergiden kaynaklandığı kabul edilecek ve bu tutar taksitlendirilebilecektir. Ödenecek KDV'nin geçici 49 uncu maddeye göre hesaplanan KDV' den daha düşük olması halinde, herhangi bir oranlama yapılmadan ödenecek KDV' nin tamamı taksitlendirilecektir.
                62. Fatura düzenlenmek suretiyle bu bölümde açıklandığı şekilde kayıtlara intikal ettirilen malların daha önceki dönemlerde satıldığının tespit edilmesi halinde, geçmişe yönelik tarhiyat yapılmayacak, ceza ve faiz uygulanmayacaktır.
                6. YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLERİN SORUMLULUĞU
                63. Tam tasdik sözleşmesi çerçevesinde daha önceki dönemlerine ilişkin rapor düzenlenmiş bulunan mükelleflerin, geçici 48 ve geçici 49 uncu madde hükümlerinden yararlanmaları halinde, raporu düzenleyen yeminli mali müşavirin bu işlemlerle sınırlı olarak sorumluluğu aranmayacaktır.
                7. DİĞER KANUNLARIN UYGULANMASI
                64. 4369 sayılı Kanun bir af kanunu olmadığı gibi işlenmiş olan suçların takibatını önlemeye yönelik hükümler de içermemektedir. Kanunla Gelir Vergisi Kanununa eklenen geçici 47, geçici 48 ve geçici 49 uncu maddeleri münhasıran vergi ile ilgili yükümlülüklere ilişkindir. Bu nedenle bu bildirimler;
                - 765 sayılı Türk Ceza Kanunu,
                - 1918 sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanun,
                - 1615 sayılı Gümrük Kanunu,
                - 1567 sayılı Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında Kanun,
                - 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu,
                - 4208 sayılı Kara paranın Aklanmasının Önlenmesine Dair Kanun ve diğer kanunlar gereği soruşturma ve inceleme başlatılması için kullanılmayacaktır. Diğer bir ifade ile bu bilgiler soruşturma ve takibatların hareket noktası olmayacağı gibi yasal görevi gereği bu bilgilere sahip olanlar bunları Maliye Bakanlığı ve yargı organları dışında hiç bir kişi veya kuruma vermeyeceklerdir.
                8. DİĞER HUSUSLAR
                65. Gelir Vergisi Kanununa eklenen geçici 47, geçici 48 ve geçici 49 uncu maddeler ile Katma Değer Vergisi Kanununa eklenen geçici 13 üncü maddeye ilişkin olarak yapılan işlem ve bildirimlerin doğruluğu Maliye Bakanlığınca incelenebilecektir.
                66. Bu maddelerin uygulanması konusunda Tebliğde açıklanan konulara ve diğer hususlara ilişkin tereddütlerin doğması halinde Maliye Bakanlığı'na başvurulacaktır.
                Tebliğ olunur.